Ana Sayfa Blog Sayfa 549

Sanatçı Binici’nin ‘Kezî’ şarkısı KOM Müzik etiketiyle yayında

 Ruken Binici’nin  ‘Kezî’  şarkısı KOM Müzik etiketiyle tüm dijital platformlarda yayınlandı

Sanatçı Ruken Binici, “Kezî” (Örgü) şarkısını KOM Müzik etiketiyle çıkardı. Sanatçının ilk profesyonel çalışması olan “Kezî” şarkısının sözleri Devrim Dora’ya ait olurken, müziği ise Binici’ye ait.

Binici’nin güçlü sesi ve duygusal yorumuyla dinleyicilerin beğenisini kazanan şarkı, Kürtçe pop müzik tarzında öne çıkıyor.

HABER MERKEZİ

#Sanatçı #Binicinin #Kezî #şarkısı #KOM #Müzik #etiketiyle #yayında

Yeşil Sol adayları ve kadın gazeteciler bir araya geldi

Yeşil Sol Parti İstanbul İl Örgütü, İstanbul kadın milletvekili adaylarının katılımıyla kadın gazetecilerle bir araya geldi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul İl Örgütü, İstanbul kadın milletvekili adaylarının katılımıyla Kağıthane’de bulunan Labella Düğün Salonu’nda kadın gazetecilerle kahvaltı etkinliğinde buluştu. Etkinliğe vekil adaylarının yanı sıra çok sayıda siyasetçi, Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti, emekçi, ekolojist ve kadın gazeteci katıldı.

En fazla kadın aday Yeşil Sol’da

Etkinlikte açılış konuşması Yeşil Sol Parti Kadın Meclisi Sözcüsü Beser Çelik, “Bizler özellikle seçim sürecinde bütün koşullara, zorluklara rağmen özellikle basın aracılığıyla kadın arkadaşlarımızın siyasi anlamda hangi temelde burada yer aldığını, kadınların neden Yeşil Sol Parti ile daha somut bir şekilde sözlerini kurduklarının bir nevi aracısı olacaktır” sözleriyle dile getirdi. Kadın seçim bildirgelerinde birçok konuya değindiklerini belirten Çelik, “Tam da bunun üzerinden Yeşil Sol Parti, fermuar sistemi ve en fazla kadın adaylarının bir kez daha burada kadınlarla birlikte ortaklaştırmaktır” dedi.

Tecride dikkat çekildi

Açılış konuşmasının ardından kadınlar hep birlikte kahvaltı yaptı. Daha sonra ise tek tek kadın adaylar tanıtıldı. Kadın adaylar sırayla söz alarak hem kadın hem de toplumsal sorunlara dair söz kurarak partilerinin bu noktadaki önemini anlattı. Adayların konuşmalarında en fazla yer alan konular arasında, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 24 yıldır ağırlaştırılmış tecrit altında tutulan ve 25 aydır kendisinden hiçbir haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Kurdistan ve Türkiye siyasetindeki barış rolü, Kürt sorununa demokratik çözüm için tek adres olması yer aldı.

Yine etkinlikte yapılan konuşmalarda, dün Amed’de yapılan baskınlarda 10 gazetecinin gözaltına alınmasının da iktidarın kaybetme korkusunun bir yansıması olarak değerlendirildi.

Mevzileri kaybetmiyoruz

Daha sonra gazeteci Nezahat Doğan, vekil adayları ile birlikte sürece dair değerlendirmelerde bulundu. Dün Amed merkezli gerçekleştirilen gözaltılar ile önceki süreçlerde yapılan tutuklamaların özgür basın için bir ilk olmadığını ifade eden Doğan, “Özgür basın ve Kürt basınının da bu anlamda ödediği bedeller büyük. Özgürlük ve mücadele içerisinde uzun yıllara dayanan bir gelenek var. Hepimizin aslında uzun yıllara dayanan bir mücadele geleneği var. Özgür basının da bir geleneği var. Dolayısıyla olan mevkileri, mevzileri kaybetmiyoruz” dedi.

Umudun göstergesi

Özgür basının tüm seçim irtibat büro açılışlarında sokağın nabzını en iyi şekilde yansıtmaya çalıştığını da aktaran Doğan, “Hem Kürdistan’da hem de burada kadın seçim büro açılış çalışmaları aynı zamanda umudun da bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

Etkinlik, tüm kadınlara üzerinde “Dîsa Jin Dîsa Jiyan” yazılı mor fularların dağıtılmasıyla son buldu.

Kaynak: JINNEWS

#Yeşil #Sol #adayları #kadın #gazeteciler #bir #araya #geldi

HÜDA PAR Genel Başkanı, Barzani ile buluştu

Yüzlerce Kürdün ölümünden sorumlu Hizbullah örgütüne yakınlığını gizlemeyen HÜDA PAR’ın Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu KDP’li Mesut Barzani ile görüştü

1990’lı yıllarda Kurdistan’ta yüzlerce faili meçhul cinayetin sorumlusu olarak geçen Hizbullah örgütü ile yakınlığını gizlemeyen HÜDA PAR’ın Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, KDP Genel Başkanı Mesut Barzani ile Federe Kürdistan’da buluştu.

Buluşmaya ilişkin açıklamada seçimlerin konuşulduğu ifade edildi.

Seçimler konuşulmuş

HÜDA PAR’dan görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, “Görüşmede, Türkiye’de 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimleri ile 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından yürütülen çalışmalar ele alındı. Gerek Türkiye’de gerekse Irak’ta mevcut siyasi durum üzerinde karşılıkla fikir alışverişinde bulunulan görüşmede, HÜDA PAR ve KDP arasındaki ilişkilerin gelecekte daha da geliştirilmesi konusunda ortak mutabakata varıldı” denildi.

HABER MERKEZİ

#HÜDA #PAR #Genel #Başkanı #Barzani #ile #buluştu

Doğan: Sona doğru geldiklerini biliyorlar

Yeşil Sol Parti kent kent çalışmalarına devam ediyor. Şirnex’te düzenlenen kadın buluşmasında konuşan Yeşil Sol Parti Şirnex Milletvekili adayı Ayşegül Doğan, ‘Sona doğru geldiklerini biliyorlar, ama bazı partiler onların yerini almak istiyorlar. Bunlara izin vermememiz gerek’ dedi

14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlı ve genel seçimlerine 18 gün gibi kısa bir süre kalırken, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) seçim çalışmalarına aralıksız olarak devam ediyor. Bu amaçla birçok şehirde çalışmalar sürüyor.

Şırnex

Yeşil Sol Parti Şirnex’in (Şırnak) Yenimahalle seçim irtibat merkezi önünde kadın buluşması düzenledi. Etkinlikte konuşan HDP Şirnex Milletvekili Nuran İmir, düzenledikleri buluşmanın özgürlük şenliği olduğunu belirterek, kadınların iktidarın saltanatını yıkacağını söyledi.

Yeşil Sol Parti Şirnex Milletvekili adayı Ayşegül Doğan ise, seçimin önemine dikkat çekerek, “Sona doğru geldiklerini biliyorlar, ama bazı partiler onların yerini almak istiyorlar. Bunlara izin vermememiz gerek. Dilimize, kültürümüze, tarihimize sahip çıkmamız gerekiyor. Botanlı kadınlar 14 Mayıs’ta özgürlüğün kapısını açacak” diye belirtti.
Yeşil Sol Parti, Cîzir ve Hezex (İdil) ilçelerinde de mahalle ve köy ziyareti gerçekleştirdi.

Aydın
Yeşil Sol Parti, Aydın’ın Didim ilçesi Yalıköy pazarında da esnafı ziyareti gerçekleştirdi. Aydın Milletvekili adayı Ebru Günay’ın aralarında bulunduğu siyasetçiler esnafa bildiri dağıttı. Partililer bildiri dağıtımı sırasında açlığa, sefalete, tek adam rejimine karşı Yeşil Sol Parti’ye oy verme çağrısında bulunarak sık sık, “Jin, jiyan, azadi”, “Patates soğan güle güle Erdoğan” sloganları attı.

Partililer, esnaf ziyareti ardından Didim Cemevi ile kurum ziyaretleri gerçekleştirdi.

HABER MERKEZİ

#Doğan #Sona #doğru #geldiklerini #biliyorlar

Rezan’da halk buluşması: Sonunuz FETÖ’cüler gibi olacak

Rezan’da halk buluşmasında konuşan DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, ‘FETÖ’cüler ‘her şey elimizde’ diyordu, KCK operasyonlarını iyi biliyoruz, ‘hukuk da biziz’ diyorlardı hepsi şimdi içerde. Bunların sonu da aynı FETÖ’cüler gibi olacak’ dedi

Seçimlere kısa bir süre kalırken partilerin çalışmalarına hız verdi. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed İl Örgütü de, Rezan’da (Bağlar) halk buluşması ve seçim bürosu açılışı gerçekleştirdi. Buluşmaya kent vekil adayı Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, vekil adayı Adalet Kaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed Milletvekili İmam Taşçıer, HDP Amed İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Sonu ne olursa olsun başaracağız

Açılışta konuşan HDP İl Eşbaşkanı Zeyyat Ceylan kente merkezli dün yapılan operasyona değinerek, “4 Mayıs’ta gidecekler onun için böyle yapıyorlar. Biz yine Amed’ den sözümüzü söyleyelim, Amed’te 12 vekil toplamda da 100 vekil çıkaracağız ne olursa olsun başaracağız. Serkeftin ya me ye” dedi.

Yeşil Sol Parti vekil adayı Adalet Kaya da,”Sözümüzü istemiyorlar özgürlük mücadelesinden korkuyorlar. Vazgeçmeyeceğiz. Ayşe Gökkan, Sebahat Tuncel, Gültan Kışanak hepsi özgürlüğüne kavuşacak. ‘Jin, jiyan azadî’yi her yerde haykırdık parlamentoda sizden aldığımız güçle haykırmaya devam edeceğiz. Tecrit politikalarını da yoksulluğu da biz kıracağız. Kürt kadınları olarak defalarca bu süreçlerden geçtik mutlaka kazanacağız” diye konuştu.

Sonunuz aynı olacak

Ardından söz alan DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk ise, FETÖ’nün KCK operasyonlarını hatırlatarak, “Sistemleri bitti, yine operasyon yaptılar. Seçimde bu şekilde yer edinmek istiyorlar. 8 yıldır bir yer edinemediniz, şimdi de edemeyeceksiniz. FETÖ’cüler ‘her şey elimizde’ diyordu, KCK operasyonlarını iyi biliyoruz, ‘hukuk da biziz’ diyorlardı hepsi şimdi içerde. Bunların sonu da aynı FETÖ’cüler gibi olacak” dedi.

12 aday çıkaracağız

Öztürk, “Bizim CHP ile ittifakımız yok, siz Kürtlerin Kürdistan’ın düşmanısınız. O kadar arkadaşımız gözaltında hala da açıklama yapmadılar. Yalan söylemeyin sizin yerinizi de iyi biliyoruz. Bu zihniyetiniz devam ettiği sürece Kürdistan’dan size oy yok. Bizim yolumuz 3’üncü yoldur. AKP-MHP değil CHP’ de bu savaşa ve gözaltılara sessiz kaldığı sürece Amed 12-0 diyeceğiz” dedi.

AMED

#Rezanda #halk #buluşması #Sonunuz #FETÖcüler #gibi #olacak

Yeşil Sol Parti Qers adayları gazetecilerle buluştu

Yeşil Sol Parti Qers milletvekili adayları, kentte bulunan gazetecilerle bir araya geldi. Adaylar kentte yerel basının sorunlarını konuştu

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi( Yeşil Sol Parti) Qers milletvekili adayları Gülistan Kılıç Koçyiğit, Gülcan Alp, Sertaç Çelikkaleli, basın emekçileri ile buluştu. Etkinlikte kentteki yerel basının sorunları dinlenirken 25 Nisan günü Amed merkezli düzenlenen gözaltı operasyonlarına tepki gösterildi.

Amed merkezli operasyonu kınayan Sertaç Çelikkaleli “Seçime doğru giderken bu operasyonun seçime yönelik olduğu ortadadır. En yakın zamanda arkadaşlarımızın serbest bırakılmasını talep ediyoruz” sözlerini kullandı.

Seçim güvenliği vurgusu

Seçim güvenliğine de değinen Çelikkaleli, “ Dünkü operasyonlardan sonra ülkedeki bütün sandıkların ve tutanakların tehlikede olduğunu görüyoruz artık. Bu yönüyle bütün vatandaşlarımıza şu çağrıyı yapıyoruz; parti ayrımı yapmaksızın lütfen sadıklara gidip müşahit olun” çağrısında bulundu.

Türkiye’de gazetecilik

Demokratik ülkelerden yasama, yargı ve yürütmenin dışında dördüncü güç olarak basının görüldüğünü ve bunun demokratik bir ülkenin vazgeçilmezi olduğunun altını çizen Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye‘de basın özgürlüğünden bahsedilemediğini söyledi. Sınır Tanımayan Gazeteciler’in 2002 raporundan örnek veren Gülistan, “Türkiye 180 ülke içerisinde 149’uncu sırada. Basın Özgürlüğü Endeksine göre Türkiye’nin önünde Nijerya, Cezayir, Kamboçya var. Yani daha gerisinde olan ülkeler”  ifadelerini kullandı.

‘AKP saldırganlaştı’

Seçime sayılı günler kalırken sandık güvenliğini sağlayacak hukukçuların ve gerçekleri dile getirecek basın emekçilerinin gözaltına alınmasına tepki gösteren Koçyiğit, “AKP yeniden elinde hiçbir argüman olmadığı ve topluma sunacak hiçbir şeyi olmadığı için bizim büyük yükselişimiz ve coşkulu kalabalıklarımız karşısında krimimalizasyon ve güvenlikçi politikalar uyguluyor. Bükemediği bileği gözaltına alarak, karalayarak bir seçim kampanyası yürütüyor” değerlendirmesinde bulundu.

QERS

#Yeşil #Sol #Parti #Qers #adayları #gazetecilerle #buluştu

‘Dünyanın hiçbir yerinde nükleer santral istemiyoruz’

Çevre örgütlerinin düzenlediği basın açıklamasında konuşan Adana Yeşil Sol Parti Milletvekili adayı Hatimoğulları, ‘Yeşil Sol Parti olarak kendi yaşamlarına, kentlerine, topraklarına ve suyuna sahip çıkmak için buradayız’ dedi

Adana Ekoloji Platformu ve Adana Nükleer Karşıtı Platformu, Çernobil Faciası’nın yıl dönümüne dair Abidin Dinon Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamaya çevrecilerin aynı sıra Yeşil Sol Parti, HDP, İHD, Yeşil Sol Parti Adana milletvekili adayları Tülay Hatimoğulları ve Ferhat Kabaiş de destek verdi. Adana Ekoloji Platformu ve Adana Nükleer Karşıtı Platformu adına açıklama yapan Çağla Özgençtürk,  Çernobil Faciasında yüzbinlerce insanın öldüğünü yüz binlercesinin ise aşırı radyasyona maruz kalarak hastalanıp, acı çektiğini dile getirdi.

‘Ciddi tehlike barındırıyor’

Çernobil sonrası 600 bin metrekarelik alanın boşaltıldığını, durumun halen ciddi tehlike barındırdığını belirten Özgençtürk, patlama yaşanan ünitede çekirdek erimesi devam ettiğini ve bunun ne kadar devam edeceğinin kimsenin bilmediğini kaydetti. Özgençtürk, “Ardından Fukuşima nükleer felaketi geldi. 180 km. uzakta, denizde meydana gelen depremin yarattığı tsunami dalgaları nükleer santrali bastı ve iki ünitede çekirdek erimesinin başlaması önlenemedi. Japon hükümeti ve kurucu şirketin bütün gayretlerine ve şu ana kadar 200 milyar dolar harcanmasına rağmen Fukuşima’da halen durum kontrol altına alınamadı. Almanya kalan son üç nükleer santralini de geçtiğimiz günlerde kapatarak bu beladan uzak durmayı seçmiştir. Belli kriterlere uygun olarak seçilmiş yerlere kurulan güneş ve rüzgar enerji santrallerinin yaygınlaşması, bu konuda teknolojinin giderek gelişiyor olması ve bu santrallerden elde edilen elektriğin birim fiyatlarının nükleer santrallere kıyasla beşte bir oranında ucuzlamış olması nükleer santrallerden vazgeçilmiş olmasının bir diğer nedenidir” dedi.

‘Yap, işlet senin olsun yöntemi’

Akkuyu Nükleer Santrale dikkati çeken Özgençtürk, “Bütün bunlar biliniyorken, AKP-MHP iktidarı neden tersine davranarak Akkuyu’da nükleer santral kurma konusunda ısrar etmektedir? Hem de, dünyada örneği olmayan yap-işlet- senin olsun yöntemiyle? Hem de, Çernobil felaketinin yaşandığı santralin yapımcısı olan bir Rus şirketi ile? Hem de, deprem bölgesi olan ülkemizde, yakınında aktif fay hatları olduğu bilinen Akkuyu’da? Hem de, kilowatt saati 12,5 cent gibi, beş kat pahalı bir fiyata elektrik alım garantisi vererek? Bu soruların bilinen bazı cevapları var. Çünkü; nükleer santral işi başından sonuna kadar illegal bir iştir, yani bu işte gizlilik hakimdir, kamuoyuna birçok konu ve niyet açıklanmaz. Bir başka deyişle, demokrasi ve nükleer santral işi karşıtlık içerir. Bu yüzden şu anda dünyada en çok nükleer santral bir iki istisna dışında demokrasinin olmadığı veya tam işlemediği ülkelerde bulunmaktadır. Çünkü; ülkemizi sonradan görme kişilerden oluşan bir iktidar yönetmekte ve bu iktidar mensupları nükleer santrale sahip olan ülkelerin daha güçlü olacağı yanılgısı içindeler. Çünkü; daha bitmemiş, inşaatı devam eden nükleer santrale özel rica ile nükleer yakıt getirmeyi düşünebilecek kadar riski göze alan siyasi iktidar, yaklaşan seçimler öncesinde puan kazanabileceğini hesaplamaktadır” diye konuştu.

‘Türkiye’yi Putine pazarlıyorlar’

Yeşil Sol Parti Adana milletvekili adayı Tülay Hatimoğulları ise, nükleer karşıtı örgütlenmenin yaşam hakkını savunma örgütlenmesi olduğunu belirterek, Yeşil Sol Parti olarak kendi yaşamlarına, kentlerine, topraklarına ve suyuna sahip çıkmak bugün burada olduklarını kaydetti. Türkiye’de yapılmak istenilen nükleer santrallere tepki gösteren Hatimoğulları, Akkuyu Nükleer Santrali’nin bulduğu alandan fay geçtiğine dikkat çekerek, Akkuyu Nükleer Santralin Akdeniz için büyük bir tehlike olduğunu vurguladı. Türkiye’nin imzacı olduğu Paris İklim Antlaşması’na rağmen Rusya’ya ikinci nükleer santral yapma teklifine değinen Hatimoğulları, iktidarın nükleer santrali dış politikada gerilimi azaltma politikası olarak kullandığını belirterek, “Uluslararası ilişkilerde Türkiye’nin hayatını, canını, doğasını, insanını yok sayan işler yapıyorlar. Türkiye’de her şeyimizi Putin’e pazarlayan, bir iktidar var. Ve daha Paris İklim Anlaşmasının imzası sıcağı sıcağına atılırken bu teklifi yapmak, bu iklim anlaşmasının gerekliliğini yerine getirmeyeceklerini aslında göstergesi ve taahhüdüdür. Bizler yaşam alanlarımıza sonuna kadar sahip çıkacağız. Toprağımıza, suyumuza sonuna kadar sahip çıkacağız. Gezegeni ortadan kaldırmak isteyen, havayı, suyu, taşı, toprağı kirletmek isteyen, sermaye veren şu anlayışa asla müsaade etmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

ADANA

 

#Dünyanın #hiçbir #yerinde #nükleer #santral #istemiyoruz

Gözaltılar birçok kentte protesto edildi

Amed merkezli 21 kentte yapılan operasyonlara karşı birçok kentte protestolar yapıldı. Yapılan açıklamalarda, seçimlere yönelik yapılan bu saldırının halkın iradesinin önüne geçemeyeceği vurgulandı

Amed merkezli 21 kentte yapılan operasyonda aralarında gazeteci, avukat ve siyasetçilerin de olduğu çok sayıda kişinin gözaltına alınması birçok kentte protesto edildi.

Ankara

İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi, şube binasında basın toplantısı düzenlendi. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Alınteri, Devrimci Parti, Karala, Devrimci 78’liler Federasyonu ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) üye ve temsilcilerinin katıldığı toplantıda konuşan İHD Ankara Şubesi yöneticilerinden Avukat Nilay Nayman, “Siyasi iktidarın on yıllardır yürüttüğü savaş politikaları dün Kürt halkını nasıl susturamadıysa, bugün de susturamayacaktır. 14 Mayıs seçimi yaklaştıkça baskısını artırarak halkı sindirmeye ve faşizmi yükseltmeye çalışan iktidarın hesaba katmadığı şey, halkın özgürlük ve demokrasi mücadelesinin, yargı taciziyle kesintiye uğramayacağıdır” dedi.

Yargı sopası tanıdık

Soruşturma dosyasında son yıllarda rutin hale gelen kısıtlama kararı getirildiğini hatırlatan Nayman, “Kişilerin masumiyet karinesini ihlal eden, yasal ve demokratik faaliyetlerini kriminalize eden bu açıklama, hukukun üstünlüğü ve yargının bağımsızlığı ilkelerinin ne yazık ki ülkemizde yalnızca hukuk metinlerinde geçen varsayımlar haline geldiğini bir kez daha göstermiştir. Halkın haber alma hakkına, savunma hakkına, örgütlenme ve ifade özgürlüğüne yapılan bu saldırılar ve siyasi iktidarın yargıyı bir sopa olarak kullanması elbette tanıdıktır” diye konuştu.

TTB Merkez Konsey üyesi Vedat Bulut da, “Propaganda eşitliğinin sağlanması ve insanların serbest bir şekilde adaylıklarını açıklaması, politikalarını topluma duyurmaları gerekiyor” dedi.

Güçlerimizi birleştirilmeliyiz

Devrimci 78’liler Federasyonu adına söz alan şair Ahmet Telli bu tür gözdağı hadiselerini 40 yıldır sıkı bir şekilde yaşadıklarını söyleyerek, “Önemli olan bu attıkları adımdan sonra yeni bir adım atmalarına izin vermeyecek biçimde güçlerimizi birleştirmek. Örgütlü davranışlarımızı ve hareketlerimizi süreklileştirmek ve devamlılaştırmak durumundayız” dedi.

Alınteri adına söz alan Zarife Çamalan ise, şu saate kadar altılı masa bileşenlerinden herhangi bir kınama açıklaması yapılmamasını eleştirdi.

Denizli

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Denizli il örgütleri, dün Amed merkezli gerçekleşen gözaltıları protesto etti.

Antalya

İHD ve Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Antalya Şubeleri de, Attalos Meydanı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan İHD Antalya Şubesi’nden Nesibe Bahadır, gözaltına alınanların ne ile suçlanıp hangi delillere dayandırıldıklarını öğrenemediklerini söyledi. Yargının muhalefete, Kürt halkına ve basınına karşı spa olarak kullanıldığını belirten Bahadır, seçimlerin demokratik ve adil yürütülemeyeceği endişesi taşıdıklarını aktardı.

Yapılanlar kabul edilmez

Bahadır, “Bizler, İHD ve ÇHD Antalya şubeleri olarak yasalara ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olarak hak savunuculuğunun kriminalize edilmesini, avukatların mesleki faaliyetleri üzerinden suçlamalarını, Kürt basını üzerindeki sistematik yargısal taciz ile, halkın haber alma özgürlüğünün elinden alınmasını hiçbir şekilde kabul etmediğimizi bir kez daha yineliyoruz” dedi.

HABER MERKEZİ

#Gözaltılar #birçok #kentte #protesto #edildi

Abdullah Öcalan’ın avukatı Uysal beraat etti

DTK dosyasından yargılanan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatı ve aynı zamanda Yeşil Sol Parti Şırnex milletvekili adayı Newroz Uysal beraat etti

Şırnex (Şırnak) Cizîr’deki sokağa çıkma yasakları döneminde, çatışmalardan zarar görenlere hukuki destek sağlanmak amacıyla 37 avukatın kurduğu wahtsapp grubunda olması ve Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) organlarında yer aldığı iddiasıyla yargılanan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatı ve Yeşil Sol Parti Şırnex milletvekili adayı Newroz Uysal beraat etti.

“Örgüt üyesi olmaktan” 7 yıl 6 ay ile 15 yıl arası değişen hapis istemiyle Diyarbakır 10’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılamanın bugünkü karar duruşmasında, Uysal hakkındaki suçlamaların yasal unsurları oluşmaması nedeniyle beraat kararı verildi.

Operasyona dikkat çekti

Uysal, avukatları Gulan Çağın Kaleli ve Faik Özgür Erol’un hazır bulunduğu duruşmaya, dün yapılan operasyonda gözaltına alın avukatı Halise Dakalı katılamadı. Dakalı’nın yerine duruşmaya Amed Barosu Başkanı Nahit Eren katıldı. Uysal avukatları, dün yapılan gözaltı operasyonuna dikkati çekerek, avukatının da gözaltına alındığını, meslektaşlarının gözaltı işlemleriyle ilgilendikleri için savunma yapamayacaklarını, yargılamanın devam etmesi durumunda bunun savunma hakkının kısıtlaması anlamına geleceğini belirterek, duruşmanın ertelenmesini istedi.

Tecridi anlattı

Mahkeme, iddia makamının duruşmanın ertelenmesi talebinin ret edilmesi doğrultusundaki görüşüne uyarak, erteleme talebini reddetti. İddia makamının ceza istemiyle bir önceki celsede verdiği mütalaaya karşı savunma yapan Uysal, suçlamanın kendisine yönelik olmadığını, avukatlık mesleğine, insanlığa karşı işlenen suçlardaki dosyaların avukatı olması ve PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatı olması nedeniyle yapıldığını kaydetti.

Müvekkilinin DTK’nin, Tevgera Jinên Azad’ın düzenlediği iki panel ile bu panellerde müvekkili Abdullah Öcalan’a yönelik tecridi anlatmakla suçlandığını ifade eden avukat, Faik Özgür Erol’un kendisinin de Öcalan’ın avukatlığını yaptığını belirterek, Öcalan üzerinde uygulanan tecridi ayrıntılı bir şekilde anlattı.

Beraat kararı verildi

Müvekkilinin 2 panel ve çeşitli basın yayın organlarında müvekkili Abdullah Öcalan’la ilgili beyanları nedeniyle suçlandığını ifade eden avukat Gulan Çağın Kaleli de, dosyada müvekkilinin 3 ay mahkeme kararı olmadan usulsüz bir şekilde dinlendiğini ve bunların dosyada delil olarak yer aldığını belirterek, müvekkilinin beraatını talep etti.

Mahkeme, Uysal’a isnat edilen suçun yasal unsurlarının oluşmadığını kaydederek beraatına karar verdi.

AMED

#Abdullah #Öcalanın #avukatı #Uysal #beraat #etti

HRW: İran’da çocuklara uzuv kesme cezası verildi

HRW, İran ile ilgili hazırladığı raporda özellikle eylemlerde gözaltına alınan çocukların işkenceye uğradığını belirtti

İran ve Rojhilat’ta devam eden halk ayaklanması 8’inci ayında devam ederken bilanço da her geçen gün ağırlaşıyor. İran’da rejim güçlerinin eylemelere yönelik katletme, işkence, hapis cezaları, tutuklama, cinsel saldırı ve çocukların kaybettirilmesi gibi ihlaller İnsan Hakları İzleme Örgütü tarafından da raporlandı.

Ailelerinden habersiz alınıyorlar

HRW yaptığı açıklamada çocukların ailelerine haber verilmeden günlerce gözaltında tutulduğunu belirterek, “Hakimler aileler tarafından tutulan avukatların savunma yapmalarına izin vermiyor. Gözaltına alınan çocuklar savunmaları alınmadan haklarında tutuklama kararları veriliyor. Çocuklar asılsız suçlamalarla yargılanıyor. Serbest bırakılan öğrencilerin eğitimlerine devam etmesi ve doğal yaşamlarına dönmeleri gerekiyor. Ancak sosyal yardımların kesilmesiyle birlikte öğrenciler iş aramak zorunda bırakıldı” dedi.

7 ayda herkes susturulmak istendi

Örgütün İran araştırmacısı Tara Sepehrifar konuyla ilgili açıklamasında “İranlı liderler, çocuklara cinsel taciz ve işkence yapmak için vahşi güçlerini serbest bıraktılar ve onları haksız ve saçma yargılamalardan kurtarmadılar. Yetkililer, son yedi ayda devletin zorlayıcı yetkilerinin kapsamını genişleterek herkesi, çocukları bile susturmaktan çekinmemiştir” diye ifade etti.

8 yaşındaki çocuğa işkence

Örgüt, geçen yılın Eylül ayı ile bu yılın Şubat ayı arasında 11 çocuğa karşı işlenen ihlallere ilişkin bilgileri verdi. Buna göre 8 yaşında bir çocuk işkenceye maruz kalırken, 17 yaşında bir çocuk ise cinsel tacize maruz bırakıldı. “Çocuğun vücudunda morluklar ve makatında kanamalar yaşandı. Bir kız öğrenci ise güvenlik güçlerinin onu yanan sobaya doğru ittiğini söyledi. Kıyafetleri alev alan kız öğrenci sorguya çekildi, kırbaçlandı ve sonrasında tutuklandı” diye belirtilen raporda, “Ayrıca İran güvenlik güçleri çocuklardan birinin tırnaklarının altına iğneler batırdı. Aradıkları iki çocuğun yerini söylemesi için işkenceye maruz bırakıldı. Elektrik verildikten ve cinsel saldırıya uğradıktan sonra iki kez intihara teşebbüs etti. Aktivistler ve sivil toplum kuruluşları tarafından bildirilen çok sayıda farklı ihlallerde var” dedi.

28 çocuğa uzuv kesme cezası

İran yasalarına göre çocuklar sadece uzman savcılar ve çocuk mahkemelerinde yargılanabilirken, rapora göre üçü çocuk 16 sanığın yer aldığı davalardan biri görüldü. Bu dosyadaki çocuklar Devrim Mahkemesi’nde yargılanırken, çocuklara mahkeme tarafından bir koruma sağlanmadı, istedikleri avukatı tutmalarına da izin verilmedi. Çocuklar 25 yıl hapis cezasına çarptırılırken, Yargıtay ise yeniden yargılama talebini reddetti. İranlı bir avukat ise 28 çocuğa karşı uzuv kesme cezası verildiğine dikkat çekti.

537 kişi katledildi

Öte yandan raporda eylem bilançosuna da yer verilerek, şimdiye kadar 537 kişinin katledildiği ve bunlardan en az 68’inin çocuk olduğu kaydedildi. Örgüt daha önce de protestolar sırasında kaybolduktan 10 gün sonra cenazesi bulunan 16 yaşındaki Nika Shekarmi ve Sarina Ismailzadeh de dahil olmak üzere çok sayıda çocuğun katledildiğini açıklamıştı.

Ayrıca Gohardasht vilayetinde güvenlik güçleri tarafından gözaltına alınan ve işkence ile katledilen Nika Shekarmi ve Sarina Ismailzadeh’in aile fertlerinin de gözaltına alındığı belirtilirken İranlı yetkililer her iki kızın da binalardan atlayarak veya düşerek öldüğünü iddia etmişti.

DIŞ HABERLER

#HRW #İranda #çocuklara #uzuv #kesme #cezası #verildi