Ana Sayfa Blog Sayfa 6174

ELN ile müzakere başlıyor

Kolombiya yönetimi, FARC ile yapılan nihai barış anlaşması referandumla kıl payı reddedilse de savaşı sürdürmenin durumu daha da kötüleştireceğinden, ELN ile de gizli görüşmelerini resmileştiriyor

Kolombiya’nın en güçlü ikinci silahlı muhalif grubu ELN ile barış müzakereleri resmen başlıyor. Görüşmeler için rehinelerin serbest bırakılması isteniyor.

Kolombiya hükümeti ile ülkesindeki en büyük ikinci silahlı muhalif grup olan Ulusal Kurtuluş Ordusu (ELN-Ejercito de Liberacion Nacional) arasında barış müzakerelerinin her an başlaması bekleniyor. Görüşmeler Ekvador’un başkenti Quito’da yapılacak. Kolombiya Devlet Başkanı Juan Manuel Santos, büyük acılara yol açan ve yarım yüzyıl boyunca devam eden çatışmaların sona ermesi için barış görüşmelerinin ne olursa olsun başlatılacağını açıkladı. Kolombiya yönetimi ile ELN arasında birkaç yıldır gizli görüşmeler yapılıyordu.

Hükümet ile Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri (FARC) arasında 52 yıl süren iç savaşı bitiren barış anlaşması, 4 yıl süren müzakerelerin ardından Küba’nın başkenti Havana’da 25 Ağustos’ta imzalanmıştı. Ancak 2 Ekim’de yapılan referandumda yüzde 50,2’lik bir oranla reddedilmişti. Santos, en büyük silahlı muhalif grup olan FARC ile barış anlaşması imzaladığı için Nobel Barış Ödülünü almıştı.

Reehinelerin durumu

ELN kendi rehinelerini serbest bırakmak için söz vermişti, FARC’ın, 2012 yılında Küba’da müzakerelere başlamadan önce yaptığı gibi. ELN’nin elinde şu an eski kongre üyesi Odin Sanchez’in kaldığı düşünülüyor. Kolombiya Externado Üniversitesi Analist Camilo Echandia, ELN ile yapılacak görüşmelerde rehinelerin serbest bırakılması şartına ELN’nin isteksiz olduğunu söyleyerek, “ELN ve FARC arasında büyük fark var. Bu müzakereler çok karmaşık olacak” yorumunu yaptı.

BOGOTA

 

 

AF Örgütü: Muhammet ve Orhan için adalet

 

AF Örgütü, Agirî’de geçtiğimiz yıl 12 Ağustos’ta fırının odun deposunda  Muhammet Aydemir ve Orhan Arslan’ın öldürülmesinin aydınlatılması için başlattığı kampanyayı sürdürüyor

Uluslararası Af Örgütü’nün Agirî’nin (Ağrı) Giyadîn (Diyadin) ilçesinde geçtiğimiz yıl 12 Ağustos tarihinde çalıştıkları fırının odun deposunda polislerce öldürülen Muhammet Aydemir (16) ve Orhan Arslan (19) için başlattığı “Diyadin Çocukları İçin Adalet” kampanyası devam ediyor. 10 Haziran 2016’da başlattıkları kampanya kapsamında şimdiye kadar Türkiye’de 3 bin imza toplayan örgüt, kampanyayı büyütmeyi hedefliyor. Af Örgütü, Arslan ve Aydemir’in öldürülmesiyle ilgili tüm gerçeklerin açığa çıkarılması ve sorumluların adalet önüne getirilmesini talep ediyor. Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi Kampanya ve Aktivizm Koordinatörü Ece Milli, kampanyanın son durumu hakkında bilgi verdi.

Valilik izni bekleniyor

Milli, “Muhammet ve Orhan’ın öldürülmesiyle ile ilgili tüm gerçeklerin açığa çıkarılması ve sorumluların adalet önüne getirilmesini talep ediyoruz. Bu talebimizi yetkilere iletmek, yetkilileri bilgilendirmek ve adaletin yerini bulması için çağrıda bulunmayı amaçlıyoruz” dedi. Çocukları öldüren polislerin hala soruşturulmadığını söyleyen Milli, “Soruşturmanın devam edebilmesi için valilik izni bekleniyor” sözlerini kullandı.

‘İnfaz olabilir’

Giyadîn’deki olaya ilişkin Af Örgütü’nün izlediği güvenlik kamerası görüntülerinin olduğunu söyleyen Milli, “Af Örgütü’nün izlediği güvenlik kamerası görüntülerinde saat 21.45 sularında çocuklar telefonlarıyla fırın önünde oynuyor. Daha sonra saat 23.00 sularında Muhammed ailesine güvende olduğunu, odun taşıyacaklarını söylüyor. Yetkililer ise kendilerine silah doğrulttuğunu söylüyor ancak hem olayın meydana geliş şekli hem de ailenin tanıklıkları olaya dair güçlü kanıtlar içeriyor. Ortada bir infaz olabilir. Dolayısıyla soruşturma, araştırma ve ailelerinin adalete erişmesi çok önemli” ifadelerine kullandı.

İşkenceye dair delil topladık

Darbe girişimi ve sonrası yaşanan hak ihlallerine dikkat çeken Milli, “OHAL dönemlerinde kamu güvenliğine öncelik veren uygulamaların olmasını anlaşılır buluyoruz. Ancak bunlar uluslararası hukukun öngördüğü yükümlülükler doğrultusunda olmalı, bu çağrımızı sıklıkla dile getiriyoruz” dedi. Milli, darbe girişiminin hemen ardından gerçekleştirilen gözaltılarla ilgili kapsamlı olarak sahada araştırma gerçekleştirdikleri bilgisini de verdi. Araştırmalar sonucunda resmi ve gayri resmi merkezlerde gözaltında tutulan kişilerin cinsel saldırı ve dayağa maruz kaldıklarına ilişkin güvenilir kanıtlar topladıklarını dile getiren Milli, “İşkence ve kötü muamele yasağı uluslararası hukuk açısından asla taviz verilmeyen konular. Yetkililerin bu tür bulguları araştırması ve işkence, kötü muamele ile mücadele etmek için somut adım atması ayrıca failleri yargı önüne çıkarması gerekiyor” diye konuştu.

İSTANBUL / DİHA

 

 

 

 

Yazma özgürlüğünü savundular

 

Gazeteciler dün yine adliye koridorlarında mesai yaptı. Özgür Gündem’de dayanışma amacıyla Nöbetçi Yayın Yönetmeni olan Beyza Üstün ve Murat Çelikkan basın özgürlüğünü savunurken, Gazeteci Hasan Cemal de gazetecilik mesleği için daha fazla ses çıkaracağını dile getirdi

Kapatılan Özgür Gündem gazetesi ile dayanışmak amacıyla başlatılan “Nöbetçi Genel Yayın Yönetmenliği” kampanyasına katıldıkları için haklarında dava açılan akademisyen Beyza Üstün ile gazeteci Murat Çelikkan ve gazetenin Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya’nın duruşması Çağlayan Adliyesi İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Üstün ve Çelikkan’ın ayrı ayrı yargılandıkları davaların ilk duruşmasına, Kızılkaya katılmazken, Çelikkan hazır bulundu.

Haber hakkını savundu

Duruşmada savunma yapan Çelikkan, 12 Eylül askeri darbesinden bu yana gazetecilik yaptığını belirterek, “Kürt meselesinin barışçıl ve diyaloga bağlı bir şekilde çözülmesi gerektiğini düşünüyorum. 90’lı yıllarda basında okuduğumuz bazı katliam ve çatışmaların faillerinin bundan bir süre gerçek failler olmadığını, faillerin başka kişiler olduğunu basından öğrendik. Kamuoyunun doğruları öğrenmesi açısında basında çeşitliliğin önemine inandığım için bu görevi kabul ettim. Özgür Gündem gazetesinin basın özgürlüğü açısından önemli olduğunu düşünüyorum. Halkın haber alma hakkını ve basın özgürlüğünü savunuyorum” dedi.

‘Tek tip haber dayatılıyor’

Çelikkan’ın duruşması ardından aynı salonda akademisyen Beyza Üstün’ün yargılandığı davanın duruşması görüldü. Kimlik tespiti ve iddianamenin okunması ile başlayan duruşmada savunma yapan Üstün ise, “Biz hep beraber Özgür Gündem gazetesi yayın sorumluluğunu dayanışma çerçevesinde üstlendik. Halkın bu haberlere ulaşma özgürlüğünü savunduğum için üstlendim. Bu zorlama sisteme karşı durmak için arkadaşlarımızın yazma özgürlüğünü savunmak için bu dayanışmayı ördük” diye konuştu. Çelikkan ve Üstün’ün bir sonraki duruşmaları 15 Aralık gününe erteledi. Aynı amaçla hakkında soruşturma açılan sinema oyuncusu Deniz Türkali’nin davası ise zaman aşımına uğrayarak düşürüldü.

İSTANBUL / DİHA

 

 

 

Roboskililer: Kürtler boyun eğmeyecek

28 Aralık 2011’de Şirnex’in (Şırnak) Qileban (Uludere) ilçesinin Roboski Köyü’nde savaş uçakları tarafından katledilen 34 yurttaşın aileleri, katliamın 252’inci haftasında Roboski Şehitliği’nde bir araya gelerek, adalet taleplerini yineledi. Aileler adına açıklama yapan Vahit Encu, Şirnexlilerin evlerinden sonra çadırlarının da devlet tarafından yıkılmasına tepki göstererek, Şirnexlilerle dayanışma içinde olacaklarını söyledi. Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanlarının gözaltına alınmasına da tepki gösteren Encu, AKP’nin bu tarz zorbalıklarla halkı sindirmeye çalıştığını belirterek, “Kürt halkı asla size boyun eğmeyecektir” mesajı verdi.

ŞIRNEX

 

 

 

Akdeniz Kitap Günleri başladı

Mersin’de Akdeniz Belediyesi ve Kürt Yazarlar Derneği ortaklığıyla düzenlenen “Akdeniz Kitap Günleri” etkinliği başladı.  Kürt Bilgesi Musa Anter ile Yaşar Kemal ve Vedat Türkali’ye adanan Kitap Günleri, 30 Ekim’e kadar devam edecek. Etkinlikte tutuklu yazarlar Necmiye Alpay ile Aslı Erdoğan’ın kitapları için de stant açıldı. Yapılan açılışta söz alan Akdeniz Belediye Eşbaşkanı Yüksel Mutlu, özellikle Türkiye’nin karanlık bir dönemden geçtiğini belirterek, farklılıkların okunması ve tartıştırılması için böyle bir etkinlik düzenlediklerini belirtti. Açılışın ardından şair Mehmet Özer ve Şükrü Erbaş’ın katılımıyla şiir dinletisi ve söyleşi gerçekleşti. Çok sayıda yurttaşın katıldığı söyleşide ilk sözü alan şair Şükrü Erbaş,  yaşanan dönemde özellikle kalemi ve şiirleriyle söz söylemeye çalıştıklarını kaydetti. Erbaş, Kürt halkının yaşadıklarına sessiz kalınmasının mümkün olmadığını belirtti. Ardından söz alan şair Mehmet Özer de kısa bir konuşma yaptı.

Etkinlik Özer ve Erbaş’ın şiir dinletisiyle devam etti. Etkinlik sonunda yazarlar kitaplarını imzaladı.

MERSİN

 

 

 

Kadınlar günü davası görüldü

 

Adana’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne katıldıkları için 15 kadın hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “Örgüt propagandası yapmak”, “Suç ve suçluyu övmek” ve “İzinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşü yapmak muhalefet” suçlamalarıyla açılan davanın ilk duruşması dün görüldü. Duruşmada savunma yapan kadınlar, demokratik taleplerini dile getirip ifade özgürlüğü kapsamında düşüncelerini ve taleplerini haykırdıklarını kaydetti. Kadınlar üzerlerine atılı suçlamaları reddederek, beraatlarını talep etti. Kadınların taleplerini reddeden mahkeme duruşmada hazır bulunmayan 3 kadının da savunmalarının tamamlanması için duruşmayı 27 Aralık tarihine erteledi. Duruşma sonrası yazılı açıklama yapan Adana Kadın Platformu, herkesi, demokratik hakların, düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğünün savunulması konusunda duyarlı olmaya davet etti.

ADANA

 

Baskılara her gün protesto

Özgür Gündem’e yönelik 16 Ağustos’ta yapılan baskın sırasında gözaltına alınan ve ardından tutuklanarak Silivri 9 No’lu Kapalı Cezaevi’nde ağır tecrit altında tutulan Özgür Gündem Genel Yayın Yönetmeni Zana Kaya ve Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya, ağır tecrit koşullarını protesto etmek için her gün mazgallara vurarak eylem yapıyor. Ailesi aracılığıyla maruz kaldıkları hak ihlallerini aktaran Zana Kaya, kamuoyunun tepkisine rağmen hala televizyon, gazete, kitap sorunu yaşadıklarını belirtti. Kaya, haber alma haklarının hala yasaklı olduğunu dile getirdi. Kendilerine sadece bozuk bir radyo ve tek bir kanal izlettirildiğini aktaran Kaya, iletişim haklarının gasp edildiğini ifade etti. Silivri Cezaevi’nde işkencenin sürdüğünü dile getiren Kaya, cezaevinde bulunan sol örgütlerden tutuklu kadınların işkence seslerini duyduklarına dikkat çekti. Kaya, kendileri ile dayanışan herkesi selamladı.

HABER MERKEZİ

 

 

AP: Gazeteciler bırakılsın

Avrupa Parlamentosu (AP), dün onayladığı ortak karar tasarısında “Ankara otoriteleri tutukladığı gazetecileri serbest bırakmalı ve kapatılan 150 kadar medya kurum ve organlarına yeniden çalışmalarına başlama imkanı sağlanmalı” denildi. Askeri darbe girişiminin kınandığı kararda, “Ankara, bu darbeye karşı aldığı geçici güvenlikçi önlemlerini en kısa zamanda normale döndürmeli ve bunları muhalif basına karşı bir baskı ve susturma aracı olarak kullanmaktan sakınmalı, Venedik Komisyonu’nun tavsiyeleri örnek alınmalı” ifadeleri yer aldı. 100’ü aşkın gazeteci ve yazarın tutukluluğuna değinilen kararda, kapatılan Özgür Gündem gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Bilir (Zana) Kaya ve Yazı İşleri Müdürü İnan Kızılkaya’nın tutuklu bulundukları yerde işkenceye uğradıkları vurgulandı. AP kararının, AB’nin üye devletlerinin yetkililerine iletileceği öğrenildi.

STRASBOURG

 

 

 

DBBB: Tavır sergileyeceğiz

Amed Büyükşehir Belediye Eşbaşkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınmasına bir tepki de Dünya Barışı İçin Belediyeler Birliği’nden geldi. Birliğin Başkan Yardımcısı Xidir Kerim, “Amed Belediyesi  birlik örgütlenmemizin bir üyesi olduğundan kuşkusuz Türk devletinin bu uygulamaları birliği de olumsuz etkilemektedir. Bu uygulamalara karşı farklı tutum ve tavır sergileyeceğiz” dedi.

 

 

 Çakıroğlu’nun tahliyesine itiraz

İstanbul’da Ayşegül Terzi’ye şort giydiği bahanesi ile saldıran Abdullah Çakıroğlu’nun ilk mahkemede tahliye edilmesine başsavcılıktan itiraz geldi. Çakıroğlu’nun tahliyesi büyük tepkiye neden olmuştu.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı Fehmi Tosun’un talimatı üzerine harekete geçen Başsavcıvekili Abdurrahman Üşenmez, Çakıroğlu’nun yeniden tutuklanmasını talep etti. Abdurrahman Üşenmez tahliye kararına itirazını İstanbul Anadolu 40. Asliye Ceza Mahkemesi’ne iletti. Çakıroğlu, “inanç düşünce ve kanaat hürriyetinin kullanılmasını engelleme”, “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama”, “kasten yaralama” ile “hakaret” suçlarından toplamda 2 yıl 7 aydan 9 yıl 4 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Tepki toplamıştı

Önceki gün görülen kadın örgütlerinin de takip ettiği duruma sanık skandal bir savunmaya imza atarak, “Oturuşu müstehcendi. İnsanın şehvet duygusunu uyandırıyor” demiş, ardından tahliye edilmişti. Çakıroğlu’nun tahliyesi kadınlar tarafından tepki ile karşılanmıştı.

HABER MERKEZİ