Ana Sayfa Blog Sayfa 471

Ağır hasta tutsak Fatma Özbay serbest bırakılsın

İHD İstanbul şubesi Hapishaneler Komisyonu bu hafta gerçekleştirdiği F Oturum eyleminde, ağır hasta tutuklu Fatma Özbay’ın serbest bırakılması çağrısında bulunuldu

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenledikleri “F Oturumu” eyleminin 581’incisini dernek binası önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde Şakran T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan ağır hasta tutuklu Fatma Özbay’ın sağlık durumuna dikkat çekildi. Birçok insan hakları savunucusu ve hasta tutuklu yakınının katıldığı açıklamada, “Tecrit öldürür, dayanışma yaşatır” ve “Hasta tutsak Fatma Özbay serbest bırakılsın” pankartı taşınırken, sık sık “Hasta tutuklular serbest bırakılsın” ve  “Tedavi haktır engellenemez” sloganları atıldı.

Bu haftaki açıklamayı İHD İstanbul Şubesi üyesi Hatice Onaran yaptı.

Kendisi gibi hasta ablasının yanına gönderildi

Ağır hasta tutuklu Fatma Özbay’ın, 2018 yılında 3’üncü evre meme kanseri tanısıyla ameliyat edildiğini ve sol memesinin tamamen alındığını belirten Onaran, buna rağmen Özbay’ın yakalandığı kanserin yayılmaya devam ettiğini söyledi. Meme kanserinin yanı sıra Özbay’ın karaciğer yağlanması, migren, bel-boyun fıtığı gibi rahatsızlıklarının da olduğuna dikkat çeken Onaran, “Fatma Özbay, tüm bu hastalıklarına rağmen tahliye edilmesinin aksine, 2019 yılının Aralık ayında İzmir Aliağa Şakran T Tipi Kadın Kapalı Cezaevi’de kendisi de kanser olan ablası Gülser Özbay’ın yanına sevki yapıldı” dedi.

Hastalığı ilerledi

Onaran, Özbay’ın sağlık durumuna ilişkin Agiri’de yaşayan ablası ve Özbay’ın avukatıyla görüştüklerini belirterek, görüşmenin içeriğini şöyle aktardı: “Özbay’ın ablası ve avukatı ile görüşmemizde, Özbay’ın durumunun stabil olduğunu, 27 yıldır bilinen kronik rahatsızlıkları yanında bu durumun vücudunun bir çok organını da etkilendiğini, böbreklerini, bağırsaklarnı, kadın hastalıklarını, bel ve boyun fıtığını ve en son olarak 6 ay önce gözlerinde oluşan rahatsızlık nedeniyle lazerle ameliyat edildiğini aktardılar. Ayrıca avukatı kendisi ile yaptığı son görüşmesinde 3’üncü evre kanserinin ilaç tedavisinin sürdüğünü ve her 6 ayda bir hastaneye giderek kontrol edildiğini söylediğini belirtti.”

Onaran, Özbay’ın taşıdığı kanser ve diğer hastalıklarından dolayı bir an evvel tahliye edilmesi çağrısında bulunarak, yetkilileri göreve davet etti.

İSTANBUL

#Ağır #hasta #tutsak #Fatma #Özbay #serbest #bırakılsın

Hasta tutuklu Kodin ve Ot için tahliye talebi

Her hafta Hasta Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi ve İHD İzmir Şubesi tarafından ağır hasta tutukluların sağlık durumuna dikkat çekmek için yapılan eylemler kapsamında bu hafta  Bedri Ot ve Eyüp Kodin için tahliye istendi 

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek amacıyla bir kez daha bir araya geldi. Eylemin 453’üncü haftasında İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi önünde toplanan inisiyatif üyeleri, “Tedavi haktır engellenemez, hasta mahpuslar serbest bırakılsın” pankartı açtı. Eylemde, Menemen R Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Bedri Ot’un sağlık durumuna dikkat çekildi.

 ‘Yaşamı hakkı ihlal ediliyor’

İHD Ankara Şubesi Hapishaneler Komisyonu Üyesi avukat Ömer Faruk Yazmacı, 51 gün önce tahliye edilen ve önceki gün hayatını kaybeden Abdulhalim Kırtay’ı hatırlatarak, şunları söyledi: “Abdulhalim Kırtay 30 yıl hapishanede tutulmuş, bu sürede birçok hastalık meydana gelmiş, durumunun ağırlaşması üzerine başvurular yapılmış ancak hiçbir sonuç alınamamıştır. 30 yılın ardından tahliye olduğunda durumu çok ağırlaşmış ve adeta ölümün kıyısına kadar getirilmişti. Yapılan ameliyatlar ve tedavilere rağmen geç kalınmıştı ve göz göre göre yaşam hakkı ihlal edildi.”

‘Eşitlik ilkesi çiğneniyor’

Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün genelgesiyle sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle kişilerin cezalarının hafifletilmesi veya kaldırılması hakkında işlemler konusunda yeni kriterler getirildiğini belirten Yazmacı, “Eşitlik ilkesi anayasal olarak güvence altına alınmış bir haktır ve bu genelgedeki kriterler tüm mahpuslar için acil bir şekilde işletilmelidir” dedi.

 ‘Yanında refakatçi bulundurması zorunlu’

Hasta tutuklu Bedri Ot’un 82 yaşında olduğunu ve 2015 yılından beri cezaevinde olduğu bilgisini paylaşan Yazmacı, “Yaklaşık 3 yıldır kolon kanseri tedavisi görmektedir. Hastanede bulunduğu süre içinde de doktor tarafından yanında refakatçinin kalmasının zorunlu olduğu bilgisi de savcılığa iletilmiştir” dedi.

‘ATK raporu dikkate alınmalı’

Adli Tıp Kurulu’nun (ATK) Bedri Ot’un cezasının infazını 3 ay süreyle tehirini onayladığını aktaran Yazmacı, şöyle konuştu: “Şu an kendisi bakıma muhtaç bir şekilde, tekerlekli sandalyeye bağlı olarak yaşamını devam ettirmeye çalışmaktadır. Ayrıca kolostomi torbası dışarda hayatını idame ettirmek zorundadır. Aile tarafından yapılan görüşlerde de durumunun gittikçe ağırlaştığı gözlenmiştir. Daha önce de verilmiş olan Adli Tıp Kurumu raporunun da dikkate alınarak iyileşinceye kadar cezasının ertelenmesini ve tahliye edilerek tedavisine ailesinin yanında daha sağlıklı koşullarda devam edilmesini istiyoruz.

‘Ağır hasta mahpuslar ölüyor susma’

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi de, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için 2 haftada bir düzenlediği basın açıklamasının 274’üncü haftasında Konak eski Sümerbank önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki açıklamada, Siverek 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan ağır hasta tutuklu Eyüp Kodin’in sağlık durumuna dikkat çekildi.

‘Tedavisi tamamlanmadan tutuklandı’

Açıklamayı yapan İHD İzmir Şubesi Hapishane Komisyonu Sözcüsü Ahmet Çiçek, Kodin’in kalp, hipertansiyon ve şeker hastası olduğunu anımsatarak, “Hakkında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası nedeni ile 2019 yılında tutuklanan Kodin, bypass ameliyatı sonrası tedavi maksadı ile 3 ay infaz ertelemesi kararı verilerek 5 Şubat 2023 tarihinde tahliye edilmiş, ancak henüz tedavisi tamamlanmadan 28 Nisan 2023 günü yeniden tutuklanarak Siverek 2 Nolu T Tipi Hapishanesi’ne konulmuştur” dedi.

‘Beni çeyrek insan haline getirdiler’

Çiçek, Kodin’in ailesi aracılığıyla sağlık durumuna dair İHD’ye gönderdiği bilgileri şöyle paylaştı: “Pandemi sürecinde 2 yıl boyunca hastaneye gidip ölçümlerimi yaptıramadım. Siverek Devlet Hastanesi’nin birçok bölümünde doktorların olmamasından dolayı tedavi olamadım. Birçok hasta tutuklu da hapishanede tedavi olamıyordu. 23 Ocak 2023 tarihinde Baypas ameliyatı olduktan sonra apar topar askerlerin zoruyla taburcu edilip cezaevine götürüldüm. Hastanede dahi kelepçeli bir şekilde lavaboya götürüyorlardı. Hastaneden taburcu olurken, monitöre bağlıydım. Burnumda buhar makinesi olmasına rağmen beni zorla kelepçeleyerek alelacele askeri araca bindirip cezaevine götürdüler. Ambulans dahi vermediler. Benim oradan sağ çıkmam imkansızdı ama arkadaşlar bana bakıyordu. İnfaz ertelemesi sonrası ‘Cezaevinde kalabilir’ raporu verilmesi beni çeyrek insan haline getirdi.”

‘Hasta tutuklular serbest bırakılmalı’

Çiçek, cezaevi koşullarında yeterli tedavi ve bakım sağlanamadığı için Kodin’in infazının tedavisi tamamlanana kadar ertelenmesi gerektiğinin altını çizerek, Eyüp Kodin ve tüm hasta tutukluların serbest bırakılmasını istedi.

Açıklama yapılan oturma eylemi ile son buldu.

ANKARA / İZMİR

#Hasta #tutuklu #Kodin #için #tahliye #talebi

Cumartesi Anneleri: Oylarımız adalet ve demokrasiye

Bu haftaki eylemlerini online gerçekleştiren Cumartesi Anneleri, seçimlerde oylarını adaletten ve demokrasiden yana kullanacaklarını söyledi

Cumartesi Anneleri/İnsanları, kayıpların akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta sürdürdükleri eylemlerinin 946’ncısını, yarın gerçekleştirilecek seçimler nedeniyle online yaptı. Eylemde, seçim başlıkları ve Cumartesi Anneleri/İnsanları olarak yeni dönemdeki iktidardan beklentilere yer verildi. Bu haftaki açıklamayı, 28 Temmuz 1993 yılında evinden çıktığı sırada sivil giyimli ve telsizli kişiler tarafından kaçırılarak katledilen Özgür Gündem Gazetesi muhabiri Ferhat Tepe’nin kardeşi ve aynı zamanda İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Ayşe Tepe yaptı.

 ‘Şiddet ve kutuplaşmaya son verilmesi’

Doğan, son 5 haftadır polis ablukası ve gözaltılara rağmen Galatasaray Meydan’ında sürdürdükleri eylemlerini, seçimin hemen öncesinde, gerginlik yaratıcı ortamlara meydan vermemek ve oy kullanma haklarını riske atmamak adına online yapma kararı aldıklarını belirtti. Gerçekleştirilecek seçimlere, özgürlükçü, adil bir ortamda gidilmediğine işaret eden Doğan, “Özgür ve adil koşullarda gitmediğimiz seçim sürecinin en azından halkın iradesini yansıtan bir biçimde sonuçlanmasını, otoriter siyaseti ve şiddeti besleyen kutuplaştırma siyasetine son vermeye vesile olmasını diliyoruz” diye belirtti.

 ‘Oylarımızı demokrasiden yana kullancağız’

Bu nedenle Cumartesi Anneleri/İnsanları olarak, yarın ki seçimlerde oylarını insan hak ve özgürlükleri ile adalet ve demokrasiden yana kullanacaklarını belirten Doğan, seçim sonrası yönetime gelecek iktidar karşısındaki ki taleplerini ise şöyle sıraladı:

  • “Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’yi hiçbir çekince koymadan imzalasın, onaylasın ve uygulasın.
  • Demokratik toplumun temel değerlerinden olan toplanma özgürlüğünün önündeki engeller kaldırılsın. Galatasaray ve Taksim Meydanı başta olmak üzere mekân yasaklarına son verilsin.
  • Gözaltında kaybetme fiilinin insanlığa karşı işlenen suç olarak düzenlenmesine, önlenmesine ve cezalandırılmasına yönelik yasal düzenlemeler yapılsın.”

Doğan, seçimin sonucu ne olursa bugüne kadar yürüttükleri adalet mücadelelerinden vazgeçmeyeceklerinin altını çizerek sözlerini noktaladı.

İSTANBUL

#Cumartesi #Anneleri #Oylarımız #adalet #demokrasiye

Kayıp yakınları Özdemir ve Çıtak’ın faillerini sordu

 Eylemlerinin 744’üncü haftasında Kayıp yakınları, gözaltına alındıktan sonra cenazesi bulunan Enter Özdemir ve Bapir Çıtak’ın faillerini sordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi ve kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eyleminin 744’üncü haftasında Amed’in Rezan (Bağlar) ilçesinde bulunan Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eylemde, kaybettirilenlerin ve katledilenlerin fotoğraflarının bulunduğu pankart açıldı. Bu haftaki eylemde 1994 yılında, Colomerg’in Çelê (Çukurca) ilçesinde Kazandere köyünde gözaltında kaybettirilen Enter Özdemir ve Bapir Çıtak’ın faillerini sordu.

‘Hesap soracağız’

Kaybettirilen Özdemir ve Çıtak’ın hayat hikayesinden önce açıklama yapan İHD Amed Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun, Türkiye’nin kritik bir seçime gittiğini belirterek, “Bugün bir kez daha adaleti, hakkaniyeti, Kürt meselesinden doğan şiddetin sonlandırılması, barış ortamının sağlanması için bir aradayız. Türkiye yarın seçime gidiyor. Bu seçim ile büyük bir demokratik değişim ve dönüşümün de arifesinde olduğumuzu görüyoruz. Bizler, Türkiye’deki anti-demokratik, yasaları ortadan kaldıran keyfiyetin sonlandırılması için yarın sandık başında olacağız. Bir insan hakları meselesi olarak gördüğümüz bu seçim ile birlikte temel haklarımızın korunduğu, demokratik bir çözümün istişare edildiği bir siyasal ortam için tercihlerimizi kullanacağız. Haktan, hukuktan ayrılanlara karşı bu meydanlarda hesap sorduğumuz gibi; demokratik tercihlerimizle de hesap soracağız” dedi.

Zeytun’un konuşmasının ardından İHD Amed Şubesi Yönetim Kurulu üyesi avukat Jiyan Orman, katledilen Enter Özdemir ve Bapir Çıtak’ın hikayesini okudu.

‘Cenazemizi gömmeye bile izin verilmedi’

Orman, Enter Özdemir’in oğlu Yusuf Özdemir’in anlatımlarını şu şekilde aktardı: “6 Mayıs 1994 yılında Hakkâri İli Çukurca İlçesi’ne bağlı Kazandere köyündeki Çeto Köprüsü’nde, örgüt militanları ile askerler arasında çatışma yaşandı. Çatışma sonrası gece saat 01.00’da askerler ve köy korucuları tarafından köye baskın düzenlendi. Babam Enter Özdemir ve köyden Bapir Çıtak’ı yol göstermeleri için yanlarına alıp götürdüler. Sonra köyün biraz ilerisinde babamı ve Bapir’i ellerini ve ayaklarını panzere bağladılar. Yaklaşık 2 kilometre sürükledikten sonra askerler onları tarayarak infaz etti. Cenazeleri dere kenarına atıldı. Sabah köye askerler tekrar baskın yaptı. Köylüleri darp edip, yoğun bir baskıya maruz bıraktılar. Daha sonra askerler köylülere ‘derhal köyü boşaltın, köyden ayrılmayanları öldüreceğiz’ dediler. Bunun üzerine tüm köy boşaltıldı. Bir gün sonra eşyalarını almaya giden köylüler, babamın ve Bapir’in cesetlerini görünce bize haber verdiler. Cenazelerimizi almaya gittiğimizde de, yoğun bir baskı gördük. Cenazemizi gömmeye bile izin vermiyorlardı. Biz de o dönem tehdit edildiğimizden ve korktuğumuzdan dolayı askerler hakkında herhangi bir şikâyette bulunmadık.”

Açıklama, oturma eylemiyle son buldu.

Êlih

Êlih’te kayıp yakınları ve İHD Şubesi üyeleri, eylemlerinin 580’inci haftasında Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde toplandı. “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” yazılı pankart ile kayıpların fotoğraflarının açıldığı eyleme, kayıp yakınları ve insan hakları savunucuları ile ÖHD Êlih Şubesi üyeleri katıldı.

Burada konuşan İHD Şube Yöneticisi Zeki Tangüner kayıpların akıbetini sormaya devam edeceklerini söyledi. Tangüner daha sonra Galatasaray Meydanı’nda devam eden ablukaya karşı hazırlanan ortak metni okudu.

HABER MERKEZİ

#Kayıp #yakınları #Özdemir #Çıtakın #faillerini #sordu

Wan’da her yer Yeşil Sol Parti | Canlı Yayın

Yeşil Sol Parti’nin Beşyol Meydanı’nda düzenlediği mitinge çevre ilçelerden akın devam ediyor

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Wan’da on binlerce kişinin katılımıyla final mitingi gerçekleştiriyor.

Wan’ın Beşyol Meydanı’nda düzenlenen mitinge üç kolda kurulan arama noktalarından geçen halk, alanı hıncahınç doldurdu. Alanda sık sık “Bijî Serok Apo”, “Jin, jiyan, azadî”, “Bijî berxwedana zindanan” sloganları atılıyor.

Alana akış sürüyor

Mitinge Tuşba, Rêya Armuşê ve Artemêt başta olmak üzere diğer ilçelerden de yurttaşlar alana gelmeye devam ederken, ulusal kıyafetleriyle alana akan Wanlılar, kent tarihinin en kalabalık mitinglerinden birine tanıklık ediyor. Yüzbini aşkın kişinin aktığı alanda slogan sesleri yankılanıyor. Kadınların en ön sıralarda yer aldığı miting alanının bulunduğu çatılar da doldu.

Saygı duruşu ile başlayan mitingde HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, KKP Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, PİA Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kaya birer konuşma yapacak. Sanatçılar Özlem Bağlayan ve Ali Jiyan da konser verecek.

Ayrıntılar geliyor…

#Wanda #yer #Yeşil #Sol #Parti #Canlı #Yayın

Amed halkı final mitinginde buluştu

Yeşil Sol Parti’nin Amed’te düzenlediği mitinge on binler akın etmeye başladı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs seçimlerine bir gün kala Amed’in Yenişehir ilçesinde bulunan İstasyon Meydanı’nda final mitingi gerçekleştiriyor.

Miting öncesi alan, parti bayrakları ve “Dîsa jin, dîsa jiyan”, “Ji bo jiyaneke bê şer û bê sînor” ve “Genç başladık genç başaracağız” sloganlarının yazılı olduğu pankartlarla süslendi. Kitle, mitinge 3 noktada kurulan kontrol noktalarından alınmaya başladı.

Yürüyüş yapıldı 

Yeşil Sol Parti Amed adaylarının olduğu kortej, HDP İl Örgütü binası önünden alana kadar yürüdü. Yürüyüş sırasında sık sık “Direne direne kazanacağız”, “Jin, jiyan, azadi” ve “Yeşil Sol umuttur umut dimdik ayakta” sloganları yükseldi.

Coşkunun hakim olduğu yürüyüşlerde ayrıca anadilde eğitim talebi ve siyasi tutuklulara özgürlük talebi öne çıktı. Gençler, kadınlar ve Amedspor taraftarları da kendi pankartlarıyla yürüyüşe katıldı.

Kontrol noktalarında bulunan polisler, ebebeynleri yanlarında olmayan çocuklar ile şal-şepik gibi yöresel kıyafetler giyen yurttaşlara engel çıkarırken, çakmak ve kalemlere de en konuldu.

Mitingde, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, PİA Genel Başkanı Mehmet Kamaç, PSK Genel Başkanı Bayram Bozyel, Azadî Partisi Genel Başkanı Ayetullah Aşıtî, ESP, KKP, DDKD temsilcileri ve milletvekillerinin konuşması bekleniyor.

Ayrıntılar geliyor…

#Amed #halkı #final #mitinginde #buluştu

Yeşil Sol Parti’den İstanbul’da final mitingi

Yeşil Sol Parti’nin ‘Muhteşem Başlangıç’ şiarıyla Yenikapı Meydanı’nda düzenlediği mitinge on binler katılıyor

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler öncesi 24 Nisan’da Colemerg’de startını verdiği çalışmalarını İstanbul Yenikapı Meydanı’nda gerçekleştirdiği Final Mitingi ile tamamladı.

Miting öncesi coşku

Miting öncesi Yenikapı Marmaray durağından alana doğru yola çıkan yüzlerce kişi, davul ve zurnalar eşliğinde halaya durdu.

Logo tanıtıldı

Yeşil Sol Parti’nin alanda görev alan gönüllüleri, yurttaşlara oy pusulası vererek oylarını nasıl kullanmaları gerektiğini gösterdi.

Öcalan’ın sözleri

Gençlerin, “Mezarda olsak bile bu savaşı kesin kazanacağız” pankartının alana sokulmasına ise izin verilmedi. Buna karşın, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın “Tarihe aşka dönüş hareketiyiz. Ölümsüzlüğün simgesiyiz” sözlerinin yer aldığı pankart ile alana giriş yapan gençler, güneş motifli, “Güneşimizi gördük bizi durduramazsınız” dövizini de ellerinden düşürmedi.

Ayrıntılar geliyor…

 

#Yeşil #Sol #Partiden #İstanbulda #final #mitingi

İmralı Barış Delegasyonu: Barışın tek adresi İmralı’dır

Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu heyeti, Öcalan üzerindeki özel tecride dikkat çekerek barışın tek adresinin İmralı olduğunu söyledi

25 ayı aşkın bir süredir de İmralı Cezaevi’nden hiçbir haber alınamayan PKK Lider Abdullah Öcalan ve diğer tutsaklar Ömer Hayri Konar, Veysi Aktaş ve Hamili Yıldırım’ın avukat görüşleri, Bursa İnfaz Hakimliği’nin 6 ayda bir verdiği “avukat görüş yasağı” ile aile görüşleri de İmralı Disiplin Kurulu Başkanlığı tarafından verilen 3 aylık “disiplin cezaları” gerekçe gösterilerek engelleniyor. PKK Lideri’nin müdafiliğini yapan Asrın Hukuk Bürosu avukatları, disiplin cezalarına ilişkin hem cezaevi hem de savcılığa çok sayıda başvuru yapmasına rağmen hiçbir cevap verilmiyor. Birçok yasak kararına karşı Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuruda bulunan avukatlara, bu noktada da bir yılı aşkın süre boyunca hiçbir dönüş sağlanmadı.

Heyet İstanbul’da  STK’larla görüştü

Öte yandan Avrupa Konseyi İşkencenin Önlenmesi Komitesi (CPT), çokça raporunda İmralı’da bir “işkence” uygulandığını vurguladı. Ancak Eylül 2022’de Türkiye’ye yaptığı ziyaretler kapsamında İmralı Cezaevi’ni ziyaret ettiğini duyuran CPT, görüşmeye dair aylarca hiçbir açıklama yapmadı. Son olarak 30 Mart’ta 2022 yılı raporunu açıklayan CPT, raporunda PKK Lideri’nin koşullarına dair bilgilere yer vermedi. Her geçen gün daha da ağırlaşan tecridin son bulmasına ilişkin dünyanın dört bir yanında eylem, çağrı ve Türkiye ile Kurdistan’a birçok ziyaret gerçekleştiriliyor. Bu ziyaretlerden biri de 11-12 Mayıs tarihlerinde 2 gün boyunca Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı bir araya gelen antropolog ve parlamenterlerden oluşan 3 farklı ülkeden 3 kişilik “Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu”nun İstanbul’da yaptığı temaslar oldu. Delegasyon heyeti, İstanbul’da siyasetçiler, sivil toplum ve hukuk örgütleriyle bir dizi görüşme gerçekleştirdi.

Heyetin temel gündemi İmralı oldu

Toplumu, ailesini ve dünya halklarını derinden etkileyen ağırlaştırılmış tecrit ve “incommunicado” yani mutlak iletişimsizliğe karşı yapılan ziyaretlerde, Avrupa Konseyi Sol Grup Başkan Yardımcısı Laura Castel, Konsey Parlamenter Meclisi’nin Onursal Üyesi Ögmundur Jonasson ile Sosyoloji ve Antropoloji Profesörü, Texas Üniversitesi İrlanda H Bloğu Cezaevleri, Türkiye F Tipi Cezaevleri ve ABD Süpermax Cezaevleri Uzmanı Denis O’Hearn yer aldı. 2 gün boyunca 6 kurum ve kuruluşa ziyaretlerde bulunan heyetin temel gündemi Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan ağırlaştırılmış tecrit, incommunicado, 25 aydır haber alamama hali, görüş engellemeleri, avukatların girişimleri ve uluslararası mekanizmaların “sessizliği” oldu. Yine heyetin gündemleri, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri, İmralı’da uygulanan “özel” tecrit konseptinin tüm cezaevlerine yansıması, uzun yıllar boyunca cezaevinde tutulan tutsakların durumu, infaz yakmalar, ağırlaştırılmış müebbet, cezaevi tipleri, tutsak yakınlarının maruz kaldıkları ve taleplerini de içerdi.

‘Barışın tek adresi Öcalan’

15 Şubat uluslararası komplonun yıl dönümünde Türkiye ve Kurdistan kentlerine gelmeyi planlayan heyet, 6 Şubat’ta Mereş (Maraş) merkezli gerçekleşen depremler nedeniyle ziyaretlerini ertelemek zorunda kaldı. Ziyaret takvimini 11-12 Mayıs olarak planlayan heyetin ilk adresi Asrın Hukuk Bürosu’ydu. PKK Lideri’nin 24 yıl boyunca maruz kaldığı “özel tecrit konsepti”, tüm hukuki girişimlere rağmen 25 aydan fazla bir süredir hiçbir haber alınamaması, iç ve uluslararası hukukun İmralı karşısında tükenmesi ve Abdullah Öcalan’ın savaş karşısındaki rolü ile heyet ilk ziyarette oldukça etkilendi. Heyet üyeleri, PKK Lideri’nin Kurdistan ve Türkiye’den başlayarak dünya halklarına örnek olan paradigmasına duydukları ilgiyi anlatırken, barışın tek adresi olduğunu da her fırsatta dile getirdi.

 ‘Düşüncelerinin topluma ulaşması engelleniyor’

Ancak heyet, bilgi sahibi olduğu tecridin “boyutunun”, sandıklarının aksine çok daha ağır olduğuna dair de ziyaretler esnasında kapsamlı bir şekilde bilgi edindi. PKK Lideri’nin avukatlarının anlattığı her hukuksuzluğu şaşkınlıkla dinleyen heyet üyeleri, yaşananları “büyük bir komplo” olarak yorumladı. 15 Şubat 1999 tarihinde gerçekleşen uluslararası komplonun bugün hala sürdürüldüğünü paylaşan heyet, Abdullah Öcalan’ın birçok halklar için lider konumunda olduğunu vurgulayarak tecrit ile düşüncelerinin topluma ulaşmasının engellendiğinin altını çizdi.

‘Bizi merak etmeyin, biz savaşırız’

Amed’de (Diyarbakır) Kürt bir genç ile yaşadığı diyaloğu paylaşan bir heyet üyesi, “Bizi merak etmeyin, biz savaşırız. Siz kendi çıkarları ve isimlerini düşünen Avrupa Birliği ile uğraşın. Türkiye, NATO’da olduğu sürece Avrupa Birliği’nin uygulamalarından ya da başka bir şeyden korkmaz. Ama Türkiye, Kürtlerden korkuyor” sözlerinden etkilendiğini dile getirdi. Bu nedenle de Kürt halkının bu korkusuz mücadelesini desteklemeye devam edeceğini belirten heyet üyesi, mücadelenin olmazsa olmaz kaynaklarından birinin de Abdullah Öcalan olduğunu söyledi. Kürt halkının PKK Lideri’nin fikriyatına olan saygısı, inancı ve bağlılığına şahit olması ardından mutlak iletişimsizliğin neden sürdürüldüğünü de daha iyi anladığını ifade eden heyet üyesi, geçmişten bugüne gelen tüm iktidarların Abdullah Öcalan’dan “korktuğunu” sözlerine ekledi.

Öcalan için Avrupa konseyi ile  görüşecekler

Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin son bulması için “Sayın Öcalan irademizdir” diyerek yapılan imza kampanyasında 16 milyon kişinin duruşu ve mücadelesinden de etkilenen heyet, bu imzalara ulaşmak için Avrupa Konseyi ile görüşeceklerini de belirtti. Heyet, 2 gün boyunca birçok kurum ve kuruluştan dinlediği tecride karşı, PKK Lideri ile ilgili verilen uluslararası kararların uygulanması yönünde Avrupa Konseyi’nde baskı kuracaklarını dile getirdi. Heyet, “Savaş sürecinden çıkışın en önemli yollarından biri Abdullah Öcalan’dır” vurgusunu yaparak, “Batıya da Abdullah Öcalan’ın anlatılması gerekiyor. Eğer burada bir konuşma yapılacaksa bu Öcalan tutsakken değil, serbest bırakıldığında olmalı. Biz de bunu destekleyeceğiz” mesajını verdi.

 Eşsiz direniş

Birçok hak ihlali, İmralı’da uygulanan tecridin benzer politikalarına maruz kaldıklarını paylaşan 30 yıllık tutsaklar, “Sayın Öcalan” tabirinin dahi ifade özgürlüğü kapsamına girmesine rağmen bu gerekçeyle yıllarca yargılanan insanların olduğunu aktardı. Yine infaz yakmalar, tutsakların katledilmesi ve birçok ihlali de dinleyen heyet üyeleri, bu hukuksuzluklar karşısında direnen Kürt halkının dünyada eşi ve benzeri olmadığını söyledi. Özellikle kayıp yakınlarının mücadelesinden de etkilenen heyet, Cumartesi Anneleri’nin 28 yıldır soluksuz bir şekilde sürdürdüğü mücadelelerini de bulundukları parlamentoda gündemleştireceklerini sözlerine ekledi.

‘Dünyanın kıskandığı kadınlar’

Heyet üyelerinin ziyaretlerinde ilgi ile dinlediği kurumlardan biri de Tevgera Jinên Azad (TJA) oldu. Kürt kadın mücadelesinin birçok bedel ödenerek nasıl büyütüldüğü, kadın örgütleri ile sürdürülen mücadeleleri ve bugün Kurdistan’da kadınların şiddete uğradığında Kürt kadın hareketi ile dayanışma sağlaması karşısında heyet üyeleri, “Dünyanın kıskandığı kadınlar sizsiniz” yorumunu yaptı.

‘Hiç bir güç bu iradeyi kıramaz’

Heyet ayrıca Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (MATUHAYDER) yöneticilerinin kendilerini Kurmancî karşılaması karşısında da büyük bir sevinç duydu. Heyet üyeleri, Kürt halkının verdiği birçok mücadele ile birlikte anadili “kavgalarını” sürdürüyor olmaları ve bu şekilde yaşamsallaştırmaları karşısında hiçbir gücün iradelerini kıramayacağını da dile getirdi.

Heyetin ilerleyen süreçte, ziyaretlere ilişkin bir rapor hazırlaması da bekleniyor.

Haber: Marta Sömek / JINNEWS

#İmralı #Barış #Delegasyonu #Barışın #tek #adresi #İmralıdır

Adalet Nöbeti 782’nci günde: Fransız gazetecilerden ziyaret

Adalet Nöbeti’nin 782’nci gününde Şenyaşar ailesini ziyaret eden Fransız heyet, Şenyaşar ailesinin Cenevre’deki sesi olacaklarını söyledi

Riha’nın(Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 782’nci güne girdi.

Pirsûs’taki evlerinden çıkıp Urfa Adliyesi önüne gelen Emine Şenyaşar, “Şenyaşar ailesi için adalet” yazılı pankartın önünde nöbeti başlattı. Ferit Şenyaşar, seçim çalışmalarına katıldığı için nöbete katılmazken, Şenyaşar ailesinin Urfa Adliyesi önünde sürdürdüğü Adalet Nöbeti’ni, Cenevre eski Belediye Başkanı Rêmy Pagani, Fransa İnsoumise Partisi’nden Angélique Schmidt ile gazeteci Rachad Armanios ziyaret etti.

Emine Şenyaşar’dan yaşanan katliama ve sürdürülen adalet mücadelesi hakkında bilgi alan heyet, Şenyaşar ailesinin Cenevre’deki sesi olacaklarını ve aileyle dayanışma içinde olacaklarını söyledi.

Emine Şenyaşar da, dayanışma için heyete teşekkür ederek, dayanışmanın kendilerine güç verdiğini ifade etti.

RIHA

#Adalet #Nöbeti #782nci #günde #Fransız #gazetecilerden #ziyaret

YSK, İnce’ye verilen oları geçerli saydı

Yüksek Seçim Kurulu’nun, cumhurbaşkanlığı adaylığından çekildiğini açıklayan Muharrem İnce’ye verilen oyların geçerli sayılacağına hükmettiği bildirildi

Yüksek Seçim Kurulu’nun, cumhurbaşkanlığı seçimlerinden çekildiğini açıklayan ve resmi başvuru yapan Muharrem İnce’ye verilen oyların geçerli olacağına karar verdiği bildirildi.

Halk TV’de Serhan Asker’in hazırlayıp sunduğu Görkemli Hatıralar programına katılan CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, YSK’nin kararını duyurdu.

Erkek, YSK’nin Muharrem İnce’ye verilen oyların geçerli sayılacağını oy birliğiyle karar verdiğini duyurdu. Ancak Erkek, bu oyların geçerli sayılmasına karşın Muharrem İnce’nin seçilmesi veya seçilmemesi konusunda bir etkisi olmayacağını söyledi.

İSTANBUL

#YSK #İnceye #verilen #oları #geçerli #saydı