Ana Sayfa Blog Sayfa 587

Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge milletvekili adayları ile Firuzköy Vakfı ve Firüzköy Cemevi’ni ziyaret

0

Fırat:
“Bu güzel coğrafyayı sevgiyle buluşturacağız”

AKP-MHP iktidarının Türkiye halklarına ihanet ettiğini; soygun ve talan düzeni ile devleti yönettiğine dikkat çeken Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Celal Fırat, HDP inanç masasından Nesimi Aday, HDP Avcılar İlçe Eş Başkanı Yalçın Gültekin ve 3. bölge adayı Çiçek Arıç ile birlikte Firuzköy Vakfı, Cem Vakfı Firuzköy Şubesini (Firuzköy Cemevi) ziyaret etti.
Misafirperverlikleri için Firuzköy Cemevi başkanı Satılmış Koldaş’a, yönetim kuruluna ve canlara teşekkür eden Fırat, “Bugün seçim meydanlarında Cumhur İttifakı’nın utanmaz, arlanmaz temsilcileri Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun inanç kimliği üzerinden kin ve nefretlerini kusuyorlar. Aleviler ve Bektaşiler olarak bizlere de hakaret ediyorlar. Bu utanç verici saldırıları sizlerin huzurunda bir kez daha kınıyorum.
Bugün Yeşil Sol Parti’mizin Diyarbakır yönetici ve üyelerine yönelik saldırılar ve gözaltına almaları bir provokasyondur. Gidici olduklarını anlayan siyasi iktidar ve AKP Genel Başkanı Erdoğan kontrolsüz bir davranış bozukluğu duygusuyla hareket etmektedir. Bizler onun bu tavrından dolayı temkinli ve sakin olmak zorundayız, üzerimize provokatörlerini gönderiyor, gönderecek. Bize düşen görev uyanık olmak ve tüm tertip, saldırılarını boşa çıkarmaktır.” dedi.
“Laik demokratik cumhuriyeti yeniden inşa edeceğiz.” diyen Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Milletvekili Adayı Celal Fırat konuşmasına şöyle devam etti:
“Bu coğrafyada yaşayan Türk, Kürt, Çerkes, Laz, Ermeni, Ezidi, Arap, Alevi, Sünni, Hıristiyan, Yahudi, dinli-dinsiz hepimiz bu topraklara ortağız ve kardeşlik duygusuyla birbirimize yakınız. Bizim şiarımız BARIŞTIR.”

 

126 kişi için kısıtlılık bitti, dosyaya gizlilik getirildi

Amed merkezli 21 kentte dün yapılan ev baskınlarında gözaltına alınan 126 kişi için avukat görüş kısıtlaması sona erdi ancak dosya için getirilen gizlilik kararı ise sürüyor

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Amed merkezli dün başlatılan soruşturma kapsamında 21 kentte yapılan ev baskınlarında, aralarında gazeteci, siyasetçi, hukukçu, sendika yöneticisi ve sanatçının da bulunduğu en az 126 kişi gözaltına alındı.

Soruşturma dosyası için getirilen 24 saatlik avukat görüş kısıtlaması sona ererken, dosya için getirilen gizlilik kararı ise sürüyor.
20 kentte gözaltına alınarak Amed’e getirilen 126’yı aşkın kişi, ildeki farklı polis karakollarında tutuluyor.

AMED

#kişi #için #kısıtlılık #bitti #dosyaya #gizlilik #getirildi

‘İki kadın geliyoruz, Aydın’ı talandan kurtaracağız’

Mehmet Sincar’ın taziyesi için gittiği Qoser’de  şarapnel parçasıyla yaralanan Rojin Tanhan Doğan Aydın Yeşil Sol Parti Aydın milletvekili adayı oldu

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), her yerde olduğu gibi Ege illerinde de yoğun bir çalışma yürütüyor. Yeşil Sol Parti’nin “Kazanma stratejisi” üzerinde yoğunlaştığı kentlerden biri olan Aydın’da da en az 2 vekil hedefleniyor.

2018 seçimlerinde Aydın’da vekil çıkartan HDP, dönemin ittifak yasasından dolayı vekilliği AKP’ye kaptırdı. HDP’nin 2018’de aldığı 68 bin 541 oyu katlamayı hedefleyen Yeşil Sol Parti, bu seçimde kentte 2 kadın vekili meclisi göndereceğini önüne koydu.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin Milletvekili Ebru Günay’ın birinci sıra adayı olduğu kentte, ikinci sıra adayı da Rojin Tanhan Doğan oldu. Mücadeleleri ve güçlü kadın kimlikleriyle bilinen Yeşil Sol Parti’nin 2 kadın adayı da kenti kadın rengine büründürmek için gece-gündüz çalışıyor. Milletvekili olan Ebru Günay deneyimli siyasetçi kimliği ile kentte heyecan yaratırken, Rojin Tanhan Doğan, çocukluğundan bu yana verdiği mücadelesi ve pozitif enerjisiyle seçmelerin dikkatini çekiyor.

 Şarapnel parçaları yaşama sevincini kıramadı

Doğan, Mêrdîn’nin Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde iş bulma umuduyla Adana’ya göç eden bir ailenin çocuğu olarak 1992’de Adana’da doğdu. Seyhan’da Barbaros Mahallesi’nde Kürt ve Arap yoğunluklu bir mahallede büyüyen Doğan, mücadelesi birçok Kürt gibi doğar doğmaz başladı ve daha bebekken ölümden döndü. 1993 yılında katledilen ve akrabaları olan DEP Milletvekili Mehmet Sincar’ın taziyesi için Qoser’e (Kızıltepe) giden Doğan ailesi, buradaki taziye evine yapılan bombalı saldırıda yaralandı. Bir akrabasıyla birlikte damda uyudukları sırada yanına düşen bombayla yaralanan Doğan’ın vücudunun sol tarafına şarapnel parçaları isabet etti. Akrabası ile birlikte ağır yaralanan Doğan’ın tedavisi ise askerlerin engellemeleri nedeniyle yapılamadı. Askerlerin hastaneleri kapatmasından kaynaklı doktorların müdahale edemediği Doğan, Mardin Devlet Hastanesi’nde sabaha kadar annesi ile tek başına bekledi. Daha sonra doktor olan amcasının tedavi ettiği Doğan, halen vücudunda ki şarapnel parçalarıyla yaşıyor. Doğan’ın yara izleri ise mücadelesini hep diri tuttu.

Çocuk yaş da gazi oldu

Vücudundaki yaraların hep farkında olan Doğan, 6 yaşındayken Mehmet Sincar’ın eşi Cihan Sincar’ın “Sen gazimizsin” demesiyle yaralarının nedenini öğrendi. O an büyük bir korku hissettiğini söyleyen Doğan, halen silah ya da yüksek bir ses duyduğunda çok korktuğunu belirtiyor. Farkındalığı böyle başlayan Doğan’ın, Kürt kimliğiyle tanışması ise ortaokul yıllarında oldu. Daha 7’inci sınıfa giderken Kürt kimliğinden kaynaklı dışlanan Doğan, mücadeleye de bu yaşlarda başladı. Liseye giderken 2008 yılında ailesiyle beraber tekrar memleketi Nisebîn’e dönen Doğan’ın, verdiği kimlik mücadelesi daha kapsamlı bir mücadeleye döndü. Kendi tabiriyle öteki olan herkes için mücadele etmeye başlayan Doğan, bu nedenle birçok zorlukta yaşadı.

 Kimliğinden dolayı hep öteki oldu

Sporu çok seven ve hep sporcu olmak isteyen Doğan, vücudundaki şarapnel parçaları nedeniyle spor yaparken hep zorlandı. Doğan, sporun başka alanlarına yönelemese de, pes etmedi ve 2011 yılında Karabük Üniversitesi Beden Eğitimi Öğretmenliği bölümünü kazandı. Kürt kimliğinden kaynaklı sorunlar yaşayan ve bakkalların ekmek bile vermediği Doğan, 2014 yılında Aydın Adnan Menderes Üniversitesi’ne yatay geçiş yaptı. Burada mücadelenin içinde olan Doğan, mezun olduktan sonra yıllarca atanmayı bekledi. Ataması yapılmadığı için bir süre ücretli öğretmenlik de yapan Doğan, okul yönetimi tarafından Kürt kimliğinden ötürü işinden çıkarıldı. Bu okula karşı açtığı işe geri dönüş ve tazminat davası halen devam ediyor. Bir süredir kentte esnaflık yapan Doğan, kadın ve Kürt kimliği için yıllardır verdiği mücadeleyi büyütmek için Yeşil Sol Parti’den Aydın Milletvekilli Adayı oldu.

Ötekileşmiş herkesi kendime yakın hissediyorum

Sosyal ilişkilerinin hep iyi olmasına rağmen kimliğinden ötürü ayrımcılığa maruz kaldığını söyleyen Doğan, bunun da mücadelesini perçinlediğini vurguladı. Doğan, “Ben kaybettiğim bir tavşanım için günlerce ağlayan biriyim. Sürekli bir baskıya uğrayınca Kürt ya da Arap olmanın ne olduğunu sorgulamaya başladım. Ailemin ve bölgedeki insanların başından geçenleri öğrendim. Böylece benimde bu ülkede yaşamaya hakkımın olduğunun farkına vardım. Daha sonrasında ise ötekileştirilmiş, hor görülmüş, mağdur gören herkesi kendime yakın hissettim. Böylece olay kimlik mücadelesinden çıktı” dedi.

‘Kadınların partisiyiz’

“Türkiye’de kadın olmanın ayrı bir zorluğu var” diyen Doğan, Yeşil Sol Parti’nin Aydın’da bunu aşarak ilk iki sıraya kadın aday koyduğunu vurguladı. Diğer siyasi partilerin kadınları listenin sonlarına yazdığını kaydeden Doğan, “Kadınların her zaman en önde yer almasının tarafındayız. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi olarak kadınların, gençlerin, emekçilerin işçilerin, emeklilerin ve özellikler kadınların partisiyiz. Buradan 2 kadın vekil olarak Aydın’ın ve Aydın’daki tüm halkların sesi olmaya geliyoruz” dedi.

‘Aydın’ı biz kurtaracağız’

Aydın’da seçim çalışmalarının çok renkli ve güçlü ilerlediğini söyleyen Doğan, tüm ilçelerde yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Doğan, “Partimizin kadının, gençliğin, işçinin, ekolojinin, doğanın partisi olduğunu anlatınca bize ayrı bir ilgi gösteriyorlar. Aydın’da çok ciddi bir ekolojik sorun var. Aydın’ın inciri ve zeytini tehlike altında ve biz parti olarak bunlar hakkında adım atacağımızı söylüyoruz. İnsanların gözlerindeki ışığı görebiliyoruz. Zaten Aydın’da mücadele veriyoruz ve bunun sonucunda Aydın halkını JES’ten biz kurtaracağız. Özellikle kadınlardan ve gençlerden partimize destek bekliyorum. Nasıl ki beni bağırlarına bastılarsa inanıyorum ki buradan 2 kadın adayı da sesleri olmamız için Ankara’ya gönderecekler” diye konuştu.

AYDIN

#İki #kadın #geliyoruz #Aydını #talandan #kurtaracağız

Oy ve Ötesi 81 kentte seçimler için örgütleniyor

14 Mayıs’ta 100 bin gönüllüyle tüm sandıklardan veri toplamayı hedeflediklerini belirten Oy ve Ötesi Derneği Başkan Yardımcısı Hande Turan, ilk kez 81 kentte görevlendirme yapılacağını söyledi

Kurdistan ve Türkiye’de 14 Mayıs’ta yapılacak seçimler için bir yandan çalışmalar sürerken, bir yandan da sandık güvenliği çalışmaları sürüyor. 8 seçimi takip eden, 2023 seçimleri için ise eğitimlerini başlatan Oy ve Ötesi Derneği, 14 Mayıs’ta 100 bin gönüllüyle sandıkların başında olmayı hedefliyor.

Çalışmalar sürüyor

Dernek Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremden etkilenen 11 kentte özel bir çalışma yürütecek. Çalışmalarına dair bilgi veren Oy ve Ötesi Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hande Turan, “Eğitimlerimiz, organizasyonlarımız ve tutanak tutma yolundaki çalışmalarımızı erken planlamıştık ancak maalesef deprem hepimizin hayatını etkiledi ve seçim çalışmalarını orada bir süre durdurduk” dedi.

6 milyon genç oy

Yaklaşık 1 buçuk aydır aktif bir şekilde sahada çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Turan, bu seçimlerin bir diğer farkındalığının yaklaşık 6 milyon gencin ilk kez oy kullanacak olması olduğunu dile getirdi.

Gençler sahaya inmeli

Turan, “Çok zorlanan bir jenerasyonla karşı karşıyayız. Öncesinde pandemi ve ardından depremin olması gençleri ciddi anlamda etkilemiş durumda. Gençlerin yaşamış oldukları sıkıntılar hat safhada, yaşanılacak bir Türkiye için gençlerin sahaya inmesi gerekiyor. Gençlerin çalışmalara aktif bir şekilde katılımı 14 Mayıs’ta belirleyici olacaktır” ifadelerini kullandı.

Üzerimize düşeni yapacağız

Kendileri için önceliğin deprem bölgesi olduğuna dikkat çeken Turan, “Deprem bölgesinde çok kayıp var, canımız çok yandı, oradaki arkadaşlarımızın canı çok yandı. Orada çok gönüllümüz var. Arkadaşlar çok motiveler, inanılmaz çalışıyorlar toplantılara çadırdan bağlanıyorlar. Dolayısıyla bizde müşahit organizasyonumuzu yapmak istiyoruz. Oradaki arkadaşlarımızla sahada olacağız. Deprem olduğu andan beri hiç kimseyi yalnız bırakmamak için çok çalıştık. Bu konuda da deprem bölgesinde üzerimize düşen her şeyi yapacağız” dedi.

Başarılı bir eğitim modüllerinin olduğunu aktaran Turan, “Hedefimiz 100 bin gönüllü diyoruz ama 100 bin gönüllünün eğitimli olması çok önemli. Yüz yüze eğitime önem veriyoruz çünkü hem soruları o an cevaplayabiliyoruz hem daha motive oluyor herkes hem de birlikte olmanın gücünü bir kez daha hissetmiş oluyoruz” dedi.

30 bin gönüllü

Oy ve Ötesi gönüllülerinin ilk kez 81 kentte görevde olacağına dikkat çeken Turan, “30 bin gönüllümüz var, her gün aramıza yenileri ekleniyor. Avukatların henüz sayısı belli değil ama çok avukatımız var. Özellikle Ankara, İstanbul, Eskişehir, Adana ve Mersin de çok fazla avukatlarımız var. Avukatları sahada en etkili şekilde bulundurmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Oylarımızı korumalıyız

Ayrıca seçim günü bir çağrı merkezlerinin olduğunu ve bu süreçte yaşanılan her türlü soruna yaklaşık 40-45 kişilik deneyimli hukukçu ve müşahitle bu merkezden cevap olduklarını aktardı. Sandık güvenliğinin önemine değinen Turan, “Sandık güvenliği açısından eğitimli olmak gerekiyor. Bizi diğerlerinden ayıran orada sandıkta ki herkesten ayıran şey şu; hepimizin tabi ki bir siyasi görüşü var, bir fikri var ve sonuçta hepimizin sadece bir oyu var. Sadece siyasi partilere bırakmıştık. Görmediğimiz şeyler hakkında konuşmak çok kolay o yüzden herkesi sandığa davet ediyoruz. Demokrasinin 100’üncü yılında olan Türkiye’nin gündeminden bu seçimde birlikte sandık güvenliği sorunun kalkmasını umut ediyoruz” dedi.

İSTANBUL

 

 

 

#Ötesi #kentte #seçimler #için #örgütleniyor

Yeşil Sol Parti Balıkesir adayı: Balıkesir halkının taleplerini Meclis’e taşıyacağız

Yeşil Sol Parti Balıkesir Milletvekili Adayı Şevin Coşkun, Kurdistan illerinin yanı sıra Balıkesir, Aydın, Tekirdağ gibi illerde de tarih yazacaklarını söyledi.

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerinde meclise en az 100 milletvekili gönderme hedefiyle çalışmalarına ara vermeden devam ediyor.

Yeşil Sol Parti, Balıkesir’de de Meclis’e vekil göndermeyi hedefliyor.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) açıkladığı verilere göre, Balıkesir’de 3 bin 316 sandık kurulacak ve 989 bin 274 seçmen oy kullanacak. Yeşil Sol Parti kentte HDP Muş Milletvekili Şevin Coşkun’u aday gösterdi.

Coşkun kentte yürüttüğü seçim çalışmalarını MA’dan Delal Akyüz’e anlattı.

‘Balıkesir halkının taleplerini Meclis’e taşımak istiyoruz’

Kentte büyük bir ilgiyle karşılaştıklarını söyleyen Coşkun, “Balıkesir birçok farklı inanç ve ırkın bir arada yaşadığı bir bölge. El uzattığımız herkes bize umutla bakıyor. Broşürlerimizi dağıttığımız zaman insanlar, ‘Artık bu iktidar değişsin’ diyor. Balıkesir’in doğası ranta açılmış. Sazlık alanları, zeytinlikleri talan ediliyor. Biz bütün bunlara karşıyız. Bu nedenle Balıkesir halkının taleplerini Meclis’e taşımak istiyoruz” dedi.

Batı’da da Yeşil Sol rüzgar

Kendilerine verilen bu destekle tarih yazmaya hazırlandıklarını belirten Coşkun,”Yeşil Sol Parti olarak, Hakkari, Mardin, Van gibi Kürdistan illerinde Meclis’e temsiliyet gönderiyoruz. Ama bu dönem Balıkesir, Tekirdağ, Aydın, Muğla, Manisa ve Denizli gibi illerden de Meclis’e temsilci göndereceğiz” diye belirtti.

Sandık çağrısı

AKP’nin, savaş ve Kürt düşmanlığı politikalarının büyük bir ekonomik krize neden olduğunu dile getiren Coşkun, AKP’nin toplum nezdinde artık rıza üretemediğini belirtti. Yeşil Sol Parti’nin ise Türkiye’deki, demokrasi, eşitlik ve barışın inşasında anahtar parti olduğunun altını çizen Coşkun, “14 Mayıs’ta kullanılacak her oy tarihi öneme sahip. Herkes bir oyun kazandırıp ya da kaybettireceği ihtimalini göz önünde bulundurarak sandığa gitmeli” diye konuştu.

BALIKESİR

#Yeşil #Sol #Parti #Balıkesir #adayı #Balıkesir #halkının #taleplerini #Meclise #taşıyacağız

Hatay’da hedef 2 vekil: Enkazı hep birlikte kaldıralım

Deprem kentlerinden Hatay’da Yeşil Sol Parti için çalışma yürüten siyasetçiler, ‘Depremin acısını, enkazını birlikte kaldırabilmek için Yeşil Sol Parti’ye oy vermek gerekiyor’ dedi

Yeşil Sol Parti ile seçime girecek olan bileşenlerin kadın yöneticileri, Hatay’da 2 milletvekili çıkarmayı hedeflediklerini belirterek, kadınlara ve gençlere çağrıda bulundu

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlere 18 günü gibi kısa bir süre kalırken partilerin seçim çalışmaları devam ediyor. Yeşil Sol Parti de bu amaçla birçok yerde miting ve halk buluşmalarına devam ederken, Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremde etkilenen kentlerde çalışmalara depremzedeler de katılıyor. Hatay da çalışmaların sürdüğü deprem kentlerinden.

Umuduz büyük

Kentte 2 milletvekili Meclis’e göndermeyi hedefleyen Halkların Demokratik Partisi (HDP), Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF) üyesi kadınlar, seçmenlere Yeşil Sol Parti’ye oy vermeye çağırdı.

HDP Hatay İl Eşbaşkanı Hülya Ateş, depremzedelerle dayanışmanın devam ettiğini belirterek, “Halkların bağrındaki, yüreğindeki, ruhlarındaki enkazı Yeşil Sol Parti kaldıracak. Bu inançla hareket ediyoruz. Kalbimiz ne kadar hüzünlü olursa olsun, umudumuz da o kadar büyük” dedi.

Enkazları birlikte kaldıracağız

SYKP Hatay İl Eşbaşkanı Belgin Ayrancı ise, ülkenin dört bir tarafında açlığın, kadın cinayetlerinin, ekolojik yıkımın sürdüğünü ifade ederek, “Kadınların, gençlerin özgürlükleri için, Meclis’te eşit temsiliyet için, depremin acısını, enkazını birlikte kaldırabilmek için Yeşil Sol Parti’ye oy vermek gerekiyor” diye konuştu.

Meclis’te sesimiz olsun

Hatay halklarını özgürlüklere, geleceğe ve yaşamı yeniden inşa etmek için Yeşil Sol Parti’ye oy vermeye çağıran Ayrancı, “Feministlerin, kadınların temsiliyeti de Yeşil ve Sol Parti’de fermuar sistemi ile sağlandı. Bizim Hatay’da da ikinci sıra milletvekili adayımız kadın mücadelesinden gelen bir arkadaşımız. Bizim sesimiz olsun diye onu Meclis’e gönderelim” dedi.

Daha güçlü haykırmalıyız

SGDF MYK üyesi Gamze Toprak ise, Yeşil Sol Parti’nin Hatay’da halkı enkaz altında bırakan devletin karşısında bir güç olarak durduğunu ifade etti. Toprak, “Seçimlerde olduğu gibi bugüne kadar AKP-MHP faşist bloğu ile karşı karşıya geldiğimiz bir anda Hatay’daki varlığımızın çok önemli bir anlamı var” dedi. Yeşil Sol Parti’nin kadınların özgürlük, eşit bir yaşam özleminin ifadesi olduğunu belirten Toprak, “Biz kadınlarda Yeşil Sol Parti içinde hem güçlü bir seçim çalışması yürütmeli, hem de varlık hakkımızı kazandığımız bugünlerde tüm bu çelişkiler üzerine de daha fazla gitmeliyiz. AKP-MHP iktidarı karşısında Yeşil Sol Parti de sesimizi daha güçlü haykırmalıyız” şeklinde konuştu.

Haber: Müjdat Can / MA

#Hatayda #hedef #vekil #Enkazı #hep #birlikte #kaldıralım

Adana’da 4,1 büyüklüğünde deprem

Adana’da 4,1 büyüklüğünde deprem meydana geldi

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, merkez üssü Saimbeyli ilçesi olan 4,1 büyüklüğünde deprem yaşandı.

Saat 07.48’de yaşanan depremin 7 kilometre derinlikte gerçekleştiği belirtildi.

ADANA

#Adanada #büyüklüğünde #deprem

Uluslararası 18 kurumdan gözaltı operasyonları çağrısı

Uluslararası 18 kurum Amed merkezli gözaltılara ilişkin açıklama yaparak, serbest bırakılmaları çağrısında bulunuldu

Amed merkezli gözaltılara ilişkin 18 uluslararası kurum açıklama yaptı. Gözaltıların seçimden önce yapıldığına dikkat çekilen açıklamada, “Seçimler öncesinde özgür ve çoğulcu bir medya ortamına duyulan ihtiyacı yineliyoruz” denildi.

Söz konusu baskınların sistematik taciz olarak değerlendirildiği çağrı metninde, “Medya özgürlüğü, ifade hürriyeti ve insan hakları örgütleri Türkiye yetkililerine, Kürt gazetecilere, medya çalışanlarına, medya kuruluşlarına, onları savunan avukatlara ve Kürt siyasi parti yetkililerine yönelik sistematik taciz ve gözdağı uygulamalarına son vermeli, bu kişilerin avukata erişimini sağlamalı, yöneltilen suçlamaların tüm ayrıntılarını açıklamalı ve bu kişilerin gözaltından serbest bırakılmalarını sağlamalıdır. Bu vesileyle, 14 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilecek seçimler öncesinde özgür ve çoğulcu bir medya ortamına duyulan ihtiyacı yineliyoruz” ifadelerine yer verildi.

‘Tutuklu gazetecilerin avukatları gözaltında’

Açıklamada, 20 ilde 128 kişinin ev ve ofisine yapılan baskınların nedeninin henüz tam anlamıyla belirlenmediğine dikkat çekildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi: “Devlete ait Anadolu Ajansı, Diyarbakır merkezli operasyonun Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen terörle mücadele soruşturmalarıyla ilgili olduğunu bildirdi. Toplam 216 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldığı bildirildi. Şu ana kadar gözaltına alınanlar arasında 10 gazeteci ve tutuklu gazetecileri temsil eden bir avukat da bulunuyor. Baskınlar sırasında gazetecilere ait teknik ekipman, bilgisayar, kitap ve belgelere de polis tarafından el konuldu. Şu ana kadar gözaltına alınan gazeteciler arasında Mezopotamya Ajansı (MA) editörü Abdurrahman Gök ve muhabirleri Ahmet Kanbal ve Mehmet Şah Oruç; Yeni Yaşam gazetesi genel yayın yönetmeni Osman Akın; Türkiye’deki tek Kürtçe basılı gazete olan Xwebûn’un imtiyaz sahibi Kadri Esen, JinNews muhabiri Beritan Canözer ve gazeteciler Mehmet Yalçın, Mikail Barut, Salih Keleş ve Remzi Akkaya bulunuyor. Haziran ve Ekim 2022’deki benzer baskınların ardından Diyarbakır ve Ankara’da tutuklu gazetecileri temsil eden Avukat Resul Temur da baskınlarda gözaltına alındı. Diyarbakır Barosu, soruşturmada gizlilik kararı olması ve gözaltına alınanların avukatlarıyla görüşmelerine 24 saat kısıtlama getirilmesi nedeniyle gözaltına alınanlara yöneltilen suçlamaların henüz bilinmediğini açıkladı.”

‘Baskınlar seçime yönelik’

Baskınların seçime sayılı günler kala yapıldığına vurgu yapılan açıklamada, “Ülkedeki Kürt medyasına ve siyasi muhalefete yönelik sistematik taciz ve gözdağının bir başka adımını temsil ediyor. Daha önce Haziran 2022‘de benzer bir baskın sonucunda Diyarbakır‘da 20 gazeteci gözaltına alınmış, bunlardan 16’sı 11 Temmuz 2023’te başlayacak olan duruşmaya kadar terör suçlamasıyla tutuklu yargılanmak üzere tutuklanmıştı. Ekim 2022‘de, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen terörle mücadele soruşturması kapsamında Ankara, İstanbul, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa, Mersin ve Mardin illerinde yapılan eş zamanlı ev baskınlarında 11 Kürt gazeteci daha terör suçlamasıyla gözaltına alındı. Duruşmaları 16 Mayıs 2023’de başlayacak” sözlerine yer verildi.

‘Derhal serbest bırakılmalılar’

Açıklamanın devamında şunlar yer aldı: “Mapping Media Freedom veri tabanı, son 12 ay içinde 91 Kürt gazeteci, medya çalışanı veya kuruluşunu etkileyen 27 uyarı kaydetmiştir. Bu uyarılar çoğunlukla tutuklama, gözaltı, hapis cezası, kovuşturma ve mahkumiyetle sonuçlanan yasal vakalardan oluşmaktadır. Yetkilileri, gözaltındaki gazetecilere, avukatlara ve siyasi aktivistlere derhal avukat erişimi sağlamaya ve yöneltilen suçlamaların tüm ayrıntılarını açıklamaya çağırıyoruz. Görevi kötüye kullandıklarına dair inandırıcı bir kanıt bulunmadığı takdirde, bu kişiler derhal serbest bırakılmalıdır.”

İmzacı kurumlar

Gazetecilikte Kadın Koalisyonu (CFWIJ), English PEN, Avrupa Basın ve Medya Özgürlüğü Merkezi (ECPMF), Avrupa Gazeteciler Federasyonu (EFJ), Uluslararası Gazeteciler Federasyonu (IFJ), Uluslararası Basın Kurumu (IPI), Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA), Osservatorio Balcani Caucaso Transeuropa (OBCT), PEN America, PEN International, PEN Netherlands, PEN Norway, PEN Québec, Bağımsız Gazetecilik Platformu (P24,San Miguel PEN, Scottish PEN, Güneydoğu Avrupa Medya Organizasyonu (SEEMO), çağrı metnine imzacı olarak katılırken metni imza için yarına kadar açık kalacak.

HABER MERKEZİ

#Uluslararası #kurumdan #gözaltı #operasyonları #çağrısı

Oğlunun cenazesi kutu içinde verilen Halise Aksoy da gözaltında

Çatışmada yaşamını yitiren oğlu Agit İpek’in cenazesi bir kutu içinde kendisine teslim edilen Halise Aksoy ve kızı Mizgin Karataş da gözaltına alındı

Amed merkezli soruşturma kapsamında 21 ilde yapılan ev baskınlarında, aralarında çok sayıda gazeteci, siyasetçi, hukukçu, sendika yöneticisi ve sanatçının da bulunduğu en az 126 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında Dersim’de çatışmada yaşamını yitiren oğlu Agit İpek’in cenazesi bir kutu içinde kendisine teslim edilen anne Halise Aksoy da var.

Halise Aksoy’un Amed’teki evine sabah saatlerinde baskın düzenlendi. Aksoy, daha sonra gözaltına alınarak İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Eş zamanlı olarak Aksoy’un kızı Mizgin Karataş’ın da evine baskın düzenleyen polisler, Mizgin Karataş ve eşi Harun Karataş’ı gözaltına aldı. Karataş çiftinin 4 yaşındaki çocukları da beraberinde emniyete götürüldü. Gün boyu emniyette tutulan çocuk, akşam saatlerinde akrabasına teslim edildi.

HABER MERKEZİ

#Oğlunun #cenazesi #kutu #içinde #verilen #Halise #Aksoy #gözaltında

Sancar: Operasyonların amacı muhalefet içerisinde yarış yapma

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, gözaltılara ilişkin ‘AKP-MHP ittifakı, bu operasyonları muhalefet içerisinde ayrışma yapmak amacıyla yapıyor’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Amed merkezli 150’yi aşkın kişinin gözaltına alınmasına ilişkin Artı Tv canlı yayınında açıklamalarda bulundu. Sancar, “AKP-MHP ittifakı, bu operasyonları muhalefet içerisinde ayrışma yapmak amacıyla yapıyor” ifadelerini kullanan Sancar, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu operasyona sessiz kalmayacağını düşündüğünü söyledi.

Sancar, “Bu Yeşil Sol meselesi değil sadece, AKP-MHP iktidarının seçim sürecinde neler yapabileceğinin bir göstergesi. Mesele Türkiye’de demokrasi ve umudun bastırılması meselesidir” dedi.

Hedefimiz AKP-MHP iktidarına kaybettirmek

Sancar’ın açıklamaları şöyle, “Aday çıkarmamamızın temel nedeni bu iktidara kaybettirmektir. Bu iktidardan kurtulmakla değişimin yolunu biz açacağız. Ancak değişimin yolu, biz çok güçlü bir şekilde seçime ve Meclis’e girersek açılır. Bu nedenle temel stratejik hedefimiz AKP-MHP iktidarına Erdoğan’a kaybettirmek. Siz Millet İttifakı’na oy vereceğim derseniz bu bizim stratejimize de uyar. Ancak eşit yurttaşlık, güçlü demokrasi istiyorsanız bizi güçlendirin. Eğer parlamentoya güçlü giremezsek, cumhurbaşkanlığı seçiminde muhalefet kazansa bile önemli bir değişim beklenemez.”

HABER MERKEZİ

#Sancar #Operasyonların #amacı #muhalefet #içerisinde #yarış #yapma