Ana Sayfa Blog Sayfa 451

 İran’da 3 kişi idam edildi, halk sokağa çıktı

İran’da Qazalhasar Cezaevi’ne sevk edilen 4 tutuklu sabaha karşı idam edildi. Halk birçok kentte sokağa çıkarak protesto gösterileri düzenledi

İran’da Karaj’daki Qazalhasar Cezaevi’ne sevk edilen Saeed Gravand, Shahab Gravand, Samad Gravand ve Hossein Gravand’ın sabah saatlerinde idam edildikleri belirtildi. İdamlara karşı birçok kentte de halk gece sokağa çıkarak protesto etti. İsfahan, Tahran, Karaj, Zahidan, Meşhed başta olmak üzere birçok kentte sokağa çıkan halk, “Diktatöre ölüm”, “Ant olsun sonuna kadar direneceğiz”, “Yoksulluk, pahalılığı devireceğiz”, “Hamaney’e ölüm” sloganları ile sokaklarda ateş yakarak eylem yaptı.

DIŞ HABERLER

#İranda #kişi #idam #edildi #halk #sokağa #çıktı

Riha’da 300’den fazla sandıkta 50 binin üzerinde usulsüz oy tespit edildi

HDP, DBP ve Yeşil Sol Parti, Riha’da 300’den fazla sandıkta blok oy kullanıldığını belirterek, ‘Tespit edilen sandıklardaki toplam oy sayısı 50.000’in üzerindedir’ dedi

14 Mayıs seçimlerinde blok oy kullanıldığı iddialarıyla gündeme gelen Riha’da (Urfa) yüzlerce usulsüzlük tespit edildiği ve bu durumun vekil sayılarındaki değişimi doğrudan etkileyecek bir seviyede olduğu belirtildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ile Demokratik Bölgeler Partisi’nin (DBP) Riha İl Örgütleri, seçimde tespit ettikleri usulsüzlüklerle ilgili ortak bir açıklama yaptı.

Ortak yazılı açıklamada “Sandık başkanları uzun süre müşahitlerin sandıklarda görev alamayacağını iddia etmiş ve kolluk marifetiyle salonlardan çıkarmaya çalışmıştır. Yasak olmasına rağmen sandık başkanları okur-yazar olmayan seçmenlerle birlikte oy kabinlerine girmiştir. Sayımlar tamamlandıktan sonra çeteledeki Yeşil Sol Parti oyları MHP hanesine yazılmış. Tesadüf odur ki hiçbir sandıkta AKP ya da MHP oyları Yeşil Sol Parti ye yazılmamış” ifadeleri dikkat çekti.

300’den fazla sandıkta blok oy kullanımı tespit edildiği belirtilen açıklamada “Tarafımızdan tespit edilen sandıklardaki toplam oy sayısı 50.000’in üzerindedir. Geçersiz ve baskı sonucu verilen oylar değerlendirildiğinde Urfa genelinde yaklaşık 150.000 kişinin iradesinin sandıklara yansıtılmadığı gerçeği ortaya çıkmaktadır” denildi.

İtirazlar görmezden gelindi

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan seçimler için tüm örgütlü yapımızla hazırlık yapmış ve halk iradesinin en doğru şekilde sandığa yansıması için yoğun mücadele harcamıştık. Bu kapsamda tüm sandıklarda Sandık kurulu üyeleri ve müşahitler görevlendirerek yaşanacak olası usulsüzlüklerin önüne geçmeye çalışmıştık. Tüm çabalarımıza karşın devletin tüm gücünü arkasına alan AKP/MHP iktidarının yaptığı usulsüzlüklerin bir kısmına engel olamadık. Bu konuda halkımıza özeleştirimizi veriyoruz. Ancak; bu usulsüzlüklerin teşhir edilmesi ve halkımızın gerçekleri görmesini sağlamak için tespit ettiğimiz ihlalleri siz değerli halkımızla paylaşıyor ve 28 Mayıs tarihinde yapılacak olan 2. Tur seçimleri için tüm gücümüzle sahada olacağımızı deklare ediyoruz. 14 Mayıs seçim sonuçlarının açıklanmasının hemen akabinde tüm ilçe örgütlerimiz tarafından yüzlerce usulsüzlük tespit edilmiş ve tespit edilen usulsüz oy kullanımlarının vekil sayılarındaki değişimi doğrudan etkileyecek sayıda olduğu görülmüştür. İlçe örgütlerimiz tarafından yapılan itirazların büyük çoğunluğu seçim kurulları tarafından reddedilerek usulsüzlükler görmezden gelinmiştir.”

Tespit edilen usulsüzlüklerin sıralandığı açıklamada, “Urfa genelinde 300’den fazla sandıkta blok oy kullanımı tarafımızdan tespit edilmiştir. Bu sahtekarlık öyle bir boyuta evrilmiş ki bazı sandıklarda yüzde %140’a varan oy kullanımları gerçekleşmiştir. Bu durumda seçmen sayısı sabit kaldığı için sandık başkanı ve 142 nolu belge sahipleri yani kolluğun da bu sandıklarda oy kullanıldığı gerçeği ortaya çıkıyor. Devlet görevlilerinin müdahil olduğu bu usulsüzlükler halkı sindirmekte ve itiraz cesaretini baskılamaktadır. Tarafımızdan tespit edilen sandıklardaki toplam oy sayısı 50.000’in üzerindedir. Geçersiz ve baskı sonucu verilen oylar değerlendirildiğinde Urfa genelinde yaklaşık 150.000 kişinin iradesinin sandıklara yansıtılmadığı gerçeği ortaya çıkmaktadır. Buna yaklaşık 220.000 seçmenin de sandığa gitmediği gerçeği eklenince şehrimizde yaklaşık 400.000 kişinin iradesinin sandığa yansımadığını görüyoruz” denildi.

14 Mayıs milletvekili seçim sonuçlarına göre AKP 8, Yeşil Sol Parti 4 ve MHP ile CHP birer vekil kazandı.

RIHA

#Rihada #300den #fazla #sandıkta #binin #üzerinde #usulsüz #tespit #edildi

Êzidîler tepkili: 9 Ekim Anlaşması’na karşı direneceğiz

Êzidî halkının iradesine karşı 9 Ekim Anlaşması’nın hayata geçirilmesine tepki gösteren Şengalli yurttaşlar, sonuna kadar direneceğiz mesajı verdi

Şengal’e yönelik gerçekleştirilen 3 Ağustos 2014 fermanından bu yana Êzidî halkı direniş sergilemeye devam ediyor. Êzidilere karşı gerçekleştirilen planlardan biri de Irak eski Başbakanı Kazımi ile KDP Hükümeti arasında 9 Ekim 2020 tarihinde imzalanan Şengal Anlaşması.

Amlaşmaya tepki gösteren Şengalliler, peşmergelerin Şengal’de olduğu dönemde DAİŞ’in kendilerini katlettiğini ve binlerce Êzidî kadın ve çocuğu kaçırdıklarını söyledi. Yurttaşlar, Irak Hükümetinin hala bölgede olduğunu ancak işgalci Türk devletinin Êzidî halkına uçaklarla saldırdığını söyledi.

‘Şengal halkının iradesine saygı duyulmalı’

Bazı siyasi partilerin kirli planlarla Êzidî halkının iradesine karşı 9 Ekim Anlaşması’nı hayata geçirmek istediklerini belirten Kemal Xidir isimli yurttaş, “Bunun olmaması için elimizden geleni yapacak, halkımıza karşı uygulanmak istenen kirli planlara izin vermeyeceğiz. Şengal ve Êzidiler birçok ferman ve katliamlarla karşı karşıya kaldı. Irak, Şengal’e bu bu bilinçle yaklaşmalıdır. Irak Hükümetinin Şengal meselesine ciddi bir şekilde yaklaşması ve Şengal halkının iradesine saygı duyarak taleplerini yerine getirmesi gerekiyor” dedi.

‘İhanet edenleri unutmayacağız’

Konuya ilişkin Nura Şengali isimli bir kadın da şunları söyledi: “Halkımıza ihanet eden, bizi katliamlara sürükleyen gücün aramıza girmesine izin vermeyeceğiz. Anlaşmalarla irademizi yok etmek için hareket geçerlerse sonuna kadar savaşırız. Irak da Şengal için hiçbir şey yapmadı. Peşmerge buradayken DAİŞ bize saldırarak insanlarımızı katletti. Türk devleti uçaklarla üzerimize saldırı gerçekleştirirken Irak Hükümeti sessizliğini koruyor. Bizim için peşmerge ile Irak Ordusu arasında hiçbir fark yoktur. Çünkü ne Irak ne de Bölge Hükümeti bize sahip çıktı. Güç kim olursa olsun çocuklarımızın yarattığı güçten başkasını kabul etmeyeceğiz.”

‘Şengali koruyacağız

Dexîl Hecî isimli genç de Êzidî halkının örgütlenmesine dikkat çekerek, “Şengal’de halkın örgütlenmesi ile tüm Şengal halkı arasında güçlü bir birlik oluştu ve bu birliktelik ile Şengal’i inşa edip koruyabiliriz. Şengal halkının bu manevi birliğine karşı 9 Ekim Anlaşması’nı imzaladılar. Ancak biz Şengal halkı olarak bu anlaşmayı hiçbir şekilde kabul etmiyoruz” dedi.

DIŞ HABERLER

#Êzidîler #tepkili #Ekim #Anlaşmasına #karşı #direneceğiz

Tutukluyu hastanede askerler darp etti

Hilvan Cezaevi’nde tutuklu bukunan Zekeriya Muhammed, tedavi için gittiği hastanede askerler tarafından silah dipçikleriyle darp edildi

Hilvan T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan Kuzey ve Doğu Suriyeli Zekeriya Muhammed, tedavi için gittiği hastanede askerlerin saldırısına uğradı. “Örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklu bulunan Muhammed, 2 yıldır Hilvan 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunuyor. Muhammed, bademciklerinden rahatsız olduğu için Riha (Urfa) merkezde bulunan ve 500 yataklı olarak bilinen Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesine getirildi. İddiaya göre, Muhammed’e refakat eden askerler, Muhamed’i hastanenin tutuklular için kurulan hücresinde darp etti.

MA’dan Ömer Akın’ın haberine göre olaya ilişkin cezaevine giderek Muhammed ile görüşen İnsan Hakları Derneği (İHD) Riha Şubesi Eşbaşkanı Mustafa Vefa, derneklerine yapılan başvuru sonrası olaydan haberdar olduklarını söyledi.

Dipçikle darp

Doktor kapısı önünde Muhamed’e bir şey yapılmadığını ve hastanenin tutuklu koğuşuna getirildikten bir süre sonra 15-20 askeri personelin koğuşa girip Muhammed’i darp etmeye başladığını belirten Vefa, “Jandarma personeli silahın dipçiğiyle rasgele kafasına vurmaya başlıyor ve bunun sonucunda Muhammed’in kafası 2 yerden kırılıyor. Bu şekilde alıp askeri ringe koyuyorlar ve cezaevine geri getiriyorlar. Cezaevine geri getirildiği zaman cezaevine giriş yapması isteniyor. Fakat infaz koruma memurları Muhammed’i bu şekilde alamayacaklarını, cezaevinden hastaneye sevk edilen herhangi birinde fiziksel bir darbın olmaması gerektiğini ve fiziksel yapısından herhangi bir dezenformasyon olmaması gerektiğini belirtiyorlar. Daha sonra hem cezaevi savcısına hem de yönetimine haber veriyorlar ve cezaevi savcısı da Muhammed’in bu şekilde içeriye alınamayacağını hastaneye götürülüp rapor alması gerektiğini söylüyor”  diye belirtti.

Savcılık soruşturma başlattı

Edindikleri bilgilere göre askerlerin Muhamed’in hastaneye götürülmesine karşı direndiklerini fakat cezaevi savcısının talimatıyla başka bir grup askerin Muhamed’i Urfa Devlet Hastanesi’ne götürdüğünü dile getiren Vefa, “Burada Zekeriya Muhammed’in ilk müdahalesini gerçekleştirerek kafasına dikiş atıyorlar. Bunun üzerine oradaki doktor darp raporu veriyor. Oradaki görevli askeri personel, doktorun bu raporu vermemesi için de doktora yönelik baskı kurmaya çalışıyor. Fakat bu rapor çıkıyor. Daha sonra Zekeriya Muhammed’i tekrar cezaevine götürüyorlar. Orada bulunan ceza infaz memurları tutanakla Muhammed’i içeriye alıyor. Memurlar ‘Zekeriya Muhammed buradan hastaneye sevk edilirken herhangi bir problem yoktu. Fakat şuan kafasında yüzünde belirgin darplarla biz bunu içeriye kabul ediyoruz’ şeklinde bir tutanak düzenliyorlar. Bu tutanağı düzenledikten sonra savcılık bu olaya ilişkin idari ve adli soruşturma başlatıyor” dedi.

Suç duyurusunda bulunulacak

Hilvan Cezaevi’nde yaşanan olayla ilgili tahkikatın başladığını ifade eden Vefa, “Biz öncelikle o dosyadaki evraklara ulaşacağız. Zekeriya Muhammed’i sadece bir kişi değil birden fazla kişi darp etmiş. O yüzden kimin sorumluluğu varsa biz onun hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunacağız” şeklinde konuştu.

 

#Tutukluyu #hastanede #askerler #darp #etti

‘Hizbulllah bitmedi kamu kurumlarına yerleştirildi’

Hizbullah davalarının avukatı Yaşar Altürk, ‘Hizbullah hiç bitmedi kamu kurumlarına yerleştirildi’ dedi

Hizbullah sanıklarının yargılandığı ana dava dosyasında örgütün uyguladığı işkence videoları duruşma salonunda izlettirildi. Korkunç görüntüleri izleyen hâkim ve savcılar ile avukatlar başlarını çevirmek zorunda kaldı. Davayı takip eden avukat Yaşar Altürk, “Hizbullah hiç bitmedi. Hatta kamu kurumlarına yerleştirilmiş vaziyetteler” dedi.

Meclis’e girmeleri kaygı yaratıyor

90’lı yıllarda domuz bağı işkenceleri, mezar evleri ve yüzlerce cinayetle anılan Hizbullah davalarında sanıklar bir bir tahliye edilirken, 4 HÜDA PAR’lının Meclis’e girmesi toplumda kaygı yaratıyor. O dönem Hizbullah cinayetlerine kurban giden pek çok kişinin avukatlığını yapan Yaşar Altürk, HalkTV’den Seyhan Avşar’a konuştu. Altürk, Hizbullah gerçekliğini ve o dönem duruşmalarda yaşananları anlattı.

‘Hizbullah iki gruptur’

İlk aldığı dava dosyanın Hizbullah tarafından öldürülen bir arkadaşının oğlunun davası olduğunu söyleyen ve Hizbullahçıların iki grup olduğunu kaydeden Altürk, şunları söyledi: “Hizbullah iki gruptur. İlimciler ve menzilciler. İlimciler Hizbullah’ın silahlı kanadıdır. Menzilciler ise tebliğci kanattır. 90’larda işlenen cinayetlerde ilimciler Menzilcileri de öldürdü. Onlardan bayağı kaçan Menzilciler avukat bulamıyordu. Ben sosyal demokrat bir insanım. Duruşmalara girerken onların avukatlığını yapmamı istediler. Ben de kabul ettim” dedi.

Vahim iddalar

“Bu dosyalarda çok vahim şeyler gördüm” diyen avukat Altürk, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kadın kocasını ihbar ediyor, adam karısını ihbar ediyor. Aile, dayanışma, toplumun adetleri denilen şeyler bu dosyalarda yoktu. Suudi Arabistan’ın İslam öncesi halinin belki daha ilkel halini bu örgüt o bölgede yaşattı.”

‘Cinayetleri kayıt altına alıyordu’

Yargılamalarda her şeyin net bir şekilde ortaya konulduğunu aktaran Altürk, “Hizbullah şeffaf bir örgüttür. Neden mi şeffaf diyorum. Hizbullah yaptıkları tüm işleri, işledikleri tüm cinayetleri kayıt altına alıyordu. Bu görüntüleri Beykoz’da bulunan örgütün lideri Hüseyin Velioğlu’na gönderiyordu. Sadece bu da değildi Velioğlu’na gönderilen. Örgüt mensupları bir özgeçmiş metni hazırlar bunları da merkeze gönderirlerdi. Beykoz’da düzenlenen operasyonda tüm belgeler ele geçirildi. Bu belgeler mahkemelere getirildi. Kimsenin bize iftira atıyorlar deme şansları yok çünkü tüm belgeler kayıtlar dava dosyalarında var” dedi.

‘Hakimler videolara bakamıyordu’

Altürk, “Ayrıca biz Hizbullah’ın cinayet videolarını duruşmalarda izledik. Hatta sorguladıkları kişileri de videoya alıyordu. Biz bunları da duruşma salonunda izledik. Korkunçtu. Hâkimler de dâhil zaman zaman sırtımızı döndük, zaman zaman ben dışarı çıktım bu görüntüleri izlerken” ifadelerini kullandı.

‘Hizbullah bitmedi, kamu kurumlarına yerleştirildi’

Hizbullah sanıkları hakkında tahliye kararları verilmesine değinen Altürk, “Yargıtay’ın içini boşalttılar. Bu kişileri tahliye ettiler. Mahkemelerde askeri üyelerin olması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından adil yargılama hakkının ihlali olarak değerlendirilmişti. Ben militarist biri değilim. Ancak Devlet Güvenlik Mahkemesindeki askeri üyeler hukukçuydular. Ayrıca şimdiki hakimden çok daha hukuka ve usule bağlı kişiydiler. Bugünlerde onları mumla arıyoruz. Hukuk, usül hepsi talan edildi. AİHM kararlarının ardından tüm sanıklar tahliye edildi. Şimdi yeniden yargılama yapılıyor. Dosyaya gelen giden sanık yok. Kimileri Hizbullah’ın bittiğini sanıyor. Hizbullah hiç bitmedi. Halen faal. Hatta kamu kurumlarına yerleştirilmiş vaziyetteler” diye belirtti.

İSTANBUL

#Hizbulllah #bitmedi #kamu #kurumlarına #yerleştirildi

İbrahim Kaypakkaya mezarı başında anıldı

Türkiye sosyalist hareketininim önderlerinden İbrahim Kaypakkaya Çorum’daki mezarı başında anıldı

Türkiye sosyalist hareketininim önderlerinden TKP/ML-TİKKO kurucusu İbrahim Kaypakkaya’nın  katledilişinin 50. yılında anıldı

Kaypakkaya’nın Çorum’un Sungurlu ilçesi Karakaya köyünde bulunan mezarında yapılan anma devrim mücadelesinde şehit düşenler için saygı duruşuyla başladı.

Saygı duruşunun ardından Partizan üyeleri açıklama yaptı.

Açıklamada  “18 Mayıs günü Türkiye devrimci hareketi için İbrahim Kaypakkaya’nın, Haki Karer’in ve Diyarbakır zindanında Dörtlerin ölümsüzlüğe uğurlandığı önemli günlerden biridir. Katlederek onları yok edeceğini sanan devlet her 18 Mayıs’ta İbrahim’in, Haki’nin, Dörtlerin büyük direnişinin ateşinin yanmakta olduğunu görüp tam bir kinle saldırmaktadır. Bu direniş ateşi her şeye rağmen yanmaya devam ediyor. Kitleler üzerindeki sömürü ve baskı sürdükçe kurtuluş umudunu bayraklaştıranların direniş ateşi biz onları yok edene kadar egemenleri korkutmaya devam edecek.” Denildi.

Kayapakkaya’nın mezar başındaki anma ezgi ve marşlarla sona erdi.

Kaynak: Yeni Demokrasi

#İbrahim #Kaypakkaya #mezarı #başında #anıldı

DSÖ: Covid-19 nedeniye 14 milyon 900 bin insan öldü

DSÖ’nün yaptığı açıklamaya göre Covid-19’a bağlı ölüm sayısının 14 milyon 900 bin olduğunu tahmin ediyor

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), koronavirüs pandemisinin özellikle ilk iki yılında meydana gelen erken ölümlerin dünya genelinde 337 milyon yıllık insan ömrünün kaybedilmesine yol açtığını duyurdu.

DW Türkçenin haberine göre, DSÖ yalnızca 2020 ve 2021 yıllarında fazladan ölüm oranına ilişkin verilere dayanarak Covid-19’a bağlı ölüm sayısının 14 milyon 900 bin olduğunu tahmin ediyor.

DSÖ’nün veri işlemeden sorumlu yardımcı direktörü Samira Asma, koronavirüse yakalananların ömrünün istatistiki olarak ortalama 22 yıl kısaldığını söyledi.

DIŞ HABERLER

#DSÖ #Covid19 #nedeniye #milyon #bin #insan #öldü

İdil Devlet Hastanesi kavşağında 7 yaşındaki çocuğa araç çarptı

İdil Devlet Hastanesi kavşağında karşıdan karşıya geçmeye çalışan 7 yaşındaki R.B., aracın çarpması sonucu yaralandı

Şirnex’ın Hezex (İdil) ilçesinde bulunan Devlet Hastanesi kavşağında karşıdan karşıya geçmeye çalışan R.B.’ye (7) araç çarptı. R.B., olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından İdil Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından R.B. ambulansla Silopi Devlet Hastanesi sevk edildi. Durumu ağır olan R.B.’nin yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alındığı belirtilirken, araç sürücüsü gözaltına alındı.

Kazanın yaşandığı yerde ise önlem alınmadığı için yurttaşlar yolu uzun süre trafiğe kapattı.

ŞİRNEX

#İdil #Devlet #Hastanesi #kavşağında #yaşındaki #çocuğa #araç #çarptı

Şirnex’te provokasyonlara karşı çağrı: Cevabı sandıkta verin

Seçimden sonra Şirnex’te polislerin Mehter Marşları, keyfi gaz sıkmalar gibi uygulamalarını ‘provakasyon’ olarak değerlendiren İl Eşbaşkanları Akdağ ve Güngen, halka ‘provokasyonlara gelmeyin, oyunuzu kullanın’ çağrısı yaptı

Türkiye ve Kurdistan’da 14 Mayıs’ta yapılan seçimlerde, usulsüzlüklerin ve ciddi ihlallerinin yaşandığı Şirnex ve ilçelerinde polisin halka yönelik uygulamaları dikkat çekiyor.

Seçim akşamından itibaren Cizîr ilçesine bağlı Nur ve Cudi mahalleri, zırhlı polis araçlarının ablukasına alındı. Her akşam ilçede konvoy şeklinde tur atan polis araçlarından “Mehter Marşı” ve “Ölürüm Türkiye” gibi ırkçı şarkılar çalınıyor. Mahallelere keyfi bir şekilde sayısız gaz bombaları atan polislerin, kentin bazı noktalarında kimlik kontrolü yapan ve kim oldukları bilinmeyen kişilere de müdahale etmemesi dikkat çekiyor.

Gergin bir ortam yaratılarak Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimine gidilmek istendiği belirtilirken, HDP Şirnex İl Eşbaşkanları Sabuha Akdağ ve Abdullah Güngen, provokasyon girişimlerine ilişkin uyarılarda bulundu.

‘Sandığa gidiş engellenmek isteniyor’

Mezopotamya Ajansı’na konuşan Güngen, “Seçimin ikinci turu, bizim için büyük önem arz ediyor. Bu seçim toplumumuz için var ile yok oluş arasında bir seçim. 20 yıldır iktidarda olan bu ceberut sistem yapmadığını bırakmadı ve her yönüyle saldırılara, baskılara yöneldi. Bu saldırılardan en çok Botan bölgesi etkilendi. Şu an Botan’da fiili bir OHAL var. Her mahallemiz ve köyümüz abluka altında. Seçim gecesi daha sonuçlar netleşmeden iktidarın çete ve yandaşları, uzun namlulu silahlarla alanlara çıkıp kutlama yapmaya başladı. Darbe olduğunu düşündük. Sosyal medya hesapları üzerinde kimi kişiler Şirnex’ı ve partimizi hedef alıyor. Bu tür provokasyonlara karşı bizim de bir hedefimiz var, o da Kürt sorununu çözüme kavuşturmaktır. Bu bölgede son zamanlarda yaşanan olaylarla partimizin hiçbir alakamız yok. Amaçları halkı kışkırtmak ve provokasyonların önünü açmak” diye belirtti.

Bu uygulamalar ile halkın sandığa gidişinin engellenmek istendiği söyleyen Güngen, “Halkı sandıktan soğutma politikaları hedefine ulaşmayacaktır. Buradan halkımıza çağrımdır; sandık başına gidip oyunuzu kullanın. Zulme karşı el ele verip bu iktidarı göndermemiz lazım” diye konuştu.

‘Cevabı sandıkta vereceğiz’

Eşbaşkanı Sabuha Akdağ ise, provakasyonlara karşı halka şu uyarıda bulundu: “Halkımız, 28 Mayıs’ta iradelerine ve sandıklarına sahip çıksın. Yılardır var olan bu faşist sistemi yok etmemiz için sandıklara gitmemiz gerekir. İlk turda Kurdistan net bir cevap verdi. Halkımız savaşın son bulması için oy kullandı. Şimdi de her ilçemizde provokasyon girişimleri var. Halkımız bu provokasyonlara gelmemeli ve bunlara karşı uyanık olmalıdır. Hep birlikte sandıklara gidip bunlara gereken cevabını vereceğiz.”

HABER MERKEZİ

#Şirnexte #provokasyonlara #karşı #çağrı #Cevabı #sandıkta #verin

Son 17 ayda 93 tutuklu yaşamını yitirdi

İHD verilerine göre son 17 ayda cezaevlerinde 93 tutuklu yaşamını yitirdi

AKP iktidarında, baskı, hak ihlalleri ve işkenceye varan sistematik uygulamalarla cezaevlerinde temel insan hakları askıya alındı. Özellikle hasta tutukluların tedavilerinin engellenmesi ve tahliyelerinin engellenmesi, büyük yaşam hakkı ihlallerine neden oluyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre; 2022 yılında 78, 2023 yılının ilk 5 ayında ise 15 tutuklu cezaevinde yaşamını yitirdi.

İHD verilerine göre, halen 651’i ağır olmak üzere bin 517 hasta tutuklu cezaevinde tutuluyor. İHD’nin ağır hasta tutuklu listesinde yer alan ve 22 Mart’ta tahliye edilen 30 yıllık tutuklu Abdulhalim Kırtay, 12 Mayıs’ta 9 yıldır tutuklu bulunan 31 yaşındaki Behçet Kaplan ise 15 Mayıs’ta tutulduğu Ahlat T Tipi Cezaevi’nde yaşamını yitirdi.

Cezaevlerinde 2022 yılından bu yana toplam yaşamını yitiren 93 tutuklunun isimler şöyle:

* Batman M Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Murat S., 1 Ocak 2022’de intihar ettiği iddia edildi.

* Van Kapalı Cezaevi’nde tutulan Murat E., 11 Ocak2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Aydın E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Yılmaz Ekinci, şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Sakarya/Ferizli L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Abdulsamet B.’nin (17), 19 Ocak 2022’de intihar ettiği iddia edildi.

* Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Ramazan Turan, 20 Ocak 2022’de tek kişilik odada geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Adana Kapalı Cezaevi’nde tutulan Sefa Kürçe, 29 Ocak 2022’de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu Mehmet Hanefi Bilgin, tahliyesine az bir süre kala 30 Ocak 2022 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Nazilli E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Serhat Uyanık’ın, 30 Ocak 2022’de intihar ettiği iddia edildi.

* Metris R Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Turgay Deniz, 2 Şubat 2022’de yoğun bakımda tutulduğu hastanede yaşamını yitirdi.

* Şakran T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Ercan Eke, 5 Şubat 2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Kırıkkale Keskin T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu İsa Yaşar, 6 Şubat 2022’de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Mersin Anamur T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Şahin Adanur, 12 Şubat 2022’de Kovid-19 nedeniyle kaldırıldığı hastanede 53 gün sonra yaşamını yitirdi.

* Manisa T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Nusret Muğla (84), 13 Şubat 2022’de yaşamını yitirdi.

* Kırıklar 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 82 yaşındaki hasta tutuklu Yusuf Bekmezci, 19 Şubat 2022’de 48 gün yoğun bakımda tutulduğu hastanede yaşamını yitirdi.

* Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Sezer Alan, 20 Şubat 2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Bilecik M Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Taner Işıldak, 23 Şubat 2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Denizli Kocabaş D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Ali Kaya, 25 Şubat 2022’de koğuşunda şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş olarak bulundu.

* Kandıra Kapalı Cezaevi’nde tutulan Emrah Çalışır, 26 Şubat 2022’de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Kayseri Çocuk Cezaevi’nde tutulan Kemal Efe Tiryaki’nin, 5 Mart 2022’de intihar ettiği iddia edildi.

* Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Bedri Çakmak, 11 Marrt 2022’de infazı ertelendikten kısa bir süre sonra yaşamını yitirdi.

* Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Hayri Kara, 15 Mart 2022’de bağırsak kanseri nedeniyle kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Kara, yaşamını yitirmeden 10 gün önce hastanedeyken infazı ertelendi.

* Iğdır S Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Sinan Kaya, 20 Mart 2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Van F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Şervan Can Güder, 22 Mart 2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Umut Bulut’un (17), 23 Mart 2022’de intihar ettiği iddia edildi.

* Midyat M Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu Abdo Baran (82), 24 Mart 2022’de Diyarbakır’da yoğun bakımda tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.

* Silivri Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Reşat Altınbaş, infazı ertelendikten 10 gün sonra 3 Nisan 2022’de yaşamını yitirdi.

* Manisa T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mehmet Sevinç, 7 Nisan 2022’de geçirdiği beyin kanaması nedeniyle yaşamını yitirdi.

* Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Yusuf Akmısır’ın, 8 Nisan 2022’de intihar ettiği iddia edildi. Akmısır, şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Halil Kasal, 10 Nisan 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Silivri 5 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Ferhan Yılmaz, 12 Nisan 2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Özcan B., 19 Nisan 2022’de intihar ettiği iddia edildi. Özcan B., şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Antalya Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Mehmet O., 19 Nisan 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Ali Nuri Bakır, 22 Nisan 2022’de geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi.

* Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve 26 Nisan 2022’de intihar ettiği iddia edilen Seyit Şahin’in, şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* İzmir Kırıklar F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Abdullah Ece (73), infazını tamamlamasına rağmen tahliye edilmedi. Ece, Kovid-19 nedeniyle entübe edildiği hastanede yaşamını yitirdi.

* Tarsus T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Ferhat Doğan, 15 Mayıs 2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Cafer Gülkaya, 17 Mayıs 2022’de çoklu organ yetmezliği nedeniyle kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

* Ceyhan M Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve 20 Mayıs 2022’de intihar ettiği iddia edilen Y.E.Y., şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Beşiri T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Sıddık Uğur, 25 Mayıs 2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Denizli D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Hakan Kaşarlıoğlu, 4 Haziran 2022’de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Hakan Emiroğlu’nun, 9 Haziran 2022’de intihar ettiği iddia edildi. Ancak daha önce bipolar teşhisi konulan Eminoğlu, 21 gün hastanede tutulduktan sonra tekrar götürüldüğü cezaevinde yaşamını yitirdi.

* Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Kadir Karademir, 12 Haziran 2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Denizli/Kocabaş T Kapalı Kapalı Cezaevi’nde tutulan Fethi Ün, 13 Haziran 2022’de geçirdiği beyin kanaması sonucu yaşamını yitirdi.

* Akhisar T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mehmet Tahta, 14 Haziran 2022’de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Bodrum Açık Cezaevi’nde tutulan Ali Osman Yılmaz, 10 Temmuz 2022’de koğuşunda şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Sakarya Ferizli L Tipi Cezaevi’nde tutulan Meryem Serçe, 11 Temmuz 2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Tavşanlı T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Ramazan Açıkgöz, 16 Temmuz 2022’de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Ödemiş T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Mehmet Sait Demiröz, 17 Temmuz 2022’de yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitirdi.

* Urfa 2 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Bazo Yılmaz, 18 Temmuz 2022’de yaşamını yitirdi.

* Afyonkarahisar 1 Nolu Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Murat Tuksoy, 19 Temmuz 2022’de akciğer kanseri nedeniyle yaşamını yitirdi.

* Silivri 6 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Erhan Marik, 20 Temmuz 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Diyarbakır 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Kadri Ekici, 21 Temmuz 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Silivri 4 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Gökhan Efe, 23 Temmuz 2022’de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Aydın E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Fırat Çağlayan, 24 Temmuz 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Urfa E Tipi Tipi Kapalı Cezaevi’nde Mehmet Yılmaz, 24 Temmuz 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Sakarya/Ferizli L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Basri A., 28 Temmuz 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Silivri L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Tuğrul Özşengül, 30 Temmuz 2022’de yaşamını yitirdi.

* Sincan 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mehmet Bozan, 8 Ağustos 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Batman M Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Taner Atmaca, 9 Ağustos 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Elazığ 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevinde tutulan hasta tutuklu Zülfü İbrahim Yıldırım, 13 Ağustos 2022’de yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitirdi.

* Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mehmet Candemir, 15 Ağustos 2022’de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Elazığ T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Engin Korcum, 2 Eylül 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Sungurlu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan hasta tutuklu Tacettin Başer, tahliye edildikten 15 gün sonra 2 Ekim 2022’de kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

* Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Emel Hacıoğlu, 6 Eylül 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Yozgat Kapalı Cezaevi’nde tutulan Emrah Pala,  8 Eylül 2022’de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Akçadağ T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Barış Keve, 18 Eylül 2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Ünye M Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Hasan Basri Çavuşoğlu, 21 Eylül 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Diyarbakır 1 Nolu T Tipi Cezaevi’nde tutulan Mustafa Murat Ayhan, 29 Eylül 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Rize/Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Süphan Çabuk, 12 Ekim 2022’de geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Aydın E Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Oğuzhan Yaşar, 13 Ekim 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Selim Ahmet Kemaloğlu, 30 Ekim 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Karabük T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Ehettin Kaynar, 30 Ekim 2022’de sağlık sorunları nedeniyle yaşamını yitirdi.

* Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi’nde yere düştüğü iddia edilen hasta tutuklu Emre Abalak, 8 Kasım 2022’de şüpheli şekilde yaşamını yitirdi.

* Silivri 6 Nolu L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mustafa Şentürk, “tek başına kalamaz” raporuna rağmen tek kişilik hücreye konuldu. Şentürk, 8 Kasım 2022 şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Gaziantep H Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Bekir Çelik, 19 Kasım 2022’de şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Sincan 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan ve ATK raporuna rağmen tahliye edilmeyen hasta tutuklu Kemal Mutlum, 23 Kasım 2022’de beyin kanseri nedeniyle entübe olduğu hastanede yaşamını yitirdi.

* Van F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Tahir Gürdal, 9 Aralık 2022’de tahliye edildikten 13 gün sonra yaşamını yitirdi.

* Sincan F Tipi Kapalı tutulan hasta tutuklu Vural Avar (84), 20 Aralık 2022’de yaşamını yitirdi. Eylül ayında korona virüse yakalanan ve ileri derece demans hastası olan Avar, Kasım ayında düşerek kaburgalarını kırmış, sonrasında cezaevine geri gönderilmişti.

* Giresun Espiye L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Hamdin Ördek (72), 28 Kasım’da 2022’de tahliye edildikten sonra, 4 Ocak’ta yaşamını yitirdi.

* Ödemiş T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Necip Bulut, 17 Ocak 2023 yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle cezaevinden hastaneye götürülürken yolda yaşamını yitirdi.

* Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Cengiz Karlı, 18 Ocak’ta geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Isparta T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Kasım Sarıdoğan, 27 Ocak’ta şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Hatay T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Talip Alan, Bayraktar ve Hakan Dernekçi, Mereş merkezli depremden bir gün sonra 7 Şubat’ta “isyan” gerekçesiyle açılan ateş sonucu yaşamını yitirdi.

* Denizli D Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Beyza Sağ (21), 16 Şubat’ta geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

* Maltepe L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Alparslan Aslan, 17 Şubat’a koğuşunda şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmiş halde bulundu.

* Burhaniye T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Abdulhalim Kırtay 24 Mart’ta tahliye edildikten 51 gün sonra 12 Mayıs’ta yaşamını yitirdi.

* Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 26 yaşındaki Duygu Koral’ın 20 Mart’ta intihar ettiği iddia edildi. Ancak Koral’ın vücudunda kesikler ve darp izleri bulundu.

* Şırnak T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan kalp ve böbrek yetmezliği hastalığı olan Divali Güzel, 27 Mart’ta yaşamını yitirdi. Güzel, yüzde 91 engelli raporu olmasına rağmen tahliye edilmemişti.

* Elazığ R Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan hasta tutuklu Sıddık Durğun (72), 11 Nisan’da tutulduğu tek kişilik odada şüpheli bir şekilde yaşamını yitirdi.

* Sincan 2 Nolu Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde tutulan Abdullah Oran, 19 Nisan’da geçirdiği kalp krizi nedeniyle yaşamını yitirdi.

* Ahlat T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan hasta tutuklu Behçet Kaplan (31), 16 Mayıs’ta mide kanseri nedeniyle yaşamını yitirdi.

Haber: MA / Delal Akyüz

 

#Son #ayda #tutuklu #yaşamını #yitirdi