Ana Sayfa Blog Sayfa 550

Amed’te farklı inançtan isimler aynı sofrada buluştu

Avrupa Êzidî Cemaati öncülüğünde Amed’te aynı sofrada buluşan farklı inançtan isimler birlik mesajı verdi

Avrupa Êzidî Cemaati, Amed’in Sûr (Sur) ilçesinde bulunan Ermeni Surp Giragos Kilisesi’nin bahçesinde farklı inanç temsilcileriyle bir araya geldi. Kahvaltı ve tanışma etkinliğine, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Amed milletvekili adayları Azad Barış ve Mehmet Kamaç, Ezidi Kültür Vakfı’ndan Eyüp Burç, Mêrdîn Kırklar Kilisesi Ruhani Papazı Gabriel Akyüz, Amed Keldani Katolik Kilisesi Vakfı Başkanı Yusuf Karadayı, Surp Giragos Ermeni Vakfı Başkanı Ergün Ayık, Amed Protestan Kilisesi Pastörü Ahmet Güvener, Demokratik İslam Kongresi (DİK) Eş Başkanı Seyda Emin Ay ve Amed Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği üyeleri katıldı.

Daha fazla bir araya gelinmeli

Etkinlikte konuşan Surp Giragos Ermeni Vakfı Başkanı Ergün Ayık, farklı inançlarla aynı sofrada buluşmanın önemine değinerek, “Bunu sağlayan demokratik mücadeleye selam olsun” dedi.

Bu tür buluşmaların sürmesini dileyen Ayık, “Ülkenin bu tür sofralara ihtiyacı var. Umuyoruz ki bu seçim, herkesin özgürce yaşadığı ve sofralarda buluştuğu bir yaşama vesile olur” diye belirtti.

Mêrdîn Kırklar Kilisesi Ruhani Papazı Gabriel Akyüz ise, Süryanice yemek duası okudu.

Azad Barış söz aldı

Okunan duanın ardından Yeşil Sol Parti’nin Êzidî milletvekili adayı Azad Barış konuştu. Barış, cumhuriyetin birinci yüzyılında sürdürülen “tek millet, tek devlet, tek din” anlayışının ülkenin kadim, otoktan toplulukları, halkları ve inançları için büyük bir yıkım ve mağduriyet yarattığını belirtti. Barış, “Biz her kapıdan, eşik taşını öperek geçeriz. Onun için bütün taşları öperek size geleceğim. Bilin ki ben Ermeniyim, Süryaniyim, Aleviyim, Êzidîyim, Müslümanım ve Keldaniyim. Burada az bırakılmış halkların, azıcık içinde kültürünü taşıyan bir temsilcisi olmak istiyorum” şeklinde konuştu.

Din suiistimal edilmemeli

Mêrdîn Kırklar Kilisesi Ruhani Papazı Gabriel Akyüz, din ile devlet işlerinin ayrı olması gerektiğine vurgu yaparak, “Din suiistimal edilmemeli. Din toplumları birbirine yaklaştırmak için vardır. Dinde her zaman iyilik, doğruluk vardır” ifadesini kullandı.

Ermeni Vakfı’nın 2’nci Başkanı Caffur Ohanya, farklı inançların ortaya çıkardığı zenginliğe dikkat çekerek, “Sadece Amed’de değil, tüm Türkiye’de farklı inançların bir arada olacağı sofraların kurulmasını diliyorum” diye konuştu.

Aleviler ötekileştirildi

Diyarbakır Pir Sultan Abdal Derneği ve Cemevi Başkanı Aydın Atlı, Alevilerin de ötekileştirilen kesimler arasında olduğunu belirterek, “Geçmişte, bir arada ve bir sofrada oturabiliyorduk. Ancak maalesef  siyasi ve tekçi zihniyet bizi ötekileştirdi.  Bir siyasetçinin inanç kimliğini açıklaması bir hak ihlalidir. Cumhurbaşkanı biz Aleviler için kullandığı ‘tür’ tanımlamasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Bu söylemine karşıyız. 14 Mayıs’tan sonra umarım demokratik bir cumhuriyete adım atarız” şeklinde konuştu.

Êzîdî ve Alevi köyleri boşaltıldı

Protestan Kilisesi Pastörü Ahmet Güvener, tarih boyunca Êzîdî ve Alevi köylerinin boşaltıldığına işaret etti. Güvener, “Nefret söyleminden dolayı çocuklarım isimlerinden dolayı acı çekti. Biz artık söylemlerimizi değişmeliyiz. İnançlar ötekileştirilemez” ifadelerini kullandı.

 

 

#Amedte #farklı #inançtan #isimler #aynı #sofrada #buluştu

ODTÜ’lü öğrencilerden gözaltılara tepki: Mücadeleye devam edeceğiz

ODTÜ’lü öğrenciler, Amed, Ankara ve İstanbul merkezli gözaltı operasyonlarına üniversitede yaptıkları açıklama ile tepki gösterdi

Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) öğrencileri ve gençlik örgütleri, seçime sayılı günler kala Amed, Ankara ve İstanbul merkezli gerçekleştirilen gözaltı operasyonlarına dair üniversite kampüsünde açıklama yaptı. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Murat Çepni, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi Ankara milletvekil adayı Metin Kılınç da açıklamaya katıldı.

Eylemde konuşan ODTÜ öğrencisi Dilara Canlı, Kürt gazeteciler, siyasetçiler, avukatlar, sendikacılar ve sanatçıların aralarında olduğu 100’den fazla kişinin geçtiğimiz günlerde gözaltına alındığını hatırlattı.

Mücadele mesajı

Operasyonların yıllardır amacına ulaşmadığına ifade eden Canlı, şunları söyledi:

“Bastırmaya çalıştıkları bu mücadele Kürt halkının, kadınların, LGBTİ+’ların, emekçilerin ve tüm ezilen kesimlerin mücadelesidir. Ezilenler, mücadelenin sadece sandıkta iradesine sahip çıkarak değil, sokaklarda, fabrikalarda ve kampüslerde direnilerek verildiğinin farkındalığı içindedir ve bu farkındalıkla mücadelesine devam edecektir.”

Gözaltına alınanlardan SGDF üyesi Merve Kavalı’nın ODTÜ öğrencisi olduğunu aktaran Canlı, “12 mart günü ise yine ODTÜ öğrencisi olan SGDF’li Senem Pektaş bir baskınla gözaltına alınmıştı ve uzun süredir tutuklu bulunmaktadır. Biz de sıra arkadaşları olarak onları yalnız bırakmayacak, içerde ya dışarda onlarla birlikte mücadelemize devam edeceğiz” de

ANKARA

#ODTÜlü #öğrencilerden #gözaltılara #tepki #Mücadeleye #devam #edeceğiz

İspanya kavruluyor

İspanya tarihinin en sıcak nisan ayını yaşarken, 161 yıllık Urgell Kanalları tarihinde ilk kez vana kısacak

Küresel boyutlarda süren iklim değişimi Avrupa’yı derinden etkiliyor. Avrupa’nın birçok ülkesinde baş gösteren kuraklık İspanya’da tarımı vurdu. İspanya’nın Kurtuba kentinde Nisan ayı hava sıcaklığı 38,7 derece ile ülkede gelmiş geçmiş en sıcak günler olarak tarihe geçti. Kuraklığın büyük bir sorun haline geldiği İspanya’da yerel yönetimler, mevsim normallerinin üzerinde seyrederek rekor kıran hava sıcaklıklarına karşı önlem almaya çalışıyor. Afrika’dan gelen sıcak hava akımıyla sıcaklıkların mevsim normallerinin 10-15 derece üzerinde ölçüldüğü Akdeniz’in batısındaki İspanya’da istatistiki bilgilerin toplanmaya başlanmasından bu yana en sıcak nisan ayı yaşandı.

Tarihin en sıcak nisan günü

İspanya’nın güneyinde yer alan Endülüs bölgesindeki Kurtuba kentinde bulunan havaalanında hava sıcaklığı 27 Nisan’da 38,7 dereceye ulaştı. Bu, şimdiye kadar nisan aylarında tespit edilen en sıcak gün olarak kayıtlara geçti. İspanya’da normal şartlarda yaz aylarında uygulanan önlemler de erken başlayan yüksek sıcaklıkların etkisiyle öne alındı. Başta güneydeki Endülüs, Extremadura, Murcia gibi bölgeler olmak üzere çok sayıda yerel yönetim, yaşlıların ve solunum rahatsızlığı bulunan hastaların öğle saatlerinde zorunlu olmadıkça evden çıkmamaları, gölgede kalınması, bol sıvı tüketilmesi, şapka takılması, güneş kremi kullanılması veya aşırı yemekten kaçınılması gibi uyarılara şimdiden başladı.

Yaşlılara su dağıtılacak

Başkent Madrid’de normalde haziran ayı başında hizmete giren kamusal havuzların 13 Mayıs’tan itibaren halka açılacağı bildirilirken, nehir kıyısındaki plaj ise Nisan sonu halka açıldı. Ayrıca sivil yardım ekiplerinin sokaklarda özellikle yaşlılara su dağıtacağı duyuruldu. Ayrıca Katalonya ve Valencia gibi bazı özerk yönetimlerde de yaşlılara yönelik yaz aylarındaki önlemlerin öne çekildiği bildirildi. Tarihinin en kurak ilkbaharlarından birini geçiren İspanya’da 130 günden fazla yağış düşmeyen çok sayıda bölge bulunuyor.

Üretimde yüzde 75 düşüş

İspanya devlet televizyonu RTVE’nin kuraklıkla ilgili yayımladığı programda çiftçiler, “Kayıplarımız şimdiden yüzde 75’i buldu. Eğer yağmur yazmazsa tüm ürünümüzü kaybedeceğiz” dedi. Mart ayından itibaren orman yangınlarıyla da mücadele eden İspanya’da şimdiye kadar 200 bin hektarlık alan zarar gördü. Çiftçiler Konfederasyonu (COAG), “İlkbahar ve kış aylarında yağış eksikliği, son haftalardaki yüksek sıcaklıklarla daha da kötüleşti. Özellikle Endülüs, Extremadura, Castilla La Mancha, Murcia ve Aragon gibi en kurak bölgelerde tarımsal alanda yapılan işler ve yatırımlar büyük ölçüde azaldı. Kayıplar, en az 3,5 milyon hektarlık tahıl alanına tekabül ediyor” açıklamasında bulundu.

Katalonya’da hiç yaşanmadı

Katalonya’nın Lleida kenti yakınlarında bulunan Urgell Kanalları, çiftçileri bu yaz için ekin türlerini değiştirmeye zorlayan kuraklık sorunu nedeniyle sulamada kullanılmayacak. Tarihinin en büyük kuraklık sorunlarından birini yaşayan Katalonya’da özerk yönetimin Tarım Bakanlığı tarafından yönetilen Urgell Kanallarının kapatılma işlemine başlatıldığını açıklayan Katalonya Özerk Hükümet Sözcüsü Patricia Plaja, “Geçmişte örneği görülmemiş bir durumla karşı karşıyayız. Kanalın modernleştirilmesi için merkezi hükümet gerekli önlemler almazsa biz elimizden gelen her şeyi yapacağız” dedi.

161 yıllık kanal tarih oluyor

161 yıllık tarihinde ilk defa kapanan kanalların üç haftada bir açılması, normal şartlarda yaz aylarında iki katına çıkan su tüketimini karşılamak için kanalda çit sisteminin kullanılması ve mevcut su rezervinin kışa kadar iki katına çıkarılması öngörülüyor. Urgell Kanalları Genel Direktörü Xavier Diaz, bölgedeki başta elma ve armut olmak üzere meyve ağaçlarının garantili bir hasadı olmadığını, zamanında verilecek su ile sadece yaz sıcağında ağaçların hayatta kalmalarının sağlanacağını ifade etti. Bölgedeki çiftçiler ise kuraklık sorunundan dolayı büyük endişe duyduklarını belirterek, sulamanın erken kapatılmasından kaynaklanan ekonomik kayıplarının karşılanmasını, su kaynakları yönetim planlarının gözden geçirilmesini, su depolama ve dağıtım altyapısına daha fazla yatırım yapılmasını istedi.

EKOLOJİ SERVİSİ

#İspanya #kavruluyor

Asya’da 73 bin yıllık Homo Sapiens izi

Modern insan türü olarak kabul edilen Homo Sapiens’in, en az 73 bin yıl önce Güneydoğu Asya’daki yağmur ormanı bölgelerinde yaşadığına dair kanıtlar bulunduğu duyurulmuştu

Bu kanıtlara rağmen bölgedeki organik materyalin yetersiz olması nedeniyle, beslenme ve ekolojik adaptasyon hakkındaki bilgiler sınırlıydı. Almanya’nın Leipzig kentindeki Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü ve Johanes Gutenberg Üniversitesi tarafından yönetilen uluslararası bilim insanları ekibi, fosil insanların yiyecek kültürünü araştırmak için yeni bir yöntem uyguladı. Diş minesinden çinko izotopu analizi yapılarak, tarih öncesi insanların ve hayvanların öncelikli olarak et ile mi yoksa bitkilerle mi beslendiklerini öğrenmek için önemli bir yöntem geliştirdi.

Tam Pa Ling bölgesi

Kopenhag Üniversitesi’nde araştırmacı olan Fabrice Demeter, “Tam Pa Ling bölgesi, Güneydoğu Asya’nın paleoantropolojisi ve arkeolojisi için özellikle önemli. Çünkü bu bölgedeki türümüze ait en eski ve en bol fosil kaydına sahip” olduğunu belirtiyor. Bununla birlikte, Tam Pa Ling’de taş aletler, ocaklar, bitki kalıntıları, kemiklerdeki kesik izleri gibi çok az arkeolojik kayıt var. Sadece dişler ve kemikler bulunabiliyor. Dolayısıyla dişler ve kemiklere yapılan izotopik yaklaşımlar, geçmişteki beslenme alışkanlıklarını öğrenmek için tek yol olarak kalıyor.

Diğerleri neden yok oldu?

Bu çalışma, erken Homo Sapiens’in farklı ortamlara uyum sağlayabildiğini gösterdiği belirtiliyor. Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü’nde araştırmacı olan Nicolas Bourgon, “Gelecekte, çinko izotop verilerimizi, Homo erectus ve Homo floresiensis gibi Güneydoğu Asya’nın diğer tarih öncesi insan türlerinden elde edilen verilerle karşılaştırmak ve türümüz hayatta kalırken neden onların neslinin tükendiğini daha iyi anlayabileceğimizi görmek ilginç olacak” diye vurguluyor.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Asyada #bin #yıllık #Homo #Sapiens #izi

Yeşil Sol Parti Bazarcix’ta: Mücadelemiz kazansın diye bize oy verin

Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Bazarcix’ta depremzedelere seslendi: Buradayız, gençlerle, kadınlarla sizlerle değiştireceğiz

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ilçesinde halk buluşması gerçekleştirdi. Yeşil Sol Parti Bazarcix ilçe binası olarak kullanılan konteynırın önünde yapılan buluşmaya, Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Mereş milletvekili adayları Hüseyin Eroğlu, Ayşegül Demiroğlu ve çok sayıda kişi katıldı

Adaylar tanıtıldı

Buluşmada konuşan Yeşil Sol Parti Mereş adayı Hüseyin Eroğlu, 15 Mayıs’ta en iyi bayramın yaşanacağını ifade ederken, vekil adayı Ayşegül Demiroğlu ise, 22 yıllık AKP iktidarının kadın katliamlarında yaşanan cezasızlığa değindi. Bu cezasızlık politikalarının gençlerle değişeceğine vurgu yapan Demiroğlu, 14 Mayıs’ta halka sandığa gitme çağrısı yaparak, Yeşil Sol Parti’nin gençlerin ve kadınların partisi olduğunu söyledi.

‘Bir oy Kılıçdaroğlu’na bir oy Yeşil Sol Parti’ye’

Seçmenlere Kürtçe seslenen DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk ise, depremin insanları öldürmediğini, insanları ihmaller ve “faşist” zihniyetlerin öldürdüğünü kaydetti.

14 Mayıs seçimlerinin sıradan bir seçim olmadığına dikkat çeken Öztürk, “Tek adam rejimine karşı bir seçime gidiyoruz. 14 Mayıs bizler açısından tarihi bir gündür. Bu katilerle yüz yüze geleceğiniz yer sandıklardır. Bu diktatörü, zalimi gönderebilmek adına Emek ve Özgürlük ittifakı olarak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceğimizi ilan ettik. Bir oy Kılıçdaroğlu’na bir oy Yeşil Sol Parti’ye diyoruz. Biz üçüncü yoluz, onurlu barışın mücadelesi veren Yeşil Sol Parti’yiz. Yeşil Sol Parti’nin etkili olması için 100 vekil çıkarması gerekiyor” diye konuştu.

Uçar halka seslendi

Yeşil Sol Parti Eşsözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar da, 6 Şubat depreminde Bazarcix’a ölümü reva gören iktidara karşı halkın iradesinin ortaya çıktığını dile getirerek, “Bu acıyı yaşamayan tek kişi iktidarın kendisidir. Tek adam rejiminin sözcüleri açıklama yapıyor, ‘Bayrama kadar tek bir enkaz kalkmayacak’ diye ama enkazları görüyoruz. Bayrama kadar kaldıranlara sözümüz olsun; gelin görün burayı ama burada yeni yaşamı inşa etmeye dönük bir irade var. İlk günden bu yana masa başında OHAL ilan eden bir akıl gördük. Ama depremin ilk gününden bu yana halklarımızın yanında olanları da gördük. Yeşil Sol Parti olarak yeni bir yaşamı inşa etmek için ilk gününden bu yana buradayız” ifadelerini kullandı.

 ‘Silopi Belediyesi yardıma koştu’

Uçar,  sözlerini şöyle sürdürdü: “İlk gününden itibaren Silopi belediyesi hiç eksik olmadı. Kayyım rejimine karşı daha güçlü çıkacağız. Yeni yaşamı kuran sizlere teşekkür ederim. Bu irade seçimde onlara kaybettirecek kimsenin şüphesi olmasın. Seçimin kendisini darbe olarak nitelendiriyor, tek adamın sözcüleri. Şimdi sandığa gidip oy kullanmak en doğal hakkımız. Ey iktidar bu seçimi belirleyen ve her şeyi elinde bulunduran sen değil misin? Neyden korkuyorsun ama doğru bizim irademizden korkuyorlar. İnsanlar açken İHA ve SİHA üretimini söylüyorlar. Bize bu hayatı reva görüyorlar ama kazanacağız. Bu iktidar toplum karşısında olan herkese söz verdi o yüzden kazanmak istiyorlar. Ama biz sizinle söz verdik. Buradayız, gençlerle, kadınlarla sizlerle değiştireceğiz. Milletvekili sayısından öte orada ne yapacağımızı belirttik. Halkların, kadınların, emekçilerin Türkiye’de eşit bir yaşam kurmak mümkün.

Oylar Yeşil Sol’a

Sevgili kadınlar, genç kadınlar, mücadelenin bugün gelmesinde sizlerin de çok değerli emeği var. Biz eşbaşkanlık sistemi dedik, mevcut iktidar ne kadar kadın düşmanı politikalar yürüttüyse o kadar kadınlarla birlikte sokakta, mecliste olduk. Kadınlar kazanırsa toplum kazanır dedik ve aynen öyle oldu. Bu depremde en büyük sorumluğu kadınlar aldı ve hayatı kadınlarla birlikte yeni yaşamı inşa ettik. Kadın düşmanı politikaları karşısında alanları terk etmedik ve AKP iktidarını birlikte gerilettik. Öyle ki Cumhurbaşkanı ittifakı seçimlere giderken genişleme ihtiyacı duydu. Biri Kürt düşmanı, biri kadın düşmanı ittifak. Bu durum kendisi bile iktidarının kaybetme eşiğinde olduğunu gösteriyor o zaman şimdiye kadar yürüttüğümüz mücadele kazansın diye her birimiz sandığa ve oylar Yeşil Sol’a. Hepimizin yolu açık olsun”.

MEREŞ

 

#Yeşil #Sol #Parti #Bazarcixta #Mücadelemiz #kazansın #diye #bize #verin

Hezex’e gözaltına alınanlar serbest bırakıldı

Hezex’e (İdil) bağlı iki köyde yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 20 kişiden 19’u serbest bırakıldı

Şirnex’in Hezex (İdil) ilçesine bağlı Xerebêtuwa ve Zergûza Banî köylerinde 26 Nisan’da askerler tarafından birçok eve baskın düzenlenmişti. Baskınlarda her iki köyün muhtarlarının da aralarında olduğu 20 kişi gözaltına alınmıştı.

Gözaltına alınan köylülerden 19’u, ifade işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Şerif Yalçın’ın ifade işlemlerinin ise halen devam ettiği aktarıldı.

ŞİRNEX

#Hezexe #gözaltına #alınanlar #serbest #bırakıldı

Gözaltındaki gazeteciler adliyeye sevk edildi

Ankara merkezli soruşturmada gözaltına alınan DFG Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu ve gazeteci Sedat Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu 17 kişi adliyeye sevk edildi

Ankara Merkezli soruşturma kapsamında 15 kentte 29 Nisan’da düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG) Eşbaşkanı Dicle Müftüoğlu ve Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Sedat Yılmaz’ın da aralarında bulunduğu 17 kişi, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ndeki ifade işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi’ne sevk edildi.

17 kişinin savcılıkta ifade işlemlerinin başlaması beklenirken, adliye içinde ise “kısmi yasaklı alanlar” oluşturuldu. Adliye binası içine çok sayıda polisin sevk edilmesi dikkat çekti.

ANKARA

#Gözaltındaki #gazeteciler #adliyeye #sevk #edildi

CHP’li Erkek: İçişleri Bakanlığı’ndan paralel seçim takip sistemi kurdu

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, İçişleri Bakanlığı’nın YSK’ye paralel bir seçim takip sistemi kurduğunu açıkladı

CHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, 14 Mayıs’ta yapılacak seçim gündemine dair CHP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Erkek, seçimler için İçişleri Bakanlığı’nda paralel bir yapı kurulduğunu tespit ettiklerini vurguladı. “Öyle bir tabloyla karşılaştık ki, bunu ilk kez bir seçimde yaşıyoruz” diyen Erkek, şunları kaydetti:

“İçişleri Bakanlığı’nda paralel bir yapı kurulduğunu tespit ettik. İçişleri Bakanlığı, YSK’ye paralel bir seçim takip sistemi kurmuş. İçişleri Bakanlığı tüm valiliklere yazdığı yazıyla bir seçim takip modülü oluşturulmasını talep ediyor. Nüfusu 20 bine kadar olan ilçelerde en az 3, 20-100 bin arası olanlarda en az 5, 100 bin üstü olanlarda en az 10 personel görevlendirilecek. İçişleri Bakanı bir suç işleri bakanı gibi davranmaya devam ediyor. YSK karşısında İçişleri Bakanlığı’nı, ilçe seçim kurullarının karşısına da kaymakamlıkları koyup paralel bir yapı kurmuş. Görevlileri uyarıyoruz; bu kanunsuz emre uymayın, bu suça ortak olmayın. Soylu 14 Mayıs için Batı’nın siyasi darbesi demişti, gerçekten artık akıllarını kaybettiler. Halkın üstünde hiçbir güç yoktur. 15 Temmuz’un finansörü dedikleri BAE’ye koşa koşa nasıl gittiklerini biliyoruz. İçişleri Bakanlığı, YSK’ye paralel bir seçim takip sistemini neden kurmuş? İşte gerçek beka sorunu budur.”

ANKARA

#CHPli #Erkek #İçişleri #Bakanlığından #paralel #seçim #takip #sistemi #kurdu

Dêrîk’te 21 kişinin hayatını kaybettiği kazasının duruşması görüldü

Dêrîk’te 21 kişinin hayatını kaybettiği iki TIR kazasına ilişkin açılan davanın duruşmasında tutuklu sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verildi

Mêrdîn’in Dêrîk ilçesinde 20 Ağustos 2022’de meydana gelen ve 21 kişinin hayatını kaybettiği iki TIR kazasına ilişkin açılan davanın ikinci duruşması Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Tutuklu yargılanan şoförler Umut Gündüz ve Yunus Şataflı bulundukları cezaevinden Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya bağlanırken, duruşmada yakınlarını kaybeden aileler ile taraf avukatları hazır bulundu. Kimlik tespitinin ardından başlayan duruşmada, avukatlar savunmalarını yaptı.

Avukatlar önceki celse yaptıkları savunmalarını tekrar ederken, Karayolları Genel Müdürlüğü başta olmak üzere resmi kurumların ihmallerinin incelenip, dosyaya dahil edilmeleri gerektiğini vurguladı.

Kısa bir ara veren mahkeme, Yunus Şataflı ve Umut Gündüz’ün tutukluluk halinin devamına karar verdi. Mahkeme bilirkişiden istenen yazının beklenmesine, resmi kurumlardan talep edilen müzekkerelerin dönüşünün beklenmesine karar verdi.

Mahkeme bir sonraki duruşmayı 20 Haziran tarihine erteledi.

Kaynak: MA

#Dêrîkte #kişinin #hayatını #kaybettiği #kazasının #duruşması #görüldü

Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı yok hükmündedir

Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge milletvekili adayı Celal Fırat, “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bizim için yok hükmündedir. Kapatılması için ne gerekiyorsa onu yapacağım” dedi.

Esra ÇİFTÇİ

Yeşil Sol Parti’nin İstanbul 3. Bölge’den 4. sıra milletvekili adayı, Alevi Dernekleri Federasyonu’nun eski başkanı, Garip Dede Dergâhı Yönetim Kurulu Başkanı Celal Fırat oldu. Artı Gerçek’in sorularını yanıtlayan Fırat ile siyasete neden girdiğini, Meclis’e gittiğinde Aleviler için neler yapacağını konuştuk.

“MASADA ALEVİLERİN OLMASI GEREK”

Siz bir Alevi dedesi olarak neden siyaseti tercih ettiniz?

Hayatın her alanında siyaset var. Gerek Cemevleri sorunu olsun gerek Türkiye’deki başka sorunlar olsun her geçen gün dağ gibi büyüyor. Türkiye’de, Ortadoğu’da ciddi anlamda olumsuz etkilenen bir Alevi kesimi var. Her şeyden önce Diyanet gibi bir kurum var. Özellikle cumhuriyetin birinci yüzyılında Aleviler çok büyük acılar çektiler, katliamlara maruz kaldılar. Cumhuriyetin ikinci yüzyılında devletin artık bunlarla yüzleşmesi gerek ve o masada Alevilerin de olması gerek.

‘CEMEVLERİ ALEVİLERİN İBADETHANESİDİR’

Meclise gittiğinizde Aleviler için ilk ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Cemevleri Alevilerin ibadethanesidir. Yakın zamanda Alevi hareketi tarafından yoğun bir şekilde protesto edilen Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olarak Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı kuruldu. Bu başkanlığın lağvedilmesi, kaldırılması için ne gerekiyorsa yapacağız. Elbet Türkiye’deki diğer meselelerle de ilgili çalışmalar yürüteceğiz ama birinci önceliğimiz bu olacak. Bizi meclise gönderen halkımızla birlikte Cemevleri konusunda etkin politikalar yürüteceğiz.

‘KILIÇDAROĞLU’NUN KİMLİĞİNİ DİLLENDİRMESİ DEĞERLİDİR’

Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Alevi” videosunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Alevi toplumunda Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik çok fazla eleştiri vardı. Özellikle kimliğine, inancına sahip çıkmama konusunda. AKP ve birtakım cemaatler Alevi kimliğini Kılıçdaroğlu’nun önüne koyup ayrımcılık yapıyorlardı, hatta sosyalist partilerin içerisinde şu an bile milletvekili adayı olanlar, “Kılıçdaroğlu iyidir ama” diyorlardı. “Alevi kimliğinden dolayı seçimlerde kazanamaz” diyorlardı, ne yazık ki bunu söyleyen de sosyalistlerdendi. Biz bunu çok rencide edici buluyorduk. Kapılarına çarpı işareti konulan biz, ötekileştirilen biz, katliamlara uğrayan biz. Çocuklarımız Alevi oldukları için sözlü mülakattan bile geçemiyorlar. Havaalanında bir emekçi insanın işe girdiğinde AKP’ye üye olma koşulu aranıyor. Aleviler bu sıkıntıları yaşarken, kendi kimliğine sahip çıkmayan Kılıçdaroğlu’nu biraz önce söylediğim gibi çok fazla eleştiriyorlardı. Kimliğini dillendirmesi elbette çok değerli ama ben bu dillendirmeyi Alevi hareketinin bir başarısı olarak görüyorum. Aleviler son süreçle beraber çok etkin alan yarattılar. Kendilerini ifade edebilme koşullarını yarattılar, daha çok kimliklerine sahip çıktılar. Elbet Sayın Kılıçdaroğlu’nun bunu dile getirmesi çok değerli, çok anlamlı. Şunu da belirtmem gerekir son aylarda Sayın Kılıçdaroğlu çok cesaretli konuşuyor, bu da çok anlamlı. Türkiye’nin bütün meselelerine karşı cesur bir çerçevede üzerine gitmeli, yüzleşmeli.

‘KİMLİK SİYASETİNDEN TOPLUM YORULMUŞ DURUMDA’

İstanbul 3. Bölge milletvekili adayısınız. Sahadan uzak biri değildiniz ama şimdi çok daha fazla insana dokunuyorsunuz. Ne hissediyorsunuz?

Ben senede 40-50 şehre giden bir insanım. Yüzlerce köye gidiyorum, gerçekten çok yoğun bir şekilde çalışıyorum fakat bu sürece, seçim çalışmalarına bakınca meğer hiç çalışmadığımı fark ettim. Günde sadece 3 saat uyuyorum. Evlere gidiyoruz muhabbet ediyoruz, özel muhabbetler de var, onları sosyal medya hesaplarından paylaşmıyoruz. Biraz farkı kesimlerin alanına girmeye de gayret ediyoruz. Alanda çok büyük bir ilgi var, çok fazla gönüldaşımız var. Gittiğimiz her yerde enerjik bir yapı var. Tabi çok fazla şikâyet de var. Herkes bu kavgadan bıktı. Gerçekten yoruldu, AKP’nin, MHP’nin gitmesini arzuluyorlar. Aynı okulda okuyoruz, aynı havayı soluyoruz, aynı işyerinde çalışıyoruz, çocuklarımız birbirleriyle evleniyor. Bu kimlik siyasetinden toplum yorulmuş durumda.

‘ÜZERİMİZDE BÜYÜK BİR SORUMLULUK VAR’

Alevilerin sizden ne tür beklentileri var?

En başta “çocuklarımıza sahip çıkın” diyorlar. Gençler işsiz, şu an ciddi bir beyin göçü yaşanıyor, Türkiye de herkes bundan mustarip, bayağı sıkıntı yaşıyorlar. Onun için daha çok çocuklara, gençlere alan yaratılmasını istiyorlar. Biz 100 milletvekiliyle meclise gittiğimizde canlarımızla, dostlarımızla bu meselelere sahip çıkacağız. Kesinlikle topluluğun içinde olacağız.

Ben haftada 1 veya 2 Ankara’ya gider miyim bilmiyorum, gitmemeye gayret edeceğim, sahada olacağım. Ben toplumun ne yaşadığını ne tür acılar çektiğini çok iyi biliyorum. Vicdanımdan asla ödün vermeyeceğim. Bu topraklarda, Kürt halkı, Türk halkı çok büyük acılar çektiler. Benim yüzlerce arkadaşım yurt dışında sürgündeler, anne-babaları vefat ettiğinde cenazelerine dahi gelemiyorlar. Şu an cezaevinde olan yüzlerce siyasi tutuklu var, bir tanesi Selahattin Demirtaş, Demirtaş’ın da benim gibi iki kızı var, babalarını doğru dürüst göremiyorlar. İnsan o çocuklardan utanıyor, sorumluluklarımız var. Bir yerde zulüm varsa yapanlar engellenemiyorsa, o zulmü yapanları tespit etmek gerek. Aslında biz bunu yapıyoruz. Evet bu anlamıyla üzerimizde büyük bir sorumluluk var. Ne gerekiyorsa ne bedel ödenecekse ödenmeli. Bedel ödeyen yüzbinlerce insan var, bunun bir parçası olmak bana şeref verir.

Bizim dinimiz sevgidir. Sevgi tohumlarını yeşertmek lazım. Düşünün şu seçim arifesinde sayın Kemal Kılıçdaroğlu Adıyaman’da mezarlık ziyaretindeydi. Mezarlıklar kutsal yerlerdir. Sayın Kılıçdaroğlu’na orada yapılan provokasyon herkesi rahatsız etti. Esasında yapılan bu saldırı Sayın Kılıçdaroğlu şahsında Alevilere, Aleviliğe yönelik bir saldırıydı. Bu ayrıştırmanın artık son bulması gerek. O yüzden kendi rengimizle, kimliğimizle, inancımızla meclise gidiyoruz. Kimseye benzemeyeceğiz, kimseyi de kendimize benzetmeye çalışmayacağız.

CELAL FIRAT KİMDİR?

İmam Rıza Ocağı dedelerinden Celal Fırat, 1975 yılında Malatya’da doğdu. İlk ve ortaöğretimini Malatya, Lise öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Gençlik yıllarında başlayarak Alevi inanç kurumları içinde yer aldı. Garip Dede Dergâhı gençlik kollarında başladığı hizmetleri sonucu 2012 yılında Garip Dede Dergâhı Yönetim Kurulu Başkanlığına seçildi. 2018 yılında Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanlığı görevini üstlendi. Başkanlığı döneminde ADFE, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonuna üye oldu ve 2022 yılında Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonunun kongresinde Yönetim Kurulu Üyeliğine seçildi. Alevi kurumlarının yan yana gelmesinde aktif sorumluluk alan Fırat, Alevilerin son yıllarda oluşturduğu ortak mücadele hattının yaratılmasında rol oynadı.

Yeşil Sol Parti’den 14 Mayıs 2023 seçimlerinde aday olan Fırat, İstanbul 3. Bölge 4. Sıra milletvekili adayı gösterildi. Fırat evli ve iki çocuk babası.

artı gerçek / 26 Nisan 2023