Ana Sayfa Blog Sayfa 547

Yeşil Sol Parti adayı Dönmez tutuklandı

Süleyman Soylu’nun hedef göstermesi ardından gözaltına alınan Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili adayı Ayten Dönmez, tutuklandı

İçişleri Bakanı ve AKP İstanbul Milletvekili adayı Süleyman Soylu’nun dün akşam katıldığı bir TV programında Yeşil Sol Parti ve adaylarını hedef göstermesi ardından Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Kocaeli Milletvekili adayı Ayten Dönmez’in Üsküdar’da bulunan evine polis baskın düzenledi. Dönmez’i iktidar medyası da hedef gösterdi.

Dönmez’in daha önce PKK’ye katıldığı ve geri geldiği ileri sürüldü. Emniyette, bu iddia dair Dönmez’e iki PKK’linin yer aldığı fotoğraf gösterildi. Dönmez, beyanında evli ve iki çocuk annesi olduğunu belirterek, iddiayı reddetti.

Dönmez daha sonra savcılıkta ifade vermek üzere Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne götürüldü. Dönmez, savcılıkta aynı fotoğraf sorularak, “Örgüte üye olmak” suçlaması yöneltildi. Savcılık, Dönmez hakkında tutuklama talep ederek, Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti. Hakimlik sorgusu ardından Dönmez, tutuklandı.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Parti #adayı #Dönmez #tutuklandı

Santçılardan açıklama: Daha güçlü direneceğiz

Gözaltıları protesto etmek amacıyla açıklama yapan sanatçılar, ‘Seçim uğuruna yapılan hiçbir saldırıya boyun eğmedik eğmeyeceğiz. Hep beraber daha güçlü bir şekilde direneceğiz’ dedi

Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM), Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kültür ve Sanat Meclisi, Gölge Kültür ve Sanat Merkezi, Grup İsyan Ateşi müzik grubu gözaltına alınan 128 Kürt sanatçı, gazeteci, siyasetçi ve hukukçuya dair Beyoğlu’nda bulunan merkezlerinde protesto etti.

Gözaltıya tepki gösteren MKM sanatçısı Dilan Suyu, otoriter rejimlerin hep yıkıldığını ve var olan bütün otoriter rejimlerin de yıkılacağına değinerek, “Resmi ideolojik zihniyetin kendini nasıl sürdürmez hale geldiğini görüyoruz. Kültürel soykırım ve toplumun gerçekliğini inkar ederek sadece kendi varlığını korumak peşindeler. Özgür olmak dışında halklar başka bir şey istemiyor. Halklar çok dili çok kültürlü hakikatin peşine düşerek varlığını kabul etme mücadelesi vermektedirler. Biz toplumun vicdanı olan sanatçılar olarak şunu açıkça belirtmeliyiz ki; bu ülke demokratikleşmeden ve özgür olmadan hiçbirimizin insanca yaşama şansı yoktur” dedi.

‘Haksızlığın karşısında olacağız’

Saldırılara karşı dik duracaklarını ifade eden Suyu, gözaltıyı anti-demokratik uygulama olarak nitelendirerek, karşısında diz çökmeyeceklerini söyledi. Suyu devamla, “Bedeli ne olursa olsun yaşanılabilir bir dünya için her zaman haksızlığın karşısında olacağız. Herkese sesleniyoruz. Gücümüzü birleştirelim. Ömrünü zorla uzattırmaya çalışan bu kültürel soykırım rejimine son vererek özgür bir gelecek yaşayalım. Seçim uğuruna yapılan hiçbir saldırıya boyun eğmedik eğmeyeceğiz. Hep beraber daha güçlü bir şekilde direneceğiz. Gözaltına alınan avukat siyasetçi sanatçı ve gazeteciler derhal serbest bırakılmalı” sözleriyle çağrıda bulundu.

HABER MERKEZİ

#Santçılardan #açıklama #Daha #güçlü #direneceğiz

Hak Savunucuları: Gözaltına alınanlar biran önce serbest bırakılsın

Amed merkezli gözaltına alınanların serbest bırakılması çağrısı yapan İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, ‘Hak savunucuları, bu baskılara hiçbir zaman boyun eğmeyecek’ dedi.

İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı, Amed merkezli gözaltılara dair yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Amed merkezli yürütülen operasyon sonucu dün sabah saatlerinde, aralarında İnsan Hakları Savunucuları Dayanışma Ağı (İHSDA) bileşenlerinden Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) üyesi avukat ve hak savunucularının yanı sıra, gazeteci, siyasetçi ve sanatçıların da bulunduğu yüzün üzerinde kişinin gözaltına alındığı hatırlatıldı.

Hukuka aykırı ev baskınları

Hukukçuların, basın emekçilerinin, siyasetçi ve sanatçıların haber verilmesi veya çağrılmaları halinde ifade verebilecek durumda olmalarına rağmen, hukuka ve insan hakları temel ilkelerine aykırı bir biçimde ev baskınıyla gözaltına alındıklarına dikkat çekildi. Açıklamada, “Ev ve ofislerinde yasalarda öngörülen koşullara uyulmadan aramalar yapılması, dosyada gizlilik kararı alınması ve 24 saat avukat kısıtlaması kararı verilmesi hukuka aykırı olup, bu yolla gözaltına alınanların hukuki yardım alma ve savunma hakkı engellenmiştir” denildi.

Seçim güvenliği hedefte

Gözaltına alınan kitleye ve zamanlama bakımından söz konusu operasyonun adil, demokratik seçim ortamına ve seçim güvenliğine yönelik kabul edilemez bir müdahale niteliğinde olduğu vurgulanan açıklamada, “Özellikle Kürt seçmenin yoğunlukta olduğu bölgelerde seçim güvenliğini sağlayacak, seçim süresince yaşanabilecek hukuka aykırılıklar ve hak ihlalleri ile mücadele edecek hukukçulara, hakikati ortaya çıkaracak basın emekçilerine ve siyasi iktidara muhalif tüm kesimlere yönelik artan hedef göstermelerin ve müdahalelerin tesadüfi olmadığı aşikardır. Masumiyet karinesi başta olmak üzere, operasyonun hedefi haline getirilen kişilerin her koşulda korunması gereken temel hak ve özgürlüklerini hiçe sayan İçişleri Bakanı’nın bu konudaki açıklaması, operasyonun arkasındaki politik saiki ortaya koymaktadır” ifadeleri yer aldı.

Serbest bırakılması çağrısı

Açıklamanın devamında şunlar yer aldı: “İHSDA olarak yasalara ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı bir şekilde hak savunuculuğunun kriminalize edilmesini hiçbir şekilde kabul etmediğimizi bir kez daha yineliyor, gözaltına alınan hak savunucularının bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Hak savunucuları, bu baskılara hiçbir zaman boyun eğmeyecek ve hak ihlallerine karşı mücadele etmekten asla vazgeçmeyecektir.”

HABER MERKEZİ

#Hak #Savunucuları #Gözaltına #alınanlar #biran #önce #serbest #bırakılsın

Yeşil Sol Parti çok sayıda kentte seçmenlere buluştu

Çalışmalarını sürdüren Yeşil Sol Parti, çok sayıda kentte gün boyu seçmenlerle bir araya gelerek sorunlarını dinledi, destek istedi

Yeşiller Sol ve Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), seçim çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Çok sayıda kentte gün boyu seçmenlerle bir araya gelen adaylar, yurttaşların sorunlarını dinleyerek, destek istedi.

Colemêrg

Yeşil Sol Parti milletvekili adayları, Colemêrg merkez, Gever (Yüksekova) ve Rûbarok (Derecik) ilçesinde bulunan birçok köyde düzenlediği seçim çalışmaları coşkulu karşılamalarla sürüyor. Colemerg’in birçok köyü başta olmak üzere Gever’e bağlı Sorê, Silord, Gowê ve Gûlank yine Rûbarok ilçesine bağlı Bêsosin, Zerin, Şapatana Gerdîyan, Parevê, Sitêrê, Sitûnê ve Dêrik köylerinde yaşayan yurttaşlar ziyaret edildi. Köylerde yaşayan kadınlar ve çocuklar ellerindeki Yeşil Sol Parti bayraklarıyla adayları karşıladı. Adaylar ise sınır hatlarında yaşanan yasaklara değinerek, 14 Mays’ta buna son vereceklerini ifade etti.

Qers

Yeşil Sol Parti Qers milletvekili adayları Gülistan Kılıç Koçyiğit, Gülcan Alp, Sertaç Çelikkaleli ve parti yöneticileri ise kentteki gazetecilerle bir araya geldi. Burada konuşan Koçyiğit, “Seçime sayılı günler kalırken sandık güvenliğini sağlayacak hukukçuların ve gerçekleri dile getiren basın emekçilerinin gözaltına alınmasını kınıyoruz. AKP yeniden elinde hiçbir argüman olmadığı, topluma sunacak hiçbir şeyi olmadığı için bizim büyük yükselişimiz ve coşkulu kalabalıklarımız karşısında krimimalizasyon ve güvenlikçi politikalar uyguluyor. Bükemediği bileği gözaltına alarak, karalayarak bir seçim kampanyası yürütüyor” diye konuştu.

Îdir

Yeşil Sol Parti adayı Aysel Aras ve TJA aktivistleri Cumhuriyet Mahallesi’nde kadınlarla bir araya geldi. Aras’ı karşılayan kadınlar ardından halay çekti. Aras, ise kadınlara teşekkür ederek yapacakları buluşmaya tüm kadınları davet etti.

Adana

Adana’nın dört bir yanında seçim çalışmalarını aralıksız devam ettiren Yeşil Sol Parti milletvekili adayları, “Birlikte değiştireceğiz” şiarıyla halkla buluşmayı sürdürüyor. Adaylardan Tülay Hatimoğulları Seyhan ilçesine bağlı Hadır Mahallesi’nde, aday Ferhat Kabaiş ise Seyhan ilçesine bağlı Gürselpaşa Mahallesi’nde esnaf ve semt pazarlarını gezdi. Adaylar, halktan oy istedi. Yeşil Sol Partili gençler ise İnönü Parkı’nda stand açarak, yurttaşlara bildiri dağıttı.

Antalya

Antalya’da da seçim çalışmaları hız kesmeden devam ediyor. Yeşil Sol Parti Antalya milletvekili adayları Canan Calağan ve Muhsin Taşar ile HDP PM avukat Aylin Onursev, Antalya Barosunu ziyaret etti. Seçim güvenliğine dair yapılan görüşmede, yargı bağımsızlığı, demokratik kamuoyuna uygulanan baskılar, bağımsız ve tarafsız adalet sistemi açısından önemi üzerine sohbet gerçekleştirildi.

Mersin

Yeşil Sol Parti 14 Mayıs seçimlerine ilişkin çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Yeşil Sol Parti Mersin İl Örgütü, seçim çalışmaları kapsamında Mersin Dersimliler Derneği’ne ziyaret gerçekleştirdi. Buradaki ziyarette Yeşil Sol Parti Mersin milletvekili adayları ile ile Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık ve Dersimliler Derneği Başkan Yardımcısı Ercan Yıldırım yer aldı.

Buradaki ziyarette konuşan milletvekili adayları, alevi yurttaşların sorunlarına çözüm önerileri geliştirebilecek tek partinin Yeşil Sol Parti olduğunu belirterek, Yeşil Sol Parti’nin alevilere yönelik politikalarına değindi. Adayların ardından konuşan Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık ise seçimlerde sonuna kadar Yeşil Sol Parti’yi destekleyeceklerini açıklarken, tüm Dersimliler’e de destek çağrısında bulunduğunu ifade etti.

Akdeniz ilçesinde esnaf ziyaretleri gerçekleştiren milletvekili adayları Mustafa Türk ve Mehmet Şirin Kaya ise esnafların yoğun ilgisiyle karşılaştı. Hal Mahallesi’nde gerçekleştirilen ziyarette tek tek esnafların şikayetlerini dinleyen adaylar, çözüm önerilerinde bulundu. Ayrıca Yeşil Sol Parti’nin akşam ki Hal Mahallesi’nde açılışını yapacağı seçim irtibat bürosu etkinliğine katılma çağrısı yapan adaylar, buna ilişkin mahallenin birçok noktasında bildiri dağıtımı gerçekleştirdi.

Mereş

Yeşil Sol Parti, 6 Şubat tarihinde gerçekleşen depremlerin merkez üssü olan Mereş’te seçim çalışmalarına devam ediyor. Çalışmalar kapsamında Maksutuşağı, Sofuuşağı, Abbaslar, Alibeyuşağı, Sivricehöyük, Terolar köyleri adayların katılımı ile ziyaret edildi.

Ziyaretlerde, köy halkıyla buluşan milletvekili adayları, depremzedelerin sorunları hakkında konuşurken, 14 Mayıs’ta gerçekleşecek seçimlere dair de fikir alışverişinde bulundu. Ziyaretlerde adaylara dönük yoğun ilgi dikkat çekti.

HABER MERKEZİ

#Yeşil #Sol #Parti #çok #sayıda #kentte #seçmenlere #buluştu

Gazetecilere gözaltı 16 Haziran operasyonunun devamı

Amed’te gazetecilere yönelik yürütülen operasyonun, 16 Haziran’da gazetecilere yönelik gözaltıların devamı olduğu ortaya çıktı. Gazetecilere yönelik suçlamalar açık tanık Ümit Akbıyık’ın ifadesine dayandırıldı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında Diyarbakır 3’üncü Sulh Ceza Hakimliği’nin aralarında gazeteci, siyasetçi, sanatçı ve avukatların bulunduğu 216’sı hakkında gözaltı kararı verdiği ve bunlardan 128’inin gözaltına alındığı soruşturmanın, gazetecilere yönelik kısmının 16 Haziran’da 2022’deki operasyonun devamı olduğu ortaya çıktı. 20’si gazeteci 22 kişinin gözaltına alındığı 16’sının ise tutuklandığı, soruşturmaya bir açık tanık dahil edildi. Önceki “CV23TY45UP78” kod adlı gizli tanığın ifadesiyle yeni açık tanık Ümit Akbıyık adlı bir tanığın ifadesi gözaltına alınan gazetecilere soruldu.

Zarok TV’ye suçlama

Gazetecilere, 12 Ocak 2023’te Ümit Akbıyık adlı açık tanığa ait olduğu öne sürülen ifade soruldu. Akbıyık ifadesinde, isimlerini sıraladığı basın yayın kuruluşlarının, örgütün ideolojisini benimseyerek “örgütün propagandasını yaptıklarını” öne sürdü. Akbıyık, daha önce Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) kapatılan ve tepkiler üzerine yine KHK’le açılan çocuklara yönelik Kürtçe yayın yapan Zarok TV’nin örgütün yayın organlarından olup “örgüt propagandası” yaptığını ileri sürdü.

Kurkut’un katledildiği anı çeken Gök yine gözaltında

Ümit Akbıyık ifadesinde, Türkiye’de yayın yapan bu kuruluşların YDG-H ve YPS’nin eylemlerini çekip “basın boyutunda sorumlu olan kişilerce ANF’ye, Nuçe Ciwan, Sterk TV ve Medya Haber’e gönderdiğini” ileri sürdü. Akbıyık, Kemal Kurkut’un öldürülmesini fotoğraflayarak belgeleyen Mezopotamya Ajansı Muhabiri Abdurrahman Gök’ün de iddialara konu edinen bir prodüksiyonda çalıştığını öne sürdü.

Emniyetteki ifadelerinde gazetecilere, Akbıyık’ın ve 16 Haziran’da 20’si gazeteci 22 kişi hakkında ifade veren “CV23TY45UP78” kod adlı gizli tanığın ifadeleri soruldu.

‘Aileniz size nasıl hitap ediyor?’

“Örgüt adına eylem ve faaliyette bulunmak” suçlaması yöneltilen gazetecilere emniyet ifadesinde, “ailenin ve yakın çevrelerinin kendilerine “nasıl hitap ettiği”, kullandıkları “takma ad”, “mahlas” ve “kod adı” bulunup bulunmadığı, sanal medya ve e-mail adreslerinin bulunup bulunmadığı soruldu.
Amed’te gazetecilere yönelik yürütülen operasyonun, 16 Haziran’da gazetecilere yönelik gözaltıların devamı olduğu ortaya çıktı. Gazetecilere yönelik suçlamalar açık tanık Ümit Akbıyık’ın ifadesine dayandırıldı.

HABER MERKEZİ

 

#Gazetecilere #gözaltı #Haziran #operasyonunun #devamı

Erdek’te Sevin Coşkun’dan cemevine ziyaret

Yeşil Sol Parti Balıkesir Milletvekili Adayı Sevin Coşkun, Erdek’te pazar ve esnaf ziyaretinin ardından Alevi Kültür Derneği’ni ziyaret etti.

Yeşil Sol Parti Balıkesir Milletvekili Adayı Sevin Coşkun, PM ve ilçe yöneticileriyle birlikte Erdek’te pazar ve esnaf ziyareti yaptı. Sevin Coşkun ve beraberindekiler daha sonra ise  Alevi Kültür Derneği/Cemevini ziyaret etti.

Bandırma merkezde ise kahvehaneler ziyaret edildi.

PİRHA/BALIKESİR

DAD: Hukuku bir baskı aracı olarak kullanmaktan vazgeçin!

DAD, Diyarbakır merkezli yapılan gözaltıların seçimle ilişkili olduğunu belirterek, “Hukuku bir baskı aracı olarak kullanmaktan vazgeçmeye, demokrasinin gereği olan seçimleri hukuk normları çerçevesinde yapmaya davet ediyoruz” dedi.

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Genel Merkezi, Diyarbakır merkezli 21 ilde gazeteci, sanatçı, avukat ve siyasetçinin olduğu çok sayıda insan gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

Yapılan açıklamada, toplumun sinir uçlarıyla oynandığı belirtilerek, hukuksuzluğa, suça bulaşmış iktidar odaklarının gitmemek gibi bir durumları olamaz, hesap vermekten kaçamayacakları ifade edildi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:

“Gözaltılar, hiç sır olmayan seçimlerle ilgili Kürtleri, hak ve adalet arayıcılarını baskılayıp, alanda etkisiz kılmaya yönelik bir hareket olduğunu biliyoruz.İnancımız zulme rızalığı kabul etmez. Biliyoruz ki zulum ile abat olanın ahirî berbat olur. Yaşadığımız coğrafya çok zulüm gördü ama hakikat ve özgürlük arayışı da asla susmadı. Her demde Hak kelamı dile getirildi, el ele vererek zulme direnildi. Tüm toplum kesimlerinin 14 Mayıs seçimlerinden, değişim dönüşüm beklerken, bunca yıl her türlü haksızlığa, hukuksuzluğa, suça bulaşmış iktidar odaklarının gitmemek gibi bir durumları olamaz, hesap vermekten kaçamazlar. Hesap vermemek için elindeki zor aygıtlarını kullanarak bu değişim ve dönüşümü engellemek ve toplumun iradesi ile oluşacak bir yönetime fırsat vermemek için, hukuğu bir sopa olarak kullanmaya, daha da kontrolsüz bir şekilde devreye koydular.

TOPLUMUN SİNİR UÇLARI İLE OYNUYOR

Gözaltılarla korkuyu topluma yaymak istemektedirler. İkrarlı duruşumuz, hakikat arayışımız, zulme rıza göstermeyen ahlaki ilkemiz, edep ve erkanımız, analarımızın Hak kelamında aldığımız gücümüz bu baskıları boşa çıkaracaktır. Emek, barış, demokrasi mücadelesi verenler için zindanda bir meydanda birdir.Biz iktidar odaklarının baskı ile toplumu kontrol ve denetim altına almalarına razı degiliz. Hukuku bir baskı aracı olarak kullanmaktan vazgeçmeye, demokrasinin gereği olan seçimleri hukuk normları çerçevesinde yapmaya davet ediyoruz. Toplumda rızalık üretemeyeceksiniz. Size verilen bu hakkı kendi çıkarlarınız için kullandınız. Halka yoksulluğa, ülkeyi çöküşe sürüklediniz. zulmünüz gidişinizi engellemeyecek.Hak aşkı Xızır gayreti ile hizmet yürütenlere aşk olsun. Zaman sahipsiz, mekan rızasız, mazlum çaresiz degildir.”

(HABER MERKEZİ)

Pazarcıklı yurttaşlar: Alevi olduğumuz için devlet bizi her zaman dışlıyor

Pazarcık ilçesinde 20 Nisan’da meydana gelen fırtına ve hortum bölge halkının kaldığı çadır ve konteynerların zarar görmesine sebep oldu. Depremden bu yana devletin yardıma gitmediğini belirten yurttaşlar, “Biz Alevi olduğumuz için mi bunları yaşıyoruz? Aleviler insan değil mi? Biz hepimiz birbirimizi kardeş olarak görürken, devlet daima bizi dışlıyor. Artık yeter” dedi.

Maraş’ın Pazarcık ilçesinde 20 Nisan’da meydana gelen fırtına ve hortum, ilçedeki çadır ve konteynır alanlarında büyük zarara neden olmuştu. Yaşananlar sonucu ağır hasarlı binaların çatıları uçarken, çadır ve konteynerlar da kullanılamaz hale gelmişti. Şiddetli fırtına ve hortum nedeniyle çevreye savrulan cisimler nedeniyle 3 kişi yaşamını yitirmişti.

Pazarcıklı yurttaşlar yaşanan fırtına ve devletin depremden bu yana ilgisizliği hakkında CAN TV‘ye konuştular.

“DEVLET KENDİ YARDIMINI KENDİNE YAPSIN”

Yaklaşık 3 aydır rezillik içinde yaşadıklarını söyleyen Pazarcıklı kadın yurttaş, “Devletten hiçbir fayda görmedik. Evimiz gitti. Kendi gücümüzle konteyner yapmıştık o da gitti. Çadır da uçtu. Şimdi dışarıda kalıyoruz. Ne yapacağız bilmiyorum. İyi ki çocuklarım içinde değildi” dedi.

Devletin koltuk sevdasına düştüğünü ifade eden yurttaş, depremde ezilen, ölen insanların devlet tarafından düşünülmediğini belirterek, devlete “Elinizi vicdanınıza koyun, insanları düşünün” dedi.

Bir başka kadın yurttaş ise ‘artık yeter’ diyerek şunları söyledi:

“Alevi olduğumuz için devlet bizi her zaman dışlıyor. Depremde insanlar günlerce yerin altından bağırdı başka insanlar yardıma yetişti. Ölmeyeni de devlet öldürdü. Devlet bize hiçbir zaman gelip ‘geçmiş olsun’ bile demedi. Biz Alevi olduğumuz için mi bunları yaşıyoruz? Aleviler insan değil mi? Biz hepimiz birbirimizi kardeş olarak görürken devlet daima bizi dışlıyor. Artık yeter.”

Devletin olmadığını söyleyen bir depremzede ise “Devletten bir şey de istemiyoruz. Şimdiye kadar etmedi bundan sonra da devlet hiç yardım etmesin. Kendi yardımını kendine yapsın” dedi.

Bir başka yurttaş ise fırtına anına dair şunları aktardı:

“Bu konteynerın içinde 20 kişi vardık. Bizi de fırtına savurdu. Arkadaşlarımız çok korktular. Korkulmayacak gibi de değildi. Gökyüzünde çatılar, çadırlar o görüntüyü görünce çaresizce bekledik.”

PİRHA / MARAŞ

Aydeniz: Bu iktidarı gönderene kadar durmayacağız

Semsûr’da halk buluşmasında konuşan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Amed merkezli operasyonlara tepki göstererek ‘Bugüne kadar tüm saldırılara rağmen geri adım atmadık. Bu iktidarı gönderene kadar durmayacağız’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde büyük yıkımın yaşandığı Semsûr’da halk buluşması gerçekleştirdi. Konvoy halinde kente gelen Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, yol boyunca halkı selamladı. Yeşil Sol Parti’nin Yeni Mahalle’de bulunan İl Örgütü önünde halkla buluştu.

Burada halka seslenen DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Kurdistan ve Türkiye’de kent kent seçim çalışması yürüttüklerini ifade ederek, “Gittiğimiz her kentte, her ilçede büyük bir coşku ve umut ile karşılanıyoruz. Bugün Semsûr’da da değişim için umutla karşılandık. Kurdistan ve Türkiye halkları değişim için gün sayıyor” şeklinde konuştu.

‘İmar aflarının hesabını tek tek soracağız’

Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremde yaşamını yitirenleri anarak sözlerini sürdüren. Aydeniz, “Yaralarımızı birlikte saracağız. 79 gün geçti ancak acımız ilk günkü gibi. Depremde halkımızı enkaz altında bırakanlardan hesap soracağız. Bu hesabı sandıklarda soracağız. AKP-MHP iktidarı sadece halklara, inançlara, kadınlara düşmanlık dışında bir şey vaat etmiyor. Kent kent gezerek, imar affı olmayacak diyorlar. Mereş’te, Hatay’da, Semsûr’da yıllarca imar affı yapmakla övündünüz. Bugün halklara anlatacak bir şeyleri kalmadı, yalanlara sarıldılar. Bir kez daha buradan söz veriyoruz, imar aflarının hesabını tek tek soracağız” ifadelerini kullandı.

Halk enkaz altındayken saldırılar sürdü

İktidarın deprem bölgesini rant bölgesine dönüştürdüğünü söyleyen Aydeniz, “14 Mayıs’ta onları Semsûr’da tabela partisine dönüştüreceğiz. Halkımız enkazdan kurtulmaya çalışırken, onlar çadır satma derdin düşmüştü. Unutmadık, hesap soracağız. Halk enkaz altındayken, onlar savaş politikalarını sürdürüyordu. Rojava’da, Efrîn’de, Güney Kürdistan’da bombalar yağdırıyorlardı. Tek politikaları düşmanlıktır, halkları, inançları yok saymaktır” dedi.

Amed merkezli oerasyonlar

Amed merkezli operasyona değinen Aydeniz, “Bu operasyon seçimlere darbe operasyonudur. Gözaltına alınanlar deprem sonrası burada halkla dayanışma yürütenlerdi. İktidar dayanışmanın intikamını alıyor. Ne katliam ne zindan ne de baskılar bizi mücadelemizden geri koyamaz. Bugüne kadar tüm saldırılara rağmen geri adım atmadık, diz çökmedik, bundan sonra da çökmeyeceğiz. Bu iktidarı gönderene kadar durmayacağız” diye konuştu.

‘Onlar savaşı, bizler yaşamı savunuyoruz’

HDP’ye dönük kapatma davasına dikkat çeken Aydeniz, “Onlar baskı, bizler birlikteliği savunuyoruz, onlar savaşı, bizler yaşamı savunuyoruz. Bizim çözüm politikamız Üçüncü Yol stratejisiyle devam edecek. Yeşil Sol Parti, eşitlik, demokrasi ve özgürlük için mücadele yoluna çıktı ve 14 Mayıs’ta büyük çoğunlukla Meclis’e gidecek. Biz halkımıza inanıyoruz, güveniyoruz. Bu düzeni değiştireceğiz” sözlerinde bulundu.

Aydeniz, halkla, gençlerle, kadınlarla siyaset yaptıklarını vurgulayarak, “Biz gücümüzü halktan, kadınlardan, gençlerden alıyoruz. Bu nedenle hepimize sorumluluk düşüyor. Her birimiz komşumuzu, dostumuzu, akrabamızı ikna etmeliyiz ve Yeşil Sol Parti’ye oy vermelerini sağlamalıyız. Çünkü Yeşil Sol Parti Demokratik Cumhuriyet için, kadın özgürlüğü için geliyor. Semsûr halkı da temsilcisini Meclis’e gönderecek” dedi.

Akın: Yürüttüğümüz çalışma onları korkuttu

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, depremde yaşamını yitirenleri anarak sözlerine başladı. Akın, şunları söyledi: “Dün Amed’te yapılan operasyon, Saray rejiminin çaresiz kaldığının göstergesidir. Dört bir yanda yürüttüğümüz çalışma onları korkuttu, artık çaresiz bir şekilde arkadaşlarımızı, gazetecileri, avukatları, sanatçıları gözaltına alındı. Bu siyasi bir operasyondur. Hiçbir suçları yoktur. HDP’ye, HDP ile birlikte olanlara, bugün Yeşil Sol Parti’ye saldırıyorlar. Yeşil Sol Parti bugün Türkiye’nin her yerinde güçlü bir şekilde Meclis’e yürüyor, 14 Mayıs’ta bu iktidarı gönderip yeni bir süreci başlatacak.

Demokratik Cumhuriyeti inşa edelim

Deprem bölgesindeyiz. Şimdiye kadar imar affıyla ilgili 9 yasa çıkardılar. Meclis’ten ısrarla yasanın geçmemesi için uğraştılar ama 9 kere yasayı geçirdiler. Binlerce insanımızın hayatına mal oldu. Deprem vergilerinin hesabını vermiyorlar. Bu ağır tahribat karşısında açıkçası bir rant, talan ile çözüm üretmeye çalışıyorlar. Bunların çözümü deprem sürecinde gördük. İnsanlar ‘Devlet nerede?’ diye bağırıyorlardı. Onlar ise Kızılay’ın çadırlarını satmakla meşguldü. Kızılay Başkanı hala istifa etmedi. Bunlar arsız, bunlar yüzsüz. Bu deprem sırasında başka bir şey gördük, bu saray rejimi talimat bekleyenleri emniyet müdürü ilan etmişler, yerel yönetimlerin bütün yetkilerini aldılar. Bunlar insanlıktan nasibini almaz hale getirdi. Tepeden değil, yerelden yönetimleri güçlendirmemiz gerekiyor. Bu rejimi, saray rejimi 14 Mayıs’ta gönderelim, Demokratik Cumhuriyeti inşa edelim.

14 Mayıs’ta bu rejimi göndereceğiz

Adıyaman’dan güçlü bir mesaj alıyoruz. Burada ağır tahribata, büyük hasarlara rağmen halk moral içerisinde. Türkiye’nin her tarafında güçlü bir ses geliyor. Kürdistan’da muazzam bir moral var. Bölgede artık AKP silindi, tarihe gömülecek. Bu saray rejimi gidecek, 14 Mayıs’ta bu rejimi göndereceğiz.

HABER MERKEZİ

#Aydeniz #iktidarı #gönderene #kadar #durmayacağız

Şam: Dörtlü toplantıda TSK’nin Suriye’den çekilmesi görüşüldü

Suriye Savunma Bakanlığı, dörtlü toplantıda TSK’nin Suriye topraklarından çekilmesi ve “M4” otoyolunun açılmasına ilişkin anlaşmanın görüşüldüğünü belirtti

Suriye Savunma Bakanlığı, Rusya’nın başkenti Moskova’da dün yapılan Türkiye, Rusya, İran ve Suriye savunma bakanları ve istihbarat başkanları toplantısına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, toplantıda Türkiye’nin Suriye topraklarından çekilmesinin görüşüldüğünü bildirildi.

Suriye’nin resmi haber ajansı SANA’nın haberine göre, açıklamada, “Toplantıda, Türk kuvvetlerinin Suriye topraklarından çekilmesi konusunun yanı sıra M4 yolu [Lazkiye-Halep] olarak bilinen uluslararası karayolu üzerindeki anlaşmanın uygulanması görüşüldü” denildi.

Milli Savunma Bakanlığı ve Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamalarda toplantının “yapıcı havada” geçtiği belirtilmiş, “Suriye’nin toprak bütünlüğünü koruma”, “Suriye topraklarında her şekliyle terör örgütleri ve tüm aşırılıkçı gruplarla mücadele”, “Suriye’de güvenliğin pekiştirilmesi”, “Türkiye-Suriye ilişkilerinin normalleştirilmesi” ve “Suriyeli mültecilerin topraklarına dönmelerine yönelik çabaların yoğunlaştırılması” açıklamada öne çıkan ifadeler olmuştu.

Türkiye destekli silahlı gruplarıntutumu

Suriye’nin kuzeyinde etkili silahlı gruplardan Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) ve Türkiye ile iyi ilişkileri bulunan Ahrar el Şam, Ankara’nın Suriye ile normalleşme çabalarına tepki göstermişti. Ahrar el Şam’dan yapılan açıklamada, “Beşar Esad ile hiçbir şekilde uzlaşmaya yanaşmayacağız” denilmişti. İdlib’i kontrol eden HTŞ’den yapılan açıklamada, Türkiye’nin Suriye ile normalleşme girişimleri ‘U dönüşü’ olarak nitelendirilmişti.

HABER MERKEZİ

#Şam #Dörtlü #toplantıda #TSKnin #Suriyeden #çekilmesi #görüşüldü