Ana Sayfa Blog Sayfa 550

Uçar: Ankara’yı toplumun başkenti yapacağız

Ankara’yı ‘toplumun başkenti’ yapacaklarını söyleyen Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, ‘Gözaltılar seçim kumpasıdır’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Ankara Batıkent’te açılan partisinin seçim bürosunda halk ile bir araya geldi. Bayraklar ile donatılan seçim bürosunun açılışında halaylar çekildi, “Jin, jiyan, azadî” sloganları atıldı. Yoğun ilgi ile karşılaşan Kılıçgün Uçar, 14 Mayıs seçimlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

‘Gözaltılar seçim kumpası’

Dün yapılan operasyonlara tepki gösteren Uçar, bu gözaltıların seçim kumpası olduğunu dile getirdi. Uçar, “Dün itibariyle Diyarbakır merkezli onlarca ilden yüzlerce arkadaşımızı gözaltına alındığı seçim kupasıyla uyandık. Seçmenlerimiz de halkımızda bütün bu süreçlere tanıklık etmiş, bu süreç karşısında nasıl sorumluluk alacağını biliyor. Mevcut iktidar mevcut ulus devlet paradigması kendisine itiraz edenleri bir şekilde mücadele hattının dışına attı. Bu kumpasın bir anlamda bizim direnişimize de bir müdahale olduğunu ifade etmek gerekiyor ama Yeşil Sol olarak iktidar ve toplum arasında gerçekleşecek bu seçimde toplum çoktan yolunu çizdi. Biz bu yola 3’üncü yol dedik. Bu 3’üncü yolda kimler var, AKP-MHP iktidarının şiddetle müdahale ettiği bütün alanlarda direniş edenler var.  Gençler, kadınlar var. Bütün mücadele ve direniş hattı, bugün 3’üncü yolumuzun adı” diye konuştu.

 ‘Özgür bir basın direnişi var’

3’üncü yolun direnişçilerinin gözaltına alındığını belirten Uçar, “Gözaltına alınan arkadaşlarımız bu iktidara biat etmeyen ve 3’üncü yolda sesini yükseltenler. Basın açısından tek bir haberi yalanlanamayan bir özgür basın direnişi vardı. Siyasetçiler açısından bütün baskılara rağmen 3’üncü yol siyasetinden vazgeçmeyen arkadaşlarımız vardı. Sanatçılar açısından devletin kendi sanatçılarını yaratma çabasına karşı direnen bir sanat mücadelesi vardı. Buradan baktığınızda 3’üncü yolun yürütücüleri bugün gözaltına alınmış durumda. Biliyoruz ki bugün bu devlet en büyük engel olarak bizi görüyor hem Türkiye’de hem Kürdistan’da biz de bu mücadeleyi büyütmekle sorumluyuz. AKP-MHP iktidarına, tek adam rejimine şunu söylüyoruz; sizin şiddetiniz varsa, bizim bitmeyen direnişimiz var. Siz şiddetle geliyorsanız, biz de direnişle cevap vermeye hazırız” ifadelerini kullandı.

 ‘Kazanan biz olacağız’

Uçar, Ankara’da alınan kararlara dikkat çekerek, “Sizlerle birlikte hem Ankara’da masa başında alınan kararları, hem de Ankara’da hakkın hukukun görüntüsünü değiştirmek için yola çıktık. Var mısınız arkadaşlar. Ankara’yı sadece bu devletin ve iktidarın değil toplumun başkenti yapmaya geliyoruz. Seçimlere 18 gün kaldı biz bu seçimin bize savaşı dayatan iktidarla barış mücadelesinden vazgeçmeyen başka Kürt halkı olmak üzere tüm halklar arasında geçeceğini biliyoruz. Kazanan biz olacağız. Birçok arkadaşımızla yeni dönemin kurucu bir yüzyıl olmasını istiyoruz. Direnenler yeni yüzyılın kurucu öznesi olmak durumunda. Halkın mücadelesi arkamızda biz de yeni yüzyılı kurmak için buradayız. Gerçekten değiştireceğiz” diye konuştu.

ANKARA

 

 

#Uçar #Ankarayı #toplumun #başkenti #yapacağız

Yeşil Sol Parti Meleti’de: AKP enkazda kaldığı gibi sandıkta da kalacak

Meleti’de halk buluşmasına katılan Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü İbrahim Akın ve DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, AKP’nin kalesi olan Malatya’da AKP’ye büyük kaybettireceklerini belirterek, iktidarın Malatya’da enkazın altında kalacağı gibi sandıklar da kalacağının mesajını verdi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Mereş merkezli depremde etkilenen Meleti’de halk buluşması gerçekleştirdi. Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü İbrahim Akın, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Saliha Aydeniz halk buluşmasına katıldı. Halk buluşmasına, Meleti Yeşil Sol Parti milletvekili adayları, Perihan Yücekaya, Yusuf Bozkuş, Tülay Çakar, Hüseyin Kılınç, Rozerin Ercan, Gaffar Bayram, Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyeleri, Emek ve Özgürlük İttifakı bileşenleri, çok sayıda parti yöneticileri ve halk katıldı.

Heyeti kitle konvoy halinde Malatya Araştırma Hastanesi önünde karşıladı. Yoğun kitle ve coşkunun olduğu karşılamada heyet konvoy halinde buluşmanın yapılacağı Cemal Gürsel Caddesi Çeşme Durağın ’da bulunan Yeşil Sol Parti İl Örgütü’ne doğru yola çıktı.

Meleti il Örgütü binasına mor otobüs ile gelen heyeti İl Örgütü binası önünde toplanan halk, “Jin Jiyan Azadi” ve Yeşil Sol Parti bayrakları ile karşıladı.

‘Sandıkta hesap soracağız’

İlk olarak konuşan Yeşil Sol Parti İl Örgütü Eşsözcüsü Medet Kılıç, deprem felaketinin üzerinden 79 gün geçtiğini ve sorunları birlikte halk ile çözmeye çalıştıklarını söyledi, Ardından konuşan DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, konuşmasına başlamadan önce, “Jin Jiyan Azadi” sloganları attı. Jin Jiyan Azadi sloganları atanların değişimin kadınlarla geleceğini bildiklerini ifade etti. Aydeniz,, “Dünyanın dört bir yanında bu slogan felsefe olarak görülüyor. Kadının eşitlik mücadelesine inanıldığı için bu slogan her yerde atılıyor. Anca kadınlar değiştirebilir, anca kadınlar bu sistemin karşısında dimdik ayakta durabilir. Kadınların duruşları ile bu mücadele herkes yerini alacaktır. Malatya’dayız Malatya’da bir deprem yaşandı 79 gün geçti ama 79 gün boyunca acımızda dinmedi, öfkemizde dinmedi. Bu iktidara hesabını sandıkta, sokakta da mücadelemizin her yerinde soracağız. Sözümüz olsun ki bu faşist iktidara bu depremin hesabını soracağız” dedi.

‘Enkazın en büyüğünü Malatya’dan vereceğiz’

İktidarın kendi bekası için depremin üzerinden günler geçmesine rağmen sorunların çözmediğine dikkat çeken Aydeniz, “Tam tersine sorunları derinleştiren bir hale getiriyor. 79 gün geçti ilk iki gün boyunca saha da olmayanlar, ilk günler canlarımızı yoldaşlarımızı, insanlarımızı enkaz altında diri diri ölüme terk edenler bugün alan alan deprem bölgelerini geziyorlar. Depremin sorunlarını biz çözeceğiz diyorlar. En fazla yıkımın olduğu Malatya’da soruyoruz; 79 gündür neredeydiniz? Enkazlardan kendi rantınızın peşinde olduğunuzu biliyoruz. 79 gün geçmesine rağmen yıkık binalar hala duruyor. Bu iktidarın tek derdi bu sorunları çözmek yerine hangi enkazı yandaşına vermesinin derdinde. Buradan soruyoruz; Bizleri enkaz altında bırakanları zannedenler enkazın en büyüğünü Malatya’dan vereceğiz” diye belirtti. ‘Yeşil Sol Parti özgürlük partisidir’ dedi.

Aydeniz şöyle devam etti:

“Dün Diyarbakır’da bir operasyon oldu. Bu operasyonun seçime bir darbe olduğunu biliyoruz. Gözaltında olanlar depremin ilk gününden bu yana buralarda olan gönüllü arkadaşlarımız, parti yöneticilerimiz buralara koşan arkadaşlarımızdır. Bu iktidar dayanışmayı gözaltına almak için arkadaşlarımızı gözaltına aldı. Enkazı neden kaldırdığımız için gözaltına aldı arkadaşlarımızı. 150 değil bin 500 arkadaşımızı da gözaltına alsanız biz sorunları çözmeye hazırız. Halkımızın yanında olmaya devam ediyoruz. Gözaltında olan arkadaşlarımızın sizlere mesajı var. Direneceğiz, alanda olsa gözaltında olsak, tutuklansak ta asla dayanışmadan vazgeçmeyeceğiz dediler. Bu iktidarın bize gördüğü tek şey gözaltı, tutuklamalar, baskılar. Kelepçeler bizim olsun ama direnişte bizim olacak. Bu iktidarın Türkiye toplumuna tek vaadi sorunları derinleştirmek. Daha çok baskı, gözyaşı ve kan olduğunu biliyoruz. Bunun için Yeşil Sol Parti bunları çözmek için geliyor. Yeşil Sol Parti herkesin kendi dili, kimliği, herkesin topraklarında yaşaması için geliyor”

Akın: Biz çok kararlıyız ve umutluyuz

Ardından Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü İbrahim Akın söz aldı. Türkiye’nin tarihi bir seçim ile karşı karşıya kaldığını dile getiren Akın, Diyarbakır’daki gözaltılara değindi. Akın sözlerine şöyle devam etti;

“Bugün Malatya AKP’nin kalesi diyorlar. Bizi iyi dinle Erdoğan; senin yaptığın her türlü kumpas bize sökmeyecek. Malatya’da kalenizdeyiz. Sizleri göndermekte kararlıyız. Dünkü yapılan operasyon sözü kalmamış bir iktidarın çaresizlik halleridir. Biz bunları çok gördük, Türkiye’nin her yerinde insanlarımızın söylediği söz şu; Kurdistan’da AKP bitmiştir. Onunla mücadele eden herkese yapılan bir operasyondur. Arkadaşlarımızı gözaltına alarak bizim çalışmamızı durduracaklarını sanıyorlar. Yanılıyorlar 14 Mayıs’ta onların saltanatının bittiği bizlerin yeni baharın müjdeleyicisi olacak” şeklinde konuştu. ‘Kararlı ve umutluyuz’ Depremde iktidarın saraylarında oturduğuna vurgu yapan İbrahim, “Burada sadece gönüllü dayanışma vardı. O nedenle önümüzdeki dönemde tek adam rejimi karşısında yerelin önemli olduğunu bir kez daha gördük. Tüm herkes buradaydı ama devlet yoktu. Bu saray rejimi Türkiye’de tek bir şey çözemez. Yangını, depremi çözemez. Çözemedikleri için bu durumdalar. Bunların karşısında boyun eğmediğimiz gibi 14 Mayıs’ta da eğmeyeceğiz. Nasıl 31 Mart’ta 10 büyük şehirde gördük, 14 Mayıs’ta göndereceğiz bunları. Bu süreci hep birlikte değiştirmeye kararlı olmamız lazım. Yeşil Sol Parti HDP’nin bileşeni olan ve şimdi tarihi sorumluluğunu yerine getirmek için mücadele ediyor. Türkiye’nin her tarafından hep birlikte çalışıyoruz. Biz çok kararlıyız ve umutluyuz. 19 günü iyi değerlendirmemiz lazım.”

MÊLETÎ

#Yeşil #Sol #Parti #Meletide #AKP #enkazda #kaldığı #gibi #sandıkta #kalacak

Şenyaşar ailesi: Kendini üsten gören zihniyet kaybediyor

Adalet nöbetini adliye önünde sürdüren anne Yeşil Sol Parti ile sahada mücadelemizi sürdüren diyen Ferit Şenyaşar , ‘Adalet olmayan yerde, helallik olmaz’ dedi

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde, AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 765’inci gününde devam ediyor.

Pirsûs’taki evlerinde çıkıp Urfa Adliyesi önüne gelen Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar, “Şenyaşar ailesi için adalet” yazılı pankartın önünde nöbeti sürdürdü.

Adalet olmadan olmaz

Aile, sanal medya hesabından “765’nci gününde adalet mücadelemiz devam ediyor. Anne adliye kapısında, biz de Yeşil Sol Parti ile sahada mücadelemizi sürdürüyoruz. Kendilerini halktan üstün gören zihniyet kaybediyor. Adalet olmayan yerde, helallik olmaz” paylaşımında bulundu.

RIHA

#Şenyaşar #ailesi #Kendini #üsten #gören #zihniyet #kaybediyor

Gözaltılara tepkiler sürüyor: Buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz

Amed merkezli gözaltı operasyonuna tepkiler de gelemeye devam ediyor. İHD ve ÖHD’li avukatlar  ‘Buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz’ dedi

Türkiye’de gerçekleştirilecek 14 Mayıs seçimlerine giderken, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında gazeteci, hukukçu, siyasetçi ve sanatçının da bulunduğu yüzlerce kişi gözaltına alındı.

Gözdağı verme çabası

Kamuoyunun “seçime darbe” olarak nitelendirdiği gözaltılara tepkiler sürüyor. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi Bedirhan Sarsılmaz, operasyonun zamanlamasına dikkat çekerek, bu bağlamda Kürt halkına gözdağı verildiğini söyledi.

Sarsılmaz, “Avukat arkadaşlarımız yıllardır mesleki faaliyetlerinden ötürü baskı, gözaltı ve tutuklama ile karşı karşıya kalıyor. Bu, Kürt halkına uygulanan baskı politikalarının bir parçasıdır. İktidar istediği kadar baskı politikası, faşizmi uygulamaya devam etsin biz hukukçular olarak söz söylemeye ve mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

İHD’den tepki

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dün Amed merkezli başlatılan soruşturma kapsamında 21 ilde yapılan ev baskınlarında, aralarında gazeteci, siyasetçi, hukukçu, sendika yöneticisi ve sanatçının da bulunduğu en az 126 kişi gözaltına alındı. İnsan Hakları Derneği Amed Şubesi Başkanı Abdullah Zeytun, gözaltıların iktidarın nasıl bir atmosferde seçime gireceğinin göstergesi olduğunu belirtti.

Dosyadaki gizlilik kararının soruşturmanın içeriğini öğrenmeye engel olduğunu belirten Zeytun, “Soruşturmanın içeriği konusunda yeterli bilgi sahibi değilken kapsamlı bir hukuki değerlendirme yapmak da söz konusu olamıyor” dedi.

Hukuksuzluk boyutu

Olayla alakalı derinlikli hukuki değerlendirme yapılmasına engel olunmasının, olayın hukuksuzluk boyutunu gözler önüne serdiğini belirten Zeytun, “Bu soruşturma ve bu kapsamda yapılan gözaltılar sadece seçimle alakalı dersek, yıllardır yargı eliyle sürdürülen baskı politikalarını eksik değerlendirmiş olacağız. Biz soruşturmanın seçimle alakalı olmadığını fakat gözaltına konu operasyonların denk getirildiği tarihin seçimle doğrudan ilintili olduğu kanaatindeyiz” ifadelerinde bulundu.

Suç duyurusunda bulunuldu

İHD’nin hak mücadelesindeki çabalarını hatırlatan Zeytun, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu tür baskı politikalarına çok kez tanık olduk, kendimiz muhatap kaldık. Son operasyonda aralarında şube yöneticilerimiz, üyelerimiz, başvurucularımız, beraber hak mücadelesi yürüttüğümüz arkadaşlarımız da alındı. Arkadaşlarımızın, başvurucularımızın, haksız yere tutulan diğer herkesin bir an önce serbest bırakılması gerekmektedir. Gözaltı işlemlerinin başından itibaren durumu yakından takip ediyoruz. Hiçbir hukuk standardıyla uyuşmayan gözaltı ve arama işlemlerine karşı itiraz ve suç duyurularında da bulunuyoruz. Hem hak savunucusu bir kurum olarak hem de kurumun hukukçuları olarak her türlü hukuki destek sunmaktayız ve sunmaya devam edeceğiz.”

AMED

#Gözaltılara #tepkiler #sürüyor #Buradayız #burada #olmaya #devam #edeceğiz

‘Açlık tarikatı’ soruşturmasında ölü sayısı 89’ya çıktı

Kenya’da müritlerini ‘Aç kalarak İsa peygambere kavuşacakları’ vaadiyle kandıran tarikat lideri hakkında yürütülen soruşturma yapılan kazılarda 89 kişinin cenazesine ulaşıldı

Kenya’da müritlerini açlıktan ölmeleri halinde cennete gidecekleri vaadiyle kandırdığı bildirilen tarikata ilişkin soruşturmada 89 kişinin cenazesine ulaşıldı.

3 kişi gözaltına alındı

İçişleri Kabine Sekreteri Kithure Kindiki, Malindi’deki “Uluslararası İyi Haber Kilisesi” yakınındaki Shakahola Ormanı’nda bulunan ceset sayısının 89’a yükseldiğini duyurdu. Araştırmalar sonucu 17 kişinin daha cenazesine ulaştıklarını dile getiren Kindiki, cansız bedenlerin çoğunun toplu mezardan çıkarıldığını, olaya ilişkin 3 kişinin daha gözaltına alındığını ve soruşturmanın devam ettiğini söyledi.

Öte yandan Kenya Kızılhaçı tarafından yapılan açıklamada, 112 kişinin kayıp olduğu belirtilmişti.

En az bin kişi bulunacak demişti

The Star gazetesinin haberine göre de, Malindi kasabasında müritlerini “aç kalarak İsa peygambere kavuşacakları”vaadiyle kandırarak ölümlerine sebep olan tarikatın lideri, Uluslararası İyi Haber Kilisesi’nin lideri Paul Mackenzie Nthenge, polisin İsa peygamberle buluşmaya giden en az bin kişinin cesedini bulacağını iddia etmişti.

Polis, 15 Nisan’da açlıktan öldüğünden şüphelenilen 4 kişinin cesedinin bulunmasının ardından Nthenge’yi gözaltına almıştı.

DIŞ HABERLER

#Açlık #tarikatı #soruşturmasında #ölü #sayısı #89ya #çıktı

Edirne’de kalker ocağı durduruldu

Vaysal köyündeki kalker ocağının kapasite artışı için verilen ‘ÇED Olumlu’ kararının iptaline yönelik dava açan köylüler haklı bulundu

Edirne İdare Mahkemesi, Lalapaşa ilçesine bağlı Vaysal köyündeki kalker ocağının kapasite artışı için verilen ‘ÇED Olumlu’ kararının iptaline yönelik dava açan köylüleri haklı buldu. Karar bilime ve mevzuata aykırı olduğu gerekçesiyle iptal edilirken, köylülerin avukatı Bülent Kaçar, yargı kararının gecikmesizin uygulanıp ocağın kapatılması gerektiğini belirtti. İlçenin Vaysal köyünde faaliyet gösteren kalker ocağı işletmesi, kapasite artışı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne başvurdu. İl Müdürlüğü söz konusu artış için Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporunu olumlu yönde açıkladı.

ÇED olumlu kararı iptal

Açılan davanın karar duruşması 13 Nisan’da Edirne İdare Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, davayı açan Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi yönetimi, köylüler, onların avukatları ve bakanlık avukatı katıldı. Mahkeme heyeti, proje için verilen ÇED gerekli değildir kararını iptal etti. Mahkemenin iptalin gerekçeli kararını açıklamasının ardından köylüler ve avukatları Bülent Kaçar basın açıklaması yaptı.

Mahkeme kararı uygulansın

Yargı kararını uygulamaları yönünde çağrıda bulunan Kaçar, “6 ayrı bilimsel disiplin heyet raporuyla, bu projenin hukuksuzluğu ve ortadan kaldırılması gerektiği ortaya çıkmıştır. Davalı Bakanlık yetkililerine sesleniyoruz; gecikmeksizin yargı kararını uygulayın ve çok zararlı olduğu ortaya çıkan bu kalker ocağını derhal kapatın. Doğaya ve 4 köye her gün yapılan bu işkenceyi durdurun. Kapasite artışı yapılan ocağın ve tesisin var olan tüm faaliyetlerinin bilime, hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, 6 ayrı bilimsel disiplinden uzman ve akademisyenlerin ayrıntılı bilirkişi raporuyla ve Edirne İdare Mahkemesi’nin gerekçeli iptal kararı ile sabittir” diye konuştu.

Doğa katliamı yapılıyor

Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatif Başkanı İbrahim Karapoyraz da, “Bölgemizde gerçekten bir doğa katliamı yaşanıyor ve bunu herkes görmezden geliyor. Burada yaşam hakkı hepimizin. Oradaki bir böceğin de çimenin de ağaçların da. Sadece para kazanmak olarak görmemek lazım bazı şeyleri. Para kazanmak uğruna doğa katliamı yapılıyor orada. Arılar, böcekler, hepsi katlediliyor. Tozlaşmadan dolayı üreme olmuyor. Tarımsal olarak kaybımız var ama diğer hayvanların sesi çıkmadığı için bizim gibi konuşamıyorlar, dertlerini anlatmıyor ve ölüyorlar” ifadelerini kullandı.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Edirnede #kalker #ocağı #durduruldu

Hava kirliliğinden yılda 1200 genç ölüyor

Hava kirliliği Avrupa’da çocuklar ve gençler arasında yılda bin 200’den fazla erken ölüme neden oluyor

Avrupa Çevre Ajansı’na (AÇA) göre, hava kirliliği Avrupa’da çocuklar ve gençler arasında yılda bin 200’den fazla erken ölüme neden oluyor. Hazırlanan rapor, Avrupa Birliği’nin (AB) 27 üye ülkesi de dahil olmak üzere kıtadaki yaklaşık otuz ülkeyi kapsıyor. Birleşik Krallık veya Ukrayna gibi bazı önemli ülkeler dahil edilmezken, bu durum kıtanın hava kirliliği konusundaki bilançosunun gerçekte daha kötü olduğunu gösteriyor.

18 yaş altında risk büyük

Hava kirliliğinin yol açtığı ölümler arasında 30 yılda belirgin bir iyileşmeye rağmen, gençlerin sağlığı hala kötü etkilenmeye devam ediyor. Rapora göre, doğrudan etkilenen çocuk veya ergenlerin sayısı genel nüfusa kıyasla “nispeten düşük” kalsa bile, hava kirliliği küçüklerin sağlığı için ana çevresel risk oluşturuyor ve yaşam beklentilerini kısaltıyor. Eğilim son yıllarda iyileşme gösterdi ancak 18 yaşın altındakilerin yaşamları boyunca “hastalık riskini önemli ölçüde artırıyor”.

2020’de 238 bin erken ölüm

Kasım ayında yayınlanan başka bir AÇA raporuna göre, gözlemlenen ülkelerde, yani AB, Türkiye, Norveç, İzlanda, İsviçre ve Lihtenştayn’da hava kirliliği nedeniyle Avrupa’da 2020’de tüm yaşlarda en az 238 bin kişi erken öldü. En ciddi hava kirliliği, öncelikle akciğerlerin derinliklerine nüfuz eden ince parçacıklardan geliyor. Sağlık kurumlarına göre bunu nitrojen dioksit (NO2) ve ozon (O3) takip ediyor.

Dünyada her yıl 7 milyon

1990’ların başında ince parçacıklar, AB’nin 27 ülkesinde neredeyse bir milyon erken ölüme neden olmuştu. Ajansın verilerine göre 2005 yılında 431 bin kişi bundan dolayı öldü. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, hava kirliliği dünyada her yıl yedi milyon erken ölüme yol açıyor. Bu da sigara içmek veya kötü beslenmenin ortaya çıkardığı bilançoya yakın bir durumu ifade ediyor. Hava kirliliğinin yol açtığı ölümlerin birkaç yüz bini 15 yaşın altındaki çocuklardan oluşuyor.

BRÜKSEL/ANF

#Hava #kirliliğinden #yılda #genç #ölüyor

Avrupa yarın sandık başında olacak

14 mayıs seçimleri için yarın sandık başına gidecek Avrupa seçmenin kaygısı sandık güvenliği olduğunu söyleyen Yeşil Sol Parti Yurt Dışı Seçim Koordinasyonu’nda yer alan Hüseyin Ataş, ‘Avrupa’daki seçmenler değişim inancı taşıyor’ dedi

14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılacak Cumhurbaşkanı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi için yurtdışındaki seçmenler yarın sandık başına gidiyor. 3 milyon 286 bin 786 seçmenin bulunduğu Avrupa ülkelerinde, 4 bin 969 sandık kurulacak.

Seçmenler, bulundukları ülkelerin temsilcilikleri, konsolosluk, hava limanları ile gümrük kapılarında oy kullanabilecek. Avrupa saati ile 09.00’da başlayacak olan oy verme işlemi saat 21.00’da sona erecek. Ayrıca seçmen katılımını yükseltmek ve seçim kolaylığını sağlamak amacıyla birçok ülkede gezici sandıklarda kurulacak.

‘Avrupa seçmeni değişim inancında’

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), yaklaşık 4 aydır alanlarda çalışma yürütürken, sandık güvenliği için her sandık için bir müşahit konumlandırmayı planlıyor. Yeşil Sol Parti Yurt Dışı Seçim Koordinasyonu’nda yer alan Hüseyin Ataş, seçmenleri oylarını kullanmaya ve sandıkları korumaya çağırdı.

Avrupa’da 4 aydır yürüttükleri seçim çalışmalarında ortaya çıkan atmosferi “7 Haziran” olarak değerlendiren Ataş, seçmenlerin bu seçimde bir değişim ve dönüşüm yaratacağını belirtti. Seçmenlerdeki genel eğilimin Emek ve Özgürlük İttifakı’nın oluşturduğu Yeşil Sol Parti’den yana olduğunu belirten Ataş, “Avrupa’da yaşayan yurttaşların ülkedeki gelişmelerden bağımsız ve kayıtsız değil. Ülkeye rahat gidip gelmek, ülke ekonomisi buradaki seçmen için önemli. Seçmenler değişim ve dönüşümün gerçekleşmesi gerektiği yönünde inanç taşıyor. O nedenle bu seçimi kritik görüyorlar. ‘Tek adamın 21 yıllık yönetimini durduracağımız bir seçim olacak’ diyorlar. Bu noktada umutları çok güçlü. Yani tek adam rejiminin yıkılacağının umudunu taşıyorlar” diye belirtti.

 ‘14 mayısa kadar sandık güvenliğini sağlayacağız’

Avrupa’daki seçmenin en büyük kaygısının sandık güvenliği olduğuna dikkat çeken Ataş, bundan kaynaklı Avrupa’da da seçim güvenliği önemli konuların başında geliyor. Avrupa’da seçim kurulları oluşturarak olası kaygıları gidermeye çalıştıklarını belirten Ataş, sandıkların korunması için heyetlerin oluşturulduğunu aktardı. Ataş, “Bu heyetin sandıklarla beraber ülkeye gönderilmesini sağlayacağız. Bu sandıkların 14 Mayıs’a kadar güvenliğinin sağlanması bu heyetlerde olacak. Bu çalışmada sadece bizler değil aynı zamanda uluslararası bağımsız kurullarda yer alacak. Onlarca Avrupalı heyet ve parlamenter, sandıkların korunması için ülkede olacak. Bu bağımsız heyetlerin genişlemesi için de çalışmalarımız sürüyor. Amacımız güvenliği uluslararası bir boyuta taşımak” dedi.

Gezici sandık

Sandık kurulumu için sadece konsolosluklar ve havalimanlarının olmadığını ayrıca Yeşil Sol Parti Seçim Koordinasyonu’nun oluşturduğu komisyonların birçok ülkede belediyelerden kiraladıkları yerlerde seçim sandıklarını kuracağı bilgisini veren Ataş, şöyle dedi: “Komisyonlar, bu sandıkların kurulacağı yer ve oy verme işlemlerinin tarihini duyuruyor. Bu sandıklar farklı ülkelerde farklı tarihlerde kurulacak. Örneğin Düsseldorf’ta sandık kurulumu 3 gün, Köln’de 4 gün kuruluyor. Tüm bunların dışlında seçmen katılımının yükseltilmesi için gezici sandıklar da bulunacak. Tüm bunların planlanması yapıldı.”

AKP ve MHP’nin, Avrupa’daki seçmenlerin özellikle konsolosluklarda oy kullanacağı yönünde bilgi yaydığını ifade eden Ataş, “Belirlediğimiz bağımsız yerler yasal ve güvenilir sandıklardır. Sadece konsolosluklarda kullanmak zorunda değilsiniz. Türkiye vatandaşı olan ve pasaportu olan her yurttaşımız oy kullanabilir. ‘İltica edenler oy kullanamaz’  diye bir takım söylentiler var. Buradan bir kez daha aktarayım böyle bir durum yok. Herkes oy kullanabilir”dedi.

 Araçlar kaldırılacak

7 Haziran benzeri bir coşku ve heyecan var. 7 Haziran nasıl ki değişimin ve dönüşümün heyecanını yarattıysa14 Mayıs seçimleri için de öyle diyebilirim. Bu seçimlerde sandığın yüzde 35’ini alabileceğimizi söyleyebilirim.  Bunun için halkı sandığa götürmek için araç da kaldırıyoruz. Son olarak olası bir güvensizliğe ilişkin herkesi sandıkları korumaya çağırıyorum.”

Avrupa’da sandık kurulacak olan ülkeler ve sandıkların ne kadar süreyle bulunacağı sırasıyla şöyle;

  •  Almanya 27 Nisan – 9 Mayıs 2023 tarihleri arasında (13 gün)
  •  Fransa 27 Nisan – 9 Mayıs 2023 tarihleri arasında (13 gün)
  •  Avusturya 27 Nisan -9 Mayıs 2023 tarihleri arasında (13 gün)
  •  Danimarka 27 Nisan – 9 Mayıs 2023 tarihleri arasında (13 gün)
  • Lüksemburg 27 Nisan – 9 Mayıs 2023 tarihleri arasında (13 gün)
  •  Hollanda 29 Nisan – 7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)
  •  Belçika 29 Nisan – 7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)
  •  İngiltere 29 Nisan-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)
  •  İsviçre 29 Nisan-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)
  •  Norveç 29 Nisan-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)
  •  Avustralya 29 Nisan-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)
  •  Kanada 29 Nisan – 7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)
  •  ABD 29 Nisan-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)
  •  Yunanistan 29 Nisan – 7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (9 gün)
  •  İsveç 1-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (7 gün)
  •  Finlandiya 1-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (7 gün)
  • İtalya 3-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (5 gün)
  • Polonya 3-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (5 gün)
  • Romanya 3-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (5 gün)
  • Çekya 3-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (5 gün)
  •  Bulgaristan 4-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (4 gün)
  •  İrlanda 5-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (3 gün)
  • İspanya 5-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (3 gün)
  • Japonya 5-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (3 gün)
  • Macaristan 5-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (3 gün)
  • Bosna Hersek 5-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (3 gün)
  • Malta 6-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (2 gün)
  • Moldova 6-7 Mayıs 2023 tarihinde (2 gün)
  • Portekiz 6-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (2 gün)
  • Sırbistan 6-7 Mayıs 2023 tarihleri arasında (2 gün)
  • Slovakya 6-7 Mayıs 2023 tarihinde (2 gün)

Haber: Ergin Çağlar / MA

#Avrupa #yarın #sandık #başında #olacak

Sofralarımızda zehirli ürün tüketiyoruz

AB, 2022 yılında 311’i pestisit kalıntısı olmak üzere Türkiye kaynaklı 518 ürün için bildirimde bulundu. AB’ye kabul edilmeyen zehirli ürünler iç pazara sürülürken, iç pazar için üretilen ürünlerde ise hiçbir denetim yok

AB Komisyonu, gıda ve yemlerde yapılan kontroller sırasında tespit edilen gıda güvenliği risklerini, Gıda ve Yemler İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) portalı üzerinden herkesin erişimine açık olacak şekilde bildiriyor. Alarm ve Dayanışma Ağı (ACN) bildirimlerinin de dâhil olduğu senelik raporlar yayınlanıyor. 2022 yılına ait rapor henüz yayınlanmadı ancak portal üzerinden yapılan bildirimlere göre Türkiye kaynaklı tarım zehiri bildirimlerinin sayısı 311’i pestisit olmak üzere toplam 518’e ulaştığı duyuruldu.

Birçok ürün zehirli

Zehirsiz Sofralar Platformu tarafından yapılan uyarı insan sağlığının tehdit altında olduğunu gösteriyor. AB’de yapılan Türkiye kaynaklı bildirimler: 2018’de 113, 2019’da 98, 2020’de 194 parti üründe limitlerin üzerinde pestisit bildirimi yapılırken, bu rakam 2021’de 613’e, 2022’de ise 518’e kadar yükseliyor. 2022’de pestisit bildirimi yapılan meyve ve sebzeler arasında en çok biber, limon, greyfurt, mandalina, portakal olmak üzere üzüm, asma yaprağı, patlıcan, kabak, domates, karpuz ve armut bulunuyor. Son 2 yılda yapılan bildirimlerin yarısından fazlası pestisitlerden kaynaklanıyor.

İhraç üründe varsa

2022 yılında bildirim yapılan ürünlerdeki pestisitler arasında Klorpirifos, Acetamiprid, Buprofezin, Prochloraz, Formetanate, İmazalil, Fenbutatin Oxide, Deltamethrin, Taufluvalinate, Flonicamid, Diafenhiuron gibi insan sağlığına zararlı olan zehirli maddeler bulunuyor. Türkiye’de 30.09.2021 tarihinde resmi yazıyla Fenbutatin Oxide’in, 31.12.21’de ise Klorpirifos Metil’in kullanımı sonlandırılmıştı. Buna rağmen ihraç edilen ürünlerde bile bulunması yasaklı olan pestisitlerin iç pazara sürülürken herhangi bir denetim yapılmıyor olması, zehirli ürünlerin sofralarımıza yerleştiğini gösteriyor.

Türkiye ilk sırada

2021 yılına ait ACN raporu tarım zehiri kullanımının yüksek oranda arttığına dair çarpıcı veriler içeriyor. Rapora göre 2021 yılında en çok bildirilen gıda güvenliği riski pestisitler oldu ve tarihte ilk defa pestisitler 1231 bildirimle en üst seviyeye ulaştı. Bu sayı 2020 ile karşılaştırıldığında % 61 daha fazla. 2019 yılının ise 4 katı. 2021 yılında en çok rapor edilen gıdalar, Türkiye menşeli ürünlerden kaynaklanıyor. Rekor seviyelerle tarım zehiri bildirimlerinde birinci sırada gelen Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyeli yüksek olmasına rağmen ticari itibarı giderek yitirilmiş durumda.

En çok tespit narenciyede

2021 yılına ait raporda, tehlike ve ürün kategorisine göre yapılan değerlendirmede en çok bildirim yapılan 10 konu başlığının 3’ünde Türkiye’nin adı geçiyor. Sebebi 359 parti meyve ve sebzede pestisit, 57 parti meyve ve sebzede aflatoksin ve 39 parti tohum, kabuklu yemiş ve türevi ürünlerde aflatoksin tespit edilmiş olması. Menşei Türkiye olarak bildirilen ürünlerden özellikle limon, portakal, mandalina ve greyfurt gibi narenciyelerdeki uygunsuzluklar sebebiyle 2020’de 191 olan RASFF bildirimlerinin sayısı (etilen oksit dikkate alınmadan) 2021’de 361’e çıktı.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Sofralarımızda #zehirli #ürün #tüketiyoruz

Hamaney’in eski temsilcisi Süleymani öldürüldü

İran’da Hamaney’in eski temsilcisi Ayetullah Abbas Ali Süleymani’nin silahlı saldırıda öldürüldüğü açıklandı

İran’da dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in eski temsilcisi Ayetullah Abbas Ali Süleymani’nin bir silahlı saldırıda öldürüldüğü açıklandı. İran devlet televizyonu tarafından yapılan açıklamada, ülkenin kuzeyindeki Mazenderan eyaletine bağlı Babolser’deki suikastın ardından saldırıyı gerçekleştiren kişinin gözaltına alındığı bilgisi verildi.

Belucistan ve Zahidan’da yöneticilik yaptı

İran’ın dini liderini denetleyen ve atayan 88 sandalyeli Uzmanlar Meclisi’nde görev yapan Süleymani, daha önce de dini Lider Ayetullah Ali Hamaney’in İran’ın Sistan ve Belucistan eyaletindeki kişisel temsilcisiydi. Eyaletin yönetim merkezi olan Zahidan, Jîna Emîn protestolarının en yoğun yaşandığı bölgelerin başında geliyordu.

8 yılda bir seçiliyorlar

İran’daki Uzmanlar Meclisi, İran Anayasası’na göre, İran liderini seçen, denetleyebilen ve azledebilen bir kurul olarak çalışıyor. Uzmanlar Meclisi, sekiz yılda bir halk tarafından seçiliyor ve 88 din adamından oluşuyor.

Ülkede, nisan 2022’de ülkenin kuzey doğusundaki Meşed kentinde iki Şii din adamı öldürülmüştü. Bu saldırının cihatçılar tarafından gerçekleştiği açıklanmıştı.

Ayetullah İran’da dini bir makam olarak da bilinir. Günümüzde İran’da bin civarında Ayetullah olduğu tahmin ediliyor.

DIŞ HABERLER

#Hamaneyin #eski #temsilcisi #Süleymani #öldürüldü