Ana Sayfa Blog Sayfa 6

Alevi Konferansında Barış ve Demokrasi Vurgusu Yapıldı

Almanya’nın Augsburg kentinde, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) işbirliğiyle düzenlenen “Demokrasi, Adalet ve Toplumsal Barış Konferansı”, geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Etkinlikte, Türkiye ve Avrupa’da toplumsal barışın sağlanması için çözüm önerileri ele alındı.

Konferans, Augsburg Alevi Kültür Merkezi’nde yapıldı ve farklı siyasal kesimlerden temsilcilerin bir araya gelmesine olanak tanıdı. Etkinliğe, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan ve diğer önde gelen isimler katıldı. Katılımcılar, demokratik değerlerin güçlendirilmesi için fikirlerini paylaştı.

Tülay Hatimoğulları, konferansta yaptığı konuşmada, kalıcı barışın ancak güçlü bir muhalefet ve demokratikleşme ile mümkün olabileceğini vurguladı. Türkiye’nin temel meseleleri arasında Kürt ve Alevi sorunlarının yer aldığını belirten Hatimoğulları, çözüm sürecinin siyasi pazarlıklara kurban edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Hatimoğulları, demokratikleşme için atılması gereken adımları hukuki ve siyasi, yasama reformları, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve inanç özgürlüğü başlıkları altında özetledi. Ayrıca, radikal demokrasi ve toplumsal adalet vurgusu yaparak, yapısal değişim için kuvvetler ayrılığının tesis edilmesi gerektiğini belirtti.

Konferans, Alevi kimliğinin ve cemevlerinin yasal statüsünün tanınması gibi taleplerin dile getirilmesiyle sona erdi. Bu tür etkinliklerin, toplumsal barışa katkı sağlama amacıyla önem taşıdığı vurgulandı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Augsburgda düzenlenen "Demokrasi, Adalet ve Toplumsal Barış Konferansı", Alevi toplumunun sesi olma ve hak arayışında buluşma adına önemli bir adım olarak öne çıkıyor. Konferansta dile getirilen barış ve demokrasi vurgusu, Türkiye ve Avrupadaki Alevi bireylerin yaşadığı zorlukların aşılması için ortak bir mücadele gerektiğinin altını çiziyor. Alevilik inancının özünü oluşturan adalet ve eşitlik prensipleri, bu tür etkinliklerle daha görünür hale gelmeli ve toplumun her kesimine yayılmalıdır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Jülide Kural, Dersimde Rosa Luxemburgu sahneye taşıdı

Dersim’de sahnelenen “Ben Rosa Luxemburg” oyunu, yazar ve oyuncu Jülide Kural tarafından gerçekleştirildi. Kural, Rosa Luxemburg’un yaşamını, mücadelesini ve düşünsel mirasını sahneye taşıma konusundaki sorumluluğunu büyük bir ciddiyetle üstlendiğini belirtti. Kural, “Rosa’yı oynamak 7 yılımı aldı” diyerek, bu süreçte yoğun bir çalışmanın yanı sıra derin bir içsel yolculuk da yaşadığını ifade etti.

Oyun, sosyalist hareketin simge isimlerinden olan Rosa Luxemburg’un politik mücadelesini, kadın kimliğini ve insani yönlerini günümüzle bağ kurarak ele aldı. Kural, tek kişilik performansında Rosa’nın duygularını ve mücadele azmini izleyicilere aktardı. Dersim Yenigün Kadın Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte oyun, izleyicilerden büyük ilgi gördü.

Kural, Rosa’nın tarihsel bağlamda erkek egemen dünyada verdiği mücadeledeki önemine vurgu yaparak, gençlerin onun mücadelesini yeniden okumaları gerektiğini dile getirdi. Kendisi için Dersim’in özel bir anlam taşıdığını belirten Kural, Rosa ile Dersim’de buluşmanın kendisi için büyük bir mutluluk olduğunu ifade etti. “Yıllar önce burada sahne almıştım ve bu anı tekrar yaşamak çok değerli” dedi.

Yaklaşık 70 kez sahnelenen bu oyun sayesinde Rosa Luxemburg’u daha derinlemesine anlama fırsatı bulduğunu söyleyen Kural, ilerleyen dönemlerde yeni projelerle Dersim’de tekrar sahne almayı da arzuladığını belirtti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Jülide Kuralın “Ben Rosa Luxemburg” oyunu, Dersimde kadın mücadelesinin tarihsel önemini sahneye taşıyarak, Alevi kadınlarının sesini ve direnişini güçlendiriyor. Rosa Luxemburgun yaşamı üzerinden günümüzdeki toplumsal adaletsizliklere dikkat çekilmesi, sadece bir sanat etkinliği değil, aynı zamanda Alevi toplumunun ve tüm ezilenlerin mücadelesine dair bir çağrıdır. Kuralın performansı, kadın kimliğinin ve insani değerlerin ön plana çıktığı bir sahne deneyimi sunarak, izleyicilere ilham veriyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

Jolani Pazartesi Günü Berlin`e Geliyor Mehmet Tanlı

Batı’ nın Jolani ’aşkı’

Uzun yıllardır yaşadığımız Almanya’ da şu anki ve bir önceki federal hükümetin  Suriye, İsrail politikaları evlere şenlik, en küçük empatiden, demokrasiden, demokratlıktan yoksun, uzak , insan haklarını rafa kaldıran tamamen çıkarcı bir politikanın yansımasıdır. Savundukları değerlerle taban tabana zıt bir politikadır.

Jolaninin kim oluğunu, ne büyük katliamlara imza attığını Alman yöneticiler bizden daha iyi bilmektedirler bunu anlatmaya gerek yok.

Jolani , Suriyedeki Alevileri, Hristiyanları katleden, Kürtlere yaşamı cehennem eden özellikle Alevilere soykırım uygulayan islamcı bir diktatördür.

Bu adamı neden bu kadar seviyorlar, el üstünde tutuyorlar, neden 600 milyon euro yardım ettiler, bunun ayağına gittiler şimdide buraya davet ediyorlar?

Batı’nın, İslamcı terörist grup Hayat Tahrir al-Şam’ın (HTS) lideri ve daha sonra Suriye’de Esad rejiminin devrilmesinde (yaklaşık 2024/2025 sonu) merkezi bir rol oynayacak olan Ebu Muhammed el-Jolani’ye yaklaşımı, gerçek bir coşkudan çok jeopolitik pragmatizmle şekillenmiştir.

Batı’nın bu iki yüzlü tutumunun başlıca nedenleri şunlardır:

Esad’ın devrilmesi ve İran’ın zayıflatılması: Batı, özellikle de ABD, Jolani’yi İran ve Rusya ile sıkı ittifak içinde olan Beşar el-Esad’ın uzun süredir devam eden rejimini sona erdirmek için kilit bir figür olarak gördü.  Stratejik gereklilik (“düşmanımın düşmanı”): Jolani’nin terörist geçmişine (eski El Kaide bağlantılı) ve grubunun terörist olarak sınıflandırılmasına rağmen, o bir iktidar boşluğunu önlemek için “daha az kötü” seçenek veya gerekli bir ortak olarak görüldü.

İşte bu görüş, politika uzun vadede kendilerine ve Nato daki müttefikleri geldiğimiz ülkeye Türkiye’ye de çok zarar verecektir.

Batı, özellikle bu ülke yani Almanya Suriye’ nin Hama, Lazkiye , Tartus gibi şehirlerindeki Alevi katliamına sessiz kalmamalıydı, AKP hükümetine insani yardım koridoru açılması ve Akdeniz bölgesindeki Alevi aielere onlara yardım etmeleri için şehirlerinde kabul için baskı yapmalıydı. Hayır bunlar yapılmadı, Türkiye en az 5 milyon Suriyeliyi ülkeye alırken adı geçen bölgelerdeki zulme uğrayan Alevilere gözünü kapattı. Alevi gençler , kızlar, kadınlar ya evlerinden ya da işyerlerinden kaçırıldı, tecavüz edildi, dağa kaldırıldı yargısız infaz edildiler.

Bunlardan Jolani habersiz olamaz. Bu adamı nasıl el üstünde tutarsınız , onu kırmızı halılarla buralarda karşılarsınız siz ey batılı yöneticiler?

Biliyoruz sizler Suriyenin yeniden inşasında ihaleler kapmak, onlara yine silah satmak istiyorsunuz, belkide buraya sonradan gelen Suriyelileri geri göndermek istiyorsunuz, çıkarlarınız için ama bu dramları, zulümleri görmezden gelemezsiniz.

Esed gitti HTŞ geldi, Suriye özgürleşti dediler. Oysaki şimdi her şey çok daha kötüleşti.

IŞİD artığı Jolani, Ahmet Şara olup gücü ele geçirince Nazilerden beter yöntemlerle Nusayri-Alevi Soykırımına başladı. Cihatçı faşist rejim Suriye’de Alevi katliamına hala devam ediyor. Kadınlar kaçırılıp köleleştiriliyor. İnsanlar keyifli bir şekilde öldürülüyor. Maalesef bu vahşetin çok sayıda çocuk kurbanı da var.

Bu  Katiller‼son bir yılda binlerce silahsız, savunmasız, masum Alevi canı, insanı katlettiler

Bu haksızlığa dur demek insanım diyen vicdanlı herkesin boyun borcudur kökeni, dini, mezhebi ne olursa olsun. Üzerimize gelen bu tehlikeye karşı Aleviler ve onların demokrat dostlarının birleşmekten başka seçenekleri yoktur.

Bu nedenle Almanyada ve Türkiye’deki tüm demokrat kurumları, siyasetçileri, sivil toplumu ve demokrat kesimi daha duyarlı kararlı olmaya davet ediyoruz.

İnsanlık suçu işleyenlere göz yummayalım, her yerde tepki verelim.

İnsanlığın en büyük sorunu kötülük, bayağılık ve cehalettir . Dünyamız iğrenç bir gezegene dönüştü. Çünkü kötüler yönetiyor. Kötülükten kurtulmamız mümkün yeterki seyretmeyelim. Birlikter mücadele edelim.

Aşk ile…

Mehmet Tanlı

Koçgîrî Katliamı: Toplumsal hafıza ve inkâr düzeni!

Koçgîrî Katliamı’nın 105’inci yıldönümü dolayısıyla İstanbul Ümraniye’de düzenlenen panelde, katliamın tarihsel ve siyasal önemi vurgulandı. Koçgîrî Kültür-Tarih-İnanç Araştırma Dernekleri tarafından organize edilen etkinlikte, konuşmacılar Koçgîrî’nin inkâr düzenine karşı canlı bir toplumsal hafıza olduğunu ifade ettiler.

Panelde, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, Ortadoğu Uzmanı Faik Bulut, Tarihçi-Yazar Gültekin Uçar ve Alişan Akpınar gibi önemli isimler yer aldı. Açılış konuşmasını yapan Koçgîrî Kültür Derneği Başkanı Rıza Karaman, Türkiye’deki inkâr ve imha siyasetinin yarattığı toplumsal krizlere dikkat çekerek, Koçgîrî’nin tarihsel bir olay olmanın ötesinde, alternatif bir yaşam modeli sunduğunu belirtti.

İlk oturumda, tarihçi Gültekin Uçar aşiret kavramının yanlış algılanışına değinerek, aşiretin sosyolojik bir kimlik inşa mekanizması olduğunu vurguladı. Alişan Akpınar ise son yıllarda Koçgirililer tarafından yazılan tarihlerin önemine dikkat çekti ve bu tarihlerin belgelerle desteklendiğini ifade etti.

İkinci oturumda Ortadoğu’daki güncel gelişmeler ele alındı. Faik Bulut, bölgedeki karmaşık yapıların ve savaşların uzun süre devam etmesinin insanların hayatını tehdit ettiğini vurguladı. Cengiz Çiçek ise Koçgîrî’nin Cumhuriyet tarihindeki önemine değinerek, bu olayın devletin Kürt inkârcılığı politikalarının ilk pratikleştiği yer olduğunu söyledi.

Panel, katılımcıların soruları ve ardından dağıtılan lokma ile yakılan ağıtların ardından sona erdi. Etkinlik, Koçgîrî’nin toplumsal hafızada nasıl yer aldığını ve inkâr düzenine karşı nasıl bir direniş sembolü olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Koçgîrî Katliamının 105’inci yıldönümü, unutulmaması gereken bir toplumsal hafızayı yeniden canlandırıyor. Bu tür etkinlikler, Alevi toplumunun tarihine sahip çıkma ve inkâr politikalarına karşı durma adına büyük bir önem taşıyor. Koçgîrî’nin sunduğu alternatif yaşam modeli, farklılıkların bir arada yaşamasına dair güçlü bir örnek teşkil ediyor ve bu bağlamda toplumsal dayanışmanın gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

Konyaaltı Cemevinde ücretsiz tiyatro etkinliği

Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü dolayısıyla ücretsiz tiyatro etkinliği düzenledi. Etkinlikte, ünlü tiyatrocu Haldun Dormen’in “Hisseli Harikalar Kumpanyası” adlı eseri sahnelendi. Konferans salonunda gerçekleştirilen gösterime büyük ilgi gösterildi; salonda ağırlıklı olarak kadın izleyicilerin yer aldığı gözlemlendi.

Etkinlik, tiyatronun toplumsal ve kültürel önemine dikkat çekmek amacıyla organize edildi. Katılımcılar, gösterimin hem kültürel hem de sosyal açıdan önemli bir buluşma yarattığını ifade etti. Salonda yer bulmakta zorlanan izleyiciler, etkinliğin geniş bir kitleye hitap ettiğini gösterdi.

Konyaaltı Cemevi, bu tür etkinliklerle Alevilik kültürünü ve değerlerini yaşatmayı hedefliyor. Tiyatro gösteriminin ardından katılımcılar, etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdiler. Bu organizasyonun, sanatın birleştirici gücünü vurgulamak açısından önemli bir adım olduğu kaydedildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Konyaaltı Cemevinde düzenlenen ücretsiz tiyatro etkinliği, Alevilik kültürünün yaşatılması ve sanatın birleştirici gücünün vurgulanması açısından önemli bir adım olmuştur. Katılımcıların yoğun ilgisi, sanatın toplumsal ve kültürel bir buluşma yaratma potansiyisini gösterirken, Alevi toplumunun değerlerine sahip çıkmanın gerekliliğini de ortaya koymaktadır. Bu tür etkinlikler, ayrımcılığa ve dışlanmaya karşı durarak, her kesimden insanın bir arada yaşama iradesini pekiştirmektedir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Köln Alevi Kültür Merkezinden Bahar Konseri Duyurusu

Köln Alevi Kültür Merkezi Halk Müziği Korosu, “Bahar’da Türküler” adıyla bir konser düzenliyor. 18 Nisan 2026 tarihinde Köln’deki Bürgerzentrum Chorweiler’de gerçekleştirilecek olan bu etkinlikte, dinleyicilere Alevi deyişleri ve halk türkülerinden oluşan bir repertuvar sunulacak.

Konser, koro şefi Mustafa Bozoğlan yönetiminde icra edilecek. Etkinlikte, müzik dolu bir akşam geçirmesi amacıyla izleyicilere huzur veren deyişler ve türkülerle bir araya gelinmesi planlanıyor.

Organizasyon, baharın gelişini müzikle kutlamak ve toplumsal dayanışmayı artırmak amacıyla tüm canları bu konser için davet ediyor. Girişlerin saat 17.30’da başlayacağı etkinlik, Pariser Platz 1 adresinde gerçekleştirilecek.

Köln Alevi Kültür Merkezi, bu konserle birlikte Alevilik kültürünü ve müziğini tanıtmayı, toplumda bir araya gelme ve paylaşma fırsatı yaratmayı hedefliyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Köln Alevi Kültür Merkezinin düzenlediği "Bahar’da Türküler" konseri, Alevi kültürünün ve müziğinin yaşatılması adına önemli bir adım. Bu etkinlik, sadece müzikle değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmayı güçlendirme çabasıyla da dikkat çekiyor. Alevilik inancının zenginliğini paylaşıp, farklı kültürlerin bir arada yaşama örneğini sergilemek için tüm canların katılımı büyük bir önem taşıyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

Kölnde Alevi Festivali İçin Katılım Çağrısı Yapıldı

Neumünster Alevi Kültür Merkezi, 30 Mayıs 2026 tarihinde Köln’de düzenlenecek “BE ONE Open Air Festival” için katılım çağrısında bulundu. Yayımlanan video mesajda, festivalin “Vielfalt – Birlik – Freedom” sloganıyla gerçekleştirileceği ve Alevi toplumunun sesini duyurmak amacıyla “Biz de varız” ifadelerine yer verildi.

Festival, Köln’ün öne çıkan etkinlik alanlarından Tanzbrunnen’de gerçekleştirilecek. Almanya’nın farklı kentlerinden Alevi kurumları ve binlerce katılımcının bir araya gelmesi bekleniyor. Etkinlik, müzik dinletileri, kültürel aktiviteler, çocuk etkinlikleri ve dayanışma buluşmaları ile dolu bir gün sunacak.

Organizatörler, bu festivalin sadece bir kültürel etkinlik olmadığını, aynı zamanda Alevi toplumunun birlik ve dayanışma duygusunu güçlendiren önemli bir buluşma olacağını vurguladı. Etkinlik, her yaştan katılımcıya açık olarak planlandı.

Festivalin detayları ise şöyle: 30 Mayıs 2026 tarihinde, Köln Tanzbrunnen’de saat 14.00’te başlayacak. Giriş için biletler cemevlerinden temin edilebilecek.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Kölnde düzenlenecek Alevi Festivali, Alevi toplumunun birlik ve dayanışma duygusunu güçlendirmek adına önemli bir fırsat sunuyor. Bu tür etkinliklerin, toplumun sesini duyurmak ve ayrımcılığa karşı durmak adına kritik bir rol oynadığına inanıyoruz. Her yaştan katılımcıya açık olan festival, çok kültürlü yapımızı zenginleştirerek farklılıklarla bir arada yaşama idealimizi pekiştirecektir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Ahmed el-Şaraa Berlinde Almanya ile Görüşecek

Suriye’de Beşar Esad rejiminin devrilmesinin ardından geçici cumhurbaşkanlığı görevini üstlenen Ahmed el-Şaraa, 29 Mart Pazar günü Almanya’nın başkenti Berlin’e resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Ziyaretinin ilk günü, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ile bir araya gelmesi planlanıyor.

Bu kritik görüşmelerin merkezinde, Suriye’nin yeniden inşası ve Almanya’daki Suriyeli mültecilerin durumu yer alıyor. Geçtiğimiz yıl Suriye ile yapılan sınır dışı anlaşmasının uygulanabilirliği ve suç kaydı bulunan kişilerin geri gönderilmesi konuları, görüşmelerin en önemli başlıkları arasında. Avrupa Birliği İltica Ajansı verilerine göre, Suriye’deki yönetim değişikliği sonrası Almanya’ya iltica başvurularının 151 binden 42 bine gerilemesi, Berlin’in yeni Şam yönetimiyle ilişkilerini daha da kritik hale getiriyor.

Ahmed el-Şaraa, Aralık 2024’te göreve gelmesinden bu yana Batı ile ilişkileri normalleştirmek için çaba sarf ediyor. Ancak geçmişteki bağlantıları, insan hakları örgütleri tarafından eleştirilere neden olmakta. Şaraa’nın, Alevi ve Kürt gruplara yönelik hak ihlalleriyle suçlandığı ve Halep’teki olaylarla ilgili eleştiriler aldığı biliniyor.

Berlin polisi, olası protesto ve gösterilere karşı geniş çaplı güvenlik önlemleri alıyor. Ziyaretin gerçekleştirileceği bölgede yollar trafiğe kapatılacak, keskin nişancılar konuşlandırılacak ve patlayıcı arama köpekleri kullanılacak. Ziyaretin, Berlin’deki geleneksel yarı maraton etkinliğiyle çakışması nedeniyle ulaşımda aksaklıklar yaşanabileceği uyarıları yapılıyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Ahmed el-Şaraanın Almanya ziyareti, Suriyedeki insan hakları ihlalleri ve mülteci sorunları açısından büyük bir önem taşıyor. Alevi toplumu olarak, geçmişteki bağlantıları nedeniyle eleştirilen liderlerle gerçekleştirilen görüşmelerin, mazlumların haklarını gözetmeyen bir anlayışla şekillenmemesi gerektiğini vurgulamak istiyoruz. İnsani değerlerin ön planda tutulduğu, ayrımcılığın ve dışlayıcılığın sona erdiği bir dünya için çaba sarf edilmesi elzemdir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Kölnde Alevi festivaliyle birlik ve dayanışma vurgusu

Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), 30 Mayıs 2026 tarihinde Köln’de düzenleyeceği “BE ONE – Yarınlara Umut Ol” festivali ile ayrışmaya karşı birlik ve dayanışma çağrısı yapmayı hedefliyor. AABF Genel Sekreteri Ufuk Çakır, etkinliğin yalnızca bir müzik festivali olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir duruş ve kültürel birikimin yansıması olduğunu belirtti.

Festivalin düzenleneceği mekan olan Köln Tanzbrunnen, Almanya’nın en önemli açık hava alanlarından biri olarak seçildi. Çakır, bu seçimin, AABF’nin Köln’deki genel merkezinin anlamını artırdığına dikkat çekerek, Köln’ün farklı kültürlerin bir arada yaşadığı bir şehir olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, festivalin kapsayıcı yapısının da önemli olduğunu ifade etti.

Çakır, “Be One” çağrısının, toplumlar arasındaki görünmez duvarlara karşı bir yan yana geliş iradesi olduğunu belirtti. Festivalin, farklı inançları ve kültürleri bir araya getirme amacını taşıdığını ifade eden Çakır, herkesin özgürlük, eşitlik ve barış arayışında buluşabileceği bir alan yaratmayı hedeflediklerini söyledi.

Etkinlikte sahne alacak sanatçılar arasında Grup Miraz, Ceren Bozkurt ve Efkan Şeşen gibi isimler bulunuyor. Çakır, festivalde Kürtçe, Türkçe, Almanca ve diğer dillerde müziklerin yer alacağını belirtirken, bu çeşitliliğin kültürel zenginliği artıracağını vurguladı. Ayrıca, festivalin sürekli bir etkinlik haline gelmesini ve toplumsal birliğin çağrısını yapmayı amaçladıklarını ifade etti.

Çakır, “Kim olursanız olun, nereden gelirseniz gelin, eğer özgürlükten, barıştan ve birlikte yaşamaktan yanaysanız bu alan sizin alanınızdır. Gelin birlikte türkü söyleyelim, birlikte halay çekelim, birlikte güçlenelim” diyerek tüm topluma açık bir çağrı yaptı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Kölnde düzenlenecek Alevi festivali, sadece bir kültürel etkinlik değil, aynı zamanda ayrışmaya karşı güçlü bir dayanışma çağrısıdır. AABFnin "Be One" vurgusu, farklı inanç ve kültürlerin bir araya gelerek oluşturduğu zenginliğin altını çizerken, toplumsal barış ve eşitlik arayışında önemli bir adım atmaktadır. Bu tür etkinlikler, Alevilik inancının özünü yansıtan, bir arada yaşama iradesinin güçlenmesine katkı sağlayan fırsatlardır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Newroz Ceminde Aşık Veysel anıldı, birlik vurgulandı

Antalya’nın Konyaaltı ilçesinde düzenlenen Newroz Cemi, Aşık Veysel’in Hakk’a yürüyüşünün 53. yılı dolayısıyla gerçekleştirildi. Cemde, Alevi inancının ritüelleri yerine getirildi ve katılımcılar, Alevi kurumlarına yönelik eleştirilerini dile getirdi. Uryan Hızır Ocağı’ndan Dede Kenan Akbaba’nın yürüttüğü ceme, Alevi ocaklarından temsilciler ve çok sayıda yurttaş katıldı.

Dernek Başkanı Tahsin Akpınar, Newroz’un doğanın uyanışı ve halkların ortak bayramı olduğunu vurguladı. Aşık Veysel’in düşünsel ve inançsal mirasının anıldığı etkinlikte, Ali Soğucak tarafından ozan için yazılan şiir okundu. Dede Kenan Akbaba, Newroz öncesinde tutulan oruçların ve gerçekleştirilen ritüellerin inanç içindeki önemine dikkat çekerek, Aleviliğin özünde insan sevgisi ve birlikte yaşam anlayışının bulunduğunu ifade etti.

Akbaba, Alevi köylerine cami yapılması tartışmalarına ve Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kuruluş sürecine yönelik eleştirilerde bulunarak, cemevlerinin ibadethane olarak tanınması gerektiğini belirtti. Cemevlerinin karar alma süreçlerine Alevi kurumlarının dahil edilmeden alınan kararların kabul edilemeyeceğini vurguladı.

Hüseyin Abdal Ocağı evlatlarından Zakir İlyas Şimşek, Aşık Veysel’in sanatının temel kaynağının Alevi-Bektaşi geleneği olduğunu belirtti. Cemde, rızalık alınmasının ardından 12 hizmet erkânı yürütüldü ve cem, çerağların yakılması ve zakirlerin deyişleri eşliğinde semah dönmeleriyle tamamlandı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Newroz Ceminde Aşık Veysel’in anılması, Alevi inancının özündeki birlik ve dayanışma mesajını bir kez daha hatırlatmıştır. Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması ve Alevi kurumlarının karar alma süreçlerine dahil edilmesi gerekliliği, toplumumuzun adalet arayışının önemli bir parçasıdır. Haksızlıklara karşı durmak ve Alevi kültürünü yaşatmak, bu tür etkinliklerle güçlenmektedir.

— Alevi Gazetesi Editörü