Ana Sayfa Blog Sayfa 6164

Gözaltıları protesto eden yurttaşlara polis saldırısı

Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Kışanak ve Anlı’nın gözaltında tutulmasını protesto etmek için Şişli’de eylem yapan kitleye polis saldırdı

Amed Büyükşehir Belediye eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasını protesto etmek için İstanbul’un Şişli ilçesinde toplanan kitleye polis saldırdı. HDP, HDK ve DBP il örgütlerinin “Demokrasi için sokaktayız” çağrısıyla yapılan eylem polis ablukasında gerçekleştirildi. HDK Eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit ve HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ’ın konuşmalarının ardından Şişli yönüne dağılan kitleye polis bir anda plastik mermilerle saldırdı. Kadınları çember içine alan çevik kuvvet polisleri, yoğun biçimde darp etti.

‘Boyun eğmedik, diz çökmedik’

HDP Eşbaşkanı Figen Yüksedağ’ın protesto sırasında yaptığı konuşmasından satırbaşları şöyle: “Belediyemiz Diyarbakır’da kadın erkek arasında adaleti sağladı. Ama AKP belediyelerinden eksikleri var, hırsızlık yapamıyorlar. Onların faşizmi varsa biz de direnişte kararlıyız. Direnişin destanıyız. Boyun eğmedik, diz çökmedik. Bu ülkede baş eğmeyen ve eğmeyecek insanlar olduğunu öğrenecekler.Bir mahallede tek bir kişi bile olsa, kendini partinin yerine koyarak çalışmalı. Mücadele elden ele, yürekten yüreğe yayılmalı.

Bu OHAL, bu darbe sonsuza dek gitmeyecek. Bakmayın afra tafralarına. Sonunda direnenler kazanacak.  Hiçbir ayrım gözetmeden demokrasiye, işçinin, emekçinin davasına inanan herkesle birlikte tek vücut olacağız ve direneceğiz.”

Öte yandan Kocaeli’nin Darıca ilçesinde HDP binası önünde toplanan partililere saldırdı. Aralarında Kocaeli il eşbaşkanı İbrahim Ergin’in de olduğu 19 kişi gözaltına alındı.

İSTANBUL

Gazeteciler: Yazmaya devam edeceğiz

KHK ile kapatılan DİHA, JINHA ve Azadiya Welat Gazetesi çalışanları yaptıkları ortak açıklamada, saldırılar karşısında geri adım atmayacaklarını ve yazmaya devam edeceklerini vurguladı

Hükümetin çıkardığı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Dicle Haber Ajansı (DİHA), Jin Haber Ajansı (JINHA), Özgür Gündem Gazetesi, Azadiya Welat Gazetesi ve Yüksekova Haber’in de aralarında bulunduğu yayınları kapatmasına karşı Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC) öncülüğünde İnsan Hakaları Derneği (İHD) Amed Şubesi’nde basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya kapatılan yayınların temsilcileri, DİHA, JINHA, Azadiya Welat çalışanlarının yanı sıra İHD yöneticileri ve çok sayıda gazeteci katıldı.

‘Geri adım atmayacağız’

Kapatılan Azadiya Welat Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ramazan Ölçen, özgür basın üzerindeki faşizan uygulamaları protesto etmek için burada olduklarını, 90’lı yıllarda tüm baskılara rağmen gazetecilikte ısrar ettiklerini, yazdıklarını vurguladı. “Dün yazdığımız gibi yarın da yazmaya devam edeceğiz” diyen Ölçen, inandıkları yoldan asla geri adım atmayacaklarının altını çizdi. JINHA muhabiri Beritan Canözer de kapatılmaları üzerine sitelerinde yayınladıkları açıklamayı okudu.

‘Gerçekleri yazmaya devam edeceğiz’

Kürt kentlerinde günlerce internetin kesilip, insanların erişim hakkının engellendiğine dikkat çeken kapatılan DİHA Sorumlu Yazıişleri Müdürü Dicle Müftüoğlu, özgür basına yapılan saldırıların nedeninin gerçeklerin karanlıkta bırakılması niyeti olduğunu vurguladı. DİHA’nın bundan sonra da gerçekleri yazmaya devam edeceğini duyuran Müftüoğlu, tüm zorluklara rağmen geri adım atmadıklarını ifade etti.

‘Bu mirasa sahip çıkacağız’

ÖGC Eşbaşkanı Hakkı Boltan ise Cumhuriyetin kuruluşunun ilk gününden bu yana Kürtlere bakışın değişmediğini söyledi. Boltan, “Apê Musa’dan, Gurbetelli Ersöz’den direniş bize miras kaldı. Bu mirasa sahip çıkacağız. Rohat Aktaş da bunun son örneğidir. Cizre’de bodrumlarda insanlar diri diri yakılırken, o gözün kırpmadan bize olan biteni aktardı. Özgür basın her zaman olduğu gibi bugün de geri adım atmayacak” dedi.

‘Tarihten ders almadıkları ortada’

İHD Amed Şube Başkanı Raci Bilici de, “İHD olarak bu yaşananları sert bir şekilde kınıyoruz. Ve biz özgür basınının yanında yer alacağız. Bu kararı kınıyorum. Tarihten ders almadıkları gibi bugün de almadıklarını görüyoruz. Ama geçmiş olsun demeyeceğiz, başarılar diliyorum. Biz kazanana dek mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu.

AMED

Basın emekçilerinden kapatmalara inat canlı yayın

OHAL kararnamesi ile kapatılan basın yayın kuruluşlarının çalışanları, Mülkiyeliler Birliği’nde bir araya gelerek ‘#haberSİZsiniz!’ başlığıyla sosyal medya üzerinden canlı yayın yaptı

Olağanüstü Hal (OHAL) ile kapatılan yüzlerce basın yayın kuruluşunun çalışanları, Mülkiyeliler Birliği’nde bir araya gelerek sosyal medya üzerinden canlı yayın yaptı. Sosyal medyanın tüm kanallarını kullanan basın emekçilerine çok sayıda demokratik kitle örgütü, siyasi parti ve emek örgütü de destek verdi. #haberSİZsiniz! başlığı ile gerçekleşen canlı yayın kısa zaman içerisinde Twitter’da Trend Topic (TT) olurken, İMC TV haber spikeri Ayşegül Doğan moderatörlüğünde gerçekleşen yayına çok sayıda basın emekçisi destek oldu.

‘Milletvekilleri de tutuklanmak isteniyor’

Programa kapatılan Azadi TV Genel Yayın Yönetmeni İrfan Uçar, Amed’teki gelişmeleri anlatırken, Hayatın Sesi Televiyonu Ankara Temsilcisi de emek alanındaki gelişmeleri anlattı. Yine HDP ve CHP milletvekillerinin de konuştuğu programda, iktidarın özellikle son günlerde Kürt kentlerinde internet kesme uygulamaları ile gelişecek toplumsal muhalefetin önünü almaya çalıştığını ifade etti. HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen ise kurbağa hikayesinin siyasette işlediğine dikkat çekti. Bilgen, önce ilçe, il eşbaşkanları ve daha sonra da Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Anlı ve Kışanak’ın gözaltına alınmasının ardından iktidarın HDP milletvelillerini de tutuklatmak istediğini söyledi. Bilgen, HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ’a verilen adli kontrol ve yurtdışı çıkış yasağının partilerine yönelik olası geniş operasyonların habercisi olduğunu da vurgulayarak, iktidara karşı boyun eğmeyeceklerini ve iktidarın kirli politikalarını tüm Türkiye ve dünyaya aktarmak için çaba göstereceklerini söyledi.

ANKARA

Ayla Akat Ata tutuklandı

26 Ekim günü gözaltına alınan KJA Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata, bugün çıkarıldığı mahkemece tutuklandı 26 Ekim günü Amed Belediye’si önünde yapılan açıklamaya polisin saldırması sonrası darp edilerek gözaltına alınan Kongreya Jinên Azad (KJA) Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata, bugün çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı.

Anlı tutuklandı, Kışanak’ın sorgusu devam ediyor

Emniyetteki işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edilen  Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanlarından Fırat Anlı tutuklanırken, Gültan Kışanak’ın sorgusu devam ediyor

Amed’te 25 Ekim akşamı gözaltına alınan Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı ile 26 Ekim günü Kışanak ve Anlı’nın gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla belediye önünde yapılan açıklamaya polisin saldırması sonrası darp edilerek gözaltına alınan Kongreya Jinên Azad (KJA) Dönem Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandı. Dün avukatları ile görüştükten sonra ifade veren eşbaşkanlar ve Ata adliyeye getirildi. Gizlilik kararı olan soruşturmada, Kışanak’ın “örgüt yöneticiliği”, Anlı’nın ise “örgüt üyeliği” ile suçlandığı öğrenildi. Suçlamalara dayanak olarak ise eşbaşkanların belediye faaliyetleri ve Demokratik Toplum Kongresi (DTK) binasında yapılan toplantıların ortam dinlemeleri gösterildi. Kışanak, Anlı ve Ata tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.

Nöbetçi mahkemeye sevk edilen  Amed Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanlarından Fırat Anlı tutuklanırken, Gültan Kışanak’ın sorgusu ise devam ediyor

Halk adliye önüne akın etti

Eşbaşkanların adliyeye getirildiğini haber alan kent sakinleri ve seçilmişler ise adliye binası karşısında toplanmaya başladı. Adliye binası polisin bariyerleri ve yüzlerce çevik kuvvet ile sarılırken, halkın bekleyişi sürüyor. Bu arada eşbaşkanların gözaltına alınmasıyla birlikte başlatılan internetlerin kesilmesi uygulaması bir kez daha devreye konuldu. Kentte mobil ve sabit internet hatlarına erişim sağlanamıyor.

Kaynak: DİHA

HDP’den KHK’lere ilişkin açıklama: Biat etmeyeceğiz!

Son ihraç ve basın kuruluşlarının kapatılmasına ilişkin açıklama yapan HDP, ‘En büyük kötülükleri de yapsanız bu anlayışınıza biat etmeyeceğiz’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile dün yaşanan ihraçlar ve özgür basın kurumlarının kapatılmasına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Aralarında Eş Genel Başkan Yardımcımız Sezai Temelli’nin ve Meclis’teki grup ve vekil danışmanlarımızın da bulunduğu 10 bin 159 öğretmen, sağlıkçı, akademisyen, bakanlık çalışanı, kamu emekçisi hukuksuz ve herhangi bir mahkeme kararı olmaksızın ihraç edildi” bilgisi verildi.

Açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

“Aralarında DİHA ve dünyanın tek kadın ajansı JINHA’nın da bulunduğu haber ajansları, Kürtçe ve Türkçe yayın yapan yerel gazeteler, dergiler kapatıldı. Kayyum atanan belediyelerin mallarına el konulması kararı çıkarıldı. Halihazırda adaleti tesis etmekten uzak olan hukuk düzeninde savunma hakkı daha fazla kısıtlandı. Üniversitelerde rektörlük seçimleri kaldırıldı…

Bir kez daha insanlar bir mahkeme kararı bile olmadan suçlu ilan ediliyor. Bir kez daha basın ve iletişim özgürlüğüne yasaklar getiriliyor; Kürt medyası, gazete, radyo, ajans ve televizyonlar, internet siteleri kapatılıyor, mallarına mülklerine el konuluyor, Kürt halkının sesi kesilmeye çalışılıyor.

‘Tek parti devleti kurma adımı’

Son KHK’ler ile ‘biat edenler devleti’, ‘tek parti devleti’ kurma doğrultusunda bir adım daha atılıyor. Erdoğan’a ve AKP’ye biat etmeyenlerin yer alamayacağı bir devlet yapısı oluşturma yolunda ilerlemeye devam ediliyor.

Olağanüstü hukuksuzlukların kanun hükmüne bağlanması anlamına gelen OHAL düzeninde hak yok, hukuk yok, özgürlük yok. OHAL ile evrensel insan hakları ve demokratik haklar, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ve Birleşmiş Milletler Sözleşmeleri’nin birçok maddesi her gün her an çiğneniyor.”

İktidarın kendi darbe sürecini sürdürdüğünün belirtildiği açıklamada “Türk tipi başkanlık sistemi adı altında ‘tek adam yönetimi’ne geçmek için OHAL’i kullanıyor. ‘Ya başkanlık ya kaos’ diyerek, darbe girişimini gerekçe göstererek, ülkeyi Kanun Hükmünde Kararnamelerle yönetiyor, tüm yetkileri ‘tek adam’da topluyor. İktidara muhalif olan herkesi düşman ilan ediyor” diye kaydedildi.

‘Direnmek boynumuzun borcu’

HDP MYK, açıklamasının sonunda da şu mesajları verdi:

“Erdoğan-AKP iktidarına bir kez daha sesleniyoruz: En büyük kötülükleri de yapsanız bu anlayışınıza biat etmeyeceğiz. Ne Kürt halkı ve siyasal hareketi, ne de Türkiye’nin demokrasi ve barış güçleri bu hukuksuzluklara boyun eğmeyecek, diz çökmeyecek.
OHAL düzenine karşı bu gidişe ‘dur’ demek, demokrasiyi savunmak hepimizin yurttaşlık ve insanlık görevidir. Haksızlığa, hukuksuzluğa ve OHAL’e karşı direnmek boynumuzun borcudur.”

ANKARA

Doğan Akın ve Hasan Cemal’in basın kartları iptal edildi

T24 yazarı Hasan Cemal ile T24’ün kurucusu ve Genel Yayın Yönetmeni Doğan Akın’ın sürekli basın kartları iptal edildi. T24’ün haberine göre Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesinde yer verilen karar için herhangi bir bildirim yapılmadı, gerekçe belirtilmedi.

Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nün resmi internet sitesindeki (byegm.gov.tr) “Sorgulama” bölümünde kişisel bilgileri girildiğinde Cemal ve Akın’ın sürekli basın kartları için “İptal edilmiş” ifadesine veriliyor. Sorgulama bölümünde, gerçek duruma aykırı olarak, Hasan Cemal’in de, Doğan Akın’ın da basın kartı taşıma süresinin 3 yıl 20 gün olduğu kaydı yer alıyor.

Sitede başka herhangi bir açıklama bulunmuyor.

T24, Başbakanlık Basın Yayın Genel Müdürlüğü’ne gönderdiği yazıda, karar için neden tebligat yapılmadığını ve gerekçenin ne olduğunu sorarak bilgi talep ettiğini, ancak yanıt alamadığını duyurdu.

Kılıçdaroğlu’ndan ülkücülere çağrı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Aydın’da saldırıya uğrayan genel başkan yardımcısı Bülent Tezcan’ı ziyaret etti. Saldırının ardından açıklama yapan Kemal Kılıçdaroğlu, ülkücülere seslendi.

ÜLKÜCÜLERE ÇAĞRI

“Türkiye’deki bütün ülkücü kardeşlerime seslenmek isterim. Bütün ülkücülerin en az bizim kadar vatansever olduğunu biliyorum.

Biz nasıl devletin geleceği için endişe taşıyorsak onlar da aynı kaygıyı taşıyor. Böyle bir insan ülkücü olamaz. Ancak ülkücüleri karalar.”

CHP’li Böke’den başkanlık çıkışı: Faşist rejim hedefleniyor

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin ardından yaşanan sürece ilişkin gelişmeleri Birgün’den Sebahat Karakoyun’a değerlendiren Selin Sayek Böke, “TBMM’deki Darbe Komisyonu’nda yaşananlar, Gülen ile ilgili iade süreci, soruşturmalar; AKP’nin gerçeklerin ortaya çıkmasını istemediğini, suç ortaklığına devam ettiğini gösteriyor” yorumunda bulundu.

» Başkanlık sistemi için TBMM’de düğmeye basılacak. Öngörünüz ne sürece ilişkin?

Türkiye siyaseti son dönemde Erdoğan’ın kafasının içindeki planı anlamaya kilitlendi. Başkanlıkla bir tek adam rejimi, tam bir faşist düzen hedefleniyor. Planlanan anayasa değişikliği metninde ne yazarsa yazsın sonuçta tek adam rejimini inşa edecek bir yol haritası çıkacak karşımıza. Fiilen bir başkanlık inşa edildiğini kendileri de itiraf ediyorlar. Türk tipi diye tarif ettikleri başkanlık bir tek adam rejimi, bir faşist düzen. Aylardır Türkiye bir faşizmi yaşıyor. Aydın hapse atılıyor, öğretmen meslekten çkarılıyor, akademisyen imzası nedeniyle hedef oluyor, esnaf açlığa mahkum ediliyor, KOBİ borç alamaz hale getiriliyor, vatandaş işsiz kalıyor… Hedefledikleri, günlük hayatımızda yaşadıklarımızın daha derinleşmesine neden olacak bir süreç.

» Bahçeli neden durup dururken başkanlık sistemini gündeme getirdi sizce?

Türkiye’de milliyetçilik üzerinden siyaset yaptığını idda eden bir partinin, ülkenin birlik beraberliğini zedeleyecek bir sürece destek veriyor olması çok şaşırtıcı. Büyük bir soru işareti. 7 Hazian’da seçmenine “birlik beraberlik istiyorum, başkanlık istemiyorum” diyen bir parti şimdi nasıl birden “fiili duum var, hukuku buna uyduralım”diyecek kadar hukuksuz davranabilir.

Yenikapı’yı iktidar suistimal etti

» CHP’nin 15 Temmuz’un hemen ardından “Yenikapı mitingine, Erdoğan’ın Saray davetine, sonuçsuz kalacağı belli mini anayasa paketi görüşmelerine” katılarak toplumsal muhalefeti zayıflattığı eleştirileri var. Neler söylemek istersiniz?

15 Temmuz’da Türkiye bir felaket yaşadı . Ama maalesef o günden sonra yeni bir felaket yaratacak bir düzenin inşası başladı. Biz buna engel olmak, fırsatçılığa engel olmak adına darbe girişiminin hemen ardından açılan o kısa pencereyi kullanmak istedik. Biz Yenikapı’da toplumsal muhalefeti temsil eden görüşleri dile getirdik. Laiklik, demokrasi, özgür basın dedik. Mesele oraya gitmek değil oraya hangi fikrin mücadelesini vermek üzere gitmiş olmanız.

Bunun daha sonra suistimal edilmiş olmasından dolayı bugün sıkışmış bir yere geliyoruz zaten. Bir eleştiri yapılacaksa darbeyi fırsata çeviren iktidara yapılmalı. CHP toplumsal muhalefetin geliştirilmesi için bir öncü rol oynamak zorunda. Biz zaten bunun bilincindeyiz. Fakat nasıl bir korku düzeninin içinde olduğumuzu unutmadan bir değerlendirme yapılması gerekir.

Bu derece korku olan bir ortamda toplumsal muhalefeti toparlayabilmek çok kolay değil.

Yeni bir siyaset yapma biçimi gerekli

» Bu durumdan çıkış için önerileriniz neler?

Türkiye’nin yeni bir siyaset yapma biçimine ihtiyaç var. Faşizmin, korkunun bu kadar çok günlük hayata yayıldığı bir dönemde birey üzerinden siyasetin inşa edilmesi gerekliliği ortaya çıkıyor. Bireylerin bir araya geleceği zeminleri yok sayan bir ortam varsa her birey kendi günlük hayatında verdiği özgürlük mücadelesiyle gücünü hissetmeli.

Bize düşen o cesareti tetiklemek. Bir kadın giyimi nedeniyle otobüste dayak yedikten sonra toplumsal baskıyı bilmesine rağmen ayağa kalkıp “ben bu konuyu Türkiye’nin meselesi haline getireceğim” diyorsa o siyaseti inşa ediyor demektir. Bize düşen onu desteklemek “yanındayız, gerektiğinde önündeyiz” demek. Toplumsal muhalefetin öncülüğü bir siyasi partiden beklenilmeli elbette ancak o siyasi parti ya da partilerin anında ve arkasında varlık gösterme cesaretini de herkesin ortaya koyması gereken bir dönemden geçiyoruz. Aksi takdirde mücadele kazanılamaz. Bir olma zamanı kısacası.

Çare daha çok demokrasi

»Kürt sorunu, dokunulmazlıklar, mini anayasa paketi görüşmeleri gibi konularda karşı propaganda endişesiyle politika belirlediğiniz eleştirilerine yanıtınız nedir?

Türkiye’de faşist rejimin inşa edilmesini kendine hedef edinmiş olan bir tek adam var. O tek adam mümkün olan her şeyi araçsallaştırıyor. Biz bunun panzehirinin daha çok demokrasi olduğu bilinciyle hareket ediyoruz. Türkiye’de demokrasi inşa edilecekse bunun ilk adımı mutlaka yargı bağımsızlığı olmalı. Kürt sorunun çözümünün terör ve şiddetle beslenen bir yöne sapması demokratikleşme derinleştirilebilirse engellenebilir.

Seçilmişler seçimle gider

» Diyarbakır Eş Belediye Başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasına ilişkin neler söylemek istersiniz?

Sorulacak çok soru var. Gültan Kışanak TBMM’de Darbe Komisyonu’nda ifade verip geri döndükten sonra gözaltına alınıyor. Başkanlık sistemine giden bir yol haritasını inşa aracı olarak mı bu adım atılıyor?CHP başından beri Türkiye’de bu sorunun çözümü ancak ve ancak parlamentoda gerçekleşebilir, demokrasi varsa gerçekleşebilir, seçilmişler yetkilerini kulanarak işlerini yapabilirlerse gerçekleşebilir diyor. Belediyelere kayyım ataması tartışması gündeme geldiğinde “seçilmiş olanlar ancak seçimle gidebilirler” dedik. Seçilmişler bir hata yapmışlarsa zaten bir hukuki süreç başlatılabilir. Bu adımın atılış biçimi ve zamanlaması dikkate alınmalı.

Ülkeyi yok etmeyi göze almış bir iktidar

» Giderek tırmanan gerilim, iktidar çevrelerinden yapılan silahlanma açıklamaları… Nereye varır sonu?
Faşist düzenler kendilerini ancak korkuyla, savaşla, terörle sürdürebilir. Türkiye’de bunu her boyutuyla yaşıyoruz. İçeride de dışarıda da sürekli bir terör, korku, savaş endişesi ve maalesef o endişeyi gerçeğe çevirebilecek, fütursuzca hedefi için ülkeyi yok etmeyi göze almış bir iktidarla karşı karşıyayız. İnfaz yetkisini doğrudan vatandaşa teslim etme çabası içindeki bir iktidarla karşı karşıyayız. İktidarın attığı her adım tek adam rejiminin inşası için bir araç.

Bir araya gelinmeli

» Çıkış yolu?

Türkiye’nin şu anda demokrasi için birlikte mücadele etmeye ihtiyacı var. Aksi takdirde tekil siyasi partilerin, STK’ların, bireylerin tek tek çabasıyla sonuç alınamaz. Bir araya gelmemiz lazım. Proje okullarında velilerin, öğrencilerin verdiği mücadele çok önemli.

AKP Gülen’in iadesini istemiyor

»Erdoğan’ın sık sık idam tartışmalarını gündeme getirmesi Gülen’in iade sürecini nasıl etkiler?

AKP, Gülen’in iadesini gerçekten istiyor olsa 84 klasörü Türkçe gönderir mi? Bu darbe girişimiyle ilgili batıyı ikna etmek istiyorsa bunu bir sivil darbeye dönüştürür mü? TBMM’deki Darbe Araştırma Komisyonu’nda yaşananlar ortada. İktidar bu konunun üzerine gitmek istese anlatılanları dinler, dinlediğine sinirlenip cevap yetiştirmez. Eski Genelkurmay Başkanları, bürokratlar konuşuyor Başbakan rahatsız olup cevap yetiştiriyor. Bu tavır bir suç ortaklığının somut göstergesi.

Bu soruşturmalar yapılır, o iade gerçekleşirse AKP kendi sorumlululuğunun ortaya çıkacağını bildiğinden suç ortaklığını gizlemek için, durumu idare etmeyi tercih ediyor. Bu korkarım ki ortaklığın bozulmadığı anlamına da geliyor. Zaten Cumhurbaşkanı Gülen ile “aynı menzile yürüdüklerini” itiraf etmemiş miydi? TBMM’deki Darbe Komisyonu’nda yaşananlar, Gülen ile ilgili iade süreci, soruşturmalar AKP’nin gerçeklerin ortaya çıkmasını istemediğini, suç ortaklığına devam ettiğini gösteriyor. Bu komisyonu da AKP’nin Gülen ile ortaklığının üstünü örtmek için kullanmaya çalışıyorlar.

Erdoğan kimseye güvenmiyor

Erdoğan 2010 yılından itibaren Gülen yapılanmasına karşı mücadeleyi sürdürürken yakınındaki isimlerden bile destek alamadığını söyledi…

Ülke açısından çok tehkileli bir şey söylüyor. Açıkça “kimseye güvenmediğim için bütün gücü kendimde toplamak istiyorum” diyor. Bu derece güvensiz bir adama ülke teslim edilirse bugünkünden çok daha derin sıkıntılar yaşar Türkiye. Bu kadar güvensizlik üzerine inşa edilmiş bir tek adam rejimi ancak ve ancak çöküşü getirebilir.

CHP’de isimler üzerinden tartışma yanlış

» CHP içinde bir yönetim değişikliği beklentisiyle farklı gruplaşmalar olduğu konuşuluyor. Olası adaylardan söz ediliyor, sizin isminizi de gündeme getirenler var. Neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de siyasetteki sıkışıklığın en temel sebebi ülkeyi tek adam rejimine iten, tek lider algısı üzerinden siyaset okuması. Bunun CHP içinde yapılmasını da çok yanlış bulanlardanım. Biz tek adam rejimine karşı bir siyaset inşa edeceksek o zaman partimizde de tartışmayı liderlik üzerinden değil daha demokratik bir siyasi yapı üzerinden tarif etmek zorundayız.

Bizim daha çok birbirimizle konuşmaya, dinlemeye, çare üretmeye ihtiyacımız var. CHP’de lider üzerinden, alternatif lider adayları üzerinden bir tartışma yapmak, siyasi gündem yaratmak çok yanlış. Bu açıdan kendimle ilgili soruya yanıt vermeyi doğru bulmuyorum. Bize düşen ve bence daha iyi yapmamız gereken farklı görüşleri demokratik araçlarla biraraya getirme becerisini ortaya koymamız. Bu anlamda biraz yol almamız gerekiyor. Türkiye demokrasisi için ne hayal ediyorsak kendi içimizde de o şekilde işletmemiz gerekiyor. Şu anda tam olarak işlettiğimizi söylersem doğru söylememiş olurum.

AKP’nin ekonomiden anladığı rant

»Ekonomik duruma ilişkin neler söylenebilir?

Tek adam iddiası aslında ekonomideki sıkıntıların üstünü örtmek için, buradan bir çıkış yaratma vizyonu olmadığı için öne çıkıyor. Reel sektörde alarm zilleri çalıyor. İktidar hızla kendine gelip üstüne düşeni yapmazsa işler çok daha kötüye gidebilir. AKP’nin ekonomiden anladığı rant. Siyaseti değiştirirsek ekonomik düzeni de değiştirebiliriz. Bu ekonomik düzeni tartışmaya açarsak siyasetin değişim ihtiyacını da topluma hatırlatabiliriz.

IŞİD’in kullanıldığı makine ele geçirildi

IŞİD, koalisyon uçuklarının hava saldırılarından korunmak ve görüntü alınmasını engellemek için petrol kuyularını ateşe vermeye devam ederken, Irak Hava Kuvvetleri’ne ait bir uçak ilk kez 3 ay önce IŞİD’ten geri alanın Geyara Havaalanı’na indi.

IŞİD’İN TÜNEL KAZMA MAKİNESİ

Irak ordusu ve Peşmerge güçlerinin karadan Kaolisyon güçlerinin havadan yürüttüğü Musul Operasyonu sürerken, bu kapsamda IŞİD’ten geri alınan yerleşim birimlerinde evlere gizlenen tank ve toplar ve IŞİD’in tünel kazmada kullandığı makineler ele geçirildi. Musul’un kuzeyinde Peşmergenin IŞİD’ten temizlediği bir köyde tünel kazma manikası ele geçirilirken, su motoru kullanılarak hazırlanan kızaklı tünel kazma makinesi ile yerin altında metrelerce uzunlukta tünel kazıldığı belirtildi.

PETROL KUYULARINI YAKMAYA DEVAM EDİYORLAR

Musul’un çevresindeki köy ve ilçelerden bazılarının Irak ordusu ve Peşmerge güçleri tarafından alınmasından sonra Musul’a sıkışan IŞİD’in daha önce kazdığı hendekleri doldurduğu ham petrolü ve petrol kuyularını ateşe vermeye devam ettiği belirtildi. Bölgeden gelen görüntülere göre, IŞİD’in özellikle güneyden Geyara ve Güver cephesinden ilerlemeye çalışan Irak ordusuna karşı havadan görüntü alınmasını engellemek ve savaş uçaklarından korunmak için ateşe verdiği petrol kuyuları ve hendeklerden yükselen dumanların gökyüzünde kara bulutlar oluşturduğu gözlendi.

İLK KEZ IRAK UÇAĞI GEYARE HAVAALANINA İNDİ

Musul Operasyonu için stratejik öneme sahip olan ve hava operasyonunun yönetildiği üstlerden biri olan Geyara havaalanına ilk kez Irak Hava Kuvvetleri’ne ait bir uçağın 2 gün önce indiği belirtildi. 2014 yılında IŞİD’in eline geçen 3 ay önce düzenlenen operasyon ile geri alınan Geyara Havaalanı’nda Amerika’nın 101’inci Hava indirme Tümeni de bulunuyor.