Ana Sayfa Blog Sayfa 6049

Gözaltındaki danışmanların ifade işlemleri başladı

HDP’li milletvekillerinin gözaltında bulunan 5 danışmanının ifade işlemleri günler sonra başladı. Görevi gereği milletvekilinin yanında bulunan danışmanlara, kavgalı geçen Anayasa Komisyonu görüşmelerinde neden yer aldıkları soruldu

Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekillerinin danışmanlarının gözaltına alındıktan günler sonra ifade işlemleri başladı. 11 Kasım’da gözaltına alındıktan sonra günlerce Ankara’da bir spor salonunda tutulan danışmanların ifade işlemlerinden sonra savcılığa çıkarılması bekleniyor.

Çelik açlık grevinde

Gözaltında bulunan danışmanlardan tutuklu bulunan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ’ın danışmanı Olcay Çelik’in gözaltına alındığı günden bu yana başladığı açlık grevi eylemi de devam ediyor. Çelik’in yanı sıra KHK ile ihraç edilen Grup Danışmanı Zülküf Kurt, HDP Wan Milletvekili Nadir Yıldırım’ın danışmanı Murat Gökdağı, Amed Milletvekili Ziya Pir’in danışmanı Muhammed Kaya ve Mêrdîn (Mardin) Milletvekili Mithat Sancar’ın danışmanı Metin Kümek gözaltındaki diğer isimler.

‘Neden Komisyon’daydınız?’

Avukatlardan alınan bilgilere göre, ifade işlemlerine başlanan danışmanlara dokunulmazlıkların kaldırılmasına dair değişikliğin Anayasa Komisyonu’nda görüşüldüğü sırada yaşanan tartışmalar yöneltildi. Danışmanlara komisyonda yaşanan kavga sorulurken, görüşmeler sırasında görevi icabı milletvekillinin yanında olması gereken danışmanlara neden komisyonda bulundukları da soruldu. Danışmanların emniyetteki ifade işlemleri devam ediyor.

ANKARA

Yandaşlar birbirine girdi: TRT ve A Haber darbeye destek mi verdi

AKP yanlısı TV yorumcusu Fatih Tezcan, A Haber kanalını Erdoğan’ı sansürlemekle suçlarken, A Haber spikeri Banu El’den yanıt geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Mustafa Varank ise Twitter’da AA’yı savundu. TRT’den de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüntülerinin yayımlanmadığı tartışmasına ilişkin açıklama geldi.

“ANADOLU AJANSI DAHİL HİÇBİR YERDE YAYINLANMADI”

Hükümete yakın Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür, hafta sonu kalem aldığı “O gece Erdoğan’ın ilk konuşmasına ne oldu?” başlıklı yazısında, “Üzerinden 4 aydan fazla geçti ama hâlâ o 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk konuşmasına ilişkin soru işaretleri giderilemedi” diyerek tartışmayı başlattı.

“O gece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, CNNTürk’te Hande Fırat’a konuşmadan önce Marmaris’te yerel gazetecilere konuştuğu biliniyor” diyen Mahmut Övür, “Ama o konuşma nedense ana akım medyada yayınlanmadı ve Türkiye gibi iletişimde hayli başarılı olan bir ülkede, hedef kitleye ulaşmadı. Olayı biraz açalım. O gece darbe veya kalkışma 22.30’dan sonra netleşince Cumhurbaşkanı Erdoğan da bulunduğu Marmaris’te yerel gazetecileri çağırıyor ve bir açıklama yapıyordu. Ancak bu açıklama Anadolu Ajansı (AA) dahil hiçbir yerde yayınlanmadı.”

AKP yanlısı TV yorumcusu Fatih Tezcan, A Haber kanalını Erdoğan’ı sansürlemekle suçlarken, A Haber spikeri Banu El’den yanıt geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Mustafa Varank ise Twitter’da AA’yı savundu. TRT’den de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüntülerinin yayımlanmadığı tartışmasına ilişkin açıklama geldi.

“ANADOLU AJANSI DAHİL HİÇBİR YERDE YAYINLANMADI”

Hükümete yakın Sabah gazetesi yazarı Mahmut Övür, hafta sonu kalem aldığı “O gece Erdoğan’ın ilk konuşmasına ne oldu?” başlıklı yazısında, “Üzerinden 4 aydan fazla geçti ama hâlâ o 15 Temmuz gecesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ilk konuşmasına ilişkin soru işaretleri giderilemedi” diyerek tartışmayı başlattı.

“O gece Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, CNNTürk’te Hande Fırat’a konuşmadan önce Marmaris’te yerel gazetecilere konuştuğu biliniyor” diyen Mahmut Övür, “Ama o konuşma nedense ana akım medyada yayınlanmadı ve Türkiye gibi iletişimde hayli başarılı olan bir ülkede, hedef kitleye ulaşmadı. Olayı biraz açalım. O gece darbe veya kalkışma 22.30’dan sonra netleşince Cumhurbaşkanı Erdoğan da bulunduğu Marmaris’te yerel gazetecileri çağırıyor ve bir açıklama yapıyordu. Ancak bu açıklama Anadolu Ajansı (AA) dahil hiçbir yerde yayınlanmadı.”

Mahmut Övür’ün yazısının yayımlandığı gün A Haber spikeri Banu El, Twitter’da “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hiç bir kanalda yayınlanmadığı iddia edilen açıklaması o gece @tvahaber de yayınlandı!” mesajını paylaştı.

İşte o mesaj:

AKP yanlısı TV yorumcusu Fatih Tezcan ise, Banu El’in mesajına Twitter’da yanıt vererek “A Haber de 00:04’teki bu ilk konuşmayı sansürledi 00:35’te yayınladı. 00:04’te CB Erdoğan değil Cem Küçük konuşturuldu” diye yazdı.

Tartışmaya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Başdanışmanı Mustafa Varank da girdi. Varank, AA’ya sahip çıkarak “Darbe gecesi saat 01’e kadar Anadolu Ajansının abonelerine geçtiği yayın burada. İftiharla okuyun. AA o gecenin kahramanlarından biridir” mesajını paylaştı.

‘Öteki Yarım’ okuyucuyla buluştu

Fotoğrafçı Emine Kart’ın “Öteki Yarım” adlı kitap çalışması, Mimarlar Odası’nda gerçekleşen tanıtımla okuyucuyla buluştu. Emine’nin Gezi direnişi ardından tüm baskı ve saldırılara rağmen sokağı terketmeyenlere odaklandığı, “Bu insanlar neden sokağı terk etmiyor?”, “Onlar için sokak ne anlama geliyor?” sorularına yanıt aradığı kitabı Ankaralılar tarafından ilgi gördü. Kitapta, Barış Anneleri’nden liseleri gençlere, sağlık emekçilerden sokağı günbegün izleyen gazetecilere kadar birçok farklı hayatın fotoğrafı ve yazısı bulunuyor. ANKARA

‘Onlara hadlerini sanatımızla bildireceğiz’

İç işleri Bakanlığı’nın OHAL’i gerekçe göstererek kapattığı dernekler arasında yer alan Dicle Fırat Kültür ve Sanat Derneği öğrencileri, mühre sanatlarıyla cevap vereceklerini söyledi. Amed’in Sûr ilçesinde 13 yıldır faaliyet yürüten Dicle Fırat Kültür ve Sanat Derneği’ndeki çalışmalara katılan öğrenciler, çalışmalarını sokaklarda sürdüreceklerini kaydetti. Erbane öğrencisi Mizgin Aydeniz, tüm öğrenicilerin çalışmaları yürütmekte kararlı olduğunu belirterek, “Orası bizim evimiz gibiydi onlar evimizi aldılar elimizden ama biz buna karşı asla suskun kalmayacağız ve direneceğiz. Derneğimizi kapattılar ama bizi parklarda, sokakta her yerde görmeye devam edecekler. Ne benim erbane mi ne de diğer müzikleri susturabilirler” dedi. Derneğin öğrencisi Dersim Durmaz ise “4-5 aydır Dicle Fırat’ta çalışıyordum. İnsanlar oraya çok emek veriyordu. Ama hükümet bir gecede onlarca öğretmenin emeğine ve öğrencilerin hayallerine mühür vurdu. Ne biz öğretmenlerimizi ne de öğretmenlerimiz bizi bırakmayı düşündü. Sonraki gün parkta ders işledik gerekiyorsa sokaklarda halay çekeriz ama yine de vazgeçmeyiz” diye konuştu. Şeyma Yardımcı ise “Onlar mühür ile bizi susturmak istiyorlar ama biz mühre müzikle govendle karşılık vereceğiz. Onlara hadlerini sanatımızla bildireceğiz. Bizi susturamayacaklar” ifadelerini kullandı. AMED

‘Fırat’ın Gazabı’nda ilerleyiş sürüyor

Rakka’yı özgürleştirmek için başlatılan “Fırat’ın Gazabı” operasyonunda Til Semen Kasabası’nın özgürleştirilmesinin ardından Demokratik Suriye Güçleri (QSD) savaşçıları, bölgenin en büyük köylerinden Sukerî’ye yöneldi.

Operasyona ilişkin konuşan QSD komutanlarından Ebû Salih El-Hindawî, Til Semin’de QSD bayrağını dalgalandırdıkları gibi Rakka’da da o bayrağı dalgalandıracaklarını söyledi.

Til Semen’in 3 günlük kuşatmanın ardından özgürleştirildiğini söyleyen El-Hindawî, savaşçıların Til Semen’in ardından El-Sukerî Köyü’ne doğru ilerlediğini belirtti. RAKKA / ANHA

Qebasîn yine el değiştirdi

Türkiye ve ona bağlı silahlı grupların ele geçirdiği Bab’ın kuzeyindeki Qebasîn beldesi yeniden DAİŞ’in eline geçti. DAİŞ çeteleri önceki gece bir saldırı dalgasıyla kasabayı ele geçirdi. Çatışmalarda bir Türk askeri yaşamını yitirdi. QSD’liler ise bölgede konumlarını koruyor

DAİŞ çeteleri, birkaç gün önce çatışmadan Türkiye ve ona bağlı gruplara teslim ettiği Bab’ın kuzeyindeki Qebasîn beldesini yeniden geri aldı. Önceki gece saldırıya geçen DAİŞ çeteleri, Türkiye ve ona bağlı çeteci gruplara büyük darbeler vurarak Qebasîn’i ve birçok çevre köyün denetimini sağladı. Yaşanan çatışmalarda bir Türk askerinin öldüğü, 2 askerin de yaralandığı bildirildi.

TSK ‘kaza’ dedi

Türk Silahlı Kuvvetleri’nden (TSK) yapılan açıklamada, Bab’ın batısındaki El Azrak Köyü’nde bomba yüklü araçla yapılan saldırıda iki askerin yaralandığı, Numan bölgesinde bir askerin öldüğü belirtildi. Ancak açıklamada askerin “kaza sonucu” öldüğü iddia edildi. TSK’nin açıklamasında saldırılarda, kendilerine bağlı gruplardan 9 kişinin ise yaralandığı bildirildi.

Qebasîn yeniden DAİŞ’te

TSK’nin açıklamasında Qebasîn’den çıkarıldıkları yönünde herhangi bir ibarenin yer almaması ise dikkat çekti. Ancak bölgedeki kaynaklardan alınan bilgiye göre; DAİŞ çeteleri Qebasîn’de tamamıyla denetimi sağladı. Ayrıca bölgedeki silahlı grupların hareketliliğini ve çatışma durumunu gösteren güncel harita da Qebasîn’in DAİŞ’in eline geçtiğini gösteriyor.

ABD uyarmıştı

Türkiye’nin Bab’a doğru ilerleyişi, Rusya ve Suriye rejimi tarafından hava sahasının kapatılması ve ABD’den gelen “Türkiye’nin hareketliliği koalisyondan bağımsız” açıklaması sonrası durmuştu. Rusya ile yapılan anlaşmaya göre Türkiye’nin uçakları, sınırdan 20 kilometre derinliğe kadar uçuş yapabildiği belirtiliyor. Bab merkezi ise Türkiye sınırına 35 kilometre mesafede bulunuyor. TSK’nin açıklamasında savaş uçaklarının Bab’ın kuzeyindeki bazı noktaları vurduğu iddia edildi.

QSD’liler konumlarını koruyor

Demokratik Suriye Güçleri’ne (QSD) bağlı Bab Askeri Meclisi savaşçıları ise Arima Kasabası’nı aldıktan sonra Cebel Berazi (Kürt Dağı) bölgesini de alarak Qebasîn sınırına kadar ilerlemiş durumda. Bab Askeri Meclisi, Qebasîn’e 2 kilometre kadar yaklaştı. Bab’ın batısında da QSD’ye bağlı Devrimci Güçler konumlarını koruyor. Devrimci Güçler, Bab’a 17 kilometre mesafede bulunuyor. Bölgede son günlerde “sürpriz” gelişmeler yaşanıyor.

HABER MERKEZİ

TSK ve Minbic Askeri Meclisi arasında çatışma

TSK Rojava’nın Şex Nasir köyünde bulunan Minbic Askeri Meclisi savaşçılarına ait noktaya saldırdı. Savaşçıların yanıt vermesiyle başlayan çatışmalar devam ediyor

Hawar Haber Ajansı’nın (ANHA) geçtiği habere göre; Minbic Askeri Meclisi’nden askeri bir kaynak, TSK’ye bağlı askerlerin Minbic’in batısındaki Şêx Nasir köyünde Minbic Askeri Meclisi savaşçılarına ait noktaya ağır silahlarla saldırdığını söyledi. Savaşçıların saldırıya cevap vermesiyle çatışma çıktı. Çatışma şiddetli bir şekilde devam ediyor.

Bildiri dağıtmaya 10 ay hapis!

Paris’te öldürülen üç Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan için 9 Ocak 2016 tarihinde Amed’de yapılacak yürüyüş için bildiri dağıtan HDP üyesi M.K., ve L.Ü., hakkında açılan davanın duruşması dün görüldü. Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan sanıklar katılmazken, avukatlar hazır bulundu. Davanın esası hakkında mütalaasını veren savcı, sanıkların “Örgüt propagandası” niteliğindeki çağrı metnini dağıtarak “Örgüt propagandası” yaptıklarını savundu.

Mütalaaya karşı savunma yapan sanıkların Avukatı Metin Gün, “HDP’den gelen cevabi yazıda söz konusu bildirinin parti genel merkezi tarafından hazırlandığı belirtilmiştir. Müvekkillerim bu partinin üyesidir. Tamamen yasal ve yasal siyaset çerçevesinde hazırlanmış ve dağıtılmak amacıyla müvekkillerimin aldığı bildirilerdir. Tüm bu hususlar değerlendirildiğinde amacın provoke değil söz konusu saldırıyı kınamak olduğu açıktır. Müvekkillerimin beraatını talep ediyorum” dedi. Kararı açıklayan mahkeme heyeti, siyasetçilerin bildiri dağıtarak, “Örgüt propagandası” suçunu işlediklerini ileri sürdüğü HDP üyeleri M.K., ve L.Ü.’ye 10’ar ay hapis cezası verdi. Ardından cezayı erteleyen mahkeme, karar tarihinden itibaren 5 yıl içinde bir benzer suç işlememeleri durumunda cezanın silinmesine karar verdi. AMED

‘Kapatılmalara cevap olduk’

Türkiye’nin Kürtçe yayın yapan tek günlük gazetesi Rojeva Medya Editörü Buldan, “Hiçbir koşul altında gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi. OHAL kapsamında çıkarılan KHK’ler ile birçok gazete, dergi, ajans, radyo ve kanalın kapatıldığı bir dönemde yayın hayatına başlayan Rojeva Medya, Türkiye’nin günlük tek Kürtçe gazetesi özelliğini taşıyor. 11 Kasım günü ilk basımı gerçekleşen Rojeva Medya, Kürtçenin Kurmancî ve Kirmanckî lehçelerinde yayın yapıyor. Gazete 12 sayfadan oluşuyor.

Cevap olduk

Gazetenin gerçeklerden taviz vermeyen bir yayın politikası ile yayın yaptığını söyleyen gazete Editörü Evîn Buldan, “Gazetemiz gerek Türkiye’de Kürtçe günlük basım gerçekleştiren tek gazete olması, gerekse özgür ve muhalif yayın gerçekleştiren birçok gazete, dergi, ajans, radyo ve kanalın kapandığı bir dönemde yayın hayatına başlaması nedeni ile ayrı bir öneme ve yere sahiptir. Bu anlamda Rojeva Medya, muhalif basın kurumlarının kapatılmasına ya da sivil toplum kuruluşlarının kapılarının mühürlenmesine bir cevap da oldu” değerlendirmesi yaptı.

Okurların yüzü güldü

Gazetenin birçok merkezde dağıtımının yapıldığını söyleyen Buldan, gazetelerinin çıkması ile okurlarının yüzünün güldüğünü söyledi. Buldan, “Basın alanında her gün artan bir baskı ve şiddetle karşı karşıyayız. İstisnasız her gün bir arkadaşımızın sırf gazetecilik görevini yaptığı için tehdit edildiğini, darp edildiğini, gözaltına alındığını ya da tutuklandığını duyuyoruz. Bu baskılarla amaçlanan, bizlere geri adım attırmaktır. Ancak unuttukları şey şu ki; bizler bedellerle bugüne gelen bir basın geleneğine sahibiz ve hiçbir koşul altında gerçekleri yazmaktan vazgeçmeyeceğiz” dedi. AMED

Tutsak yakınları için inisiyatif kuruldu

Tutuklu ve hükümlü aileleri ile yardımlaşma ve dayanışma adıyla tutsak yakınları Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi kurdu

Tutuklu ve hükümlü aileleri ile yardımlaşma ve dayanışma adıyla Amed’de Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi kuruldu. DBP Rêzan (Bağlar) İlçe Örgütü’nde farklı şehirlerden ailelerin de katılımıyla bir araya gelen inisiyatif üyeleri kuruluşlarını deklare etti. İnisiyatif ve aileler adına deklarasyonu okuyan Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi Eşsözcüsü Mehmet Temizyüz, “Bugün mevcut hükümete karşın da tutuklu ve hükümlü aileleri olarak gösterebilecek azme sahip olduğumuzu tüm kamuoyuyla paylaşıyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Mühür vurulamaz’

Çıkarılan KHK ile geçtiğimiz günlerde kapatılan dernekler ile hiçbir şekilde tutuklu ve hükümlü ailelerinin mücadelesinin geriletemeyeceğini söyleyen Temizyüz, “Şu iyi bilinmeli; Kürdün iradesine mühür vuramazsınız. Kurumlarımızı kapatabilirsiniz ancak inançlı ve onurlu mücadelemizi her yerde her zaman yürütmemize engel olamayacaksınız. Çalışmalarımızı mahalle mahalle, sokak sokak ve il il yürüteceğimizi belirtiyoruz. Ailelerimizin evleri kapatılan kurumumuzun rollerini büyük bir gönüllülük temelinde üsteleneceğini tüm kamuoyuyla paylaşıyoruz” dedi. Temizyüz, “Zindanlarda yaşayan işkenceler ve yoğun hak ihlalleri karşısında daha fazla örgütlenerek onları yalnız bırakmayacağımızı ve Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi olarak tüm tutsak aileleriyle birlikte direneceğimizi ve asla boyun eğmeyeceğimizi tüm kamuoyuna deklare ediyoruz” ifadelerini kullandı. AMED