Ana Sayfa Blog Sayfa 584

Êlih ve Amed’te Seven ve Varujan’ın akıbeti soruldu

İnsan Hakları Derneği Êlih’ve Amed’te 98 yılında kaybedilen İzzet Seven ve 1915’te kaybettirilen şair Tanile Varujan’ın akıbeti soruldu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Êlih ve Amed Şubesi kayıp yakınları, “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” eylemini 741’inci haftasında Êlih’te Gülistan caddesinde ve Amed Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde buluşarak, kayıpların akıbetini sordu. Kaybettirilenlerin fotoğraflarının bulunduğu pankartın açıldığı eylemlerde, 98 yılında kaybettirilen İzzet Seven ve 1915’te kaybettirilen şair Tanile Varujan’ın akıbeti soruldu.

‘Hala umudumuzu yitirmiş değiliz’

Êlih Gülistan Caddesinde “Kayıplar bulunsun, failler yargılansın” pankartının açıldığı eylemde kayıpların fotoğrafları taşındı. Bu hafta 1998 yılı Nisan ayında Êlih’te kaybedilen İzzet Seven’in akıbetini soran kayıp yakınları Seven’in eşi Emine Seven, eşi İzzetin Seven’nin TÜPRAŞ Bölge Müdürlüğünde işçi olarak çalıştığını, Nisan 1998 tarihinde ikindi vakti namazını da kıldıktan sonra evden çıktığını  işe gittiğini söyledi. Seven, “Sabaha kadar eve gelmeyince işyerinde arkadaşlarından sorduk. İşe gelmediğini söylediler. Yakınlarımıza haber verdik, gören olmamıştı. Bunun üzerine ağlayıp feryat etmeye başladık. 90’lı yıllarda Batman’da her gün sokak ortasında birkaç kişi infaz ediliyor veya kaçırılıyordu. Yetkililere yazılı olarak başvuru yaptık, ifadelerimiz alındı. Emniyet yetkilileri eşimin kendilerinde olmadığını söylediler. ‘Hizbullah örgütü tarafından kaçırılmış olabilir’ dediler. Yuvam yıkılmış, çocuklarım yetim kalmıştı. Aradan yıllar geçti hep ağlayıp inledim, gözlerim yollarda kaldı derdimize çare olacak kişi ve kurum bulamadık. Ta ki; İnsan Hakları Derneğinin ‘kayıplar bulunsun, failler yargılansın’ adı altında başlattıkları eylem ve etkinlikleri bize bir ışık kaynağı oldu. Belki vicdan sahibi biri çıkar da eşimin ve eşim gibi kayıpların hakkında ölü veya dirisi hakkında bilgi verecek diye. Tekrar umutlandık halen de umutlarımızı yitirmiş değiliz” diyerek eşinin akıbetinin aydınlatılmasını istedi.

Kayıp Ermeni Aydınlar

İHD Amed Şubesi ve kayıp yakınları, bu haftaki eylemlerinde şair Tanile Varujan’ın şahsından Ermeni Soykırımı sırasında kaybettirilenlerin akıbetini sordu.24 Nisan 1915 Ermeni Soykırımı’nın 108’inci yılı vesilesiyle şair Taniel Varujan şahsında kaybettirilen ve bir mezar taşları dahi olmayan Ermeni aydınları oldu. İHD Amed Şubesi Kayıp Komisyonu üyesi Fırat Akdeniz, “Unutmadık unutmayacağız” diyerek Varujan’ın hikayesini okudu.

Akdeniz, “24 Nisan 1915 tarihinde İttihat ve Terakki hükümetinin İçişleri Bakam Talat Paşa’nın emriyle başlatılan operasyonlarda, 250 İstanbullu Ermeni aydını evlerinden ‘Bir saat içinde döneceksiniz’ denilerek, gözaltına alındı. Gözaltına alındıkları andan itibaren, başlarına geleceklerden hükümetin sorumlu olduğu bu insanların çoğu Ermeni toplumunun en saygın isimleri, kanaat önderleriydi. Milletvekili, yazar, şair, avukat, doktor, gazeteci, müzikolog, yayım ve siyasetçi olan aydınlar Osmanlı toplumunun da en parlak beyinleriydi” diye belirtti. Gözaltına alınanlar önce karakollara götürüldüğünü ardından Merkez Cezaevi’ne nakledildiğini hatırlatan Akdeniz, “25 Nisan 1915 tarihinde kendilerine hiçbir bilgi verilmeden Haydarpaşa’dan özel bir trenle Ankara’ya doğru yola çıkarıldılar. 158 kişilik grup Çankırı’ya, 92 kişilik grup Ayaş’a götürüldü. Gözetim altında bulunan bu insanlardan 174’ü jandarma ve polis korumasındayken ıssız vadi ve ormanlarda vahşice öldürüldü. Açıkta bırakılan bedenleri doğanın yok etmesine terk edildi. Bir mezar taşlan bile olmadı. Resmi kayıtlarda ya firar ettikleri ya da serbest bırakıldıkları yazıldı,24 Nisan’da aydınların hedef alınması, Ermeni toplumunun sesini kesme ve bu toprakları Ermenisizleştirme operasyonun başlangıcı olması yanında, bu topraklarda toplu kaybetme tarihinin de başlangıcı oldu” diye konuştu.

Varujan’ın Hikayesi

24 Nisan’da İstanbul’ da gözaltına alınanlardan biri de “Yoksulluğun, alın terinin, emeğin, aşkın ve yurtseverliğin şairi” olarak bilinen Varujan olduğunu dile getiren Akdeniz, şöyle devam etti: “Taniel Varujan, 20 Nişan 1884 tarihinde Sivas’a bağlı Pırkınik köyünde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra İstanbul’a geldi. Çok parlak bir öğrenci olan Varujan, eğitim için Venedik’e gönderildi. 1905 yılında Venedik’teki okulundan mezun oldu ve üniversite eğitimi için Belçika’ya gitti. Genk  Üniversitesi’nde edebiyat, sosyoloji ve ekonomi eğitimi gördü. Belçika’da sosyalist düşünce ile tanıştı ve bu düşüncenin savunucusu oldu. 1909 yılında üniversiteden mezun olunca İstanbul’a geldi. Kısa süre içinde edebiyat çevresinde tanınan biri oldu. 31 yaşında ve üç çocuk babası Taniel Varujan, 24 Nisan 1915 gecesi Pangaltı Nalbant Sokak’ta bulunan Karavela Apartmanındaki evinden gözaltına alındı. 25 Nisan 1915 de Çankırı’ya şevk edilenleri arasında o da vardı, 26 Ağustos 1915 tarihinde Taniel Varujan 4 arkadaşı ile birlikte, Ayaş’ta hapishanede tutulan diğer Ermeni aydınların yanına götürülecekleri söylenerek, polis ve asker gözetiminde bir konvoyla Çankırı’dan yola çıkarıldı. Önceki tecrübelerinden bunun bir ölüm yolculuğu olduğunu hem yola çıkanlar hem de onları uğurlayan diğer tutuklular biliyordu. Gidenler, ‘kalanlara biz ölüme gidiyoruz, yetimlerimize iyi bakın’ dediler. Ankara’nın Kalecik’e bağlı Tüney Köyü yakınlarına ulaşan konvoya önceden organize edilmiş bir çete saldırır. Tutukluları korumakla görevli jandarma ve polis saldırıyı seyretmekle yetinir. Taniel Varujan ve dört arkadaşını vahşice öldürenler, onların paralarını, giysilerini de alır. Yeni çalışmalarım yazdığı defter Varujan’ın yanındaydı. Kendisiyle birlikte şiirleri de yok olur. Bir şiirinde ‘Kendimi gömülü buldum bu sabah / çevremde açmış güllerin selinde.”

Seven ve  Varujan şahsında diğer tüm kayıp ve faili meçhul siyasi cinayetlere kurban gidenler için bir dakika oturma eylemi yapıldı.

ÊLİH / AMED

 

#Êlih #Amedte #Varujanın #akıbeti #soruldu

Cehennem Deresi’nde hava hareketliliği

Hezex kırsalındaki Cehennem Deresi’nde son süreçte çok sık hava hareketliliği yaşanıyor

Şirnex’ın (Şırnak) İdil (Hezex) ilçesine bağlı Hespist köyü kırsalında son bir haftadır hava hareketliliği yaşandığı belirtildi.

Cehennem Deresi’nde (Newala Hespist) yaşanan hava hareketliliğin nedeni bilinmezken, bölgede F-16 savaş uçaklarının alçak uçuş yaptığı öğrenildi.

ŞIRNEX

 

#Cehennem #Deresinde #hava #hareketliliği

Millet ittifakı partilerinden HDP’ye bayram ziyareti

Millet ittifakı partileri, HDP’ye bayram ziyaretinde bulundu.  

Millet İttifakı içerisinde yer alan partilerden Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Gelecek Partisi, sabah saatlerinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi’ne bayram ziyaretinde bulundu. HDP Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu Eş Sözcüsü Nuray Özdoğan, HDP MYK üyesi Sultan Özcan ve Yeşil Sol Parti Ankara adayı Çağdaş Küpeli, bayram ziyaretine gelenleri karşıladı.

İlk ziyaret Gelecek Partisi tarafından gerçekleştirildi. Bayramlaşmada 14 Mayıs seçimleri ve deprem felaketi gündemleri vardı. Gelecek Partisi’nin ziyaretinin ardından CHP, bayramlaşmak için partiyi ziyaret etti. CHP’nin ziyaretinde de tüm mevcut sorunların kaynağında iktidarın olduğu ve seçimlerde “iktidarı gönderme” mesajı verildi.

ANKARA

#Millet #ittifakı #partilerinden #HDPye #bayram #ziyareti

Şenyaşar ailesi: Hep birlikte adalet dersi vermeye hazır mısınız?

Şenyaşar ailesi, Adalet Nöbeti’nin 761’inci gününde sanal medya hesabından ‘Birlikte yürüyeceğimiz bir yol tutmalıyız. O yol da, adalet yolu olsun’ dedi

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde, AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti eylemi 761’inci gününde devam ediyor.

Aile, sanal medya katliamdan yaralı kurtulan ve tutuklanan Fadıl Şenyaşar ile cezaevinde çektikleri fotoğrafı paylaşarak, “Yürekler aynı yolda yürürken birleşir. Birlikte yürüyeceğimiz bir yol tutmalıyız. O yol da, adalet yolu olsun. Hep birlikte adalet dersi vermeye var mıyız? 761. günde mücadelemiz devam ediyor” paylaşımında bulundu.

HABER MERKEZİ

#Şenyaşar #ailesi #Hep #birlikte #adalet #dersi #vermeye #hazır #mısınız

Cumartesi Anneleri’ne gözaltı

AYM’nin ‘ihlal’ kararına rağmen ablukanın kaldırılmadığı Galatasaray Meydanı’nda açıklama yapmak isteyen Cumartesi Anneleri’ne gözaltı yapıldı

Cumartesi Anneleri’nin gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle gerçekleştirdikleri eylem 943’üncü haftasında. Cumartesi Anneleri hem eylemleri için hem de Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) “ihlal” kararına rağmen polis ablukasına karşı açıklamalarını Galatasaray Meydanı’nda yapmak istedi.

Açıklamaya polis engeli

Ancak Cumartesi Anneleri ve insan hakları savunucuları, bu hafta da polis engeli ve saldırısıyla karşı karşıya kaldı. Anneler, karanfillerle geldiği Galatasaray Meydanı’na yaklaştırılmadı. Çok sayıda polisin yığıldığı meydanda anneler ve beraberindekiler önce ablukaya alındı, daha sonra gözaltına alındı.

17 kişiye gözaltı

Aralarında Cumartesi Anneleri ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Eren Keskin’in de bulunduğu 17 kişi gözaltına alınarak, İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Gözaltı sırasında polisin tutumuna “yaptığınız hukuksuzluktur” diyerek tepki gösteren Cumartesi Annesi Hanım Tosun, sağlık sorunları ve kolunun kırık olduğunu belirtilmesine rağmen, polisler tarafından gözaltına alındı.

İSTANBUL

#Cumartesi #Annelerine #gözaltı

Depremlerde ölü sayısı 50 bin 783’e çıktı

İçişleri Bakanı Soylu Mereş merkezli yaşanan depremlerde yaşanan can kaybının 50 bin 783’e çıktığını açıkladı

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerde resmi verilere göre yaşanan can kayıpları artıyor.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, katıldığı bir televizyon programında depremlerde 50 bin 783 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Soylu, depremlerde hayatını kaybeden mülteci sayısının ise 7 bin 302 olduğunu belirtti.

HABER MERKEZİ

 

#Depremlerde #ölü #sayısı #bin #783e #çıktı

HDP ve Yeşil Sol Parti’den bayram ziyaretleri

HDP ve Yeşil Sol Parti bayramın ikinci gününde muhalefet partilerine bayram ziyaretlerinde bulundu

Ramazan Bayramı dolayısıyla partilerin ziyaretleri devam ediyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP), Sivil Toplum Örgütleri ve Siyasi Partiler Komisyonu üyesi Hüseyin Taka, Kadın Koordinasyonu üyesi Tülay Koçak ve Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) Meclis Yürütme Kurulu (MYK) üyesi Sevtap Akdağ’dan oluşan heyet, muhalefet partilerine bayram dolayısıyla ziyaretlerde bulundu.

Ziyaretler devam edecek

Sabah saatlerinde önce Gelecek Partisi’ni genel merkezlerinde ziyaret eden heyet ardından CHP’yi ziyaret etti. HDP ve Yeşil Sol Parti heyetinin bayram ziyareti öğleden sonra Saadet Partisi, Genç Parti ve Deva Partisi ile sürecek

ANKARA

#HDP #Yeşil #Sol #Partiden #bayram #ziyaretleri

Brezilya’dan Türkiye’ye rotalı gemide 117 kilo kokain bulundu

Brezilya’nın Santos Limanı’nda 117 kilogram kokain ele geçirildi. Geminin rotasının İtalya, Türkiye ve Mısır olduğu belirtildi

Brezilya resmi makamları, 19 Nisan Çarşamba gecesi Sao Paulo eyaletinde bulunan Santos Limanı’ndaki bir gemiye düzenlenen operasyonda 117 kilogram kokain ele geçirildiğini duyurdu.

VOA Türkçe’den Mustafa Özdemir’in aktardığına göre, selüloz yüklemesi için Santos Kanalı’ndaki limana yanaşan gemide yapılan incelemelerde, uyuşturucunun yerini tespit etmek ve kokaini çıkarmak için özel dalgıçların getirildiği, geminin rotasının İtalya, Türkiye ve Mısır olduğu açıklandı.

Kokainin Federal Polis, Brezilya Deniz Kuvvetleri ve Federal Gelir Servisi’nin uluslararası uyuşturucu kaçakçılığını önlemeye yönelik ortaklaşa yürüttüğü bir operasyonla ele geçirildiği beyan edildi.

Türkiye yeni rota

Türkiye varışlı gemilerde daha önce de kokain yakalanmıştı Geçen yıl toplamda 162,4 milyon ton yükleme yapılan Santos Limanı, Latin Amerika’nın en büyük gemi limanı olmasının yanısıra özellikle Afrika ve Avrupa’ya kokain sevkiyatındaki önemli merkezlerden biri olmasıyla dikkat çekiyor.

Brezilyalı narkotikle mücadele ekipleri bu yılın ocak ayında da Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesinde bulunan Martaş Limanı’na gitmek için bekleyen selüloz yüklü bir gemide 290 kg kokain ele geçirmişti.

Ayrıca geçen yıl temmuz ayında da Tekirdağ İl Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne bağlı ekipler, yine Marmaraereğlisi’ndeki bir limanda Brezilya’dan gelen bir kuru yük gemisinde 200 paket içinde 242 kilogram kokain ele geçirmişti.

DIŞ HABERLER

#Brezilyadan #Türkiyeye #rotalı #gemide #kilo #kokain #bulundu

Dina’nın otopsi raporu: Suda boğularak hayatını kaybetti

Karabük’te Filyos Çayı’nda cansız bedeni bulunan Dinabongho Ibouanga’nın otopsi raporu çıktı. Raporda olayın cinayet ya da intihar olduğu tespit edilemedi

Karabük’te, Filyos Çayı’nda cansız bedeni bulunan Gabon uyruklu 17 yaşındaki Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga için Adli Tıp Kurumu’nun düzenlediği kesin otopsi raporu ortaya çıktı.

Raporda, Dinabongho’nun suda boğularak öldüğü kabul edilirken, olayın cinayet ya da intihar olduğu tespit edilemedi.

Raporun detayları

İstanbul Adli Tıp Kurumu 1’inci İhtisas Kurulu’nun hazırladığı otopsi raporu ortaya çıktı. Raporda, Dinabongho’nun uyuşturucu madde kullanmadığının tespit edildiği belirtildi. Genç kızın cesedinin üzerinden çıkan hapların alerji tedavisi için kullanıldığı ifade edilirken, kanında bunun yanı sıra ağrı kesici etken madde belirlendi.

Cinayet tespit edilemedi

Adli Tıp raporunda otopside boyun bölgesinde elle boğulma izine rastlanılmadığı yer alırken, pantolonunun fermuar kısmının yırtık olduğundan bahsedilse de genç kızda cinsel saldırı izine rastlanılmadığı kaydedildi.

Ölüm olayının suda boğulma şeklinde meydana geldiğinin kabulü gerektiği yazılan raporda, suda meydana gelen ölümün birinin ya da birilerinin etkisiyle mi olduğu belirlenemedi.

Genç kızın ölümünün cinayet mi, kazara mı veya intihar mı olduğu sorularına yanıt verilemezken, 9 uzmanın oy birliğiyle cevapların adli tahkikat sonucu ortaya çıkarılmasının uygun görüldüğü belirtildi.

Ne olmuştu?

Filyos Çayı’nın Yeşilköy mevkisinde 26 Mart günü, tren makinistinin hareketsiz yatan kişiyi görüp, ihbarı üzerine bölgeye polis, jandarma, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi. Çaydan çıkarılan cesedin, Karabük Üniversitesi Makine Mühendisliği hazırlık sınıfı öğrencisi Gabon uyruklu Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga’ya ait olduğu belirlendi.

Dinabongho’nun cenazesi, otopsi için Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin morguna kaldırıldı. Güvenlik kameralarını inceleyen ekipler Dinabongho’nun anayolda otomobilden indikten sonra koşarak çalılık alana gittiğini, bir süre sonra ise otomobilin geri döndüğünü ve sürücüsünün çalılık alana ilerlediğini tespit etti.

Soruşturma kapsamında 3’ü Gabon uyruklu, 8 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 5’i savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Mahkemeye sevk edilen şüphelilerden İ.Ç. ile S.Ç. adli kontrolle serbest bırakılırken 4 kez gözaltına alınan Dursun Acar, tutuklandı.

Dina’nın para karşılığı cinsel ilişki içeren mesajlar aldığı, annesine Karabük’ten gitmek istediğini söylediği ses kayıtları ile çıplak ayak koştuğu kamera görüntüleri ise uluslararası medyada da yer aldı. Dina’nın cesedinin soğutma yetersizliği sebebiyle İstanbul Adli Tıp Kurumu’na nakledildiği ortaya çıktı.

KARABÜK

#Dinanın #otopsi #raporu #Suda #boğularak #hayatını #kaybetti

Namazie: jin, jiyan, azadî sloganı dünyaya ilham verdi

Kadınların kazanımlarının ellerinden alındığını söyleyen İranlı yazar Maryam Namazie, ‘jin, jiyan, azadî’ direnişlerinin köklerini Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadın devriminden aldıklarını söyledi

İran’da 13 Eylül 2022’de katledilen 22 yaşındaki Jîna Emînî’nin ölümünün ardından başlayan “jin, jiyan, azadî” protestoları, dün de direniş sırasında katledilenlerin mezarlıklarına yapılan ziyaretlerle devam etti.  İran’da 2000 yılında rejimin baskıları üzerine yurt dışına çıkmak zorunda kalan yazar Maryam Namazie, kadınlar öncülüğünde sürdürülen direnişi değerlendirdi.

‘Kadınların kazanımları ellerinden alındı’

İran’daki kadınların tarih boyunca sürekli direndiğini belirten Namazie, 1979 İslam Devrimi’nden sonra yaşanan ayaklanmanın bugün “jin, jiyan, azadî” şiarıyla devam ettiğini ifade etti. Namazie, Şah yönetiminin devrilmesi sonrası kadınların elde ettikleri kazanımların sonraki yönetimler tarafından kadınların ellerinden alındığını anımsattı. Namazie, “Kadınlar en başından buna direndi. İslami rejimin kurulmasının ardından ilk toplu protesto, zorunlu örtünme kurallarına karşı 8 Mart 1979 Dünya Kadınlar Günü’nde düzenlendi. Son 40 yılda kadınlar, cinsiyet ayrımcılığına, şeriat aile yasalarına, çocuk yaşta evliliklere, namus cinayetlerine ve zorunlu başörtüsü yasalarına son verilmesinin yanı sıra infazlara, siyasi tutukluların özgürlüğüne ve işçi haklarına son verilmesi için mücadele ettiler” şeklinde konuştu.

Jîna Emînî’nin isyanı büyüdü

İran’daki “jin, jiyan, azadî” isyanının köklerini Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadın devriminden aldığına dikkati çeken Namazie, “İran Kürdistanı’ndaki Jîna Emînî’nin cenazesinde bu isyan büyüdü. Sonuç olarak slogan İran’a ve dünyaya yayıldı, dünyaya ilham verdi. Çünkü teokratik kuralların ağırlığıyla karşı karşıya kalan kadınlar, teokrasiyi dize getirmede ön saflarda yer alıyor. Rejim, kadınları baskı altına alarak, tüm toplumu baskı altına aldı. Dolayısıyla İslami ve ataerkil kurallara meydan okuyan kadın merkezli bir sloganın İran’da gelişen kadın devriminin sloganı olarak kabul edilmesi son derece uygun” ifadelerini kullandı.

‘Rejim için sonun başlangıcı’

İslami rejimin kadın düşmanı politikalar üzerinden kendini var ettiğini belirten Namazie, “Rejim için kadınları başörtüsü üzerinden kontrol etmek varoluşsal bir mesele. Bu yüzden birkaç saç teli için kadınları ve kızları öldürüyor, kadın bedenlerini hedef alıyor ve hatta okullardaki kızları zehirliyor. Z kuşağı kızlar sindirilmek ve terörize edilmektedir. Fakat bu artık işe yaramıyor, rejim için sonun başlangıcıdır. Ne kadar sürer bilinmez ama sonu yaklaşıyor” şeklinde konuştu.

‘Devrimi savunmalıyız’

Namazie, İran’da eylemlerin hala devam ettiğine işaret ederek, “Devrim hala devam ediyor ama desteklenmesi ve teşvik edilmesi gerekiyor. Hiçbir zafer garanti değil, onun için savaşmalı ve onu savunmalıyız. Belucistan’da devam eden haftalık Cuma protestoları da dahil olmak üzere, tezahürleri hala her yerde. Cenazeler veya anma törenleri artık dini yas değil, protesto dansları, şarkılar ve sloganlar, saç kesimi, öldürülen kişiyi onurlandırmak için alkışlarla meydan okuma yerleridir. Kadınlar ve kızlar, rejimin ‘acımasızca’ öldürme tehditlerine rağmen başları açık yürüyor. Siyasi tutsaklar serbest bırakılır bırakılmaz devrimi destekleyen sloganlar atıyorlar. Buna bir örnek işçi aktivisti Sepideh Qoliyan’dır. Yaklaşık 6 yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakıldığında ‘Zalim Hamaney’ diye sloganlar attı” dedi.

‘Yeni bir şafağın habercisi’

İran halkının özgürlük ve baskıcı bir rejim arasında yol ayrımında olduğunu söyleyen Namazie, şöyle devam etti: “Jin, jiyan azadî’ devrimi, İran’ın, bölgenin ve dünyanın kadınları ve halkı için raydan çıkarılıp yok edilemeyecek kadar önemli. Kadın devriminden yana olanlar uyanık kalmalı. İran’daki kadınların ve halk, kadın, yaşam ve özgürlük taleplerine odaklanmalı. Bir yol ayrımındayız. İran’da İslami rejimin kurulmasından sonra dünya çok daha karanlık hale geldi. Bununla birlikte, diğer çeşitli dinci güçlerde bir artış gördük. Muzaffer bir kadının devrimi dünyayı daha iyiye doğru değiştirecektir. Eğer onu su götürmez bir şekilde savunursak, yeni bir şafağın habercisi olacaktır.”

Haber: Berivan Kutlu / MA

#Namazie #jin #jiyan #azadîsloganı #dünyaya #ilham #verdi