Ana Sayfa Blog Sayfa 6140

Halk HDP il ve ilçe örgütleri önüne akın ediyor

HDP il ve ilçe örgütleri halka kesintisiz eylem çağrısında bulunarak, halkın il ve ilçe binalarının önüne gelerek iradelerine sahip çıkmalarını istedi. Çağrıların ardından halk ve HDP üyeleri parti binalarına önüne akın edirek toplanmaya başladı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile milletvekillerinin gözaltına alınmasının ardından HDP il ve ilçe örgütlerinden halka eylem çağrısı yapıldı. Yapılan hukuksuzluğa karşı halkın iradesine sahip çıkmasını isteyen HDP, acil olarak halkı örgüt binalarına çağırdı. HDP İl ve ilçe örgütlerinin yaptığı çağrıda “Eşbaşkanlarımız ve milletvekillerimize yönelik gerçekleşen gözaltı operasyonlarına karşı kesintisiz eylem ve il, ilçe binaları önünde oturma eylemi” yapacaklarını duyurdu.

Oturma eylemleri başladı

HDP İzmir İl Örgütü, Konak Eski Sümerbank önünde oturma eylemi yaptı. Eylemde “Vekilime dokunma irademe dokunma” ve “Eşbaşkanıma dokunma” yazılı pankartlar açıldı, sloganlar atıldı. Polis oturma eylemini izin vermedi, gerginlik yaşandı. HDP İzmir İl Eşbaşkanı Mahfuz Güleryüz, yaşanan durumun yalnızca bir hukuksuzluk olmadığını belirterek, utanç verici bir uygulama olduğunu vurguladı. Güleryüz, “Bizi gözaltılarla tutuklamalarla tehdit edenler bilsinler ki 40 yıldır ayaktayız, 40 yıldır direniyoruz. Gerekirse 100 yıl daha direneceğiz” dedi. Güleryüz eylemlerinin devam edeceğini belirterek, sokakları terk etmeyeceklerini de vurguladı.

HDP Bursa İl örgütünün çağrısıyla HDP üyeleri sabah saatlerinden itibaren Arabayatağı pazar alanında toplandı. Bursa İl Başkanı Yüksel Akgün engelleme girişimlerine rağmen açıklamasını gerçekleştirdi. “Kesintisiz eylem”de olacaklarını söyleyen Akgün, Arabayatağı alanından Yıldırım ilçe örgütü önüne geçileceğini açıklayan Akgün, akşam saat 18:00’de İl Örgütü binası önünde eylemlerine devam edeceklerini duyurdu. Bursa İl Başkanı Yüksel Akgün açıklama yapmak istersen polis ‘açıklama yapamazsınız’ uyarısı yaptı. Kitle, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Eşbaşkanlarımıza dokunma”, “Eşbaşkanlarımız onurumuzdur” sloganı attı.

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken tutuklandı

HDP Genel Merkezi’nden gözaltına alınan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, tutuklandı

HDP Genel Merkezi binasında MYK toplantısı sırasında gözaltına alınan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili İdris Baluken, Ankara’dan Çewlîg’e (Bingöl) getirildi. Baluken’in savcılıktaki işlemlerin ardından tutuklandı.

Irmak ile Zeydan Hakkari Adliyesi’nde

Hakkari Cumhuriyet Başsavcısının talimatı ile Amed’deki evine baskın yapılarak gözaltına alınan HDP Colemêrg Milletvekili Selma Irmak ile Gever’de gözaltına alınan HDP Colemêrg Milletvekili Abdullah Zeydan Hakkari Adliyesi’ne getirildi. Polis ablukasına alınan adliyeye kimse yaklaştırılmazken, Irmak ve Zeydan’ın ifadelerinin alınmaya başlandığı belirtildi.

KCK’den ‘HDP’ye operasyon’ açıklaması

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, HDP Eşbaşkanları ve milletvekillerinin gözaltına alınmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı.

ANF’deki habere göre KCK açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“AKP faşist iktidarı eşbaşkanlar Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere birçok HDP’li milletvekilini gözaltına almıştır. Bu saldırı, 30 Ekim 2014 Milli Güvenlik Kurulunda Kürt halkının Özgürlük Mücadelesi’ni bastırma kararının pratikleşmesinin son halkasıdır. 24 Temmuz 2015’te başlatılan topyekun savaş saldırısının yeni bir aşamaya vardırılmasıdır. HDP’lilere yönelik bu gözaltılar, halkın iradesini kırmaya yönelik bir saldırıdır. Bu gözaltılar, aynı zamanda Kürt halkının varlığını tanımama anlamına gelmektedir. Soykırımcı sömürgeciliğin Kürt’ü bitirme politikası ve kararının ilanı bir daha açıkça ortaya konulmuştur.

BU TUTUKLAMA KARARI ÇOK ÖNCEDEN VERİLMİŞTİR
Bu tutuklama kararı çok önceleri verilmiştir. Sadece ortamı ve zamanı beklenmiştir. Faşist şef Tayyip Erdoğan’ın faşist Devlet Bahçeli ile görüştüğü konulardan birisi de bu tutuklamalar olmuştur. Bu görüşmede Tayyip Erdoğan Devlet Bahçeli’den tam destek almıştır. Artık AKP ve MHP tek parti haline gelmiştir. Zaten MHP’nin savunduğu tüm politikalar bugün AKP tarafından uygulanmaktadır.

Bu tutuklamalar, AKP’nin iktidara gelmesinin 14. yıldönümünde yapılmıştır. Böylece AKP’nin gerçek ideolojisi ve politikasının ne olduğu ortaya konulmuştur. AKP Kürtleri ezerek yeni bir hegemonik sistem kurmak istediğini de böylece göstermiştir. Tayyip Erdoğan yeni kurucu lider, AKP de yeni kurucu parti olarak Kürtleri ezerek otoriter hegemonik kurumsal faşist sistemini kurmak istemektedir. AKP’nin Kürtler ve demokrasi güçlerine yönelik bu saldırısı, öngördüğü sistemi kurma önündeki engelleri kaldırma saldırısıdır. Bu açıdan bu saldırılarını arttırarak sürdürecektir. Bu saldırıları durduracak tek yol ise Kürt halkı ile demokrasi güçlerinin ortak mücadelesi olacaktır.

ARTIK SÖZÜN BİTTİĞİ YERDİR
Bu saldırılar bir merkezden yürütülmektedir. Tüm basının bir ağızdan milletvekillerinin gözaltına alınmasını “HDP’ye yönelik terör operasyonu” olarak vermesi bunun sonucudur. Bu gözaltılar sonrası hangi manşetlerin atılacağı da Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı özel savaş yürüten o merkez tarafından belirlenmiştir. Bundan sonraki tüm yayınlar ve açıklamalar bu göz altıları meşrulaştırma yönünde olacaktır. AKP MHP ile kurduğu ittifakla devrimci güçleri ezme politikasını daha da tırmandırarak sürdürecektir. Artık sözün bittiği yerdir. Bu durum karşısında tüm Kürt halkı ve demokrasi güçleri her yerde ayağa kalkarak direnmelidir. Artık direnmemek, teslim olmak ve soykırımcı sömürgeciliğin Kürt’ü bitirme politikasını engelsiz sürdürmesine yol vermek olur.

BAŞUR ROJAVA, ROJHILAT VE TÜM KÜRTLER AYAĞA KALKMALIDIR
Soykırımcı sömürgeciliğin saldırısı sadece Bakurê Kurdîstan halkına yönelik değildir; Başur, Rojava, Rojhilat tüm Kürtlere yönelik bir soykırım saldırısıdır. Bu açıdan Kürdistan’ın her yerindeki ve dünyadaki Kürtler de bu saldırıya karşı ayağa kalkmalıdır. Kürdistan’ın tüm siyasi partileri bu tutuklamaya karşı ortak tutum almalı ve tüm Kürtleri bu saldırıya karşı mücadeleye çağırmalıdır. Özellikle Başurê Kurdîstan’daki tüm siyasi güçler bu saldırıya karşı tutum almalı ve halkı Türk devletine karşı mücadeleye çağırmalıdır. Bu saldırı, Kürtlerin ortak tutum takınması ve mücadele etmesi gereken saldırıdır. Bakure Kurdîstan halkının siyasi iradesine yapılan bu saldırıya sessiz kalan her siyasi güç tarihi olarak töhmet altında kalacaktır.

GÜN DİRENME GÜNÜDÜR
AKP ve MHP Türkiye’nin demokratikleştirilmesine karşı direnmektedir. Türkiye’nin ihtiyacı demokrasidir. AKP ve MHP demokrasiden korktukları için bu saldırıyı yürütmektedirler. Eğer demokrasi güçleri direnirlerse bu saldırılar püskürtülecek, Türkiye demokratikleşip Kürt sorunu çözülecektir. Bu açıdan AKP iktidarına karşı olan ve Türkiye’nin demokratikleşmesini isteyen tüm demokrasi güçlerini ve ilerici insanlığı da bu saldırılara karşı mücadeleye çağırıyoruz.

Kürt halkı Amed başta olmak üzere tüm şehir ve kasabalarda bu saldırılara karşı ayağa kalkmalıdır. Gençler, kadınlar ve tüm Kürt halkı AKP iktidarına Kürt’ün iradesinin kırılamayacağını bir daha göstermelidir. Gün, direnme günüdür. Gün, Kürt’ün varlığını ortadan kaldırmak isteyenlere karşı ayağa kalkma zamanıdır.”

Varto Belediye Eş Başkanı Sabite Ekinci gözaltında

Muş’un Varto Belediyesi Eş Başkanı Sabite Ekinci’nin de aralarında bulunduğu 22 kişi gözaltına alındı.

Varto Emniyet Müdürlüğü ekiplerince akşam saatlerinde belediye ile HDP ve DBP ilçe binalarıyla bazı adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Belediye ve parti binalarında aramalar devam ederken, aralarında belediye eş başkanı Sabite Ekinci’nin de bulunduğu 22 kişi gözaltına alındı.

Soruşturmanın sürdürüldüğü belirtildi. (İHA)

AB Büyükelçilerinden Ankara’da olağanüstü toplantı

Avrupa Birliği (AB) Büyükelçileri Ankara’da olağanüstü toplanıyor.

HDP’ye yönelik terör operasyonunun AB tarafından yakından izlendiği bildirildi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, bugü büyükelçilerin toplanması için çağrıda bulunmuştu.

Büyükelçilerin Avrupa Komisyonu binasında bir araya gelmeleri bekleniyor.

Toplantının ardından büyükelçilerin HDP grubuna ziyaret gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği henüz bilinmiyor.

‘Tüm halkı onuruna sahip çıkmaya çağırıyoruz’

HDK Eşbaşkanı Gülistan Koçyiğit ve Ertuğrul Kürkçü HDP Eşbaşkanları ve milletvekillerine yönelik darbeye karşı tüm Türkiye halklarını onuruna sahip çıkmaya çağırdı. Koçyiğit, ‘Bu HDP milletvekillerinin kaçırılmasıdır’dedi
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşbaşkanı Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Ertuğrul Kürkçü, Kürt Siyaseti’ne Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş ile 10 milletvekilinin gözaltına alınmasına karşı halkları mücadeleye çağırdı. Koçyiğit, milletvekillerinin gözaltına alınmasını halkın iradesine yönelik kesintisiz darbenin devamı, en son hali olarak değerlendirdi. Koçyiğit, “Bu darbeyi daha önceki darbelerde olduğu gibi tanımıyoruz. Halkımızla birlikte direneceğiz. Halkımız her yerde gerekli cevabı verecektir” dedi. Koçyiğit, “Bu yoldan dönülmeli ve eşbaşkanlarımızla ve milletvekillerimiz derhal serbest bırakılmalıdır. Bu aklın gideceği yer Hitler faşizmidir, iç savaştır, kardeş kanı dökülmesidir, karanlık günlerdir. Bu operasyonları yapanlara, bu ülkeyi karanlığa sürüklemeye çalışanlara şunu söylüyoruz: Buna izin vermeyeceğiz. Eşitlik, özgürlük, barış, demokrasi için dün yürüttüğümüz demokratik mücadeleyi bugün de sürdüreceğiz. Hem irademizi savunacağız hem de eşit, özgür, demokratik bir ülke için mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.

‘Herkesi bu karanlığa karşı direnmeye’

Bu bir onur mücadelesidir diye konuşan Koçyiğit, “Faşizme karşı ayakta kalma, varlık mücadelesidir. Mevcut yönetim bütün halkaların iradesini, demokratik mevzileri yok etmeye dönük saldırı gerçekleştiriyor. HDP seçmeni olup olmamaktan bağımsız, demokrasiye yönelik yapılan saldırıya karşı tüm halkımız bu darbeye karşı tutum almalıdır. HDP’ye oy veren halkımız da kendi onuruna sahip çıkmalıdır. Bugün bu mücadele Türkiye Cumhuriyeti tüm yurttaşların demokratlık, vatandaşlık görevidir. HDP’ye oy vermekle ilgili bir görev değildir. Türkiye zifiri bir karanlığa itiliyor. Buna karşı mücadele etmek her yurttaşın görevidir. Herkesi bu karanlığa karşı direnmeye, aydınlık için, barış, eşitlik, demokrasi mücadelesini büyütmeye çağırıyoruz” dedi.

‘HDP milletvekilleri kaçırıldı’

Kürkçü ise ‘Bu gece olanların ceza hukukuyla hatta herhangi bir hukukla izah edilebilir tarafı yok. Bu HDP milletvekillerinin kaçırılmasıdır. Olanların açıklaması budur’ dedi. Kürkçü, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’yi “Nazi tipi” bir diktatörlüğe götürdüğünü belirterek, “Devlet, parlamenter demokrasinin uluslararası standartlarına bağlı kalacak mı kalmayacak mı? Temel soru bu” açıklamasını yaptı.

‘Geleceğimize sahip çıkacağız’

Öte yandan, HDP’li vekil Filiz Kerestecioğlu ise “Bu darbeleri defalarca kez yaşadık. Biz kendi aydınlık geleceğimize de halkla beraber sahip çıkmaya devam edeceğiz. Ben inanıyorum bizimle yürüyen insanlarda şuan derin bir üzüntü içinde olsalar da bunu düşünüyorlar. Kendi iradelerine yapılan bir darbe olduğunu düşünüyorlar. Herkesin istediği daha huzur içinde yaşamak, düşünce özgürlüğü, yaşam hakkı, insan haklarının hayata geçmesi… Bütün bunlar aslında çok mümkünken malesef bir ikbal için, başkanlık için ve onun etrafında toplananların iradesi için tekçi bir anlayışla ülkeyi yönetmek için bunlar yapılıyor” şeklinde konuştu.

‘Gazetecileri serbest bırakın’

Viyana Merkezli Basın Enstitüsü Derneği (IPI) Yönetim Kurulu Başkanı ve ABD gazetelerinden Miami Herald’ın editörü John Yearwood ile IPI Türkiye’den Emre Kızılkaya, gazetemiz İmtiyaz Sahibi Orhan Erinç ile görüştü, geçmiş olsun dileklerini iletti. IPI Yönetim Kurulu Başkanı John Yearwood ziyaret sonrası yaptığı açıklamada, Türkiye’de olanlardan IPI olarak derin rahatsızlık duyduklarını belirterek şöyle dedi: “Hükümetten gözaltında ve hapislerde olan gazetecilerin bir an önce serbest bırakılmasını talep ediyoruz. 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana hep mağdur olan ve kurban edilen gazeteciler oluyor.

Hükümete iki çağrı

IPI olarak bu durumdan endişeliyiz ve son bulmasını istiyoruz. Bu darbe girişiminin ceremesini haksız yere gazeteciler çekmemeli, onların işi ne görüyorlarsa olduğu gibi herşeyi haberleştirmek. Cumhuriyet de bunu yapıyor. Neyse gerçek onu söylüyordu ve onları tekrar işlerinin başında görmek istiyoruz. Türk hükümetine iki çağrımız var. Birincisi; Gözaltındaki gazetecilerin insanca muamele görmeleridir ve ikincisi de derhal salıverilmeleridir. Şuan avukatlarıyla da görüşemedikleri bir durum var. Bugün de burada Cumhuriyet’e destek için bulunuyoruz. Yalnız değilsiniz.”

Dünya devlerinden mesaj yağdı 

WSJ: Laik gazeteye operasyon

ABD’de yayımlanan Wall Street Journal gazetesi, “Türkiye’nin gelişimine gözaltı” başlıklı bir yazı yayımladı. Yazıda, “Ankara’nın darbe girişimini gazetecileri baskı altında tutmak için bahane olarak kullanıldığı” belirtilirken gazetemize yönelik operasyondan “Ülkenin önde gelen laik gazetelerinden Cumhuriyet’in Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu’nun da içinde bulunduğu 13 kişi, pazartesi günü yapılan baskınlarla gözaltına alındı” diye yazdı. Gazete, “Türkiye, eğer Erdoğan bu hukuksuz yolu izlemeye devam edecekse, daha fazla NATO üyesi olarak kalmamalıdır” görüşünü savundu.

Die Zeit: Cumhuriyet hedefi tutmadı

Alman Die Zeit gazetesi “Erdoğan, direnç gösteren tek kale kalan Cumhuriyet’in de sesini kesmek istedi. Ancak bu kez hedefi tutturamadı. Tüm partilerden milletvekilleri, solcular, laikler, Kürtler, sendikalar ve işlerinden edilen gazeteciler, meslektaşlarının arkasında durdu, gazete binasının önüne akın ederek bir ‘Cumhuriyet nöbeti’ başlattı” ifadelerine yer verdi. Gazete tam sayfada da “Susturulmak isteniyorlar” manşeti atıp gazetemizden Hikmet Çetinkaya ve Aydın Engin’in de yer aldığı 29 gazetecinin fotoğraflarıyla birlikte nerede çalıştıkları, neyle suçlandıkları ve yasal durumları aktarıldı.

FAZ: Merkel’e alarm sonrası sorusu

Frankfurter Allgemeine Zeitung, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Cumhuriyet operasyonuna yönelik tepkisini yorumladı: “Federal hükümetin, Cumhuriyet gazetesindeki gözaltı dalgasına yönelik tepkisinin gecikmesi, Erdoğan otokrasisine mülteci krizi yüzünden itibar edilmek zorunda kalındığı için, Türkiye’ye yönelik hafif önlemlerin devreye sokulacağı şüphesini doğuruyor. Başbakan, ‘alarm verici’ diyor. Peki alarmdan sonra ne olacak?”

DIE WELT: Türkiye tehlikeli olur

Almanya’nın Die Welt gazetesi “Erdoğan’a kırmızı çizgiler çekilmeli” başlıklı haberinde “AB sınır çizmezse Erdoğan canının istediğini yapar ve bunun tüm Avrupa için ağır sonuçları olur” diye yazdı. Die Welt, gazetemiz yazar ve yöneticilerinin FETÖ ile işbirliğinden gözaltına alınmasının, Almanya’nın solcu gazetesi TAZ’ın çalışanlarının Neo Nazi örgüt NSU ile işbirliğinden gözaltına alınması kadar saçma olduğunu belirtti. Die Welt “Diktatörlüğün kurulmasının ilk işaretlerinden biri. Demokratik olmayan Türkiye birkaç yüz bin sığınmacıdan çok daha büyük tehlikedir” diye yazdı.

Medya devinden özgürlük uyarısı

Axel Springer Medya Grubu Başkanı Mathias Döpfner, gazetemize yapılan operasyona ve gazetecilerin gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Döpfner, “Türkiye’de basın özgürlüğü ayaklar altına alındı” dedi. Döpfner, “Türkiye’deki mevcut durumu büyük bir endişeyle izlediğini, ancak Türkiye’deki gelişmelere dair Avrupa Parlamentosu’nun ardından federal hükümetin de açık ve eleştirel bir açıklama yapılmış olmasından” memnuniyet duyduğunu ifade ederek açıklama için geç kalındığını belirtti.

WDR EDİTÖRLER KURULU: Düşünce özgürlüğü garanti altına alınmalı

Batı Alman Radyo Televizyon Kurumu (WDR) editörleri ve onun temsilcisi olan Editörler Kurulu yaptıkları açıklamayla, Türkiye’nin en saygın ve önemli gazetelerinden birisi olduğunu belirttikleri gazetemizin çalışanlarının gözaltına alınmasını kınayarak, derhal salıverilmesini talep ettiler. Türkiye gibi büyük ve güçlü bir ülkenin, düşünce özgürlüğünün varlığı adına gücünü bağımsızlığından alan bir medyaya ihtiyacı olduğunun belirtildiği açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Türk adaletinden, Türk hükümetinden ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan talebimiz, anayasa ile garanti altına alınmış olan basın özgürlüğünün ve gazeteciler için anayasadaki basın özgürlüğünden kaynaklanan tüm hakların, istisnasız tüm gazeteciler için yeniden tesis edilmesi, ayrıca medya ve çalışanlarına yönelik baskıların sona erdirilerek, düşünce özgürlüğünün garanti altına alınmasıdır.”

Ankara, İstanbul ve Antalya’da HDP protestolarına polis müdahalesi

 

HDP Eş Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve HDP Ankara milletvekili Sırrı Süreyya Önder ,Diyarbakır milletvekilleri İdris Baluken, Ziya Pir, Nursel Aydoğan, Şırnak milletvekilleri, Leyla Birlik, Ferhat Encü, Selma Irmak, Hakkari milletvekili Abdullah Zeydan ve Mardin Gülser Yıldırım’ın gözaltına alınması İstanbul ve Ankara’da protesto edilmek istendi.

İstanbul’un Esenyurt ilçesinde operasyonu protesto için toplananlara polis müdahale etti. Polis, Esenyurt’ta toplanan gruba plastik mermi ve biber gazıyla müdahale etti.

ANKARA’DA DA MÜDAHALE

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında HDP Eş Genel Başkanları ve HDP milletvekillerinin gözaltına alınmasını protesto etmek için aralarında DİSK Başkanı Kani Beko ve KESK Başkanı Lami Özgen’in bulunduğu gruba, polis ekipleri Ankara Yüksel Caddesi’nde müdahale etti. Polis ile grupta bulananlar arasında arbede çıktı. Polis, polis biber gazı ve plastik mermiyle müdahale ettiği gruptan bazılarını gözaltına aldı.

HDP protestosuna polisten biber gazı ve plastik mermili müdahale – VİDEO

ANTALYA’DA TOMA’LI MÜDAHALE: İL BAŞKANI VE 4 KİŞİ GÖZALTINDA

 

ANTALYA’da, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile bazı milletvekillerinin gözaltına alınmasını protesto etmek isteyen gruba, polis tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Polis, HDP İl Eş Başkanı İhsan Nergiz’in de aralarında bulunduğu 5 kişiyi gözaltına aldı.

HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile milletvekillerinin gözaltına alınmasını protesto etmek isteyen bir grup, saat 12.30’da HDP İl Başkanlığı binasından çıkarak Cumhuriyet Meydanı’na yürümek istedi. Polis, yürüyüşün kanunsuz olduğunu belirterek, gruba il binasına dönmesi uyarısında bulundu. İkazlara rağmen yürümek isteyen grubun önü, çevik kuvvet ekiplerince kesildi.

Gruptakilerin yürümekte direnmesi üzerine biber gazıyla müdahale edildi. Ardından hazır bekletilen toplumsal olaylara müdahale aracından (TOMA) eylemcilere tazyikli su sıkıldı. Polis, eylemcilerden, aralarından HDP İl Eş Başkanı İhsan Nergiz’in de bulunduğu biri kadın 5 kişiyi gözaltına aldı. Diğer eylemciler ise müdahaleden sonra HDP İl binasına döndü. Polis, binanın çevresinde yoğun güvenlik önlemi alarak beklemeye başladı.

Antalya’da HDP’lilere polis müdahalesi – VİDEO 

AB: Derin endişe duyuyoruz

HDP eş genel başkanları ve milletvekillerinin gözaltına alınmasıyla ilgili AB’den ilk tepki, Güvenlik ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini’den geldi.

Mogherini, HDP yöneticileri ve milletvekillerinin gözaltına alınması ile ilgili derin endişe duyduklarını belirterek, Türk yetkililerle bu konuda temasa geçtiklerini, AB büyükelçilerinin Ankara’da toplandığını söyledi. AB yetkilileri, büyükelçilerin toplantısıyla ilgili başka bilgi vermedi.

Avrupa Parlamentosu Türkiye raportörü, Hollandalı parlamenter Kati Piri ise twitter hesabından yaptığı açıklamada “Türkiye için çok kötü bir haber. Yeniden. HDP milletvekilleri gözaltında” mesajını paylaştı.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/BK/HS

 

Alman Adalet Bakanı’ndan NSU özürü

Dortmund’da yayımlanan Ruhr Nachrichten gazetesine konuşan Almanya Adalet Bakanı Heiko Maas, ortada devlete ait ‘büyük bir fiyasko’ olduğunu belirterek, çok fazla hatalar yapıldığını ve bu hataların telafisinin bulunmadığını söyledi.

Maas, “Aşırı sağcı NSU örgütünün on yılı aşkın bir süre boyunca cinayetlere devam ederek ülke içinde dolaşabilmesi ve bizim bunu durdurup vatandaşları daha iyi koruma görevini yerine getirememiş olmamız büyük bir devlet fiyaskosudur” diye konuştu.

Faillerin neden olduğu acının telafi edilemeyeceğini ve kurban yakınlarının öfke ve hayal kırıklığını çok iyi anlayabildiğini belirten Maas, “Bunun bir daha yaşanmasına asla izin verilemez. Bunun için elimizden gelen herşeyi yapmalıyız” dedi.

Almanya’da 2001-2007 yılları arasında 8’i Türk 10 kişiyi öldürmek, 2001 ve 2004 yıllarında Köln’de iki bombalı saldırı düzenlemek ve yeraltında yaşamaya başladıkları 1998’den itibaren 15 silahlı soygun gerçekleştirmekle suçlanan Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) örgütü, eldeki mevcut bulgulara göre Uwe Böhnhardt, Uwe Mundlos ve Beate Zschäpe’den oluşuyordu.

Hücrenin iki üyesi Böhnhardt ile Mundlos’un cesetleri, 4 Kasım 2011’de bir banka soygununun ardından yanmış bir karavanda bulunmuş, böylece örgüt ortaya çıkarılmıştı. İkiliyle aynı evde yaşayan Beate Zschäpe’nin yargılanmasına Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi’nde devam ediliyor.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/AFP/BK/HS