Ana Sayfa Blog Sayfa 6125

Gerçek katiller ortaya çıkarılıncaya kadar…

Emek ve demokrasi güçlerine yönelik yapılan 10 Ekim Ankara Katliamı’na ilişkin açılan davanın ilk duruşması katliamdan 13 ay sonra bugün başladı. Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakine Coşkun, ‘Gerçek katiller ortaya çıkarılıncaya kadar davamızın takipçisi olacağız’ dedi

Geçtiğimiz yıl 10 Ekim’de Ankara Garı önünde barış talebi için toplanan emek ve demokrasi güçlerine yönelik yapılan bombalı saldırının ilk duruşması bugün görülüyor. 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek olan dava öncesi adliye önüne çok sayıda yurttaş geldi. 7-11 Kasım’da 5 gün sürecek olan davayı, Ankara Katliamı’nda yaşamını yitirenler ile yaralıların yakınları, 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği, çeşitli sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri ve yüzlerce kişi adliye önüne akın etti. Saat 10.00’da başlayan davayı HDP’li milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Mithat Sancar ve Sırrı Süreyya Önder, Müslüm Doğan, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, CHP Milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Hüseyin Akgün, ESP MYK Üyesi Suat Çorlu, Suruç Aileleri İnisiyatifi ile çok sayıda kurum temsilcileri davayı takip etmek üzere adliyeye geldi.

‘Davanın takipçisi olacağız’

10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği’nin çağrısıyla adliye önünde açıklama yapıldı. 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehtap Sakine Coşkun, “Bugün, yaklaşık 1 yıldır verdiğimiz adalet mücadelesi ve dayanışma sonucu olarak buradayız. Adalet istiyoruz. Haksızlıklara karşı durmak için buradayız. Cumhuriyet tarihinin en büyük yargılanmasında malesef mağdurlar, tanıklar olarak buradayız. Gerçek katiller ortaya çıkarılıncaya kadar davamızın takipçisi olacağız” dedi.

‘Adalet yüzleşmedir’

Ardından katliamın hedeflendiği Barış ve Demokrasi Mitingi’nin düzenleyicisi DİSK, KESK, TMMOB, TTB adına KESK Eşbaşkanı Lami Özgen konuşma yaptı. Özgen’in konuşmasına başlarken aileler arasından “aileler konuşsun” tepkisi geldi. Konuşmasına devam eden Özgen, “AKP’ye hizmet eden tavırlardır. Birlik ve beraberlik içinde olmanın zamanıdır” dedi. Tarihi bir davanın görülmeye başlanacağını kaydeden Özgen, “Adaletle yüzleşmedir. Bu yüzleşme dünden bugüne işlenmiş katliamların da ölçüsü olacaktır” diye konuştu. Zorluklarla karşı karşıya olduklarını söyleyen Özgen, “Bizi korkutarak sindirmeye çalıştılar. Biat etmeye çalıştılar. Korkmadık, biat da etmedik. 100 canımızın anısına bağlı olarak onları unutmadık, unutmayacağız. Yüzleşme sürecini kazanacağız” dedi.

Konuşmaların ardından aileler davanın ilk duruşmasına katılmak için adliyeye geçti. Aileler mahkeme salonuna yaka kartlarıyla girdi.

Sanıklara kasklı, çelik yelekli koruma

Tutuklu ve tutuksuz sanıkların kimlik tespitleriyle duruşma başladı. Mahkeme başkanının ailelere “Seyirciler lütfen duruşma düzenine uyalım” sözleri de tepkiye neden oldu. Aileler “Biz seyirci değiliz mağduruz” tepkisinde bulundu. Duruşmaya 2’si tutuksuz 14 sanık getirildi. Antep’te tutuklu bulunan Abdülhamid Boz, Abdülmuttalip Demir ve Talha Güneş ise SEGBİS yöntemiyle ifade verecek. Davayı çok sayıda barodan avukat takip ediyor. Sanıklar kasklı, çelik yelekli jandarma koruması altında salona getirildi. Aileler, sanıklara tepki gösterdi.

Avrupa günlerdir sokaklarda

HDP eşbaşkanları ile birlikte milletvekillerinin tutuklanmasına karşı Avrupa’da düzenlenen eylemler sürüyor. Günlerdir sokakları terketmeyen Avrupalı Kürtler ve dostları, dün ve önceki gece de alanlardaydı

AKP’nin Kürt siyasetine yaptığı gece yarısı darbesi ile HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ ve 7 HDP’li vekili tutuklamasına başta Avrupa olmak üzere dünyanın her yerinde tepkiler yağmaya devam ediyor. Almanya, Belçika, Fransa, Norveç, İsveç, Danimarka, İsviçre, Kanada ve Avusturalya’da sokaklara çıkan Kürtler ve dostları önceki gece ve dün de eylemlerini sürdürdü.

‘Her yerde eylem olmalı’

Almanya’nın Köln, Berlin, Saarbrücken, Ulm, Dresden, Bremen, Hildesheim, Hannover, Stuttgart ve Meschede kentlerinde sokağa çıkan Kürdistanlılar, Kürt siyasetine yapılan gece yarısı darbesini lanetledi. Stuttgart mitinginde konuşan HDK-Avrupa adına Aynur Karakaya, “Eylemlere an itibariyle en acil ihtiyaç var. Başta meclislerimiz, ulusal demokratik Kürt kurumları, inanç birlikleri, kadınlar ve gençler öncülüğünde dün geceden bu yana geliştirdiğimiz eylemlerimizi ara vermeden, etkili şekilde faşizmi yenerek özgürlük ve demokrasinin zaferini ilan edene denk mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi.

‘Tüm değerlere saldırıyorlar’

Belçika’nın başkenti Brüksel’de TJK-E’nin çağrısı ile Kürtler ve dostları, yine sokaklara çıkarak vekillerin tutuklanmasını protesto etti. Eyleme Amazigh (Berberi) halkı ve Belçikalı bazı sol gruplar da destek verdi. Eylemde konuşan HDP Şirnex (Şırnak) Milletvekili Faysal Sarıyıldız, egemenlerin her zaman korktuklarını ifade ederek, “Korkuları arttıkça, ahlaksızlaşıyorlar, tüm değerlere saldırıyorlar” dedi.

‘Kürtler ile masaya oturun’

Fransa’nın başkenti Paris, Strasbourg, Rennes, Reims, Creil, Montpellier, Lyon, Marsilya ve Lorraine bölgesinin Nancy ile Franche-Comté bölgelerinde düzenlenen protesto eylemlerine de binlerce kişi katıldı. Paris’teki eylemde konuşan Fransa Sol Cephe başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Jean-Luc Mélenchon, “DAİŞ Bataclan ve Charlie Hebdo saldırıları ile katliam yaptı. Onlar bizim düşmanımızdır. Türkiye bu düşmanlarla işbirliği halindedir. Türk devleti, Kürtler ile masaya oturmalıdır Kürtler savaş istemiyor sesini duyurmak istiyor. Kürtlerin laik ve sosyalist bir otonomi kurmaları normaldir” dedi.

Dayanışma çağrısı

Norveç’in başkenti Oslo ve Stavanger kentlerinde yapılan eylemlere binlerce kişi katılırken; Danimarka’nın Kopenhag, Odense ve Holstebro gibi büyük kentlerinde de eylemler düzenlendi. Eylemlerde konuşan Enhedslisten Milletvekili Nikolaj Villumsen ile Sosyalist Halk Partisi Yedek Milletvekili Serdal Benli, HDP ile dayanışma çağrısı yaptı.

Her yer eylem alanı oldu

İsviçre’nin Zürih, Finlandiya’nın Helsinki kentinde, İspanya’nın başkenti Madrid, Hollanda’nın Den Haag, İtalya’nın Pisa Havaalanı’nda, Avusturya’nın Graz ve Salzburg kentlerinde ve İngiltere’nin başkenti Londra ile İsveç’in Stockholm, Göteborg, Malmö, Örebro, Uppsala illerinde binlerce kişi alanlardaydı.

Kanada’dan Avustralya’ya…

Kanada’nın Toronto kentinde de Kürtler, Toronto Uluslarası Havaalanı’nı işgal etti. Avustralya’nın Sidney kentinde ise Demokratik Kürt Toplum Merkezi öncülüğündeki eyleme, Kürdistanlılar ve dostları ile sivil toplum örgütleri katıldı. Kentin en işlek caddesi olan Martin Place civarında bir araya gelen kitle, “HDP halktır, halk burada” sloganını attı ve eşbaşkanlar ile vekillerin tutuklanmasını protesto etti.

HABER MERKEZİ

 

 

Yayın Dünyasına Bitmeyen Gözaltı

TURHAN GÜNAY

Tutuklanan Cumhuriyet Kitap Eki Yayın Yönetmeni Turhan Günay, bir ay önce Kitap Eki’nde “Yayın Dünyasına Bitmeyen Gözaltı” başlığı ile Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde cezaevine giren, öldürülen yazar, yayıncı, çevirmen ve gazetecilerin tek tek isim listesini yayınlamıştı.

31 Ekim’de Cumhuriyet yönetici ve yazarlarına yönelik “FETÖ/PDY ve PKK/KCK propagandası” iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Günay 5 Kasım’ın ilk saatlerinde tutuklandı.

30 yıla yakın Cumhuriyet’te çalışan Günay 25 yıldır gazetenin kitap ekinin yayın yönetmenliğini yapıyor.

Günay’ın hazırladığı listeyi paylaşıyoruz.

Yayın Dünyasına Bitmeyen Gözaltı

Yasaklar, gözaltılar, tutuklamalar, uzun hapislikler, idamlar, bunlarla yetinmeyip öldürmeler devleti yönetenlerin neredeyse genlerine işlemiş. Bu eğilim, içinde bulunduğumuz zaman diliminde ülkemizi yöneten kadroda yeniden hortlamış görünüyor. Askeri darbe dönemlerini geride bırakan bir ‘gayret’ ile yazar, yayıncı ve gazeteciler gözaltına alınıyor, tutuklanıyor, hapsediliyorlar. Görevden almalar, işsizliğe, açlığa mahkûm etmeler de bu anlayışın tuzu biberi. Düşünce, sanat ve kültür baskı altına alınmaya çalışılıyor.

Olağan ve olağanüstü durumlarda ilk dokunulanın yine yazar, yayıncı ve gazeteci olduğu gerçeği hiç değişmiyor. Aşağıda görüp okuyacağınız listede 19. yüzyılın ortalarından bu yana tutuklanmış, hapsedilmiş, öldürülmüş, sürgün edilmiş yazar, çevirmen, yayıncı, karikatürcü ve gazetecilerin bir dökümünü vermeye çalıştık. Listede, siyasi nedenlerle tutuklanmış ama yazar olan birçok insanın adına rastlayacaksınız. Biz onların yazar, yayıncı, gazeteci olduklarını biliyoruz ve listemizde o nedenle yer alıyorlar.

Liste alfabetik sıraya göre düzenlenmiştir. Bu listenin bir hayli eksik olduğunun da farkındayız. Nedeni, şimdilerde olduğu gibi önceki yıllarda da konuyla ilgili haber ve yazıların basında fazla yer bulmaması. Özellikle 1915 olayları sırasındaki tehcir ve öldürümler üzerine birkaçı dışında neredeyse hiç yayın yok. Bu konudaki tartışma ve araştırmaların sürdüğünü de biliyoruz. Tehcir sırasında yaşamlarını yitiren yazar, yayıncı ve gazetecilerin adlarını ‘öldürülenler’ bölümünde göreceksiniz. Dökümdeki eksikliklerin, katkılarınızla azaltılabileceğini düşünüyoruz. Bazı yazarlarımızın adını birkaç bölümde görmek şaşırtıcı olmasın. Çünkü hem tutuklanmış, hapsedilmiş hem de kimileyin öldürülmüşler.

Listeye, Gözaltı ve işten çıkarılmalarla (özellikle son aylarda işten çıkarılan öğretmen ve akadamisyenlerin içinde önemli yazarlar da var) 1971 ve 1980 darbelerinin öncesinde ve sonrasında kapatılmış, toplatılmış siyasi yayın organlarının ve yayıncılarının başına gelenlerin tamamını dahil etmedik. Bunun ayrı bir çalışmanın konusu olduğunu ve yapılması gerektiğini de biliyoruz ve yapacağız. Siyasal iktidarlar artık yazarları, yayıncıları gazetecileri cezalandırmanın hiçbir işe yaramadığını görmeliler.

Çünkü kitapların ve yazıların üzerinden o imzaları silemezler. Düşünceler yayımlanmış, insanlara ulaşmıştır ve geleceğe kalacaklardır. O yazarlar ülkelerinin ve dünyanın onurudurlar artık. Ama geçmişte ve gelecekte onları cezalandıranları kimse hatırlamıyor ve hatırlamayacaktır. Nâmık Kemal ve Nâzım Hikmet devrin yöneticileri için vatan haini idiler. Sonrasında ise “Vatan Şairi” olarak yaşadılar ve yaşayacaklar. Tıpkı diğerlerinde olduğu ve olacağı gibi. Yazarlarımıza, yayıncılarımıza, gazetecilerimize dokunmaktan vazgeçin artık!..

Tutuklanmış Yazar ve Çevirmenler

Abdülkadir Billurcu, , Ahmet Angın, Ahmed Arif, Ahmet Şık, Ahmet Nesin, A. Dursun Yıldız, A. Kadir(Abdülkadir Meriçboyu), Ali Erol, Ali Sirmen, Ali Ünal, Ali Taygun, Alpay Kabacalı, Aram Pehlivanyan, Arif Damar, Asım Bezirci, Arslan Kaynardağ, Aslı Erdoğan, Ataol Behramoğlu, Atilla Tokatlı, Attilâ İlhan, Ayhan Kavak, Ayşe Berktay, Ayşegül Devecioğlu, Aziz Nesin, Aziz Tunç, Azra Erhat, Bayram Bozyel, Behice Boran, Burhan Sönmez, Büşra Ersanlı, Can Yücel, Cenap Karakaya, Cevat Şakir, Kabaağaçlı (Halikarnas Balıkçısı), Cihan Deniz Zarakolu, Davut Akgül, Demir Özlü, Doğan Avcıoğlu, Edip Yalçınkaya, Emirhan Oğuz, Enver Gökçe, Erdal Atabek, Erdal Öz, Erdoğan Aydın, Erdoğan Berktay, Erhan Bener, Ergün Poyraz, Erol Manisalı, Ertuğrul Mavioglu, Fakir Baykurt, Faik Bulut, Feridun Yazar, Fethi Naci, Feqî Hûsên, Sağnıç Gökçe Fırat, Gün Zileli, Günay Aslan, Hatip Dicle, Hulusi Dosdoğru, Hagop Sivaslıyan, Hasan İzzettin Dinamo, İhsan Akay, İlhan Selçuk, İrfan Babaoğlu, İsmail Beşikçi, Kemal Bekir, Kemal Burkay, Kemal Tahir, Kerim Korcan, Mehdi Zana, Mehmet Emin Bozarslan, Mehmet Güler, Mehmed Kemal, Mehmed Uzun, Mesut Kavak, Murat Belge, Musa Anter, Mustafa Yıldırım, Mümtaz Soysal, Murat Türk Nail, V. Çakırhan, Necmiye Alpay, Necip Fazıl Kısakürek, Nevzat Çelik, Neyzen Tevfik, Nihal Atsız, Nihat Behram, Nezihe Meriç, Oktay Akbal, Orhan Kemal, Osman Taş, Oya Baydar, Ömer Ağın, Özgür Amed, Özkan Mert, Ragıp Zarakolu, Rasih Nuri İleri, Refik Halid Karay, Remzi İnanç, Rıfat Ilgaz, Ruşen Aslan, Sabahattin Ali, Sabahattin Eyuboğlu, Sabiha Sertel, Sadık Aslan, Sadun Aren, Salim Şengil, Samet Ağaoğlu, Sami Özbil, Sevan Nişanyan, Sevgi Soysal, Seçkin Cılızoğlu, Şahin Alpay, Şevket Süreyya Aydemir, Şükran Kurdakul, Tacettin Karagöz, Tarık Ziya Ekinci, Tektaş Ağaoğlu, Turhan Dilligil, Vahap Erdoğdu, Vartan İhmalyan, Vasıf Öngören, Vedat Günyol, Vedat Nedim Tör, Vedat Türkali, Veli Ozan, Veli Yılmaz, Vüs’at O. Bener, Yalçın Haftçı, Yalçın Küçük, Yaşar Kemal, Yılmaz Çamlıbel, Yılmaz Güney, Yılmaz Odabaşı, Zaven Biberyan, Zeki Bayhan, Ziya Gökalp, Tutuklanmış Yayıncılar, Abdullah Nefes, Ayşe Nur Zarakolu, Enver Aytekin, Faruk Muhsinoğlu, Fikret Onbaş, Gündoğan Görsev, Hikmet Koçak, Hovhannes Kılıçyan, İlhan Erdost, Mehmet Ali Ermiş, Muzaffer Erdost, Mehmet Bayrak, Nabi Baret, Oğuz Akkan, Recep Maraşlı, Saffet Rüştü, Tekin Selim Okçuoğlu, Semra Çaralan, Süleyman Ege, Sırrı Öztürk, Zeynel Abidin Kızılyaprak, Ünsal Öztürk

Tutuklanmış Gazeteciler

Abdullah Kılıç, Abdullah Özyurt, Abdullah Turan, Abdurrahman Dilipak, Abidin Nesimi, Ahmet Cevat, Ahmet Emin Yalman, Ahmet Hamdi Diler, Ahmet Mithat Efendi, Ahmet Şükrü Esmer, Ahmet Turan, Alkan Ali Akkuş, Ali Bulaç, Ali İhsan Özgür, Ali Konar, Arafat Dayan, Aydın Engin, Aydın Şenesen, Aytekin Gezici, Aziz Ziya, Baha Bey, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Bayram Kaya, Bedii Faik, Beyhan Cenkci, Bünyamin Köseli, Can Dündar, Cebrail Parıltı, Cemal Azmi Kalyoncu, Cemal Yıldırım, Cemalettin Ünlü, Cemil Sait Barlas, Cihan Acar, Cuma Ulus, Cüneyt Arcayürek, Çetin Altan, Doğan Koloğlu, Doğan Yurdakul, Doğu Perinçek, Ebüzziya Tevfik, Emil Galip Sandalcı, Emin Arslan, Emin Demir, Emre Sonlan, Erdal Süsem, Erol Zavar, Erdem Gül, Ergin Doğru, Erol Önderoğlu, Eşref Edip, Fehmi Yazıcı, Ferhat Çiftçi, Fevzi Lütfü Karaosmanoğlu, Feyyaz Irmak, Gurbet Çakar, Halil İbrahim Mert, Habib Güler, Hamit Dilbahar, Hanım Büşra Erdal, Haşim Söylemez, Hatice Duman, Hayri Muhiddin Bey, Hidayet Karaca, Hülya Karakaya, Hüseyin Aydın, Hüseyin Cahit Yalçın, Işık Yurtçu, İbrahim Balta, İlhami Soysal, İhsan Adalı, İsmail Müştak Mayakon, Kamuran Sunbat, Kayhan Sağlamer, Kurtul Altuğ, Lalezar Karaibrahimoğlu, Lütfi Bey, Mazlum Dolan, Mehmet Ali Aybar, Mehmet Altan, Mehmet Arslan, Mehmet Baransu, Mehmet Emin Arslan, Meltem Oktay, Metin Toker, Metin Göktepe, Mete Dural, Mikail Barut, Mihri Belli, Muhammed Doğru, Mustafa Balbay, Mustafa Ekmekçi, Mustafa Erkan Acar, Mustafa Nuri Bey, Mustafa Ünal, Mümtazer Türköne, Nadir Gündüz, Nail Ataer, Naim Tirali, Namık Kemal, Nazlı Ilıcak, Nedim Şener, Nedim Türfent, Nuri Durna, Nuri Yeşil, Nuriye Ural (Akman), Oktay Verel, Oral Çalışlar, Osman Saffet Arolat, Ömer İzzettin, Özgür Amed, Sabiha Sertel, Sadri Edhem Ertem, Sami Tunca, Samim Akay, Sefa Kaplan, Selami Akpınar, Suphi Nuri İleri, Şadi Alkılıç, Şahin Alpay, Serkan Aydemir, Seyit Kılıç, Seyithan Akyüz, Soner Yalçın, Şahabettin Demir, Şerife Oruç, Şermin Soydan, Şiar Yalçın, Tamer Kayaş, Tuncay Özkan, Turhan Dilligil, Ufuk Şanlı, Velid Ebüzziya, Yakup Çetin, Yaşar Uçar, Yılmaz Kahraman, Yusuf Ziya Ademhan, Zehra Doğan, Zekeriya Sertel, Zeki Kılıç, Zeynel Abidin Bulut, Ziya Ataman, Olgun Matur, Eda Şanlı, Özkan Mayda, Tuncer Çetinkaya, Kenan Baş, Cihat Ünal, Osman Yakut, Serhat Şeftali, Abdurrahim Ersöz, Ömer Özdemir

Tutuklanmış Karikatürcüler

Ahmet Erkanlı, Asaf Koçak, Doğan Güzel, Ertan Aydın, Halim Büyükbulut, Mehmet Sönmez, Mim Uykusuz, Ratip Tahir Burak, Teodor Kasap, Ömer Özdemir

Öldürülen Yazar, Yayıncı ve Gazeteciler

Abdi İpekçi, Abdullah Doğan, Ahmet Samim, Ahmet Taner Kışlalı, Ali İhsan Özgür, Ali Kemal, Ahmet Samim, Ali Şükrü Bey, Andon Şahen, Ardeşes Ferahyan, Arisdakes Kasparyan, Armen Doryan, Asaf Koçak, Asım Bezirci, Aysel Malkaç, Ayşe Sağlam, Bahri Işık, Bahriye Üçok, Behçet Aysan, Bülent Ülkü, Cavit Orhan Tütengil, Cengiz Altun, Cengiz Polatkan, Cevdet Kılıçlar, Cihan Hayırsevener, Çetin Ababay, Çetin Emeç, Dikran Çöğüryan, Dikran Odyan (Aso), Diran Kelegyan, E. Agnuni (Khaçadur Malumyan), Engin Çeber, Ercan Gürel, Erdal Ayrancı, Erol Akgün, Ersin Yıldız, Ethem Nejad, Ferhat Tepe, Gündüz Etil, Gani Bozarslan, Gagik Ozanyan, Garabed Paşayan Khan, Haçik İdareciyan, Hafız Akdemir, Hagop Terziyan (Hagter), Hasan Fehmi, Hasan Tahsin, Hatip Kapçak, Halit Güngen, Hampartsum Hampartsumyan, Harutyun Şahrigyan, Hasret Gültekin, Hayrabet Honca, Hrant Dink, Hikmet Şevket, Hovhannes Kazancıyan, Hüseyin Deniz, Hüseyin Hilmi (İştirakçı Hilmi), Hüseyin Kami, Hüseyin Şen, İlhan Darendelioğlu, İlhan Erdost, İhsan Uygur, İsdepan S. Kürkçüyan, İsmail Ağay, İsmail Cihan Hayırsevener, İsmail Gerçeksöz, İzzet Kezer, Jirayr (Partog Zoryan), Kamil Başaran, Kamil Koşapınar, Karakin Gozigyan (Yesalem), Keğam Parseğyan, Kemal Kılıç, Kevork Ferid, K. Khajag (Karekin Çakalyan), Krikor Torosyan, Krikor Zohrab, Kutlu Adalı, Mardiros H. Kundakçıyan, Mecit Akgün, Mehmet Atay, Mehmet İhsan Karakuş, Mehmet Sait Ertem, Mehmet Topaloğlu, Melkon Gürcüyan, Metin Alataş, Metin Altıok, Metin Göktepe, Mevlüt Işıt, Mihran Tabakyan, Muammer Aksoy, Mehmet Ali Yalçın, Musa Anter, Mustafa Suphi, Muzaffer Akkuş, Muzaffer Fevzioğlu, Namık Tarancı, Nazım Babaoğlu, Nerses Papazyan, Nerses Zakaryan, Nuh Köklü, Onat Kutlar, Onnig Jirayr, Orhan Karaağar, Önder Babat, Parseğ Şahbaz, Recai Ünal, Reşat Aydın, Rıza Güneşer, Rohat Aktaş, Ruhi Can, Rupen Sevag (Çilingiryan), Rupen Zartaryan, Sabahattin Ali, Sami Başaran, Sarkis Minasyan, Sarkis Suin (Süngücüyan), Selahattin Turgay Daloğlu, Seracettin Müftüoğlu, Seyfettin Tepe, Siamanto (Adom Yarcanyan), Silahçı Tahsin, Simpad Pürad, Süleyman Yeter, Şavarş Krisyan, Taniel Varujan, Tılgadintzi (Hovannes Hanıtyunyan), Turan Dursun, Uğur Kaynar, Uğur Mumcu, Ümit Kaftancıoğlu, Ünal Mesuloğlu, Vıramyan (Onnig Tertsagyan), Yahya Orhan, Yaşar Aktay, Yaşar Parlak, Yemliha Kaya, Yervant Sırmakeşhanlıyan (Yerukhan), Zeki Bey, Zeki Erginbay (EA)

İnsan beynini etkileyen 10 roman

Bilim dünyası insan beynini farklı bir biçimde etkileyen on romanı belirledi.

Edebiyatın‘iyileştirici’ niteliğinden yola çıkan bir grup bilim insanı, nitelikli romanların insan beynini geliştirip keskinleştirdiğini, sosyal bağları güçlendirerek kişiliği değiştirdiğini ve ilişki kurmayı kolaylaştırdığını belirledi.

Toronto Üniversitesi öğretim üyesi psikiyatr Keith Oatley ve Ingrid Wickelgren tarafından Scientific American’da yazılan makaleye göre, roman kahramanlarıyla özdeşleşmek, hem hayal dünyasını zenginleştiriyor, hem de sosyal bağları güçlendiriyor.

Nitelikli bir roman, bu etkileriyle insan beynini de keskinleştiriyor ve insan davranışlarına ilişkin bilgiler veriyor. İki bilim insanı, insan beynini en fazla geliştiren on romanı da tespit etmişler. Listede Tolstoy’un Anna Karenina veya Virginia Woolf’un Bayan Dalloway’ın yanı sıra Muhsin Hamid’in 2007 yılında yazdığı ‘The Reluctant Fundamentalist / Gönülsüz Köktendinci’ isimli romanı da yer alıyor.

Listede yer alan romanlar şöyle;

Johann von Goethe / Genç Werther’in Acıları (1787)

Jane Austen / Aşk ve Gurur (1813)

Nathaniel Hawthorne / Kırmızı Leke 1850

Gustave Flaubert / Madam Bovary (1856)

George Eliot / Middlemarch (1870)

Leo Tolstoy / Anna Karenina (1877)

Virginia Woolf / Bayan Dalloway (1925)

Toni Morrison / Sevgili (1987)

J.M. Coetzee / Utanç (1999)

Muhsin Hamid / Gönülsüz Köktendinci (2007)

– See more at: http://www.edebiyathaber.net/insan-beynini-etkileyen-10-roman/#sthash.gcJU3JTa.dpuf

AB İlerleme Raporu’nda Türkiye’ye zayıf not

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu tarafından 9 Kasım Çarşamba günü açıklanması beklenen İlerleme Raporu’nun Türkiye’ye ilişkin bugüne kadar yayınlanan en olumsuz rapor olacağı öne sürüldü.

Haftalık Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung’un haberine göre, raporda Türkiye’de hukuk devleti ve ifade özgürlüğü alanlarındaki gerilemeye dikkat çekiliyor.

Yaklaşık 100 sayfalık raporun taslağında, Türkiye’de ulusal güvenlik ve terörle mücadeleye ilişkin yasaların uygulanmasında keyfi davranıldığı ifade ediliyor. Ayrıca 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana çok sayıda gazetecinin tutuklanması ve medya kuruluşunun kapatılmasının ciddi bir kaygıyla izlendiğine vurgu yapılıyor.

Raporda, adaletin bağımsızlığı konusunda da gerileme yaşandığına, darbe girişimi sonrasında hâkim ve savcıların yaklaşık beşte birinin görevden uzaklaştırıldığına dikkat çekiliyor. AB Komisyonu Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde zanlıların hâkim karşısına çıkartılmadan 30 güne kadar gözaltında tutulmasını eleştiriyor. Raporda ayrıca tutuklu ve mahkumlara yönelik işkence iddiaları dile getiriliyor. AB Komisyonu, bu konuda uluslararası sivil toplum kuruluşları tarafından yayınlanan raporlara dikkat çekiyor.

Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana 110 bin ordu mensubu, polis, hâkim ve savcı görevinden uzaklaştırıldı veya tutuklandı, çok sayıda gazeteci hapse atıldı. Bu kişiler PKK veya darbe girişiminden sorumlu tutulan Fettullah Gülen hareketine destek vermek veya üyesi olmakla suçlanıyor. Türk hükümetinin sert tutumu nedeniyle, AB’den Türkiye’nin üyelik müzakerelerini sorgulayan sesler yükseliyor. (Deutsche Welle)

HDP’ye kapatma davası mı geliyor?

HDP’li genel başkanların ve vekillerin tutuklanmasının ardından bundan sonraki yasal sürecin nasıl yürüyeceği tartışılıyor. Hukukçu Fikret İlkiz’e göre HDP hakkında bir kapatma davası da açılabilir.

Tutuklama kararlarının ardından HDP’li vekiller cezaevlerine gönderildi. HDP’li vekillerin cezaevlerine gönderilmesinin ardından bundan sonraki hukuki sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin sorular ortaya çıktı. Bu soruların başında Demirtaş ve Yüksekdağ dahil cezaevlerindeki HDP’liler hakkında nasıl bir hukuki işlemin yürüyeceği geliyor.

Parti kapatmaya giden yol

DW Türkçe’ye bu soruyu yanıtlayan Türk Ceza Hukukçuları Derneği Başkanı Fikret İlkiz, cezaevlerindeki vekillerin ifadelerinin alınmasıyla birlikte vekiller hakkında ceza davası açılacağını söyledi. Davanın açılmasıyla birlikte ocak ya da şubat aylarında ilk duruşmanın da yapılacağını anlatan İlkiz, vekillerin haklarında açılacak ceza davasında hangi suçla yargılanacaklarının haklarında verilecek cezaları da belirleyeceğine dikkat çekti.

Hukukçu Fikret İlkiz

İlkiz’e göre eğer geçmişteki örnekler üzerinden gidilirse davanın kısa sürede tamamlanması söz konusu. “Eğer örgüt oluşturma suçu gibi bir suçtan bahsedilirse vekiller hakkında bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilebilir. Yok, anayasal düzeni yıkmak gibi bir suç ortaya konursa, bunun sonu müebbet hapis cezası olur” diyen İlkiz, bu süreçte yargının nasıl işleyeceğinin de Türkiye’nin hukuki yapısını yeniden gündeme getireceğini belirtti. İlkiz, “Bu iş, yargının işi ancak iktidarın ya da egemen gücün yargıya etkisi önümüzdeki süreçte bir kez daha ortaya konulabilir. Sıkıntılar da daha çok burdan ortaya çıkacaktır. Türkiye’de yargı bağımsızlığına olan inanç, ortadan kalkmıştır” diye konuştu.

Deutsche Welle’den Hilal Köylü’nün haberine göre, HDP’li vekillerin yargılanması sürecinde Türkiye’nin gündemine bir kez daha ‘siyasi parti kapatma davası’ da gelebilecek. Fikret İlkiz, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, kapatma istemiyle bu süreçte HDP’nin kapatılması davasını da açıp yürütebilir. Bunun yolu da HDP’li vekillerin tutuklanmasıyla daha da açılmıştır” değerlendirmesi yaptı. Bütün bunların “Türkiye’nin geriye gidişi”nin göstergesi olacağını anlatan İlkiz, “1994’te dokunulmazlıkları kaldırıldıktan sonra cezaevine gönderilen Leyla Zana, Hatip Dicle ve arkadaşlarının başına gelenlerin Türkiye’yi sürüklediği karanlık tünele bir kez daha girilmiştir” şeklinde konuştu.

“Yapılanlara açıklama getirmek hukuken sıkıntılı”

Tutuklu HDP’li vekiller için kuvvetle muhtemel ‘örgüt kurma’ suçundan ceza davası açılacağını söyleyen bir diğer isim Ankara Barosu Başkanı Hakan Canduran. Canduran, DW Türkçe’ye “Bu süreçte vekillere ve Türkiye’ye neler olacak?” sorusunu yanıtlarken, HDP’li vekillerin tutuklanmasıyla Türkiye’nin daha önce yaşanan hukuk skandallarının bir adım ötesine geçtiğine vurgu yaptı.

“Yargı bağımsızlığının olmadığı bir ortamda, kuvvetler ayrılığının ortadan kaldırıldığı bir durumda HDP’li vekillere yapılanlara açıklık getirmek hukuken çok sıkıntılı” diyen Canduran, “Türkiye’de önümüzdeki günlerde hukuk faşizminin dozu daha da yükselecek” ifadelerini kullandı. Tutuklama kararıyla birlikte devletin gücünü HDP’li vekiller üzerinde göstermeye çalıştığını söyleyen Canduran, “Tutukluluk bir koruma tedbiri olarak uygulanıyorsa dikkatli davranmak gerekir. Seçilmiş vekilleri tutuklamak en son başvuracağınız uygulama olmalıdır ki, bu yapılmamıştır” dedi.

Tutuklanan HDP’li vekiller, milletvekili sıfatlarını henüz kaybetmediler. Vekiller hakkında verilen mahkumiyet kararı Yargıtay tarafından onaylandıktan sonra TBMM Genel Kurulu’nda da okunacak. Genel kurulda kararın okunmasıyla birlikte HDP’liler, milletvekilliklerini kaybedecekler. Vekillerin, tutuklu yargılanırken meclisten maaş almayı sürdürecekleri, soru önergeleri göndererek de meclisin denetim faaliyetlerine uzaktan katılabilecekleri belirtiliyor.

McGurk: “Rakka Konusunda Türkiye İle Danışma İçinde Olacağız”

Amerika’nın IŞİD Karşıtı Koalisyon Özel Temsilcisi Brett McGurk Ürdün’ün başkenti Amman’da Rakka ve Musul operasyonlarına değindi.

Rakka’ya yönelik operasyonun ilk safhasının başladığını belirten McGurk bu operasyonun bölüm bölüm olacağını vurguladı. Brett McGurk, bunun da alandaki ortaklarımız Suriye Demokratik Güçleri ve bölgedeki müttefiklerimizle özellikle de Türkiye ile danışılarak yapılacağını söyledi.

McGurk, Amerika Genelkurmay Başkanı Dunford’un Rakka operasyonuyla ilgili görüşmelerde bulunmak için Türkiye’de olduğunu hatırlattı.

Rakka operasyonunda birbirini takip eden safhalar olcağını kaydeden Özel Temsilci IŞİD’in Rakka’dan çıkartılacağını söyledi. McGurk bunu yaparken de Suriye’nin güneyine odaklanacaklarını da kaydetti. McGurk, Ürdün’ün sınırında tehlike olmaması için Ürdünlülerle çalıştıklarını da kaydetti.

McGurk, önceliklerinin IŞİD’den alınan topraklara yerel güçlerin yerleştirilmesi olduğunu söyledi.

Rakka’yı özgürleştiren güçlerin bölgeden Araplar olmasını istediklerini belirten McGurk, bu savaşçıların birçoğunu eğittiklerini ve operasyon ilerledikçe bunların katılımlarının da artacağını kaydetti.

“Tabi ki Suriye Demokratik Güçleri ile yakın şekilde çalışıyoruz diyen” McGurk, IŞİD ile savaştıklarında onlara hava desteği sağlıyoruz, bununRakka’nın kuzeyine doğru ilerlediklerinde koordine edilmesi ve devam etmesi gerekiyor” dedi.

Tutuklu HDP eşbaşkanları ve milletvekillerinden mesaj

Tutuklanan HDP eşbaşkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve milletvekilleri avukatları aracılığıyla gönderdikleri mesajlarda direnişi büyütme çağrısı yaptı

Kürt Siyaseti’ne yapılan darbe ile tutuklanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) eşbaşkanları Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş ve milletvekilleri avukatları aracılığıyla mesaj gönderdi. Mesajlar şöyle:

Figen Yüksekdağ:

“Her şeye rağmen umudumuzu tüketemez, direncimizi kıramazlar. İçeride ya da dışarıda HDP ve bizler yine Türkiye için biricik özgürlük ve demokrasi seçeneğiyiz. İşte bütün korkuları bundandır. Kimse moralini bozmasın, gardını direncini düşürmesin. Bu nefret ve saldırganlığın korkudan olduğunu unutmasın. Mutlaka sevgi ve cesaret kazanacaktır. Sevgi ve selamlarımla.”

Selahattin Demirtaş:

“Öncelikle bütün dostlara selam ve sevgilerimi iletiyorum. Ülkemizin her gün daha fazla karanlığa itildiği bu günlerde, bizim hukuksuz bir şekilde tutuklanmamız. Sadece bu karanlığın biraz daha koyulaşmasına sebep olmuştur. Ancak bizi bu karanlıkta teslim alacağını sananlar, unutmasınlar ki tek bir kibrit çöpü, tek bir mum bu karanlığı aydınlatmaya yeterlidir. Bulunduğumuz yer ve koşullar ne olursa olsun halkımızın özgür yarınlarda barış içerisinde yaşaması için gerekirse mum gibi yanmaya devam edeceğiz. Herkes demokrasi mücadelesinde görev başında olmalı, canla başla bu karanlığı ortadan kaldırıp aydınlık geleceğimiz için çalışılmalıdır. Moralim ve sağlığım çok iyidir. Sevgilerimle.”

İdris Baluken:

“Halkımız moralli olsun, onuruna sahip çıkan halkımızı selamlıyor. Bizlerde onurumuza sahip çıkıyoruz. Burada olması gerekenler bizler değil bu komplo ve mizanseni hazırlayanlardır. Bizi marjinalize etmek için bizim nerde olduğumuzu dahi saklıyorlar. Bu bir rehin alma ve kaçırılma politikasıdır. Tarih boyunca bu dikta bu anlayış hep yıkılmıştır, yok olmaya mahkûm olmuştur. Bizlerin duruşu ile bir kez daha böyle olacaktır. Bulunduğumuz her yerde mücadelemize devam edeceğiz. Halkımıza selamlar.”

Ferhat Encu:

“Bu bir mücadele, bu mücadelenin binlerce toprağa düşmüş tutuklusu var. Biz kendimiz onlardan ayrı tutmayız. Bu şiddetli bir saldırı dalgasıdır. Ancak direnişle püskürtülebilir. Bizlerde burada direniyoruz, direneceğiz. Hiç kimse mutsuzluğa kapılmasın, umudunu diri tutanlar bu zulme karşı koyabilir. Umut birleşmektir aynı zamanda. Faşizme karşı halkımızın ortaya koyduğu onurlu direniş kazanacaktır. Eşbaşkanlarımızın rehin alındığı bir ülkede hiç kimse ben özgürüm diyemez. Halkımıza selam ve sevgilerimi iletirim.”

Gülser Yıldırım:

“AKP diktatörlüğü ne yaparsa yapsın bizi ne mücadelemizden nede inandığımız değerlerden asla vazgeçiremeyecektir. Yaptığı bu insanlık dışı uygulamalar, bizim ona karşı vermiş olduğumuz mücadelede ne kadar haklı olduğumuzu göstermektedir. Azmimiz daha da büyümüştür. Tüm halkımızın bilmesini istiyorum. Selam ve sevgilerimle.”

Leyla Birlik:

“Zor bir süreç ve darbedir. İçeride ve dışarıda direneceğiz. Ve mutlaka kazanacağız. Selamlar.”

Nursel Aydoğan:

“Tutuklanmamız HDP’nin tasfiyesinin bir parçasıdır. Unutulmamalıdır ki HDP bir dava partisidir. Cezaevinde olsak da davamızın ve mücadelemizin takipçisiyiz. Tutuklanmamızla ilgili olarak hiç kimsenin asla morali bozulmasın, hiç kimse asla ve asla umutsuzluğa kapılmasın. AKP’nin yönelimi ne düzeyde olursa olsun bizler moralimizi güçlü tutacağız. Umudumuzu büyüteceğiz.”

Selma Irmak:

“AKP darbesi aleni bir şekilde ortaya çıktı. Bu darbe demokrasi cephesinin önünü almaya yöneliktir. 80 darbesinden daha sinsi bir darbedir. Gelişen geniş muhalefete duyulan korkudur. Direniş devam edecek, halkımız dışarıda biz burada direneceğiz. Cezaevleri ikinci adresimizdir. Kadın arkadaşlara özel selamlarımı iletiyorum. Kadınlar AKP’nin kabusu olacaktır. Halkımız geleceğine sahip çıksın. Türkiye ve Kürdistan halklarına direniş çağrısında bulunuyoruz. Selam ve sevgilerimle.”

Abdullah Zeydan’ın geç saatlerde Edirne Cezaevi’ne götürüldüğü için avukatların henüz kendisi ile görüşemediği bildirildi.

Mersin İlçe Eşbaşkanı gözaltına alındı

Mersin’de Yenişehir ilçe binasına gelen polisler HDP Eşbaşkanları Yüksekdağ ve Demirtaş’ın posterlerini indirerek İlçe Eşbaşkanı Selahattin Karakeçili’yi gözaltına aldı

Mersin’de polis Yenişehir ilçe binasına baskın düzenledi. Baskın sırasında Demirtaş ve Yüksekdağ’ın postelerini indiren polislere İlçe Eşbaşkanı Selahattin Karakeçili tepki gösterdi. Polisler bunun üzerine Karakeçili’yi gözaltına aldı.

 

Kadınların eylemine saldıran polis HDP’li vekile vurdu

HDP’li Eşbaşkanlar ve milletvekillerinin tutuklanmasını Kadıköy İskele Meydanı’nda protesto eden kadınların eylemine polis saldırdı.Çok sayıda kişinin gözaltına alındığı öğrenilirken, polisler HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya’nın eline vurdu

HDP’li Eşbaşkanlar ve milletvekillerinin tutuklanması, HDP ve HDK Kadın Meclisleri’nin çağrısıyla Kadıköy İskele Meydanı’nda kadın örgütleri tarafından protesto edildi. ‘İrademiz ve geleceğimiz için buradayız direniyoruz’ sloganlarının atıldığı eyleme HDP İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya ve HDK Eş Sözcüsü Gülistan Koçyiğit de destek verdi. Tutuklu kadın vekillerin mesajlarının okunmasının ardından açıklama yapan Pervin Buldan, Meclis’te kadınlar adına yapacak çok iş olmasına rağmen demokratik siyasetin önüne geçilmesi nedeniyle Meclis çalışmalarına katılmama kararı aldıklarını ifade etti. Vekillerin tutuklandığı yerde demokrasiden söz edilemeyeceğini vurgulayan Buldan, arkadaşlarının serbest bırakılmasını istediklerini söyledi.

Buldan’ın ardından Gülistan Koçyiğit konuşma yaparken polis anons yaparak kadınları tehdit etti. Polisin tehdidine karşı kadınlar açıklamaya devam etti. Açıklamanın ardından polisler kadınlara saldırdı. Biber gazı, plastık mermiler ve tazyikli su kullanan polisler, HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya’nın eline vurdu.