Ana Sayfa Blog Sayfa 551

128 kişinin ifade işlemleri başladı

Amed merkezli operasyonda dün gözaltına alınan 128 kişinin ifade başlandı

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dün başlattığı bir soruşturma kapsamında Diyarbakır 3’üncü Sulh Ceza Hâkimliği’nin haklarında gözaltı kararı verdiği 216 kişiden 21 kentte gözaltına alınan 128 kişinin emniyetteki ifade işlemleri başladı.

Kentteki polis karakollarının bazılarının depremden zarar görmesi nedeniyle farklı karakollarda tutulan 128 kişinin dosyasında avukat görüş kısıtlamasının kaldırılmasının ardından emniyet ifadelerine başlandı. İfadeler, kişilerin gözaltında tutulduğu karakollarda alınıyor.

AMED

#kişinin #ifade #işlemleri #başladı

Celal Fırat’tan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a tepki

0

Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Celal Fırat yaptığı açıklamada, nefret dilinin toplumu böldüğünü ve düşmanlaştırdığını belirterek “Halklara eşitlik, inançlara özgürlük” dedi.

AKP-MHP iktidarının başı Recep Tayyip Erdoğan ve haddini bilmeyen sözcülerinin nefret dilinden bıktıklarını söyleyen Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge milletvekili Celal Fırat, “AKP Genel Başkanı R. T. Erdoğan bugün de nefret söylemlerine devam ediyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi çıkışına atıfta bulunup, Alevi inancını yok sayan bir açıklamada bulundu. Bununla da yetinmeyip bu ülkede ki bütün halkları tekleştirdi.” diye konuştu.

“Kaybedeceğini anlayınca bağırarak ve hakaret ederek konuşan Erdoğan sanırım nefret diliyle Türkiye halklarını birbirine düşürmeyi hedefliyor. Siyasetini bağırarak yürüten Erdoğan nefret dilini sürdürmeye devam ediyor.” diyen Fırat konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Bu dil yıllar boyunca bütün halkları ötekileştirmiş ve düşmanlaştırmıştır. Bu dil Anadolu insanını dili olamaz. Bugün bir cumhurbaşkanı adayı çıkıp ben “ALEVİYİM” diye açıklama yaparak nefret dilinden uzaklaşmamız gerektiğini söylerken, aday olan ve hali hazırda Cumhurbaşkanı olan kişi çıkıp bu açıklama üzerinden nefret dili üretiyor. Türkiye halkları artık bu söylemlerden bıktı. Biz artık ötekileştirilmediğimiz ve eşit olduğumuz bir ülke de yaşamak istiyoruz.

2023 seçimlerine giderken, toplumumuzu ötekileştiren ve nefret tohumları saçan bu dilin artık toplumda bir karşılığı yoktur ve bir etkisi kalmamıştır. Bizler bu ülke de üçüncü bir yolun olduğunu bu seçimde de halklarımızın desteğiyle göstereceğiz. Çünkü partimiz Yeşil Sol Parti tüm halkların ve inançların eşitliliğinin temsil edildiği partidir. Partimiz, haklarımızın temsilinin kendisidir.

Bizler Türkiye’de ki bütün inançların özgürce yaşadığı bir ülke için mücadele ediyoruz. Halklara eşitlik, inançlara özgürlük için oylarımız Yeşil Sol Parti’ye!”

‘Operasyonların amacı toplumu sindirmek’

Amed’de yapılan operasyonlarda dair değerlendirmelerde bulunan Amed Barosu Başkan Yardımcısı Mehdi Özdemir, ‘Bu baskı rejimi, hak aramanın önünü kesmek, toplumu korkutmak ve sindirmek amacıyla hak savunucularını hedef haline getirmektedir’ dedi

Amed merkezli 21 kentte gazeteci, sanatçı, siyasetçi, hukukçu ve sivil toplum örgütü yöneticilerine yönelik dün yapılan ev ve işyeri baskınlarında gözaltına alınanların arasında bulunan tutuklu gazetecilerin avukatı Resul Temur’un odasındaki tüm materyallere ve savunma dosyalarına el konuldu. Temur’un bürosunda yapılan 5 saatlik arama sonrası savcı, tutuklu gazeteciler aleyhine kendisinin hazırlamış olduğu iddianameyi de suç delili olarak el koyması dikkati çekti.

Savcı suç işlemektedir

Operasyona dair değerlendirmelerde buluna Amed Barosu Başkan Yardımcısı Mehdi Özdemir, “Meslektaşlarımıza ilişkin soruşturma kapsamında, takip ettikleri dava dosyasının suçlama konusu yapılarak, delil mahiyetinde el konulması, avukatlık mesleki faaliyetinin açıkça engellenmesidir. Kaldı ki el konulan dava dosyalarından birisinin iddianamesinin aramayı gerçekleştiren savcı tarafından hazırlanması ve el konulması, keyfiyeti bizlere göstermekte, açıkça savcı suç işlemektedir” dedi.

Hak savuncuları hedef haline getirildi

Hukuk devleti ve yargıya duyulan güvenin her geçen gün zedelendiğini vurgulayan Özdemir, “Meslektaşlarımız açısından yargısal işlemlerin suç şüphesine dayanmadığı, keyfi arama işlemlerine maruz bırakılarak savunma dokümanlarına el konulduğu hukuksuz bir süreç yaşanmaktadır” diye belirtti. Hak savunucularına yönelik baskıların ciddi bir şekilde arttığını belirten Özdemir, “Yasal ve meşru savunuculuk faaliyetleri nedeniyle şiddet, taciz, tehdit, müdahale gibi çok çeşitli hak ihlallerine maruz bırakılan hak savunucularını engellemek amaçlanmaktadır. Bu baskı rejimi, hak aramanın önünü kesmek, toplumu korkutmak ve sindirmek amacıyla hak savunucularını hedef haline getirmektedir” dedi.

Amaç sindirmek

Özdemir, “Bugün sivil alanda meşru talep ve görüşlerini dile getiren, bunlar için harekete geçerek örgütlenen, muhalif kimliği bulunan neredeyse herkes çeşitli engellemelerle karşılaşmaktadır. Sivil alandaki hareketliliği kısıtlamak amacıyla, yargı tehdidi ile sivil alanın baskı altına alınmaya çalışıldığı, süreç yaşanmaktadır. Yargısal işlemlerin niteliği ve uygulanma şekli, keyfi tehdit unsurunu barındırdığı kadar, muhalif kesimleri sindirmeyi amaçladığı görülmektedir” diye belirtti.

AMED

 

#Operasyonların #amacı #toplumu #sindirmek

Yeşil Sol Parti’den Wan’da kadın mitingi

Yeşil Sol Parti’nin Wan’daki kadın mitingi, binlerce kişinin katılımıyla başladı

Yeşiller ve Sol Parti’nin (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs seçim çalışmaları kapsamında 24 Nisan’da startını verdiği mitingler sürüyor. Yeşil Sol Parti, Şirnex’in Silopiya (Silopi) ilçesinin ardından bugün de Wan’ın Rêya Armûşê (İpekyolu) ilçesinde bulunan Musa Anter Parkı’nda “Buradayız, kadınlarla değiştireceğiz” şiarıyla miting düzenliyor.

Parti bayraklarıyla süslenen alana girişlere izin verilmesi üzerine kitle 3 koldan alana girdi.

Mitinge yöresel kıyafetleriyle katılan kadınlar, ellerinde parti bayrakları ile sarı, kırmızı ve yeşil renkli flamalar taşıdı.

Miting öncesinde yürüyüş

Çok sayıda kadın da Halkların Demokratik Partisi (HDP) il binası önünde toplanarak, miting alanına yürüdü. Parti binası önünde bir süre halaya duran kadınlar, “Jin, jiyan, azadî” sloganlarıyla alana doğru yürüyüşe geçti. Birbirinden renkli yöresel kıyafetler giyen kadınlar, “Dîsa jin, dîsa jiyan” dövizleri taşıdı.

Ayrıntılar geliyor..

 

#Yeşil #Sol #Partiden #Wanda #kadın #mitingi

Sürgün, ölüm, cezaevi… ve şimdi halkı için vekil adayı

Ailesi birçok Kurdistanl aile gibi sürgün, katletme ve cezaevi yaşana Yeşil Sol Parti Agirî milletvekili adayı Nejla Demir, halkının toprağına dönmesi için mücadele edeceğini söyledi 

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekili adayları 81 ilde çalışmalarına devam ediyor. Yeşil Sol Parti’nin iddialı olduğu kentlerden biri de Agirî. 2018 seçimlerinde 4 milletvekilinden 3’ünü HDP, birini ise AKP aldı. Yeşil Sol Parti’nin bu seçimdeki tek hedefi ise kentten 4 milletvekili kazanmak. Yeşil Sol Parti’nin Yüksek Ziraat Mühendisi milletvekili adayı Nejla Demir de, temel hedefleri arasında göçe zorlanan halkı tekrar topraklarıyla buluşturmak olduğunu söylüyor.

Ailesiyle birlikte zorlu süreç yaşadı

Demir’in hayat hikayesi Kurdistan’da yaşayan ve yurtsever her ailenin hikayesi gibi. Demir’in babası Mehmet Hanifi Demir, siyasi hayatı nedeniyle farklı tarihlerde toplam 20 yıl cezaevinde kaldı. Baba Mehmet Hanifi Demir’e, hayatını kaybeden oğulları için kurdukları taziye nedeniyle “örgüt propagandası” iddiasıyla ile 6 yıl 8 ay, annesi Gülsün Demir’e ise, “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” iddiasıyla 4 yıl 4 ay hapis cezası verildi. Demir’in anne ve babası, verilen cezalar nedeniyle yurt dışında çıkmak zorunda kaldı. Babasının cezaevi hayatına ilişkin Demir, “Kürt toplumun yaşadığı travmatik olayları, zor süreçleri biz de yaşadık” dedi. Demir, 2016 çatışmalı süreçte hayatını kaybeden erkek kardeşi Mahsun Demir için “Mücadelenin bugün bu kadar canlı olmasının nedeni canlarını siper eden insanlar sayesinde. Evet kardeşimi kaybettim. Zaten ondan sonra dünyam daha bir değişti, ondan sonra bu mücadeleye nasıl omuz verebilirim diye düşünmeye başladım” ifadelerini kullandı.

‘Bebeğiyle birlikte cezaevine girdi’

Demir, 2019’da Rojava’ya yönelik attığı bir twit nedeniyle 6 aylık bebeğiyle cezaevine girmek zorunda kaldı. Demir bir süre Ağrı Cezaevinde kalırken daha sonra Oltu Cezaevine sürgün edildi. Demir, “Bebeğim 6 aylıktı. Türkiye’nin operasyonları başlattığı bir dönemdi o zaman Rojava’nın güçlü direnişi, kadınların ön safhada yer alması, Jin jiyan azadî, sloganlarının dünyada ses yarattığı bir dönemde, kendi çapımda bir paylaşım yaptım. 2 gün sonra gözaltına alındım ve 1 ay bebeğimle birlikte cezaevinde kaldım” diye konuştu.

Ağrı halkını yakından tanıyor

Yurtsever bir ailede büyüdüğünü söyleyen Demir, milletvekili adayı olma nedenlerini ise şöyle özetledi: “Toplumsal olaylara karşı bir tepkim her zaman vardı ve olaylara dahil oluyordum. Bugün baktığımızda gözaltına alınan arkadaşlarımız, tutuklu siyasetçilerimiz, göçe zorlanan gençlerimiz, özgürlükleri kısıtlanan ve her zaman vatan haini ilan edilen gençlerimiz, bunlar temel sebeplerdi. Doğalında gelişen bir siyasi tutumun vardı, bunu artık yerde muhalefet yaparak, itiraz ederek, dayatmaları kabul etmemek yeterli gelmedi ve aday başvurusu yaptım. Yaklaşık 12 yıldır Ağrı’da sahada çalışıyorum, insanların tarlalarına, evlerine, köylerine gidiyorum ve bundan dolayı onların sorunları hakkında bir hakimiyet imkanım oldu. Yine sistemin dayattığı bir erk sistem var ve bu erk zihniyetin kadına dayattığı şey günün sonunda kadını sadece tüketici ilan eden zihniyete karşı bir ses olmam gerekiyordu. ”

Herkesin yurduna dönmesini istiyorum

Kentin temel geçim kaynaklarının başında tarım geldiğini söyleyen Demir, “Devletin bu konuda yıpratıcı politikaları oldu. Eğitimden sağlığa her alanda bu politikalar yürütülse de tarımda daha farklı işledi. Çiftçilerin meslekleri itibarsızlaştırıldı, emekleri ucuzlatıldı, öz üretimden uzaklaştırıldı, üretimleri, toprakları ellerinden alındı ve en sonunda göçe zorlandılar. Önceliğim insanları tekrar topraklarıyla, tohumlarıyla, köyleriyle birleştirmek ve öz üretim bilincini oluşturmak. Herkesin yurduna dönmesi gerekiyor ve buna önayak olmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

‘Halkların umutlarını bitirdiler’

AKP iktidarının 20 yıldır halkın umudunu çaldığını belirten Demir, “Halkların umutları bitirdiler. İnsanlar bunu kabul etmediğini ve sistemi değiştirmek için ne kadar güçlü davranacaklarını gördük. İnsanların coşkulu halini gördükçe şunu diyoruz; ‘5 vekil olsaydı, 5 vekil de çıkartırız’. Öyle bir hava, coşku var.

‘AKP’yi sandığa gömecek umudumuz var’

Sandığa gitmeyen seçmenler için ikna komisyonları kurulduğunu hatırlatan Demir, “İnsanlarla birebir temas kurulacak. Herkesin, Kürtlerin Yeşil Sol Parti’den bir beklentisi var. Gençlerden beklentimiz var. AKP iktidarı, 20 yıl önce oyuncak verdiği çocuklarının kendisine oy vereceğini düşünüyor ama gençler, geleceklerinin nasıl bir ipotek altında olduğunun farkında. Gençler bugün burada kalmak yerine iş bulma umuduyla yurtdışına gidiyor. Mülteci konumunda yaşamayı yeğliyor. O gençler sandığa gelecek ve AKP’yi sandığa gömecek umudumuz var” ifadelerini kullandı.

Haber: Berivan Kutlu / MA

#Sürgün #ölüm #cezaevi #şimdi #halkı #için #vekil #adayı

Cemal: Erdoğan korktuğu için operasyon düğmesine bastı

21 kentte 126 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösteren Yeşil Sol Parti İstanbul 2’nci Bölge milletvekili adayı gazeteci Hasan Cemal, ‘Seçim sandığından, milletin oyundan korkmasa, bu operasyon için düğmeye basmazdı’ dedi

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 21 kentte yapılan ve en az 126 kişinin gözaltına alınmasına tepkiler sürüyor.
14 Mayıs seçimlerine günler kala gerçekleştirilen ev baskınları ve gözaltılara tepki gösteren isimlerde biri de Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) İstanbul 2’nci Bölge milletvekili adayı gazeteci Hasan Cemal oldu.

Korku yüzünden düğmeye bastı

“Gözaltılar Erdoğan’ın ne kadar korktuğunu gösteriyor” diyen Cemal, “Seçim sandığından, milletin oyundan korkmasa, bu operasyon için düğmeye basmazdı. Dikkat ederseniz bu operasyonda gazeteciler, avukatlar ve siyasetçiler gözaltına alınıyor. Neden? Çünkü gerçeklerden korkuyor. Erdoğan’ın ne kadar eridiğini görüyor ve yazıyor. Erdoğan, işte bu korku yüzünden düğmeye bastı” diye belirtti.

Avukatlar seçim güvenliği için alındı

Avukatlara yönelik bu saldırının ise seçim güvenliğini ortadan kaldırmaya dönük olduğunu söyleyen Cemal, “Avukatlar; sandık güvenliği konusunda en önemli güç. ‘Sandıklarla istediğim gibi oynayıp, seçim sonuçlarını değiştirebilirim’ diye düşünüyor. Avukatları da yok etmek istiyor. Politikacıları, siyasetçileri gözaltına alıyor. O siyasetçiler de 14 Mayıs’ta Erdoğan’ı seçim yoluyla indirmek için çalışıyor. Bir tarih yazmak için uğraşıyorlar. Anlaşılan Erdoğan bundan korkuyor” diye belirtti.

Muhalefeti yok etmek istiyor

Gözaltına alınanların “terör” üzerinden suçlu olarak lanse edilmeye çalışıldığını kaydeden Cemal, “Erdoğan, bu ‘terör’ sözcülüğü ile karşısında olan muhalefeti yok etmek istiyor. O yüzden de ‘siz teröristsiniz’ diyor. Bununla birlikte halkı korkutup, oy kaçırmak istiyor. Bu artık çakar olmaz bir yöntemdir. Bunun herhangi bir inandırıcılığı, güvenirliliği kalmamıştır” diye konuştu.

Herkes tepki göstermeli

Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve muhalefetin sessizliğine de tepki gösteren Cemal, “‘Demokrasiden yanayım’ diyen bir siyasetçi, ‘Adalet ve hukukun üstünlüğünden yanayım’ diyen bir siyasetçi ve ‘Erdoğan’ı göndermek istiyorum’ diyen bir siyasetçi bu operasyona tepki vermesi lazım” ifadelerini kullandı.

İSTANBUL

#Cemal #Erdoğan #korktuğu #için #operasyon #düğmesine #bastı

‘Kızım onca zulüm gördü nasıl pişman olsun!’

30 yıldır tutuklu olan Hatice Çakmak’ın tahliyesi 6 ay ertelenirken, anne Cahide Çakmak, ‘Kızım bunca gördüklerinden, yaşadıklarından sonra nasıl pişmanım desin’ diye sordu

AKP döneminde özellikle siyasi tutuklulara yönelik bir politikaya dönüştürülen infaz yakmalar sonucu son 3 yılda onlarca tutuklunun tahliyesi engellendi. Onlardan biri de Alanya L Tipi Cezaevi’nde bulunan ve 30 yıldır tutuklu olan Hatice Çakmak.

30 yılın üstüne 6 ay!

JINNEWS’ten Şehriban Aslan’ın haberine göre, 1993’te tutuklandıktan sonra Amed’de Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) müebbet hapis cezası verilen Çakmak’ın 25 Mart’ta 30 yıllık infazı doluyordu. Ancak Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı Çakmak’In önceki yıllarda aldığı hücre cezalarını gerekçe göstererek tahliyesini 6 yıl sonraya erteledi.

Sürgün edilmediği yer kalmadı

Kızının durumuna dair bilgi veren anne Cahide Çakmak, kızının 30 yıldır tutsak olduğunu ve keyfi bir şekilde tahliye edilmediğini söyledi. İnfazı yakılan Fahriye Ceylan’ın da akrabaları olduğunu söyleyen Çakmak, “Çocuklarımızı neden bırakmıyorlar? Zaten cezaları bitmiş, cezaevinde bir ömür yatmışlar. Kızımın götürülmediği cezaevi kalmadı. Sivas, Batman, Mardin, İzmir ve daha birçok yer. Düşünün o kadar fazla ki artık aklım almıyor unutmuşum. Şimdi de Alanya’da. Benim fıtığım, iltihaplı romatizmam var. Tansiyonum, göz tansiyonum var. Gözlerimden iki kere ameliyat oldum. Bu halde nasıl gidip kızımı göreyim? En son yaz aylarında gitmiştim. Zaten bırakılacaktı diyordum ama infazını yaktılar” sözlerine yer verdi.

Kardeşimin kemiklerini verdiler

Kızının 30 yıldır cezaevlerinde baskı gördüğünü kaydeden Çakmak, “Kızımın ‘pişmanım’ demesini istemişler, kızım da yok demiş. Bu kadar kaybımız varken nasıl ‘pişmanız’ diyeceğiz. Kendi ailemden bile kaybettiğim çok sayıda kişi var. Onlardan biri de kardeşim. Aylarca kemiklerini almak için uğraştık. Savcı bizi defalarca götürüp getirtti, kemiklerini vermek için. Aylar sonra elimize küçük bir torbada kardeşimin kemiklerini verdiler. Bu vicdan mıdır? Zulüm değil midir bu” diye sordu.

Sürekli zulüm gördük

Çakmak, yaşadıklarının temelinde köy baskınları olduğunu ve çocukların yaşanan zulmü kabullenmediğini ifade ederken, “Biz Bismil’de Heciya Kurmanca (Kazancı) köyündeydik. Askerler tarafından sürekli baskın oluyordu. Görmediğimiz işkence, görmediğimiz zulüm kalmadı” sözleriyle yaşadıklarını anlattı.

Nasıl pişmanım desin!

Kızı Hatice’nin de Bedlîs’te (Bitlis) gözaltına alındığına ve 36 gün işkencede kaldığına dikkat çeken Çakmak, “Yine soruyorum kızım bunca gördüklerinden, yaşadıklarından sonra nasıl pişmanım desin. Bizler de çocuklarımızın yolundan asla vazgeçmeyeceğiz. Daima çocuklarımızın arkasındayız. Bizi öldürseler de ne yaparlarsa yapsınlar geri adım atmayacağız” mesajını verdi.

HABER MERKEZİ

#Kızım #onca #zulüm #gördü #nasıl #pişman #olsun

Halk yardım beklerken AFAD’ın yardım kolileri, Bakan Yanık’ın seçim otobüsünden çıktı

Halkın sahada görmek istediği AFAD AKP’nin seçim otobüslerinde. CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer, AFAD yardım kolilerinin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın seçim otobüsünden çıktığına ilişkin video yayınladı

Mereş merkezli depremler sonrası on binlerce insan hayatını kaybetti. Yüzbinlerce insan yardıma muhtaç bir şekilde dayanışmak için bölgeye giden yurttaşlarla birlikte kendi kendilerinin yarasını sarıyor.

Depremin ilk gününden bu güne AFAD’ın sahadaki etkisizliği ise halkta tepkilere yol açıyor. Tüm bunlar yaşanırken AFAD’ın yardım kolileleri seçim çalışmalarında kullanılmaya başlandı.

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşçıer, Bakan Derya Yanık’ın seçim otobüsünün içerisinde AFAD yardım kolilerinin bulunduğu videoyu sosyal medya hesabından paylaştı.

Videoyu Twitter’dan paylaşan CHP’li Taşçıer, Yanık’tan açıklama istedi.

Taşçıer’in paylaşımı şöyle: “Derya hanım açıklayabilecek misiniz? Milletin vergileriyle, bağışlarıyla alınan malzemeleri şahsi adaylığınız için parti aracından dağıtmak da ne? AFAD kolilerinin seçim aracında ne işi var? Devlet’in uçakları, araçları, tüm imkanlarını seferber ettiniz daha yetmedi mi?”

HABER MERKEZİ

 

#Halk #yardım #beklerken #AFADın #yardım #kolileri #Bakan #Yanıkın #seçim #otobüsünden #çıktı

Sudan’daki çatışmalarda biyolojik sağlık sorunu uyarısı

Sudan’da yaşanan çatışmalara ilişkin açıklama yapan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Hartum’daki halk sağlığı laboratuvarının işgal edildiğini ve bu yüzden biyolojik sağlık riski uyarısında bulundu

Kuzey Afrika ülkesi Sudan’ın başkenti Hartum ve diğer şehirlerde 15 Nisan sabahı Sudan ordusu ile paramiliter güç HDG arasında başlayan silahlı çatışmalar sürüyor. Sudan Sağlık Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre; ordu ile HDG arasında 15 Nisan’da başlayan çatışmalarda şu ana kadar 460 kişi yaşamını yitirdi. 11 eyaletteki çatışmalarda 4 bin 63 kişi de yaralandı. Yaralanma, ölüm ve çatışmaların diğer etkilerini takibi için tüm eyaletlerde çalışma yürütülüyor.

4 cezaevinde tutuklular firar etti

Öte yandan başkent Hartum’daki dört cezaevinden tutukluların firar ettiği öğrenildi. “Soykırım ve savaş suçları” ile suçlanan devrik Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir’in de kaçanlar arasında olduğu öne sürüldü. Cezaevinin bulunduğu sokaklarda tutukluların tek tip kıyafetlilerin yürüdüğü görüntüler dijital medyada paylaşıldı.

‘Gıda, su, ilaç ve yakıt kıtlığı sorunu’

Farid Aiywari, “Ana problem olarak gıda, su, ilaç ve yakıt kıtlığı sürüyor. İlaç, ulaşım ve gıda fiyatları da büyük oranda arttı” diyerek, IFRC’nin durumu yakından izlediğini söyledi. Sudan Kızılayı ile iş birliğine devam edeceklerini belirten Farid Aiywari, sağlık ve psikososyal destek alanında insani yardım sağlamaya hazır 40 binden fazla gönüllünün olduğu bilgisini verdi.

‘Biyolojik sağlık riski’

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sudan Temsilcisi Nima Said Abed ise ülkedeki sağlık tesislerinin yüzde 32’sinin saldırılar nedeniyle tamamen kapatıldığını, bir kısmının askeri üs haline getirildiğini söyledi. Başkent Hartum’daki merkezi halk sağlığı laboratuvarını, çatışmanın taraflarından birinin işgal ettiğini ve askeri üs olarak kullandığına dikkati çeken Nima Said Abed, “Laboratuvarda kolera dahil birçok numune olduğu için bu son derece tehlikeli. Buranın işgal edilmesiyle ilgili büyük bir biyolojik sağlık riski var” dedi.

‘Salgın riski yüksek’

Çatışmayla bağlantılı halk sağlığı riskinin oluştuğuna işaret eden Nima Said Abed, Sudan’da kolera ve sıtma riskinin yüksek olduğunu, ülkede kızamık salgını olduğunu söyleyerek bu salgınlarda çok sayıda insanın ölebileceği uyarısında bulundu. Nima Said Abed, savaşan taraflardan birinin laboratuvarı işgal etmesi, teknisyenleri kovması ve laboratuvardaki tüm biyolojik maddeleri elinde tutmasının büyük risk teşkil ettiğini de dikkat çekti.

DIŞ HABERLER

#Sudandaki #çatışmalarda #biyolojik #sağlık #sorunu #uyarısı

Yeşil Sol Parti milletvekili adayına gözaltı

Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Ayten Dönmez gözaltına alındı

Yeşil Sol Parti Kocaeli Milletvekili Adayı Ayten Dönmez gözaltına alındı.

Ayrıntılar geliyor…

#Yeşil #Sol #Parti #milletvekili #adayına #gözaltı