Kürt siyasetine yönelik operasyonda gözaltına alınan ve savcılıktaki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen HDP Amed Milletvekili Ziya Pir adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kürt siyasetine yönelik operasyonda gözaltına alınan ve savcılıktaki işlemlerinin ardından mahkemeye sevk edilen HDP Amed Milletvekili Ziya Pir adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Amed’de yaşanan patlamaya ilişkin öngörüde bulunan Diyarbakır Valiği saldırıyı PKK yaptı dedi
Amed’de Bağlar ilçesinde Emniyet Müdürlüğü’nün ek binası yakınlarında bugün saat 08.00 sıralarında meydana gelen patlamaya ilişkin Diyarbakır Valiliği’nden açıklama geldi. Patlamayı PKK’nin üstlendiği öngörüsünde bulunan Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklama’da, “04.11.2016 Cuma günü saat 07.53’te İlimiz Bağlar İlçesinde bulunan Aydın Arslan Bulvarı’nda Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü binasına yakın bir noktada, sivil vatandaşlarımızın ve öğrencilerin oldukça yoğun olarak bulunduğu bir bölgede, bölücü terör örgütü mensuplarınca üstlenilen, bomba yüklü araçla bir patlama gerçekleştirildiği anlaşılmıştır” ifdadeleri yer aldı ancak PKK’den henüz patlamayla ilgili bir açıklama gelmedi.
Ankara’daki HDP Genel Merkezi’nde gözaltına alınan HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken avukatları aracılığıyla mesaj gönderdi. Baluken’in mesajı şu şekilde:
“AKP bu uygulamayla 15 Temmuz darbecilerini dahi geride bırakmıştır. Bu darbenin siyasi sonuçları, kendileri açısından tarihi olacaktır. Bundan önce halk iradesine darbe yapanların tarihteki akıbeti ne olduysa, bunlarınki de o olacaktır. Herkes moralini yüksek tutsun. Tüm halkımızı selamlıyorum.”
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ da Diyarbakır Adliyesi’ne getirildi.
Öte yandan gözaltındaki eşbaşkanlar ve milletvekillerinin işlemleri için Diyarbakır Adliyesi’ne gelen avukatlar, polisler tarafından saldırıya uğradı. Polisler tarafından darp edilen edilen avukatlar, saldırıya sert tepki gösterdi. Adliye binasının her katına da onlarca polis yerleştirildi.
Fotoğraf: Twitter
Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde Terörle Mücadele ve Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nün içerisinde bulunduğu emniyet binasına bombalı saldırı yapıldı. DHA muhabirinin aktardıklarına göre patlama sonrası çok sayıda yaralının olduğu bildiriliyor.
Patlamanın ardından bölgede çatışma çıktı. Olay, 08.00 sıralarında merkez Bağlar ilçesi Emek Caddesi üzerinde bulunan ve içerisinde Terörle Mücadele ile Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nün olduğu Eski Emniyet Müdürlüğü’nde meydana geldi.
Emniyet binasına bombalı saldırı yapılırken, saldırının ardından çatışma çıktı. Bölgeye çok sayıda ambulans sevk edildi. Saldırının bomba yüklü araçla yapıldığı tahmin ediliyor.
Diyarbakır’daki patlamanın kentin birçok noktasından duyulduğu kaydedildi.Patlamanın şiddetinden bazı binalarda yıkılmalar meydana geldi.
Yazılı bir açıklama yapan Avrupa Aleviler Birliği Konfederasyonu (AABK), HDP Eş Başkanları ve milletvekillerine yönelik gözaltıları kınayarak, bu gözaltıların halkın iradesine ve parlamenter sisteme darbe niteliğinde olduğunu belirtti. AABK, Avrupa’daki Alevi toplumunu demokratik tepkilerini göstermeye çağırdı.
Magdeburg’da yayımlanan Volksstimme gazetesi, Türk hükümetininvize muafiyetinin yıl sonuna kadar sağlanmaması durumunda AB ile varılan mülteci anlaşmasının feshedileceğine yönelik açıklamasını değerlendiriyor. Gazete, AB’nin Türkiye ile sürdürülebilir bir anlaşma sağlanamayacağını en başında öngörmesi gerektiğine dikkat çekiyor:
“Türkiye’nin Avrupa’nın kapılarını nihayet açabilmek adına mülteci anlaşmasını bu denli acımasızca kullanabileceğini Başbakan Merkel de öngöremedi. Hükümete sadık vatandaşlara vize muafiyeti, Recep Tayyip Erdoğan’ın parmağıyla işaret ettiği herkese ise keyfi yurtdışına çıkış yasağı. Şimdi ikisini de AB’nin kabullenmesi isteniyor. Mümkün değil. Türkiye’ye böylesi güçlü bir bağımlılığın uzun vadede yürümeyeceğini AB’nin en başından görmesi gerekirdi. Buna rağmen o zamandan bu yana hiçbir şey olmadı. Yunanistan’daki mülteci kampları dolu ve utanılacak bir durumda. Türkiye yarın Suriyeli, Afgan ve Kuzey Afrikalılara sınırlarını açsa, bu yine Avrupa’yı hazırlıksız yakalayacaktır. Erdoğan’ın açık şantajları bile Avrupa’nın sınır güvenliği ve sığınmacıların koordinasyonunu sağlayacak ortak sürdürülebilir bir konsepte yönelik çalışmalarını hızlandıramıyor.”
Kassel’de yayımlanan Hessische Niedersachsische Zeitung gazetesinin aynı konuya dair yorumu ise şöyle;
“Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi gücüne olan inançla, Avrupa’ya giden tüm köprüleri yıktı. Ne var ki Avrupa Birliği’ne yönelik yeni tehditleri gerçekte sadece kendi zayıflığını örtmek için. Çünkü Erdoğan yaptıklarıyla sadece Avrupa Birliği’ni kaçırmadı. İslam Devleti’ne (IŞİD) verdiği gizli destek işine yaramadı, Kürtler ile barış sürecini bitirdi, Rusya ile yeniden yakınlaşma süreci uzun ömürlü görünmüyor. Erdoğan Türkiye’ye yıllar içinde sağladığı ekonomik gelişme ve siyasi takdiri, izansızlık ve kibirle kendisi yıkıyor.”
Basında, İngiltere’de Yüksek Mahkeme’nin, parlamentoya Brexit sürecinde söz hakkı tanınması yönündeki kararı da yer verilen bir yorum konusu. İngiltere Başbakanı Theresa May, AB’den ayrılma tarihi ile ilgili görüşmelerin hükümetin yetki alanına girdiğini savunuyordu. Süddeutsche Zeitung’un konuya dair yorumu şöyle:
“May, Avrupa Birliği’nden sert bir kopuşta ısrar ediyor. Dış göçü kontrol altına almak istiyor ve bunun için İngiliz şirketlerin kendi ülkelerinde daha zorlu şartlarda çalışmasını göze alıyor. Avrupa dostu milletvekilleri ise buna karşılık daha fazla uzlaşma sağlanmasını talep ediyor. Hakimlerin verdiği kararla cesaretlenebilirler. Bu nedenle Yüksek Mahkeme’nin kararı demokrasi açısından ve İngilizlerin Avrupa Birliği ile ilişkileri açısından iyi oldu.”
Almanya İçişleri Bakanlığı küçük yaştaki çocukları evlendiren imamlarıncezalandırılması için yeni bir yasa tasarısı hazırlıyor. Trierischer Volksfreund gazetesi konuya dair bir yorum kaleme almış. Yorum şöyle:
“Burada mevzu, zorla evlendirilme değil. Onlar zaten yasak. Ancak çocuk evliliklerine karşı yetkililerin eskisinden daha dikkatli olması gerekiyor. Zira böylesi bir hayata hapsolmuş şekilde yaşayan kadınlar, kendilerini bu durumdan tek başına kurtaramıyorlar. Genç kapsamına girmeyen gerçek çocuk evliliklerinde yasal bir düzenleme, son hukuki boşlukları da kapatmak için yeterli olacaktır.”
© Deutsche Welle Türkçe
Derleyen: Gezal Acer
ABD’nin desteklediği Suriye Demokratik Güçleri (SDF), Suriye’nin Rakka kentine düzenlenecek bir operasyona Türkiye’nin dahil olmasını kabul etmeyeceğini bildirdi.
ABD’li yetkililer, birkaç hafta içinde Rakka’da IŞİD’e karşı bir operasyon başlatmayı planladıklarını ve SDF’nin de bunda büyük bir rol oynayacağını kaydetmişti. Türkiye de operasyonda yer almak istediğini bildirdi.
SDF sözcüsü Talal Silo, “Suriye Demokratik Güçleri, Rakka’yı kurtarma operasyonunda yer alacak tek güçtür ve koalisyonu, Rakka’yı kurtarma operasyonunda Türkiye’nin herhangi bir rolünü reddedeceğimiz konusunda bilgilendirdik” dedi.
Türk ordusu ve Suriye’de ittifak yaptığı gruplar, geçen hafta Suriye’nin kuzeybatısında SDF ile ittifak halindeki Kürt gruplarla savaşmıştı.
“Irak ordusu Musul’da”
2015 yılından kurulduğundan bu yana SDF, Suriye-Türkiye sınırındaki büyük oranda bölgeyi IŞİD’den kurtarmış ve cihatçı terör örgütünü Rakka’nın 30 kilometre içerisine sürmüştü.
ABD’nin desteklediği Irak ordusu ve Kürt güçler öncülüğündeki Musul’a yönelik operasyon geçen ay başlamıştı. Çarşamba günü Musul’un 20 kilometre güneyindeki Hammam el Alil civarlarında bir operasyon düzenlenmişti. Öte yandan CNN International’a açıklama yapan Irak Savunma Bakanlığı Sözcüsü Tahsin İbrahim, Irak Ordusu’nun, 2014 yılından bu yana ilk kez Musul’a girdiğini söyledi.
Musul, IŞİD’den tamamen temizlendiğinde Rakka, terör örgütünün elindeki en önemli yer haline gelecek.
© Deutsche Welle Türkçe
Reuters, BS/HS
Ankara’da evine yapılan ev baskınında gözaltına alınan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ avukatlarıyla görüştürülmüyor. Ankara’da evine yapılan ev baskınında gözaltına alınan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, gözaltına alındıktan sonra “Direne direne kazanacağız” sloganları atarak, polis aracına bindirildi. Yüksekdağ daha sonra Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şubeye götürüldü. Yüksekdağ ile görüşmek isteyen avukatlara, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) gerekçe gösterilerek görüştürülmedi. Yüksekdağ’ın Ankara’da mı tutulacağı veya Amed’e mi götürüleceği konusunda net bilgi verilmiyor.
HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, HDP’li vekilleri Ferhat Encü, Leyla Birlik, Selma Irmak, Abdullah Zeydan, İdris Baluken, Sırrı Süreyya Önder, Ziya Pir, Gülser Yıldırım, Nursel Aydoğan gözaltına alındı. Gazetemize konuşan ve operasyonlara tepki gösteren HDP’li vekil Pervin Buldan ve Filiz Keresticioğlu şunları söyledi.
Pervin Buldan: Bir an önce bu hukuksuzluğa son verilmeli yarın geç olabilir
Operasyonlara tepkisini dile getiren Buldan, “Aslında uzun süredir beklediğimiz bir şeydi. Özellikle belediye başkanlarının tutuklanmasının ardından sıranın artık milletvekillerine geleceğine dair açıklamalar yapılıyordu. Bu akşam bir düğmeye basıldı. Eş Başkanlar ve 11 kişi gözaltına alındı. Elbette ki bu durum kabul edilebilir bir şey değil. Hukukun ve anayasanın ayaklar altına alıdığu bir süreç yaşıyoruz. Siyasi iradenin Türkiye’yi bir kaos ortamına sürükleyeceğinin bir işaretidir. Bunu kabul etmiyoruz. Bir partinin genel başkanları gözaltına alınamaz. Nasıl AKP milletvekilleri gözaltına alınamıyorsa. -ki onlar her türlü suçu işlemiş bulunuyor- Bu durum kabul edilemez. Bir an önce bu hukuksuzluğa son verilmeli. Yarın Türkiye’nin açısından çok geç olabilir. O yüzden bir an önce bu hukuksuzluğa son verilmelidir.
HDP’li Beştaş: Bu bir gece yarısı darbesidir
Filiz Keresticioğlu: Darbenin asıl kime karşı yapıldığı belli oldu
HDP’li vekil Filiz Kerestecioğlu, “Darbenin aslında kime karşı yapıldığı, neden Allah’ın lütfü olduğu ortaya çıktı. Ben darbenin şuan yapıldığını düşünüyorum. Halkın ve seçmenlerin iradesine karşı. Her gün yüz yüze baktıkları insanları üstelikte “yakalandı” diye haber yapacak kadar utanmayacak şekilde ya da eşbaşkanımızın kapılarını kırarak gözaltına aldılar. Bu kabul edilemez bir şey.
Türkiye bunu çok gördü. Bu darbeleri defalarca kez yaşadık. Biz kendi aydınlık geleceğimize de halkla beraber sahip çıkmaya devam edeceğiz. Ben inanıyorum bizimle yürüyen insanlarda şuan derin bir üzüntü içinde olsalar da bunu düşünüyorlar. Kendi iradelerine yapılan bir darbe olduğunu düşünüyorlar. Herkesin istediği daha huzur içinde yaşamak, düşünce özgürlüğü, yaşam hakkı, insan haklarının hayata geçmesi… Bütün bunlar aslında çok mümkünken malesef bir ikbal için, başkanlık için ve onun etrafında toplananların iradesi için tekçi bir anlayışla ülkeyi yönetmek için bunlar yapılıyor” şeklinde konuştu.
Ertuğrul Kürkçü: Bu HDP milletvekillerinin kaçırılmasıdır!
HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, “Bu gece olanların ceza hukukuyla hatta herhangi bir hukukla izah edilebilir tarafı yok. Bu HDP milletvekillerinin kaçırılmasıdır. Olanların açıklaması budur” dedi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Türkiye’yi “Nazi tipi” bir diktatörlüğe götürdüğünü söyleyen Kürkçü, “Devlet, parlamenter demokrasinin uluslararası standartlarına bağlı kalacak mı kalmayacak mı? Temel soru bu” açıklamasını yaptı.
Ertuğrul Kürkçü sözlerini şöyle sürdürdü:
“HDP yalnızca kâğıt üzerinden bir parti değildir. Tabanı, yerel organizasyonlarıyla bir eylem partisidir. Bundan sonra da parti programı doğrultusunda anayasaya uygun bir şekilde demokrasi için mücadele etmeye devam edecektir.