Ana Sayfa Blog Sayfa 585

İşkenceyle katledilen Filipinli devrimciler için protesto eylemi

FKP MK üyesi 10 devrimcinin işkenceyle katledilmesi Frankfurt’ta Filipinler Konsolosluğu önünde protesto edildi

Filipinler’de hükümetin Filipinler Komünist Partisi Merkez Komitesinin 10 üyesinin 2022 yılında çatışmada öldürüldüğü bilgisinin yalan olduğu ve devrimcilerin yüzleri parçalanarak, işkence ile katledildiklerini söyleyen Sosyalist gençlik örgütü Young Struggle, genç kadın örgütü Zora ve Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB), Almanya’nın Frankfurt kentinde bulunan Filipinler Konsolosluğu önünde protesto eylemi yaptı.

Kurumlar adına Almanca, İngilizce, Türkçe yapılan konuşmalarda, FKP Merkez Komitesi Siyasi Bürosunun, Ka Lann, Ka Bagong-Tao ve sekiz yoldaşının 21 Ağustos 2022 tarihinde Catbalogan Şehri sahiline giderken iki minibüste gözaltına alındıktan sonra Filipinler Silahlı Kuvvetleri (AFP) tarafından katledildiği bilgisi verildi.

‘Hesap soracağız’

Konuşmalarda, Ka Laan ve Ka Bagong-tao’nun yanı sıra Joel Arceo (Ka Divino, Doğu Visayas alt bölge sekreteri), Ka Yen, Ka Jaja, Ka Matt, Ka Ash, Ka Delfin, Ka Lupe ve Ka Butig’in de katledildiği belirtilerek, Filipinli kadınların, halkların özgürlük ve devrim mücadelesi ile yanıt verileceği vurgulandı. Eylemde, “Faşist Duterte rejimi devrimcileri yıldıramayacak”, Faşist Duterte rejiminden hesap soracağız!”, “Uluslararası dayanışmaya selam olsun!” sloganları atıldı

DIŞ HABERLER

#İşkenceyle #katledilen #Filipinli #devrimciler #için #protesto #eylemi

Türkiye Almanya’dan iki yılda 114 kişinin iadesini istedi

Almanya hükümeti, Türkiye’nin Almanya’dan geçtiğimiz yıl 81, bu yıl ise 33 kişinin iadesini istediğini açıkladı

Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen, yabancı ülkelerin Almanya’daki istihbarat faaliyetleri ve hukuk konusunda işbirliği taleplerine ilişkin geçtiğimiz günlerde Federal Meclis’e verdiği soru önerisini, Olaf Scholz’un başbakanlığındaki federal hükümet adına Adalet Bakanı müsteşarı Benjamin Strasser yanıtladı.

2022 yılına ait verilerine açıklayan müsteşar Strasser, Federal Başsavcılığın yabancı istihbarat örgütleri için casusluk yaptıkları gerekçesiyle toplam 16 kişiye soruşturma açtığını, bunlardan ikisinin Türkiye bağlantılı olduğunu belirtti.

Türkiye 33 kişiyi Almanya’dan istedi

Ancak müsteşar Strasser’in yanıtında soruşturmanın hangi aşamada olduğu ve MİT’e çalışan bu kişilere ait herhangi bir bilgi yer almadı. Türkiye’nin hukuk konusundaki işbirliği talebine ilişkin 2022 yılı ile 2023’ün ilk üç ayına ilişkin verileri de açıklayan müsteşar Strasser, geçtiğimiz yıl Türkiye’nin 81 kişi, bu yıl ise 33 kişi için iade talebinde bulunduğunu bildirdi.

Ayrıca yanıtta yer alan bilgilere göre, Türk devleti 2022 yılında 416 kişi hakkında açılan soruşturmalar için Almanya’dan işbirliği talebinde bulundu. Bu yılın ilk üç ayında ise 53 kişinin soruşturmasında hukuki yardım talebini Almanya’ya iletti.

Almanya’da açılan soruşturmalar

MİT’e dair ülkede açılan soruşturmalar da belli bir süre sonra rafa kaldırılıyor. MİT’in elamanlarına dönük sadece 2020’de 4, 2021’de ise 7 kişi hakkında soruşturma başlatıldı. Fakat bu soruşturmaların akıbetinin ne olduğu Almanya hükümeti tarafından kamuoyuna açıklanmadı.

Kaynak: ANF

#Türkiye #Almanyadan #iki #yılda #kişinin #iadesini #istedi

Mêrdîn’de bıçaklı saldırı: 1 kişi öldü, 1 kişi ağır yaralandı

Nisêbîn ilçesinde bir grubun bıçaklı saldırısına uğrayan 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı

Mêrdîn’in Nisêbîn ilçesinde bıçaklı saldırı sonucu 1 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi de yaralandı .İddiaya göre, Lozan Caddesi köy garajı mevkiinde henüz belirlenemeyen nedenle bir grubun bıçaklı saldırısına uğrayan 18 yaşındaki Ahmet Bilek ve Abdurrahman A. ağır yaralandı.

Hastanede hayatını kaybetti

Saldırıyı gören yurttaşların haber vermesi üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından Nusaybin Devlet Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan Ahmet Bilek, tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Abdurrahman A. ilk tedavinin ardından Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.

Saldırganların yakalanması için çalışmaların sürdüğü aktarıldı.

MÊRDÎN

 

#Mêrdînde #bıçaklı #saldırı #kişi #öldü #kişi #ağır #yaralandı

Fransa’da işçilerden ‘100 günlük eylem ve öfke’ planı

Fransa’da uzun süredir devam eden eylemler sonrası Macron’un ‘100 günlük’ eylem planı sözüne karşılık sendikalar ‘100 günlük eylem ve öfke’ planlarını açıkladı

Fransa’da yürürlüğe giren emeklilik düzenlemesine karşı olan Genel İş Sendikası’nın (CGT) enerji kolunun, Cannes Film Festivali’nin elektriğini kesmeyi planladığı belirtildi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “100 günlük” eylem planı sözüne karşılık CGT’nin enerji kolu, yasalaşan emeklilik reformunun uygulanmaması talebiyle “100 günlük eylem ve öfke” planlarını açıkladı.

Festivaller karanlıkta kalabilir

Sendikadan yapılan yazılı açıklamada, birçok önemli etkinliğin “karanlıkta kalabileceği” konusunda uyarıda bulunularak, “Mayıs’ta istediğini yap! Cannes Film Festivali, Monako Grand Prix, Roland Garros turnuvası, Avignon Festivali karanlıkta kalabilir” ifadesine yer verildi.

Kitlesel eylemler başlamıştı

Fransa’da hükümetin, emeklilik yaşının 62’den 64’e çıkarılmasını içeren yasa tasarısını oylamadan Meclis’ten geçirme kararı üzerine, 16 Mart’ta kitlesel eylemler başlamıştı. Ülke genelinde 16 Mart’tan bu yana düzenlenen protestolarda 1000’den fazla kişi gözaltına alındı.

Muhalefet ve hükümetin, reformun anayasaya uygun olup olmadığının belirlenmesi için başvurduğu Anayasa Konseyi, yasa tasarısının emeklilik yaşını 64’e çıkaran maddesini onaylamış, 6 maddeyi ise tamamen veya kısmen reddetmişti.

Söz konusu tasarı, Macron tarafından imzalanarak Resmi Gazete’de yayımlanmıştı. Macron, hafta başında “100 günlük” eylem planından bahsetmişti.

DIŞ HABERLER

#Fransada #işçilerden #günlük #eylem #öfke #planı

Munzur Çayı’na düşen 3 genç aranıyor

Dersim’de Munzur Çayı’na düşen aracın içerisinde bulunan 3 genci arama kurtarma çalışmaları 2’nci gününde devam ediyor

Dersim-Ovacık karayolunun 40’ıncı kilometresinde dün Munzur Çayı’na düşen otomobilin içerisinde bulunan 3 genç halen bulunamadı. Debisi yüksek çaya uçan otomobilde Mehmetcan Demiral (22), Baran Aslantaş (22) ve Azad Demiral (21) isimli gençler bir süre sonra suya kapılarak kayboldu. Hava destekli arama kurtarma çalışmaları sürerken, kayıp gençler şimdiye kadar bulunamadı. Akıntıya kapılan gençlerin bayram tatili dolayısıyla Amed’ten Dersim’e gittikleri öğrenildi.

Aileler, arama kurtarma çalışmalarını endişe içinde takip ediyor.

Kaynak: MA

#Munzur #Çayına #düşen #genç #aranıyor

Yeşil Sol Parti ilk mitingini Colemêrg’te yapıyor

24 Nisan’da Colemêrg’te İlk seçim mitingini gerçekleştirecek olan Yeşil Sol Parti, 14 mayıs seçimlerinde iktidara güçlü cevap vermeye hazırlanıyor

Kurdistan ve Türkiye’de halklar 14 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve Genel Seçimlerde iktidarı değiştirmeye hazırlanıyor. Özellikle Kürt ve sol-sosyalist seçmenin ilgisini üstüne çeken Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti) seçim irtibat büro açılışları dahi miting havasında geçiyor. Özellikle Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılma tehlikesine karşı Yeşil Sol Parti ile seçimlere gireceğini duyurması da bu ilgiyi iki katına çıkardı.

Başlangıç Colemerg’te

Halkta büyük bir umut uyandıran Yeşil Sol Parti, seçimlere sayılı günler kala kent kent miting programları çıkarmaya başladı. Yeşil Sol Parti’nin ilk miting adresi ise seçim coşkunun dorukta olduğu kentlerden biri olan Colemêrg (Hakkari). Miting, 24 Nisan (Pazartesi) günü Colemêrg merkezde Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan Eski TEDAŞ binası meydanında saat 13.00’da yapılacak. Mitinge ise Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, HDP Eş Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti Wan 1’inci Sıra Adayı Pervin Buldan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı ve Yeşil Sol Parti Êlih 1’inci Sıra Adayı Keskin Bayındır ile Başak Demirtaş, bölge vekilleri ve Yeşil Sol Parti Colemêrg milletvekili adayları katılım sağlayacak. Mitingde ayrıca sanatçı Azad Bedran da ezgileri ile sahne alacak.

‘Halkın tercihi demokrasi olacak’

Yeşil Sol Parti’de amaç açılışları yapılan ve adeta mitinge dönüşen seçim bürosu açılışlarına katılan binleri on binler yaparak miting alanında buluşturmak. Mitingin hazırlık çalışmaları hakkında bilgi veren HDP Parti Meclis (PM) üyesi Leyla Atsak, 14 Mayıs’ın Türkiye açısından değişim ve dönüşüm seçimi olduğunu dile getirerek, halkın tercihinin demokrasiden, barıştan ve adaletten yana olacağını vurguladı.

‘AKP’nin gitme vakti geldi’

Çalışmalarına dikkat çeken Atsak, şimdiye kadar kent merkezinde 4 tane seçim bürosu açtıklarını söyledi. Atsak, “Büro açılışlarında aday tanıtımlarımız oldu halkın sahiplenmesi ve coşkusu, AKP iktidarın artık gitme zamanı olduğunu gösterdi. Kazanımlarının başarılarının sahibi halklardır. Sokaklarda, mahallelerde, meydanlarda direnen ve mücadele eden gençlerin ve kadınların seçimidir. Bu sloganlarla biz kendi çalışmalarımızı mahallelerde halk toplantıları, halk buluşmaları ve ziyaretleri bu şekilde devam ettiriyoruz” dedi.

‘14 Mayıs kadınların, gençlerin sesi olacaktır’

Halkın alanlarda PKK Lideri Abdullah Öcalan’a dönük tecridin kaldırılması, hak ihlalleri ve yaşanan hukuksuzlukların son bulması mesajı verdiğini kaydeden Atsak, yaşanan adaletsizliklere karşı 14 Mayıs seçimlerinde insanların kendi seslerini adaletten yana kullanacağını vurguladı. Atsak,  AKP-MHP iktidarının gençlere ve kadınlara dönük politikalarını da hatırlatarak “hesap sorma” seçimi olacağının altını çizdi. Atsak, “14 Mayıs kadınların, gençlerin sesi olacaktır. Seçime kadar Colemêrg’te çalmadığımız kapı, gitmediğimiz ev kalmayacaktır. Yeşil Sol’u herkese tanıtacağız” diye ekledi.

Mitinge çağrı

14 Mayıs’a kadar ev, köy ve mahalle ziyaretlerinin aralıksız bir şekilde süreceğini ifade eden Atsak, 24 Nisan’da ilk start mitinglerine de çağrı yaparak, “O meydanda yine halklarımızın sesi gür ve coşkulu bir şekilde iktidarın gitmesi yönünden çıkacaktır. Colemêrg ilinin bu coşku ve heyecanı 14 Mayıs’ta sandıklara yansıyacağından çok eminiz. Kentten çıkaracağımız 3 vekille, Meclis’i daha güçlü tutacağız. Kazanımlar ve başarı direnen halkların olacaktır” dedi.

COLEMÊRG

#Yeşil #Sol #Parti #ilk #mitingini #Colemêrgte #yapıyor

İzmir’den aday olan Burcugül Çubuk: Kadın Bakanlığı kuracağız

Yeşil Sol Parti İzmir’de Devrimci Parti Genel Başkan Yardımcısı Burcugül Çubuk’u aday gösterdi: İstismarcıları destekleyen sisteme karşı görevlerimiz var

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti),14 Mayıs’ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı ve 28’inci Dönem Genel Seçimleri için çalışmalarına tam hız devam ediyor.

Yeşil Sol Parti’ İzmir 1’inci Bölge 1’inci sırada Burcugül Çubuk’u aday gösterdi. Çubuk, yıllardır sol-sosyalist ve feminist hareket içinde yaptığı çalışmalar ile öne çıkan isimlerden biri.

Burcugül Çubuk kimdir

1985’te Afyon Emirdağ’da doğan Çubuk, ilk ve ortaokulu burada okudu. Daha sonra ise babasının iş imkanı bulmaması nedeniyle ailesiyle birlikte Antalya’ya taşındı. Annesi bir dönem kuaförlük yapan Çubuk, gençlik yıllarında lisede Devrimci Liseliler (DEV-LİS) ile tanıştı. DEV-LİS için “Cinsiyetçi ve militarist bir eğitime karşı, ana dilde, eşit parasız demokratik eğitimi savunuyorlardı” diyen Çubuk, Kurtuluş Hareketi’ne ve onun bileşeni olan Sosyalist Demokrasi Partisi’ne (SDP) katıldı. Anadolu Üniversitesi İşitme Engelliler Öğretmenliği bölümünde okurken Gençlik Sendikası’nın (Genç Sen) kuruluşunda yer aldı. İlerleyen zamanlarda ise Devrimci Parti’ye üye oldu ve farklı görevlerin ardından burada Genel Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. Devrimci Parti aynı zamanda HDP’nin de bir bileşeni.

Kadın mücadelesi

HDP’nin Meclis’te ayrı bir kadın grubunun bulunması, eşbaşkanlık sistemi gibi partinin “mor çizgilerine” dikkat çeken Çubuk, Yeşil Sol Parti’de de kadın mücadelesinin parti ile sınırlı olmadığını ifade etti. “Biz partideki kadınlarız, dayanışmada yan yanayız” diyen Çubuk, “Bugün kotada her seferinde daha üst bir rakama ulaşmamız, eşbaşkanlarımızın söylediği her sözün kamuoyunda karşılık buluyor olması, kadınların yaptığı politikanın kadınlar için olmasından. Geçmişte sisteme entegre olmuş kadın modelleri vardı. Şimdi kadın politikası yapan kadın öncü modeller var” diye belirtti.

Yeşil Sol’da kadın yoldaşlığı

“Yeşil Sol’da kadınlar birbirinin yurdudur” diyerek partideki kadın yoldaşlığına da dikkat çeken Çubuk, İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in 90’lı yıllarda korucuların tecavüz suçlarını meşru gören sözlerini, AKP’li Bakan Derya Yanık’ın tecavüz failleriyle çekilmiş fotoğrafları olduğunu hatırlatarak, “HDP’li kadınlar suç işleyen herhangi bir erkeği affetmiyorlar. Bizim erkek üyemiz diye bakmıyorlar, hesaplaşıyorlar. Kadınların vekili nasıl oluru bize onlar gösterdi. Biz de onlardan biriktirdiklerimizle süreci örgütlüyoruz. Bunlar bizim yıllarca kalacağımız pozisyonlar değil. Görev yerine getiriyoruz, kadınlara işçi sınıfına çocuk istismarcılarını destekleyen cezasız bırakan sisteme karşı görevlerimiz var. Meclis’le kadın mücadelesi arasında bizim açımızdan ayrım yok” diye belirtti.

Kadın düşmanı sistem

İktidarın Yeniden Refah Partisi ve HÜDA-Par ile kurduğu ittifaklara da dikkat çeken Çubuk, “Devletin bekası ve faşizm bu kadar iç içeyse tamamı kadın düşmanıdır. HÜDA-Par, Hizbullah diyerek bizi korkutmak istiyorlar. Şu an tam olarak Türkiye’de ve Kürdistan’da yaşayan herkes tehdit ediliyor. Bu tehdidin karşısında Konca Kuriş olacağız, Azadiya Welat çalışanı olacağız ve vazgeçmeyeceğiz” diye ekledi.

Kadın Bakanlığı kurulacak

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı adıyla kadının ailedeki nesne olarak tanımlandığını dile getiren Çubuk, beyannamelerinde yer alan Kadın Bakanlığı’na dair, “Bütün bunların yanında da bütün cinsel ekonomik şiddetin yöneleceği canlı olarak tariflenmektedir. Hem bu yasaları gerçekleştirmek hem de saydıklarımızı gerçekleştirmek için Kadın Bakanlığı kuracağız. Bakanlığın yapacağı işlerin kararını tarikatlar vermeyecek. Bütün yönetim mekanizması projeleri açısından tamamen kadınların elinde olacak ve kadınlara şeffaf olacak” şeklinde ifade etti.

Haber: Melike Aydın/ JINNEWS

 

#İzmirden #aday #olan #Burcugül #Çubuk #Kadın #Bakanlığı #kuracağız

‘Asıl katillerin yargılanması için mecliste olacağım’

Hak arayanların Meclis’teki sesi olmak için Yeşil Sol Parti’den aday olduğunu aktaran Tedik  ‘7 yıldır adliyelerde adalet arıyorum, asıl katillerin yargılanması için mücadele mecliste olacağım’ dedi

Ankara Garı’nda 10 Ekim 2015 tarihinde düzenlenen Emek, Barış, Demokrasi Mitingi’ne yönelik bombalı saldırıda katledilen 104 isimden birisi olan Emek Partisi Genel Yönetim Kurulu üyesi Korkmaz Tedik’in annesi Zöhre Tedik, Meclis yolundu. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), anne Tedik’i Antalya’dan aday gösterdi. Tedik, 1963’te Meletiî’nin (Malatya) Argan (Akçadağ) ilçesinin Ören köyünde doğdu. Tedik, küçük yaşlarda devrim hareketleriyle tanıştı. 93 yılında Ankara’ya yerleşen Tedik, belediyede işe girmesinden sonra sendikal mücadeleye katıldı. Aynı zamanda insan hakları mücadelesi veren Tedik, uzun yıllardır Ankara Katliamı’nın sorumlularından hesap sormak için mücadele ediyor.

‘Gerçek katillerin yargılanması için mücadele edeceğim’

Adaylık sürecine dair konuşan Tedik, “1992-1996 yılları gözaltıların, kayıpların en çok yaşandığı yıllardı. Kürdistan’da kontra cinayetlerle kaybedilen her insan için Ankara’da mücadele ediyorduk. Eşim de ben de kamu emekçisi olmamıza rağmen demokrasi ve insan hakları mücadelesinde hep en önde olduk. Bu yüzden de çocuklarımız bizimle birlikte işçi sınıfı mücadelesinde alanlarındaydı. 1O Ekim Barış Mitingi’ne de tüm aile katılmıştık. Korkmaz orada katledildi. O günden sonra 10 Ekim aileleri olarak gerçek katillerin yargılanması için mücadelem devam ediyor” diye konuştu.

Halklara umut olmak için mecliste

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın tek adam rejimine karşı bir ihtiyaç olduğunu söyleyen Tedik, “Bu ülkede yoksulluk, sefalet, zamlar, insan hakları ihlalleri hiçbir dönemde olmadığı kadar AKP-MHP rejimi döneminde yaşandı. Sadece sendikalı oldukları için ya da insanca yaşayacak bir ücret talep ettikleri için işten atılan yüzbinlerce işçi var. Bu ülkede demokratik hakların kırıntıları bile kalmamış durumda. Sol ve sosyalistler, halklara umut olmak için Emek ve Özgürlük ittifakı çatısı altında buluştu” dedi.

 ‘Gar katliamında kimin parmağı varsa yargılanacak’

Hak arayanların Meclis’teki sesi olmak için Yeşil Sol Parti’den aday olduğunu aktaran Tedik, AKP iktidarı döneminde yaşanan katliamları anımsattı. Tedik, barış ve demokrasi talebiyle Ankara’da yapılan mitingde oğlunu kaybettiğine işaret ederek, “7 yıldır adliyelerde adalet arıyorum. Bizim adalet davamız sürerken bu katliamda sadece 9 IŞİD’li yargılandı. Ben Meclis’te asıl katillerin yargılanması için mücadele edeceğim. Her 2 ayda bir davamız görülüyor ama bizim istediğimiz gibi hesap sorulmadı, içimiz soğumadı. Dönemin Başbakanı, İçişleri Bakanı, Ankara Emniyet Müdürü… Kimlerin bu olayda parmağı varsa hepsinin tek tek yargılanması için Meclis’te olacağım” ifadelerini kullandı.

‘İktidarını devam ettirmek için katliamlar yaptı’

Tedik, Cumhur İttifakı’nın Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) ile ortaklık yaptığını ve yeniden “karanlık bir hesap” yaptığını dile getirdi. Tedik, “AKP, 7 Haziran’da iktidarını devam ettirmek için bu katliamları yaptı. O dönem yaşanan katliamları, oylarını arttırdıklarını dair söylemlerde kullandılar. Bugün aynı şekilde 90’larda Hizbullah’ın devamı olan HÜDA PAR’la ortaklık yaparak, tekrar o karanlık dönemlere dönülmesini istiyorlar. İŞİD’le aynı zihniyettedir, hiçbir farkları yok. Eğer bunlar tekrar iktidara gelirse, ülke o karanlık katliamlarla dolu döneme tekrar dönecek. Bizler de sokakta mecliste her yerde bunların karşısında olacağız. kazanmalarına asla izin vermeyeceğiz. Ülkeyi karanlığa sürükleyenlere karşı; işçiler, kadınlar, emekçiler olarak daha fazla çalışmalıyız” diye konuştu.

‘Halk kazanacak’

Antalya’da mahalle mahalle seçim çalışmalar yaptıklarını ifade eden Tedik, şöyle devam etti: “Halk artık kendine güven veren bir iradenin olmasını talep ediyor. Yeşil Sol Parti olarak bu irade ve güç bizde var. Antalya halkının bize yaklaşımı çok olumlu, çünkü biz alternatifiz. İşçi, kadın, öğrenci, emekçi kısaca tüm ötekileştirilenler için orada olacağız, biz kazanacağız, halk kazanacak.”

Kaynak: AMA

#Asıl #katillerin #yargılanması #için #mecliste #olacağım

Ayşegül Doğan: Babamın yolundan yürümek gurur verici

Kürt siyasetçi Orhan Doğan’ın kızı gazeteci Ayşegül Doğan, ‘Babamın yolundan yürümek gurur verici. Bu mesele hala ortada duruyor, pek çok kazanıma rağmen çok da acı var ve büyük fedakârlıklar var’ dedi

22 gün kalan 14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için çalışmalar devam ediyor. Çalışmalarına hız veren Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti) de adaylarıyla birlikte seçim bölgelerinde miting havasında geçen etkinlikler yapıyor.

Çalışmaların yoğun olarak sürdüğü bölgelerden biri de Botan kentleri. Yeşil Sol Parti, burada 4-0 hedefliyor. Adaylar arasında Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Newroz Uysal Aslan, gazeteci Ayşegül Doğan, Zeki İrmez ve Bedirhan Osal yer alıyor.

Paris’te okudu

Şirnex’in (Şırnak) adaylarından Ayşegül Doğan, gazeteci kimliğinin yanı sıra, ömrünü barış mücadelesine adayan Kürt siyasetçi Orhan Doğan’ın kızı olarak da tanınıyor. Doğan, Metz Üniversitesi İletişim Fakültesi ve Paris Yüksek Gazetecilik Okulu mezun olduktan sonra, Paris Doğu Dilleri ve Uygarlıkları Ulusal Enstitüsü’nde Kürt Dili ve Edebiyatı kürsüsünde okutmanlık yaptı.

Gazetecilik yaptı

Agence France-Press (AFP), Le Monde Diplomatique gibi birçok uluslararası ajansta çalışan Doğan, birçok belgeselin yapımında da yer aldı. Uluslararası çalıştay ve konferansların düzenlenmesinde organizatörlük, çevirmenlik, iletişim ve siyaset danışmanlığı yapan Doğan, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan İMC TV’de de program sunuculuğu yaptı. Doğan son olarak, Youtube kanalı olan Yeniden TV’de de program sundu.

Orhan Doğan’ın kızı olarak kabul görmedim

Lise çağında Şirnex’den Ankara’ya göç ettiklerini ve Çankaya Lisesi’ne kayıt olduğunu belirten Doğan, ilk göçlerinde yaşadığı sorunları, “Ancak bir Kürt ve siyasetçi Orhan Doğan’ın kızı olarak hiçbir zaman kabul görmedim” sözleriyle anlattı. O dönemlerde Kürt siyasetinde yer alan birçok ailenin de benzer şeyler yaşadığını dile getiren Doğan, “Çoğu ya sürgüne gitti, ya toprağın altına, ya da cezaevine girdi. Yani, yaşatmak istedikleri hayatı yaşayamadılar. Bu acıları anlatırken, kendi kişisel yaşanmışlıklarını anlatırken bile utanıyorum. Şuan Cizîrdeyim. Özelikle insanlar bana 2015-2016 sürecinde yaşadıklarını anlattıklarında gerçekten kelimelerle tarif edemiyorum. Hala bunları nasıl çözebiliriz ısrarı olan bir seçmen kitlesi var. İşte belki en zor soru bu, böyle bir seçmen kitlesinin karşısında, nasıl bir siyaset yapacağız. Bunun üzerinde düşünmek gerek” dedi.

Cizîr benim için önemli

Milletvekilliği adaylığı teklifinin Şirnex’ten geldiği için reddedemediğini ifade eden Doğan, “Burası benim için özel bir yer. Mesela, 2004’te Demokrasi Partisi (DEP) milletvekilleri tahliye olduğu zaman, bizim en görkemli mitinglerimizden biri Cizîr’de olmuştu ve üstelik organizasyon da yoktu. O sevgi selini hayatım boyunca unutamam. Aktif siyaset dediğimiz şey bizim gibi insanlar için daha çok adanmışlık. Bu böyle bir döneme, milletvekilliğine, belediye başkanlığına, başka bir şeye sığdırılamayacak bir şey” diye belirtti.

Siyaset benim hayatım

Türkiye’ye dönmesinde DEP’in önemli bir rolü olduğunu söyleyen Doğan o süreci ise şöyle anlattı: “Babamlar tutuklandığında ben de 1995’te yurt dışına gitmek zorunda kaldım. Üniversiteyi Türkiye’de okuma şansım ortadan kalkmıştı. Fransa Kürt Enstitüsü’nün organize etiği bir burs programı çerçevesinde Fransa’ya gittim. Fransa’ya gittiğimde daha 17 yaşındaydım. Çocukluğumda doktor, avukat falan olmak istiyordum. Her Kürt’ün bir doktor, avukat olma sevdası vardır. Çünkü bu iki meslekten çok mahrum ve yoksunduk. Hayalim doktor olup Cizre’ye dönüp ücretsiz sağlık hizmeti vermekti. Ama Fransa’ya gidince iletişim okumaya karar verdim ve gazetecilik okudum. Ailemin teşvikiyle de bu alana ihtiyacımız olduğunu düşündüm. Sonra da Paris’te gazetecilik okudum ve birçok yerde staj yaptım. Arada bir Kürtçe okutmanlık da yaptım. Bu benim Kürtçe okuryazarlığımı sağladı. 2002’de Türkiye’ye döndüm, ülkeye dönme nedenim de DEP milletvekillilerinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları doğrultusunda yeniden yargılama süreçleri başlamasıydı. DEP’lilerin dayanışmaya ihtiyacı vardı. 2004’te tahliye oldular ve tahliye oldukları zaman da iletişim, parti siyaset danışmanlığı gibi gönüllü işler yaptım. Aslında siyaset benim hayatımdaydı.”

Babamın izinde olmak guru verici

Doğan, Meclis’te gazetecilerin hakları için de mücadele edeceğini ifade ederek, “Gazetecilik yapmaktan asala vazgeçmeyeceğim” dedi. Babasının yürüttüğü onurlu mücadeleyi kendisinin de sonuna kadar sürdüreceğini söyleyen Doğan, “Babamın yolundan yürümek gurur verici. Bir yanım yaprak döker, bir yanım bahar bahçe. Çünkü bu mesele hala ortada duruyor, pek çok kazanıma rağmen çok da acı var ve büyük fedakârlıklar var. 90’lardan bu yana Türkiye’nin çok sayıda çatışma çözümü deneyimi oldu ama hiç biri başarılamadı, hiçbiri nihayete erdirilemedi, hiç biri arzu edilen gibi olmadı” dedi.

Sandıklarımıza sahip çıkmamız lazım

Türkiye ve bölgede “sandık güvenliği” sorununu olduğuna dikkat çeken Doğan, “Seçim ve sandık güvenliği konusunda koordineli bir çalışma yürütmeye çalışıyoruz. Seçmenlerimizden de şunu istiyoruz; Oyunuzu kullanın ama oyunuzun nereye gideceğine lütfen birleştirmelere kadar takip edin. Oy kullanmak yetmiyor, sandıklarımıza da sahip çıkmamamız lazım” dedi.

Haber: Zeynep Durgut / MA

#Ayşegül #Doğan #Babamın #yolundan #yürümek #gurur #verici

Eğitim Sen kurucularından İlknur Birol İstanbul’dan aday: Her engeli aştık

Eğitim Sen kurucularından İlknur Birol Yeşil Sol Parti’nin İstanbul milletvekilli adaylarından biri. Birol ‘Yoksulluktan kurtulmanın formülü 3’üncü Yol’da’ dedi

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), seçim çalışmalarını büro açılışları, halk ve esnaf buluşmalarıyla sürdürüyor. En kalabalık nüfusa sahip İstanbul’un 39 ilçesinde ise çalışmalar dur durak bilmiyor. Kentin 3 bölgesinde 98 milletvekili adayı ile seçime hazırlanan Yeşil Sol Parti’nin milletvekilli adaylarından biri de Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Eşbaşkanı İlknur Birol.

İlknur Birol kimdir?

Dersimli olan Birol, 1965 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Birol’un, siyasi mücadelesi 1980 askeri darbe sonrası başladı. Öğretmen olan Birol, 1987 yılında emek hareketi içerisinde yer aldı, aynı dönemlerde eğitim emekçilerinin sendikalaşma mücadelesinde de bulundu. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası’nın (Eğitim Sen) kurucularından olan Birol, iki dönem Merkezi Örgütlenme Sekreterliği yaptı.

Tutuklandı

Bu dönemde katıldığı bir mitingde yaptığı konuşmasından dolayı dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’a “hakaret ettiği” iddiasıyla tutuklandı ve öğretmenlikten atıldı. 2014-16 yıllarında Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) çalışmalarında yer alan Birol, 2016 yılında mesleği olan öğretmenliğe geri döndü. Emekli olduktan sonra HDP’de aktif olarak yer alan Birol, 2021 yılında HDP İstanbul İl Eşbaşkanlığı’na seçildi.

İstanbul’un 3’üncü bölgesinden aday olan Birol’un iki çocuğu var.

MA’dan Ergin Çağlar İlknur Birol ile seçim çalışmalarını konuştu.

Seçimler kritik bir öneme sahip

14 Mayıs seçimlerinin tarihsel önemine vurgu yapan Birol, AKP’nin 20 yıllık iktidarının ülkeyi, sosyal, siyasal ve ekonomik olarak büyük bir krize sürüklediğini belirtti. Gelinen aşamada ise sistemin adeta çöktüğünü ifade eden Birol, bundan dolayı 14 Mayıs seçimlerinin halklar için “kritik” bir öneme sahip olduğunun altını çizdi. Birol, “Demokratik Cumhuriyet ihtimalinin kapısının aralanacağı bir seçim olacak. Çünkü faşist ve tekçi bir rejimin toplumu getirdiği hal; birbiriyle kutuplaşmış, yoksullaşmış, savaşın her an halklara dayatılacağı bir sistemle karşı karşıyayız. Bu seçimle toplum kurtulma, değiştirebilme ihtimali var” dedi.

Emekçi halkın haklarını savunmak

Seçimleri ve parlamentoyu bir mücadele alanı olarak gördüklerini belirten Birol, “Milletvekili olarak Meclis’te bulunmanın önemi; birincisi ezilen emekçi halkların haklarını savunmak, korumaya almak ve güvencede tutmaktır. İkincisi, her türlü engele rağmen halktan daha büyük bir güç olmadığını göstermektir. Bizim milletvekili adaylığımız da bütün bu panorama içinde, bunları yerine getirmek için bir temsil arayışıdır” ifadelerini kullandı. Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Yeşil Sol Parti listelerinden seçime girerek, halklara “3’üncü Yol”u işaret ettiğini belirten Birol, Türkiye’nin geleceğinin 3’üncü Yol ile mümkün olacağını bir kez daha vurguladı.

AKP kalelerini kaybediyor

Aday gösterildiği 3’üncü bölgede AKP’nin bir önceki seçimlerde güçlü bir destek aldığını söyleyen Birol, ancak bu seçimler öncesi AKP’nin ciddi anlamda bir çözülme yaşadığının somut görüldüğünü söyledi. Bölgedeki halkın ciddi bir arayış içerisinde olduğunu belirten Birol, “Seçmen, günlük yaşamda karşı karşıya kaldığı sıkıntılardan dolayı tercihini değiştirmek zorunda kalmış. Bugün iktidar, devletin tüm imkan ve olanaklarının yanında gizli tehditlerini de sunmuş durumda. Yoksul halk, ‘Ya yardımım kesilirse, yardım alamazsam’  tehdit girdabına sürüklenmiş durumda. Ancak bunun bu seçimde pek bir karşılığının olacağını düşünmüyorum. Yani AKP seçmeni gri alanda birikmiş durumda. Bu gri alanda bekleyen seçmenler ‘Tercihimi akılcı mı duygusal mı yapayım?’ diyen seçmenler. Tercihini değiştirme aşamasına gelmiş durumda” ifadelerini kullandı.

Engellemelere rağmen

Ana akım medyanın Yeşil Sol Parti’ye uyguladığı ambargoya da değinen Birol, “Tüm engellemelere rağmen kapı kapı dolaşarak neden Yeşil Sol Parti’yi tercih etmeleri gerektiğini anlatmaya devam ediyoruz. Her engeli aştık, seçimlerde iki kat oy alma hedefimizi sürdürüyoruz” diye belirtti.

İSTANBUL

#Eğitim #Sen #kurucularından #İlknur #Birol #İstanbuldan #aday #engeli #aştık