Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Alevi kadınları eşit temsiliyet için bir araya geldi!

Almanya’nın Koblenz kentinde 16-17 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Kadın Kampı, Alevi kadınlarının eşit temsiliyet ve dayanışma konularında önemli mesajlar vermesine zemin hazırladı. Almanya Alevi Kadınlar Birliği tarafından organize edilen bu etkinlik, farklı şehirlerden gelen çok sayıda kadının katılımıyla gerçekleşti. İki gün süren programda, Alevi inancı, göçmen kadınların sorunları, psikoloji ve hukuk gibi konular ele alındı.

Kampın amacı, Alevi kadınlarının görünmeyen emeğini görünür kılmak ve bu emeği örgütlü bir güce dönüştürmekti. Almanya Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Özgür Demir, cemevlerinin kuruluş sürecinde kadınların önemli bir rol üstlendiğini belirtirken, kadınların karar mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğini vurguladı. Demir, “Eşit temsiliyetin olmadığı yerde can kavramı eksik kalır” diyerek, kadınların yaşamın her alanında eşit biçimde yer alması gerektiği mesajını aktardı.

Kampa katılan kadınlar, dayanışmanın ve birlik olmanın önemine dikkat çekerek, bu tür buluşmaların örgütlü mücadeleyi güçlendirdiğini ifade etti. Ortak sorunlarını tartışma fırsatı bulan katılımcılar, Alevi kadınlarının birlikte hareket ettiğinde güçlü bir değişim yaratabileceğini vurguladı. Bu etkinlik, Alevi kadınlarının eşit temsiliyet ve dayanışma konusundaki kararlılıklarını pekiştirmiş oldu.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Koblenzde düzenlenen Kadın Kampı, Alevi kadınlarının eşit temsiliyet mücadelesinde önemli bir adım oldu. Özgür Demirin vurguladığı gibi, kadınların karar mekanizmalarında yeterince temsil edilmemesi, Alevilik inancının özüne aykırıdır. Kadınların görünmeyen emeğini görünür kılmak ve örgütlü bir güç yaratmak, hem Alevi toplumunun hem de tüm toplumsal adalet arayışlarının geleceği için kritik bir öneme sahiptir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi Gençliği Yeni Yönetimiyle Mücadeleye Devam Ediyor

Avrupa Alevi Gençler Birliği (AAGB), 6. Dönem görev sürecini tamamlayarak yeni yönetimini belirledi. Seçimli genel kurul, Almanya, Avusturya, Belçika, Fransa, Hollanda, Kıbrıs, İsveç ve Norveç gibi birçok ülkeden gençlerin katılımıyla gerçekleşti. Genel kurulda örgütlü gençlik mücadelesinin sürekliliği ve demokratik kurumsal işleyiş vurgulandı.

Yeni dönem yönetimi, Diren Dinler (Avusturya), İdal Akgüç (Fransa), Barış Şanlı (Almanya), Elvan Çadır (Fransa), Melanie Sınırtaş (Avusturya), Eren Kılıç (Hollanda) ve Ada Yılmaz (İsveç) isimlerinden oluştu. Denetleme kurulu ise Yadigar Ateş (Kıbrıs), Robin Çağan (İsveç) ve Elisa Akdağ (Belçika) üyelerinden meydana geldi. Ayrıca etik ve tahkim kurulunun asil üyeleri Efe Kılınç (Almanya), Ezgi Deprem (Belçika) ve Dilara Düzgün (Norveç) oldu.

Genel kurulda, Avrupa’da artan göçmen karşıtlığı ve ırkçılık konularına dikkat çekildi. Açıklamada, bu olguların göçmen gençlerin geleceğini tehdit ettiği ve ekonomik krizin yükünün gençler ile göçmen topluluklar üzerine yıkılmaya çalışıldığı ifade edildi. Alevi gençliğinin kendi kimliğine sahip çıkmasının tarihsel bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

Gençlerin karar alma süreçlerine katılımının artırılması ve kuşaklar arası dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiği belirtildi. Yeni dönemde Avrupa kurumlarıyla ilişkilerin güçlendirilmesi ve Alevi gençlerinin Avrupa Birliği kurumlarına yönlendirilmesi hedefleniyor. AAGB, gençliğin geleceğin kurucu gücü olduğuna ve bu süreçte aktif rol oynamalarının önemine dikkat çekti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi gençliğinin yeni yönetimi, Avrupada artan ayrımcılığa karşı kararlılıkla mücadele etmeye devam edecektir. Gençlerin karar alma süreçlerine aktif katılımının sağlanması, Alevi kimliğinin korunması ve güçlendirilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır. Bu tarihsel sorumluluk, sadece Alevi toplumu için değil, tüm mazlumlar ve ezilenler için de bir dayanışma zeminidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi kadınları eşit temsiliyet için buluştu

Almanya’nın Koblenz kentinde, 16-17 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Kadın Kampı’nda Alevi kadınları, eşit temsiliyet ve dayanışmanın önemine dikkat çekti. Almanya Alevi Kadınlar Birliği tarafından organize edilen etkinlikte, farklı şehirlerden gelen kadınlar, kadın emeğinin görünür hale getirilmesi ve örgütlü mücadelenin güçlendirilmesi konularında ortak görüş bildirdi.

Kampın açılışında konuşan Almanya Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Özgür Demir, kadınların cemevlerinin kuruluş sürecindeki rolüne vurgu yaparak, görünmeyen emeklerinin örgütlü güce dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti. Demir, “Eşit temsiliyetin olmadığı yerde can kavramı eksik kalır” diyerek, kadınların karar mekanizmalarında yeterince temsil edilmediğine dikkat çekti.

İki gün süren etkinlikte, Alevilik, göçmen kadınların sorunları, psikoloji ve hukuk gibi çeşitli konular ele alındı. Katılımcılar, bu tür buluşmaların örgütlü mücadeleyi güçlendirdiğini ve dayanışmanın artırılması gerektiğini vurguladı. Bir araya gelen kadınlar, ortak sorunlarını tartışarak, birlikte hareket etmenin güçlü bir değişim yaratabileceğini belirtti.

Kamp sonunda, kadınların yaşamın her alanında eşit biçimde temsil edilmesi gerektiği yönünde bir mutabakat sağlandı. Katılımcılar, gelecekte de dayanışma ve ortak mücadele çalışmalarını büyütme kararı aldı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kadınlarının eşit temsiliyet mücadelesi, toplumumuzun ilerlemesi için kritik bir adımdır. Koblenzdeki Kadın Kampı, Alevi kadınlarının görünmeyen emeklerini görünür kılma ve örgütlü dayanışmayı güçlendirme kararlılığını ortaya koymuştur. Kadınların karar mekanizmalarında daha fazla yer alması, Alevilik inancının özüne uygun bir şekilde toplumsal adaletin sağlanması için elzemdir. Bu tür etkinlikler, ayrımcılığa ve haksızlıklara karşı durarak, eşit bir toplum yaratma yolunda önemli bir katkı sunmaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Dersimde doğa talanına karşı nöbet başlatılıyor!

Dersim’de artan madencilik faaliyetlerine karşı sivil toplum kuruluşları, 24 Mayıs’ta başlayacak “Doğa ve Canlı Yaşam Nöbeti” için bir araya geldi. Munzur Koruma Kurulu (DEDEF), Dersim Araştırmaları Merkezi (DAM) ve Munzur Çevre Derneği gibi birçok dernek, Mercan ve Havaçor vadilerindeki endemik bitki türlerinin yok olma tehlikesi altında olduğunu belirterek, bölgedeki doğa talanına karşı ortak bir çağrı yaptı.

Kurumlar, Dersim’in 145 ayrı noktada planlanan maden projeleri nedeniyle büyük bir tehdit altında bulunduğunu ifade etti. Yapılan açıklamada, doğanın korunmasının yalnızca çevre örgütlerinin değil, bölgede yaşayan herkesin sorumluluğu olduğu vurgulandı. Emperyalist politikaların dünya genelinde doğa talanını artırdığına dikkat çekilirken, Türkiye’de bu durumun yerli ve uluslararası şirketler aracılığıyla sürdüğü belirtildi.

Munzur coğrafyasının yalnızca insanlar için değil, tüm canlı türleri için yaşam alanı olduğu ifade edildi. Açıklamada, özellikle Mercan ve Havaçor vadilerinde yoğun biçimde toplanan endemik bitkilerin doğaya ciddi zarar verdiği, bu türlerin yok olmasının ekosistemde geri dönüşü olmayan sonuçlar doğuracağı kaydedildi. Kurumlar, doğanın korunması için bir araya gelerek, “Coğrafya yaşamdır; yaşam, coğrafyayı korumakla mümkün olacaktır” mesajını verdi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Dersimde doğa talanına karşı başlatılan "Doğa ve Canlı Yaşam Nöbeti", çevre koruma mücadelesinin ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Alevilikte doğa, sadece bir yaşam alanı değil, aynı zamanda inancımızın temel taşlarından biridir. Bu nedenle, doğanın korunması tüm toplumun ortak sorumluluğudur ve bir avuç insanın değil, herkesin mücadelesine ihtiyaç vardır. Emperyalist politikaların doğa üzerindeki etkisi, yerli ve uluslararası şirketlerin iştahı ile birleştiğinde, Dersim gibi değerli coğrafyaların yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalması kabul edilemez.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevilik üzerine kapsamlı tartışmalar yapıldı

Londra’da 15-17 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen “Alevilik ve Gelecek” Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi açıklandı. Çalıştay, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi tarafından organize edildi ve yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Üç gün boyunca akademisyenler, sanatçılar, siyasetçiler ve Alevi toplumunun çeşitli temsilcileri bir araya gelerek Alevilik, kimlik, kültür ve geleceği üzerine kapsamlı tartışmalar yürüttü.

Sonuç bildirgesinde, Alevi toplumunun özgürce meselelerini tartışabilen, çözüm üretebilen ve geleceğini ortak akılla inşa edebilen güçlü bir toplumsal iradeye sahip olduğu vurgulandı. Çalıştayda, Alevilik ile ilgili 4 panel ve 40 seminer başlığı altında oturumlar gerçekleştirildi. Bu oturumlar arasında gençlik konuşmaları, kültürel buluşmalar ve belgesel gösterimleri de yer aldı.

Katılımcılar, dünyada yükselen otoriter hareketlerin Alevi toplumu üzerindeki etkilerini, demokrasi mücadelesini ve toplumsal muhalefetin sorumluluklarını ele alarak Alevi hareketinin geleceği hakkında değerlendirmelerde bulundu. Ortak bir irade ile Aleviliğin, geçmişten geleceğe taşıdığı inanç ve kimlik olarak tanımlandığı bildirgede, bu tür çalışmalara katılımın toplumsal dayanışmayı güçlendireceği ifade edildi.

İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, bu süreçte aktif bir rol oynamaya devam edeceklerini ve güçlü bir hafıza ile örgütlü bir bilinç oluşturmanın geleceğin sağlam temeli olduğunu belirtti. Çalıştayın sonunda katılımcılara ve katkı sunan tüm isimlere teşekkür edildi ve gelecekte birlikte düşünme ve üretme çağrısı yapıldı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Londrada düzenlenen “Alevilik ve Gelecek” Çalıştayı, Alevi toplumunun güçlü bir toplumsal iradeye sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu tür etkinlikler, Aleviliğin geçmişten geleceğe taşıdığı inanç ve kimliği güçlendirirken, toplumsal dayanışmayı da artırmaktadır. Otoriter hareketlerin yükselişi karşısında Alevi hareketinin geleceği için ortak akılla hareket etmek, demokrasi mücadelesinin bir gereğidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Köln Cemevinde Birlik ve Dayanışma Vurgusu Yapıldı

Alevi Kültür Merkezi – Cemevi Köln, Olağan Seçimli Genel Kurulunu gerçekleştirdi. Bu genel kurulda, başkanlık görevine yeniden seçilen Gökhan Berk, destek verenlere teşekkür ederek, yeni dönemde birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Berk, gençlerin yönetime katılımının önemine dikkat çekti ve Alevi inancı ile kültürünün geleceğe taşınmasında ortak emeğin belirleyici olacağını ifade etti.

Berk, genel kurulda yaptığı konuşmada, “Bu görevi yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda birlik, beraberlik ve hizmet yolunda taşınacak büyük bir emanet olarak görüyorum” dedi. Gençlerin enerjisi ile Alevilik inancının ve kültürünün geleceğe daha güçlü taşınacağına inandığını belirtti.

İki yıl boyunca, Alevi Kültür Merkezi – Cemevi Köln’ün İnanç Kurulu, Gençlik ve Kadın Birliği ile birlikte önemli hizmetler yürütmeyi planladıklarını ifade eden Berk, geçmiş dönemdeki tecrübelerin yeni dönemdeki çalışmalara katkı sağlayacağını vurguladı. “Geçmişin birikimi ile daha güçlü bir dayanışma oluşturacağız” dedi.

Genel kurula katılan tüm canlara teşekkür eden Berk, toplum için değer katacak projelerde buluşma temennisinde bulundu. “Birliğimiz daim olsun” diyerek sözlerini tamamladı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Köln Cemevinde gerçekleştirilen genel kurul, Alevi toplumunun birlik ve dayanışma ruhunu pekiştirmek adına önemli bir adım olmuştur. Gökhan Berkin gençlerin yönetime katılımı konusundaki vurgusu, Alevilik inancının ve kültürünün geleceği için hayati bir öneme sahiptir. Bu tür projeler, toplumun ihtiyaçlarına duyarlılık gösteren, ayrımcılığa ve dışlayıcılığa karşı duran bir anlayışla şekillenmelidir. Alevi Kültür Merkezinin yeni dönemde sağlayacağı hizmetler, geçmişin birikimi ile daha güçlü bir dayanışma oluşturma hedefini taşımaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi inancına yönelik saldırılar artıyor!

Düzgün Baba Ziyaretgahı’na ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırılar, Alevilik inancını hedef alan sistematik bir saldırı dalgasının parçası olarak değerlendiriliyor. 19 Mayıs 2026 tarihinde Mersin’de gerçekleştirilen basın açıklamasında, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mersin Şubesi Eş Başkanı Hüsniye Çelik, bu olayların yalnızca münferit adli vakalar olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.

Çelik, Düzgün Baba Ziyaretgahı’na yapılan saldırının ardından, bu kez Maraş Pazarcık’ta bulunan Elif Ana Türbesi’ne yönelik bir saldırı gerçekleştirildiğini belirtti. Bu durum, Alevi toplumunun inancına ve kimliğine yönelik bir saldırı olarak değerlendiriliyor.

Açıklamada, kutsallara yönelik saldırıların toplumsal hafızaya ve inanca zarar verdiği ifade edildi. Çelik, “Kutsallarımıza yönelik saldırıların failleri, akli dengesi yerinde değil gibi gerekçelerle sıradanlaştırılmamalı” dedi. Saldırılar, toplumsal barışın temel taşlarını yerinden oynatma girişimleri olarak nitelendirildi ve bu karanlık eylemleri gerçekleştirenlerin cesaretlendirildiği bir iklimin varlığına dikkat çekildi.

Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Kılavuz da, yapılan saldırıları kınayarak Alevi inanç önderlerinin talipleriyle buluşma çağrısında bulundu. DAD Mersin Şubesi, kutsallarına yönelik bu saldırılara karşı durulması gerektiğini vurguladı ve toplumun dayanışma içinde olması gerektiğini ifade etti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi inancına yönelik artan saldırılar, sadece inancımıza değil, toplumsal barışa da büyük bir tehdit oluşturuyor. Kutsallarımıza gerçekleştirilen bu saldırılar, Alevi kimliğinin hedef alındığını açıkça gösteriyor. Bu tür eylemler, toplumda ayrışmayı derinleştirirken, bizleri bir arada tutan değerleri sarsma amacı taşımaktadır. Alevi toplumu olarak, bu saldırılara karşı durmak ve birlik içinde sesimizi yükseltmek zorundayız.

— Alevi Gazetesi Editörü

Düzgün Baba Ziyaretgahına saldıranlar tutuklandı

Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Ziyaretgahı’na yönelik gerçekleştiren saldırılar sonucunda, nişanelerin tahrip edilmesiyle ilgili olarak 3 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında köy muhtarı Zeki Açıkgöz de yer alırken, muhtarın görevden uzaklaştırıldığı bildirildi. Olay, 19 Mayıs 2026 tarihinde meydana geldi ve Alevi toplumu tarafından derin bir üzüntüyle karşılandı.

Düzgün Baba Cemevi Yönetim Kurulu, saldırının ardından yaptığı yazılı açıklamada, kutsal mekanlara yönelik saldırıların Alevilik inancının temel değerlerini hedef aldığına dikkat çekti. Açıklamada, kutsal mekanların her bir taşının Alevi kimliğinin asırlık birer şahidi olduğu vurgulandı. “Bu kutsal mekanın maneviyatına el uzatanlar asla affedilmeyecektir” ifadeleri kullanıldı.

Alevi toplumu, Düzgün Baba Mekanı’na yapılan saldırının ardından birlik ve dayanışma çağrısında bulundu. Cemevi yönetimi, inanç yerlerine sahip çıkılması gerektiğini belirterek, toplumun bu tür saldırılara karşı duyarlı olmasını istedi. Ayrıca, davanın takipçisi olacaklarını ifade ettiler.

Bu tür olayların, Alevi inancının ve kültürünün korunmasına yönelik tehditler oluşturduğunun altı çizildi. Tutuklamaların, inanç mekanlarına yönelik saldırıların önlenmesi adına önemli bir adım olduğu ifade edildi. Alevi toplumu, bu saldırılara karşı duruşunu net bir şekilde ortaya koymaya devam ediyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Düzgün Baba Ziyaretgahına yapılan saldırı, sadece bir inanç mekanına değil, Alevilik inancının özüne ve kültürel mirasına da bir saldırıdır. Bu tür olaylar, toplumumuzu bölmeye ve inancımızı zayıflatmaya yönelik tehditler olarak değerlendirilmektedir. Alevi toplumu, dayanışma ve birlik içinde bu saldırılara karşı durarak, inanç yerlerine sahip çıkma sorumluluğunu üstlenmelidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Alevi Kutsallarına Yönelik Saldırılar Kabul Edilemez!

Düzgün Baba Ziyaretgahı’na ve Elif Ana Türbesi’ne yapılan saldırılar, Alevi toplumu tarafından büyük bir üzüntü ve öfkeyle karşılandı. 19 Mayıs 2026 tarihinde DAD (Demokratik Alevi Dernekleri) Mersin Şubesi Eş Başkanı Hüsniye Çelik, saldırının yalnızca bir suç olayı değil, inanca ve kimliğe yönelik sistematik bir saldırı olarak değerlendirildiğini vurguladı. Bu durum, Alevilik inancının kutsallarına yönelik artan tehditlerin bir parçası olarak görülmekte.

Çelik, Düzgün Baba Ziyaretgahı’na yapılan saldırının ardından, Maraş Pazarcık’ta yer alan Elif Ana Türbesi’ne gerçekleştirilen saldırının da benzer bir çirkinliğe işaret ettiğini belirtti. Alevi toplumu, bu tür olayların münferit adli vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini, aksine inançlarına yönelik bir saldırı dalgası oluşturduğunu ifade etti.

Alevi inanç önderleri ve topluluk üyeleri, bu saldırıları yalnızca fiziksel bir tahribat olarak değil, aynı zamanda toplumsal hafızaya ve inanca yönelik bir tehdit olarak algılamaktadır. Hüsniye Çelik, “Kutsallarımıza yönelik saldırıların failleri, akli dengeleri yerinde değil gibi gerekçelerle sıradanlaştırılmamalı. Bu tür saldırılar, toplumsal barışın temel taşlarını yerinden oynatma girişimleridir” dedi.

Mersin Cemevi Kadın Komisyonu üyesi Aysel Kılavuz da saldırıları kınayarak, Alevi inanç önderlerinin ve taliplerinin bir araya gelmesi çağrısında bulundu. Alevi toplumu, kutsal mekanlarına yönelik bu tür saldırıların durdurulması ve faillerinin cezalandırılması için birlik ve dayanışma içinde hareket etmeye davet edilmektedir.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi kutsallarına yönelik bu saldırılar, sadece inanç ve kimliğe değil, aynı zamanda toplumsal barışa da bir tehdit oluşturmaktadır. Alevi toplumu, bu tür olayların münferit suçlar değil, sistematik bir ayrımcılığın parçası olduğunu vurgulayarak, birlik ve dayanışma içinde karşı durmalıdır. Her türlü ayrımcılığa karşı durarak, farklılıklarımızla bir arada yaşamanın önemini yeniden hatırlamalıyız.

— Alevi Gazetesi Editörü

Koblenz’de Alevi Kadınlar Eğitim Kampı Gerçekleşti

Almanya Alevi Kadınlar Birliği, 16-17 Mayıs tarihlerinde Koblenz Cemevi’nde Kadın Eğitim Kampı düzenledi. Etkinlik, Almanya’nın çeşitli şehirlerinden gelen kadınların katılımıyla gerçekleşti. İki gün süren kampta, siyaset, Alevi inancı, göçmen kadınların sorunları, hukuk, psikoloji ve dayanışma konuları ele alındı. Kadınların örgütlü mücadelesinin güçlendirilmesi hedeflendi.

Kampın açılışında, AABF NRW İnanç Kurulu Başkanı Nejla Arslan Ana tarafından verilen gülbeng ile katılımcıların ruhsal birlikteliği sağlandı. Açılış konuşmalarında, kadınların toplumsal yaşamın her alanında eşit ve özgür bir şekilde yer alması gerektiği vurgulandı.

“Kadın ve Siyaset” panelinde, 23/24. Dönem HADEP Milletvekili Gültan Kışanak, DEM Parti Halklar ve İnançlar Komisyonu Eş Sözcüsü Yüksel Mutlu ve CHP Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, kadınların siyasette, inanç alanında ve toplumsal yaşamda daha etkin bir rol oynaması gerektiğini belirtti. Kadınların örgütlü mücadelesinin toplumsal dönüşümde kritik bir rolü olduğu ifade edildi.

Etkinlikte ayrıca, Alevilik inancındaki kadın kimliği ve kadın ozanların rolü üzerine yapılan sunumlar dikkat çekti. Sanatçı Mercan Erzincan, Alevi kültürünün genç nesillere aktarılması gerektiğini vurguladı. Devam eden oturumlarda, Alevi örgütlerindeki kadınların görünürlükleri ve eşitlik mücadelesi üzerine değerlendirmeler yapıldı.

Kamp süresince gerçekleştirilen atölyelerde, “Alevi kurumlarında kadın”, “Göçmen kadınlar ve hukuksal haklar”, “Manevi destek ve dayanışma” gibi konular tartışıldı. Etkinliğin sonunda, Almanya Alevi Kadınlar Birliği Yönetim Kurulu, katılımcılara teşekkür ederek, kadın dayanışmasını güçlendiren bu buluşmanın gelecekteki çalışmalara ışık tutacağına inandıklarını belirtti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Koblenzde düzenlenen Alevi Kadınlar Eğitim Kampı, kadınların toplumsal ve siyasal alanlarda daha etkin bir rol alması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Kadınların örgütlü mücadelesinin güçlendirilmesi, Alevi inancının ve kültürünün geleceği için hayati önem taşıyor. Bu tür etkinlikler, ayrımcılığa ve dışlayıcılığa karşı durarak, herkesin eşit ve özgür bir yaşam sürmesi için atılan önemli adımlardır.

— Alevi Gazetesi Editörü