Ana Sayfa Blog Sayfa 477

5 bin hareketli seçmen İstanbul’dan yola çıktı

Yeşil Sol Parti İstanbul İl Örgütü yürüttüğü kampanya kapsamında 5 bin kayıtlı hareketli seçmeni oy kullanacağı kentlere gönderildi

Pazar günü yapılacak seçimler için partiler hareketli seçmenlerini oy kullanmak için memleketlerine taşımaya başladı. Bu amaçla Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), İstanbul’daki hareketli seçmenleri kayıtlarının bulunduğu kentlere gönderdi.

Yeşil Sol Parti İstanbul İl Örgütü Hareketli Seçmen Komisyonu öncülüğünde yürütülen çalışma kapsamında 5 bin hareketli seçmen, Fatih ilçesinde bulunan Yenikapı Meydanı ve Kadıköy ilçesindeki evlendirme dairesi önünden yüzlerce araçla hareket etti.

Kayıtlı bulundukları kentlere taşınan seçmenlerin, 15 Mayıs’ta ise tekrar İstanbul’a getirileceği belirtildi.

İSTANBUL

#bin #hareketli #seçmen #İstanbuldan #yola #çıktı

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan ve Soylu’ya cevap: Bay Kemal çıktığı yoldan asla dönmez

Kemal Kılıçdaroğlu Twitter’dan yaptığı paylaşımla Erdoğan ve Soylu’nun ‘darbe’ imalarına tepki gösterdi: Bay Kemal çıktığı yoldan asla dönmez

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Twitter’dan paylaştığı video ile AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun darbe imaları ve tehdit içerikli açıklamalarına tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu video ile paylaştığı mesajında ‘Bay Kemal çıktığı yoldan asla dönmez. Milletimiz için, milletimizle birlikte. Allah yardımcımız olsun” notunu düştü.

Paylaşılan videoda ise Kılıçdaroğlu’nun Cengiz, Limak ve Kolin’in de yer aldığı beşli gurubu eleştirdiği ve paramiliter güçlere karşı ‘direneceğini’ söylediği konuşması yer aldı.

Kılıçdaroğlu bu konuşmayı SADAT tehdidine karşın yapmış, konuşmasında vasiyet olarak 418 milyar doları geri alacağını vurgulamıştı.

Erdoğan’ın söylemi

Türkiye 14 Mayıs Pazar günü seçime gidiyor. 21 yıldır Türkiye’yi yöneten Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan çoğu ankete göre Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun gerisinde.

Dün Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na “Millet size ülkesini teslim etmez” demiş bugün ise 15 Temmuz vurgusu ile ‘Gerektiğinde 15 Temmuz gecesi olduğu gibi, hayatımız pahasına istiklâl ve istikbalimize sahip çıkarız.’ paylaşımı yapmıştı.

HABER MERKEZİ

#Kılıçdaroğlundan #Erdoğan #Soyluya #cevap #Bay #Kemal #çıktığı #yoldan #asla #dönmez

Uluslararası delegasyon Cumartesi Anneleri ile görüştü

İstanbul’a gelen Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu temaslarının 2’inci gününde Cumartesi Anneleri’ni ziyaret etti. Ziyarette Türkiye’de yaşanan hak ihlalleri anlatıldı

İmralı Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit, cezaevlerindeki hak ihlalleri ve toplumsal sorunlara karşı bir araya gelen antropolog ve parlamenterlerden oluşan Uluslararası İmralı Barış Delegasyonu ziyaretlerini sürdürüyor.

Cumartesi Anneleri’ne ziyaret

11-12 Mayıs tarihleri arasında İstanbul’da siyasetçiler, sivil toplum ve hukuk örgütleriyle görüşmeler gerçekleştiren olan heyetin 2’nci günkü ilk ziyareti Cumartesi Anneleri ile oldu. Beyoğlu’nda bulunan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şube binasında yapılan ziyarette heyeti, Cumartesi Annesi Hanım Tosun ile İHD Kayıplar Komisyonu üyesi Sebla Arcan karşıladı.

Görüşmede hak ihlalleri anlatıldı

Görüşme boyunca uzun yıllardır Türkiye’de süren hak ihlalleri ve birçok cezasızlık politikaları ele alınırken, eşi Fehmi Tosun’un 1995 yılında 3 sivil polis tarafından bir araca bindirilip götürülmesi ve 28 yıldır da kayıp olduğunu heyete anlatan Hanım Tosun, 700 hafta boyunca Galatasaray Meydanı’nda bir araya gelerek mücadele yürüterek taleplerini tüm dünyaya duyuran Cumartesi Anneleri’nin eyleminin keyfi bir karar ile 25 Ağustos 2018 tarihinde yasaklandığını paylaştı.

Mücadele etmeye devam edeceğiz

İHD Kayıplar Komisyonu üyesi Sebla Arcan da, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) “hak ihlali” kararı vermesine rağmen Galatasaray Meydan’da ablukanın kaldırılmadığını belirtti. Görüşmede ayrıca kayıp yakınlarının yıllardır soluksuz bir şekilde sürdürdüğü mücadeleleri detaylı bir şekilde anlatılırken, Cumartesi Anneleri’nin kayıplarını aramaktan asla vazgeçmeyeceğinin altı çizildi.

Ardından görüşme sonlandı. Heyetin gün boyu sivil toplum örgütlerine ziyaretleri ise sürecek.

İSTANBUL

 

#Uluslararası #delegasyon #Cumartesi #Anneleri #ile #görüştü

Soylu TSK’ye ‘zırhlı araçları hazır tutun’ yazısı gönderdi

CHP İzmir Milletvekili Murat Bakan, İçişleri Bakanlığı’nın Valiliklere ve TSK’ye zırhlı araç için yazı gönderdiğini açıklayarak ‘Savaşa mı seçime mi giriyoruz?’ diye sordu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Murat Bakan, AKP’li İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Buna ilişkin açıklama yapan Bakan, Soylu döneminde İçişleri Bakanlığı’nın suç örgütü haline geldiğine dikkat çekti. Süleyman Soylu suç örgütünü savcılığa şikâyet ettiklerini söyleyen Bakan, “Soylu’nun kendisiyle ilgili 5 tane ayrı suç duyurusunda bulunduk. Geride 105 tane daha var. O kadar çok suç işledi ki” dedi.

Devlet sırrından yararlanma suçu

Bakan, Soylu’ya yönelik suç duyurularına ilişkin şunları aktardı: “Suç duyurularından biri uyuşturucu operasyonunu bir canlı yayında ifşa etmekten dolayı. Uyuşturucu tüccarlarına polisin yapacağı operasyonu önceden haber verdi. Görevi kötüye kullanmaktan dolayı onunla ilgili suç duyurusunda bulunduk. Bir diğer suç duyusu Polis Meslek Eğitim Merkezi (POMEM) giriş sınavında yapılan usulsüzlükle ilgili. POMEM Sınavı yıllardır açıklanmıyor. Bununla ilgili yaptığım suç duyurusu. Bir başka konu, Süleyman Soylu’nun ilgili istihbarat birimleri ile ilgili yaptığı ifşalar. Bunun İşçileri Bakanı’nın yapmaması gereken bir şey. Geçen gün TOGG programında KİM uygulamasını ifşa etmişti. Türk emniyetini teknik yeterliliklerini ifşa eden bir açıklama yapmıştı. Bununla ilgili devlet sırlarından yararlanma, devlet hizmetlerine sadakatsizlikten suç duyurusunda bulunduk. İşlediği bu suçun 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası var. Kendisi hukuk bilmiyor, tanımıyor. Kendisi devlet sırrından yararlanma suçundan dolayı yargılanacaktır.”

Seçim için valiliklere gönderilen yazı

Soylu’nun emniyet içerisinde trol ordusu oluşturduğunu ve bu yolla kişisel bilgilere yasadışı şekilde eriştiğine dikkat çeken Bakan, bu “trol ordusu”na ilişkin suç duyurusunda bulunduğunda dikkat çekti.

TSK’ya niye ihtiyaç duyuyorsunuz

Bakan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlar daha başlangıç. İşlediği yüzlerce suç var. Asıl önemli konu Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi  (GAMER) üzerinden yapılan yeni bir operasyondan söz ediyorum. İçişleri Bakanlığı İller İdaresinin Genel Müdürlüğü’nün bir yazısını İl Valilikleri Ordu Komutanlığına, Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) gönderiyor. GAMER TSK’dan ne istiyor, oy günü kapsamında alınacak tedbirler kapsamında kollu birimlerimize ait zırhlı kara ve hava araçlarının göreve hazır vaziyette bulundurulması ile seçimin güvenli bir şekilde yapılmasını sağlamak amacıyla valilerimizce gerek görülmesi halinde TSK’ya ait personel, zırhlı araç ve diğer araçlardan istifade edileceği belirtilmiş olup göreve hazır vaziyette bulunulması hususuna gereğini arz ve rica ederim’ Arkadaşlar savaşa mı seçime mi giriyoruz. TSK’nın araçlarına seçim döneminde GAMER niye ihtiyaç duyar? Devletin polisi yok mu? Sandık için görevlendirilen polisler var. TSK’ya niye ihtiyaç duyuyorsunuz. Hangi seçimde TSK zırhlı araçlarıyla hazır bekletildi.”

ANKARA

 

#Soylu #TSKye #zırhlı #araçları #hazır #tutun #yazısı #gönderdi

TRT ve Turkcell’de seçim ‘hazırlıkları’: Personel eve gönderiliyor

GSM şirketi Turkcell, seçim gecesi için personeline ‘teknik altyapı çalışmaları’ gerekçesiyle işe gelmemeleri için mesaj atarken, TRT’nin ise personeline izin verdiği belirtildi

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere son iki gün kalırken, bir yandan partilerin son propaganda çalışmaları devam ediyor. İktidarın daha önceki seçimlerde ortaya çıkan yolsuzluk ve usulsüzlükleri endişe yaratsa da partiler sandık güvenliği için önlemlerini arttırırken, Turkcell GSM şirketi çalışanlarına seçim günü için “teknik” bir gerekçe ile işe gelmeme mesajı atarken, benzer ve dikkat çekici uygulama da TRT tarafından yapıldı.

Girişler olmayacak

Telefon operatörü Turkcell’in 12-15 Mayıs arasında İstanbul’daki merkez çalışanlarına mesaj atarak, seçim gecesi “teknik altyapı çalışmaları” nedeniyle plaza ve ofislere giriş yapılamayacağını bildirdi.

VPN bağlantısı da olmayacak

Gazeteci Alican Uludağ sanal medya hesabından paylaşılan bilgiye göre, çalışanların VPN’le de bilgisayarlara bağlanamayacağı belirtilirken, Turkcell yönetiminden çalışanlara yollanan mesajda şu ifadelere yer verildi: “Değerli arkadaşlar. 12 Mayıs Cuma akşamı 21.00’dan 15 Mayıs Pazartesi günü 06.00’ya kadar tüm plazalarımızda yapılacak olan teknik alt yapı çalışmaları nedeniyle zorunlu haller dışında plaza ve ofislerimize giriş olmayacaktır. İlgili tarihlerde VPN bağlantısı da yapılamayacaktır.”

Taşçı TRT’ye soru yöneltti

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) üyesi İlhan Taşçı ise, manipülasyon iddiaları üzerine görüşmek istediği TRT Genel Müdürü Zahid Sobacı’nın, İletişim Başkanlığı’ndan izin alamadığı için kendisine randevu vermediğini belirterek, söz konusu iddialara dair sanal medya hesabı Twitter üzerinden sorular sordu.

Ne saklanıyor?

Taşçı, seçim günü yapılacak yayınlarda TRT’de görevli tüm personelin yeni bir güvenlik soruşturmasına tabi tutulduğunu belirterek, bunun nedenlerini sordu. Ayrıca, seçimin yapılacağı 14 Mayıs ve bir sonraki gün olan 15 Mayıs’ta personele izinli olduğuna dair telefon açıldığını aktaran Taşçı, “Seçimin yapılacağı pazar günü ile seçimi takip eden pazartesi günü normal mesaisi veya nöbeti olan kimi personelin insan kaynakları tarafından telefonla aranarak işe gelmemeleri talimatı verildiğini öğrendik. Bu uygulamaya neden gereksinim duyuldu? Neyi görmeleri istenmiyor?” diye sordu.

‘Paralel yapı burada mı oluşturuldu?’

İletişim Başkanlığı ve İçişleri Bakanlığı personellerinin TRT’de görevlendirildiklerine dikkat çeken Taşçı, “Bunlar arasında seçim günü mesai yapacak olan var mıdır? Sn. Muharrem Erkek’in İçişleri Bakanlığı için işaret ettiği gibi bir ‘paralel yapı’ da burada mı oluşturuluyor?” dedi.

‘Yeni’ ekipler neden ihtiyaç oldu?

Taşçı, Ocak ayından bugüne kurum TRT bünyesine katılan 700’ü aşkın yeni personelden kaçı seçim yayınlarında görevlendirildiğini de sorarak, “Yurdun her yerinde yerleşik onlarca tecrübeli kameraman ve muhabirin bulunduğu TRT gibi köklü bir kurumda seçim öncesi bu ‘yeni’ ekiplere neden ihtiyaç duyulmuştur?” diye konuştu.
Taşçı, TRT Genel Müdürü Sobacı’ya şu soruları sordu: “TRT’de maaş ve uzmanlıklarının ne olduğunu kimsenin bilemediği bir danışman ordusu kurduğunuz ve bu kişiler için ana binada bulunan bir tam katı boşaltarak buradaki yayın personelini 20-25 kişilik açık ofislere taşımayı kararlaştırdığınız iddialarına yanıtınız nedir?”

HABER MERKEZİ

#TRT #Turkcellde #seçim #hazırlıkları #Personel #eve #gönderiliyor

Wan final mitingine hazır: Faşizme geçit vermeyeceğiz

Yeşil Sol Parti’nin Wan’da yarın yapacağı final mitinginin hazırlıkları tamamlandı. Parti temsilcileri halkı Beşyol Meydanı’na çağırdı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimleri çalışmaları kapsamında yarın Wan’da  final mitingi düzenleyecek. Beşyol Meydanı’nda düzenlenecek miting saat 13.00’da başlayacak. Mitinge Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Kürdistan Komünist Partisi Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti Wan Milletvekili adayı Sinan Çiftyürek, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, İnsan ve Özgürlük Partisi’nden (PİA) Ahmet Kaya katılacak. Sanatçılar Özlem Bağlayan ve Ali Jiyan da mitingde sahne alacak.

Çağrı yapıldı

HDP Wan İl Eşbaşkanı Handan Karakoyun, tüm kent sakinlerini mitinge davet etti. Tarihi bir süreçten geçtiklerini belirten Karakoyun, “Bizler çok uzun bir süredir, bu faşist zihniyetin en yakıcı yüzüyle karşı karşıya kaldık. Bir oy da sen kullan, bir oy da kullanmak üzere sen ikna et. Bizler bu faşizme geçit vermeyeceğiz. Faşizme dur demek için 14 Mayıs günü sandıklara gideceğiz. 14 Mayıs’tan bir gün önce yapacağımız final mitingimize tüm halkımızı davet ediyoruz. Final mitingimizin görkemli olması çok önemli ve anlamlı olacaktır. Gelin hep birlikte hem sandıklara sahip çıkalım, oyumuzu kullanalım, hem de büyük tarihi final mitingimizle cevap verelim” çağrısı yaptı.

WAN

#Wan #final #mitingine #hazır #Faşizme #geçit #vermeyeceğiz

Müşahit ol! Oy kullandığın sandığa sahip çık

‘Kullandığın sandıkta müşahit ol’ kampanyası başlattıklarını söyleyen Pirinçioğlu, herkesin oy kullandığı sandığa sahip çıkması gerektiğini ve son güne kadar müşahit olmak isteyenlerin Yeşil Sol Parti örgütlerine başvurmaları çağrısı yaptı

Selman Çiçek

Türkiye’de 60 milyon 697 bin 843 seçmen, 14 Mayıs Pazar günü, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için sandık başına giderek oy verecek. Aylarca süren propaganda çalışmaların ardından oy verme süresine bir gün kalırken merak edilen konulardan biri de sandık güvenli. İktidar dışındaki partiler olağan üstü önlemler ile sandıkları korumaya hazırlanıyor. Seçim bölgelerinden biri olan Amed’te ise Yeşil Sol Parti binlerce gönüllü müşahit ile sandıkları koruyacak.

Sandık güvenliği için seferberlik

1 milyon 143 bin 887 kişinin oy kullanacağı Amed’in 17 ilçesinin 1049 mahallesinde, 1078 okulda toplam olarak 3685 sandı kurulacak. Yeşil Sol Parti, bu sandıkları 120 avukat, 1078 okul sorumlusu ve binlerce müşahit ile koruyacak. Sandık hileleri ve hak ihlalleri için ayrıca Amed Barosu ve Amed Kent Dayanışma ve Koruma Platformu sandıklarda gözlemci olarak yer alarak yaşananları raporlaştırılacak.

Sandıkları müşahitlerle koruyacağız

Yeşil Sol Parti sandık güvenliğinden sorumlu olan Necati Pirinçioğlu, halkın bu seçimlerde kararını verdiğini, 90’lardan beri seçime girdiklerini için tecrübeli olduklarına dikkat çeken Pirinçioğlu, “Bu seçim bizim ilk seçimimiz değil. Bu halk canı pahasına verdiği oya sahip çıkmıştır. 7 Haziran 2015 seçiminden sonra seçimlerde sandık görevlisi vermeye başladık. Ancak Yeşil Sol Parti ile gireceğimiz için sandıklara temsilci veremiyoruz. HDP’nin seçimlere girmeyeceği kesinleştikten sonra sandıkları müşahitlerle koruyacağız. Sandık kurulları iki memurdan ve beş siyasi parti üyesinden oluşuyor. Bazı sandıklarda yeterli kurul üyesi oluşmadığından sandık kuruluna üye verdik” diye konuştu.

Oy kullandığın sandıkta müşahit ol!

Pirinçioğlu, müşahit olmak isteyenlerin kendilerini arayabileceğini ve herkesin oyunu kullandığı sandıkta müşahit olması gerektiğini söyleyerek, herkesin seçim sonuna kadar sandığına sahip çıkması gerektiğine dikkat çekti. Pirinçioğlu, “120 gönüllü avukatta bu sandıklarda görev alacak. 1078 imza yetkili görevli ve 120 avukat ile sandıkları korumaya çalışacağız. Bunun dışında binlerden oluşan müşahit ordumuz var. Bir kampanya başlattık. ‘Kullandığın sandıkta müşahit ol’ kampanyası ile herkesin kullandığı sandığa sahip çıkmasını sağlayacağız. Herkes kendi sandığında oy kullandıktan sonra sandığına sahip çıkması gerekiyor. Bu halkımıza çağrımızdır. Son güne kadar da müşahit olmak isteyen bizi arayabilir ya da partiye gelip müşahit kartlarını alıp görev alabilirler” dedi.

‘Islak imzalı belge önemli’

Yeşil Sol Parti olarak her sandığa hakim olmak için çabaladıklarını ifade eden Pirinçioğlu,  “Halkımız bu konuda duyarlıdır. Sadece sandık başında olmak yetmiyor. Önemli olan ıslak imzalı kağıdı partimize ulaştırmalarıdır. Bizim itiraz edebilmemiz için bu ıslak imzalı belge önemli ve belirleyicidir. YSK’da bir hata ve usulsüzlük oluştuğu zaman itiraz edebilmemiz için bu kağıtlar belirleyici oluyor. Görevimiz; ilk olarak sandık başında oluşabilecek usulsüzlükleri engellemek, ikincisi oy verme işlemi bittikten sonra oy sayımı sonrası ıslak imzalı belgeyi partiye ulaştırmaktır. Bundan sonraki süreç ise, ilçe seçim kurullarında tutanakların birleştirmesi için gözlemci olmaktır. Her ilçe seçim kurulunda iki yetkilimiz olacaktır. Halkımızı verdiği her oyun takipçisi olacağız. Sandıkların başında sabaha kadar bekleyeceğiz” şeklinde konuştu.

Sahada ortak çalışma

Pirinçioğlu,  Yeşil Sol Parti dışında sandık başında diğer siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinde görev alacağını belirterek şunları söyledi: “Diyarbakır Barosu sandık başlarında gözlemci avukatlar görevlendirecek.  Bunların itiraz yetkisi olmayacak sadece gözlemci olarak görev alacaklar. Diyarbakır Kent Koruma Platformu da gözlemci olarak alanda olacaktır. Bu kurumlarla da sürekli bilgi alışverişinde bulunacağız.  Türkiye Gönüllüleri ve Oy ve Ötesi gibi kurumlarda bizimle iletişime geçti. Bunlarla da saha da ortak çalışma yapacağız.”

#Müşahit #kullandığın #sandığa #sahip #çık

Doku’nun ailesinden Kılıçdaroğlu’na mektup

2020’de Dersim’de kaybolan ve hiçbir haber alınamayan Gülistan Doku’nun ailesi, Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na mektup yazdı : Adalete olan inancımızı diri tutuyoruz

Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan Gülistan Doku’nun ailesi, Millet ittifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na mektupla çağrıda bulundu.

Mektupta, “Adalete susayan bu halkın tercihi ile cumhurbaşkanı olursanız bu süreci sil baştan ele alıp kızımıza ne olduğunu bizlere açıklayın. Bu olayın sorumlularını yargı önüne çıkarıp gereken cezayı almasını sağlayın” ifadelerine yer verildi.

‘Adalete olan inancımızı diri tutmaya çalışıyoruz’

14 Mayıs’ı büyük umutla bekleyen milyonlarca aileden biri olduklarını belirten aile, Kılıçdaroğlu’dan Şenyaşar ailesinin sesine ses oldukları gibi, Doku ailesinin de sesine ses olmasını istedi. Mektupta, şu ifadelere yer verildi: “Biz kim miyiz? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde kendi halinde yaşayan bir aileyiz. Aslında aileydik. Ta ki kızımız Gülistan Doku’nun memleketiniz olan Dersim’de kaybolduğu 5 Ocak 2020 tarihine kadar. Üç buçuk yıl dile kolay, bir çırpıda söyleyiveriyoruz; bin 227 gün. Pirom, biz yıllardan geçtik, biz her ayı, her haftayı, her günü, her saati, her saniyeyi sayar olduk. Hem kızımıza olan hasretimizden hem de adalete olan hasretimizden. Biz geçen bunca sürede adalete olan inancımızı diri tutmaya çalıştık, çalışıyoruz. Görüyoruz ki, siz de bulunduğunuz her ortamda adaletsizlikle karşı karşıya kalan insanlarımızın sesi olma gayretindesiniz.”

Gülistan’ın üç buçuk yıldır her tarafı kameralarla çevrili olan Dersim’de kayıp olduğunun ifade edildiği mektupta, tek şüpheli Zeynal Abrakov’un etkin bir soruşturma geçirmesi ve yargılanması gerektiği belirtildi.

AMED

#Dokunun #ailesinden #Kılıçdaroğluna #mektup

Leyla Qasım’ın direnişiyle binlerce Kürt uyandı

49 yıl önce, ‘Bizim ölümümüzle binlerce Kürt uyanacak, özgürlük bayrağımız dalgalanacak’ diyerek daim sephasına çıkan Leyla Qasim’ın ardılları bugün ‘Jin jiyan azadî’ felsefesiyle direnişi büyütüyor

Bugün ölüm yıldönümü olan ve 1952’de Xaneqin’de Dalaho Qasim ve Kani ailesinin üçüncü çocuğu olarak doğan Leyla Qasim direnişi ve hayatıyla Kürt halkına öncülük eden isimlerden oldu.

Ailesi tarafından Arapça “gece” anlamına gelen Leyla ismi verilen Qasim, yoksul bir ailenin tek kızıydı. Yoksul ve aynı zamanda Kürt kimliğiyle bilinen ailesi ile hep göç yollarında olan Qasim ve ailesi 1958 yılında Bağdat’a göç etti.

Kürdistan Öğrenciler Birliği ile tanıştı

Lise öğrenimini Bağdat’ta tamamlayan Qasim, Bağdat Üniversitesi’nde sosyoloji bölümüne girdi. 20 yaşındayken Kürdistan Öğrenciler Birliği (YXK) ile tanışarak, buradaki çalışmalarına devam ederken Saddam Hüseyin’in “Kürt düşmanlığı” üzerine bir makale yazdı. Makale sonrasında hedef olarak seçilen ve her fırsatta, “Kölelik Kürtlerin kaderi değil” diyen Qasim, bir süre sonra ulusal kurtuluş mücadelesinin aktif militanı oldu.

Kısa sürede idam kararı alındı

1974 yılında Baas rejimi Kürtlere karşı savaş açtı. İlk olarak Kürt aileler Bağdat’tan çıkarılmaya başlandı. Irak rejimi Qeladize kentini bombaladı. Bombalama sonucunda yüzlerce sivil katledildi. Bu katliamlara karşı Leyla Qasim ve arkadaşları bunu dünyaya duyurma gröevini üstlendi. Leyla Qasim ve 4 arkadaşı uçak kaçırma eylemi yaptı. 24 Nisan 1974’te yakalandılar. Yakalanmalarından itibaren işkence ve insanlık dışı muamelelere maruz kaldılar.

Savunmaları tarihe geçti

Göstermelik bir mahkemeye çıkarılan Leyla Qasim ve arkadaşları yaptıkları savunma ile adlarını tarihe yazdılar. 12 Mayıs 1974’te Saddam Hüseyin’in emriyle Leyla Qasım ve arkadaşları idam edildi. Leyla Qasim’ın, idam sehpasına giderken söylediği; “Beni öldürün fakat şu gerçeği de bilin ki benim öldürülmemle binlerce Kürt uyanacak. Ben Kürdistan’ın özgürlüğü yolunda canımı feda ettiğimden dolayı sevinç ve gurur duymaktayım” sözler ve okuduğu Kürt Milli Marşı Ey Reqib’i (Hey Düşman!) bugün ardı olan milyonlarca Kürt kadın ve erkeğin verdiği mücadeleye de ışık oldu.

Ailesine haber verilmedi

Leyla Qasim, Irak devletinde idam edilen ilk kadın olurken, idam kararı ailesine haber verilmedi. Annesi kızını farklı bir kimlikle görebilirken, Qasim idam edilmeden önce annesinden geleneksel Kürt kıyafeti ve bir makas ister. İdam edildikten sonra yüzüğünü ablasına verilmek üzere bir arkadaşına verir. Ayrıca saçlarından bir tutam keserek annesine gönderir. Annesine gönderdiği mesajda, “Birkaç gün sonra bu Kürdi kıyafetler içerisinde idam edileceğim ve Kürdistan’a gelin olacağım” yazar.

‘Saç örgülerimden bayrak yapsınlar’

Annesiyle kısa bir görüşme fırsatı bulan Qasimşu vasiyette bulundu: “Güzel annem; tasalanma, ben bir dava insanıyım artık. Kürt halkı ve Kürdistan için savaşıyorum. Dün Saddam ve beraberinde bir grup buraya geldi. Beni kandıracağını, ilkelerimden taviz vereceğimi zannediyordu. Hatta mücadeleden vazgeçmem için maddi tekliflerde bulundu. İstediğim okullarda öğretmenlik yapabileceğim vaadinde bulundu. Fakat ben bunları kabul etmeyecek kadar onurlu olduğumu, halkımı satmayacağımı söyledim. Kendimi Kürt ve Kürdistan davasına adadığımı, bu mücadele uğrunda idamı onurla karşıladığımı söylemem üzerine çılgınlaşan koca Saddam’ın ne kadar zavallılaştığını gördüm. Anne bizim ölümümüzle binlerce Kürt insanı uyanacak, özgürlük bayrağımız dalgalanacak. Ben öldüğümde üzülmeyin, saç örgülerimden bayrak yapsınlar.”

Haber: Sarya Deniz / NuJİNHA

#Leyla #Qasımın #direnişiyle #binlerce #Kürt #uyandı

Soylu’dan sonra Erdoğan’dan da seçimlere ilişkin darbe iması

Soylu’dan sonra Erdoğan da seçimlere ilişkin darbe imasında bulundu: Gerektiğinde 15 Temmuz gecesi olduğu gibi, hayatımız pahasına istikbalimize sahip çıkarız

Seçimlere 2 gün kala anketlerde seçimleri kaybettiği belirtilen iktidardan seçim gününe ilişkin darbe imalı açıklamalar gelmeye devam ediyor.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun ’14 Mayıs siyasi darbe girişimidir’ söylemine benzer bir açıklama da AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dan geldi.

Erdoğan, seçim mesajında 15 Temmuz vurgusu yaparak “Gerektiğinde 15 Temmuz gecesi olduğu gibi, hayatımız pahasına istiklâl ve istikbalimize sahip çıkarız” dedi.

İlk değil

Erdoğan dün yaptığı bir açıklamada Kılıçdaroğlu’na “Millet size ülkesini teslim etmez” demişti. Bugün de seçimlere dair ’15 Temmuz’ vurgusu geldi.

Erdoğan Twitter’dan yayınladığı mesajında şunları söyledi: ”Hangi saldırılarla karşılaşırsak karşılaşalım, milletin iradesine ve demokrasimize gölge düşürmeyiz. Gerektiğinde 15 Temmuz gecesi olduğu gibi, hayatımız pahasına istiklâl ve istikbalimize sahip çıkarız. Çünkü biz, mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duyduğumuz bu millet için varız. Hiçbir ayrım yapmadan, 85 milyona aşkla hizmet etmek için varız. Bu uğurda şimdiye kadar nice ihaneti göğüsledik, nice badireler aştık, nice varlık yokluk mücadelesi verdik. Son 21 yılda her alanda Türkiye Yüzyılı’nın altyapısını kurduk, hazırlıklarını tamamladık. İnşallah 14 Mayıs’la birlikte Türkiye Yüzyılı’nın inşasına başlayacağız.”

Soylu ’14 Mayıs siyasi darbedir’ demişti

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu geçtiğimiz günlerde seçimleri ‘darbe girişimi’yle bir tutmuş bu sözler kamuoyu tarafından eleştirilmişti.

Soylu’dan sonra AKP Başkan Vekili Binali Yıldırım’sa ‘işgal’le ilişkilendirmişti.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de muhalefeti hedef alırken şiddet dilini seçmişti: “Bu hainler alsalar alsalar ağırlaştırılmış müebbet ceza alırlar ya da vücutlarına mermi alırlar.”

HABER MERKEZİ

#Soyludan #sonra #Erdoğandan #seçimlere #ilişkin #darbe #iması