Ana Sayfa Blog Sayfa 570

Yeşlil Sol Parti Eş Sözcüleri gözaltılara tepki gösterdi: Mücadelemizden bir adım geri atmayacağız

Yeşlil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın, Amed merkezli oeprasyoınlara tepki gösterdi: Tek adam rejimi kaybedecek

Yeşlil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün Uçar ve İbrahim Akın, Amed merkezli düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan ve tutuklanan gazetecileri, avukatlar ve sanatçılar için açıklama yaptı.

Eş Sözcülerin yazılı yaptığı açıklamada “Gözaltılar ve rehin alma operasyonlarıyla bizi engelleyebileceklerini zannedenler iyi bilsin ki mücadelemizden bir adım bile geri atmayacağız” denildi.

Açıklama şöyle:

“Sarayın talimatıyla siyasetçilere, aktivistlere, avukatlara, gazetecilere ve sanatçılara yönelik yüzlerce kişinin gözaltına alındığı asılsız soruşturmada şu ana kadar 30 arkadaşımız tutuklandı. Diğer arkadaşlarımızın ifade işlemleri devam ediyor.

İktidarın sopası haline getirilen, siyasallaşan yargıya, siyasi darbelere ve hukuksuzluğa karşı adaleti savunan avukatlar, her türlü baskıya rağmen gerçekleri halka ulaştıran gazeteciler, tek tipleştirmeye çalışılan sanatı özgür ve çoğulcu icra eden sanatçılar, tüm saldırılara rağmen demokrasiyi ve özgürlükleri savunan siyasetçiler onurumuzdur.

Gözaltılar ve rehin alma operasyonlarıyla bizi engelleyebileceklerini zannedenler iyi bilsin ki mücadelemizden bir adım bile geri atmayacağız. Tek adam rejimi kaybedecek, özgürlük ve demokrasi mücadelemiz kazanacak!

Buradayız, Birlikte Değiştireceğiz.”

HABER MERKEZİ

#Yeşlil #Sol #Parti #Eş #Sözcüleri #gözaltılara #tepki #gösterdi #Mücadelemizden #bir #adım #geri #atmayacağız

Tutuklamalara tepki: Halk 14 Mayıs’ta cevap verecek

Amed’de yapılan operasyonlara karşı Diyarbakır Adliyesi önünde düzenlenen protestoda konuşan Yeşil Sol Parti milletvekili adayı Mehmet Emin Aktar, ‘Amaç korku yaratmak ama korkmuyoruz, buradayız, 14 Mayıs’da halk cevap vercek’ dedi

Amed merkezli 21 kentte yapılan gözaltı  ve tutuklama operasyonu Diyarbakır Adliyesi önünde kitlesel bir şekilde protesto edildi. Açıklamaya, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) il örgütü ve vekil adayları, Hakların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il örgütü, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, Barış Anneleri, Özgür Kadın Hareketi (TJA) ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

‘Kirli senaryolara alışığız’

Açıklamada konuşan HDP İl Eşbaşkanı Gülistan Atasoy, “4 gündür hukuku katletmelerine rağmen bizler buradayız.  Aslında bizler bu kirli senaryolara alışığız. Bundan önce bu kirli operasyonları nasıl boşa çıkardıysak, bundan sonra da boşa çıkarmaya devam edeceğiz. Huzurlarını kaçırmaya devam edeceğiz” dedi.

‘Sandıklara gömüleceksiniz’

14 Mayıs’ta gerçekleşecek genel Seçimler’in yaklaşmasıyla AKP iktidarının paniğe kapıldığını belirten Atasoy, “Birilerinin paçası tutuşmuş, yine Kürtlere operasyon çekerek iktidarlarını uzatabileceklerini sanıyorlar. Artık yolun sonuna geldiniz. Sandıklara gömüleceksiniz, kaçış yok. Gözaltılar serbest bırakılsın, hukuk işlesin. İnanıyoruz ki haklı olduğumuz bu mücadele, eninde sonunda başarıya ulaşacak. Barışın, adaletin, özgürlüğün sesi her yerde duyulacak” diye belirtti.

‘Herkes olağan şüpheli’

Daha sonra söz alan Yeşil Sol Parti Amed vekil adayı Mehmet Emin Aktar, yine bir seçim arifesinde yapılanların tekrar edildiğini söyledi. Aktar, “Hiç şaşırmadık. Gizli olan bir dosyada çarşaf çarşaf iddialar var. Avukatları, savunma yapmasın diye,  gazetecileri de, gerçeği yazmasınlar diye aldılar. Sanatçılar, anneler herkes alındı. Herkes ‘olağan şüpheli’, neden? Çünkü seçime giderken onlarla mücadele etmeyelim diye. Hiçbir sokakta onlarla karşı karşıya gelmiyoruz. Karşılaştığımız tek şey resmî devlet kurumları. Onların da tek işi resmî güvenliği sağlamak. Ama tam tersi yapılıyor” diye konuştu.

 ‘Amaç toplumu korkutmak’

Açık tanık Ümit Akbıyık’ın ifadelerine değinen Aktar, sözlerini şöyle tamamladı: “İlk defa ismini duyduğumuz birinin beyanları var ama kanıt yok, sanki Hadis-i Şerif söylemiş. Bu söylemler sonucu avukat arkadaşlarımız ve diğer arkadaşlar alındı. Amaç algı yaratmak ve toplumu korkutmak. Ama inanın 4 gün önce yapılan operasyondan sonra çalışan sayımız 3’e, 5’e katlandı. Vazgeçin, hukuk size de gerekli, sadece bize gerekli değil. Bizim utanacak bir şeyimiz yok, kaçmadık. Bu halka insan haklarını teslim etmek için varız ve bu halk 14 Mayıs’ta bu söylediklerimin cevabını verecek. Korkmuyoruz, vazgeçmedik, ne yaparsanız yapın hepimizi de içeriye alacaksanız alın, korkmuyoruz, buradayız.”

Konuşmaların ardından açıklama “Direne, direne kazanacağız” sloganı yanı sıra alkış ve zılgıtlarla son buldu.

AMED

#Tutuklamalara #tepkiHalk #Mayısta #cevap #verecek

İranlı kadınlar 1 Mayıs için sokaklara çıktı

Halk ayaklanmasının sürdüğü İran’da kadınlar alanlara çıkarak ‘Jin jiyan azadî’ sloganları ile 1 Mayıs’ı kutladı

Halk ayaklanmasının sürdüğü İran ve Rojhilat kentlerinde kadınlar, 1 Mayıs işçi ve emekçi bayramı için sokaklara çıktı. İran’ın Tahran ve Karaj şehirlerinde toplanan bir grup kadın işçi ve aktivist “Jin jiyan azadî” isyanı ile dayanışma içinde olduklarını açıkladılar. Kadınlar burada kitlesel bir miting düzenleyerek ayrımcılığı, yoksulluğu, infaz, işkence ve kapitalist sistemin ekolojik sistemi sömürmesini protesto etti.

Zehirlenmelere dikkat çekildi

“1 Mayıs, ayrımcılığa ve eşitsizliğe karşı kadınların ve tüm emekçilerin birliği”, “1 Mayıs İşçi Bayramı jin jiyan azadî hareketi ile kutlanıyor” ve “Yoksulluk, yolsuzluk, pahalılığı yıkacağız” sloganları atan kadınlar, kız çocuklarının eğitim gördüğü okullarda yaşanan zehirlenme vakalarına dikkat çekti. Kadınlar, evlerden fabrikalara, okuldan sokağa kadınlara karşı yapılan zulmün karşısında duracaklarını ifade etti.

DIŞ HABERLER

 

#İranlı #kadınlar #Mayıs #için #sokaklara #çıktı

Önder: Bir dönemin sonuna geldik

Yeşil Sol Parti İstanbul milletvekili adayı Sırrı Süreyya Önder, seçimin ilk turda biteceğini belirterek, ‘Bir dönemin sonuna geldik’ dedi

Yeşil Sol Parti İstanbul 1. Bölge Milletvekili adayı Sırrı Süreyya Önder katıldığı bir YouTube kanalında 14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere dair değerlendirmelerde bulundu.

Önder, 14 mayıs seçimlerine ilişkin bir dönemin sonuna gelindiğini söyleyerek, “Seçimden sonra ortaya çıkacak Meclis aritmetiği ve ondan sonraki sürecin tanzimi” diyerek seçimden sonra gelişecek demokratik dönüşüme dikkat çekti.

Millet uzayda mandıra kuruyor artık

Önder, Riha (Urfa) AKP adayı olan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın “Seçim akşamı ya şampanya patlatıp sabaha kadar kutlayanlar olacak ya da temiz alnını şükür için secdeye koyup Rabb’ine hamdedenler olacak” sözlerine de yanıt vererek, “Şampanya içene ‘Afiyet olsun’, alnı secdeye değene de ‘Allah kabul etsin’ deyip geçeceğiz” dedi. “Kim nasıl kutlamak isterse öyle kutlayacak” diyen Önder, “Şu sevimsizliğin farkında değiller; hayata bu kadar müdahil olmak, kimin nasıl kutlayacağına, kutlama biçiminden bir yaşam tasavvuru çizmeye, onu bir korku silahına ya da bir teşvik aygıtına dönüştürmenin bu yüzyılda bir iş görmeyeceğini bilmiyorlar. Millet uzayda mandıra kuruyor artık” ifadelerini kullandı.

‘Bu kafaya çöp bile teslim edilmez’

Önder, Bozdağ’ın “Siz olsanız ailenizi Kılıçdaroğlu’na mı Tayyip Bey’e mi emanet edersiniz?” sözlerine de “Mesela bende bunun cevabı çok net. Bekir Bey’e teslim etmem. Bekir Bey’e teslim etmeyeceğim kesin. Çünkü hayata böyle bakabilen bir kafaya bir çöp bile teslim edilemez” dedi. Önder, “Nasıl düşünüyor, nasıl aklına geliyor? Emanet ne demek? Neyi emanet ediyorsun? Bekçi kim, niye bekçi? Birinin ona ihanet edeceğini nereden çıkarıyorsun? Ne kadar ayıp. Yani Kemal Bey’in bu aileye ne yapacağını öngörüyor da, bu soruyu düşünüyor? Bak bu öyle ağızdan kolay çıkmış bir laf değildir. Bu laf çıkana kadar o nöronların arasında milyarlarca kere tur atmıştır; işe yarar, ahlaka dair bir istasyon bulamayınca, ağızdan böyle çıkmıştır. Allah ıslah etsin diyorum, ona dua ederek bitiriyorum” dedi.

‘Firar ettim ama gönlümü çeldiler’

Adaylığına ilişkin gelen soruya ise Önder, “Görev düştü diyelim. Sadece seçim değil. Aslında arkadaşlarım, seçimden sonra ortaya çıkacak Meclis aritmetiği ve ondan sonraki sürecin tanzimi, bu demokratik dönüşüm süreçlerinde ortaya çıkacak denklemlerde bir deneyim, hafıza ve benzeri şeylerle gönlümü çeldiler. Gerçekten de tarihsel bir kavşakta olduğumuz açık. Biz de, bundan sonrası artık kibre girer dedik. Birkaç firar girişimim oldu ama başarıyla engellediler” dedi.

‘Birinci turda bitecek’

Önder , çözüm sürecinde sonra yaşananlara karşı “Yıkılmadık buradayız” diyerek, “ Diğer siyasal yapıların ayağına bir taş değmedi bu süreçte. Bizim için gelinen nokta ve edindiğimiz bilgilerin tümü yaşamsal. Onun için dört elle sarılıyoruz. Yani canımızla, kanımızla ödedik bu bedeli. Onun için yaşamsal. Diğer siyasi partiler bu iktidarın demokratik yol ve yöntemlerle tasfiyesi için en uygun zaman gelmişse ve eğer böyle bir 15 gün yaşanacaksa -ki ben birinci turda biteceğini düşünenlerdenim, bu da bir temenni değil, göstergeler o yönde- böyle bir şey yaşandığında buna bir yek vücut olarak karşı çıkacaklar. O zaman bunların hiçbir gücünün olmadığını deneyimleyeceğiz. Çünkü bu cesareti bu dağınıklıktan alıyorlar. Bu plak sürekli o raftan indiriliyor ve her çalındığında dinleyici buluyor. ‘Kaldır o plakı’ demekle, hava olacak bir şey bu” dedi.

HABER MERKEZİ

#Önder #Bir #dönemin #sonuna #geldik

Roboski İçin Adalet Girişimi: Barış ve Adalet”in yolu Roboski’den geçer

Roboski İçin Adalet Girişimi Ankara’da açıklama yaptı: Barış ve adaletin yolu, mutlaka ve önce Roboski’den geçecektir

Roboski İçin Adalet Girişimi, Şırnex’in Qleban (Uludere) ilçesinde bağlı Roboski köyünde 28 Aralık 2011’de savaş uçaklarının bombardımanı sonucu yaşamını yitiren 19’u çocuk 34 kişinin katledilmesinin 136’ıncı ayında İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. “Katiller Bulunsun, Roboskî Bir Daha Asla” pankartının açıldığı açıklamada, İHD Ankara Şubesi yöneticilerinden Tanju Gündüzalp konuştu.

34 insan katledildi

Roboski katliamının ardından 11 yıl geçtiğini hatırlatan Gündüzalp, “136 aydır dinmeyen bu acıyla; bir köy, bir halk, bir toplum, bir ülke hep birlikte adaleti arıyor. O geceden bugüne geçen 591 haftada, hukuk kayıp, adalet kaçak, herkes suspus. Katliamın ardından geçen 4 bin 139 gün ve adalet hala yok. Meclis komisyon kurdu ve sakladı, yargı ise akladı. Aradan geçen 11 yıla karşın ne sorumlular yargılanmış ne de adalet sağlanmıştır, etkin bir yargılama söz konusu değildir. Ailelerinin yaşamını devam ettirebilmek için ellerindeki tek geçim kaynağı olan sınır ticaretini yapmak için yola çıkmış, çoğu çocuk 34 insanın kaderine ne yazık ki ölüm, ailelerinin payına da haksızlıkla birlikte harmanlanmış acı düşürüldü” dedi.

Unutmadık 

Roboski’nin insani değerler çerçevesinde birlikte yaşam ortamının geliştirilebilmesinin sembolü konumunda olduğunu belirten Gündüzalp, Türkiye’ye adaletin Roboski ile geleceğini belirterek, şunları kaydetti: “Başta Roboski olmak üzere tüm insan yaşamını ve özgürlüklerini ortadan kaldıran savaşa ve şiddete karşı, hepimiz itiraz hakkımızı kesintisizce kullanacağız. Yaşadıklarımızın aslı; devlet, cezasızlık, savaş ve adaletin olmayışıdır. Biz, adalet arayışının, bir arada ve barış içerisinde yaşamanın tarafıyız. Devlet ve iktidar şiddetine karşı, Roboski ve tüm katliamlar için adaleti talep etmek adına bir araya geleceğimiz ve adaleti sağlayacağımız güne kadar yataklarımızda rahat uyumayacağız, uyutmayacağız da. ‘İnsan olarak ne yapabilirim?’ sorusunu soran herkese her ayın 28. günü Roboski Katliamı’nı gündeme taşımak üzere buluşmaya, hatırlatmaya, haykırmaya, ‘gelin sesimizi birlikte yükseltelim’ demeye devam edeceğiz. Roboski, devletin ve iktidarın sınavıdır. Bu topraklarda Barış ve Adalet”in yolu, mutlaka ve önce Roboski’den geçecektir. Bu toprakların utancı, kanayan yarası ve adalet arayışıdır. Acının utandığı, devletin utanmadığı Roboski’nin sorumluları hesap vermeden helalleşme ve adaletten söz edilemez. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız.”

ANKARA

#Roboski #İçin #Adalet #Girişimi #Barış #Adaletin #yolu #Roboskiden #geçer

Sêrt ve Dîlok’ta Yeşil Sol Parti sloganları

Yeşil Sol Parti, Sêrt’in Misirc ilçesinde ve Dîlok’ta binlerin katılımıyla miting düzenliyor

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs seçim çalışmaları kapsamında hal buluşmaları ve mitinglere devam ediyor. Bu kapsamda Dîlok’ta (Antep) halk buluşması gerçekleştiriyor.

Şehitkamil ilçesinde bulunan eski Çarşamba Pazarı’nda gerçekleştirilen etkinliğe, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Sosyalist Yeniden Kurtuluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce ve HDP Dîlok Milletvekili Mahmut Toğrul katıldı.

Aydeniz ve Sancar halaylarla karşılanırken, etkinlikte Aydeniz ve Sancar halka hitap edecek.

Misirc’ta kitle toplanıyor

Yeşil Sol Parti Sêrt’e ise Misirc (Kurtalan) ilçesindeki Ahmedê Xanî Parkı Saat Kulesi önünde miting düzenliyor.

Yeşil Sol Parti bayrakları ile donatılan alana girişiler devam ederken, mitinge Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Yeşil Sol Parti milletvekili adayları Tuncer Bakırhan, Sabahat Erdoğan Sarıtaş, Abdullah Çetin, Tevgera Jinên Azad (TJA), Barış Anneleri Meclisi yöneticileri ve binlerce yurttaş katılım sağladı.

Ayrıntılar geliyor…

#Sêrt #Dîlokta #Yeşil #Sol #Parti #sloganları

Demirtaş’tan operasyonlara tepki: Soylu, Bozdağ ortak yapımı

Selahattin Demirtaş, Amed merkezli operasyona tepki gösterdi: Bu, Saray, Soylu, Bozdağ ortak yapımı bir kumpastır

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Amed merkezli 21 ilde düzenlenen operasyona tepki gösterdi.

Cumhuriyet gazetesinin sorularını yanıtlayan Demirtaş, çok sayıda gazeteci, hukukçu, siyasetçi ve sivil toplum örgütü temsilcisinin tutuklandığı operasyonun seçime dönük olduğunu belirtti.

Soylu ve Bozdağ’ın kumpası

Gözaltına alınanların birçoğuyla tanıştığını kaydeden Demirtaş, “Yıllardır partimizde siyaset yapan kişiler ya da partimizin gönüllüleri. Ne oldu da bu kişiler, seçime 19 gün kala aniden ‘azılı terörist’ oldular da dev bir prodüksiyonla, sınır ötesi operasyona gider gibi, sabaha karşı evleri basılıp da alındılar? Bu operasyonun Saray, Soylu, Bozdağ ortak yapımı bir kumpas olduğundan herkes emin olabilir. Soylu ile Bozdağ, kendileri de milletvekili adayı. Fakat bakanlık yetkilerini, rakiplerini tasfiye etmek için kullanacak kadar hukuk dışına çıkabiliyorlar!” diye konuştu.

HÜDA PAR abartılıyor

Kürt illerindeki sandıkların güvenliğinden endişeli olmadığını söyleyen Demirtaş, “Yeşil Sol Parti seçmenleri de gerek müşahit yani gözlemci gerekse de başka partilerden sandık görevlisi olarak mutlaka oylarına sahip çıkacaklar. HÜDA PAR konusunun da çok büyütüldüğünü düşünüyorum. Bizim 150 bin sandık görevlimiz ve gözlemcimiz varken HÜDA PAR’ın toplam seçmeni bile o kadar değil” dedi.

‘Erdoğan, Öcalan’dan istediğini alamadı’

Demirtaş, “Erdoğan, İmralı’ya heyet gönderdi” yönündeki açıklamasıyla ilgili de şunları söyledi: “Öcalan, ailesi ve avukatlarıyla iki yıldan uzun süredir görüştürülmüyor. Demek ki Erdoğan, Öcalan’dan istediği şeyi alamadı ve bu nedenle onun dış dünyayla temasını engelliyor. Bu iddiayı dile getiren gazeteci Amed Dicle, emin olmasaydı söylemezdi. Aynı bilgi, benim kaynaklarım tarafından da doğrulandı. İmralı’da sonuç alamayınca sahada Kürtlere baskıyı artırıp HÜDA PAR’ı yedeklemeyi tercih ettiler.”

Kürtlerin değişim konusunda kararlı olduğunun altını çizen Demirtaş, “Bu kararlığı kırmaya kimsenin gücü yetmez. Seçim ilk turda bitecek” ifadelerini kullandı.

AMED

#Demirtaştan #operasyonlara #tepki #Soylu #Bozdağ #ortak #yapımı

TMMOB Amed: Gözaltıları kabul etmiyoruz

Amed merkezli gözaltı ve tutuklamalara tepki gösteren TMMOB Amed İKK ‘Gözaltına aldığınız arkadaşlarımızı alacak eşit, özgür yarınları birlikte inşa edeceğiz’ dedi

Türk Mühendis ve Mimarlar Odalar Birliği (TMMOB) Amed İl Koordinasyon Kurulu (IKK), Amed merkezli 21 ilde gerçekleştirilen ve aralarında yöneticilerinin de bulunduğu gözaltı ve tutuklamalar ilişkin Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya çok sayıda TMMOB yöneticisi katıldı.

Gül: Arkadaşlarımızın yanındayız

Açıklama öncesi konuşan TMMOB Genel Sekreteri Dersim Gül, “Seçimler arifesinde gerçekleşen operasyonla karşı karşıyayız. Anayasal bir kuruluşuz. Kamu yararını sağlamak uygunlukları denetmemek ve çözüm önerileri sunmakla görevliyiz arkadaşlarımız bu kapsamda mücadele etmişlerdir. Arkadaşlarımıza kefiliz, suç eylem üretmemişlerdir. Buna rağmen gece yarısı operasyonla alınması bizim bu sürece şüpheyle bakmamıza neden oluyor. AKP’nin bu süreçlerine çok yaşadık ama baş eğmedik. 1 Mayıs ve seçimler gibi önemli dönemlerde gözaltına almak süreçlere zarar verecektir. Toplumsal muhalefeti hizaya sokmaktan vazgeçmeliler. İdareyi hukuka ve adalete davet ediyoruz. Arkadaşlarımızın yanındayız” dedi.

“Keyfi ve siyasi gözaltıları kabul etmiyoruz” başlıklı açıklama metnini okuyan TMMOB Amed İl Koordinasyon Kurulu Eşsözcüsü Alican Çetinkaya, 4’üncü gününü geride bırakılan bu hukuksuz sürecin derhal son bulmasını talep etti.

Suçlamalar

Arkadaşlarının eşitlik, özgürlük, demokrasi ve barış mücadelesi verdiğini vurgulayan Çetinkaya, “Geçmiş dönemlerde TMMOB İl Koordinasyon Kurulu sözcülüğü yapan Doğan Hatun arkadaşımızın yaptığı kent hakkı savunuculuğu, kayyımların rant ve talan politikalarına karşı mücadelesi, tarihi ve kültürel varlıklarımızın korunmasına yönelik çabası bütün toplumun hafızasında yer almaktadır. Aynı zamanda Diyarbakır Kent Dayanışma ve Koruma Platformunda yürütücü olarak, 6 Şubat tarihinde iktidarınızın tedbirsizliği ve beceriksizliği yüzünden onbinlerce yapının yıkıldığı, onbinlerce ölümün yaşandığı depremde, halka nefes olmak, sağlayamadığınız acil ihtiyaçları sağlamak için haftalarca gece gündüz demeden Deprem Kriz Masası Sözcülüğü yapmıştır. Yandaş ve satılık medyaya servis edilen kurgu suçlamalarla bu mücadelemizi durduramayacağınızı ifade etmek isteriz” diye konuştu.

Boyun eğmeyeceğiz

Çetinkaya, sözlerini şöyle tamamladı: “Seçimleri sabote etmek ve seçimlerde korku iklimini yaygınlaştırmak, toplum aktivisitlerini gözaltına alıp onlar üzerinden topluma gözdağı vermenin başarısız olacağını geçmiş dönem seçim öncesi operasyonlardan biliyoruz. Yargı bağımsızlığını ortadan kaldıran, demokratik kitle örgütlerine keyfi uygulamalar yapan, hak taleplerini görmezden gelerek şiddet yoluyla baskılayan zihniyete boyun eğmedik, boyun eğmeyeceğiz. Her zaman olduğu gibi halktan, emekten, bilimden ve doğadan yana olmaya, rant ve talanlarınıza karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Bir kez daha belirtiyoruz, gözaltına alınan arkadaşlarımızın hukuka aykırı olarak özgürlük ve güvenlik hakkını ihlal edici uygulamaya son verilerek derhal serbest bırakılmaları sağlanmalıdır. Yaratacağınız korku dağları istediğiniz kadar yüksek olsun, bizler bu dağları aşacak, haksız, hukuksuz, zorba ve zulüm kâr iktidarınıza son vereceğiz! Gözaltına aldığınız arkadaşlarımızı alacak eşit, özgür yarınları birlikte inşa edeceğiz!”

AMED 

#TMMOB #Amed #Gözaltıları #kabul #etmiyoruz

Cumartesi Anneleri’ne açılan davanın duruşması 4 Mayıs’ta

Geçtiğimiz Ağustos ayında yapmak istedikleri açıklamaları engellenerek dağılmalarına izin verilmeyen Cumartesi Anneleri’ne açılan davanın ilk duruşması 4 Mayıs’ta görülecek

Uluslararası Zorla Kaybedilenler Günü dolayısıyla 30 Ağustos 2022 tarihinde Cumartesi Anneleri’nin Altınşehir Kimsesizler Mezarlığı’nda gerçekleştirmek istediği basın açıklamasına polisin saldırması sonucunda gözaltına alınan 14 Cumartesi Anneleri/İnsanları hakkında dava açıldı.

Aralık ayında iddianame hazırlandı

30 Ağustos 2022’de gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Maside Ocak, Hüseyin Ocak, Ali Ocak, Besna Tosun, Hanım Tosun, Hasan Karakoç, Hanife Yıldız, Gülseren Yoleri, Hüseyin Aygül, Ferit Barut, Aynur Ergül, Derya Deniz, Hüsnü Alkan ve Türkan Acar hakkında “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılarak ihtara rağmen dağılmama” suçlamasıyla 14 Aralık 2022 tarihinde iddianame hazırla

Eylem yasadışı sayıldı

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan dört paragraflık iddianamede, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi’nin dijital medya hesabından 29 Ağustos’ta yaptığı bir paylaşım ile haberdar olunan açıklama için yasaklama kararı getirildiği belirtilerek, açıklamanın “yasadışı” olduğu iddia edildi.

Kitleye dağılması için herhangi bir uyarının yapılmamasına rağmen savcı, “Gruba dağılmaları için zaman tanındı”, “Grubun dağılmamakta ısrar etmesi ve dövizler açmak suretiyle eyleme başlaması üzerine gruba ölçülü şekilde müdahale edildiği” iddialarında bulunurken, iddianamede ayrıca Cumartesi Anneleri’nin Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 53’üncü maddesi uyarınca bazı haklarından yoksun bırakılmalarını talep etti.

İddianame, Küçükçekmece 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından 11 Ocak 2023 tarihinde kabul edildi. İlk duruşma 4 Mayıs günü saat 14.30’da görülecek.

İSTANBUL

#Cumartesi #Annelerine #açılan #davanın #duruşması #Mayısta

Hatay’da ‘Riskli Alan’ kararına karşı dava açıldı

Hatay Barosu, kentte Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle 307 hektar için verilen “Riskli alan” kararına karşı Danıştay’da dava açtı

Hatay Barosu, Cumhurbaşkanlığı kararıyla Antakya’da 307 hektar alan için verilen “Riskli alan” kararına karşı adliye işlemlerinin yürütüldüğü konteyner önünde açıklama yaptı.

Açıklamaya Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) milletvekili adayı Kerem Nalbant, sivil toplum örgütleri temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı.

Keyfi uygulama

Açıklama yapan Hatay Baro Başkanı Cihat Açıkalın, deprem öncesi ve sonrası, keyfi ve hatalı uygulama nedeniyle birçok hak ihlalinin yaşandığını, deprem sonrası halkların fikirlerinin alınmadan kararlar alındığını belirtti. Depremin yarattığı yıkım yetmezmiş gibi şehrin her yanının enkaz toplama alanı olarak işgal edildiğini ifade eden Açıkalın, “Tarım alanları, yaşam alanları, sulak araziler ve hatta dünyada eşi nadir bulunan Miheyla Kuç Cenneti enkaz döküm alanı olarak belirlenmiştir” diye konuştu.

307 hektar alan riskli alan ilan edildi

Enkazların toplanma, taşıma ve dökülme şekillerinin yasaya aykırı olduğunu, insan yaşamını tehlikeye soktuğunu söyleyen Açıkalın, baronun konu ile ilgili hukuki ve sosyal alanda mücadele yürüttüğünü söyledi. Son olarak ilan edilen 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 2’nci maddesi gerekçe göstererek 7033 Sayılı Cumhrubaşkanlığı Kararı ile Hatay’da 307 hektar alanın “Riskli alan” ilan edildiğini kaydeden Açıkalın, “Kısaca Hatay, Antakya ilçesinin tam kalbinde bulunan çok geniş bir alan gerekçesi ve amacı belirtilmeden riskli alan ilan edilmiştir” dedi.

Danıştay’a taşındı

Birlikte yaşamın tesis edildiği yerin bu alan olduğunu belirten Açıkalın, “Ne bu alan, ne de şehrimizin tek bir karış toprağı rant uğruna feda edilmeyecektir. Hatay Barosu olarak söz konusu işlemin iptali için Danıştay’a dava açtık, sürecin takipçisi olacağız. Hatay Barosu tarihsel mirasına ve medeniyetlerin birlikte yaşam iradesine her zaman sahip çıkacaktır” dedi.

HATAY

 

#Hatayda #Riskli #Alan #kararına #karşı #dava #açıldı