Ana Sayfa Blog Sayfa 6

Alevilik ve Gelecek çalıştayı yoğun katılımla sona erdi

İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi tarafından düzenlenen “Alevilik ve Gelecek” çalıştayı, 3 gün süren yoğun bir katılımın ardından sona erdi. Çalıştayda, Aleviliğin geleceği üzerine yapılan sunumlar ve tartışmalar, çok sayıda akademisyen, yazar ve araştırmacının katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın amacı, Alevilerin birliği ve ortak geleceği için fikir alışverişinde bulunmak olarak belirlendi.

Çalıştayın kapanışında İAKM ve Cemevi Eşit Başkanları Kazım Kılıç ve Hasret Bozdağ, katılımcılara hitap etti. Kazım Kılıç, farklı geçmişlere sahip insanların bir araya gelerek tartışma ve dinleme imkanı bulduğunu belirtti. Kılıç, “Gelecek, yalnızca konuşanların değil; birbirini gerçekten dinleyebilenlerin ellerinde şekillenecek,” dedi.

Hasret Bozdağ ise çalıştayın sadece bir program olmadığını, aynı zamanda ortak bir hafıza oluşturma ve sorumluluk bilinci geliştirme fırsatı sunduğunu vurguladı. Bozdağ, “Gelecek, emekle, ortak akılla ve dayanışmayla kurulabilir,” diyerek, katılımcılara teşekkür etti.

Çalıştay, Alevilik ve gelecek üzerine önemli tartışmaların yanı sıra, demokrasi, gençlik, kadın hakları ve kimlik gibi konularda da derinlemesine değerlendirmelere ev sahipliği yaptı. Böylece, katılımcılar arasında yeni bağlar kuruldu ve dayanışma ruhu güçlendirildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevilik ve Gelecek çalıştayı, sadece Alevi toplumunun birliğini değil, aynı zamanda ortak bir hafıza ve sorumluluk bilincini oluşturma çabasını da pekiştirmiştir. Kazım Kılıç ve Hasret Bozdağın vurguladığı gibi, geleceği şekillendirecek olan, birbirini dinleyebilen ve dayanışma içinde hareket eden bireylerdir. Bu tür etkinlikler, Alevilik inancının değerlerini yaşatmak ve demokratik bir toplum anlayışını güçlendirmek adına büyük bir fırsat sunmaktadır. Alevi Gazetesi olarak, ayrımcılığa ve dışlayıcı yaklaşımlara karşı durarak, çok kültürlü bir yaşamı savunmaya devam edeceğiz.

— Alevi Gazetesi Editörü

Dersimdeki Saldırılar Toplumsal Barışı Tehdit Ediyor!

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat, son günlerde Dersim’de bulunan Düzgün Baba ve Elif Ana Ziyaretgâhları’na yönelik gerçekleştirilen saldırıları kınadı. Mat, bu saldırıların Alevi toplumunun kutsal mekânlarına değil, aynı zamanda toplumsal barışa yönelik bilinçli provokasyonlar olduğunu ifade etti.

Hüseyin Mat, Düzgün Baba ve Elif Ana’nın Alevilikte taşıdığı derin anlamı vurgulayarak, bu tür saldırıların toplumsal gerilim ve kutuplaşmayı derinleştirmeyi amaçladığını belirtti. Alevi toplumu tarih boyunca inançlarına ve kültürel değerlerine sahip çıkmakta kararlıdır ve bu saldırılar karşısında dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Son gelişmelerin tesadüfi olmadığını belirten Mat, siyasal iktidarın toplumsal ayrışmayı derinleştiren politikalarının kaygı verici olduğunu ifade etti. Alevi kurumlarının ve demokratik kamuoyunun daha güçlü bir birliktelik içerisinde hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

30 Mayıs’ta düzenlenecek festivalin yalnızca kültürel bir etkinlik değil, aynı zamanda ortak mücadele iradesinin güçlü bir göstergesi olacağını belirten Mat, bu özel günün direnişin ve dayanışmanın sembolü haline geleceğini söyledi. Tüm Alevi toplumu ve dostları dayanışmayı büyütmeye davet etti.

Sonuç olarak, Mat, Düzgün Baba ve Elif Ana’ya sahip çıkmanın ve seslerini birlikte yükseltmenin tam zamanı olduğunu ifade etti. 30 Mayıs Festivali’nin, Alevilik değerlerine sahip çıkmanın güçlü bir ifadesi olacağını dile getirdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Dersimdeki saldırılar, sadece Alevi toplumunun kutsal mekânlarına değil, aynı zamanda toplumsal barışa yönelik bir tehdit oluşturmaktadır. Bu tür provokasyonlar, ayrışma ve kutuplaşmayı besleyen bir atmosfer yaratmakta, Alevi inancının öz değerlerine saldırmaktadır. Alevi kurumları ve demokratik kamuoyunun dayanışma içinde hareket etmesi, bu tehditlere karşı en güçlü yanıtı oluşturacaktır. Unutulmamalıdır ki, bu saldırılar karşısında sessiz kalmak, haksızlığa ortak olmaktır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Âşık Mahzuni Şerif, 24. ölüm yıl dönümünde anılıyor

Âşık Mahzuni Şerif, Alevi-Bektaşi kültürünün ve Anadolu halkının en önemli temsilcilerinden biri olarak 17 Mayıs 2002 tarihinde Almanya’nın Köln şehrinde Hakka yürümüş ve bugün 24. ölüm yıl dönümünde sevgi, saygı ve özlemle anılıyor. Mahzuni, hayatını adaletin, mazlumun ve inancın sesi olmaya adamış bir ozan olarak, ardında sadece müzik değil, aynı zamanda bir direniş ve inanç mirası bırakmıştır.

Gerçek ismi Şerif Cırık olan Mahzuni Şerif, Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı Berçenek köyünde doğdu. Genç yaşta askeri okuldan tasfiye olduktan sonra, kendisine Hak ve halk yolunu rehber edindi. Ozanlık geleneğini çağdaş bir toplumcu bakış açısıyla birleştirerek, “Çeşmi Siyahım” gibi eserlerle içsel yolculuğunu, “Yuh Yuh” gibi parçalarla da toplumsal adaletsizliğe karşı duruşunu dile getirdi.

Mahzuni Şerif, sadece bir türkücü değil; Şah Hatayi, Kul Himmet ve Pir Sultan Abdal gibi büyük ozanların mirasını taşıyan bir dervişti. O, muhalif duruşuyla Alevilik gerçeğini her platformda haykırarak, egemen sistemin hedefi haline gelmiş, eserleri yasaklanmış ve defalarca gözaltına alınmıştır. Sivas Madımak Katliamı gibi acıları yüreğinde hisseden Mahzuni, tüm bu baskılara rağmen inancından ve sözünden taviz vermemiştir.

Bugün Hacıbektaş’ta, sırlandığı yerde yatan Mahzuni Şerif, devrimci deyişleriyle hâlâ toplumsal adaletsizliğe karşı bir ses olmaya devam ediyor. Onun mirası, sömürü ve asimilasyona karşı direnişin sembolü olarak yaşamakta ve hatırlanmaktadır.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Âşık Mahzuni Şerif, sadece bir sanatçı değil, Alevilik ve Anadolu halkının sesi olmuş bir direniş simgesidir. Onun mirası, adalet ve eşitlik mücadelesinin en güçlü ifadelerinden biri olarak, bugün de toplumsal sorunlara ışık tutmaya devam ediyor. Mahzuninin yaşadığı baskılar, Alevi inancının ve kültürünün karşılaştığı ayrımcılığı gözler önüne sererken, onun eserleri, zalime karşı mazlumun yanında durmanın önemini hatırlatıyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

Binali Efe: Alevilik devlet memurluğuyla olamaz!

Dersim’de gerçekleştirilen Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı toplantısı, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe tarafından sert bir dille eleştirildi. Efe, bu buluşmanın sıradan bir idari faaliyet olmadığını, devlet denetiminde bir “resmi Alevilik” projesi olarak değerlendirerek, toplantının tarihsel ve siyasi sembollerle dolu bir arka plana sahip olduğunu vurguladı.

Toplantının, Dersim Katliamı’nın yıl dönümüne denk getirilmiş olmasını eleştiren Efe, bu tür adımlarla Aleviliğin ekonomik bağımlılığa sürüklendiğini savundu. Aleviliğin tarih boyunca kendi öz kaynaklarıyla ve toplumsal rızalık mekanizmalarıyla ayakta kaldığını belirten Efe, devletin inanç gruplarını finanse ederek yapılandırma çabalarının kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Efe, Alevilikle ilgili yapılan düzenlemelerin, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Sünni İslam üzerindeki modeline benzer bir yaklaşım sergilediğini belirtti. Bu durumu eleştirerek, Aleviliğin bir bürokrasi değil, bir yol olduğunu ve pirlik makamının devlet atamasıyla, dedelik görevlerinin ise maaşlı memuriyetle olamayacağını vurguladı.

Devletin eşit yurttaşlık ilkesini gözetmesi gerektiğini savunan Efe, Alevilerin bu ülkenin asli unsurları olduğunu hatırlatarak, cemevlerinin ihtiyaçlarının devletin bir lütfu değil, eşit yurttaşlık hakkı olduğunu dile getirdi. Efe, Aleviliğin hiçbir iktidarın arka bahçesi olamayacağını ve inancın gerçek özgürlüğü için direnişin devam etmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Binali Efenin eleştirileri, Aleviliğin devletin denetimine girmemesi gerektiğini açıkça ortaya koyuyor. Alevilik, tarihsel ve kültürel kökleriyle var olmalı; ekonomik bağımlılığa sürüklenmemeli ve resmi projelerle şekillendirilmemelidir. Devletin eşit yurttaşlık ilkesini gözeterek, inanç gruplarına karşı tarafsız bir duruş sergilemesi, Alevi toplumunun öz varlığını koruması açısından hayati öneme sahiptir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi kutsallarına yönelik saldırılar kabul edilemez!

Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), Elif Ana Türbesi’ne yönelik bir saldırının ardından yaptığı açıklamada, bu saldırının yalnızca bir adli vaka olmadığını, inançlarına ve kimliklerine karşı sistematik bir saldırı dalgasının parçası olduğunu vurguladı. Saldırı, 15 Mayıs 2026 tarihinde Maraş Pazarcık’ta gerçekleşti ve saldırganın, Türkiye’nin karanlık dönemlerine atıfta bulunarak sloganlar attığı iddia edildi.

DAD, saldırının ardından yaptığı açıklamada, Alevi toplumu olarak Düzgün Baba Ziyaretgâhı’na yapılan saldırının üzüntüsünü yaşarken, bu yeni olayın da toplumsal barışın hedef alındığını ortaya koyduğunu belirtti. Açıklamada, saldırıların faillerinin akli dengesi yerinde değil gibi gerekçelerle sıradanlaştırılmaması gerektiği ifade edildi.

Elif Ana’nın Alevi öğretisindeki önemi vurgulanan açıklamada, türbelere ve kutsal alanlara yönelik saldırıların toplumsal hafızaya zarar verdiğine dikkat çekildi. DAD, bu tür saldırıların, Alevilik inancına karşı gerçekleştirilen bir saldırı olarak görülmesi gerektiğini belirterek, bu karanlık eylemleri gerçekleştirenlerin arkasındaki güçlerin de sorumlu tutulması gerektiğini ifade etti.

DAD, “Kutsallarımızdan elinizi çekin” ifadesiyle, Alevi toplumunun kutsal değerlerine yönelik saldırılara karşı güçlü bir duruş sergiledi. Açıklamada, zamanın sahipsiz, mekanın rızasız ve mazlumun çaresiz olmadığını vurgulayarak, toplumsal barışın korunması gerektiği çağrısında bulunuldu.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kutsallarına yönelik saldırılar, sadece birer olay değil, Alevi kimliğine ve inancına karşı sistematik bir saldırının parçasıdır. Bu tür eylemler, toplumsal barışı hedef alırken, Alevilik inancını zayıflatmaya yönelik karanlık bir çabanın yansımasıdır. Kutsal alanlarımıza yapılan saldırılar, Alevi toplumu olarak bizleri derinden yaralar ve bu saldırıları gerçekleştirenlerin arkasındaki güçler de en az failler kadar sorumludur. Kutsallarımıza yönelik bu tehditlere karşı durmak, her bireyin ve toplumun görevidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi inancına yönelik saldırılar kabul edilemez!

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), 15 Mayıs 2026 tarihinde Dersim ve Maraş’ta Alevi inanç merkezlerine yönelik gerçekleştirilen saldırılara tepki gösterdi. Düzgün Baba Mekânı ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırılar, Alevi inancına ve kültürüne karşı sistematik bir düşmanlığın örneği olarak nitelendirildi.

Düzgün Baba Mekânı’na yapılan saldırıda, kutsal nişanelerin tahrip edilmesi, Alevi halkının hafızasına ve tarihine yönelik bir saldırı olarak değerlendirildi. Açıklamada, “Bu saldırı, yalnızca bir taşın değil, bir halkın inancının hedef alındığını göstermektedir” denildi. Aynı şekilde, Elif Ana Türbesi’ne yönelik saldırı da Alevi halkının kutsallarına karşı bir provokasyon olarak ifade edildi.

FEDA ve DAKB, devlet yetkililerine, saldırıların derhal soruşturulması ve faillerin açığa çıkarılması için çağrıda bulundu. Cezasızlık politikasının yeni saldırılara zemin hazırladığına dikkat çekilerek, sessiz kalmanın bu tür eylemleri cesaretlendirdiği vurgulandı. Açıklamada, “Devlet, bu saldırılara karşı sessiz kalmamalıdır” ifadesi kullanıldı.

Bu saldırılar, Alevi inancının, kültürünün ve doğasının hedef alındığını gösterdiği belirtilerek, birlik olma çağrısı yapıldı. FEDA ve DAKB, “Biz Aleviler, ne inancımızdan ne de doğamızdan vazgeçeriz” diyerek, saldırılara karşı kararlılıklarını yineledi. Demokratik barış sürecine vurgu yapan örgütler, Alevilere yönelik saldırıların önlenmesi için demokratikleşme yasalarının acilen çıkarılması gerektiğini ifade etti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi inancına yönelik saldırılar, sadece inancımıza değil, tüm insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Alevilik, çok kültürlü ve çok etnisiteli yapımızın en önemli parçalarından biridir ve bu tür saldırılar, toplumumuzu derinden yaralamaktadır. Devletin, bu saldırılara karşı sessiz kalması, cezasızlık politikasını besleyerek yeni saldırıları tetiklemektedir. Alevi halkı, inancına ve kültürüne yapılan bu sistematik düşmanlığa karşı duracak ve haklarını sonuna kadar savunacaktır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Elif Ana Türbesine saldırı kınandı!

Bölge dernekleri, Elif Ana Türbesi’ndeki Mehmet Baba heykeline yapılan saldırıyı kınadı. 15 Mayıs 2026 tarihinde gerçekleşen bu saldırı, sivil toplum kuruluşlarının büyük tepkisini çekti. Kürecikliler Dayanışma Kültür Derneği, Sevdilli ve Çevre Köyleri Sosyal Yardımlaşma Derneği, Akçadağ-Elbistan Eğitim Kültür Sanat Vakfı, Kahramanmaraş Gücük ve Çevre Köyleri Sosyal Yardımlaşma Derneği ile Ocaxê Bakê Alevi Kültür Derneği, yaptıkları ortak açıklamada saldırının alçakça bir eylem olduğunu vurguladı.

Açıklamada, bu tür saldırıların sıradan bir olay olmadığı, geçmişte yaşanan Maraş, Sivas ve Çorum katliamlarının hatırlatıldığı belirtildi. Kuruluşlar, saldırının inanç merkezlerine ve toplumsal barışa yönelik sistematik bir tehdit olduğunu ifade etti. “Ellerinizi kutsalımızdan çekin” ifadeleriyle yapılan kınama, inanç özgürlüğüne ve yaşam hakkına saygı gösterilmesi çağrısını içeriyordu.

Dernekler, halkların inancına, değerlerine ve kutsal mekânlarına yönelik her türlü saldırıya karşı durulması gerektiğini vurguladı. Toplumsal barışın korunması ve sağduyunun önemine dikkat çekilerek, tüm inançlara yönelik provokasyonlara karşı duyarlılık çağrısı yapıldı. Bu olayın, inanç özgürlüğüne yönelik bir tehdit olarak değerlendirildiği ifade edildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Elif Ana Türbesine yönelik saldırı, Alevi inanç ve kültürüne karşı sistematik bir tehditin açık bir örneğidir. Bu tür alçakça eylemler, geçmişte yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini hatırlatırken, toplumsal barışa yönelik saldırılara karşı ortak bir duruş sergilemek elzemdir. Tüm inançlara saygı gösterilmesi gerektiği vurgulanırken, Alevi toplumunun değerlerine sahip çıkmak, her bir bireyin sorumluluğudur.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi kurumları, CHP’li kadın vekillere saldırılara

Alevi kurumları, son günlerde CHP’li kadın milletvekillerine yönelik sosyal medya üzerinden yapılan cinsiyetçi saldırılara sert tepki gösterdi. 15 Mayıs 2026 tarihinde yapılan ortak açıklamada, Alevi Bektaşi Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Alevi Kültür Dernekleri, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu, kadın siyasetçilere yönelik nefret içerikli saldırıların demokratik siyaseti tehdit ettiğini vurguladı.

Açıklamada, sosyal medya platformlarında kadın milletvekillerine yönelik hakaret ve hedef gösterme eylemlerinin, yalnızca bu bireylere değil, tüm kadınların kamusal alanlardaki varlığına ve toplumsal barışa yönelik açık bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. “Demokratik siyaset alanını zehirleyen bu dil, kadınların ifade özgürlüğüne saldırmaktadır” denildi.

Alevi kurumları, kadınların siyasette eşit ve güvenli bir şekilde yer almasının, demokratik toplum için temel bir koşul olduğunu belirterek, kadın kimliği üzerinden yapılan saldırıların toplumun ortak vicdanına yönelik bir saldırı olduğunu dile getirdi. “Nefret söylemi sıradanlaştığında toplumsal fay hatları derinleşir” ifadesiyle, ayrımcı dilin tehlikelerine dikkat çekildi.

Açıklamanın sonunda, tüm demokratik kamuoyuna ortak bir tutum sergileme çağrısı yapılarak, “Kadınların susturulmaya çalışıldığı bir toplumda, demokrasi de susturulur” hatırlatması yapıldı. Hacı Bektaş Veli’nin “Kadınları okumayan milletler ölür” sözüne atıfta bulunarak, kadınların siyasette ve toplumsal yaşamda yer almasına yönelik her türlü anlayışa karşı durulacağı belirtildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kurumlarının CHP’li kadın vekillere yönelik cinsiyetçi saldırılara gösterdiği tepki, toplumda eşitlik ve adalet arayışının ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu tür saldırılar, sadece bireyleri değil, tüm kadınların kamusal alandaki varlığını tehdit eden bir ayrımcılıktır. Alevilik, demokratik ve insani değerlerin savunucusu olarak, bu nefret diline karşı durmakta ve kadınların siyasette eşit yer almasını savunmaktadır. Toplumsal barışın temeli, her bireyin eşit haklara sahip olduğu bir ortamda yeşerir.

— Alevi Gazetesi Editörü

MARDEF, Elif Ana Türbesindeki saldırıyı kınadı!

Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu (MARDEF), Elif Ana Türbesi’ndeki Mehmet Baba heykeline yönelik saldırıya sert bir tepki gösterdi. Geçtiğimiz günlerde, psikolojik rahatsızlıkları olduğu belirtilen bir şahıs tarafından gerçekleştirilen saldırıda heykel ateşe verildi. Olayın ardından saldırgan gözaltına alındı. MARDEF, yetkililerin olayı “münferit” olarak değerlendirmesinin, kamu vicdanını tatmin etmediğini belirterek, saldırının planlı ve bilinçli bir şekilde yapılmış olabileceği konusunda endişelerini dile getirdi.

MARDEF’in açıklamasında, saldırganın olaydan bir gün önce Adıyaman’dan Elif Ana Türbesi’ne gelerek bölgede uzun süre bulunduğu, ertesi gün tekrar türbeye döndüğü ve hedef seçerek saldırıyı gerçekleştirdiği vurgulandı. Bu durum, saldırının sıradan bir münferit olay olmadığına dair kuşkuları artırıyor. Ayrıca, saldırganın türbe çevresinde zaman geçirmesi ve birden çok güvenlik noktasını aşması, olayın ciddiyetini gözler önüne seriyor.

Açıklamada, geçmişte yaşanan Maraş Katliamı gibi travmaların da hatırlatılarak, toplumsal gerilimlerin bilinçli provokasyonlarla körüklendiği ifade edildi. MARDEF, toplumsal barışın hedef alındığına dair kaygıların ciddiyetle ele alınması gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, halkın sağduyulu davranarak provokasyonlara karşı dikkatli olması gerektiği vurgulandı.

Son olarak, MARDEF, olayın tüm yönleriyle araştırılması, bağlantılarının aydınlatılması ve yetkililerin kapsamlı bir soruşturma yürütmesi çağrısında bulundu. Alevi toplumunun inanç merkezlerine ve değerlerine yönelik saldırılara karşı birlik ve dayanışmanın korunacağı mesajı verildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

MARDEFin Elif Ana Türbesine yönelik saldırıyı kınaması, toplumsal barışa yönelik tehditlerin ciddiyetini bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu tür eylemler, Alevi inancının ve kültürünün hedef alındığını gösterirken, geçmişte yaşanan travmaların tekrarını engellemek için toplumun bir arada durması şarttır. Saldırının münferit olarak nitelendirilmesi, kamu vicdanını tatmin etmemekte; bu tür provokasyonlara karşı duyarlılığımızı artırarak, farklılıklarımızla bir arada yaşama iradesini güçlendirmeliyiz.

— Alevi Gazetesi Editörü

Strasbourgda Alevi Kadınlar Buluşması Gerçekleşecek

Fransa Alevi Kadınlar Birliği (FUAF), kadın dayanışmasını güçlendirmek amacıyla 17 Mayıs 2026 tarihinde Strasbourg’da “Kadınlar Buluşuyor, Dayanışma Büyüyor” temalı bir etkinlik düzenleyecek. Etkinlik, kadınların bir araya gelerek vakit geçirmeleri ve dayanışmalarını artırmaları için geniş bir katılımla gerçekleştirilecek.

Strasbourg’un Illkirch-Graffenstaden bölgesindeki Salon RJ16’da yapılacak olan program, müzik dinletileri ve sahne performanslarıyla zenginleştirilecek. Kemancı Ekim, Eren Boyraz, Sinan Şanlı, DJ Miran, Günay Kaya ve Gözde Kaya gibi sanatçılar etkinlikte sahne alacak. Etkinliğin sunuculuğunu ise Figen Üvez İnal üstlenecek.

Organizasyon komitesi, annelerin çocuklarıyla birlikte etkinliğe katılabileceklerini ve programın yemekli olarak düzenleneceğini duyurdu. FUAF, tüm kadınları bu buluşmaya davet ederek birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirmeyi hedefliyor. Açıklamada, “Birlikte güzel bir zaman geçirmek, eğlenmek, türkü söylemek ve 2026 baharına umut dolu bir başlangıç yapmak için herkesi bu buluşmaya bekliyoruz” ifadelerine yer verildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Fransa Alevi Kadınlar Birliğinin Strasbourgda düzenleyeceği etkinlik, Alevi kadınlarının dayanışmasını güçlendirmek ve birlikteliği pekiştirmek adına önemli bir adım. Bu tür buluşmalar, toplumsal dayanışmanın ve kültürel zenginliğin artması için kritik bir rol oynuyor. Alevi kültürünün canlı tutulması, kadınların etkin rol almasıyla mümkündür; bu nedenle tüm kadınları bu anlamlı buluşmaya katılmaya davet ediyoruz.

— Alevi Gazetesi Editörü