Ana Sayfa Blog Sayfa 525

Jandarma Hatay’da Yeşil Sol Parti’lilere saldırdı

Yeşil Sol Parti anons aracına yapılan Jandarma saldırısının karşı açıklama yapan partililer mücadelelerinin süreceğini söyledi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) Hatay Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde seçim çalışması yürüten anons aracı çalışanlarının jandarma tarafından darp edilmesine ilişkin açıklama yapıldı.
Serinyol Mahallesi’nde yapılan açıklamaya, Yeşil Sol Parti milletvekili adayları Şirin Nur Vural, Semih Aksakal, İnsan Hakları Derneği (İHD), Hatay Barosu yetkilileri katıldı.

Yeşil Sol’a çağrı

Açıklamada konuşan Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) üyesi Hasan Özgün, saldırıyı yapanlardan yargı önünde hesap soracaklarını söyleyerek, “Herkesi Yeşil Sol Parti gönüllüsü olmaya davet ediyoruz” dedi.

Hatay Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanı Ali Bilgin ise, “Dünkü eylemi bu şekilde okuyoruz. Bu konu hakkında suç duyurusunda bulunacağız ve takipçisi olacağız. İktidarlar gider hesap vermek zorunda kalırsınız. O yüzden yasaya uygun davranın. Yasadan doğan haklarımızın önüne geçemezsiniz. Bunun da hesabını mutlaka soracağız” ifadelerinde bulundu.

Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Şirin Nur Vural ise, partililere yapılan saldırıyı kınayarak, “Bizler her zaman, her alanda, her yerde dün olduğu gibi bugün de, yarın da mücadeleyi devam ettireceğiz” dedi.

HATAY

 

#Jandarma #Hatayda #Yeşil #Sol #Partililere #saldırdı

Hasta tutuklu Kodin için özgürlük istediler

İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu bu hafta Siverek T Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu Eyüp Kodin’in durumuna dikkat çekti

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, her hafta düzenledikleri “F Oturumu”nun 580’incisini dernek binası önünde gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde Siverek T Tipi Cezaevi’nde tutulan ağır hasta tutuklu Eyüp Kodin’in durumuna dikkat çekildi. Grup adına konuşan komisyon üyesi Meryem Bars, 49 yaşındaki Kodin’in kalp, hipertansiyon ve şeker hastası olduğunu belirterek, 23 Ocak’ta yapılan bypass ameliyatı sonrası yaşamını sürdürebilmesi için özel bakım ve tedaviye ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Önce tahliye ettiler sonra tutukladılar

Hakkında verilen 6 yıl 3 ay hapis cezası nedeniyle 2019 yılında tutuklanan Kodin’in ameliyatı sonrası tedavi olması için infazının 3 ay ertelendiğini dile getiren Bars, 5 Şubat’ta ise tahliye edildiğini aktardı. Bars, ancak Kodin’in tedavisinin tamamlanmadan 28 Nisan’da yeniden tutuklanarak Siverek 2 Nolu T Tipi Cezaevi’ne götürüldüğünü söyledi.

Hastane kelepçeliydim

Bars, Kodin’in İHD’ye gönderdiği mektubu ise şöyle aktardı: “Pandemi sürecinde 2 yıl boyunca hastaneye gidip ölçümlerimi yaptıramadım. Siverek Devlet Hastanesi’nin birçok bölümünde doktorların olmamasından dolayı tedavi olamadım. Birçok hasta tutuklu da hapishanede tedavi olamıyordu. Hastanede dahi kelepçeli bir şekilde lavaboya götürüyorlardı. Hastaneden taburcu olurken, monitöre bağlıydım. Burnumda buhar makinesi olmasına rağmen beni zorla kelepçeleyerek alelacele askeri araca bindirip cezaevine götürdüler. Ambulans dahi vermediler. Benim oradan sağ çıkmam imkansızdı ama arkadaşlar bana bakıyordu. İnfaz ertelemesi sonrası ‘Cezaevinde kalabilir’ raporu verilmesi beni çeyrek insan haline getirdi.”

Bars, tedavisi tamamlanana kadar Kodin’in infazının ertelenmesi gerektiğini belirterek, yetkilileri ve kamuoyunu duyarlılığa çağırdı.

İSTANBUL

#Hasta #tutuklu #Kodin #için #özgürlük #istediler

Hasta tutuklular için eylem yapmak isteyen İHD üyelerine engel

İHD Ankara Şubesi’nin yapmak istedikleri’ Hasta Tutsaklara Özgürlük Eylemi’nin 452’nci haftasında ‘Seçime 8 gün kaldı’ gerekçesiyle engellenmek isteniyor

Hasta Tutsaklara Özgürlük İnisiyatifi, hasta tutukluların serbest bırakılmasına ilişkin gerçekleştirdikleri eylemin 452’inci haftasında İHD Ankara Şubesi önünde basın açıklaması yapmak istedi. Ancal polis tarafından engellendi.

Seçim yasağı!

452 haftadır İHD Ankara Şubesi önünde gerçekleştirilen “Hasta Tutsaklara Özgürlük” eylemi, “Seçime günler kaldı, seçim dışındaki tüm eylem ve etkinliklerin yasak olduğu” gerekçesiyle polis tarafından engellendi. Bina bahçesinin önünü ablukaya alan polis, kitlenin dışarı çıkmasını engelleyerek, “bina içinde açıklama yapın” diyerek, “gerekirse gözaltı yaparım” şeklinde tehditlerde bulundu.

Karara tepki gösteren İHD Ankara Şube Eşbaşkanı ve İHD Hapishaneler Komisyonu Eş Sözcüsü Nuray Çevirmen, “Anayasal suç işliyorsunuz. 452 haftadır yaptığımız eylemleri bugün engelleme gerekçeniz olamaz” diyerek tepki gösterdi.

Kitle bina önünden ayrılmayacaklarını ve dışarıda yasal hakları olan eylemlerini gerçekleştireceklerini söyledi.

Ayrıntılar geliyor…

#Hasta #tutuklular #için #eylem #yapmak #isteyen #İHD #üyelerine #engel

Gençlik örgütleri Denizleri anmak için Dolmabahçe’ye yürüdü

Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan’ın idamlarının 51. yıldönümünde gençlik örgütleri AKM önünde toplanarak Dolmabahçe’ye yürüdü

Denizlerin 6. Filo’yu Dolmabahçe’de denize döktüğü eylemi sembolize eden Dolmabahçe’ye yürüyüş için Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın idam edilişlerinin 51. yılında gençlik örgütleri Atatürk Kültür Merkezi önünde toplandı.

Gençlik Komünleri, Kaldıraç Üniversite, KÖZ, Öğrenci İnisiyatifi, Öğrenci Kolektifleri ve YDG 6 Mayıs 1972’de katledilen devrimcileri anmak için AKM önünden Dolmabahçe’ye doğru yürüyüşe başladı.

Gençlik Komünleri, Kaldıraç Üniversite, KÖZ, Öğrenci İnisiyatifi, Öğrenci Kolektifleri ve Yeni Demokrat Gençlik çağrısıyla bir araya gelen üniversiteliler, Dolmabahçe’ye yürüdü.

Gündoğdu Marşı ile başlayan yürüyüşte “Emperyalistler, iş birlikçiler, 6. Filoyu unutmayın”, “Deniz, Yusuf, Hüseyin sürüyor sürecek mücadelemiz” ve “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları atıldı.

Kaynak: Sendika.org

#Gençlik #örgütleri #Denizleri #anmak #için #Dolmabahçeye #yürüdü

DSÖ: Covid-19 salgını artık bir tehlike oluşturmuyor

Dünya sağlık örgütü milyonlarca insanın öldüğü korona salgının artık bir tehdit oluşturmadığını dedi

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), korona salgının artık tehlike arz etmediğini belirtti. Açıklamada salgının bitişine dair büyük bir adım olarak görülürken, DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, bugünkü basın toplantısında konuyla ilgili, “Dün Acil Durum Komitesi 15. kez toplandı ve küresel halk sağlığı acil durumuna son vermemi tavsiye etti. Bu tavsiyeyi kabul ettim. Bu nedenle büyük bir umutla Covid-19 küresel acil durumunun bittiğini ilan ediyorum” dedi.

Ghebreyesus, resmi rakamlara göre salgında en az yedi milyon insanın hayatını kaybettiğini söyleyerek, gerçek sayının bunun yaklaşık üç katı olduğu, yani 20 milyona yakın olduğunu belirterek, virüsün önemli bir tehdit olmaya devam ettiği konusunda uyardı.

DIŞ HABERLER

 

 

#DSÖ #Covid19 #salgını #artık #bir #tehlike #oluşturmuyor

Çandar: Sorunlarının çözümü Sayın Abdullah Öcalan’dan geçiyor

Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu üyeleriyle bir araya gelen Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Cengiz Çandar, ‘Sorunlarının çözümü Sayın Abdullah Öcalan’dan geçiyor” dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed milletvekili adayları, 80’den fazla sivil toplum, emek ve meslek örgütünü bünyesinde barındıran Diyarbakır Kent Koruma ve Dayanışma Platformu üyeleriyle bir otelde yapılan kahvaltılı toplantıda bir araya geldi.

Dayanışmayı güçlü kılmak

Toplantıda konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy, 6 Şubat’ta Mereş merkezli depremlerden sonra dayanışmanın daha güçlü olduğunu belirterek, “Yerel demokrasi ve çoğulculuğun devam etmesi gerekir. Biz buna dair mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Atasoy, İmralı’da başlayan tecridin kaldırılarak, kadın özgürlükçü paradigmanın Türkiye’ye yayılması gerektiğini söyledi.

Bu seçim en çok Kürtleri ilgilendiriyor

Yeşil Sol Parti Amed milletvekili adayı Cengiz Çandar da, 14 Mayıs seçimlerinde en önemli noktada duran kentin Amed olduğunu söyledi. Çandar, “Dünya’nın en politize olan noktasında hareket ediyorum. Amed kendi başına bir örgüttür” dedi.

Çandar şöyle devam etti: “Amed, bütün örgütlerden daha büyük ve kendini o özgüde gördüğü bir kenttir. Hem kendini yönlendiren, hem de eğiten başka bir coğrafya yoktur. Örgütümüzle beraberiz. 1 hafta sonra seçim var, normal bir seçim olacağını sanmıyorum. Türkiye tarihinin en kritik seçimine gireceğiz. Bu seçimler en çok Amed’i ilgilendirir. Bu seçim iki seçenekten birinin referandumu olacak. Ya Türkiye koyu bir diktatörlüğe gidecek ya da demokrasiden yana yönünü çevirecek. Bu karar ülkenin her kesiminden çok Kürleri ilgilendirir” diye belirtti.

Tecride vurgu

Ülkede demokrasinin olmamasının Kürtlerin boğazlanması demek olduğunu kaydeden Çandar, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride dikkat çekti. Abdullah Öcalan’dan 2 yıldır haber alınamadığını ifade eden Çandar, “Eğer Öcalan Kürt siyasetinin şahsiyeti olmasaydı, böyle bir tecrit olur muydu?  Bu Kürtlere yönelik bir baskı, tehdit ve hakarettir. Ayla Akat Ata, Selahattin Demirtaş, Gültan Kışanak örneğinde olduğu gibi, sayısız isim demir parmaklıklar ardında. Rejim, Amed halkını, Kürtlerin iradesini yok saymaya çalışıyor. Bize düşen de bunları yok saymak olacaktır” şeklinde konuştu.

AMED

#Çandar #Sorunlarının #çözümü #Sayın #Abdullah #Öcalandan #geçiyor

29 yıl önce gözaltına alındı ve bir daha haber alınmadı

İHD Amed ve Êlih şubeleri ve kayıp yakınları bu hafta Mehmetcan Ayşin’in akıbetini sorarken, Galatasaray Meydanı’na uygulanan ablukanın kaldırılmasını istedi

İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed ve Êlih ( Batman) şubeleri bu hafta da “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemlerini sürdürdü. Amed’de yapılan eylemin 743’üncü haftasında Rezan (Bağlar) ilçesi Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya gelen grup 1994’te Amed’in Lîcê ilçesinde gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Mehmetcan Ayşin’in akıbetini sordu.

Adalet talepleri yenilendi

Eylemde konuşan İHD Merkezi Hapishaneler Komisyonu üyesi Avukat Ercan Yılmaz, kayıp yakınlarının ülkenin birçok yerinde adalet taleplerinin devam ettiğini söyledi. Daha sonra konuşan kayıp Mehmet Ayşin’in kızı Aynur Ayşin, “Bir derdim var ki buraya geliyorum. 1994’te köyümüz yakıldı, herkesi gözaltına aldılar, hepsini bıraktılar ama babamı bırakmadılar. Yaşadığım sürece davamın peşindeyim. Babamın kemiklerini istiyorum” dedi.

Kayıplarımızın hesabını soracağız

Ardından konuşan Yeşil Sol Parti Amed milletvekili adayı Cengiz Çandar ise, “15 yıldır her Cumartesi günü bu insanlar ‘kayıplar bulunsun’ diyor. Eğer bulunmuyorsa 15 yıldır adalet yok demektir” ifadesini kullandı. Amed Yeşil Sol Parti millevekili adayı Halide Türkoğlu ise kayıp yakınlarının eyleminin ülkenin en uzun süren eylemi olduğunu belirterek, “ ‘Faili meçhul’ denilen ama kaybettirilenler ortaya çıksın. Açık ve net söylüyoruz, bu hakikat ortaya çıkmalıdır. Kürt sorununun çözümü tam da burasıdır. 14 Mayıs’ta hak ve hakikat talebimizle iktidardan hesap soracağız” şeklinde konuştu.

Gözaltına alındı bir daha bırakılmadı

Ardından İHD Kayıp Yakınlar Komisyonu üyesi Fırat Akdeniz açıklamayı okudu. Akdeniz, “Mehmetcan Ayşin, Lice’nin Kılıçlı köyünde çiftçilikle yaşamını idame etmekteydi. 5 Mayıs 1994 tarihinde köye askerler tarafından baskın düzenlenir. Yapılan baskında köyde bulunan genç/yaşlı 53 erkek gözaltına alınır. Gözaltına alınanlardan biri de Mehmetcan Ayşin’di. Baskının ertesi günü 49 kişi serbest bırakılır. Aradan geçen 6 günün sonunda Mehmetcan Ayşin dışındaki 3 kişi daha serbest bırakılır. Bunun üzerine karakola giden aileye kolluk görevlileri tarafından Mehmetcan Ayşin’in savcılığa çıkarılacağı ve oradan serbest bırakılacağı söylenir. Ancak Mehmetcan Ayşin ne savcılığa sevk edilir, ne de serbest bırakılır.
Mehmetcan Ayşin hakkında ailesi bilgi alamaz. Aile, önce DGM’ye başvuruda bulunur, ancak ailenin dilekçesi işleme konulmadan geri çevrilir. Bunun üzerine OHAL Valiliğine başvuran aile, Lice Asayiş Komutanlığı’na yönlendirilir. Lice Asayiş Komutanlığı’na başvuruda bulunan aileye komutanlık, ‘söz konusu tarihte operasyon düzenlenmediğini ve adı geçen kişileri gözaltına almadıklarını’ bildirir” diye konuştu.

29 yıldır haber yok

Akdeniz, olaya dair tanık beyanlarının ifadelerine değinerek, “Tanık beyanlarına göre ise Mehmetcan Ayşin, gözaltına alındıktan sonra önce Lice Tugay komutanlığı’nda 5 gün tutulmuş. Aile birçok kurum ve kuruluşa müracaatta bulunur. Ancak bu girişimlerin hiçbirinden hiçbir sonuç alınamaz. Mehmetcan Ayşin’in ailesi Mehmetcan Ayşin’in gözaltına alındığı 7 Mayıs 1994 tarihinden bu güne bir daha kendisinden haber alamaz” dedi. Açıklama, gözaltında kaybettirilen Mehmetcan Ayşin ve tüm kayıplar için oturma eyleminin ardından son buldu.

Ablukayı kaldırın

Êlih’te ise, eylemlerin 579’uncu haftasında Gülistan Caddesi’ndeki İnsan Hakları Anıtı önünde toplanan grup Anayasa Mahkemesi’nin Cumartesi Anneleri’nin Galatasaray Meydanı’nda toplanmasının engellenmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin “ihlal” kararını hatırlatarak, ablukanın kaldırılmasını istedi.

Açıklama oturma eylemi son buldu.

HABER MERKEZİ

#yıl #önce #gözaltına #alındı #bir #daha #haber #alınmadı

Semsûrlu depremzedeler seçim için kente taşınacak

Yeşil Sol Parti Semsûr İl Örgütü, oy kullanma çağrısı yaparak, depremzedeleri bulundukları kentlerden ücretsiz bir şekilde kentte getireceklerini duyurdu

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat depremlerinden etkilenen Semsûr (Adıyaman), depremin gölgesinde 14 Mayıs seçimlerini karşılıyor. Depremden dolayı birçok yurttaşın başka şehirlere taşındığı Semsûr’de Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), seçmenleri kentte getirmek için çalışmalarını sürdürüyor.

Yeşil Sol Parti sanal medya hesaplarında seçmenlerin bulundukları ilden ücretsiz bir şekilde Semsûr’e gelmeleri için bulundukları ilin iletişim numaralarını paylaşarak, seçmenlere oy kullanma çağrısı yaptı.

SEMSÛR

#Semsûrlu #depremzedeler #seçim #için #kente #taşınacak

Der Spiegel Dergisi: Erdoğan’ın tahtı sallanıyor

14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için ‘Erdoğan’ın iktidar mücadelesi-Taht sallanıyor’ başlıklı bir haber analiz kaleme alan Der Spiegel Dergisi, Erdoğan iktidarının kaybetme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti

8 gün kalan 14 Mayıs seçimleri için partilerin çalışmaları sürüyor. Halkların sandık başına gideceği tarihi seçimler dünya basının da ilgili çekmeye devam ediyor.
Alman Der Spiegel dergisi bu haftaki sayısının kapağına Türkiye’deki seçimlere ayırarak, “Erdoğan’ın iktidar mücadelesi-Taht sallanıyor” başlıklı haber yayınladı. Yazıda, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kaybetme riski ile karşı karşıya olduğu ifade edildi.

Erdoğan kaybederse ne olur?

Kapakta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı kırık bir tahtın üzerinde gösteren imajı kullanan dergi, harflerin bazı bölümleri silinmiş şekilde “Yenilmez” başlığını kullandı. Kapaktaki başlığın altında ise “Umut dolu bir dönem veya karışıklık? Erdoğan kaybederse ne olur?” sürmanşeti yer aldı.

Tahtı sallanıyor

Şebnem Arsu, Maximilian Popp ve Özlem Topçu imzasıyla yayımlanan “Erdoğan’ın iktidar mücadelesi-Taht sallanıyor” başlıklı haber-analizde, Erdoğan’ın 20 yılı aşkın bir süredir Türkiye’yi yönettiği, ancak bu seçimlerde kaybetme riski ile karşı karşıya olduğu belirtildi. Haber analizde, kamuoyu yoklamalarına göre, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimi kazanabileceğine işaret edildi.

Türkiye bir yol ayrımında

Analizde, “100’üncü kuruluş yıldönümünde Türkiye Cumhuriyeti bir yol ayrımında: Erdoğan’ın bir kez daha seçilmesi halinde, gözlemciler ülkeyi bir diktatörlüğe dönüştürmesinden, hayatı boyunca iktidarda kalmayı talep etmesinden, seçimleri kaldırmasından endişe ediyor” ifadeleri yer aldı.

Seçimler gergin geçebilir

“Tersine, muhalefetin zaferi de Türkiye’nin yeni bir yöne gideceği anlamına gelmiyor. Gerçi Kılıçdaroğlu demokrasi ve hukukun üstünlüğünü yeniden tesis etmek istediğini duyurdu. Ancak, Erdoğan’ın bir yenilgiyi kabul edip etmeyeceği veya 2021’de Donald Trump’ın yaptığı gibi yandaşlarını halefine karşı kışkırtıp kışkırtmayacağı belli değil” ifadelerinin kullanıldığı haber-analizde, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun “14 Mayıs da Batı’nın darbe girişimidir” sözleri hatırlatıldı.

Ekonomik kriz etkili

Analizde, Erdoğan’a verilen desteğin azalmasının nedenleri arasında ekonomik sorunları gösterilerek, “Erdoğan bir zamanlar tesis ettiğini, son yıllarda yine yıktı. Özellikle de ekonomide. Hükümete muhalif olanlara yönelik baskılar yatırımcıları da korkuttu. Türkiye’de yeni altyapı projeleri için sermaye eksikliği var. Erdoğan, faizleri düşürerek krizi frenlemeye çalıştı. Ancak problemler sadece büyüdü” denilerek, Türkiye’de yıllık enflasyonun yüzde 50’yi bulduğu, Türk Lirası’nın 2021’den bu yana Euro karşısında değerinin yarısını kaybettiği ifade edildi.

Kılıçdaroğlu umut verdi

Kılıçdaroğlu’nun siyasi kariyerinin, altılı masadan Millet İttifakı’na geçen sürecin anlatıldığı yazıda, “Kılıçdaroğlu değişim isteyen birçok kişiye ümit veriyor” denildi. “Normal bir vatandaş olarak” mutfağından çektiği videolardan söz edilen haber-analizde, Kılıçdaroğlu’nun “Ben Aleviyim” sözleri ile “bir tabuyu yıktığına” vurgu yapıldı. Yine haber-analizde, Kılıçdaroğlu’nun seçimi kazanması halinde belki de en büyük ödevinin “topluma huzur” getirmek olacağı belirtilerek, Türkiye’de kutuplaşmadan şikayet etmeyenin bulunmadığı ifade edildi.

HABER MERKEZİ

#Der #Spiegel #Dergisi #Erdoğanın #tahtı #sallanıyor

Gülmen’in de tutuklanmasına neden olan dijital materyaller boş çıktı

Nuriye Gülmen’in de aralarında olduğu 120 kişinin gözaltına alınıp 40 kişinin tutuklu yargılanmasına delil olan dijital materyalin ‘boş’ olduğunu ortaya koydu

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin incelenmesi için bağımsız adli bilişim uzmanına gönderdiği ve birçok davaya delil olarak giren dijitalin içeriğinde, iddianamelerde suçlama konusu yapılan ‘örgütsel yazışmaların’ yer almadığı ortaya çıktı. Bu dijital nedeniyle şimdiye kadar en az 120 kişi gözaltına alındı, 40 kişi tutuklu yargılandı.

İnceleme talebi kabul edilmedi

Gazete Duvar’dan Can Bursalı’nın haberine göre, DHKP-C örgütünün merkez komitesiyle örgüt üyelerinin yazışmalarının yer aldığı iddia edilen dijital, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildikten sonra “İşimi geri istiyorum” diyerek ölüm orucu eylemi yapan ve tutuklu yargılanan akademisyen Nuriye Gülmen’e İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 10 yıl hapis cezasının da gerekçesiydi. İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi, Gülmen’in avukatlarının “Dijital incelensin” talebini kabul etmedi.

ATK tespit edemedi

Dijital, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen başka bir DHKP-C davasına da delil olarak girdi. Mahkeme, dijitalin incelenmesi talebini kabul etti ve önce Adli Tıp Kurumu’na (ATK) gönderdi. Adli Tıp Kurumu’nun raporunda herhangi bir örgütsel yazışmanın tespit edilemediği belirtildi.

Boş çıktı

ATK’den gelen raporun ardından mahkeme dijitallerin bağımsız bir adli bilişim uzmanına inceletilmesine karar verdi. Adli bilişim uzmanından mahkemeye gönderilen bilirkişi raporunda, iddianamelerde suçlama konusu yapılan örgütsel yazışmaların yer almadığı şu ifadelerle belirtildi:

“İddianame içerisinde bulunan yazışma içerikleri ve imajlar üzerinde oynama olup olmadığı tarafımca incelenmiş olup, iddianame içerisinde geçen mesajlaşma içerikleri tespit edilememiştir. Ayrıca imajlar üzerinde yapmış olduğum timeline (zaman çizgisi) ve bütünlük analizlerinde söz konusu veriler üzerinde oynama veya materyale ekleme çıkarma işleminin yapılmadığı tespit edilmiştir.”

Hala tutuklu olanlar var

İçeriğinde DHKP-C örgütünün merkez komitesiyle yazışmaların olduğu ileri sürülen ve ‘boş’ çıkan dijital nedeniyle en az 120 kişi gözaltına alındı, 40 kişi tutuklu yargılandı, aralarında akademisyen Nuriye Gülmen’in de olduğu bir kısım sanık hala tutuklu.

‘Sahte diyorduk, hiç yokmuş’

Akademisyen Nuriye Gülmen, avukat Sinan Bin ve öğretmen Pelin Akbaş’ın avukatı Oğuzhan Topalkara, dijitalin ATK’nin ardından bağımsız bilirkişi tarafından da ‘boş’ bulunmasını değerlendirdi. “Örnekler ve mağduriyetler saymakla bitecek gibi değil” diyen Topalkara, geçmişte iddianamelerde yer alan ‘örgütsel yazışmaların’ dosyaya sonradan eklendiğini, sahte olduğunu iddia ettiklerini ancak gelen raporlarla söz konusu yazışmaların aslında hiç olmadığının ortaya çıktığını vurguladı.

‘Devlet mağduriyetleri gidermek üzere adım atmalı’

Topalkara ayrıca, “Adli Tıp ve bağımsız bilirkişi raporları ile bu dijitalin ne idüğü belirsiz polis tutanakları dışında bir şey olmadığı ortaya çıkmıştır. Verilen tüm mahkumiyet kararları bozulmalı, süren yargılamalarda beraat kararı çıkmalı, tutuklular serbest bırakılmalı ve devlet mağdur ettiklerinin mağduriyetlerini gidermek üzere adım atmalı” dedi.

İSTANBUL

#Gülmenin #tutuklanmasına #neden #olan #dijital #materyaller #boş #çıktı