Ana Sayfa Blog Sayfa 6150

Musul’a ilerlerken ödeme sıkıntısı

Musul harekatı iki haftayı geride bırakırken Tel Afer ve Başika gibi kasabalarda ve Musul’un dış çeperinde çatışmalar yaşanıyor. Pêşmerge Bakanlığı, müttefik güçlerin Musul merkezine doğru ilerlediğini söyledi.

Irak ittifak güçlerinin, Musul’un kenar mahalleleri Gokçeli ve Kerrame’de ilerlediği kaydedilirken, Irak Başbakanı Haydar el-Ebadi, Irak ordusunun Musul’a çok yakın olduğunu söyledi. Pêşmergeler ile Irak yönetimi arasında para aktarımı sıkıntısı da yaşanıyor.

Musul’u IŞİD’den kurtarma harekatı sürerken BasNews’e konuşan Kürdistan Bölgesi Pêşmerge Bakanlığı Sekreteri Cebar Yawer, Irak Ordusu’nun, Musul’un Gokçeli ve Kerrame mahallelerine girdiğini belirterek, “Operasyonun Musul merkeze ilerlediğini söyleyebiliriz’’ dedi

Cebar Yawer, Pêşmerge Güçleri’nin, IŞİD’den temizlenen yerlerdeki mayın ve patlayıcıları temizleyerek operasyona desteğini sürdürdüğünü ve bazı bölgelerde ilerlediğini söyledi.

Para uyarısı da yapan Yawer, Bağdat hükümetinin, varılan anlaşma kapsamında sadece 10 milyar dinarını ödediğini bunun da Pêşmerge maaşlarının 15’te birini karşıladığını belirtti.

Irak Ordusu ile bir toplantı gerçekleştirme planlarının olmadığını belirten Pêşmerge Bakanlığı Sekreteri Cebar Yawer, “Bu tür toplantıların yapılmasını bekliyoruz’’ dedi.

Irak Başbakanı Haydar el-Ebadi de, Irak ordusunun Musul’a çok yakın olduğunu söyledi.

Haydar el-Ebadi, Musul’a bağlı Maxmûr’daki Musul Operasyonları Merkezi’ni ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, “Güvenlik güçlerimiz tüm köy ve kasabalarda ilerleme kaydediyor. Güçlerimiz, yöre halkını koruyor. Allah’ın izniyle yılanın kafasını koparacağız ve onları her taraftan kuşatacağız” şeklinde konuştu.

IŞİD kaybediyor

ANF’nin haberine göre Ninova Operasyonlar Komutanlığı güney cephesinden ilerleyen 9’uncu Tümen’in Musul’un girişine ulaştığını kaydetti. Açıklamaya göre Musul operasyonunun ilk iki haftasında 2 bin IŞİD’li öldürüldü. Kentin doğu cephesinde ilerleyen Irak ordu birliklerinin de Bertılle bölgesinde 20 kilometrelik bir mesafeyi daha denetime alarak, Gogceli Mahallesi’nde bir fabrikayı ele geçirdiği açıklandı.

14o. Madde

Rûdaw’a konuşan Federe Kürdistan Parlamentosu’nun Kürdistan Bölgesi Dışında Kalan Bölgeler Komisyonu Üyesi Bestun Fayek, Ninova Ovası’ndaki statüsü tartışmalı bölgelerin kontrolüyle beraber 140’ıncı Madde kapsamındaki toprakların yüzde 90’ı Kürdistan Bölgesi’nin idaresine gireceğini söyledi.

Kürdistan Parlamentosu’nun 23 Temmuz 2014 tarihli ve 19 Sayılı kararına göre pêşmerge, kontrolü sağladığı bölgelerde kalacak. Bestun Fayek, “Peşmerge, IŞİD’den aldığı her bölgeye yerleşebilir. Ancak IŞİD sonrasında bu bölgelerin Kürdistan Bölgesi’nden bir daha alınmayacağına emin olunmalı” vurgusunda bulundu.

Irak Anayasası’ndaki (140. Madde) “tartışmalı bölgeler”, Musul ve ona bağlı Sehil Ninova, Şeyhan, Hamdaniye, Tilkef, Zummar, Şengal (Sincar), Kerkûk ile Salahaddin vilayetine bağlı Tuzhurmatu, Diyala’ya bağlı Hanekin, Mendeli ve Bedre bölgelerini kapsıyor.

MUSUL

Tel Afer sancısı

Türkiye’nin karşı çıkmasına aldırış etmeyen İran destekli Haşdi Şabi, IŞİD’in Irak-Suriye bağlantısını kesmek için Tel Afer’e operasyona başlatmıştı. Haşdi Şabi güçleri ilerliyor. Irak ordusu ile birlikte Tel Afer’e operasyon yapan Haşdi Şabi’nin Türkmen Komutanlarından Ahmet Aslan, “DEAŞ’ın Irak ve Suriye bağlantısını kesmek için herekete geçildi. Geyyara bölgesinden Telafer’e doğru operasyon yapılıyor. Baya bir ilerledik. Bağlantıyı kesmemizin amacı DEAŞ’ın Telafer’den Suriye’ye geri çekilmesini engellemek. Bir diğer neden ise DEAŞ’ın Suriye’den Irak’a takviyesini kesmek. Şimdi bunun için kuşatma harekatı yapılıyor” dedi.

Bu arada Haşd-i Şabi’nin sosyal medyadan yaptığı paylaşımda ise Türkiye bayrağının üzerine postalıyla basan bir asker yer aldı. Paylaşımda “Türkiye Haşd-i Şabi’nin ayakları altındadır. Haşd-i Şabi Musul’a ve Telafer’e girecek” ifadesi kullnıldı.

Sert açıklama

Haşdi Şabi Kerkûk Güçleri Sözcüsü Hacı İmad Ali de, “Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Heşd El Şebî’ye ilişkin söylemleri doğru değildir. Erdoğan’ın söylemlerini kabul etmiyoruz. Erdoğan kendi içerisindeki yenilgi ve kırılmasını gizliyor ve Irak’ın kutsal topraklarına saldırıyor. Bizim açımızdan bu yurttaşların Kürt olması, Sünni ya da Şii Arap olması önemli değil. Erdoğan Sünni mezhebindeki yurttaşlara baskı yapıldığını söylüyor fakat bu söylemler gerçeklikten uzaktır. Erdoğan bu söylemleri Irak içerisindeki karışıklıkları derinleştirmek ve fitne ateşini gürleştirmek için kullanıyor… Her gün onlarca asker öldürülüyor. Bu yenilgi ve kırılmanın üstünü örtmek için Irak’ın kutsal topraklarına saldırıyor” dedi.

Musul kentine bağlı ve ağırlıklı olarak Şii Türkmenlerin yaşadığı Tel Afer’i AKP yönetimi kırmızı çizgi olarak görüyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, en son 29 Ekim’de Haşdi Şabi operasyonu haberleri üzerine “Telafer meselesi, bizim için hassas bir konu. Telafer’de bir defa biz bu işe kesinlikle sıcak bakmayız” demişti. TEL AFER

El ele ölüme sürüklüyorlar

ABD desteğiyle, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Bahreyn, Ürdün, Sudan, Kuveyt, Mısır, Fas hava kuvvetleri ve kara güçleri, Yemen’i bombalamayı sürdürüyor. Şiilerin kazanımlarının yok edilmesi ve Suudi Karallığı gölgesinde Sünni hegemonya kurulması için işgal edilen ülkede çatışmalar halkı felakete sürüklüyor. UNICEF’e göre, Yemen’de yaklaşık 10 milyon çocuk, acil insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Kıtlık özellikle çocukları vuruyor. Suudi güçleri hastane, taziye evleri ve cezaevlerini de bombalayarak sivilleri öldürüyor. Türkiye de, Suudi yönetimine destek veriyor. SANA

Yüksel Endüstri tüm işçileri işten attı

Kocaeli Kandıra’da bulunan Yüksel Endüstri Fabrikası’nda patron, atılan arkadaşları için direnişe geçen bütün işçileri işten attı. Fabrikadan çıkarılan 1 işçi için eylem yapan arkadaşları da işten çıkarıldı. Bunun üzerine işten çıkarılan 65 işçi, fabrika önünde direniş başlattı. Bir hafta önce Erkan Endur isimli işçinin Birleşik Metal-İş Sendikası’na üye olması gerekçesiyle işten çıkarıldığı fabrikada işçiler direnişe geçmiş, bunun üzerine patron geri adım atarak işçileri geri alacağını belirtmişti. İşçinin geri alınmaması üzerine işçilerin başlattığı direniş ise yaklaşık bir hafta sürdü. Fabrika yönetimi önceki akşam saatlerinde Birleşik Metal İş Sendikası’na üye tüm işçileri işten çıkardı. KOCAELİ

Mandalinalar Türkiye’ye iade edildi!

Ukrayna, Türkiye’den ithal edilen 29 ton mandalinanın “sağlığa zararlı organizma içerdiği” gerekçesiyle ülkeye girişine izin vermedi. Ukrayna Gıda Güvenliği ve Tüketicileri Koruma Servisi Basın Sözcülüğü’nden yapılan açıklamada, Türkiye’den Odessa Limanı’na getirilen 29 ton mandalinanın kontrol edildiği, meyvelerde Akdeniz sineğine rastlandığı belirtildi. DHA’nın haberine göre açıklamada, “Odessa Limanı’nda, Türkiye’den getirilen 29 ton mandalinada yapılan kontrolde, Ukrayna’da bulunmayan Akdeniz sineği tespit edildi. Ukrayna Gıda Güvenliği ve Tüketicileri Koruma Servisi, benzer durumların tekrarlanmaması için, geri gönderilen yükün Ukrayna’nın bitki sağlığı taleplerini karşılamadığı konusunda Türkiye’ye nota verdi” denildi. HABER MERKEZİ

Eşik altında ama istikrarlı

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat sanayi satın alma yöneticileri endeksi (PMI), ekimde 49,8’e yükseldi ancak eşik değer 50,0’nin altında kaldı. Ekonomik büyümenin öncü göstergesi olan imalat sanayi performansında ekim dönemi sonuçları açıklandı. Yapılan açıklamada, “Türkiye PMI endeksi, ekim ayında eşik değer olan 50,0’nin altında gerçekleşti; ancak, eylülde 48,3 olarak ölçülen endeks, ekimde 49,8’e yükselerek imalat sektörünün faaliyet koşullarında stabilizasyona yaklaşıldığına işaret etti” denildi. İSTANBUL

Trakya Cam İtalyan firmaya satıldı

Trakya Cam, İtalya’da faaliyet gösteren cam ve ayna üreticisi Sangalli Vetro Porto Nogaro firmasının varlıklarının, finansal borçları da kapsayacak şekilde toplam 84,7 milyon euro bedelle satın alma işleminin tamamlandığını duyurdu. Trakya Cam’ın geçen yıl Aralık ayında Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yaptığı açıklamada, “İtalyan merkezli olarak faaliyet gösteren Sangalli grubunun iştiraki olan Sangalli Vetro Porto Nogaro tesisinin satın alma işlemine yönelik çalışmaların yürütülmesine ve bu satın alma işlemine ilişkin olarak teklif verilmesine karar verilmiştir” denilmişti. HABER MERKEZİ

29 yıllık öğretmen artık pazarcı

Sınıf öğretmeni olan Haydar Polat, KHK ile önce açığa alındı, ardından da ihraç edildi. İstanbul Ataköy Halk Pazarı’nda Dersim’den getirdiği ürünleri satarak geçimini sağlamaya çalışan Polat, ‘En büyük isteğim mesleğime geri dönmek’ diyor

Dersim’de 29 yıl sınıf öğretmenliği yapan Haydar Polat, eylül ayında OHAL kapsamında yayınlanan KHK ile açığa alındı. Açığa alındıktan sonra Dersim’den İstanbul’a göç eden Polat, cumartesi günü Resmi Gazete’de yayınlanan 675 ve 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle de görevden ihraç edildi. Gazete Duvar’dan Hacı Pişkin’e konuşan 29 yıllık öğretmen Polat, “İstanbul’a neden geldiniz?” sorusuna şu cevabı veriyor: “Hayatta tutunabilmek için… Dersim’den getirdiğim organik ürünleri pazarda satarak hayatıma devam etmeye çalışıyorum.”

Öğretmenlik yaptığı zaman içerisinde öğrencileriyle arkadaş gibi olduğunu söyleyen Polat, görevden alınmadan önce 4 yıldır Dersim merkezde bulunan Vali Mehmet Ali Türker İlkokulu’nda öğretmenlik yapıyordu. Sonrasında İstanbul’daki pazarda Dersim’den getirdiği bal, peynir, fasulye gibi ürünleri satarak geçimini sağlamaya çalışan Polat, memurluktan çıkartıldıktan sonraki duygularını, “O an çok üzüldüm. Öğrencilerimden, memleketimden uzak kalmak ve bana ait olmayan bir mesleği yapmak beni çok üzüyor” sözleriyle dile getirdi.

Kavuşma hayali

Polat, Eğitim-Sen’02in ilk kurucularından ve ilk merkez yöneticileri arasında yer alıyor. İstanbul Ataköy Halk Pazarı’nda tezgah açan Polat’a destek olmak için birçok kişi sosyal medyadan çağrılarda bulunuyor. Öğretmenlik yıllarında öğrencilerine kültür, bilim ve sanat gibi alanlarda dersler verdiğini aktaran Polat, şöyle devam ediyor: “Bir an önce göreve dönüp öğrencilerime tekrar kavuşabileceğim günleri hayal ediyorum. Ama içerisinde bulunduğumuz zaman dilimi benim uzun bir süre daha pazarcılık yapacağım anlamına geliyor. Bugüne kadar hep güzel insanlara emek verdim. Bundan sonra da hep güzel insanlara emek vermeye devam edeceğim.”

‘Mücadeleye devam’

Haydar öğretmen, iktidarın kendi aralarında geliştirdiği oyuna kurban edildiklerini vurguluyor. Yıllardır darbelerle mücadele ettiğini ifade eden Polat, şunları söylüyor: “Biz yıllardır hep darbelerle mücadele ettik. Bize yönelik yapılan baskıları ve görevden alınmamızı ahlâki bulmuyorum. Operasyonların bize karşı yapılması ve binlerce öğretmen arkadaşımızın açığa alınıp görevden ihraç edilmesi ciddi kaygılara neden oluyor. Bu haksızlıklar artık son bulmalı. Şu an ne ile itham edilip görevden alındığımı dahi bilmiyorum. Bu durum akla ve mantığa aykırıdır. 29 yıllık öğretmenlik hayatım boyunca öğretmenliği zevkle ve isteyerek yaptığıma inanıyorum. Şu an tek istediğim şey, görevden alınan öğretmenlerin tekrar mesleğe başlatılması ve bu hukuksuzluğun son bulmasıdır. Her ne olursa olsun mücadeleme devam edeceğim.”

Haydar öğretmenin görevden ihraç edildiğini öğrenen birçok yurttaş ise destek için sosyal medya hesapları üzerinden paylaşımlar yapıyor. İstanbul Ataköy Halk Pazarı’nda tezgah açan Polat, Dersim’den getirdiği organik gıdaları satarak hayatına devam etmeye çalışıyor…

Sit alanına yerleştirip yüzüstü bıraktılar

Riha’nın Eyyübiye ilçesine bağlı Hacı Bayram Mahallesi, yaşam gereksinimlerinden yoksun, kaya mezarlarının üzerine inşa edilmek istenen okulun molozları ile boğuşuyor. Mahalle sakini Mehmet Ali Kahraman, 30 yıldır mahalleye hizmet edilmediğini ve çile çektiklerini ifade etti

Fazilet, Refah ve AKP’li belediyelerin Riha’nın (Urfa) merkez Eyyübiye ilçesinde 3’üncü dereceden sit alanı üzerine kurulmasına izin verdikleri Hacı Bayram Mahallesi, 15 bin nüfusu ile kaderine terk edildi. Sit alanı olması sebebi ile sağlık ocağı, yol, cadde ve çocukların oynayabileceği park alanları inşa edilemeyen mahalle, verilen sözlere ve 6 bin çocuk bulundurmasına rağmen okuldan yoksun. Şimdi Maraş Milletvekili olan dönemin AKP’li belediye başkanı Celalettin Güvenç’in okul için kamulaştırıp yıktırdığı 23 konutun altından çıkan kaya mezarları ise yıkıntı molozlarının mahallenin ortasında kalmasına yol açtı. Okul inşaatında ortaya çıkan kaya mezarlarını koruma tedbiri almayan ve molozları dahi alandan kaldırmayan devlet ve belediye ise mahallede tepkiye yol açtı.

Sadece oy istemeye geliyorlar

Yıllardır Hacı Bayram’da oturduğunu belirten 4 çocuk annesi Nahide Vural, çocukların gittiği okulların 4 kilometre uzakta olduğunu ve bu nedenle her sabah ve akşam çocuklarını hem okula götürüp hem de getirdiğini söyledi. Araçları olmadığı için okul okuyan çocukları ile birlikte yürüyerek gidip geldiğini söyleyen Vural, “Okullardan biri aşağıda, diğeri tepede. Çok uzak yani. Bu mahallenin ne okulu var ne bir parkı var, ne bir sağlık ocağı var. Oy istemeye gelince ‘bize oy verin’ derler. Ancak mahalle için hiçbir şey yapmıyorlar” diyerek tepkisini dile getirdi.

Sit alanını da korumuyorlar

30 yıldır Hacı Bayram Mahallesi’nde oturduğunu söyleyen Mehmet Ali Kahraman da, sit alanı olmasına rağmen bölgeye ev yapımına izin verildiğini ancak daha sonra evlerin yıkıldığını ve kaya mezarlarının ortaya çıkmasıyla, alanda başka çalışma yapılmasına izin verilmediğini söyledi. Kahraman, “Dönemin belediye başkanı Celalettin Güvenç tarafından 2 trilyon para harcandı buraya. İstimlak parası adı altında para ödendi buraya. Ancak burada hiçbir araştırma yapılmadı. Daha sonra kaya mezarı çıktı burada ve okul yapımını durdurdular. Burası sit alanı diye bizi oyalıyorlar. ‘Tarihi yapı var’ dediler, ancak bunlar bahane. Madem sit alanı neden daha önce ev yapılmasına izin verdiler” dedi. Kahraman, herkese söylemelerine rağmen, kaya mezarlarının da korunmadığını ve kaderine terkedildiğini söyledi.

30 yıldır çile çekiyoruz

Kahraman, belediyenin hizmetlerini de şu cümlelerle aktardı: “30 yıldır biz bu çileyi çekiyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çitçi mahallemize gelmiş değil. Dertlerimizi dinlemiş değil. Bütün projeleri Karaköprü gibi ilçelere yapıyorlar. Eyyübiye bölgesinde Nihat Çiftçi’yi görmedim.” Urfa Büyükşehir Belediyesi konu ile Kültür Varlıklarını Koruma Vakfı’nın ilgilendiğini belirtti. Kültür Varlıklarını Koruma Vakfı ise bu konu hakkında basına bilgi veremeyeceklerini belirtti.

RIHA /ANF

Çipli pasaport dönemi başladı

Avrupa Birliği vize muafiyeti çerçevesinde yer alan 72 kriterden biri olan çipli pasaport dönemi dün başladı. İçişleri Bakanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre Türkiye ile AB arasında varılan mutabakata göre Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının Schengen üyesi ülkelere vizesiz seyahat edebilmesi için şartlardan biri olan AB’ye uyumlu yeni pasaportlar hazırlandı. Çiplerinde parmak izi verileri içeren pasaportlar, 1 Kasım tarihinden itibaren verilmeye başlandı. ANKARA