Ana Sayfa Blog Sayfa 6068

HDP: Nihai kararımızı önümüzdeki hafta açıklayacağız

HDP Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, bugün yapılan PM toplantısına ilişkin aktarımlarda bulundu. Meclis çalışmalarına dair nihai tutumlarını önümüzdeki hafta başına kadar netleştirileceğini belirten Bilgen, kararın Salı günkü grup toplantısında açıklanacağını söyledi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi (PM), önümüzdeki süreçteki yol haritası ve Meclis çalışmalarına dair tutumu tartışmak amacıyla HDP Genel Merkez binasında toplandı. Toplantının devam ettiği saatlerde Parti Sözcüsü Ayhan Bilgen, toplantı gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Dün ve bugün devam eden gözaltı operasyonlarına tepki gösteren Bilgen, tutuklamalar, eşbaşkanlarına uygulanan tecrit, yapılan anayasa tartışmaları dolayısıyla PM toplantısı yaptıklarını söyleyerek, PM toplantısına dair aktarımlarda bulundu. HDP eşbaşkanları ve milletvekillerinin 4 Kasım’da tutuklanmasının ardından genel merkez binasına giremediklerinden dolayı Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısını Amed’te yaptıklarını hatırlatan Bilgen, toplantıda kimi kararlaşmalara gidildiğini ancak nihai kararı almak için kimi planlamalar yapma kararı aldıklarını anımsattı.

‘Kararımızı hızlandıracağız’

Toplantıda, Meclis çalışmaları ile ilgili tutumun nasıl şekilleneceğine dair tartışmalar yürütüldüğünü ifade eden Bilgen, şöyle devam etti: “Genel eğilim arkadaşlarımızın paylaşımı Meclis çalışmaları ile kararın hızlandırılması yönünde. Dolayısıyla bu bir kaç gün içerisinde yaşadığımızı gelişmeleri de değerlendirerek acil bir MYK toplantısı bugün düzenleyeceğiz ve mümkünse il eş başkanlarımızla, parti grubumuzla yeniden acil toplantılar yapacağız ve Meclis çalışmalarına katılmayla ilgili kararımızı hızlandırmanın yolunu arayacağız.”

‘İzin vermeyeceğiz’

Kayyum atamalarına ilişkin de konuşan Bilgen, “Bu fotoğraf çok net şekilde Şark Islahat Planı’ndaki yerel halkın iradesini tanımamayı ortaya koyuyor. Türkiye’yi yönetenler de bu zihniyetin devam ettiğini gösteriyor. Şu ana kadar 3’ü büyükşehir ve 5’i il olmak üzere 34 belediyeye kayyum atandı ve 52 belediyede görevden alma yaşandı ve 39 eşbaşkan tutuklandı. Bu tablo başkanlık yolunda başkanlık hesabıyla partimiz birilerine başkanlığa destek niyetinde bir diyet gibi kurban edilmek isteniyor. Buna izin vermeyeceğiz” dedi.

Karar önümüzdeki hafta paylaşılacak

Daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bilgen, partinin Meclis’te devam edip etmeme noktasındaki tavrının ne olacağı sorusuna ilişkin PM’nin Meclis çalışmalarıyla ilgili karar sürecinin hızlandırılması noktasında bir eğilimin olduğunu söyledi. Bilgen, “Bu kararı elbette hiçbir kararın vazgeçilmez olduğunu bilerek ve gecikmeden bir tutum geliştirmek adına önümüzdeki hafta başına kadar netleştirmeye önümüzdeki hafta grup toplantısında kamuoyu ile paylaşmaya çalışacağız” dedi.

Partilerinin tutuklama operasyonları sonrası almış olduğu Meclis çalışmalarını durdurma kararı sonrasında Meclis’te milletvekillerine yoklama uygulaması ile milletvekilliklerinin düşürülmesi yönündeki bir başka soruya ise Bilgen, “Yoklama ile vekilliğimizin düşürülmesi hesabının yapıldığını duyuyoruz. Teamüllere aykırı bir durum yaratılmak isteniyor” yanıtını verdi.

ANKARA

Dêrik Belediyesi’ne ikinci kez kayyum atandı

Dêrik Belediyesi’ne Mardin Vali Yardımcısı Ali İkram Tuna kayyum olarak atandı

Mêrdîn’in (Mardin) Dêrik İlçesi Belediyesi’ne ikinci kez kayyum atandı. İçişleri Bakanlığı tarafından Derik Belediyesi’ne Mardin Vali Yardımcısı Ali İkram Tuna kayyum olarak atandı. Tuna’nın aynı zamanda ilçede kaymakamlık görevini de yürüteceği öğrenildi. Daha önce kayyum olarak atanan Derik Kaymakamı Kayyum Muhammed Fatih Safıtürk, bir saldırı sonucu yaşamını yitirmişti.

Trump’a bir eyaletten veto!

ABD’de Los Angeles Eyaleti Polis Departmanı, en büyük vaadi “mültecileri sınır dışı etmek” olan Donald Trump’a yardım etmeyeceğini açıkladı. ABD’de 8 Kasım’da yapılan başkanlık seçimlerinde beklenmedik bir zafer elde eden Trump, kampanya sürecinde dile getirdiği “göçmenleri sınır dışı etme planı”nı hayata geçirmekte kararlı. Ancak bunun pratikte nasıl uygulanacağı belirsiz.

KNX 1070’e röportaj veren Los Angeles Emniyet Müdürü Charlie Beck, Trump’a yardımcı olmayacaklarını açıkladı. Beck, “Her zamanki prosedürü uygulamaya devam edeceğiz. Tek başına, göçmen ya da bir başka statü olsun, statülere bağlı olarak tutuklama yapmayacağız” dedi. LOS ANGELES

Obama protestolarla karşılandı

ABD Başkanı Barack Obama’nın Yunanistan’a yaptığı ziyaret protestolarla karşılandı. Başkent Atina’da sol partiler ve anarşist grupların başını çektiği protesto eylemlerine binlerce kişi katıldı. ABD Büyükelçiliği’ne yürümek isteyen eylemcilere polis, gaz bombası ve ses bombalarıyla saldırırken; eylemciler de taş, sopa ve molotof kokteylleriyle karşılık verdi. Çatışmalar gece geç saatlere kadar devam etti.

1967-74 yılları arasında Yunanistan’ı cuntayla yöneten askeri yönetiminin 17 Kasım 1973 tarihinde Politeknik Üniversitesi’ni basarak 13 solcu öğrenciyi katletmesi sonrası ülkede ABD’ye tepki yaygın. Obama’nın ziyaretinin de 17 Kasım öncesine denk gelmesi yoğun tepkilere neden oldu.

Her yılın kasım ayında sol ve anarşist gruplar tarafından yapılan Politeknik Üniversitesi katliamın anmasının başını SYRIZA çekiyordu. Ancak bu kez iktidarı elinde bulunduran SYRIZA’nın sessiz kalması tepkilere neden oldu. ATİNA

Yemen’de ateşkes çabası

Yemen’de bugün itibariyle saldırıların durdurulması ve ay sonunda müzakerelerin başlaması konularında anlaşmaya varıldığı bildirildi.

Umman Dışişleri Bakanlığının, resmi haber ajansı ONA’da yayınlanan açıklamasına göre, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry’nin Umman Sultanı Kabus bin Said ile görüşmesi ve Umman Dışişleri’nden Sorumlu Bakan Yusuf bin Alevi bin Abdullah’ın Husiler ile devrik lider Ali Abdullah Salih’i temsil eden heyetle yürüttüğü çabalardan sonuç alındı. Bu çerçevede, 10 Nisan’da varılan anlaşmaya uyulması ve bugünden itibaren saldırıların durdurulması konusunda uzlaşıldı.

Anlaşmaya varılan konular arasında, bu ayın sonlarında Birleşmiş Milletler (BM) Yemen Özel Temsilcisi İsmail Vild eş-Şeyh Ahmed’in sunduğu barış planı kapsamında müzakerelerin başlatılması da yer alıyor. SANA

Dünya kadınlarından KJA’ya destek

Başta uluslararası eylem grubu Dünya Kadın Yürüyüşü, Yazar Janet Biehl, İspanya, Filistin ve İskoçya olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinden kadın örgütleri kapatılan Özgür Kadın Kongresi’ne (KJA) dayanışma mesajı gönderdi

İçişleri Bakanlığı’nın kararı ile kapatılan kadın dernekleri arasında yer alan KJA ile dayanışmak için dünyanın dört bir yanından kadınlar destek mesajları gönderiyor. Başta uluslararası eylem grubu Dünya Kadın Yürüyüşü başta olmak üzere bir çok ülkedeki kadın örgütlerinden KJA’ya destek geldi.

Basklı kadınlar

Bask ülkesinden EHB Feminist Politik’ten gelen mesajda, “Kürt halkının ve Kürdistan Kadın Hareketi’nin haklı mücadelesini tanıyor, destekliyor, dayanışıyoruz” denildi. “KJA binasının polis güçleri tarafından ablukaya alınmasını özellikle ve şiddetle kınıyoruz” ifadelerine yer verilen mesajda, Kürt kadınlarının mücadelesinin desteklendiği vurgulandı.

İskoçyalı kadınlar

İskoçyalı kadınlar da gönderdikleri mesajda, KJA’nın kapatılmasının Ayla Akat Ata’nın gözaltına alınıp tutuklanmasını kınadı. Mesajın devamında şunlar belirtildi: “Türk hükümetinin demokrasiye yönelik son saldırılarında KJA’nın da kapatılmış olduğunu öğrenerek sarsıldık. KJA’daki tüm kadınlara, özellikle de Ayla’ya dayanışma dileklerimizi gönderiyoruz.”

DKY Sekreteryası

Dünya Kadın Yürüyüşü Uluslararası Sekretaryası Graça Samo’nun gönderdiği mesaj ise ‘Sevgili kızkardeşlerim’ sözleriyle başlıyor. Mesaj şöyle devam ediyor: “Tüm bu korkunç haberlerden dolayı sarsıldık ve Türkiye devleti tarafından gerçekleştirilen ve meşrulaştırılmaya çalışılan her tür şiddeti kınıyoruz. Yalnız değilsiniz kızkardeşlerim.” Ayrıca DKY Türkiye Koordinasyonu da kapatılan tüm kadın dernekleri için bir mesaj yayınlayarak, “Kadın derneklerinin kapatılması kadınlara dönük doğrudan bir saldırıdır” dedi.

Filistinli kadınlar

Filistin Milli Birlik Cephesi Koordinatörü Amal Wahdan’ın gönderdiği mesaj ise “Sevgili yoldaşlarım, Diyarbakır’daki KJA dernek merkezinin kapatılmasını ve dokümanlarına el konulmasını şiddetle kınıyoruz. Tüm kadın siyasi tutsakları derhal serbest bırakmasını ve KJA merkezini yeniden açmasını talep ediyoruz” denildi.

Janet Biehl

ABD’li Eko-feminist yazar Janet Biehl ise “KJA’nın kapatılması çok ürkütücü. Türkiye’den gelen haberler her gün daha da karanlık ve zalimce oluyor. Güçlü kalın, arkadaşlarım, daima sizi düşünüyorum. Jin, jiyan, azadî!” dedi.

HABER MERKEZİ

VAKAD ‘erkek sistemin’ hedefindeydi

Erkek ve devlet şiddetine karşı mücadele yürüten ve daha önce de baskı ve kapatılma davaları ile karşı karşıya kalan VAKAD’ın kurucularından Zozan Özgökçe, ‘erkeklerin oluşturduğu hegemonyayı tehdit ettikleri’ için hedef olduklarını söylüyor

İçişleri Bakanlığı tarafından çalışmları 3 ay süreyle durdurulan 370 dernek arasında birçok kadın kurumu da bulunuyor. Kadına yönelik şiddet, kadının siyasal ve toplumsal haklarının yanı sıra bilinçlendirme çalışmaları da yürüten kadın dernekleri arasında Van Kadın Derneği (VAKAD) de var. 9 Nisan 2004 tarihinde 9 kadın aktivist ile yola koyulan VAKAD, erkek ve devlet şiddetine maruz kalmış kadınların davalarının takibinin yanı sıra özellikle Wan depreminin ardından kadınlar için birçok çalışmaya imza attı.

Davalarının takipçisi oldu

Kapısına mühür vurulan kurumlar arasında yer alan VAKAD, özellikle Kürdistan’da devlet ihmali sonucu katledilen kadınların davalarının takipçisi oldu. Yalnızca Wan’da değil çevre illerdeki kadın katliamları, tecavüz ve istismar davalarına da müdahil olan VAKAD, Ağirî’de 16 yaşındayken zorla evlendirilen, ardından eşi ve ailesinden gördüğü şiddet sonucu yaşamını yitiren Melek Karaaslan’ın davasında olduğu gibi birçok davada önemli rol oynadı. Yine Çewlig’de (Bingöl) İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde kaloriferci olarak çalışan korucu oğlu Yunus S.’nin tecavüzüne uğrayan konuşma ve işitme engelli N.S.’nin davasına müdahil olup ihmali olan kamu kurumlarına dava açtı. Müdahil olduğu davalarda erkeklerin ‘iyi hal’, ‘haksız tahrik’ gibi indirimler almasını önlemek ve ‘adil yargılamayı’ sağlamak için mücadele yürüten VAKAD’ın halen takip ettiği birçok dava bulunuyor.

2014’te de soruşturma

VAKAD’ın kurucuları arasında yer alan Zozan Özgökçe, ‘erkeklerin oluşturduğu hegemonyayı tehdit ettikleri’ için hedef olduklarını söylüyor. Kadına yönelik şiddet davalarında özellikle devletin ihmali olduğu duruşmaları sahiplendiklerini dile getiren Özgökçe, “İçişleri Bakanlığı görevlileri dönemsel olarak bizim derneğe gelir ve birkaç ay kalır. Yaptığımız bütün işlemleri kontrol eder. Van depreminden sonra Türkiye’de çalışan birçok kadın kurumu ve hak temelli kurumlarla kadınlardan kadınlara doğru güçlü dayanışma ağı kurduk. Bundan dolayı 2014’te soruşturma açıldı derneğimize ve ‘KCK ve PKK’ye sempati artırmak’ iddiasıyla kapatılma davası açıldı ama dava ikinci duruşmada düştü” diyor.

Kararı erkekler alamayacak

Hayatının herhangi bir alanında şiddete uğramış mülteci kadın ve en son çocuklarla İstanbul, Mûş, Adana gibi birçok ilde kadın kurumlarıyla koordineli çalıştıklarını hatırlatan Özgökçe, “Biz her zaman farklı kurumlardan, erkeklerden bağımsız olduk. Bizim kararlarımızda hiçbir erkek, hiçbir zaman karar alamadı, alamayacak” diye konuştu.

WAN

Toz Bezi üniversitede gösterilecek

Sabancı Üniversitesi, Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü kapsamında Toz Bezi film ekibini kampüste ağırlayacak.

24 Kasım Perşembe günü 17.00’de sinema salonunda izlenecek filmin ardından yönetmen Ahu Öztürk, başrol oyuncuları Nazan Kesal ve Asiye Dinçsoy ile söyleşi gerçekleştirilecek. Etkinlik herkese açık.

İSTANBUL

Azadiya Welat Gazetesi Yazıişleri Müdürü’ne hapis cezası

Türkiye’nin Kürtçe yayın yapan tek gazetesiyken KHK ile kapatılan Azadiya Welat Gazetesi’nin Sorumlu Yazıişleri Müdürü İsmail Çoban’a 2 yıl 4 ay hapis cezası verildi

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Azadiya Welat Gazetesi’nin Sorumlu Yazıişleri Müdürü İsmail Çoban hakkında gazetenin 21 Şubat 2014 tarihli sayısında “örgüt propagandası yapıldığı” iddiasıyla açılan davanın karar duruşması Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya, tutuksuz yargılanan Çoban katılmazken avukatı Resul Tamur hazır bulundu. Heyet değişikliği nedeniyle okunan duruşma tutanaklarının ardından duruşma savcısı davanın esası hakkında mütalaasını verdi. Savcı, “örgüt propagandası yapıldığını” savunarak, Çoban’ın cezalandırılmasını istedi.

Basın özgürlüğü savunuldu

Duruşmada savunma yapan Avukat Resul Tamur, gazetede yayınlanan haberlerin haber alma ve haber verme hakkı ile özgürlüğü çerçevesinde yapıldığına işaret ederek, haberlerin içeriğinde cebir ve şiddet içeren ve bunu öven bir yaklaşım içinde bulunulmadığını söyledi. Tamur, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) basın özgürlüğü konusunda verdiği kararlarda haberlerin başlı başına basın haber verme özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ve suç olmayacağının vurgulandığını belirterek, müvekkilinin beraatını istedi.

Mahkeme Çoban’a 2 yıl 4 ay 3 gün hapis cezasu verdi. Çoban’ın avukatı kararı temyiz edecek.

AMED

Demirtaş’ın davası ertelendi

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş hakkında ‘örgüt propagandası’ yaptığı iddiasıyla Adana’da açılan davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme Demirtaş’ın savunmasının alınması için ertelendi

HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş hakkında 2011 yılında eski Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Adana İl Örgütü Kongresi’nde yaptığı konuşmasında “örgüt propagandası yaptığı” iddiasıyla açılan davanın ilk duruşması Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya tutuklu bulunan Demirtaş’ın avukatları katıldı. Yapılan kimlik tespitinin ardından geçilen duruşmada, mahkeme heyeti Demirtaş’ın tutuklu bulunduğu Edirne F Tipi Cezaevi’nden SEGBİS sistemi ile katılmasını istedi. Demirtaş’ın duruşmaya katılmayacağı ve gerekli savunmanın avukatları tarafından yapılacağının aktarılması üzerine duruşmaya devam edildi.

Duruşmada söz alan Demirtaş’ın avukatlarından Vedat Özkan, müvekkilleri ile görüştükten sonra uygun beyanda bulunacaklarını belirtti. Mahkeme heyeti, iddianamenin Demirtaş’a tebliğ edilmesi ve savunmasının alınması için duruşmayı 10 Ocak 2017 tarihine erteledi.

ADANA