Ana Sayfa Blog Sayfa 526

Gülmen’in de tutuklanmasına neden olan dijital materyaller boş çıktı

Nuriye Gülmen’in de aralarında olduğu 120 kişinin gözaltına alınıp 40 kişinin tutuklu yargılanmasına delil olan dijital materyalin ‘boş’ olduğunu ortaya koydu

İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nin incelenmesi için bağımsız adli bilişim uzmanına gönderdiği ve birçok davaya delil olarak giren dijitalin içeriğinde, iddianamelerde suçlama konusu yapılan ‘örgütsel yazışmaların’ yer almadığı ortaya çıktı. Bu dijital nedeniyle şimdiye kadar en az 120 kişi gözaltına alındı, 40 kişi tutuklu yargılandı.

İnceleme talebi kabul edilmedi

Gazete Duvar’dan Can Bursalı’nın haberine göre, DHKP-C örgütünün merkez komitesiyle örgüt üyelerinin yazışmalarının yer aldığı iddia edilen dijital, 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminden sonra yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edildikten sonra “İşimi geri istiyorum” diyerek ölüm orucu eylemi yapan ve tutuklu yargılanan akademisyen Nuriye Gülmen’e İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 10 yıl hapis cezasının da gerekçesiydi. İstanbul 28. Ağır Ceza Mahkemesi, Gülmen’in avukatlarının “Dijital incelensin” talebini kabul etmedi.

ATK tespit edemedi

Dijital, İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen başka bir DHKP-C davasına da delil olarak girdi. Mahkeme, dijitalin incelenmesi talebini kabul etti ve önce Adli Tıp Kurumu’na (ATK) gönderdi. Adli Tıp Kurumu’nun raporunda herhangi bir örgütsel yazışmanın tespit edilemediği belirtildi.

Boş çıktı

ATK’den gelen raporun ardından mahkeme dijitallerin bağımsız bir adli bilişim uzmanına inceletilmesine karar verdi. Adli bilişim uzmanından mahkemeye gönderilen bilirkişi raporunda, iddianamelerde suçlama konusu yapılan örgütsel yazışmaların yer almadığı şu ifadelerle belirtildi:

“İddianame içerisinde bulunan yazışma içerikleri ve imajlar üzerinde oynama olup olmadığı tarafımca incelenmiş olup, iddianame içerisinde geçen mesajlaşma içerikleri tespit edilememiştir. Ayrıca imajlar üzerinde yapmış olduğum timeline (zaman çizgisi) ve bütünlük analizlerinde söz konusu veriler üzerinde oynama veya materyale ekleme çıkarma işleminin yapılmadığı tespit edilmiştir.”

Hala tutuklu olanlar var

İçeriğinde DHKP-C örgütünün merkez komitesiyle yazışmaların olduğu ileri sürülen ve ‘boş’ çıkan dijital nedeniyle en az 120 kişi gözaltına alındı, 40 kişi tutuklu yargılandı, aralarında akademisyen Nuriye Gülmen’in de olduğu bir kısım sanık hala tutuklu.

‘Sahte diyorduk, hiç yokmuş’

Akademisyen Nuriye Gülmen, avukat Sinan Bin ve öğretmen Pelin Akbaş’ın avukatı Oğuzhan Topalkara, dijitalin ATK’nin ardından bağımsız bilirkişi tarafından da ‘boş’ bulunmasını değerlendirdi. “Örnekler ve mağduriyetler saymakla bitecek gibi değil” diyen Topalkara, geçmişte iddianamelerde yer alan ‘örgütsel yazışmaların’ dosyaya sonradan eklendiğini, sahte olduğunu iddia ettiklerini ancak gelen raporlarla söz konusu yazışmaların aslında hiç olmadığının ortaya çıktığını vurguladı.

‘Devlet mağduriyetleri gidermek üzere adım atmalı’

Topalkara ayrıca, “Adli Tıp ve bağımsız bilirkişi raporları ile bu dijitalin ne idüğü belirsiz polis tutanakları dışında bir şey olmadığı ortaya çıkmıştır. Verilen tüm mahkumiyet kararları bozulmalı, süren yargılamalarda beraat kararı çıkmalı, tutuklular serbest bırakılmalı ve devlet mağdur ettiklerinin mağduriyetlerini gidermek üzere adım atmalı” dedi.

İSTANBUL

#Gülmenin #tutuklanmasına #neden #olan #dijital #materyaller #boş #çıktı

İHD’den Cumartesi Anneleri’ne destek

İHD kayıplarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri’ne yönelik saldırıları protesto etti

Anayasa Mahkemesi’nin ihlal kararına rağmen polis ablukasının kalmadığı Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapmak isteyen Cumartesi Anneleri’ne dönük her hafta gerçekleşen polis saldırısı birçok kentte protesto edildi. İnsan Hakları Derneği (İHD) Riha Şubesi, Haliliye ilçesindeki Topçu Meydanı’nda açıklama yaptı.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Riha İl Örgütü, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Riha Şubesi üyelerinin yanı sıra çok sayıda kayıp yakını açıklamaya katıldı. “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” pankartının açıldığı açıklamada konuşan İHD Riha Şubesi Eşbaşkanı Sümeyye Koç, “Israrımız en büyük gücümüzdür. Kayıplarımızdan da hakikat ve adalet arayışımızdan da vazgeçmeyeceğiz” dedi. Koç, AYM kararlarına uyulması gerektiğine işaret ederek, “İhlalde ısrar etmek suçtur ve biz bu suçun takipçisi olacağız. 28 yıllık pratiğimizle söylüyoruz; susmayacağız. Zalimin hakikat ve adaletle aramıza ördüğü barikatları ısrarla, inatla yıkma kararlılığımızdan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.

Ankara ve İzmir’de eylem

İHD Ankara Şubesi ise, dernek binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı İHD Ankara Şube’nin önünde yapmak isteyen kitleye polislerce engellendi. Bunun üzerine dernekte açıklama yapıldı.

İHD Şube Eşbaşkanı Sevil Turgut, Cumartesi Anneleri’nin 28 yıldır adalet mücadelesini sürdüğünü belirterek, “700’üncü haftada Galatasaray Meydanı’nda annelerimiz işkence ile gözaltına alan devlet haklarında da dava açtı. Anayasa mahkemesinin ihlal kararı vermesine rağmen son 4 haftadır, bugün 5’nici haftadır Cumartesi Annelerinin bulunduğu her yer yine polis şiddetiyle bastırılmaya çalışılıyor. Bizler İHD Ankara Şubesi olarak ve bütün insan hakları savunucuları olarak Cumartesi Annelerinin hak ve adalet mücadelesinin yanındayız” dedi.

İHD İzmir Şubesi de eski Sümerbank önünde basın açıklaması yaparak Cumartesi Annelerine yapılan saldırıları protesto etti.

HABER MERKEZİ

#İHDden #Cumartesi #Annelerine #destek

Kara bir gündür 6 Mayıs!

‘Ohh be!… Kurtulduk, öldü!…” dediler, yanıldılar, ağlamayın artık ölmedi Deniz inadına, ütopyasındaki imgesini milyonların kafasına zerk edip gökyüzüne yükselmiş, yıldızlara karışmıştı, küllerinden yeniden doğarcasına!’

İskan Tolun

Üç Fidan‘ı saygıyla anıyorum!…

Çocuktum henüz, 6-7 yaşlarında ama dün gibi hatırlıyorum, 6 Mayıs 1972 sabahını. Tam yarım asır…

Köyün ortasından şen şakrak giderken duymuştum Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idam edildiğini; duyunca da bir ışık sönmüştü bende, o yaşta. Oysa, adını duymuştum sadece Deniz’in, bir devrimci olduğu söyleniyordu. “Devrimciler; zulüm edenlere, faşistlere, haksızlık yapanlara karşı, savaşırlar, yoksul halkı savunur, korurlar” diye söylenen sözleri can kulağıyla dilemiş olmalıyım ki, Denizlere, devrimcilere karşı büyük bir sempati, saygı duyuyordum; kalbimin en özel köşesinde saygın bir yer edinmişlerdi. Aniden, idam edildiklerini duyunca da hüzne gömüldüm, gün karardı sanki. Evet, kara bir gündür 6 Mayıs, kara, kapkara!…

Bu konu her açıldığında; ya da bu konu ile ilgili bir belgesel, bir video izlediğimde, veyahut bir yazı, bir kitap okuduğumda aklıma hep o ilk, hüzün dolu gün geliyor. Unutamıyorum bir türlü, o ilk, kara, kapkara günü. Üç Fidan, dünyayı daha da aydınlık, yaşanılır kılmak için emperyalizme karşı yılmadan, son nefeslerine kadar mücadele ettiler. Bunu herkes biliyor artık, yediden, yetmişe…

Onları anlatan belgeseller, videolar, filmler çekildi; yığınla yazılar yazıldı, onlarca kitaplar basıldı ve bu, daha nesiller boyu böyle devam edecek…

Deniz’in Ütopyası adlı romanım için yıllardır bu kahramanlar üzerinde araştırmalar yapıyorum ve kanımca, onları anlatmaya ne kalemler ne de sözler yeter!…

Deniz Gezmiş’in romanını yazmak aklımın ucundan bile geçmiyordu. Ama, ikinci (Girdap/Remzi’nin Çilesi Ölünce Biter-2) romanım çıktıktan sonra okuyuculardan artık, talepler gelmeye başladı:

“Deniz Gezmiş üzerine bir roman yaz. Deniz’i senin kaleminden okumak istiyoruz,” diye ve bu talepler giderek yoğunlaştı. Deniz Gezmiş’in romanını yazmak bana ancak mutluluk verirdi, kolları sıvadım.

Ulaşabildiğim herkesten o döneme dair bilgiler topladım, belgeseller, filmler, videolar izledim, yazılar okudum, onlarca kitap devirdim. Bu arada bazen dezenformasyonlar da edinmiyor değildim. Ama sağolsunlar Deniz’in okul/dava arkadaşları, beni bu konularda ziyadesiyle aydınlatıyorlar. Özellikle de değerli hocam Ragıp Zarakolu ile Cengiz Çandar hocam…

Bu değerli insanı araştırırken alabildiğine etkilendiğimi itiraf etmeliyim. Evet, çok, çok etkilendim. Özellikle de idamlardan sonra bunalıma giren avukat Halit Çelenk’in tek başına odasında dolaşırken kendi kendine:

“Ah Deniz ah!… Asılan sen miydin, yoksa ben!?…” diye, biteviye ağlayarak haykırışlarından…

Üç Fidan için, Ölmezler için sadece avukat değil, bütün analar-babalar, dağlar-taşlar, yer-gök ağlamıştı, o kara, kapkara günde, 6 Mayıs 1972’de!…

Onları tekrar saygıyla anarken, Deniz’in Ütopyası adlı romandan kısa bir kesit sunmak istiyorum: “Nasıl ağlamasınlar ki!?… Kapkara gözleri; kıvırcık, simsiyah saçları, boyu uzun dal gibi ve alabildiğine simetrik, dimdik bir duruşu, yerinde duramaz heybetli, heyecanlı bir konuşması, özgürlüğe gidecek kararlı bir yürüyüşü, attığını vurur, esnek ve çevik bir yapısı vardı Deniz’in, korktular ondan korktular; toplandılar, “Yılanın başı küçükken ezilmeli,” mantalitesiyle karar alındı, emir verildi ve koca bir orduyla ardına düştüler, kapkara bir bulut gibi çöktüler, baharda ışıl ışıl doğan bu güneşin üstüne, derdest ettiler, fakat, yine de teslim alamadılar, despotizmin zindanları dar geliyordu ona, pes etmedi hiç gururluydu, onurluydu ve alabildiğine de kararlıydı, bu kez haince, acımasızca, gaddarca astılar onu, hem de işkence ede ede, bilerek; köşkte bunu kutlamak için toplandılar, kadehler tokuşturup “Ohh be!… Kurtulduk, öldü!…” dediler, yanıldılar, ağlamayın artık ölmedi Deniz inadına, ütopyasındaki imgesini milyonların kafasına zerk edip gökyüzüne yükselmiş, yıldızlara karışmıştı, küllerinden yeniden doğarcasına!..”

“Benim haklı olduğumu tarih bir gün yazacaktır!”

(Deniz Gezmiş)

 

#Kara #bir #gündür #Mayıs

KDP tedavi için yurtdışına gitmek isteyen Arsu’yu tutukladı

Tedavi için yurt dışına çıkmak isteyen ağır hasta Kürt siyasetçi Azime Arsu KDP tarafından tutuklandı

KDP tarafından ağır hasta olan Kürt siyasetçi Azime Arsu’nun tutuklandığı belirtildi. Arsu’nun tedavi için yurt dışına çıkmak isterken Federe Kurdistan’ın Hewlêr kentindeki Uluslararası Havalimanı’nda 2 Mayıs günü KDP güçleri tarafından tutuklandığı öğrenildi.

Akarsu’nun yakınlarının kendisinden haber alamadığı belirtildi.

Kaynak: Rojnews

#KDP #tedavi #için #yurtdışına #gitmek #isteyen #Arsuyu #tutukladı

UNICEF: Sudan’da 190 çocuk katledildi

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sudan’da süren çatışmalarda hayatını kaybedenlerin sayısı 551’e yükseldiğini belirtirken, UNICEF ise çatışmalarda 190 çocuğun katledildiğini ifade etti

Sudan’da ordu ve Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında 15 Nisan’da başlayan çatışmalar, 4 Mayıs’ta yürürlüğe gireceği açıklanan 7 günlük ateşkes kararına rağmen başkent Hartum, Omburdman ve Bahri kentlerinde devam ediyor.

Ölü sayısı 551’e yükseldi

Cenevre’deki Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Ofisi’nde, Birleşmiş Milletler (BM) Sözcüsü Alessandra Vellucci moderatörlüğünde gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan DSÖ Sözcüsü Margaret Harris, Sudan’da devam eden çatışmalarda hayatını kaybedenlerin sayısının 551’e yükseldiğini ve 4 bin 926 kişinin yaralandığını kaydetti.
Çatışmalarda sağlık tesislerine yönelik toplam 28 saldırı yapıldığını söyleyen Harris, bu saldırılarda 8 kişinin öldüğünü ve 18 kişinin yaralandığını ifade etti.

Bir saate 7 ölüm

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü James Elder de Sudan’da çatışmaların başlangıcından bu yana yaşanan çocuk ölümlerinin korkutucu seviyelere ulaştığını söyledi. 15 Nisan-25 Nisan tarihleri arasında 190 çocuğun katledildiğini ve bin 700 çocuğun yaralandığını kaydeden Elder, “Sudan’daki çatışmanın ilk 11 gününde ortalama olarak saatte 7 çocuğun öldürüldüğü veya yaralandığı rapor edildi” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#UNICEF #Sudanda #çocuk #katledildi

AKP’li aday halka seçim rüşveti dağıtıyor

AKP’nin Êlih adayı Ferhat Nasıroğlu seçim çalışması kapsamında birçok adrese bin TL değerinde alışveriş kartı göndererek, oy istedi

8 gün kalan seçimler için partilerin çalışmaları sürüyor. AKP ise Êlih’te ( Batman) para dağıtarak seçim çalışmalarını sürdürüyor. “Devletin ihalecisi” olarak nitelendirilen AKP’nin Êlih adayı Ferhat Nasıroğlu, babası adına kurulan Necat Nasıroğlu Vakfı adıyla birçok adrese bin TL değerinde alışveriş kartı gönderdi.

İş cinayetleri yaşanmıştı

Nasıroğlu’nun seçim kartı büroşüründe, 2 işçinin öldüğü ve 20 işçinin yaralandığı Esentepe Külliyesi’nden söz edilmesi de dikkat çekti. Hizbullah’a tahsis edileceği belirtilen külliyenin yapımı, yargı sürecine rağmen seçim propagandasında kullanılmak için tamamlanmıştı.

ÊLIH

#AKPli #aday #halka #seçim #rüşveti #dağıtıyor

Yeşil Sol Parti’den Esenyurt’ta miting: Umudu büyütüyoruz

Yeşil Sol Parti, Esenyurt ilçesinde  “Umudu, direnişi, mücadeleyi büyütüyoruz” şiarıyla miting gerçekleştiriyor

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul İl Örgütü, 14 Mayıs’ta gerçekleştirilecek olan Cumhurbaşkanlığı ve 28’inci Dönem Milletvekili Genel Seçimleri kapsamında Esenyurt Meydanı’nda, “Umudu, direnişi, mücadeleyi büyütüyoruz” şiarıyla miting gerçekleştiriyor.

Milletvekili adayları Dersim Dağ, Çiçek Otlu, Cengiz Çiçek, İskender Bayhan ile Başak Demirtaş’ın katılacağı miting öncesi yüzlerce kişi büyük bir coşkuyla meydanda bir araya geldi.

Mitingde milletvekili adayları konuşuyor.

Ayrıntılar geliyor

#Yeşil #Sol #Partiden #Esenyurtta #miting #Umudu #büyütüyoruz

Cumartesi Anneleri gözaltına alındı

AYM’nin ‘ihlal’ kararına rağmen ablukanın kaldırılmadığı Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapmak isteyen Cumartesi Anneleri ve insan hakları savunucuları gözaltına alındı

Cumartesi Anneleri’nin, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle gerçekleştirdikleri eylem 945’inci haftasında devam etti.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) “ihlal” kararlarına rağmen polis ablukasının sürdüğü Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapmak isteyen Cumartesi Anneleri ve insan hakları savunucuları bu hafta da önceki haftalar da olduğu gibi polis engeli ile karşılaştı.

Anneler ve beraberindekiler, meydandaki polis bariyerlerinin önünde ablukaya alındıktan sonra gözaltına alındı. Annelerin, bu haftaki eylemine Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve avukat Meriç Eyüpoğlu destek verdi.

Ayrıntılar geliyor…

#Cumartesi #Anneleri #gözaltına #alındı

Deprem kenti Mêlêti’de 25 bin seçmen ‘kayıp’

Deprem kentlerinden Mêlêti’de 25 bin seçmen ölüm ya da kaydını aldırmadığı için ‘kayıp’ görünürken, buna dikkat çeken Yeşil Sol Parti Meletî Milletvekili 3’ncü sıra adayı Tülay Şakar, sandıkları koruyacaklarını söyledi

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere 8 gün kalırken çalışmalar da devam ediyor. Seçim çalışmalarını sürdüren Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Mereş merkezli meydana gelen depremde Meleti ( Malatya), Dilok ( Antep), Hatay, Semsûr ( Adıyaman) gibi yerlerde çok fazla seçmenin başka kentlere göç etmesinden dolayı hareketli seçmenler için otobüs oluşturarak, sandıklara gitme çağrılarında bulunuyor. Yeşil Sol Parti, depremin yaşandığı Meleti’de seçim güvenliğine dair çalışmalarını yoğunlaştırırken, kentte yeni seçmen sayısı ise 547 bin 104 olarak açıklandı.

Yüzde 10’luk seçmen değişimi oldu

JINNEWS’ten Dilan Babat’ın haberine göre, Mart 2019 seçimlerinden bugüne Meleti’de yüzde 10’luk bir seçmen sayısı değişimi yaşandı. Yine 2019-2023 tarihleri arasından giden seçmen 141 bin 829, kaybolan seçmen sayısı (ölüm, kaydını aldırmayan) 25 bin 937 olarak belirlendi. Kaybolan seçmen sayısı ise yüzde 4,62’e tekabül ediyor. Güncel oy kullanacak seçmen sayısı 547 bin 104 olurken, bir önceki seçimlerde 561 bin 663 seçmenin oy kullandığı tespit edildi. Seçmen sayısında yüzde 2,59’luk bir değişim görüldü. Gelen seçmen yüzde 17, giden seçmen ise yüzde 25.25 olarak görüldü.

Dayanışma bize yol açtı

Çalışmalara dair bilgi veren Yeşil Sol Parti Meletî Milletvekili 3’ncü sıra adayı Tülay Şakar, sokak sokak çalışmalarının sürdüğün belirtti. Şakar, “Daha önce Malatya’da bu kadar rahat bir şekilde seçim çalışmaları maalesef ki yürütemiyorduk ve tepkilerle karşılaşıyorduk. Deprem sürecinde birlikte bir dayanışma oluşturduğumuzdan dolayı insanların tepkileri açıkça bitmiş durumda. Hatta onlarca insandan ‘sizler bizim yanımız da oldunuz. Sizler bizleri açlıktan kurtardınız’ sözlerini duyuyoruz. Çoğu insanların gösterdiğimiz dayanışmadan dolayı teşekkürleriyle de karşılaşıyoruz. Malatya’da insanların bizlere karşı sert tepkileri değişti diyebiliriz” dedi.

Tek bir kişi kalsak dahi çalışacağız

Seçime az bir süre kala Yeşil Sol Parti, avukatlar ve özgür basın emekçilerine dönük operasyonlar ile provokasyonlara da dikkat çeken Şakar, “Bizler basit bir parti değiliz, örgütlü bir mücadeleden geliyoruz. Onların baskıları bizleri hiçbir zaman yıldırmayacak. Adayımızı, özgür basın emekçilerini, avukat arkadaşlarımızı tutuklayabilirler. Ama bizler her gün çoğalarak geliyoruz. Hiçbir zaman için on milyon seçmenli bir partiyi yıldıramayacaklar. Tek bir kişi dahi kalsak da mücadelemize devam edeceğiz” diye belirtti.

Tek bir oy bile kaybettirmeyeceğiz

Oyların kullanmasıyla beraber sandıkları da kendilerinin koruyacağını söyleyen Şakar, “Müşahitlerimizle birlikte sandıklarımızı koruyacağız. İktidara nasıl ki 11 kentte kaybettirip sandıklarımızı koruduysak, bu seferde sahip çıkacağız. Halkımızın bundan şüphesi olmasın. Tek bir oyumuzu iktidara vermeyeceğiz” dedi.

MÊLÊTÎ

#Deprem #kenti #Mêlêtide #bin #seçmen #kayıp

Kongo’da sel: En az 176 ölü

Kongo Demokratik Cumhuriyeti son yılların en büyük sel felaketini yaşıyor. Ülkede selden ölenlerin sayısı 176’ya yükseldi

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusundaki Güney Kivu eyaletinde şiddetli yağışların yol açtığı sel baskınlarında ölenlerin sayısı 176’ya yükseldi. Güney-Kivu Eyalet Valisi Theo Ngwabidje Kasi, yaptığı açıklamada, Güney Kivu eyaletine bağlı Bunhushu ve Nyamukubi köylerinde meydana gelen sel felaketinin ardından 176 kişinin cenazesine ulaştıklarını duyurdu.

En az 227 ölüm

Yerel bir sivil toplum örgütü üyesi Kasole Martin ise en az 227 kişinin cenazesini bulduklarını söyledi. Martin “Okullar ve hastaneler su altında kaldığı için insanlar açıkta uyuyor” dedi.

Sık sık yaşanıyor

Bölgede gece boyunca etkili olan şiddetli yağışlar, Chibira Nehri’nin taşmasına neden olmuş ve 72 kişinin öldüğü duyurulmuştu. Tropikal iklim kuşağında yer alan ülke, yağış sezonunda sık sık doğal afetlerle karşı karşıya kalıyor.

Komşu Ruanda’da bu hafta aşırı yağışların tetiklediği sel ve heyelanlarda 130 kişi ölmüş, 5 binden fazla ev yok olmuştu.

DIŞ HABERLER

#Kongoda #sel #ölü