Ana Sayfa Blog Sayfa 6126

Komünist Başkan Maçoğlu’ndan tutuklamalara tepki: Birleşik bir cephe uzatılmadan hemen kurulmalı

Tunceli’nin Ovakcık İlçesi’nin TKP’li Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, Cumhuriyet gazetesinin yazar ve yöneticilerinin ve HDP Eş Genel Başkanları ile vekillerinin tutuklanmasına tepki göstererek, birleşik bir cephenin acilen kurulması gerektiğini söyledi.

İlerihaber’den Tuğba Özer’e konuşan Maçoğlu şunları söyledi:

“BİRÇOK GAZETENİN KAPANMASI MUHALİF TAVIRLARINDAN DOLAYI”

“Bu yaşananlar kendisi gibi düşünmeyenleri tasfiye etmeye çalışan, kendisi doğrultusunda yazmayanları tasfiye etmeye çalışan daha çok politik manevralar aslında. Birçok gazetenin kapanması muhalif tavırlarından dolayı. Cumhuriyet, TV 10, Hayatın Sesi bunlardan bazılarıdır.

 HDP’nin eş başkanlarının, belediye  başkanlarının ve milletvekillerinin tutuklanmasının temel nedeni de çok dilliliği ve farklılıkları reddeden bir siyasetin Türkiye’de hüküm sürmesidir. Biz bunları doğru bulmuyoruz. Halkın iradesini, halkın haber alma hakkını engellemenin özgürlüklere vurulan bir ket olduğunu düşünüyorum.”

“HALK SAVAŞ İSTEMEDİĞİNİ YÜKSEK SESLE BAĞIRIYOR”

“Biz Savaşı istemeyen, yaşama hakkını savunan ve kutsal olduğunu düşünen, isterse bizim gibi düşünsün isterse bize düşman gibi baksın yine de yaşama hakkını savunmaya devam eden bir görüşe sahibiz.

Bir başka siyaset adına konuşabilme ihtimalim yok ama şunu söyleyebilirim;  Kürt coğrafyasında yaşayan halkların Türkiye’de kendisini ötekileştiren siyasete sırt çevirmesi söz konusu. Artık güvensizlik durumu toplumda artıyor. Bu biraz da siyasi sistemle ilgili. Onu savaşa iten mesele de siyasetle alakalı. Siyasetin savaşı zorladığını düşünüyorum.”

Oradaki halktan kiminle konuşursam savaş istemediğini  yüksek sesle bağırıyor, düşünüyor.

‘BİRLEŞİK BİR CEPHE UZATMADAN HEMEN KURULMALI’

Ovacık’ta , Pülümür’de yollar kesiliyor. Bu orada yaşayan insanları kaygılandırıyor, zaten yapmak istedikleri o bu işten soğutmak… Biz bunu boşa çıkaracak çalışmalarla bir şeyler  yapmak için Türkiye’nin çok yerinde paneller yaparak bu çabanın altını boşaltmaya çalışıyoruz.Böyle olmaması içinde çaba harcıyoruz.

Birleşik bir cephe uzatmadan hemen kurulmalı. Türkiye’de sadece solcular, sosyalistler değil vicdanlılar, insanlık adına kaygı duyanlar, Türkler, Kürtler, Çerkezler insanlık adına bir araya gelip yüksek sesle konuşmalı. Hemen barış ama onurlu bir barış. Halkların da barıştığı onurlu bir barış…”

ABF Bileşenleri ve Demokrasi Bloğu’ndan basın toplantısı

İzmir’de, HDP, EMEP, İzmir Alevi ve Bektaşi Federasyonu bileşenleri, Birleşik Haziran Hareketi, EHP, Kaldıraç,  ESP, SYKP, Yeşil Sol Parti dün akşam yapılmak istenen eyleme polisin saldırması ve 58 kişinin gözaltına alınmasıyla ilgili basın toplantısı düzenledi.

HDP il binasında düzenlenen basın toplantısında metni okuyan HDP İl Eş Başkanı Mahfuz Güleryüz, AKP hükümetinin, toplumda oluşan darbe karşıtı atmosferi fırsata çevirerek kendi sivil darbesini adım adım gerçekleştirdiğini ifade etti. Güleryüz, “Millet iradesini ağzından düşürmeyen, demokrasiyi ancak dört yılda bir kurulan sandıklarda çoğunluğu sağlamak olarak algılayan Saray ve AKP iktidarı, binlerce kamu emekçisini ihraç ederek başlattığı baskı ve sindirme sürecini özgür basını susturarak, belediyelere kayyım atayarak, gazetecileri ve belediye başkanlarını tutuklayarak iyice tırmandırmıştır” dedi.

“Gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalıdır”

Saray ve AKP’nin, bu saldırılarla halkların iradesini tümüyle teslim almak istediğini dile getiren Güleryüz şunları söyledi: “Gelinen noktada artık bıçak kemiğe dayanmıştır. İradelerine sahip çıkmak isteyen emek, barış ve demokrasiden yana devrimci güçler, bu utanmazca ve hayasızca saldırılar karşısında Türkiye’nin her yerinde ayağa kalkmışlardır. Ne var ki ülke çapında yüzlerce kişi, Sarayın ve AKP’nin kolluk güçlerinin yoğun şiddetine maruz kalarak gözaltına alınmıştır. İzmir’de gözaltına alınanlar, haklarında hiçbir takibat yapılmadan derhal serbest bırakılmalıdır. Gün, irademize sahip çıkma, dayanışma ve hep birlikte zulme karşı direnme günüdür. Çünkü çok iyi biliyoruz ki zulme karşı direnmek bir haktır ve direnenler her zaman kazanmıştır.”

Ozan ve sanatçılardan Tv10’a destek sürüyor

Dersimli Sanatçı Gelengül Üstündağ: Tv10 benim sesimdir, düşüncemdir, nefesimdir

Kapatılmasının ardından her hafta Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi kararı alan Tv10’a Türkiye’de ve Avrupa’da yaşayan Ozan ve Sanatçıların desteği sürüyor. Paris’te yaşayan Dersimli Sanatçı Gelengül Üstündağ da bu haftaki eyleme katılarak destek verdi. Alevilerin sesi olan Tv10’un kapatılmasına her alanda tepkilerin yükseltilmesi gerektiğini ifade eden Üstündağ eylem sonrası PİRHA’ya yaptığı açıklamada, “Bu eylemlere katılarak Tv10’a destek vermek bir sanatçı olarak benim için bir sorumluluktur.  Çünkü Tv10 benim sesimdir, benim düşüncemdir, benim nefesimdir.”  dedi.

Kapatılmasının ardından her hafta Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi kararı alan Tv10’a Türkiye’de ve Avrupa’da yaşayan Ozan ve Sanatçıların desteği sürüyor. Paris’te yaşayan Dersimli Sanatçı Gelengül Üstündağ da bu haftaki eyleme katılarak destek verdi. Alevilerin sesi olan Tv10’un kapatılmasına her alanda tepkilerin yükseltilmesi gerektiğini ifade eden Üstündağ eylem sonrası PİRHA’ya yaptığı açıklamada, “Bu eylemlere katılarak Tv10’a destek vermek bir sanatçı olarak benim için bir sorumluluktur.  Çünkü Tv10 benim sesimdir, benim düşüncemdir, benim nefesimdir.”  dedi.

PİRHA-Her hafta Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi kararı alan Tv10’a Türkiye’de ve Avrupa’da yaşayan Ozan ve Sanatçıların desteği sürüyor. Bu hafta eyleme Paris’te yaşayan Dersimli Sanatçı Gelengül Üstündağ da katılarak destek verdi. Eylemin ardından PİRHA’ya konuşan Üstündağ Tv10’un Aleviliğe büyük katkısı olduğunu belirterek, “Ağuçan Ocağı’ndan gelen bir Ocakzade’yim. 5 senedir evimde Tv10’suz yapamayan bir müzisyenim. Bu kapatılma sonrası Tv’yi açmak dahi istemiyorum. Tv10’un Aleviliğe büyük katkısı olmuştur. Her köye, en ücra köşelere giderek Alevilerin sesini ekranlara taşıması büyük bir başarıdır.” Diye konuştu.

 

Dersimli Sanatçı Gelengül Üstündağ: Tv10’un üzerimizde emeği çoktur

Tv10’un Alevi Ozanların ve sanatçıların sesini duyurma noktasında emeğinin çok olduğunu da vurgulayan Sanatçı Üstündağ şunları ifade etti: “Tv10’un sesinin kesilmesi sadece yayıncılığın kesilmesi değil, Alevi toplumunun ve muhaliflerin sesinin kesilmesi demektir. Tv10’un sesinin kısılması benim sesimin kısılması demektir. Çünkü ben Desimli bir sanatçı olarak kendimi ifade edecek bir mecra bulamıyorum. Bu nedenlerle Tv10’un var olması şarttır. Sesinin kesilmesine müsaade edemeyiz.”

“Tv10’a destek vermek bir sanatçı olarak benim için bir mecburiyettir”

Alevilerin sesi olan Tv10’un kapatılmasına her alanda tepki gösterilmesi gerektiğini ifade eden Üstündağ, “Bu eylemlere katılarak Tv10’a destek vermek bir sanatçı olarak benim için bir sorumluluktur.  Elimden geldiğince de bu eylemlere katılarak televizyonumuzun yanında olacağım. Çünkü Tv10 benim sesimdir, benim düşüncemdir, benim nefesimdir.”  dedi.

pirha

İHD’de eşbaşkanlık dönemi

İHD iki gün süren 18’inci Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Daha fazla mücadele edileceği vurgusunun yapıldığı kongrede, İHD’de eşbaşkanlığa geçilmesi kararlaştırıldı

İnsan Hakları Derneği (İHD), iki gün süren 18’inci Olağan Genel Kurulu’nu Hacı Bektaş Veli Derneği konferans salonunda gerçekleştirdi. Kongreye İHD şubelerinin tamamı, siyasi partiler, emek güçleri sivil toplum örgütleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. “Barış Hemen Şimdi” sloganı ile gerçekleştirilen kongre salonuna Amed’in Sûr ilçesinde katledilen Amed Baro başkanı Tahir Elçi’nin fotoğrafı asıldı.

En ağır süreç

Kongrede konuşan İHD kurucusu Akın Birdal, derneği 80 askeri darbesinden sonra kurduklarını ve hak ihlallerine karşı mücadele ettiklerini belirterek, İHD’nin demokrasi ve hukuk tarihinde önemli bir yerinin olduğunu söyledi. Birdal, HDP Eşbaşkan ve milletvekillerinin tutuklanması, basına yönelik baskılar ve iktidarın hak ihlallerine dikkat çekerek, yaşanan sürecin 42 yıl boyunca darbe yılları yaşayan Türkiye tarihinin en ağır süreci olduğunu dile getirdi. Birdal, son zamanlarda artan hak ihlallerine Avrupa Birliği, (AB) Avrupa Güvenlik İş Birliği Teşkilatı (AGİT) ve dış çevrelerin her seferinde sadece “Endişe duyuyoruz” açıklamalarını eleştirerek, var olan duruma daha ciddi yaklaşmaları gerektiğini de söyledi. İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ise, HDP vekillerinin ve tutuklanması ve Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnameler (KHK) ile basın kurumlarının kapatılmasını sert bir dille eleştirerek, Türkiye’deki AKP iktidarında olan şeyin tipik bir otoriter anlayış ve uygulamaları olduğunun altını çizdi.

500 bin kişi göç etti

Türkdoğan, savaş sürecinde 500 bin insanın zorunlu göçe tabii tutulmasının da gözden kaçırıldığını belirterek, 16 Ağustos 2015 ile 16 Ağustos 2016 tarihleri arasında 321 sivilin katledildiğini, devletin rakamlarına göre ise, 67 bin konutun yıkıldığını ve 500 binin üzerinde insanın göç ettiğini söyledi.

‘Demokrasi cephesi kurulmalı’

HDP Çewlîg (Bingöl) Milletvelili Hişyar Özsoy da, Eşbaşkanlarının kurul delegesi olduğunu, fakat hukuksuzca tutuklandığına dikkat çekerek, yeterince bir örgütleme ve demokrasi cephesi ile AKP’nin saldırılarının durdurulabileceğini kaydetti. Özsoy, etkin mücadele edilmemesi halinde oluşturulacak yeni ırkçı bir yapının dönüştürülmesinin yılları alacağını ifade ederek, demokrasi cephesinin ve mücadelesinin bir an önce örülmesi gerektiğine işaret etti. Yapılan kongrenin sonunda İHD de eşbaşkanlık sistemine geçildi. Tüzük değişikliğinin yapıldığı kongrede Eren Keskin ve Öztürk Türkdoğan eşbaşkanlığına seçildi.

HABER MERKEZİ

İnşaat işçilerinden HDP protestosu

İstanbul’da inşaat işçileri, HDP eşbaşkanları Demirtaş ve Yüksekdağ ile 7 milletvekilinin tutuklanmasını protesto etti

Adı sık sık iş cinayetleriyle gündeme gelen Emaar İnşaat’ta çalışan işçiler, Halkların Demokratik Partisi (HDP) eşbaşkanları Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve milletvekilleri İdris Baluken, Selma Irmak, Nursel Aydoğan, Gülser Yıldırım, Ferhat Encu, Abdullah Zeydan ile Leyla Birlik’in tutuklanmasını yürüyüş yaparak protesto etti. Evrensel Gazetesi’nin geçtiği habere göre; Üsküdar Ünalan Mahallesi’nde bir araya gelen inşaat işçileri, “HDP halktır halk burada” sloganları attı. Aralarında İnşaat İşçileri Sendikası’na üye işçilerin de bulunduğu eylem polis ablukasının ardından son buldu.

Sebahat Tuncel’e tutuklandı

FOTO: AFP

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca, hakkında ‘Silahlı terör örgütüne üye olmak’ ve ‘Terör örgütünün propagandasını yapmak’ suçlamalarıyla soruşturma başlatılan ve 4 Kasım’da Diyarbakır Adliyesi önünde gözaltına alınan DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, emniyetteki işlemlerinin ardından bugün öğlen saatlerinde adliyeye getirildi.Sebahat Tuncel çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Diyarbakır’da geçen cuma günü, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve milletvekillerinin gözaltına alınmasını protesto etmek için Diyarbakır Adliyesi önünde bir grup partiliyle beklerken gözaltına alınmıştı.

Cumhuriyet

DBP’den HDP’ye destek açıklaması

Diyarbakır’ın merkez Yenişehir İlçesinde Demokratik Toplum Kongresi (DTK) binası önünde, HDP milletvekilleri ile basın açıklaması yapan DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek, HDP’nin aldığı kararlara destek verdiklerini söyledi. Bir yol ayrımıyla karşı karşıya olduklarını anlatan Yüksek, Kürt sorunu demokratik yöntemlerle çözülmesini talep etti. Yüksek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

DTK’nin açıklamasına polis ablukasından görüntüler

“Demokratik Bölgeler Partisi olarak, HDP’nin bugün yaptığı açıklamayı destekliyoruz. Yasama faaliyetlerini durdurmasını destekliyoruz. Meclis’ten çekilmeme, demokratik siyaseti terk etmeme, bu zeminde ısrarla mücadele etme duruşunu da destekliyoruz. Çünkü biz hala başladığımız yerdeyiz. Hala demokratik bir çözüm arıyoruz. Bu çözümden uzaklaşan, bunu baltalamaya çalışan AKP’dir. Bu açıdan HDP’nin açıklamasını destekliyoruz. Ama artık dönüp, halkımızla da tartışacağız. Halkımızla, bize destek verenlerle bu meseleyi masaya yatıracağız. Çok basit bir durumla karşı karşıya olmadığımızı biliyoruz. Stratejik bazı kararlar almanın gerektiğinin farkındayız. Bizleri kendi temsilcisi olarak seçen halkımızla tartışmadan stratejik kararlar almak istemiyoruz. Türkiye’nin demokrasiden, özgürlükten yana olan, sorunun çözümü izin demokratik siyasetten yana olan tartışmadan, konuşmadan bir sonuca gitmek istemiyoruz. Fakat bir yol ayrımıyla karşı karşıya olduğumuzu da biliyoruz. Böylesi tarihi ve kritik kararlaşma sürecinde halkımızla birlikte karar vereceğiz. Bize göre hükümet kararını vermiş. Bizleri Meclis’in dışına atmak, birlikte çözüm fikrini baltalamakla kararını veriyor. Bizler de bu konuda elbet kararımızı vereceğiz. Demokratik siyasal mücadeleden asla vazgeçme niyetimiz yok. Bu alanı AKP veya cuntacılara terk etmeye niyetimiz yoktur. Bunun mücadelesini vereceğiz. Biz Kürt sorununun demokratik yöntemlerle çözülmesini istiyoruz. Bu ülkeye artık kalıcı bir barış, huzur gelsin istiyoruz. Kürt sorunun çözülsün, ülkenin demokratikleşmesini istiyoruz. Bir kişinin bile burnu kanamadan, biz siyasetçilerin bu meseleyi bir sonucu kavuşturması için sorumluluğumuzun olduğunu biliyoruz.”

DTK’nin açıklaması polis ablukası altında gerçekleştirildi.

Kritik ziyaret… ABD Genelkurmay Başkanı Ankara’da

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph Dunford, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’la görüşmek üzere, bugün Ankara’ya resmi bir ziyarette bulundu. ABD tarafının talebi üzerine gerçekleşen ziyaret kapsamında, Genelkurmay Karargahı’nda toplantı yapıldığı öğrenildi.

Kadıköy’deki eyleme sert müdahale… Polis, HDP’li vekile vurdu

Kadın örgütleri ve çeşitli siyasi partilerden kadınlar, HDP’li kadın milletvekillerinin tutuklanmasını Kadıköy’de protesto etti.

‘İrademiz ve geleceğimiz için buradayız direniyoruz’ diyerek İskele Meydanı’nda bir araya gelen kadınlar vekillerin serbest bırakılmasını istedi.

Açıklamaya HDP İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya ve HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit de destek verdi. Tutuklu kadın vekillerin mesajlarının okunmasının ardından açıklama yapan Pervin Buldan, Meclis’te kadınlar adına yapacak çok iş olmasına rağmen demokratik siyasetin önüne geçilmesi nedeniyle Meclis çalışmalarına katılmama kararı aldıklarını ifade etti. Vekillerin tutuklandığı yerde demokrasiden söz edilemeyeceğini vurgulayan Buldan, arkadaşlarının serbest bırakılmasını istediklerini söyledi.

HDP’li Hüda Kaya’ya müdahale

Buldan’ın ardından Gülistan Koçyiğit konuşma yaparken polis anons yaparak kadınların “5 dakika içinde dağılmasını” istedi, “Aksi halde müdahale edileceğini” söyledi. Buna rağmen kadınlar açıklamaya devam etti.

Ortak açıklama yapılırken açıklama yapılan alana yakın bir bölgede gözaltılar yaşandı. Kadınlar bu duruma tepki gösterdi. Eylemin ardından polisin gözaltına aldığı kişilere şiddet uygulamasına kadınlar tepki gösterdi.

Yaşanan arbede sırasında bir kadın sinir krizi geçirdi. Polisin daha sonra ara sokaklarda bazı kadınları gözaltına aldığı öğrenildi. Bu arada HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya’ya bir polisin eline vurarak müdahale ettiği görüldü.

İlahiyatçı yazar İhsan Eliaçık: Ben de bu dinin ateistiyim

 

‘Antikapitalist Müslüman’ olarak tanınan ilahiyatçı yazar İhsan Eliaçık, Antalya’da Konyaaltı Belediyesi’nin düzenlediği kitap fuarında konferans verdi. Hadis ve İslamiyetle ilgili açıklamalarda bulunan İhsan Eliaçık, İslam dininde bir başkasının mal ya da toprağını ele geçirilip ganimet elde etmenin söz konusu olmadığını söyledi. İslamiyet’te başkalarının topraklarının ele geçirilmesinin peygamberin vefatından sonra başladığını belirten Eliaçık, şöyle dedi:

“İlk halifeyle birlikte işgal girişimleri başlamıştır. Ben onların hiçbirine katılmıyorum. Onlar peygamberin yolundan sapmışlardır. Peygamberimizin vefatıyla beraber aslına bakarsanız bu iş bitmiş, Kerbela’dan sonra da doğduğu toprakların altına gömülmüş. Allah’ın dini de hala oradadır. Bugün yaşananlara bakıp da ateist filan olmayın. Hatta şunu söyleyeyim. Olmuşsanız bile caizdir. Niye caizdir? Yahu bu Allah’ın dini değil ki. Zaten ben de bu dinin ateistiyim. Mesela Cübbeli bana ‘ateist’ diyor. ‘O dinsiz, dinden çıkmış’ diyor. ‘Dini kabul etmiyor’ diyor. Ben senin anladığın dini, senin inandığın Allah’ı, senin inandığın peygamberi kabul etmiyorum. Çünkü öyle bir Allah, öyle bir peygamber tarihte yok ve yaşamadı.”

CENNETTEKİ HURİLER

Gerçek İslam ile bugünkü cereyan eden olayların arasında ilgi olmadığını ileri süren Eliaçık, cennetteki hurilerle ilgili de yanlış bir inanç olduğunu söyledi. Eliaçık, “Kuran’da anlatılanlar senin anlattığın gibi değil ki. Onlar ne yapıyorlar? Allah ile pazarlık yapıyorlar. O kafada olanlar cennetin kapısının önüne gidecekler şöyle bir bakacaklar, ‘Ben o kadar namaz kılıp oruç tuttum. O kadar hacca gittim. Zikir yaptım. Nerede huriler?’ diyecek. Oradakiler de diyecek ki ‘Huri filan yok.’ ‘Allah, o zaman boşuna mı bunlar’ diyecek. Adam o kadar maddeci ki, bir de başkasını maddecilikle suçluyor. Yani köşk, saray, yağlı ballı yiyecekler, içinde sayısını bilemediği kadar huriler, bunları istiyor. Yahu bunlar için din olur mu? Böyle bir din olur mu kardeşim?” diye konuştu.

HURİNİN ANLAMI BAŞKA

Hurinin ‘arkadaş’ demek olduğunu belirten İhsan Eliaçık, şöyle devam etti:

“Örneğin Hz. İsa’nın hurileri yani havarileri vardır. Havari kelimesi huri kelimesinin çoğuludur. Huri ‘havar’ kelimesinden gelmektedir. Havar; Arapça konuşmak, muhabbet etmek demektir. Dolayısıyla huri yoldaş, arkadaş demektir. Ayrıca Hz. İsa’nın havarilerinin hepsi de erkektir. Nasıl huri bunlar? Hepsi onun yoldaşları yani. Onun muhabbet ettiği insanlar. Huri kadın da erkek de olabilir. Kadın da erkek de yoldaş olabilir. Bunların cinsellikle bir alakası da yoktur. Yüksek ve yüce bir arkadaşlık ilişkisinden bahsedilmektedir. Ama bunu alıyor adam belden aşağıya indiriyor. Ondan başka kafası basmıyor zaten.”

“HADİSLERE DEĞİL KURAN’A KULAK VERİN”

Konuşmasında yapılan hukuksuzlukları meşrulaştırmak için hadislerin uydurulduğunu da iddia eden İhsan Eliaçık, şöyle konuştu:

“Hadis uydurmak kolay. Ayet uyduramazsın. Çünkü bir kitap var. ‘Peygamberimiz şöyle buyurdu’ diyerek 2.5 milyonu geçmiş uydurulan hadis sayısı. Dolayısıyla biz bu hadisleri din kaynağı olarak göremeyiz. Benden de size tavsiye. ‘Şu hadis sahih’, ‘şu doğru’, ‘peygamberimiz şunu söylemiş’ gibi tartışma yapmak yerine hadislerin tamamını din kaynağı olarak görmekten vazgeçin. Elimizin altında zaten yeterince büyük, oku oku bitmeyen Kuran-ı Kerim var. Onu hallettiniz de iş hadislere mi kaldı? İyi bir insan olmak için Kuran’daki temel esaslara uyması dahi yeterlidir. Öldürmeyeceksin, çalmayacaksın, aldatmayacaksın, iftira atmayacaksın. Bu dört temel esas dışında. Bu dört esas da insan haklarıyla ilgilidir.”