Ana Sayfa Blog Sayfa 6152

IŞİD’in en büyük silahı mayınlar

Irak ordusu ve Peşmerge güçlerinin başlatmış olduğu Musul operasyonunu engellemek için IŞİD’in kentin çevresine mayınlı tuzaklar kurduğu bildirildi. Operasyonun başlamasından bu yana tuzaklanmış patlayıcılar nedeniyle 4 Peşmerge, 7 Irak ordusu askeri ve 12 sivil yaşamını yitirdi.

Bu şekilde operasyonu durdurmaya çalıştığı belirtilen IŞİD’in, Peşmerge ve Irak ordusunun geçeceği yollar ile köylerde yoğun bir tuzaklama kurduğu, evlerin içindeki buzdolabı, çaydanlık ve kapılarda da bombalı tuzaklara rastlandığı kaydedildi. IŞİD’in Musul’un doğusu, kuzeyi ve güneyindeki kırsal alanda kurduğu mayın ve patlayıcı tuzaklar nedeniyle birçok insan yaşamını yitirdi.

Peşmerge ve Irak ordusu IŞİD’in döşemiş olduğu mayın ve patlayıcıları imha etmek için ekipler halinde sürekli temizlik yapıyor.

Köyler ve kasabalar alındıktan hemen sonra mayın ve bomba temizleme ekipleri o bölgeye giderek tuzaklanmış patlayıcıları temizliyor ardından o evin üzerine beyaz bayrak asıyor. Beyaz bayrak asılması o yerin temizlendiği anlamına geliyor. Mayın temizleme ekibinin komutanı Lokman Şerafettin, Sputnik’e konuştu. IŞİD’in köy, kasaba ve yolların yarısını mayınladığına dikkat çeken Şerafettin, “IŞİD, Musul operasyonunda çok direnemeyince mayınlı ve bombalı tuzaklar yapıyor. Sivillerin kaldığı yerlerde dahi tuzaklar kuruyor. Birçok sivil bu tuzaklamalar sonucu hayatını kaybetti. Birçok sivil köyüne dönerken ve evinin içine girerken mayın patlaması sonucu hayatını kaybetti” dedi. IŞİD’in tuzaklamış olduğu mayın ve patlayıcı maddeleri imha etmek için özel bir ekip kurduklarını dile getiren Şerafettin, şöyle devam etti: “Bizim ekip yeni alınan köylerde kasabalarda ve yollarda mayın temizleme çalışması yapıyor. Ekibimiz şimdiye kadar yüzlerce mayın ve patlayıcı maddeyi etkisiz hale getirdi”

Suriye’de de operasyon düzenleyeceğiz
Öte yandan Irak hükümeti Ulusal Güvenlik Danışmanı ve Gönüllü Halk Güçleri (Haşdi Şabi) Heyeti Başkanı Falih Feyad, Musul’un kurtarılmasından sonra gerekirse Suriye’ye de gidebileceklerini açıkladı. Musul’un kurtarılmasından sonra yaşanabilecek güvenlik sorunları konulu bir toplantıda konuşan Falih Feyad, şunları söyledi:

“Irak güçleri şu anda Musul kenti çevresindeki köyleri kurtarıyor, operasyonlarda çok ciddi ilerlemeler kaydedildi ve Musul merkezine birkaç kilometre mesafeye ulaşıldı. Irak, Suriye ile ortak sınırlara sahip. Musul’un kurtarılmasından sonra IŞİD’e karşı caydırıcılık oluşturabilmek için Suriye’deki bölgelere de girmek zorundayız.”

Daha önce de Gönüllü Halk Güçleri (Haşdi Şabi) komutanlarından Ebu Mehdi el-Muhendis, Gönüllü Halk Güçleri’nin Musul’dan sonraki hedefinin Suriye’nin doğusu olacağını belirtirken, Haşdi Şabi komutanlarından Ahmed el-Esedi de “Irak ve Suriye hükümetlerinin koordinasyonu ile IŞİD unsurlarını Suriye topraklarının içinde de takip edeceğiz” demişti.

Suriye Genelkurmayı da Musul operasyonunun başlamasından sonra “Başta ABD ve Suudi Arabistan olmak üzere terörizmin uluslararası destekçileri, teröristler için güvenli bir geçiş koridoru açmaya çalışıyor” şeklinde bir açıklama yapmıştı.

Demirtaş’tan çağrı: Mecbur muyuz?

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, çağrıda bulunarak “Biz şu faşist bloğa mecbur muyuz ya? Eşitlikten, kardeşlikten yana olanlar neden yüzde 60 oy alamayacakmışız, neden bir araya gelip demokratik bir blok oluşturmayacağız?” diye sordu.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Diyarbakır Belediyesi Eş Başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın tutuklanmasına değinerek “Gültan Kışanak-Fırat Anlı meselesi sıradan bir yargı operasyonu değil. Bütün toplumu esir almak siyasi projesinin ayaklarından biridir” dedi.

“Tutuklanmış bütün siyasetçi arkadaşlarımızın tutuklandı şeklinde hukuki kavramla açıklanmasını doğru bulmuyorum” ifadesini kullanan Demirtaş, “Bu bir rehin almadır. Kaçırılmadır. Arkadaşlarımız şu anda iktidarda olan bir çete tarafından kaçırılmış, Kandıra denilen bir yerde rehin tutuluyorlar” diye konuştu.

Demirtaş belediyelere atanan kayyumla ilgili Başbakan Binali Yıldırım’a seslenerek “Havuz medyanızda, lağım medyanızda bu iftiraları kampanyaya dönüştürürken hiç mi utanmıyorsunuz? Başbakan, hiç mi utanmıyorsun, sıkılmıyorsun. Çık açıkça söyle, hırsızlıkla, alıştığımız yöntemle belediyelere el koyuyoruz de” dedi.

CHP’ye çağrı

“İlk sandık önümüze kurulduğunda güçlü bir muhalefet olarak Türkiye’ye alternatif bir demokratik iktidar seçeneği sunmamız lazım” diyen Demirtaş, çağrıda bulunarak “Biz şu faşist bloğa mecbur muyuz ya? Eşitlikten, kardeşlikten yana olanlar neden yüzde 60 oy alamayacakmışız, neden bir araya gelip demokratik bir blok oluşturmayacağız?” ifadesini kullandı.

Tekmeci saldırganın avukatı AKP başkan aday adayı çıktı

İstanbul’da hemşire Ayşegül Terzi’ye şort giydiği gerekçesiyle belediye otobüsünde tekme atan Abdullah Çakıroğlu avukatının itirazı üzerine ikinci kez tahliye edildi.

AVUKAT AKP’Lİ ÇIKTI

Abdullah Çakıroğlu’nun avukatlığını üstlenen avukatın Şemsi Dak’ın 2014 yerel seçimlerinde AKP Ümraniye İlçe aday adayı olduğu ortaya çıktı.

Avukat Dak itiraz dilekçesinde, “İtirazımın kabulü ile yolsuz olarak tesis edilen tutuklama kararının kaldırılmasına karar verilmesini arz ve talep ederiz” ifadeleri kullanıldı.

(Gazeteport)

Nergiz Mihemedi’ye özgürlük

İran İslam Cumhuriyeti tarafından 16 yıl hapis cezasına mahkum edilen kadın aktivist Nergiz Mihemedi için başlatılan özgürlük kampanyası büyüyerek devam ediyor. 20 Ekim’de dünya çapında “Nergiz Mihemedi’ye özgürlük” sloganı ile İnsan Hakları Savunucuları Merkezi’nin öncülüğünde başlatılan kampanya dünya çapında yayılıyor. Kürdistan İnsan Hakları Merkezi, 15 Ekim’de tüm insan hakları savunucuları ve örgütlerinden Mihemedi’nin özgürlüğü için harekete geçilmesini istemiş ve ardından 20 Ekim’de Mihemedi’nin özgürlüğü için dünya çapında bir kampanya başlatılmıştı. Kampanyanın temel talebi, Mihemedi’nin koşulsuz şartsız özgür bırakılması. İran İnsan Hakları Savunucuları Merkezi Başkan Yardımcısı Nergiz Mihemedi, İran İslam Cumhuriyeti’ne ‘karşıtlık’ yaptığı gerekçesiyle 2014’ün mart ayında tutuklanmış ve hakkında açılan dava sonrasında 16 yıl hapse mahkum edilerek Tahran’daki Evin Cezaevi’ne konulmuştu. TAHRAN

25 Kasım’da direniş kampanyası

25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü öncesinde “Erkek devlet şiddetine OHAL’de direniyoruz” sloganıyla ESP Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), kampanya başlattı. Basın toplantısında konuşan SKM MYK Üyesi Sezin Uçar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nü OHAL koşullarında karşıladıklarını belirtti. Uçar, “AKP’nin Saray darbesine karşı şiddet görerek katledilen kadınlar için, erkek devlet şiddetine maruz kalan tüm kadınlarla birlikte kampanya yürüteceğiz” şeklinde konuştu. Uçar, KJA Genel Sözcüsü Ayla Akat ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Gülten Kışanak’ın tutuklanmalarının da kadına yönelik saldırıların bir parçası olduğuna dikkat çekti. Basın toplantısında söz alan Gülcan Arslan, kardeşi Nurcan Arslan’ın Zeytinburnu’nda 11 kurşunla katledildiğini hatırlatarak, kadın cinayetleri son bulana kadar mücadele edeceklerini belirtti. İSTANBUL / ETHA

Gözaltılar var ama basın özgür!

Başbakan Binali Yıldırım da, partisinin grup toplantısında konuştu. Cumhuriyet gazetesine yönelik operasyona ilişkin olarak “Gazeteye bu gözaltılar yapıldı, hemen koro halinde başladılar; ‘Basın özgürlüğü elden gidiyor’ diye. Biz basın özgürlüğünü sonuna kadar savunuyoruz” dedi.

Değişik bir üslup

Yıldırım, Avrupa Parlamentosu Başkanı Martin Schulz’un Cumhuriyet’e dönük operasyonun ardından “Türkiye, bir kırmızı çizgiyi daha aştı” yorumuna ise değişik bir üslupla yanıt verdi. Yıldırım, “Kardeşim biz senin kırmızı çizgine bakmayız, senin kırmızı çizginin üzerine bir de biz çizeriz” dedi. Yıldırım ayrıca, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında idama ilişkin yaptığı çağrıya sınırlandırılmış bir düzenleme yapılabileceğini ve düzenlemenin geriye doğru işlemeyeceğini söyledi.

Protestolar sürüyor

Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı ile KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın tutuklanması Kürdistan ve  Avrupa’nın birçok kentinde protesto edildi. Sêrt (Siirt) Belediye Meclisi’nin Kasım ayı toplantılarının ilk günkü oturumu, eşbaşkanlar Belkiza Beştaş Epözdemir ve Tuncer Bakırhan başkanlığında, meclis toplantı salonunda meclis üyelerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda, Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Gültan Kışanak ile Fırat Anlı ve KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın tutuklanması, “İrademe Dokunma” yazılı dövizler açılarak protesto edildi. Almanya Frankfurt’ta ise Hanau, Siegen ve Darmstadt kentlerinden kadınların katılımıyla bir eylem düzenlendi. İngiltere’nin başkenti Londra’da da tutuklamalar yürüyüşle protesto edildi.

Gündemi: İdam ve başkanlık

Grup toplantısında konuşan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “başkanlık sistemine” desteğini yineleyerek, “Fiili durumun sonlandırılarak, hukuksuzluğun bıçak gibi kesilmesini arzuluyoruz” dedi.  Konuşmasında 15 Temmuz sonrası AKP MHP ve CHP arasında oluşturulan “milli ittifak”a gönderme yapan Bahçeli, “İdama bakışımız net ve bellidir. MHP gereğini yapacaktır. İdama karşı gelen, ikaz eden AB komiserleri kendi işlerine baksın” dedi.  Amed Belediye Eşbaşkanlarının tutuklanmasına da değinen Bahçeli, geç kalınmış bir karar olduğunu belirterek kayyum atamaları gerektiğini belirtti. Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyonlara değinen Bahçeli, “Adında Cumhuriyet olup da Cumhuriyet değerlerine en çok zarar verenlerin, medya özgürlüğüne sığınmaları inandırıcı görünmeyecektir. Özgürlük demek maneviyata saldırmak demek değildir” dedi.

Fatma’nın dosyası da kapatıldı

Mêrdîn’in Midyad ilçesine bağlı Sitê (Çalpınar) Köyü’nde 14 Ekim 1995 yılında PKK’li olduğu söylenen 2 kişi ile birlikte infaz edilen 13 yaşındaki Fatma Erkan’ın dosyası, ‘zamanaşımı’ gerekçesiyle kapatıldı. Son olarak 2016 Ağustos ayında görülen soruşturmayı yürüten savcı, olayın 20 yıl önce yaşanması nedeniyle soruşturma dosyasını zamanaşımı gerekçesi ile kapatma kararı verdi. Kararın ardından Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan, kararın bozulması yönündeki talep, başsavcılık tarafından reddedildi ve küçük Fatma’nın katledilmesi, kapatılan bir dosya olarak kayıtlara geçti.

Yanına kalaşnikof bırakıldı

Nüfus kaydına göre 11, gerçekte 13 yaşında olan Fatma Erkan, dedesi ve ninesiyle birlikte Midyad’a Sitê Köyü’ndeki teyzesinin evine gider. Köyde PKK’li olduğu iddiasıyla köyün askerler tarafından taranması sonucu 2 PKK’li ve Fatma olay yerinde yaşamını yitirir. 2 PKK’li ile birlikte kimsesizler mezarlığına defnedilen Fatma’nın mezarı, 2010 yılında savcılığın talimatı üzerine açılır ve birkaç kemik parçası alınarak, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı’na gönderilir. ATK’nin DNA incelemesi sonucu kemiklerin Fatma Erkan’a ait olduğu belgelenir. Savcılığın soruşturma dosyasının arasında Fatma’ya ait 2 fotoğraf çıkar. Fotoğrafta, tıpkı yıllar sonra Uğur Kaymaz’ın yanına iliştirdikleri gibi askerler tarafından Fatma’nın yanına da kalaşnikof silah bırakılmıştı.

Sedat Sur / Mêrdîn-Anf

Sapanca’da can pazarı… Belediyeden açıklama geldi

Sakarya’nın Sapanca İlçesi’nde çekilen can çekişen köpek görüntüleri sosyal medyada gündem oldu. Sapanca Belediyesi zabıtaları tarafından zehirlendiği iddia edilen köpeklerin öldüdüğü söyleniyor. Twitter’da #SapancadaKatliamVar hastagı TT oldu. Çok sayıda Tweet’ler kullanıcısı yaşananlara tepki gösterdi.

Zehirin etkisiyle can çekişen köpekler duyarlı vatandaşların olay yerine çağırdığı veteriner hekimin ilk müdahalesinden sonra kliniğe kaldırıldı.

Köpeklere zamanında müdahale edilmesini sağlayan duyarlı vatandaşların çektiği bir videoda yer alan vicdan yaralayan görüntülerde, bazı vatandaşlar benzer olayların sıklıkla yaşandığını söylerken duyuluyor.

Sapanca Belediyesi’nden açıklama

Sapanca Belediyesi Zabıta Müdürü Aydın Yıldız, sosyal medyada yer alan, sokak köpeklerinin zehirlenmesi olayı ile hiçbir ilgilerinin olmadığını öne sürdü.

Yıldız, yaptığı yazılı açıklamada, gün içerisinde paylaşılan sokak hayvanları ile ilgili görüntülerde haksız yere Sapanca Belediyesinin adının kullanılmasının üzücü olduğunu söyledi

“Yaşanılan olayla Sapanca Belediyesinin hiçbir ilgisi yoktur” ifadesini kullanan Yıldız, sokak hayvanları için Sakarya’da tek rehabilitasyon merkezi açan ilçe olduklarını savundu.

Olay günü birime gelen ihbar sonrası zabıta ekiplerinin kısa sürede bölgeye gittiğini bildiren Yıldız, “Ekiplerimiz ilçe genelinde bu ve buna benzer olayların yaşanmasını engellemek amacıyla 24 saat rutin kontrollerini sürdürüyor” iddiasını savundu.