Ana Sayfa Blog Sayfa 6118

Perakende satış hacmi Eylül’de azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2016 yılı Eylül ayı ’Perakende Satış Hacim Endeksi’ni açıkladı. Buna göre; mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2016 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,4 azaldı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 0,1, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 1,8 azalırken, otomotiv yakıtı satışları ise yüzde 1,9 arttı.
Gıda dışı sektörlerin bir önceki aya göre değişimi incelendiğinde; elektrikli eşya ve mobilya satışları yüzde 10,2 azalırken, bilgisayar, kitap ve iletişim aygıtları satışları yüzde 2,6, tekstil, giyim ve ayakkabı satışları yüzde 0,4, tıbbi ürünler ve kozmetik satışları yüzde 3,7, posta veya internet üzerinden satışlar yüzde 4,7 arttı.

Takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2016 yılı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,0 arttı. Aynı ayda gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 1,1, otomotiv yakıtı satışları yüzde 5,0 artarken, gıda, içecek ve tütün satışları ise yüzde 3,2 azaldı.
Gıda dışı sektörlerin bir önceki yılın aynı ayına göre değişimi incelendiğinde; bilgisayar, kitap ve iletişim aygıtları satışları yüzde 0,8, tekstil, giyim ve ayakkabı satışları yüzde 2,1, tıbbi ürünler ve kozmetik satışları yüzde 14,7 artarken, elektrikli eşya ve mobilya satışları yüzde 2,0, posta veya internet üzerinden satışlar yüzde 3,2 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro 2016 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 arttı. Aynı ayda otomotiv yakıtı satışları yüzde 6,0 artarken, gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 0,3, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 2,0 azaldı.

Takvim etkilerinden arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro 2016 yılı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,6 arttı. Aynı ayda gıda, içecek ve tütün satışları yüzde 4,5, gıda dışı satışlar (otomotiv yakıtı hariç) yüzde 9,1, otomotiv yakıtı satışları yüzde 8,7 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış sabit fiyatlarla perakende satış hacmi 2016 yılı III. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,7 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış perakende satış hacmi ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 0,6 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış cari fiyatlarla perakende ciro 2016 yılı III. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,2 arttı. Takvim etkilerinden arındırılmış perakende ciro ise bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 6,1 arttı.

PYD lideri Müslim’den ‘Rakka’ açıklaması

İsveç’e ziyarette bulunan PYD lideri Salih Muslim, Stockholm’de basın mensupları ile bir araya geldi. 
Kürtlerin, savaş alanında elde ettikleri ilerlemeyi etki alanını genişletmek için kullanacağı iddialarını kabul etmeyen Muslim, böyle bir stratejileri olmadığını belirterek, “Bizim için önemli olan IŞİD ile en güçlü olduğu yerde mücadele edilmesidir. IŞİD’in Rakka’’daki varlığı biz Kürtler için bir tehdittir. Ancak gelecekte Rakka’’yı yönetmek gibi bir iddiamız yok” dedi.

Dagens Nyheter gazetesinin haberine göre, eleştiri ve suçlamalarını daha çok Türkiye’’nin de desteğini alan Özgür Suriye Ordusu’na yönelten PYD lideri, “Onlar ne özgür, ne Suriyeli ne de ordu. Onlar, Suriye’de din devleti kurmayı amaçlayan yabancı cihatçılar” diye konuştu.

Suriye’’de gelecekte özerk birimlerin federatif yönetimini savunan PYD Lideri Salih Muslim, Suriye sorununda bazı diğer aktörlerin ‘yüzsüzlüğünü’ anlayamadığını belirterek, “Suriye’’nin geleceğinin dış güçler tarafından belirlenmesi doğru (hukuki) değil. Biz Suriye’’nin gelecekte tek bir devlet olabileceğine inanmıyoruz. Bu nedenle federatif bir sistemi savunuyoruz” dedi.  

Ertuğrul Kürkçü ve Mahmut Tanal’a 7’şer yıl hapis istemi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkcü ve CHP Milletvekili Mahmut Tanal hakkında Şişli’de 10 kişinin yaşamını yitirdiği asansör kazasının meydana geldiği şantiyenin önündeki protesto gösterisinde “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet etme” ve “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamalarıyla yedişer yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Almanya’dan AKP karşıtları için flaş açıklama

Alman Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Michael Roth, Türkiye’de baskı altındaki hükümet karşıtlarının Almanya’dan sığınma hakkı talep edebileceklerini söyledi.

Die Welt gazetesine konuşan Roth, Türkiye’de basın ve muhalefete dönük operasyonları eleştirdi. “Türkiye’de şu anda yaşananların bizim anlayışımıza göre, Avrupa değerleri, hukuk devleti, demokrasi ve medya özgürlüğü ile ilgisi yok. Bu nedenle bizim Türk Hükümetine cevabımız açık ve net: Böyle olmaz!” diyen Michael Roth, Almanya’nın Türkiye’deki muhalif düşüncedekilerle dayanışma içerisinde olduğunu belirtti.

İLTİCA HAKKINA İŞARET ETTİ

” Türkiye’deki muhalif düşüncedekiler Alman Hükümetinin kendileriyle dayanışma içerisinde olduğunu bilmeli” diyen Roth, “Almanya, Türkiye’de takibata uğrayan siyasetçi, gazeteci ve sanatçıları almaya hazır mı? Şeklindeki soruya,” İltica konusunda karar verme yetkili ilgili birimlerde ancak, Almanya dünyaya açık bir ülke ve prensip olarak politik takip altındaki herkese açık. Bu kişiler Almanya’ya iltica başvurusunda bulunabilirler. Bu kesinlikle sadece gazeteciler için geçerli değil” karşılığını verdi.

İDAM CEZASI GÖRÜŞMELERİ BİTİRİR

Türkiye ile AB üyelik müzakerelerinin tepki olarak durdurulmasının doğru olmadığını da kaydeden Roth, görüşmeleri bitirmenin Türkiye’de batılı değerlere sahip çıkanları yalnız bırakmak anlamına geleceğini söyledi. Roth, idam cezasının yeniden getirilmesi durumunda Ankara’nın AB ile görüşmelerin sonu olacağını gayet iyi bildiğini de dile getirdi.

“Türkiye’de parlamenter sistem kaldırılıyor mu?” sorusuna da yanıt veren Roth, “Parlamentodaki muhalefet milletvekillerine yapılanlar kabul edilemez. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunu bilmeli: Hukukun üstünlüğü geçerlidir, üstünlerin hukuku değil. Bu Türkiye’de de geçerli olmalı” dedi.

Suriye Ordusu ve Hizbullah’ın Halep operasyonu başladı

Suriye Ordusu ve Hizbullah “Özgürlük Şafağı” adı verilen Halep operasyonuna başladı. 1070 konutları ve Hikme bölgesine hakimi konumdaki Mut’ah tepesi ve çevresindeki yüksekliklere operasyon başlatan birlikler, sabah saatinde bölgede kontrolü sağladı.

Mut’ah tepesi ve çevresini kontrol altına alan Suriye Ordusu, 1070 konutlarındaki cihatçılar tarafından kullanılan son ikmal yolunu da kesmiş oldu.

Şehrin güneyindeki taarruza geçen ordu ve Hizbullah birlikleri, 1070 konutları başta olmak üzere birçok noktada çatışmaya devam ediyor.

Tek tip nesil hedefinden şikayetçiyiz

Proje okul’ ilan edilen okullardaki öğrencilerin velileri, uygulamaya son verilmesi talebiyle 24 Kasım’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yapmaya hazırlanıyor

Velilerin oluşturduğu ‘Projeniz Değiliz İnisiyatifi’ 24 Kasım’da Milli Eğitim Bakanlığı önünde yapmaya hazırlandığı eyleme ilişkin açıklama yaptı.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın ‘proje okul’ uygulamasına tepkiler gelmeye devam ediyor. ‘Projeniz Değiliz İnisiyatifi’ adıyla bir araya gelen veliler, 24 Kasım’da taleplerini iletmek için Milli Eğitim Bakanlığı önünde eylem yapacaklarını bildirdi. İnisiyatifin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, ders içeriklerinden etkinliklere kadar velilerin eğitim faaliyetlerinin dışında tutulmasına tepki gösterilerek ‘öznesi olabilecekleri bir eğitim sistemi’ talep edildi. Anayasa Mahkemesi dikkate alınmaksızın, dava sonuçları beklenmeksizin öğretmenlerin rotasyon adı altında başka okullara tayin dilekçesi yazdırılarak gönderilmesine itiraz edilen açıklamada işlemlerin durdurulması istendi. Okullarda öğretmen ve öğrencilerin yapmak istedikleri etkinliklerin engellendiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Eğitim sistemin ilgili taraflara ve kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmadan keyfi bir biçimde değiştirilmesinden, tek tip, düşünmeyen, sorgulamayan, bilim ve sanatla ilgisi olmayan nesiller yetiştirme hedefinden, okullarımızın kültürlerinin yok edilip, hafızasının silinmesinden şikayetçiyiz.”

‘Vatan senden hizmet bekliyor’

Milli Eğitim Bakanlığı, 2014’ün Mart ayında çıkarılan bir yasayla, aralarında İstanbul Erkek, Vefa, Kabataş Erkek, Kadıköy Anadolu, Cağaloğlu Anadolu, Hüseyin Avni Sözen, Ankara Atatürk, Bornova Anadolu Lisesi’nin de olduğu Türkiye’nin en gözde liselerini ‘proje okul’ ilan etmişti. 2015-2016 eğitim yılı kapanırken, liseliler birbiri ardına bildiri yayınlayarak ‘proje okul’ uygulamasını protesto etmiş, tepkiler 2016-2017 eğitim yılının başında da devam etmişti. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, yaptığı açıklamada, protestoların hedefindeki ‘proje okul’ uygulamasında amaçlarının, eğitim kalitesini yükseltmek olduğunu belirterek, “Bu okullar gözbebeğimiz. 15 Temmuz olduğunda, ‘Vatan senden hizmet bekliyor’ denildiğinde sağına soluna bakmadan sokağa bayrakla çıkabilecek, yeni bir nesli yetiştirmek istiyoruz” demişti.

Kadıköy’de YÖK protestosu

DirenÜniversite grubu, 12 Eylül sonrası kurulan YÖK’ü kuruluşunun 36’ncı yılı dolayısıyla protesto etti. İstanbul Kadıköy’de bir araya gelen gençler, yürüyüş düzenledi. “YÖK’e hayır, OHAL’de direniş!” pankartı taşıyan DirenÜniversite’liler, taleplerini de “Eşit, parasız, bilimsel, anadilde eğitim!”,  “Vekilime, Gazeteme, Hocama Dokunma!” sloganlarıyla ifade etti.

İSTANBUL

 

 

 

Öğrenciler rektör için eylemde

Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri rektörlük seçimlerini kaldıran Kanun Hükmünde Kararname’nin iptali ve yüzde 86 oyla seçilen rektörlerinin atanması için eylemde.

Kampüste dayanışma çadırının kurulmasıyla başlayan eylem, söyleşiler ve müzik dinletileri gibi etkinliklerle sürecek. Bianet’e konuşan Sosyoloji Bölümü öğrencisi Kadir Selamet, direniş çadırı kurma kararının seçimleri kaldıran KHK yayınlandıktan sonra düzenledikleri forumda alındığını söyledi. 12 Temmuz’da üniversitede yapılan seçimlerde mevcut rektör Prof. Dr. Gülay Barbarosoğlu oyların yüzde 86’sını alaran seçimden birinci çıkmıştı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, o tarihten bu yana 19 rektör atadı, ancak Boğaziçi Üniversitesi’ne atama yapmadı. Öte yandan Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyeleri, 1 Kasım’da üniversitede yaptıkları açıklamada yüzde 86 oy oranıyla seçilen rektörlerinin atanmamasının kabul edilemez olduğunu söyledi, rektörlük seçimlerini kaldıran KHK’nin iptalini talep etti.

İSTANBUL

 

 

‘YÖK’e asla teslim olmayacağız’

YÖK, her yıl Türkiye’nin birçok üniversitesinde protesto ediliyor. YÖK ile birlikte üniversitelerde devlet şiddetinin arttığını belirten öğrencilerden Deniz Tuncel, yıllardır mücadele verdiklerini söyleyerek, asla teslim olmayacaklarının altını çizdi

Eylül 1980 Darbesi, yüz binlerce işçi, köylü ve öğrenciye karşı bir saldırının doruk noktasına ulaşması demekti. ‘Refah ve mutluluğu sağlamak’ adı altında binlerce insana sistemli bir şekilde işkence edildi. İktidarlarını sağlamlaştırmada temel öğenin eğitimi ele geçirmek olduğunu bilen darbeciler, bu amaçla 6 Kasım 1981’de 2547 sayılı Yükseköğrenim Kanunu’nu çıkardı. YÖK kuruluşunun 35’inci senesinde İstanbul Üniversitesi Öğrenci İnisiyatifi’nden Deniz Tuncel, “Üniversite bizim yaşam alanımız ve hayatımızın en az 4 yılı üniversitede geçiyor. Bizler bu yıllarımızı akademisyenlerle birlikte paylaşmak istiyoruz, atanmışları istemiyoruz. YÖK ile birlikte üniversitelere özel güvenlik, polis yerleştirildi. Sivil polisler, öğrenci görünümlü faşistler üniversitelerde artıyor. Öğrenciye sosyal bir alan bırakmıyor ve bu yüzden YÖK’ü sadece bir kurum olarak ele alamayız” diye belirtti.

Teslim olmayacağız

Üniversitelerde yapılan tüm eylemlerde devlet şiddetinin yaşandığını ifade eden Tuncel, “YÖK kurulduğundan bu yana bizi özneleştirmemek için çaba sarf ediyorlar biz de bunun karşısında genç öğrenci örgütleri olarak yıllardır mücadele veriyoruz. YÖK’ün kapatılması artık konuşuluyor hükümet tarafından ama başka bir yerden! Anadilde eğitim hakkı başta olmak üzere birçok talebimiz hala konuşulmuyor” ifadelerinde bulundu. Tuncel, YÖK’ü kaldırmalarının tek sebebinin tek kurumda görevleri toplamayı amaçladıklarını, kimseyi muhatap almadan doğrudan atadığı akademisyenler ve aynı fikirde olan eğitimcileri, oraya yerleştirip mekanizmayı ele geçirmek istediklerini ifade etti. Tuncel, “Artık bu faşizan kuruluş parçalanmış olacak ve bizim bir tane değil birden çok düşmanımız olacak. 35 yılın sonunda evrildiği yer bugün görüyoruz ki barış akademisyenleri başta olmak üzere birçok akademisyen işinden ihraç edildi. Bunun ötesinde birçok öğrenci de okuldan uzaklaştırıldı” dedi. İstanbul Üniversitesi’nde KHK’lerle birlikte ihraç edilen akademisyenlerin tekrar döneceğini umut ettiğini söyleyen Tuncel, “Hocalarımızın tekrar geri döneceğini bilerek veda ettik onlara ve onların teslim olmadıklarını biliyoruz. Biz de teslim olmayacağımızın altını sürekli çiziyoruz. Bizler hiçbir zaman biat etmeyeceğiz” şeklinde konuştu.

‘YÖK akademinin üzerine çöken karanlıktır’

Eğitim Sen Yükseköğretim Bürosu da, YÖK’ün kuruluşunun 35’inci yılı dolayısıyla yazılı açıklama yayınladı. AKP hükümetinin, 15 Temmuz darbe girişimiyle mücadele adı altında ilan ettiği OHAL ile inşa edilen istibdat rejiminde rektörler, ellerinde bulundurdukları aşırı yetkilerin yanı sıra, pek çok fakülteye vekil dekanlık yapmak suretiyle tek adam rejiminin üniversitedeki gölgesi haline geldiğini ifade eden Eğitim-Sen, “Bugün üniversiteler, YÖK’ün bir talimatıyla istifa eden dekanların, valilik ve emniyet birimlerinin talimatlarını emir telakki ederek ihraç listeleri hazırlayan rektörlerin ve muhbirlik yaparak ikbal peşinde koşanların cirit attığı kurumlar haline getirilmiştir. Böylelikle liyakat ve akademik yeterliliğin yerini, yozlaşmış ilişkiler ve itaat kültürünün aldığı, artık adına üniversite denilemeyecek kurumlar inşa edilmeye çalışılmaktadır” diye kaydetti. Eğitim Sen Yükseköğretim Bürosu ve Üniversite Temsilciler Kurulu, ülkeyi ve üniversiteleri, karanlığa ve yıkıma sürükleyen bu faşist politikalara teslim etmeyeceklerini, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da üyeleriyle dayanışma içerisinde olacaklarını ilan etti.

İSTANBUL / ANF

 

 

 

RSF: Teslim alamayacaklar

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Genel Sekreteri Christophe Deloire, Cumhuriyet gazetesine dönük yapılan operasyonda gözaltına alındıktan sonra tutuklanan yazar ve yöneticilere ilişkin açıklama ayaptı. Deloire, “RSF olarak yanınızdayız. Cumhuriyet’e yönelik baskı Erdoğan’ın bu gazeteye olan şahsi düşmanlığıdır. Bu yaşananlar ülkedeki baskı rejiminin açık bir göstergesidir” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AKP hükümetinin kendilerinden yana olmayan medyayı hedef aldığını, susturmaya çalıştığını, bütün medyayı kendilerine bağlamak istediklerini söyleyen Deloire, “Biz RSF olarak Cumhuriyet gazetesine yapılan bu hukuksuz baskı ve saldırıları başta ABD, AB olmak üzere dünyanın pek çok ülke parlamentolarında dile getiriyoruz, Türkiye’de basına yapılan baskıları şiddetle kınıyoruz. Cumhuriyet gazetesine yapılan bu saldırıları yakından takip ediyoruz” sözlerini kullandı. Deloire, “Türkiye’de de RSF temsilcilmiz olayları yakından takip ediyor. RSF olarak Cumhuriyet’teki arkadaşlarımızın yanında olduğumuzu bir kez daha söylüyoruz. Gazetenizi teslim alamayacaklar” mesajını verdi.

HABER MERKEZİ

 

 

 

Anayasa tartışmalarında kadın iradesi yok

 

Meclise sunulması beklenen Anayasa değişikliğini ‘bir rejim değişikliği’ olarak değerlendiren Avukat Hülya Gülbahar, kadınların ve toplumun tüm kesimlerinin katılımcı olamadığı hiçbir Anayasa değişikliğini kabul etmediklerini belirtti.

AKP hükümetinin özellikle başkanlık sistemi üzerinde yoğunlaştığı Anayasa değişikliği görüşmeleri HDP ve herhangi bir kadın vekilin yer almadığı bir platformda gerçekleşti.

Eşitlik Komisyonu üyesi Avukat Hülya Gülbahar, OHAL koşullarının fırsat olarak görülüp AKP’nin daha önce Meclis Uzlaşma Komisyonu’na öneri olarak sunduğu başkanlık sistemi önerisindeki taleplerin bir bir hayata geçirildiğinin altını çizdi. Kadınlar olarak aile, toplum ve devlette ‘reis’ istemediklerini dile getiren Gülbahar, kamuoyuna ve birbirlerine seslerini duyurabilecekleri bir mecranın kalmadığını vurgulayarak, “Bu nedenle yürürlükteki Anayasa’nın lav edildiği, yerine davullar zurnalar ile AKP tipi başkanlık sisteminin dev adımlarla yerleştirildiği bir OHAL ortamında Anayasa değişikliği tartışması yapıyormuş gibi yapmayı trajikomik buluyoruz” dedi.

ANKARA