Ana Sayfa Blog Sayfa 6077

Mutluluğun tarifi yok

Rojava güçlerinin operasyonuyla güvenli yerlere geçirilen Rakkalı (Reqqa) göçmenler, köylerini çetelerden kurtaran Fırat’ın Gazabı savaşçılarına teşekkür ederek “mutluluğumuzu anlatmaya kelimeler yetmez” dedi.

Fırat’ın Gazabı Hamlesi savaşçıları, hamlenin ilan edildiği 5 Kasım’dan beri 34 köy ve 31 mezrayı DAİŞ’ten temizledi. Binden fazla yurttaş, El-Hîşe, El-Tiwêlia, Seyda, El-Hezeriya ve El-Şibil köylerine geri döndü. Mayın temizliği sürüyor. El-Hîşe Köyü’ndeki evine geri dönen Emîne El-Xeşab adlı yurttaş, “Çok şükür sağlam bir şekilde evimize geri döndük. Çok mutluyum. DAİŞ’e dair hiçbir şey ortada kalmadı. Bizi çetelerin zulmünden kurtaran savaşçılara teşekkür ediyorum” dedi. Umeyme Mûsa, “3 yıllık DAİŞ kabusundan kurtulduk. Çok mutluyum. Mutluluğum anlatmaya kelimeler yetmez diye konuştu. El-Tiwêlia Köyü’nde yaşayan Mihemed El-Îsa ise “Bizim yardım çağrılarımıza kulak verip bizi kurtardığınız için çok teşekkürler” dedi.

‘Amcamı katlettiler’

Nîdal Hesen ise şunları söyledi: “Ben ve amcam Ertîwaziyê Köyü’nde kendimize sigara almıştık. Dönüş yolunda DAİŞ çeteleri önümüzü kesti ve sigaralarımızı aldı. Amcama 200 bin lira haraç bağladılar ve arabasına el koydular. Bizi kendileriyle beraber Deham Köyü’ne götürdüler. Burada amcamı sebepsiz yere katlettiler ve cenazesini almamıza izin bile vermediler… Ölüm korkusundan dolayı kimse onlara karşı gelemiyordu. Yaptıklarının İslam’la hiçbir alakası yok. Özellikle kadınlara karşı daha da zulümkardılar. Onları pazarlarda köle gibi satıyorlardı, evden çıkmalarına izin vermiyorlardı. Kadınların evden dışarı çıkması yasaktı. Çeteler kendilerine karşı gelenleri ya zorla dini eğitime alıyordu ya da zorla çalıştırıyordu. QSD intikamımızı alacak.”

Bu arada Girê Spî Eşbaşkanı Hemdan El-Ebd, Rakka’dan Girê Spî’ye göç eden göçmen sayısının 8 bini geçtiğini belirterek uluslararası yardım kuruluşları ve BM Mülteciler Komiserliği’ne Rakkalı göçmenlere yardım etmeleri çağrısında bulundu. Öte yandan El-Senadîd Güçleri Genel Komutanı Bender Deham El-Hadî, güçlerinin Fırat’ın Gazabı Hamlesi’ne hazır olduğunu söyledi. AYN İSA

‘Özgür Gündem Zindan’ ikinci sayısı çıktı

Mardin E Tipi Cezaevi’nde tutulan kadın tutsakların çıkardığı “Özgür Gündem Zindan” gazetesinin ikinci sayısı çıktı. Gazetede yine önemli haberlere yer verilirken, birinci sayıya yoğun ilgiye karşılık cezaevi idaresinin kadınlara baskı yaptığı haberi yer aldı. Eylül ayında çıkarılan ve kadın tutsakların el yazısı ve karakalem resimlerle hazırladığı gazete, büyük bir ilgi görmüştü. Aralarında JINHA editörü Zehra Doğan’ın da bulunduğu Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki kadın tutsakların hazırladığı gazete, manşetine basına yönelik baskıları taşıdı. “Tutsak da olsak iki elimiz yakanızda” manşetiyle çıkan gazetenin manşet fotoğrafı da elle çizilmiş. Kadın, Politika, Forum, Toplum Yaşam, Güncel, Gençlik, Kültür Sanat ve Ekoloji sayfalarının bulunduğu gazetenin cezaevinden yazılar sayfası ise KHK ile kapatılan Azadiya Welat gazetesine ayrıldı. Sayfadaki tüm yazılar Kürtçe yazıldı. MÊRDÎN

Akademisyen Gülmen’e 6’ncı gözaltı

OHAL kapsamında çıkarılan KHK ile Selçuk Üniversitesi’ndeki görevinden açığa alınan akademisyen Nuriye Gülmen, dün 6’ncı kez gözaltına alındı. Yüksel Caddesi İnsan Hakları Anıtı önünde dövizine el konulan Gülmen, apar topar yeniden gözaltına alındı. Başladığı eyleminin 6’ncı gününde de gözaltına alınan Gülmen, “Dövizimi verin. Yeter artık, açığa alınan bir akademisyen olarak işimi geri istiyorum. Hırsız değilim, katil değilim neden sürekli gözaltına alınıyorum. Mücadele etmeye devam edeceğim. Bırakın beni, ben ‘işimi istiyorum’ demeye devam edeceğim” diyerek tepki gösterdi. ANKARA

Tutuklu yazarlara mektup

Barış İçin Kadın Girişimi (BİKG), Özgür Gündem gazetesinin tutuklu Yayın Danışma Kurulu üyeleri yazar Aslı Erdoğan ve dil bilimci Necmiye Alpay için yazdıkları mektupları gönderdi. Beyoğlu’nda bulunan Galatasaray Postanesi’nde bir araya gelen kadınlar, hazırladıkları rengarenk kartları, “özgürlük” ve “kadın dayanışması” dilekleri ile yolladı. Farklı düşünceden kadınların kaleme aldığı mektuplar, el işi örgüler ve çeşitli resimler ile süslendi. BİKG aktivistlerinden Burcu Eren, Aslı Erdoğan ve Necmiye Alpay’ın yalnız olmadıklarını hissettirmek için mektup yazdıklarını belirterek, “Kendilerine güzel dileklerde bulunduk. O yüzden buradayız ve kartlarımızı attık. Bir an önce kavuşmak dileklerini kendilerine iletiyoruz” sözlerini kullandı. İSTANBUL

Taciz davasına yayın yasağı!

Yanında stajyer avukat olarak çalışan YDK aktivisti A.K.’ye cinsel saldırıda bulunan Avukat Sedat Yurtdaş hakkında, “basit cinsel taciz” suçlamasıyla açılan davanın ikinci duruşması, Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Davada tanık olarak dinlenen Kemal Toraman, A.K.’nin cinsel saldırıyı kendisine de anlattığını ifade ederek, kadının aynı zamanda Amed Barosu’na şikayette bulunduğu için psikolojik baskıya uğradığını kaydetti.

Ardından söz alan sanık avukatları ise A.K.’nin cinsel saldırının ardından yaşadığı psikolojik sorunlara dair İstanbul Üniversitesi Adli Tıp biriminden alınan iki ayrı raporun geçersiz olduğunu iddia ederek dosyadan çıkarılmasını talep etti. Sanık avukatı ayrıca kadın örgütlerinin davaya müdahil olmaması için davanın kapalı işlenmesi talebini yinelerken, benzer davalarda yargının suçlu erkeği koruyan kararlarını gizlemek adına getirdiği yayın yasağının bu dava için de verilmesini talep etti.

Mahkeme davanın kapalı işlenmesi talebini reddederken, davaya ise yayın yasağı getirdi. Duruşma 17 Ocak tarihine ertelendi. AMED

Kadınlar çözümü kendisinde bulmalı

Güney Kürdistan’da kadın örgütlerinin şiddetle mücadele konusunda yeterince etkili olmadığını ifade eden Halepçeli kadın hakları savunucuları, ‘Kadınların kendilerine yönelik baskı ve şiddete izin vermemesi ve sorunların çözümü için kimseyi beklememesi gerekiyor’ dedi

Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü kapsamında, toplumsal bir sorun olan kadına yönelik şiddete karşı farkındalık çalışmaları da artarak sürüyor. Güney Kürdistan’da da kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında kimi çalışmalar gerçekleştirilse de bölgede şüpheli kadın ölümleri ve kadın cinayetleri oranında ciddi artış yaşandı. Kadın örgütleri, bu durum karşısında bugüne kadar yeterince mücadele edemediklerini ve kadın haklarını savunamadıklarını belirtiyor. Artan şiddet olaylarına ilişkin konuşan Güney Kürdistan’ın Halepçe kentinden kadın hakları savunucuları Rojan Nesreddîn ve Sakar Bayer, kadınların şiddet ve baskı karşısında mücadele etmesi gerektiğini ifade etti.

‘Şiddet eğilimi sürüyor’

Sakar Bayer, Kürdistanlı kadınların tıpkı dünyadaki diğer kadınlar gibi baskı, zor ve şiddete maruz kaldığını belirtti. Kendilerini en çok kaygılandıran durumun baskı ve şiddetin artması olduğuna işaret eden Bayer, “Bu baskı ve zorun birçok nedeni var. Özellikle siyasi, ekonomik, sosyal durum, baskı ve şiddetin artmasına neden oluyor. Toplumumuzda kadını küçük düşürme ve şiddete başvurma eğilimi devam ediyor” ifadelerine dikkat çekti.

Bayer, çok sayıda kadın örgütlenmesi olmasına rağmen, bu örgütlerin kadınların ve kadın haklarının korunması için yeterince etkili olmadıklarını hatırlatarak, “Bütün kadın kurumlarının öncelikle kadınlar üzerindeki şiddetin sonlanması ve kadınların korunması temelinde bir çalışma yürütmesi gerekiyor” diye konuştu.

‘Çözümü kimseden beklemeyin’

Kadın hakları aktivisti Rojan Nesreddîn ise Kürt toplumunda en çok kadınların baskıya maruz kaldığının altını çizerek, “Kadın bütün haklardan mahrum bırakılıyor. Siyaset, yönetim ve örgütlenme alanlarında kendilerini ve haklarını korumalarına izin verilmiyor. Her ne kadar bu durum kadınların çalışmaları ve çabalarıyla bir dereceye kadar kırılıyorsa da, kadınlar bu alanda daha fazla çaba harcamalı” değerlendirmesinde bulundu.

Kadınların kendi güçleriyle baskılara karşı mücadele etmesi gerektiğini kaydeden Nesreddîn, şunlara işaret etti: “Kadınların kendilerine yönelik baskı ve şiddete izin vermemesi ve sorunların çözümü için kimseyi beklememesi gerekiyor. Kadın kurum ve örgütlenmelerinin de kadın haklarının korunması için üzerlerine düşen rollerine daha fazla sahip çıkmaları gerekiyor.”

Cîhad Hewramî/Halepçe-RojNews

Kayyum, kadın müdürlüğünü feshetti!

DBP’li belediyelere atanan kayyumlar, kadın merkezlerini ve kadına yönelik çalışmaları hedef almaya devam ediyor. Amed Sûr Belediyesi’ne atanan kayyum, Kadın Politikaları Müdürlüğü’nü feshetti. Buna bağlı olarak Sûr’da kadın ve çocuklara yönelik çalışmalar yürüten Amida Kadın Danışmanlık Merkezi de kapatıldı. DBP’li belediyelere atanan kayyumlar, önce kadın çalışmalarını durdurmuştu. AMED

Mêrdîn’de etkinlikler başladı

Mêrdîn’de (Mardin) 25 Kasım vesilesiyle 10 gün boyunca etkinlikler gerçekleştirilecek. Etkinliklerin ilki Stewr (Savur) ilçesine bağlı Kırkdelik Köyü’nde yapıldı. Gerçekleştirilen kadın buluşmasında 25 Kasım’ın tarihçesi, kadına yönelik şiddetin türleri ve kadın mücadele deneyimleri aktarıldı.

Genç Kadınlar 25 Kasım’a hazır

Güney Kürdistan’ın Silêmanî kentinde Mücadeleci Genç Kadınlar Örgütü, 25 Kasım’a ilişkin eylem programlarını açıkladı. Genç Kadınlar üyesi Tewar Adil tarafından yapılan açıklamada “Mücadeleci genç kadınlar olarak kadına yönelik şiddetle mücadele günüyle birlikte seminer ve eğitim çalışmalarımıza başlayacağız. Tüm kent ve ilçelerdeki kadınlara çalışmalara katılma çağrısında bulunuyoruz” denildi.

Kongreya Star planını açıkladı

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için Rojavalı kadın kurumları ve örgütleri çalışmalarına başladı. Çalışma kapsamında Efrîn Kantonu ve Halep’te bulunan kadın kurumları, 25 Kasım eylem programını açıkladı. “Kadınlar İrade Sahibidir ve Bilinçlenerek Kendini Savunur” sloganıyla gerçekleşecek olan eylemler, 16 Kasım’dan 25 Kasım’a kadar sürecek. Eylem Hazırlık Komitesi, eylemlerde yer alacak kadınların ulusal kıyafetleriyle etkinliklere katılmaları çağrısında bulundu. EFRÎN/HALEP