Ana Sayfa Blog Sayfa 6141

Alman emniyetinden terör uyarısı

Federal Alman Emniyet Müdürlüğü, IŞİD’in son zamanlarda aldığı askeri yenilgilerin Batı ülkelerindeki terör saldırısı tehlikesini artırdığı uyarısında bulundu. Neue Osnabrücker Zeitung gazetesinin emniyetten aldığı bilgilere dayandırdığı haberinde, “IŞİD’in Batı ülkelerinde ‘medyatik’ saldırılar düzenleyerek itibar kazanmaya çalışabileceği ve IŞİD militanlarının Avrupa’ya dönmekte oldukları” belirtildi.

Federal Emniyet Müdürlüğü’nün verilerine göre, terör milisini desteklemek üzere Suriye ve Irak’a giden 870 radikal İslamcının üçte bir kadarı Almanya’ya döndü. Dönenlerden bazıları hakkında tahkikat başlatılırken Anayasayı Koruma Teşkilatı da tehlikeli olarak sınıflandırılan militanları izlemeye aldı.

IŞİD cazibesini kaybediyor

Federal Emniyet Müdürlüğü’nün açıklamasında Almanya’dan ayrılan İslamcı sayısındaki düşüşe sınır kontrollerinin arttırılmasının ve yenilgiye uğrayarak toprak kaybeden IŞİD’in cazibesini kaybetmesinin neden olduğu belirtildi.

Berlin’de dün IŞİD bağlantılı olduğu tahmin edilen bir terör zanlısı gözaltına alınmıştı. Emniyet çevrelerinden yapılan açıklamada zanlının yakında terör eylemi yapmayı planladığı belirtildi.

© Deutsche Welle Türkçe

DW/KNA/AG/HS

 

AB’den HDP’ye operasyon açıklaması: Endişe verici

Twitter hesabından paylaşımda bulunan Carl Bildt, “Birçokları, HDP liderlerinin gözaltına alınmasının, Kürt sorununda daha da bozulmalara yol açacağı endişesini taşıyor” uyarısında bulundu.
 

 ‘Mekanlarımız JINHA’nındır’

KHK ile 29 Ekim’de kapatılan Jin Haber Ajansı  (JINHA) için kadın örgütlerinin dayanışma çağrısıyla oluşturduğu JINHA Haber Noktası Nöbeti Kampanyası dün başlatıldı. Kadıköy’de bulunan Yeryüzü  Kadınları tarafından açılan Yeryüzü Kafe’de başlatılan kampanya kapsamında kapatılan JINHA’nın çalışanları, sabah erken saatte kafeye geldi. Haber noktası için ayrılan masanın üzerine mor bez serilerek JINHA Haber Noktası oluşturuldu. Nöbetin başlangıcında gerçekleştirilen açıklamada konuşan Yeryüzü Kafe’den Burçak Görel, “Şimdiye kadar sesini bizimle birleştiren JINHA’ya diyoruz ki bir mekanınız yoksa bütün kadınların mekanı sizindir” dedi. JINHA editörü Mekiye Görenç ise dayanışmanın devam etmesi gerektiğine dikkat çekerek, “Biz kendimizi kadın mücadelesinden bağımsız ele almıyoruz. Kalemimizle kameralarımızla fotoğraf makinelerimizle erkek egemen zihniyete karşı mücadelemizi verdik. Bugünkü dayanışmayı da çok önemsiyoruz” sözlerini ifade etti.

İSTANBUL

 

Kılıçdaroğlu’ndan ‘sivrisinek’ ayıbı

HDP Eşbaşkanları ve vekillerin gözaltına alınması konusunda açıklama yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yine ‘Yenikapı Ruhu’ndan ayrılmadı ve HDP’li vekillere hakaret ederek hükümete ‘Kandil’ aklı verdi.

Kılıçdaroğlu, konuşmasında, “Seçimle gelenlerin gidiş yolu ancak seçimle olmalıdır. Seçimle gelenleri ben yakalayacağım, hapse atacağım, öldüreceğim, mafya yöntemleriyle susturacağım onları derseniz o ülkeye barışı asla getiremezsiniz. Efendim terörle mücadele ediyoruz… Elbette ki her ülke terörle mücadele etmek durumundadır. Elbette ki terör bir insanlık suçudur. Elbette ki teröre hep birlikte siyasi görüşümüz ne olursa olsun, dur demek zorundayız. Terörle mücadelenin akılla ve mantıkla yapılması lazım. Nasıl devleti bilgiyle erdemle yönetecekseniz, sağduyu ile yönetecekseniz terörle mücadeleyi de aynı şekilde yapmak zorundasınız. Bataklık kurumuyorsa sivri sinekleri yok ederek terörü önleyemezsiniz. Açık ve net söylüyorum. Musul’a Rakka’ya gideceğiz diyorlar. İyi gidin, bir sorun sormak istiyorum. Burnunuzun dibinde kandil var, neden bir şey yapmıyorsunuz?” dedi.

Demirtaş: Beni halkım sorgulayabilir

Savcılıkça tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Demirtaş, savcılığın hiç bir sorusuna yanıt vermezken, en sonunda beyanında “Sizden hiçbir talebim ve beklentim yoktur. Siyasi faaliyetlerim nedeniyle ancak beni seçen halkım ve seçmenlerim siyaseten sorgulayabilir” ifadelerine yer verdi.

AKP hükümetinin eliyle Kürt siyasetine yönelik gerçekleştirilen darbe ile gözaltına alınan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, çıkarıldığı savcılıkta ifade vermedi. Savcılık tarafından sorulan hiç bir soruya cevap vermeyen Demirtaş, en sonda kısa bir beyanda bulundu.

Demirtaş’ın savcılıkta verdiği beyan şu şekilde:

“Bizler seçilmiş halk temsilcileriyiz. Şahsımızı değil bizi seçen seçmen kitlelerini temsil ederiz. Şu anda da yasamanın, parlamentonun dokunulmazlığa sahip üyesiyim. Milletvekili sıfatı ile karşınızdayım. Benim temsil ettiğim bu kimliğe ve halkın iradesine saygısızlık yapılmasına izin vermem mümkün değildir. Ben adil ve tarafsız bir yargı huzurunda hesap vermekten asla çekinmiyorum. Veremeyeceğim hiçbir hesabım da yoktur.

Ülkemizde yargının saygınlığı ayaklar altındayken düğmesiz olan cübbelerini iliklemeye çalışan böylesi bir yargılamasının öznesi olmayı da asla kabul etmeyeceğim. Sizin şahsınıza ve kişiliğinize yönelik hiçbir tereddütüm ve saygısızlığım yoktur. Ancak şaibelerle dolu bir siyasi geçmişe sahip olan Erdoğan emretti diye başlatılan bu yargı tiyatrosuna figüran olmayı kabul etmiyorum.

Soracağınız hiçbir soruya cevap vermeyeceğim. Yapacağınız hiçbir yargılama faaliyetinin adil olacağına inancım yoktur. Benim buraya getirilmem bile hukuk dışıdır. Siyasetçilerin siyaset arenasındaki muhatapları yine siyasetçilerdir, yargı mensupları değildir. Bu anlamda sizler evrensel ve demokratik hukuk ilkelerine ve Türkiye’nin imzalamış olduğu aynı zamanda bir anayasa hükmü de olan uluslararası anlaşmalara bağlı olması gereken yargı mensupları olarak siyasi oyunların ve tezgahların parçası olmayı reddetmelisiniz. Sizden hiçbir talebim ve beklentim yoktur.

Siyasi faaliyetlerim nedeniyle ancak beni seçen halkım ve seçmenlerim siyaseten sorgulayabilir.”

HDP Milletvekili Taşçıer gözaltına alındı

HDP Amed milletvekili İmam Taşçıer Ankara’da kaldığı otelde polisler tarafından gözaltına alınıyor. Taşçıer, gözaltına alındığını Twitter hesabından duyurdu.

Ayrıntılar gelecek…

Ankara da kaldığım otelden Terörle mücadele ekiplerince gözaltına alınıyorum..#HDPOnurumuzdur

— Imam Tascıer (@ImamTascier) November 4, 2016

94’ten günümüze Kürtlerin sivil siyasetine darbe

HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ ve 9 HDP’li milletvekilinin gözaltına alınması 1994’te DEP’li milletvekillerinin gözaltına alınmasını akıllara getirdi.

1991 yılında seçimlere Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) listesinden meclise giren DEP’li Leyla Zana, Hatip Dicle, Sırrı Sakık, Mahmut Alınak ve Selim Sadak SHP milletvekili seçilmişlerdi. Seçilmelerinin hemen ardından Leyla Zana’nın yemin töreninde protestolar arasında Kürtçe yemin etmesi soruşturmaya konu olmuştu.

Zana, Dicle ve Doğan, “milletvekili dokunulmazlığı” nedeniyle haklarında işlem yapılamayacağı gerekçesi ile TBMM’de ayrılmamaya karar verdi. Ancak polis, 4 Mart 1994’da Meclise girip DEP’lileri zor kullanarak gözaltına aldı. Sadak ise, 1 Temmuz 1994’te gözaltına alındı ve 12 Temmuz 1994’te tutuklandı.

“Milletvekili dokunulmazlığı” kaldırılan DEP’liler, bundan 13 gün sonra tutuklanarak Ankara Merkez Kapalı Cezaevi’ne konuldu. Bu sırada Anayasa Mahkemesi de, DEP hakkında kapatma kararı verdi.

8 Aralık 1994 tarihinde Ankara 1 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM), “PKK talimatları doğrultusunda bölücü faaliyet yürüttükleri” iddiasıyla Zana ve diğer DEP’lileri eski Ceza Kanunu’nun (TCK) 125. maddesi uyarınca 15’er yıl ağır hapis cezasına mahkum etti. Kararlar, 26 Ekim 1995’te Yargıtayca onandı.

AİHM yargılamayı adil bulmadı

Dokuz yılı aşkın süre cezaevinde kalan Zana, Dicle, Doğan ve Sadak’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) yaptığı başvuruda Türkiye, toplam 140 bin dolar manevi tazminat ödemeye mahkum edildi.

17 Temmuz 2001 tarihli kararında AİHM, DGM’nin tarafsız ve bağımsız olmadığı, karar duruşmasında suçun niteliğinin değiştirilmesine karşın, suçlamanın nitelik ve nedenlerinin sanıklara açık biçimde bildirilmediği ve kendilerine savunma hazırlamak için gerekli zaman ve kolaylık tanınmadığı, ayrıca ifadeleri karara esas alınan iddia şahitlerini duruşmada sorguya çekme ve dinleme imkanı verilmediğini tespit ederek, “adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine” hükmetti.

Dokuz yıl hapis ve vekil olamama cezası

DEP’lilerin yeniden yargılanma talepleri bir şey değiştirmedi. Aynı mahkeme, 21 Nisan 2004’te ilk kararında direndi. Ancak itiraz üzerine dosyayı görüşen Yargıtay, DEP’liler hakkında yürütülen infazın durdurulmasına ve salıverilmelerine karar verdi. DEP’liler dokuz yılı aşkın bir süre cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edilmişlerdi.

Orhan Doğan ve diğer bazı DEP’liler, 22 Temmuz seçimleri için bağımsız milletvekili adayı oldu. Ancak Yüksek Seçim Kurulu, bu mahkumiyetlerinin milletvekili olmaya engel bir durum olarak kabul ederek adaylıklarını reddetti. Doğan, kısa bir süre sonra yaşamını yitirdi.

Bununla sınırlı kalmayan Kürt siyasetine saldırılar, 15 yıl sonra bir kez daha tekrarlandı. Anayasa Mahkemesi, 37 DTP’li Kürt siyasetçi hakkında 5 yıl boyunca siyaset yasağı getirdi. Dönemin DTP Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un da milletvekilliği düşürüldü.

14 Nisan 2009 tarihinde aynı zamanda Kürt siyasetine yönelik siyasi soykırım operasyonlarının starı verildi. 2009-2012 yılları arasında içerisinde milletvekili, belediye başkanı, insan hakları savunucusu, gazeteci, siyasetçi ve avukatın bulunduğu on bini aşkın Kürt siyasetçi gözaltına alınarak tutuklandı.

25 Temmuz 2015 tarihinde AKP’nin bir kez daha savaş politikalarını devreye sokması ile Kürt siyasetçiler hedefe konuldu. “Milli ittifak”ın ortak kararı ile HDP’li milletvekillerinin ilk olarak dokunulmazlıkları kaldırıldı. AKP, CHP ve MHP’nin oyları kaldırılan dokunulmazlıklarla HDP’li milletvekilleri hakkında teker teker soruşturma dosyaları açıldı.

Bir yandan milletvekillerinin hedef alındığı soruşturmalar devam ederken, bir diğer taraftan ise DBP’li belediye başkanları ise hukuksuz gerekçelerle gözaltına alınarak tutuklandı. 4 fiili olmak üzere 33 DBP’li belediyeye AKP hükümeti tarafından kayyum atandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve AKP hükümetinin bizzat talimatları ile hareket eden yargının açtığı soruşturma ve davalarla bugüne gelen süreç, HDP eşbaşkanları ve milletvekillerinin gözaltına alınması ile devam ediyor.

Amed’de savcılık kararı bekleniyor

Hükümetin gece yarısı darbesiyle gözaltına alınan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile HDP Amed Milletvekili Ziya Pir’in Diyarbakır Adliyesi’ndeki ifade işlemleri tamamlandı.

Savcılığın karar vermesi bekleniyor.

HDP Milletvekili, Amed Barosu ve Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD) üyesi avukat adliyede beklerken; adliye girişleri sırasında polislerin engel çıkarması dikkat çekti.

Demirtaş, Pir ve Yıldırım’ın çıkarılacağı Diyarbakır Adliyesi’ne çıkan tüm cadde ve sokaklar saatler öncesinden barikatlarla kapatıldı. Sokak başlarına zırhlı araçlar konuşlandırılırken; adliyeden Ofis semtine kadar tüm yollar bariyerlerle çevrilmiş durumda. Adliyeye ise aralarında özel harekat polislerinin de bulunduğu yüzlerce polis konumlandırıldı.

HDP Milletvekili Nursel Aydoğan ise soruşturma kapsamında Şırnak’a gönderildi.

Ayrıntılar gelecek./..

 

HDP Eşbaşkanları ve Vekillerine gece yarısı operasyonu

Başbakanlıktan uluslararası ‘dezenformasyon’ duyurusu!

Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü, Kürt siyasetine yapılan darbeye uluslararası kamuoyundan gelecek tepkileri azaltmak için uluslararası basına yönelik bir duyuru yayınladı.

Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü, Kürt siyasetine yapılan gece yarısı darbesine gelecek tepkileri azaltmak için uluslararası basına yönelik bir duyuru yayınladı. Türkiye’deki ana akım medyaya gönderilen metinler gibi uluslararası basına da ayar vermeyi amaçlayan duyuruda HDP eşbaşkanları ve milletvekillerinin “ifade vermeye gitmemeleri nedeniyle gözaltına alındığı” savunması yapıldı.

Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün uluslararası basın için yayımladığı “dezenformasyon duyurusu”nda şu ifadelere yer verildi: “Hakkında suç isnadı bulunan bazı milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesinden sonra ifade vermek üzere mahkemelere çağrılan bazı HDP’li Milletvekillerinin bu çağrıya uymaması üzerine, savcılıklarca verilen talimatlar doğrultusunda gözaltı kararları uygulanıyor.

Polis ekiplerince ilk olarak HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü terör soruşturması çerçevesinde daha önce çağrılmasına rağmen ifade vermeye gitmediği gerekçesiyle Ankara’daki evinde gözaltına alındı.

HDP’nin diğer Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş Diyarbakır’da, HDP Milletvekili Süreyya Sırrı Önder de Ankara’da gözaltına alındılar.

Bilindiği gibi Savcıların ifade vermek üzere Adliye’ye çağırdığı kişilerin bu davete ısrarla uymayarak yasaları ihlal etmeleri durumunda sanıklar ifadelerine başvurulmak üzere gözaltına alınıyor.

Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasını öngören anayasa değişikliği Mayıs ayında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 376 oyla, referanduma gerek kalmadan kabul edilmişti.”

Başsavcılıktan ‘Kürt siyasetine darbe’ açıklaması

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP Eşbaşkanları ile milletvekillerinin gece yarısı operasyonla gözaltına alınması için “kuvvetli suç delili bulunduğunu” ileri sürdü

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ ve HDP’li vekiller Sırrı Süreyya Önder, Ziya Pir, Gülser Yıldırım ve İmam Taşçıer hakkında, “kuvvetli suç delili bulunduğu” gerekçesiyle arama ve gözaltı kararının verildiğini ileri sürdü.

Başsavcılık’tan yapılan yazılı açıklamada, Demirtaş, Yüksekdağ, Önder, Pir, Yıldırım ve Taşçıer hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma, suç işlemeye tahrik ve terör örgütü propagandası yapmak” iddialarından soruşturma yürütüldüğü kaydedildi.

HDP’li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırıldığının belirtildiği açılamada şu ifadelere yer verildi: “Yürütülen soruşturma sonucunda yukarıda ismi geçen milletvekillerinin, atılı suçlar yönünden kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller bulunması sebebiyle haklarında arama ve gözaltı kararı verilmiş ve icra edilmiştir.”