Ana Sayfa Blog Sayfa 510

Halise Aksoy: İçerde kitap okuyup başlarına daha çok bela olacağım

Oğlunun cenazesini kargoyla teslim alarak hafızlara kazınan ve 28 Nisan’da tutuklanan Halise Aksoy’un evi yakıldı, defalarca gözaltına alındı, oğlu Agit İpek işkence gördü ama o mücadelesinden vazgeçmedi. Aksoy, ‘Cezaevinde kitap okuyup başlarına daha çok bela olacağım’ diyor

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Amed merkezli 21 kentte yürütülen soruşturma kapsamında, gazeteci, avukat, sanatçı ve siyasetçilerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınarak, “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı.

25 Nisan’da yapılan operasyonlarda tutuklanan isimlerden biri de oğlu HPG’li Agit İpek’in kemiklerinin kendisine bir kutu içinde kargoyla gönderilen Halise Aksoy.

Halise Aksoy’un dizlerinin üzerine koyduğu ve içinde oğlunun kemiklerinin olduğu kutuyu tutuğu fotoğraf gündemde uzun süre tartışılmış ve biz cenazeyi kargo içinde gönderen iktidar tepki çekmişti.

Halise Aksoy, 25 Nian’da kızı Mizgin Karataş, 4 yaşındaki torunu Çiya ve damadı Harun Karataş ile birlikte gözaltına alınmıştı. Bir gün sonra Çiya bir akrabasına teslim edilirken, 3 günlük gözaltının ardından Aksoy, kızı Mizgin ve damadı Diyarbakır Adliyesi’ne getirildi. Harun Karataş adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Aksoy ve kızı Mizgin tutuklandı.

Halise Aksoy’un da her Kürt kadının olduğu gibi, onu cezaevi kapılarının ardına gönderen bir direniş hikayesi var.

Zorunlu göç

Mêrdîn’in Artuklu ilçesi Tizyan (Elmabahçe) köyünde 9 nüfuslu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Halise Aksoy, 11 yaşına geldiğinde kendisinden 15 yaş büyük dayısının oğlu ile evlendirilir ve dördü kız, dördü erkek olmak üzere 8 çocuğu olur. Devlet baskısıyla erken tanışan Aksoy’un ailesine koruculuk dayatılır, baskılar sonucu çocuklarını da yanına alarak 1993 yılında Amed’e taşınır, köydeki evi ise askerlerce yakılır.

Agit İpek defalarca işkence görmüş

1996’da İstanbul’a göç etmek zorunda kalan Aksoy’un çocukları, burada kimliklerinden kaynaklı sık sık polislerce baskılara maruz kalır. Bunun üzerine İstanbul’un başka bir semtine taşınan aile, devlet baskılarından kurtulamaz.

Oğlu Agit, çocuk yaşına rağmen defalarca gözaltına alınır, işkence görür. 2010 yılında henüz 15 yaşındayken evden çıkar, bir daha da geri dönmez. En küçük kızı olan Şinda da çocuk yaşına rağmen Kürtlere yapılan zulme tanıklık eder ve ağabeyi gibi bir süre sonra yüzünü dağlara döner.

Oğlunun kemiklerini bir kutuda verdiler

Tekrar Amed’e yerleşen Aksoy’a yönelik baskılar son bulmaz. Aksoy’un oğlu Agit, 2017 yılında yaşamını yitirir. Aksoy, oğlunun cenazesini alabilmek için önce Dersim’e, sonra Meletî’ye, oradan da İstanbul’a ve tekrar Dersim’e gider, ancak tüm girişimleri sonuçsuz kalır. Yıllarca oğlunun cenazesini arayan Aksoy’a, 10 Nisan 2020’de Agit’in kemikleri bir kutuda kargoyla gönderilir.

Ev baskınları son bulmadı

Kamuoyunda büyük tepkilere neden olan kucağında oğlunun kemiklerinin olduğu o fotoğraf hafızalara kazınırken, Halise Aksoy’un evi 24 Aralık 2020’de basılır, dağıtılan evde çocuklarına ait fotoğraflara el konulur. Daha sonra 4 Mart 2022’de ve hemen ardından 18 Mayıs 2022’de Aksoy darp edilerek gözaltına alınır ve daha sonra serbest bırakılır.

Halise Aksoy en son 25 Nisan’da yapılan basın sonrası kızı Mizgin ile tutuklanarak Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderilir.

4 yaşındaki oğlu Çiya ile yalnız kalan Harun Karataş (37), Halise Aksoy’un cezaevinden “Bunlara boyun eğmeyin” mesajını iletti ve neden hedef alındıklarını söyledi.

‘Devletin hukuksuzluğuna yabancı değiliz’ diyen Harun Karataş, oğlu Çiya’nın sürekli annesini sorduğunu belirtti ve “Ben de 3,5 yaşındayken babam Kürt özgürlük mücadelesine katıldı. Oğlumun psikolojini kendimden biliyorum. Çiya’da kendimi görüyorum. Babam giderken, Çiya’dan küçüktüm. O zaman dayandım bu yaşlara kadar, fakat Çiya annesizliğe dayanamaz. Çiya, Halise ana gözaltı aracına bindirilirken gördü. Kendine araştırmacı, yazar, devrimci diyen herkese söylüyorum. Bu çocukların psikolojisini anlayın artık” diye konuştu.

Çiya da cezaevine girecek

Halise anaya, eşi Mizgin’e ve oğlu Çiya’ya bakmak için çalışması gerektiğini belirten Karataş, “Çiya annesiz durmuyor. Üstelik ben çalışıyorum. Oğlumu annesinin yanına göndermek zorunda kalacağım. Dilekçe verdikten sonra Çiya’yı göndereceğim” ifadelerini kullandı.

Karataş, son olarak “Halise ana tutuklanınca kızına verdiği mesajında ‘Bunlara boyun eğmeyin’ diyor. Cezaevinde bu şekilde direneceğini söylüyor. Bu dışarıda kalan bizler için de mesajdır. Biz bu mücadele içerisinde gelebileceğimiz en üst noktalara kadar geldik. Her şeyi gördük, biliyoruz, boyun eğmiyoruz, eğmeyeceğiz” dedi.

Halise Aksoy’un avukatı Necat Çiçek de müvekkilinin açık tanık Ümit Akbıyık beyanları kapsamında tutuklandığını söyledi. Çiçek, Halise Aksoy’un mahkemedeki duruşunu da şöyle anlattı: “Halise Aksoy’a yöneltilen suçlama Ümit Akbıyık’ın beyanları ve evini ‘güvenli ev’ olarak kullanması yönünde. Halise anaya gazeteciler ile telefon görüşmeleri de suç olarak gösterildi. Sulh Ceza Hakimliği’nde anneye Agit ile ilgili soru soruldu, Halise Ana, ‘Oğlum şehit oldu’ dedi. Sulh Ceza Hakimliği ‘şehitlik’ kavramını açıklamasını istedi. O ise şöyle söyledi: ‘Oğlum benim için şehittir’ dedi. Halise ana tutuklama kararından sonra ‘Bijî Kurdistan’ sloganı attı. Kızı Mizgin’e ise ‘Bunlara boyun eğme’ dedi.”

‘Başına daha çok bela olacağım’

Av. Çiçek, Aksoy’un “Bilinç olarak yetersizdim, içeride kitap okuyup bunların başına daha çok bela olacağım” dediğini belirtti.

Mizgin Karataş’ın avukatı Hasan Yalçın ise, tutuklama için itirazda bulunduklarını söyledi. Yalçın, “Yer gösterme işlemleri ve telefon görüşmeleri dışında dosyada herhangi bir şey yok. Tutuklamaya dair itiraz ise 1 haftaya kadar sonuçlanacak” dedi.

Haber: Zerrin Sargut / MA

#Halise #Aksoy #İçerde #kitap #okuyup #başlarına #daha #çok #bela #olacağım

Ahmet Türk halka seslendi: Yeşil Sol Parti’nin amblemini ev ev dağıtın

Mersin Akdeniz’de binlerce kişinin katıldığı büro açılışında konuşan Kürt siyasetçi Ahmet Türk, yurttaşlara seçimlerde görev alma çağrısı yaptı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Mersin’in Akdeniz ilçesinde miting havasında seçim irtibat bürosu açtı.

Şevket Sümet Mahallesi’nde  binlerce yurttaşın katılımıyla gerçekleştirilen açılışa Yeşil Sol Parti milletvekili adayları, Kürt siyasetçi Ahmet Türk, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ) il ve ilçe yöneticileri katıldı.

Tecrit protesto edildi

Havanın kararmasıyla beraber yaktıkları meşaleler ve konfetiler geceyi aydınlatan gençler, hemen ardından bir binanın en üst katından PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecride vurgu yapan “Sayın Abdullah Öcalan’dan 26 aydır haber alınamıyor” pankartı açtı. Ardından alandaki binler hep bir ağızdan “Biji Serok Apo”, “Be serok jiiyan nabe”, “Selam, selam, İmralı’ya bin selam”, “Biji berxwedana zindanan ile “Jin, jiyan, azadi sloganları attı.

Ahmet Türk’e yoğun ilgi

Ahmet Türk’ün konuşma yapmak üzere sahneye gelmesiyle beraber alandaki on binlerce yurttaş, Türk’ü alkış ve havai fişeklerle karşıladı. Yurttaşları selamlayarak konuşmasına başlayan Türk, kendisine gösterilen yoğun ilgi karşısında memnuniyetini dile getirdi.

Halka çağrıda bulundu

Konuşmasının devamında 14 Mayıs seçimlerine değinen Türk, seçimlerin tarihi bir önem arz ettiğine dikkat çekerek, bu süreçte tüm Kürt halkının gönüllü olarak sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.

Türk şöyle devam etti: “Sizden ricam bu süreçte Yeşil Sol Parti’nin amblemini ev ev dağıtın. Eğer yanlışlıklar yaparsak, oyumuzu yanlış kullanırsak her yerde bir ilde bir milletvekilinin kaybına neden olabiliriz. Bu nedenle bu bizim için çok önemlidir. Aksi takdirde bu bizi küçültecek, onurumuzu zedeleyecek bir oy olacak.”

Türk, seçimlerde Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarına başarı dileklerinde bulunduktan sonra, halkı selamlayarak konuşmasını sonlandırdı.

MERSİN

 

.

#Ahmet #Türk #halka #seslendi #Yeşil #Sol #Partinin #amblemini #dağıtın

Hareketli seçmenler için çağrı: Oy kullanmayan kalmasın

Yeşil Sol Parti hareketli seçmenleri sandıklara ulaştırmak için kampanya düzenleniyor. Çalışma kapsamında Ege illerinde de komisyonlar kuruldu

Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlere 10 gün kaldı.

Seçimler için Hareketli Seçmen Komisyonu kuran Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), on binlerce seçmeni sandık bölgesine taşımak için çalışma başlattı.

Bu kapsamda il ve ilçelerde Hareketli Seçmen Komisyonları kuruldu. Seçmenler, oy kullanmak amacıyla kayıtlı olduğu illere gitmek için bu komisyonlara başvurabiliyor. Seçmenler, ayrıca partililerin il ve ilçe örgütlerinin sanal medya hesaplarında paylaştıkları telefon numaralarını arayarak da başvuru yapabiliyor.

Çalışma kapsamında Ege illerinde de komisyonlar kuruldu. Ege bölgesinde şimdiye kadar yüzlerce başvuru alan Yeşil Sol Parti, binlerce seçmeni sandık bölgesine götürmeyi amaçlıyor. Özellikle inşaat işçileri ve öğrencilerden yoğun başvuru yapıldığı öğrenildi.

Tüm masrafları karşılayacağız

Hareketli seçmene çağrıda bulunan Yıldız, “Bütün il ve ilçelerin iletişim bilgilerinin duyurusunu yaptık. Listeler hazırlanıyor. Bize başvuran yurttaşlarımızı oy kullanmak için bölgelerine götüreceğiz. Eğer dönmek isterlerse, aldığımız ile geri bırakacağız. Bütün ekonomik masrafları karşılayacağız. Bu anlamda yurttaşlarımız 10 Mayıs’a kadar bizlere başvurabilir. Bu seçimi halkımızın desteği ile kazanacağız. Bu iktidarı göndermek için hep birlikte çalışmalarımızı büyütelim” diye seslendi.

İZMİR

#Hareketli #seçmenler #için #çağrı #kullanmayan #kalmasın

Zorunlu başörtüsüne karşı çıkan sanatçılar ifadeye çağırıldı

İran’da zorunlu baş örtüsüne karşı çıkan 4’ü kadın 5 sinema sanatçısı ifadeye çağırıldı

Halk ayaklanmasının 8’inci aya girdiği İran ve Rojhilat’ta protestolar sürüyor. Portestolara karşı İran rejimi ise ayaklanmaları bastırmaya dönük işkenceden katletmeye, gözaltından tutuklamaya, öğrencileri zehirlemeye kadar birçok yöntem denemeye dvam ediyor.

Kadınlar hedefte

Özellikle kadınların hedef alındığı saldırılara kapsamında Tahran Savcılığı 5 sinema sanatçısı ayaklanmalara destek verdiği ve zorunlu başörtüsüne uymadığı gerekçeleri ile ifadeye çağrıldı.

Tehdit edildiler

Savcılık tarafından ifadeye çağırılan kadın sinema sanatçıları Katayoun Riahi, Pantea Bahram, Afsana Baygan, Fatemeh Motamed Arya ile sinema sanatçısı Rıza Kianyan, ayrıca tehdit edildiler.

Eylemlerin ilk gününden beri sinema sanatçıları aktif katılırken, dijital medya platformlarından başörtüsüz fotoğraflarını paylaşarak, çağrılar yapmışlardı. Çok sayıda sanatçıya dava açılmış ve tutuklanmıştı.

HABER MERKEZİ

#Zorunlu #başörtüsüne #karşı #çıkan #sanatçılar #ifadeye #çağırıldı

ESP ve SGDF’lilere yapılan operasyonda 7 kişi tutuklandı

30 Nisan’da gözaltına alınan 23 kişinden aralarında ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Müslüm Koyun ve gazeteci Nadiye Gürbüz’ün de bulunduğu 7 kişi tutuklandı

Seçime 10 gibi kısa bir süre kalırken, Sol, sosyalist, yurtseverlere gözaltı ve tutuklama operasyonları sürüyor. Amed ve Ankara merkezli operasyonların ardından İstanbul ve Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılıklarının yürüttüğü iki ayrı soruşturma kapsamında Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Partisi) Milletvekili adaylarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi 30 Nisan’da gözaltına alındı.

23 kişi alınmıştı

Baskında İstanbul adayı Burcu Ayyıldız, Eskişehir adayı Müslüm Koyun ve İzmir adayı Meryem Yıldırım, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Nadiye Gürbüz, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin de içinde yer aldığı 23 kişi gözaltına alınmıştı.

Kimyasal silah protestoları soruldu

Gözaltına alınanlar dün savcılıkta ifadeleri alınmak üzere İstanbul ve Eskişehir adliyelerine sevk edildi. İstanbul’da gözaltına alınanlar katıldıkları basın açıklamaları, yürüttükleri siyasi faaliyetler ve Türkiye’nin Zap, Avaşîn ve Metîna’ya yönelik saldırılarda kullandığı kimyasal silah sonucu HPG’lilerin katledilmesine tepki göstermek amacıyla yaptıkları açıklama ve eylemler suçlama konusu yapıldı.

7 kişiye tutuklama

Daha sonra savcılık, 13 isim hakkında tutuklama talep ederek, Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti. Hakimlik, Tümüklü, Gürbüz, Kalender Polat, Sinem Çelebi, Adnan Özcan, Selvinaz Göçmez hakkında tutuklama kararı verdi.

Milletvekili adayı da tutuklandı

Eskişehir soruşturmasında da benzer suçlamalar yöneltilirken, savcılıktan hakimliğe sevk edilenlerden Yeşil Sol Parti Eskişehir Milletvekili adayı Müslüm Koyun hakkında tutuklama kararı verildi.

Diğer isimler ise adli kontrol ve ev hapsi şeklindeki ceza uygulamalarıyla serbest bırakıldı.

İSTANBUL

#ESP #SGDFlilere #yapılan #operasyonda #kişi #tutuklandı

Yeşil Sol Parti seçimler için Hatay’a otobüsler kaldırıyor

Hatay’da seçim çalışmalarını sürdüren Yeşil Sol Parti, seçmenlere sandık bölgelerine gitmeleri için kendilerine başvuruda bulunmaları çağrısı yaptı

Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde ağır yıkımın yaşandığı Hatay’da, 1 milyon 62 bin 40 seçmen oy kullanacak. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), hareketli seçmenleri sandığa taşımak için çalışmalarını sürdürüyor.

Deprem sonrası Antalya, İzmir, Mersin, Adana, Ankara gibi kentlere giden seçmenleri başvuru yapmaya çağıran Yeşil Sol Parti’ye, şimdiye kadar en az 2 bin seçmen başvurdu.

Seçmenlere başvuru çağrısı

MA’dan Müjdat Can’a konuşan Yeşil Sol Parti Hatay İl Eş Sözcüsü Hasan Nurlu, hareketli seçmenlerle ilgili çalışmaların yoğun bir şekilde sürdüğünü belirterek, taleplerin ise arttığını söyledi. Türkiye’deki tüm yurttaşların gidiş-dönüş için partinin resmi web sayfasında yer alan numaralar üzerinden başvuruda bulunabilecekleri bilgisini paylaştı. Nurlu, seçmenlerin gidiş dönüş biletlerini sağlayacaklarını aktararak, bir oyun dahi önemine vurgu yaptı.

HATAY

#Yeşil #Sol #Parti #seçimler #için #Hataya #otobüsler #kaldırıyor

Yurt dışında oy kullanan seçmen sayısı 1 milyonu aştı

Yurt dışında 27 Nisan’da başlayan oy kullanma işlemlerinde şimdiye kadar 1 milyonu aşkın yurttaş oy kullandı

14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri için yurt dışında 27 Nisan’da başlayan oy verme işlemi sürüyor.

Buna göre, yurt dışında seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenlerden 1 milyon 7 bin 165’i oy kullandı. Gümrük kapılarında oy verme işlemi 14 Mayıs saat 17.00’de, yurt dışı temsilciliklerinde ise 9 Mayıs’ta sona erecek.

Yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı seçmenler, tatil günleri dahil 24 saat süreyle oy kullanılabiliyor. Yurt dışında 3 milyon 416 bin 98 seçmen oy kullanacak. Yurt dışında ilk kez oy kullanacak seçmen sayısı ise 277 bin 646.

Yeşil Sol Parti Yurt Dışı Seçim Koordinasyonu seçmenlere çağrıda bulunarak, sandık başlarına gitmelerini istedi.

HABER MERKEZİ

#Yurt #dışında #kullanan #seçmen #sayısı #milyonu #aştı

Amed’in Peyas ilçesinde Yeşil Sol şöleni

Yeşil Sol Parti Amed İl Örgütü, Amed’in Peyas (Kayapınar)ilçesinde şölen gerçekleştirdi. ‘Yeni Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz’ mesajı verildi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed İl Örgütü, seçim çalışmaları kapsamında Peyas (Kayapınar) ilçesine bağlı Diclekent seçim bürosunda şölen düzenledi. Şölene Amed vekil adayları ile il Eş Sözcüleri, Pınar Sakık Tekin, Abbas Şahin, Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Amed İl Eşbaşkanları, Tevgera Jınen Azad (TJA), Rosa Kadın Derneği, sivil toplum örgütleri ve yüzlerce kişi katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Milletvekili adayı Samet Mengüç, insanlık tarihinden beri burada var olduklarını söyleyerek, “Bu halkı ayakta tutan yegane şeyde bu kadim kültürün üzerinde yaşıyor olmasıdır. Bu kadim kültür iyilik taraftarlarıdır kötülüğü reddeder. Boyun eğmeyi reddeder. Onurlu yaşamı savunan bir duruştur. Bugünde böylesine tarihsel bir süreçten geçiyoruz. Yüzyıldır dili, kültür, eğitimi hakkından yoksun bırakıldı. Dili olmayan bir insan eğitim alamaz. Bunlar yüzyıldır yapılıyor. Buna rağmen bu halk onuruyla direnişiyle dimdik ayaktadır” diye konuştu.

‘Bunları seçimde sandığa gömeceğiz’

Mengüç, 21 yıldır iktidarda olan ve son 8 yıldır da oluşturduğu koalisyonla Kürt halkının kazanımlarını ortadan kaldırmayı hedeflediğini belirterek, “Asimilasyon ve inkar politikalarıyla bir yüzyılı daha götürmeye çalışan, ceberut bir iktidar var. Onun karşında da insanı, insanca yaşatan, yaşam hakkı, sağlık hakkı, barınma hakkı, beslenme hakkı, ekonomik kazanımlar hakkı, çalışma hakkı ve insanca yaşama haklarını savunan bir taraf var. O nedenle bu iki taraftan birini tercih etmekle karşı karşıyayız. Bu nedenle bunları seçimde sandığa gömeceğiz. Yeni Türkiye’yi hep birlikte inşa edeceğiz” dedi.

Ardından söz alan Yeşil Sol Parti Amed İl Eşbaşkanı Pınar Sakık Tekin, “Bizler 50 yıldır kadın öncülüğünde yürüttüğümüz mücadelemizle bugün, ‘Jin Jiyan Azadi’ kürdün sesiyle ışık oldu ses oldu. Bizim mücadelemiz sadece kürt halklarını aydınlatmadı. Kürt halklarıyla birlikte ortadoğu halkları, bütün Türkiye halklarını aydınlattı” şeklinde konuştu.

‘Biz o kalemleri yerde bırakmayız

Son günlerde yapılan siyasi soykırım operasyonlarına değinen Tekin, “Korktukları için basın emekçilerine avukatlarımızı, sanatçılarımızı tutukluyor. Ama unuttukları bir şey var. Biz o kalemleri yerde bırakmayız. Biz o cüppeleri boş bırakmayız, biz o tiyatro sahnelerini bırakmayız. Bizim 14 Mayıs’ta 3 görevimiz var. Vekil oyları Yeşil Sol Parti’ye, Cumhurbaşkanlığı oyları Kemal Kılıçlaroğlu’na ve son olarak da en önemli görevimiz kullandığımız oyların sandıklarına sahip çıkmalıyız. Hırsızı var, arsızı var. O yüzden sandıklarımıza sahip çıkıyoruz” ifadelerini kullandı.

Yapılan konuşmaların ardından buluşma Kürt sanatçı Dilbirîn Ezîz ve Ahmet Kaptan’ın seslendirdiği şarkılarla sona erdi.

AMED

#Amedin #Peyas #ilçesinde #Yeşil #Sol #şöleni

HDP PM üyesi Bağcık serbest bırakıldı

Amed’de gözaltına alınan HDP PM üyesi Mesut Bağcık ve Doktor Ronay Erdinç adli kontrolle serbest bırakıldı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 25 Nisan’da Amed merkezli 21 ilde yürütülen soruşturma kapsamında Amed’de Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclis üyesi Mesut Bağcık ve Doktor Ronay Erdinç gözaltına alıdı. Emniyet’teki ifade işlemleri ardında adliyeye sevk edildi. Savcılık tarafından Bağcık ve Erdinç’in ifadesi alındıktan sonra savcı “Örgüt üyeliği” iddiasıyla Erdinç hakkında tutuklama, Bağcık hakkında ise adli kontrol şartıyla Sulh Ceza Mahkemesine sevk etti. Mahkeme, Erdinç için hafta bir adli kontrol ve Bağcık için ise ayda bir adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında seçime sayılı günler kala açık tanık Ümit Akbıyık beyanlarıyla yapılan baskınlarda gözaltına alınan 144 kişiden 48’i tutuklanmış, 91’i serbest bırakılmıştı.

HABER MERKEZİ

#HDP #üyesi #Bağcık #serbest #bırakıldı

İnsanlar yalan değil çözüm istiyor

Yeşil Sol Parti’nin İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı oyuncu Kerem Fırtına gazetemize konuştu: Adalet diye sadece yasalardaki adaletten söz etmiyorum. Hakkaniyet duygusu kayboldu ülkede. Öfkelendiren bir şey bu ama öfkeli olmayalım demekle de olmaz. Öfkeli olmamak için hakkaniyetsizliği ortada kaldırmak gerek

Hüseyin Kalkan

Fırtına soyadı bizim için hiç yabancı değil. O soyadını, fırtına gibi hak savunucusu Leman Fırtına’dan dolayı bütün devrimciler bilir. Onu 8 yıl önce kaybettik. Eren Keskin 8. ölüm yıldönümü dolayısı ile bir yazı yazdı. (5 Nisan 2023 Yeni Yaşam) Leman ablayı yakında tanıyan Keskin’in güzel yazısı üzerine bir şey koymak mümkün değil. Şimdi onun torunu Kerem Fırtına, Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge’de milletvekili adayı. Fırtına ile adaylığını, seçim kampanyasını ve sahayı konuştuk. Söyleşimize doğal olarak Leman ablayı konuşarak başladık.

  • Leman Fırtına ile aynı evde büyümeniz sizi nasıl etkiledi?

Babaannemle olmayı çok severdim. Birlikte çok zaman geçirdik. Zaten belli bir yaşa kadar biz ailecek babaannemin evinde kaldık. Biz, amcalarım, üç aile aynı evde yaşadık. Doğan amcamı bilirsiniz, Doğan Fırtına’yı. Yaşım çok küçüktü tabii. Ama bendeki izlenimi çok cesur, çok dirençli, çok mücadeleci, çok kavgacı bulurdum babaannemi. Dışarda sistemle, evde televizyona çıkan politikacılarla. Onlara cevap yetiştirir ve yüksek sesle eleştirirdi. Hep öyle özledim onu. Çok cesur bulurdum. Öykünmüşümdür mutlaka. Çok kalben bağlıydım. Küçükken konuları anlamaya çalışırdım. Hep ‘sonra’ derlerdi bana. Hiç anlatmaya çalışmadılar. Büyüdükçe anladım gerçekte. Onların yolununun çok onurlu bir yol olduğunu anladım.

  • Siyasete girmenizde insan hakları konusunda duyarlı bir ortamda büyümenizin ne kadar etkisi var?

Bunun ne kadar etkisi var bilemem. Ama benim için hayatın kendisi bizzat siyasettir. Hep böyle baktım. Dolayısı ile siyasete girdiğim bir yaş, girdiğim bir olay diye bir şey söyleyemem. Zaten siyasetin içine doğdum. Hayatı zaten siyaset olarak gören biriyim ve zaman içerisinde daha aktif rol almaya başladım. Bu benden ziyade içinde yaşadığımız ülkenin durumu ile bağlantılı. Ülkemizdeki koşullar özgürlükler ve demokrasi alanında her gün daha geri gidince, bizim gibi insanlara da siyasette daha ileri gitmek düştü. Benim için içgüdüsel bir durum.

  • Seçimlere gelirsek, kampanya nasıl gidiyor?

Çok canlı ve heyecanlı. Seçim bürosu açılışlarına gidiyoruz. Seçim bürosu açılışları gerçekten mitinge dönüşüyor. Yeni seçmen sayısı yüksek. Buralarda çok büyük bir coşku ile karşılaşıyoruz. İnsanlar baskının, zulmün farkında. İnsanlar insan haklarına, en temel değerlerine susamış vaziyette. Bu, insanların Yeşil Sol Parti ile büyük bir coşkuyla buluşmasına neden oluyor. İnsanlar ezberden sıkıldılar. Yalandan dolandan sıkıldılar. Sorunların çözümüne odaklanan bir siyaset istiyorlar. Sorunların etrafından dolanılmasını istemiyorlar. Yeşil Sol Parti’ye bağlanmış büyük bir umut var, Yeşil Sol Parti’den büyük beklentiler var. Bu, seçim kampanyalarına da yansıyor.

  • Halklarla buluşmalarda ilginç olaylarla karşılaşıyor musunuz?

İnsanlarda onları hayal kırıklığına uğratacağıma dair endişeler vardı. Ya da mevziyi terk edeceğime dair endişeler… Yeşil Sol Parti seçmeni veya Kürt tabanı hayal kırıklığına uğramak istemiyor. Bunu çok net, doğrudan söylüyorlar. Geçen dönem yaşanan bazı gelişmeler böyle bir endişeye neden olmuş.

Kampanya sürecinde en çok hissettiğim şey, sevgi, ilgi ve merak dışında, benimle ilgili hayal kırıklığı endişesinin (vekil seçilirsem Yeşil Sol Parti’den ayrılır mıyım endişesi) yavaş yavaş yerini güvene bırakmasıdır. Beni daha yakından tanıma fırsatı buldukça, daha yakınlaştıkça, ben de kendimi daha iyi ifade etmeye başladıkça, bu endişenin güvene, sevince, gülümsemeye, morale dönüştüğünü görebiliyorum. Sanırım şimdiye kadar üç tane büro açılışına katıldım. Mahalle sakinleri ile buluşuyoruz. Yöre dernekleri ile buluşuyoruz. Geçmiş döneme dair sorunları ve şikâyetleri dinliyoruz. Gelecek döneme dair talep ve beklentiler üzerine konuşuyoruz.

  • Kampanya sırasında hangi talepler daha çok ön plana çıkıyor?

Eşit yurttaşlık. Demokrasi. Katılımcı demokrasi. Eşitlik, adalet. Adaleti hakkaniyet olarak diye de açabilirim. Adalet diye sadece yasalardaki adaletten söz etmiyorum. Hakkaniyet duygusu kayboldu ülkede. Bunun tekrar tesis edilmesi gerekiyor. Bu kırıcı bir şey çünkü. İnsanı kıran bir şey hakkaniyetsizlik. Öfkelendiren bir şey. Biz öfke olsun istemiyoruz ama öfkeli olmayalım demekle olmaz. Öfkeli olmamak için hakkaniyetsizliği ortada kaldırmak lazım ki, dönüp sen neden öfkelisin diyebilesin.

  • Bu ilginç. Hayat pahalılığına dair şikâyetlerin önplana çıkması beklenirken, özgürlük ve demokrasi taleplerini dillendirilmesi.

Belki yaşanan ekonomik sıkıntıların gündemden düşmesi için baskı ve zulmün arttığını düşünüyorum. O kadar bir tekçi zihniyet hapsediyor ki, sen nefes almanın peşinde koşarken, kuru soğanın fiyatını unut istiyorlar

İnsanların yaşadığı ekonomik sıkıntıyla, özgürlük sıkıntısı birbiri ile yarışır hale geldi. O kadar ağır bir baskı var ki AKP-MHP iktidarında, her türlü özgürlüğe her türlü çoğulculuğa karşı. Tek tip düşünmeni istiyor. Bu belli. Hatta belki yaşanan ekonomik sıkıntıların gündemden düşmesi için baskı ve zulmün arttırıldığını düşünüyorum. Sizi o kadar bir tekçi zihniyet hapsediyor ki, sen nefes almanın peşinde koşarken kuru soğanın fiyatını unut istiyorlar belki de.

  • Yeşil Sol Parti’nin Meclis’e güçlü bir şekilde girmesi neden önemli?

Her şeyden önce bu, demokrasi, özgürlük, çoğulculuk, ekolojik bir düzen için önemli. Eşit yurttaşlık için önemli. Eşit yurttaşlık derken, sadece etnik kimlik üzerinden tarif etmiyorum. Her türlü inanç, mezhebin eşitliğinden söz ediyorum. Bütün bunlar için en ciddi çalışmayı yapan Yeşil Sol Parti. Bizi artık temsili demokrasi karşılamıyor. 2023 yılındayız, halkın kendi yaşamına etki eden olaylara direk katılabildiği, söz sahibi olabildiği bir sisteme geçiş ihtiyacı var. Mutlak güçlerle donatılmış bir merkeziyetçi yönetimin, mozaik dediğimiz bir ülkede ihtiyaca cevap veremediği açık. Söylem olarak mozaik bir ülke olduğumuzu söylemekten gurur duyuyoruz. Mozaik, farklı renkteki parçaların birbirine yapıştırılması ile oluşturulan bütündür. Kelimenin anlamına göre davransak iş çözülecek zaten. Mozaik ülke olmakla övünüyorsun, olsan zaten sorun çözülecek. Adı üzerinde farklı renklerden oluşan bir bütün. Tamam işte, farklı renklerin hakkını tanısan, onların farklı renk olduğunu kabul etsen, sorun çözülür. Ama herkesin rengini Ankara’nın rengine boyamaya çalışıyorsun. Mozaik mi oluyor öyle? Olmuyor. Tek renk oluyor.

  • Kemal Kılıçdaroğlu, Kürt sorununun Meclis’te çözülebileceğini söyledi. Size göre bunun için ne gibi adımlar atılmalıdır?

Her şeyden önce diyalog kurmak lazım. O parlamentoya giren hiçbir siyasetçinin artık çözüme ihtiyaç duyulan konularda, “Ben konuşmam, ben o kişi ile masaya oturmam” deme hakkı yok. Her birimizin birlikte masaya oturmak istemediği insan çok ama siyasetçinin görevi uzlaşmaktır. Meclis muhabbet değil sorunların çözüm yeridir. Kutsal değildir. O kadar kutsalla zaten hareket edemezsin. Hareket etmezsen de ilerleyemezsin. Herkes geçmişten getirdiği ezberleri gözden geçirmek durumunda. Otuz sene önceden getirdiğin cümleler bugüne uyuyor mu? Ülkenin canlı bir organizma gibi ilerlemesi gerekiyor. İlerliyor. Senin otuz sene önceki cümlelerinle ilerleyemez. Sen ilerleyeceksin ki ülke ilerlesin, sen değişeceksin ki ülke değişsin. Bugüne kadar söylediğin şeyler bir işe yaramadıysa, bir zahmet söylediğin şeyleri gözden geçireceksin. Hepimize düşen görev bu. Hepimiz getirdiklerimizi, biriktirdiklerimizi, söylemlerimizi önümüze koyup bu memleketin yararına, bu toplumun yararına gözden geçirmek zorundayız. Çoğulculuk bunu gerektirir. Her bir ses ne diyor kulak vermek durumundayız. Sonra da bir genel uzlaşı cümlesi kurmalıyız. Bir arayıştır siyaset. Parlamento sorunların üstünü kapatma yeri değildir. Çözüm arayışı yeridir. Elbette parlamentoda çözülmek zorunda. Sırrı abi (Süreyya Önder) bu konuda özeleştiri yaptı bir söyleşisinde. “Çözüm sürecini topluma yayamadık” dedi. Şimdi elimizde böyle bir deneyim de var. Zaten HDP’nin en sevdiğim özelliklerinden biri de özeleştiri yapıyor olması, bu şekilde ilerliyor olmasıdır. Biz ileri götürecek olan da budur. Bunu bir zahmet ülkedeki herkes söyleyebilse neyi değiştirebileceğimizi de görürüz.

  • Erdoğan, sanatta iktidar olamadık demişti bir seferinde.

Sanat devletin gölgesinde olmaz. Erdoğan’ın yerine başkası olsa da olmaz. Sanatın özgür olması için sanatçının özgür olması gerek. Maddi kaynaklar bakımında da özgür olması gerekir, kimseye bağlı olmaması gerekir

Siparişle sanat olmaz. Erdoğan’ın söylediği zaten bir itiraftır. Hatta bir tespit bile olabilir. Sanat devletin gölgesinde olmaz. Tayyip Erdoğan’ın yerine başkası olsa da olmaz. Hiç fark etmez. Sanatın özgür olması için sanatçının özgür olması gerek. Sadece siyasi özgürlükler yetmez, sanatçının maddi kaynaklar bakımından da özgür olması gerekir, kimseye bağlı olmaması gerekir. Bu yine bizim partimizin programında yer alan madde. Bir özgür sanat kurulunun oluşması ve sanatçıya destek için özel kaynaklı bütçelerin oluşturulması programlandı. Başka türlü özgür sanatın olması mümkün değil. Sen Kültür Bakanlığı’na bağlı kal, onun vereceği paraya bağlı kal, sonra da özgür sanat yap. Bu mümkün değil.

  • Kendine bir soru sorsan ne sorardın ve ne cevap verirdin?

Neyin acil olduğunu sorardım… Acil olan insanların çekinmeden, korkmadan her şeyi tartışabilmesidir. Biz sorunlara çözüm arıyoruz. Hepimiz, her birimiz. Ama sorunlara çözüm bulabilmek için gerekli olan giriş kısmı şu an bizde iptal edilmiş durumda. Tartışma, müzakere etme yok. Burası kapalıyken hiçbir şeye çözüm bulamazsınız. Sıkıldım bundan. Bir konuşmanın nesi tedirgin edici olabilir? Bir düşüncenin nesi korkutucu olabilir? Varsa bir sözün sen de söylersin. Artık bu korku ikliminden sıkıldım. İnsanların gözlerinin önündeki şeyleri görmezden gelmesi üzüyor. Hayal kırıklığı yaratıyor. Her baskıya aynı tepkiyi veriyor muyuz? Vermiyoruz. Hakkaniyet ve adalet bekliyoruz da, biz vicdanen öyle davranıyor muyuz? O yüzden diyorum. Bize rağmen olmuyor. Bizimle oluyor.

Gözaltılar seçim için

Kerem Fırtına ile söyleşimizi tam Kürtlere yönelik büyük gözaltı ve tutuklama operasyonunun ertesi günü yapıyoruz. Fırtına, bunun seçime bir müdahale olduğunu söylüyor. AKP-MHP İktidarının yapacak bir şeyi kalmadığını, hiçbir soruna çözüm öneremediğini belirtiyor ve şunları ekliyor:

“Seçim arifesinde AKP-MHP iktidarının pek yapacak bir şeyi kalmadı. Ne ekonomik sıkıntılarla ilgili sorulara cevap verebiliyorlar, ne anti-demokratik uygulamalarla ilgili sorulara cevap verebiliyorlar. Halka vaat edebilecekleri herhangi bir şey de kalmadı. Yapacak bir şey kalmayınca kendi seçim propagandalarını bu düzleme kurdukları anlaşılıyor. Benim anladığım bu. Bu korku ikliminde, bu kutuplaştırma ikliminde ısrar ediyorlar. Yine en kolay saldırdıkları yere saldırarak bir seçim kampanyası sürdürmek istiyorlar. Bunu AKP-MHP iktidarının seçim çalışması olarak görüyorum. Yeşil Sol Parti kadrolarının, seçim çalışmalarındaki örgütlülüğü, seçim güvenliğindeki örgütlülüğü, çalışkanlığı, tecrübesi herkesin malumu. Bu kadroları tutuklayarak, cezaevlerine koyarak burada bir boşluk yaratmak istiyorlar. Ama bu boşuna bir çabadır. Bu kadroların bu sıkıntıları aşma deneyimi de var.”

#İnsanlar #yalan #değil #çözüm #istiyor