Ana Sayfa Blog Sayfa 518

İtalyan akademisyen Forgia: Barış isteniyorsa Abdullah Öcalan ile görüşülmeli

Tecride vurgu yapan İtalyan akademisyen Enrico Maria la Forgia, Abdullah Öcalan’ın durumunun Türkiye’deki insan hakları ve ifade özgürlüğünün geldiği hali ortaya koyduğunu ifade etti

İmralı tecridine karşı harekete geçen siyasetçi, aydın, yazar, hukukçu ve gazetecilerin aralarında bulunduğu 7 ülkeden 36 kişiden oluşan Tecride Karşı Uluslararası Delegasyon, 24-29 Ocak tarihlerinde İstanbul, Ankara ve Amed’de siyasi partiler, barolar ve sivil toplum örgütleriyle görüştü. Delegasyon, yaptığı görüşmelerin ardından İmralı tecridine dair rapor açıkladı.

MA’dan Ergin Çağlar’a konuşan İtalyan akademisyen ve gazeteci Enrico Maria la Forgia, delegasyonun İmralı tecridine karşı girişimleri ve çalışmalarını değerlendirdi.

Tüm Türkiye’ye yayıldı

Türkiye’deki temaslarında edindikleri gözlemler sonucunda Abdullah Öcalan’ın durumunun insan hakları, hapis cezaları, ifade özgürlüğü ve siyasi faaliyetlerin durumunu temsil ettiğini gözlemlediklerini kaydeden Forgia, özellikle İmralı’da insanlık dışı uygulamaların olduğunu ve bu uygulamaların ülkedeki tüm cezaevlerine sirayet ettiğini belirtti.

Şantaj aracı

Kürt halkının lider olarak tanımladığı Abdullah Öcalan’ın Kürt hareketiyle temasını engellemek için iktidarın tecrit politikalarını zorunlu kıldığına işaret eden Forgia, Abdullah Öcalan’ın tecrit edilmesinin ülkede çatışma ve savaş politikalarıyla da paralel bir düzeyde seyretmesine neden olduğunun altını çizdi. Forgia, tecridin bugün hem bölge halklarına hem de PKK’ye şantaj olarak kullanıldığını söyledi.

Barış için Öcalan ile görüşülmeli

PKK Liderinin tüm ezilen Ortadoğu halklarının sorunlarına radikal bir çözüm önerdiğini, yine Abdullah Öcalan’ın özellikle Kürt sorununun çözümü için pek çok kez girişimlerde bulunduğunu hatırlatan Forgie, “Şaşırtıcı bir şekilde, hemen hemen hepsini İmralı’dayken yaptı. Bunun, geçici de olsa barış süreci üzerinde makul bir etkisi oldu. Hiç şüphesiz Öcalan halen partinin lideri ve barış sürecinin temel aktörüdür. Ankara, PKK ile bir barış anlaşmasına varmak istiyorsa, bunu partinin başkanı ve Kürt kamuoyunu en iyi temsil eden kişiyle müzakere etmek zorundadır” dedi.

Abdullah Öcalan’ın misyonuna değinen Forgie, şöyle devam etti: “Öcalan’ın siyasi düşüncesi, sosyalizme giden son yolu temsil etmektedir. Çalışmalarında büyüleyici bulduğum şey, yalnızca Güney-Batı Asya’da geliştirilen ve böyle bir bölgeye uygulanmak üzere geliştirilen sosyalizme felsefi bir yaklaşım olması değil, aynı zamanda Batı ve Doğu’nun solcuların teorilerini birleşmesini de temsil etmesidir. Öcalan’ın düşüncesi radikaldir ve toplumsal cinsiyet eşitliğini, çok kültürlülüğü ve ekolojiyi birbiriyle bağlantılı olarak; tıpkı Rojava paradigmasında olduğu gibi siyasi kurumların gelişiminin temeli olarak görür”

CPT raporu

Abdullah Öcalan ve İmralı’da bulunan diğer tutuklular için Türkiye’ye Eylül 2022’de ziyarette bulunan Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT) Avrupa’ya hitap eden bir dayanışma yetkisine sahip olduğunu hatırlatan Forgia, “Avrupa ülkeleri ve kurumları, Türkiye’nin ticaret ve göç konularından dolayı sessiz kalıyor. Dolayısıyla Öcalan gibi hassas konularda kamuoyu önünde tavır almaktan kaçınıyorlar. CPT’nin son raporu yayınlamaktan kaçınmasının birçok nedeni olabilir: Ya Ankara ya da Brüksel komiteye baskı yaptı, ya Öcalan’ın sağlık durumunun tahmin edilenden daha kötü olduğunu anladı ve bu Türk hükümeti veya Türkiye Cumhuriyeti içindeki olası gerilimlere neden olmasından dolayı yaymaktan kaçınıldı. Ancak kesin olarak bilinen bir şey yok ve bunlar sadece uluslararası örgütün davranışını açıklayabilecek bazı varsayımlardır” dedi.

Çalışmaya devam ediyoruz

Delegasyonun çalışmalarına değinen Forgia, İtalya’ya döner dönmez mevcut durumu ülkedeki gazetelerle, radyolarla yaymayı başardıklarını aktardı. Yine ülkede tecride dair sivil toplum örgütleriyle beraber “Mahpusların Hakları ve Koşulları” konulu etkinlikler düzenlediklerini ifade eden Forgia, 25 Mart tarihinde yayınladıkları raporun basında daha fazla yer alması için de çalışmaya devam ettiklerini belirtti.

İSTANBUL

#İtalyan #akademisyen #Forgia #Barış #isteniyorsa #Abdullah #Öcalan #ile #görüşülmeli

Poyraz ailesi Yeşil Sol Parti için seçim çalışmalarında: Hesap sormak için oy verin

Seçim çalışmalarına destek veren Deniz Poyraz’ın anne ve babası, Yeşil Sol Parti’ye destek çağrısında bulunarak ‘Kadın katillerinden hesap sorma zamanı’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimleri için çalışmalarını sürdürüyor.

Çalışmalarda Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasında 17 Haziran 2021’de katledilen Deniz Poyraz’ın annesi Fehime ve babası Abdullilah Poyraz da yer alıyor.

Konak ilçesindeki seçim çalışmalarında aktif yer alan Poyraz ailesi, İzmir’den en az 4 vekil çıkarılması için gece gündüz çalışıyor.

MA’tan Tolga Güney ve Semra Turan’a konuşan aile adalet için Yeşil Sol Parti’ye oy verme çağrısında bulundu.

Savaşa karşıyız

Baba Abdullilah Poyraz, 14 Mayıs’ın halkların bir arada barış içerisinde yaşama iradesini ortaya çıkartacak önemli bir seçim olduğunu söyleyerek, çalışmalarda yer almasının nedenini, “Bu seçimin barışa, kardeşliğe, savaşın son bulmasına neden olmasını temenni ediyorum. Savaşa karşıyız, hiçbir annenin artık gözyaşı dökmesini istemiyoruz” şeklinde anlattı.

Katledilen insanların hesabı sorulacak

Yeşil Sol Parti’nin ezilen tüm halkların partisi olduğunu vurgulayan Poyraz, “Yeşil Sol Parti ile katledilen Özgecan Aslan, Berkin Elvan, kızım Deniz’in hesabını soracağız. Kazandığımız takdirde hesap verecekler” ifadelerini kullandı.

Birlik olup kazanalım

Anne Fehime Poyraz da seçimin önemli olduğunu vurgulayarak, “Kürt halkı ve ezilen tüm halkların iradesinin tanınması ve özgürce bu ülkede yaşamaları için önemlidir. Ne zamana kadar halkları ezecekler? Kürt, Arap, Çerkes, Alevi, Ermeni tüm halklar bu zulme karşı durmak için birlik olmalı ve seçimlerde kazanmalıdır. Bu seçim halkların için bir fırsattır. Fırsatı iyi değerlendirelim. Çalışmalarımızı büyütelim” diye seslendi.

Kadın katliamları son bulsun

Poyraz, kızı Deniz’in Kürt kimliği ve iktidara boyun eğmediği için katledildiğini dile getirerek, şunları söyledi: “Sadece tetikçi Onur Gencer değil, arkasındaki tüm güçlerin açığa çıkartılmasını ve hesap sorulmasını istiyorum. Deniz katledilmeseydi, bugün seçim çalışmalarında birlikte yer alıyor olurduk. Deniz katledildiğinde kadın katliamları son olsun dedim. Ama ondan sonra yüzlerce kadın katledildi. Kadınlar üzerindeki zulüm ve baskının son bulması için katillere geçit vermeyelim. Bu seçim kadınların seçimidir. O yüzden ben özelikle kadınlara çağrı yapmak istiyorum, katledilen tüm kadınların hesabını sormak için oylarını Yeşil Sol Parti’ye vermelerini istiyorum. Zaman kadın katillerinden hesap sorma zamanıdır. Zaman bizim zamanımızdır” diye konuştu.

İZMİR

#Poyraz #ailesi #Yeşil #Sol #Parti #için #seçim #çalışmalarında #Hesap #sormak #için #verin

Seçim Güvenliği Platformu’ndan ‘müşahit ol’ çağrısı

Seçim Güvenliği Platformu herkesi 14 Mayıs seçimleri için müşahit olmaya çağırdı

10 gün kala Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimler için Seçim Güvenliği Platformu, herkesi müşahit olmaya çağırdı.

Platform sanal medya hesabı Twitter üzerinden #SeçimBizimGelecekBizim hastagıyla yaptığı paylaşımda, sinema ve tiyatro oyuncularının “Müşahit olmaya, oylar sayılırken sandık başına!” çağrısına yer verildi.

HABER MERKEZİ

#Seçim #Güvenliği #Platformundan #müşahit #çağrısı

Yeşil Sol’un Rize adayı Ayşe Lokumcu: Herkes elini taşın altına koysun

Yeşil Sol Parti’nin Rize adayı Ayşe Lokumcu adaylığında HDP’nin abisinin dava sürecinde gösterdiği dayanışmanın etkisi olduğunu vurguladı ve ‘Bu faşist düzenden birileri kurtarsın diye beklemeyelim. Herkes elini taşın altına koysun’ çağrısı yaptı

Kurdistan ve Türkiye kentlerinde 14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için halklar sandık başına gitmeye hazırlanırken, partiler de çalışmalarına devam ediyor. Özellikle kadınların iktidarın saldırılarına karşı önem atfettiği 2023 seçimleri için partilerin kadın adayları da sahada çalışmaya devam ediyor.

Karadeniz’de kadın adaylar öncü

270 kadın sayısı ile yüzde 45 oranında kadın milletvekili temsili oluşturan Yeşil Sol Parti, diğer partiler arasında dikkat çekerken, çalışmalarda özellikle kadınlar yer alıyor. Bu amaçla AKP-MHP iktidarının rant uğruna Hidroelektrik Santral (HES) projeleri, termik santrallerle büyük bir ekolojik yıkım yarattığı Karadeniz bölgesi de ilk defa kadın aday göstermesi açısından önemli bir yere sahip.

Kürt işçi dövülünce fikrim değişti

Babasının Demokrat Parti’nin (DP) il delegesi olduğu yıllarda kendisinin de bu görüşten etkilendiğini ancak lise yıllarında görüşlerinin değişmeye başladığını söyleyen Yeşil Sol Parti Rize milletvekili adayı Ayşe Bekar Lokumcu, “Telefon kulübesinde bir Kürt işçi ailesiyle telefonda konuşuyordu. Onu Kürtçe konuştuğu için 3 adam öldüresiye dövdü. Sizin milliyetçiliğiniz batsın dedim” sözleriyle yaşadığı değişimi anlattı.

Abimi paylaştım diye ceza verdiler

Artvin’in Hopa ilçesinde 2011 Genel Seçimlerine yönelik dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın 31 Mayıs tarihli mitingi öncesinde protesto eylemlerinde polisin sıktığı biber gazı ile fenalaşarak yaşamını yitiren Metin Lokumcu’nun kardeşi olan Ayşe Lokumcu, “Abimle ilgili paylaşımlarda bulundum. Bunların içinden iki tane karikatür seçmişler, bunun için dava açıldı. Bu paylaşımlardan dolayı sözde şikayette bulunulmuş ama hiç inanmıyorum. Daha sonra bana bundan dolayı 11 ay ceza verdiler. Ya bu cezayı yatacağımı ya da devletin öngördüğü bir yerde çalışacağımı söylediler. Ben de kabul etmedim. Daha sonra beş yıl başka bir suç işlememek kaydıyla cezalandırıldım” sözlerini kullandı.

İktidarın hukuksuz politikalarına karşı abisi katledildiğinde Kurdistan başta olmak üzere birçok kentte dayanışma eylemleri gerçekleştirildiğini belirten Lokumcu, abisinin adalet mücadelesini sürdürmeye devam ediyor.

Herkes elini taşın altına soktu

Türkiye’de daha önce hiç kadın aday gösterilmeyen kentlerden biri olan Rize’den Yeşil Sol Parti’nin birinci sıra milletvekili adayı olduğunu paylaşan Lokumcu, adaylığında Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) abisinin dava sürecinde gösterdiği dayanışmanın etkisi olduğunu vurguladı.

Lokumcu, “Kadınların çoğunluk olması benim için çok etkili oldu. Toplumsal barışın sağlanmasını istiyorum, Yeşil Sol da bunu sunuyor. Abim herkesin sesiydi” dedi.

Çay üreticisi olduğunun bilgisini veren Lokumcu, “Buna ve doğaya dair sorunları çözmek için aday oldum. AKP’yi biz kadınlar getirmedik ama biz kadınlar göndereceğiz. Bu faşist düzenden birileri kurtarsın diye beklemeyelim. Herkes elini taşın altına koysun. Ülkeye barışı getirecek olanlar kadınlardır” mesajını verdi.

HADEP’ten beri çalışmalarda

Lise yıllarında başlayan ve daha sonra 1994’te kurulan Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) ile mücadelesini sürdüren Yeşil Sol Parti Artvin milletvekili adayı Fulden Şahin de, Yeşil Sol’un kadın eşitliğini savunan bir parti olduğunu vurgulayarak, “Etrafımızda hukuksuzluk, sömürü gerçekleşiyor. Alım gücümüz düşüyor, doğa tahribi yaşanıyor, çocuk istismarı arttı ve son olarak depremde yaşadıklarımızın da sonucunda mücadelemi bu çatı altında birleştirmeye karar verdim” dedi.

Kadın adayların olması önemli

Artvin’de kadın vekil adayı olarak birinci sıradan gösterilmesinin önemli bir adım olduğuna dikkat çeken Şahin, “Köklü partilerde kadınlar ve gençler büyük bir çaba harcıyor ama bir yere getirilmiyorlar, sözleri dinlenmiyor. Bu açıdan her alandan kadın benim aday olmamı çok olumlu yorumladı. Seçilmesem bile mücadeleye çok katkısı oldu” sözleriyle bölgedeki kadınlar tarafından sahiplenildiğini aktardı.

Yeşil Sol Parti etrafında toplanalım

Yeşil Sol Parti’nin AKP-MHP iktidarının yaşamın her alanında yarattığı sorunlara dair çözüm üretme gücünün ve vaadinin olduğunun altını çizen Şahin, “Mesele sadece Erdoğan’ın gitmesi değil. Onunla birlikte oluşan bu sistemin de ortadan kalkması gerekiyor. Değişen sistemin devamlılığı, biz kadınların öncülüğünde gelişmesini sağlamamız için Yeşil Sol Parti etrafında toplanmalıyız. Eşit ve özgür bir toplum için daha çok kadın daha çok yaşam” sözleriyle halklara seslendi.

Haber: Rozerin Gültekin / JINNEWS

 

#Yeşil #Solun #Rize #adayı #Ayşe #Lokumcu #Herkes #elini #taşın #altına #koysun

Halise Aksoy: İçerde kitap okuyup başlarına daha çok bela olacağım

Oğlunun cenazesini kargoyla teslim alarak hafızlara kazınan ve 28 Nisan’da tutuklanan Halise Aksoy’un evi yakıldı, defalarca gözaltına alındı, oğlu Agit İpek işkence gördü ama o mücadelesinden vazgeçmedi. Aksoy, ‘Cezaevinde kitap okuyup başlarına daha çok bela olacağım’ diyor

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Amed merkezli 21 kentte yürütülen soruşturma kapsamında, gazeteci, avukat, sanatçı ve siyasetçilerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi gözaltına alınarak, “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı.

25 Nisan’da yapılan operasyonlarda tutuklanan isimlerden biri de oğlu HPG’li Agit İpek’in kemiklerinin kendisine bir kutu içinde kargoyla gönderilen Halise Aksoy.

Halise Aksoy’un dizlerinin üzerine koyduğu ve içinde oğlunun kemiklerinin olduğu kutuyu tutuğu fotoğraf gündemde uzun süre tartışılmış ve biz cenazeyi kargo içinde gönderen iktidar tepki çekmişti.

Halise Aksoy, 25 Nian’da kızı Mizgin Karataş, 4 yaşındaki torunu Çiya ve damadı Harun Karataş ile birlikte gözaltına alınmıştı. Bir gün sonra Çiya bir akrabasına teslim edilirken, 3 günlük gözaltının ardından Aksoy, kızı Mizgin ve damadı Diyarbakır Adliyesi’ne getirildi. Harun Karataş adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Aksoy ve kızı Mizgin tutuklandı.

Halise Aksoy’un da her Kürt kadının olduğu gibi, onu cezaevi kapılarının ardına gönderen bir direniş hikayesi var.

Zorunlu göç

Mêrdîn’in Artuklu ilçesi Tizyan (Elmabahçe) köyünde 9 nüfuslu bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Halise Aksoy, 11 yaşına geldiğinde kendisinden 15 yaş büyük dayısının oğlu ile evlendirilir ve dördü kız, dördü erkek olmak üzere 8 çocuğu olur. Devlet baskısıyla erken tanışan Aksoy’un ailesine koruculuk dayatılır, baskılar sonucu çocuklarını da yanına alarak 1993 yılında Amed’e taşınır, köydeki evi ise askerlerce yakılır.

Agit İpek defalarca işkence görmüş

1996’da İstanbul’a göç etmek zorunda kalan Aksoy’un çocukları, burada kimliklerinden kaynaklı sık sık polislerce baskılara maruz kalır. Bunun üzerine İstanbul’un başka bir semtine taşınan aile, devlet baskılarından kurtulamaz.

Oğlu Agit, çocuk yaşına rağmen defalarca gözaltına alınır, işkence görür. 2010 yılında henüz 15 yaşındayken evden çıkar, bir daha da geri dönmez. En küçük kızı olan Şinda da çocuk yaşına rağmen Kürtlere yapılan zulme tanıklık eder ve ağabeyi gibi bir süre sonra yüzünü dağlara döner.

Oğlunun kemiklerini bir kutuda verdiler

Tekrar Amed’e yerleşen Aksoy’a yönelik baskılar son bulmaz. Aksoy’un oğlu Agit, 2017 yılında yaşamını yitirir. Aksoy, oğlunun cenazesini alabilmek için önce Dersim’e, sonra Meletî’ye, oradan da İstanbul’a ve tekrar Dersim’e gider, ancak tüm girişimleri sonuçsuz kalır. Yıllarca oğlunun cenazesini arayan Aksoy’a, 10 Nisan 2020’de Agit’in kemikleri bir kutuda kargoyla gönderilir.

Ev baskınları son bulmadı

Kamuoyunda büyük tepkilere neden olan kucağında oğlunun kemiklerinin olduğu o fotoğraf hafızalara kazınırken, Halise Aksoy’un evi 24 Aralık 2020’de basılır, dağıtılan evde çocuklarına ait fotoğraflara el konulur. Daha sonra 4 Mart 2022’de ve hemen ardından 18 Mayıs 2022’de Aksoy darp edilerek gözaltına alınır ve daha sonra serbest bırakılır.

Halise Aksoy en son 25 Nisan’da yapılan basın sonrası kızı Mizgin ile tutuklanarak Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderilir.

4 yaşındaki oğlu Çiya ile yalnız kalan Harun Karataş (37), Halise Aksoy’un cezaevinden “Bunlara boyun eğmeyin” mesajını iletti ve neden hedef alındıklarını söyledi.

‘Devletin hukuksuzluğuna yabancı değiliz’ diyen Harun Karataş, oğlu Çiya’nın sürekli annesini sorduğunu belirtti ve “Ben de 3,5 yaşındayken babam Kürt özgürlük mücadelesine katıldı. Oğlumun psikolojini kendimden biliyorum. Çiya’da kendimi görüyorum. Babam giderken, Çiya’dan küçüktüm. O zaman dayandım bu yaşlara kadar, fakat Çiya annesizliğe dayanamaz. Çiya, Halise ana gözaltı aracına bindirilirken gördü. Kendine araştırmacı, yazar, devrimci diyen herkese söylüyorum. Bu çocukların psikolojisini anlayın artık” diye konuştu.

Çiya da cezaevine girecek

Halise anaya, eşi Mizgin’e ve oğlu Çiya’ya bakmak için çalışması gerektiğini belirten Karataş, “Çiya annesiz durmuyor. Üstelik ben çalışıyorum. Oğlumu annesinin yanına göndermek zorunda kalacağım. Dilekçe verdikten sonra Çiya’yı göndereceğim” ifadelerini kullandı.

Karataş, son olarak “Halise ana tutuklanınca kızına verdiği mesajında ‘Bunlara boyun eğmeyin’ diyor. Cezaevinde bu şekilde direneceğini söylüyor. Bu dışarıda kalan bizler için de mesajdır. Biz bu mücadele içerisinde gelebileceğimiz en üst noktalara kadar geldik. Her şeyi gördük, biliyoruz, boyun eğmiyoruz, eğmeyeceğiz” dedi.

Halise Aksoy’un avukatı Necat Çiçek de müvekkilinin açık tanık Ümit Akbıyık beyanları kapsamında tutuklandığını söyledi. Çiçek, Halise Aksoy’un mahkemedeki duruşunu da şöyle anlattı: “Halise Aksoy’a yöneltilen suçlama Ümit Akbıyık’ın beyanları ve evini ‘güvenli ev’ olarak kullanması yönünde. Halise anaya gazeteciler ile telefon görüşmeleri de suç olarak gösterildi. Sulh Ceza Hakimliği’nde anneye Agit ile ilgili soru soruldu, Halise Ana, ‘Oğlum şehit oldu’ dedi. Sulh Ceza Hakimliği ‘şehitlik’ kavramını açıklamasını istedi. O ise şöyle söyledi: ‘Oğlum benim için şehittir’ dedi. Halise ana tutuklama kararından sonra ‘Bijî Kurdistan’ sloganı attı. Kızı Mizgin’e ise ‘Bunlara boyun eğme’ dedi.”

‘Başına daha çok bela olacağım’

Av. Çiçek, Aksoy’un “Bilinç olarak yetersizdim, içeride kitap okuyup bunların başına daha çok bela olacağım” dediğini belirtti.

Mizgin Karataş’ın avukatı Hasan Yalçın ise, tutuklama için itirazda bulunduklarını söyledi. Yalçın, “Yer gösterme işlemleri ve telefon görüşmeleri dışında dosyada herhangi bir şey yok. Tutuklamaya dair itiraz ise 1 haftaya kadar sonuçlanacak” dedi.

Haber: Zerrin Sargut / MA

#Halise #Aksoy #İçerde #kitap #okuyup #başlarına #daha #çok #bela #olacağım

Ahmet Türk halka seslendi: Yeşil Sol Parti’nin amblemini ev ev dağıtın

Mersin Akdeniz’de binlerce kişinin katıldığı büro açılışında konuşan Kürt siyasetçi Ahmet Türk, yurttaşlara seçimlerde görev alma çağrısı yaptı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Mersin’in Akdeniz ilçesinde miting havasında seçim irtibat bürosu açtı.

Şevket Sümet Mahallesi’nde  binlerce yurttaşın katılımıyla gerçekleştirilen açılışa Yeşil Sol Parti milletvekili adayları, Kürt siyasetçi Ahmet Türk, Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ) il ve ilçe yöneticileri katıldı.

Tecrit protesto edildi

Havanın kararmasıyla beraber yaktıkları meşaleler ve konfetiler geceyi aydınlatan gençler, hemen ardından bir binanın en üst katından PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecride vurgu yapan “Sayın Abdullah Öcalan’dan 26 aydır haber alınamıyor” pankartı açtı. Ardından alandaki binler hep bir ağızdan “Biji Serok Apo”, “Be serok jiiyan nabe”, “Selam, selam, İmralı’ya bin selam”, “Biji berxwedana zindanan ile “Jin, jiyan, azadi sloganları attı.

Ahmet Türk’e yoğun ilgi

Ahmet Türk’ün konuşma yapmak üzere sahneye gelmesiyle beraber alandaki on binlerce yurttaş, Türk’ü alkış ve havai fişeklerle karşıladı. Yurttaşları selamlayarak konuşmasına başlayan Türk, kendisine gösterilen yoğun ilgi karşısında memnuniyetini dile getirdi.

Halka çağrıda bulundu

Konuşmasının devamında 14 Mayıs seçimlerine değinen Türk, seçimlerin tarihi bir önem arz ettiğine dikkat çekerek, bu süreçte tüm Kürt halkının gönüllü olarak sorumluluk alması gerektiğini vurguladı.

Türk şöyle devam etti: “Sizden ricam bu süreçte Yeşil Sol Parti’nin amblemini ev ev dağıtın. Eğer yanlışlıklar yaparsak, oyumuzu yanlış kullanırsak her yerde bir ilde bir milletvekilinin kaybına neden olabiliriz. Bu nedenle bu bizim için çok önemlidir. Aksi takdirde bu bizi küçültecek, onurumuzu zedeleyecek bir oy olacak.”

Türk, seçimlerde Yeşil Sol Parti milletvekili adaylarına başarı dileklerinde bulunduktan sonra, halkı selamlayarak konuşmasını sonlandırdı.

MERSİN

 

.

#Ahmet #Türk #halka #seslendi #Yeşil #Sol #Partinin #amblemini #dağıtın

Hareketli seçmenler için çağrı: Oy kullanmayan kalmasın

Yeşil Sol Parti hareketli seçmenleri sandıklara ulaştırmak için kampanya düzenleniyor. Çalışma kapsamında Ege illerinde de komisyonlar kuruldu

Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlere 10 gün kaldı.

Seçimler için Hareketli Seçmen Komisyonu kuran Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), on binlerce seçmeni sandık bölgesine taşımak için çalışma başlattı.

Bu kapsamda il ve ilçelerde Hareketli Seçmen Komisyonları kuruldu. Seçmenler, oy kullanmak amacıyla kayıtlı olduğu illere gitmek için bu komisyonlara başvurabiliyor. Seçmenler, ayrıca partililerin il ve ilçe örgütlerinin sanal medya hesaplarında paylaştıkları telefon numaralarını arayarak da başvuru yapabiliyor.

Çalışma kapsamında Ege illerinde de komisyonlar kuruldu. Ege bölgesinde şimdiye kadar yüzlerce başvuru alan Yeşil Sol Parti, binlerce seçmeni sandık bölgesine götürmeyi amaçlıyor. Özellikle inşaat işçileri ve öğrencilerden yoğun başvuru yapıldığı öğrenildi.

Tüm masrafları karşılayacağız

Hareketli seçmene çağrıda bulunan Yıldız, “Bütün il ve ilçelerin iletişim bilgilerinin duyurusunu yaptık. Listeler hazırlanıyor. Bize başvuran yurttaşlarımızı oy kullanmak için bölgelerine götüreceğiz. Eğer dönmek isterlerse, aldığımız ile geri bırakacağız. Bütün ekonomik masrafları karşılayacağız. Bu anlamda yurttaşlarımız 10 Mayıs’a kadar bizlere başvurabilir. Bu seçimi halkımızın desteği ile kazanacağız. Bu iktidarı göndermek için hep birlikte çalışmalarımızı büyütelim” diye seslendi.

İZMİR

#Hareketli #seçmenler #için #çağrı #kullanmayan #kalmasın

Zorunlu başörtüsüne karşı çıkan sanatçılar ifadeye çağırıldı

İran’da zorunlu baş örtüsüne karşı çıkan 4’ü kadın 5 sinema sanatçısı ifadeye çağırıldı

Halk ayaklanmasının 8’inci aya girdiği İran ve Rojhilat’ta protestolar sürüyor. Portestolara karşı İran rejimi ise ayaklanmaları bastırmaya dönük işkenceden katletmeye, gözaltından tutuklamaya, öğrencileri zehirlemeye kadar birçok yöntem denemeye dvam ediyor.

Kadınlar hedefte

Özellikle kadınların hedef alındığı saldırılara kapsamında Tahran Savcılığı 5 sinema sanatçısı ayaklanmalara destek verdiği ve zorunlu başörtüsüne uymadığı gerekçeleri ile ifadeye çağrıldı.

Tehdit edildiler

Savcılık tarafından ifadeye çağırılan kadın sinema sanatçıları Katayoun Riahi, Pantea Bahram, Afsana Baygan, Fatemeh Motamed Arya ile sinema sanatçısı Rıza Kianyan, ayrıca tehdit edildiler.

Eylemlerin ilk gününden beri sinema sanatçıları aktif katılırken, dijital medya platformlarından başörtüsüz fotoğraflarını paylaşarak, çağrılar yapmışlardı. Çok sayıda sanatçıya dava açılmış ve tutuklanmıştı.

HABER MERKEZİ

#Zorunlu #başörtüsüne #karşı #çıkan #sanatçılar #ifadeye #çağırıldı

ESP ve SGDF’lilere yapılan operasyonda 7 kişi tutuklandı

30 Nisan’da gözaltına alınan 23 kişinden aralarında ESP Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Müslüm Koyun ve gazeteci Nadiye Gürbüz’ün de bulunduğu 7 kişi tutuklandı

Seçime 10 gibi kısa bir süre kalırken, Sol, sosyalist, yurtseverlere gözaltı ve tutuklama operasyonları sürüyor. Amed ve Ankara merkezli operasyonların ardından İstanbul ve Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılıklarının yürüttüğü iki ayrı soruşturma kapsamında Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Partisi) Milletvekili adaylarının da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi 30 Nisan’da gözaltına alındı.

23 kişi alınmıştı

Baskında İstanbul adayı Burcu Ayyıldız, Eskişehir adayı Müslüm Koyun ve İzmir adayı Meryem Yıldırım, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eş Genel Başkanı Şahin Tümüklü, Etkin Haber Ajansı (ETHA) muhabiri Nadiye Gürbüz, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) ve Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyelerinin de içinde yer aldığı 23 kişi gözaltına alınmıştı.

Kimyasal silah protestoları soruldu

Gözaltına alınanlar dün savcılıkta ifadeleri alınmak üzere İstanbul ve Eskişehir adliyelerine sevk edildi. İstanbul’da gözaltına alınanlar katıldıkları basın açıklamaları, yürüttükleri siyasi faaliyetler ve Türkiye’nin Zap, Avaşîn ve Metîna’ya yönelik saldırılarda kullandığı kimyasal silah sonucu HPG’lilerin katledilmesine tepki göstermek amacıyla yaptıkları açıklama ve eylemler suçlama konusu yapıldı.

7 kişiye tutuklama

Daha sonra savcılık, 13 isim hakkında tutuklama talep ederek, Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti. Hakimlik, Tümüklü, Gürbüz, Kalender Polat, Sinem Çelebi, Adnan Özcan, Selvinaz Göçmez hakkında tutuklama kararı verdi.

Milletvekili adayı da tutuklandı

Eskişehir soruşturmasında da benzer suçlamalar yöneltilirken, savcılıktan hakimliğe sevk edilenlerden Yeşil Sol Parti Eskişehir Milletvekili adayı Müslüm Koyun hakkında tutuklama kararı verildi.

Diğer isimler ise adli kontrol ve ev hapsi şeklindeki ceza uygulamalarıyla serbest bırakıldı.

İSTANBUL

#ESP #SGDFlilere #yapılan #operasyonda #kişi #tutuklandı

Yeşil Sol Parti seçimler için Hatay’a otobüsler kaldırıyor

Hatay’da seçim çalışmalarını sürdüren Yeşil Sol Parti, seçmenlere sandık bölgelerine gitmeleri için kendilerine başvuruda bulunmaları çağrısı yaptı

Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde ağır yıkımın yaşandığı Hatay’da, 1 milyon 62 bin 40 seçmen oy kullanacak. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), hareketli seçmenleri sandığa taşımak için çalışmalarını sürdürüyor.

Deprem sonrası Antalya, İzmir, Mersin, Adana, Ankara gibi kentlere giden seçmenleri başvuru yapmaya çağıran Yeşil Sol Parti’ye, şimdiye kadar en az 2 bin seçmen başvurdu.

Seçmenlere başvuru çağrısı

MA’dan Müjdat Can’a konuşan Yeşil Sol Parti Hatay İl Eş Sözcüsü Hasan Nurlu, hareketli seçmenlerle ilgili çalışmaların yoğun bir şekilde sürdüğünü belirterek, taleplerin ise arttığını söyledi. Türkiye’deki tüm yurttaşların gidiş-dönüş için partinin resmi web sayfasında yer alan numaralar üzerinden başvuruda bulunabilecekleri bilgisini paylaştı. Nurlu, seçmenlerin gidiş dönüş biletlerini sağlayacaklarını aktararak, bir oyun dahi önemine vurgu yaptı.

HATAY

#Yeşil #Sol #Parti #seçimler #için #Hataya #otobüsler #kaldırıyor