Ana Sayfa Blog Sayfa 6220

Tutsaklardan faks ve mektup kampanyası

Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde bulunan tutsaklar, Özgür Basın ile dayanışmak amacıyla, 23 radyo ve televizyonla ilgili kampanya başlattı. Tutsaklar, RTÜK olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlara mektup ve faks gönderecek

Kandıra 2 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan tutsaklar, Fransız şirketi Eutelsat tarafından ekranı karartılan Med Nuçe ve Newroz Tv ile KHK’ler kapsamında kapatılan 23 radyo ve televizyonla ilgili kampanya başlattı. Fransız Büyükelçiliği’ne faks ve mektup gönderen tutsaklar, kapatılan 23 TV ve radyo için de başta RTÜK olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlara mektup ve faks gönderecek.

Araç gereçler gasp edildi

Tutsaklar, “Özgür Basın üzerindeki baskı, biat ettirme ve susturma politikalarını takip edip haberdar oluyoruz. AKP ve Saray’ın medyası olan havuz medyasından başka bir kanal göremiyoruz burada. Zaten faşist rejim, muhalif olan tüm kanal ve radyoları OHAL adı altında kapatmış, üstelik de araç gereçlerini gasp edip TRT’ye vermiş bulunmakta. Biz bunların bizleri susturmayacağını, gerçekleri halka ulaştırmamızı engelleyemeyeceğinin farkındayız. Özgür Basın’ın çeyrek asırlık tarihinde de bunu görebiliyoruz” diye belirtti.

Çeşitli kurumlara mektup

Med Nûçe Tv’nin yayınını RTÜK işbirliği ile durduran Eutelsat’a mektup ve faks gönderdiklerini belirten tutsaklar, “Mektup ve fakslarda RTÜK gibi davranmaktan vazgeçilmesi ve Med Nuçe yayınını devam etmesi çağrısı yapıldı. Yine aralarında Zarok, İMC, Tv 10, Hayatın Sesi ve Özgür Gün Tv ile Özgür Radyo gibi televizyon ve radyoların yayınlarının durdurulmasını kınamak için de başta RTÜK olmak üzere çeşitli kurum ve kuruluşlara da mektup ve fakslar gönderceğiz” ifadelerini kullandı.

Özgür Basın’a selam

Özgür Basın’ın çalışmalarını da selamlayan tutsaklar, “Dışardan doğru ve tarafsız haberleri Özgür Basın’dan öğreniyoruz. Zindanların sesi de yine Özgür Basın’dır. Bu yüzden, Özgür Basın susturulamaz” dedi.

Muhammed Doğru / Kandıra Cezaevi – Diha

‘Madam’a suç duyurusu

CHP Manisa Milletvekili Tur Yıldız Biçer, Türk Kadınlar Birliği Manisa Şubesi toplantısında yaptığı konuşmasında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Bir adam gibi ölmek var, bir madam gibi ölmek var” sözüyle cinsiyet ayrımcılığı ve ırkçılık yaptığını kaydederek kınadı. Biçer, Cumhurbaşkanı hakkında suç duyurusunda bulunacağını söyledi. HABER MERKEZİ

Milliyetçilik ve ırkçılık hortlatıldı

AKP ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından son dönemde sıkça dile getirilen başkanlık sistemi açıklamalarına tepkiler sürüyor. Barış Bloku Eşsözcüsü Bahadır Altan, “Bu tartışmalar 7 Haziran sonrası başlatılan savaşın amacının ne olduğunu ortaya koyan bir gelişme” dedi. Başkanlık tartışmalarının barış ve demokrasi güçlerinin bir araya gelmesi için bir fırsat olarak değerlendirilebileceğini vurgulayan Altan, “Bu durumu toplumda savaş karşıtlarının, demokrasi yanlılarının bir araya gelerek mücadele etmeleri için şansa dönüştürülebiliriz” dedi.

CHP altyapısını hazırladı

Altan, CHP’nin tutumuna ilişkin ise “Kılıçdaroğlu’nun ‘Başkanlık gelirse bu kanlı olur’ şeklindeki açıklamasını da buna direnecekleri ve itiraz edecekleri şeklinde yorumluyorum. Umuyorum bu sözünün de arkasında durur. Başkanlığa değil diktatöryal sisteme gidiyoruz” dedi. Altan, CHP’nin “Yenikapı Ruhu”na katılmasıyla başkanlık sürecinin altyapısını hazırladığını da sözlerine ekledi.

Bir araya gelinmeli

MHP’nin başkanlık sistemini tamamen kendi iradesiyle tartışmaya açtığını düşünmediğini ifade eden Altan, “Savaş, milliyetçiliği ve ırkçılığı hortlattı. Bunu savunanların bir araya gelmesi de şaşırtıcı değil. Şaşırtıcı olan barışı ve demokrasiyi savunanların bir araya gelmemesidir” dedi. Altan, “Tüm güçlerin barış ve demokrasi için bir araya gelmesi gerekli. Kalıcı bir barış da o zaman gelir” dedi.

İSTANBUL / DİHA

 

 

 

Üç kentte sıkıyönetim uygulaması!

OHAL ilanından sonra keyfiyete dönen yasaklar bir bir resmileşiyor. Ankara Valiliği, kent genelinde ilan ettiği sıkı yönetim uygulamasını resmileştirdi. Valilik yaptığı açıklamada 30 Kasım tarihine kadar her türlü toplantı, gösteri ve yürüyüşün yasaklandığını belirtti. Dîlok’ta (Antep) Antep Valiliği yaptığı açıklama ile kentte 31 Ekim tarihine kadar her türlü eylem ve etkinliğin yasaklandığını duyurdu. Artvin’de de Artvin Valliği tarafından yapılan açıklama ile yürüyüş, basın açıklaması, toplantı, miting, çadır kurma, oturma eylemi, stant açma, afiş, pankart, bildiri ve benzeri türdeki tüm etkinliklerin bir ay süreyle yasaklandığı duyruldu.

HABER MERKEZİ

 

 

 

Üç defa Anıtkabir’den geçince!

Ankara’da IŞİD üyesi olduğu iddia edilen bir kişi polisler tarafından evine yapılan operasyonla öldürüldü. Valilik yaptığı açıklama da öldürülen kişinin üç defa Anıtkabir’in etrafında görüldüğünü söyledi

Ankara’nın Etimesgut ilçesinde bu sabah IŞİD üyesi olduğu iddia edilen bir kişinin kaldığı eve operasyon düzenlendi. İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, IŞİD üyesi olduğu belirtilen şahsın Ankara’da canlı bomba eylemi gerçekleştireceği bilgisine ulaştığı ileri sürülürken, şahsın bulunduğu Etimesgut ilçesi Eryaman Mahallesi 47. Sokak’taki eve gece 03.00 sıralarında operasyon yapıldı. Şahsın “teslim ol” çağrısına ateşle karşılık verdiği belirten polis kaynakları, şahsın bu yüzden öldürüldüğünü açıkladı. Ayrıca aynı kaynaklar, evde yapılan aramalarda çok sayıda patlayıcı madde bulduğu ileri sürüldü.

1992 Adana doğumlu Diyarbakır nüfusuna kayıtlı olduğu belirtilen ve operasyonda öldürülen Ahmet B.’nin IŞİD üyesi olduğu canlı bomba eylemi yapmak için Ankara’da bulunduğu ileri sürüldü. Olayın ardından bölgeye gelen Ankara Valisi Ercan Topaca ve İl Emniyet Müdürü Mahmut Karaaslan, konuya ilişkin açıklama yaptı. Topaca, “Şüpheli, Anıtkabir ve eski Meclis civarında 3 defa kamera kayıtlarında görüldükten sonra yapılan tespitlerde IŞİD’le bağlantıları itibarıyla şüpheli görüldüğü için takibe alındı” dedi.

Yön Radyo 23 yıldır toplumu birleştiren türkülerin sesidir

UĞUR ŞAHİN

Türkiye’nin ilk “Türkü Radyosu” olan ve 23 yıldır yayın yapan YÖN Radyo hakkında verilen kapatma kararına tepkiler artarak devam ediyor. Verilen kapatma kararına karşıysa, radyo çalışanları, dinleyiciler ve sanatçılar radyoda nöbet tutuyor. BirGün’e konuşan Yön Radyo Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Mansur Kılınç, Yön Radyo’nun, 23 yıldır bağımsız yayıncılık yaptığının altını çizerek, kapatma kararına karşı olağanüstü bir destek gördüklerini söyledi. Kılınç, “Yön Radyo’nun yayın çizgisi Anadolu’nun en ortak değerleri olan türkülerdir. Radyomuz geliştirdiği uluslararası ilişkilerle Anadolu türkülerini dünyaya dinletmiş, kültürümüzü tanıttı. Radyo’nun çizgisi, Türkiye çizgisidir, basın ve ifade özgürlüğü çizgisidir. Radyomuz, 23 yıllık yayın yaşamında gerek RTÜK, gerekse diğer idari kurumlardan herhangi bir uyarı almamış nadir kurumlardan biridir. Esasen Türkülerin bu ülkenin en ortak, en birleştirici değeri olduğunu şu 4-5 gün içinde bir kez daha görmüş olduk. Herkesin talebi, beklentisi aynı: “Bu yanlış bir karar ve düzeltilmeli.” diye konuştu.

Kapatılmak için sebep yok
Yön Radyo Genel Müdürü Ulaş Can kapatma kararının halen daha tebliğ edilmediğine değinerek şöyle konuştu: “Tebligat olmadığını için neden kapatıldığımızı bilemiyoruz. Kapatılmak için hiçbir sebebimiz yok. Biz Anadolu’nun ortak değerinin türkü olduğunu düşünüyoruz, radyonun da derdi tam olarak bu. Ülkede inşaları birleştiren gücün türkü olduğunun farkındayız. Bizim her görüşten dinleyicimiz var. Dinleyicilerimiz çok büyük destek gösteriyor. Böreği yapan, sarması yapan buraya gelip, bizimle beraber türkü söyleyip, türkü dinliyor.” Şeklinde konuştu.

Böyle bir radyo kapatılıyor

Yön Radyo’ya dayanışma ziyaretinde bulunan sanatçı Sadık Gürbüz ise şu değerlendirmede bulundu: “Bu radyo, türküler çalarak program yapan, türkülerini dinleten bir radyo. İnternet üzerinden bir radyo. Türküseverlerin toplandıkları, böyle bir radyo kapatılıyor. Kendi yağında kavrulan, türkülerle yola devam eden bu radyo daha önceden RTÜK’ten hiç ceza ve uyarı almamıştı.”

Hayatın renklerini yansıtan TV’leri kapattılar

Panele Hayatın Sesi Televizyonu Politika Editörü Cem Şimşek, BirGün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Aydın, TV10 Genel Yönetim Kurulu Üyesi Turabi Kişin ile MMO İstanbul Şube Yöneticisi Cafer Yıldız konuşmacı katıldı.

TEKÇİLİK DAYATILIYOR!

Hayatın Sesi TV’nin gerekçe gösterilmeden kapatıldığını ifade eden Cem Şimşek, “İşçilerin, emekçilerin, halkın sesi olan; baskı ve sömürüye karşı yayın yapan bir kanal olduğumuz için televizyonumuz karartıldı” dedi. Şimşek, “OHAL’in sivilleri etkilemeyeceğini söyleyenler bugün Alevilerin aşure etkinliğini, işçilerin grevini, emekçilerin yürüyüşünü engelliyorlar. Bu duruma karşı birlikte beraber mücadele etmeliyiz, mücadelemizde ısrarlı olmalıyız” ifadelerini kullandı.

“Kapatılanlar sadece bir televizyon kanalı değil hayatın farklı renklerini yansıtan kanallardı” sözlerini kullanan Turabi Kişin “Hayatın Sesi işçileri, emekçileri yansıtırken TV10 Alevi toplumunu ekranlarına taşıyordu. Yine Jiyan TV kaybolma tehlikesi yaşayan Zazaca diliyle yayın yapıyordu. Bu nedenle bu kanalların kapatılması aynı zamanda tek dil, tek din gibi tekçiliğin de dayatılması anlamına gelir” diye ifade etti.

MÜCADELEYİ BÜYÜTMELİYİZ!

İbrahim Aydın ise “Medyayı kim ele geçirirse toplumda hegemonik olarak avantaj elde eder. AKP’de bunu yapıyor. İlk aşamada medyayı açılan davalarla sindirmeye, ikinci aşamada da kesilen ilanlarla ekonomik abluka altına almaya çalıştı” diye konuştu. Geldiğimiz noktada mahkeme kararına dahi gerek kalmadan ‘terör örgütü propagandası’ gibi suçlamalarla gazetelerin kapatılabileceğini söyleyen Aydın, “Faşizme karşı kurulabilecek en büyük cepheyi kurmalıyız, mücadeleyi büyütmeliyiz” dedi. (İstanbul/EVRENSEL)

‘Dizel Araçlar Hava Kirliliğinin En Büyük Nedeni’

Normalde petrol rafinelerinde kullanılan kızılötesi kameralar, Londra sokaklarına yerleştirildiğinde kenti boğan zehirli gaz bulutları gözle görülür şekilde ortaya çıkmış.

Uzmanlar, yayaların “ham kirliliğe” yani hava kirliliğinin kaynağına ne kadar yakın olduklarını çoğu zaman fark etmediklerini söylüyor.

Kings College’dan Martin Williams, “Bugünlerde karşılaştığımız en büyük zorluklardan biri insanlara hava kirliliğiyle ilgili mesaj ulaştırmak. Bu bir kamu sağlığı sorunu ancak gözle görülmüyor. 1950’lerde ve 1960’larda, etrafı saran dumanlar vardı. Ancak bugün, neredeyse hiçbir şey göremiyoruz” diyor.

Peki, trafiğin yoğun olduğu sokaklarda tam olarak ne soluyoruz? Dizel araçlardan kaynaklanan is ve yayılan kirli nitrojen dioksit gazının solunması, son dönemde ciddi bir sorun olarak görünüyor.

Dizel araçlar, kentlerdeki hava kirliliğinin temel sebebi olarak görülüyor. Alman otomobil üreticisi Volkswagen’in dizel araçların karbon salınım testlerini manipüle ettiğini ortaya çıkması, dizel motorlarla ilgili tartışmayı körükledi.

Greenpeace’ten Areeba Hamid, bu skandal sonrası, otomobil üreticilerinin dizel araçların yarattığı sorunlar karşısında baskı hissetmeye başladıklarını ve elektrikli araba modelleri üretme çabalarını arttırdıklarını belirtiyor.

Eylül ayındaki Paris Otomobil Fuarı’nda, elektrikli araçlar ön plandaydı. Volkswagen, 2025’e kadar 2 ila 3 milyon elektrikli araç satma hedefini açıkladı.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Eylül ayında açıkladığı rakamlara göre, dünyada her 10 kişiden 9’u, hava kirliliğinin tehlikeli boyutlara ulaştığı yerlerde yaşıyor.

Uzmanlar, elektriğin yenilebilir enerji kaynaklarından elde edildiği bir dünyada, elektrikli otomobillerin hava kirliliğine çözüm olabileceğini söylüyor.

amerikanın sesi

Türkiye’nin Gündemi Musul Operasyonu

ANKARA — 

Türkiye’de bugün liderlerce yapılan siyasi değerlendirmelerde dış politikada Musul operasyonu ön planda çıkarken, Başbakan Binali Yıldırım da Türk Hava Kuvvetleri’nin operasyona “icap ederse” katılacağını açıkladı.

Başbakan Yıldırım, partisinin TBMM’deki grup toplantısında, “Cumhurbaşkanımızın dediği ‘Masada da, operasyonda da olacağız’ sözümüzün arkasındayız. Operasyonda ön saflarda olanlar bizim Başika’da eğittiğimiz Ninova Mücahitleri’dir. Ayrıca koalisyon güçleri içerisindeki bizim hava kuvvetlerimiz de yer almıştır. ‘Musul’da Türkiye’nin işi yok’ diyenler cevabını almıştır,” açıklaması yaptı.

Yıldırım, toplantı sonrasında, Türkiye’nin hali hazırda hava kuvvetleriyle operasyonda yer aldığı izlenimi ortaya çıktığı anımsatılınca sözlerine açıklık getirdi. Yıldırım, “İcap edince olacak zaten. Prensip olarak koalisyonun içinde olmasında mutabakat var” dedi. “TSK uçaklarıyla henüz yer almadı değil mi?” sorusu üzerine Yıldırım, “Oradaki operasyonların detayını bilmiyorum tabii, ama önemli olan koalisyon içerisinde olmak” yanıtını verdi.

Savunma Bakanı: “Mutabakata varıldı”

Başbakan Yıldırım, öğle saatlerinde yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin Musul operasyonunda hava desteği konusunda Uluslararası Koalisyon ile bir uzlaşma olduğu bilgisini vermişti. Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ise, saat 20.30 civarında İtalya’nın başkenti Roma’da Güneydoğu Avrupa Savunma Bakanları (SEDM) toplantısı sonrasında açıklamalarda bulundu. Işık, Roma’daki açıklamasında, Musul operasyonunda hava unsurlarıyla Türkiye’nin katılması yönünde Koalisyon ile mutabakata varıldığını söyledi.

Anadolu Ajansı’nın haberine göre; Bakan Işık, Fransa’nın başkenti Paris’teki Musul ile ilgili toplantıya da davet edildiklerini söyledi. Işık, “Türkiye olmadan Musul’un geleceğine ilişkin karar almak mümkün değildir,” dedi.

Kılıçdaroğlu: “Esip gürlerseniz plansız kalırsınız”

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise, TBMM’deki grup toplantısında, hükümetin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın izlediği dış politikayı eleştirdi. Musul’daki tabloyu Türkiye açısından “yenilgi” olarak değerlendiren Kılıçdaroğlu, Musul’da Ankara’nın süreçte katılımcı olmadığını ifade etti. Kılıçdaroğlu, Suriye ve Irak’taki gelişmeleri konuşmasında özetle şöyle yorumladı:

“Dış politika milli olmak zorundadır. Dış politikayı kapalı kapılar ardında oluşturamazsınız. Türkiye’nin ortak ses çıkarması gerekir. Hükümet, TBMM’yi sağlıklı bilgilendirmemiştir. Başbakan konuşmuyor, Dışişleri Bakanı arada bir şeyler söylemeye çalışıyor. Ve söyledikleri birbirinden farklı. Hedefleri kim belirliyor? Sayın Cumhurbaşkanı. Sorumluluğu yok. Kim buna müdahale edecek, Sayın Binali Yıldırım. Lütfen Binali Bey koltuğunuzun hakkını koruyun, başkaları hakkınıza müdahale etmesin. Konuşacaksa hükümet konuşsun. Musul konusunda esip gürlüyorlardı. A planım, B planım, Z planım var. Esip gürlersen seni plansız bırakırlar. Eskiden Ortadoğu’da kuş uçsa Türkiye’ye sorarlardı. Bu benim ağrıma gidiyor. Musul konusunda Türkiye’nin masa dışında tutulması en büyük yenilgilerimizden biridir. Şimdi birileri bizim milliyetçiliğimizi konuşuyor. O zaman Kıbrıs’ın Beşparmak Dağları’na bakacaksınız. Sayın Bahçeli’nin, Sayın Yıldırım’a sormasını isterim; Kerkük’ü kime teslim ettiniz, katliama niçin sesinizi çıkarmadınız? Kimse kusura bakmasın ama, birileri kalkıp istediği gibi eser, bağırır çağırırsa kimse de onu dikkate almaz. Kaybeden Türkiye. Irak ve Suriye politikasına bakın, kaybeden bir ülke var Türkiye, kaybeden Türkmenler. Dışişleri Bakanı, Lozan’da bir toplantıya katıldı: ‘Terörist El Nusra Halep’ten derhal ayrılmalı’ dedi. Cumhurbaşkanı, ‘Eğer dost olmak için IŞİD’e karşı dost olmak ölçüyse El Nusra’ya da dost ol. Onlar da savaşıyor’ dedi. Böyle bir tabloya kim inanır? El Nusra konusunda bile görüş birliği yok. Dışişleri Bakanı’nı kutluyorum, doğruyu söylüyor, El Nusra oradan çekilmeli.”

Bahçeli: Türkiye tribünden izlememeli

MHP Genel Devlet Bahçeli, “Türkmeneli’ni çaresizliğe terk edemeyiz. Kerkük Türk’tür, Musul, Telafer Türk’ün öz yurdudur. Musul’da mülteci göçü başlayınca ne olacak, terör tehdidi devam ederse müttefik ülkeler ne diyeceklerdir? Telafer’de katliam yapılırsa bunun hesabını kimler verecektir? Türkiye Musul konusunu tribünden izlememeli, geri kalmamalıdır. Bu ‘savaşa girelim, oldu bittiye getirelim’ diye yorumlanmamalıdır. Masaya yatırılmalıdır,” dedi.

PKK’nın Irak ve Suriye’deki varlığını anımsatan Bahçeli, Türkiye’nin ülke güvenliği çerçevesinde hareket etmek zorunda olduğunu ifade etti. Irak Başbakanı Ebadi’ye tepkisini aktaran Bahçeli, “PKK, Sincar’a yerleşmiştir. Başta PKK olmak üzere Türkiye düşmanlarının Irak’ta mevzi elde etmesi dostluğa sığmayacaktır. İbadi kimlere diyet borcunu ödemektedir? Başika’yı boşaltmak kabus demektir. İbadi ister kabul etsin, ister etmesin büyük devlet olmanın vakar ve haysiyeti bunu gerektirmektedir. Türkmenler katliama maruz kalırken, Irak ne yapıyordu? Musul üzerinden süren mücadele sadece IŞİD’i kovmak değildir,” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Misak-ı Milli hatırlatması için “yerinde” yorumunu paylaşan Bahçeli, “Türkiye’yi fanusa sokmak isteyenler heves etmesin, Musul bizim asıl meselemizdir. Bu ecdat yadigarı toprakları oyunlarla gasp edenler, tarihe karşı suç işlemişlerdir. Musul ve Kerkük vicdanen, kalben vatandır. Burada hangi taşı kaldırsak ‘Ne mutlu Türküm sesi’ duyulacaktır. Teksaslı gelecek, biz gelemeyeceğiz öyle mi? Biz üst akıl falan tanımayız, takmayız, üstü altı bilmeyiz. Aklı olan varsa ya göle kaçsın, ya da kendisine saklasın. Türk milletinin aklına, irfanına inanır, kargadan başka kuş tanımayanlara kartal pençesini heyecanla hatırlatırız,” dedi.

Demirtaş: “PYD ve PKK’yı yanınıza alsaydınız”

Türkiye’nin bölgede ittifak seçerken yanlış gruplarla işbirliği yaptığını kaydeden Demirtaş, Türkiye’nin IŞİD destekçisi ülke olarak görüldüğünü belirterek, “Musul meselesinde başından beri yanlış aktörlerle iş tutmasaydınız, mezhepçilik yapmasaydınız, milliyetçilik, ırkçılık yapmasaydınız ve en önemlisi çözüm masasını devirmeseydiniz, Türkiye’de iç barışı sağlasaydınız, bir tarafınıza Ahrar uş-Şam’ı, bir tarafınıza Nusra’yı alacağınıza bu tarafınıza, çok açık söylüyorum PYD’yi, öbür tarafınıza PKK’yı alsaydınız,” diye konuştu.

Türkiye’nin PYD ve PKK ile işbirliği yapmasını önerdiği gözlemlenen Demirtaş, böyle yapılsaydı kendi yurttaşı olan 20 milyon Kürt’ü kazanacak Türkiye’nin istikrar ve büyümüş bir ülke olacağını ifade etti.

HDP’nin Türkiye’ye en çok kazandıracak en makul öneriyi; iç barışı gündeme getirdiğini söyleyen Demirtaş, HDP üzerinde bölge halklarıyla Türkiye’nin ilişki kurabileceğini savundu.

“Kimse sen 14 yılda dış politikada ne kazandın diye sormuyor” diyen Demirtaş, Türkiye’nin iyi ilişki içerisinde olduğu bir ülke bulunmadığını öne sürerek hükümetin yalan konusunda Oscar’lık olduğunu sözlerine ekledi.

amerikanın sesi

Iraklılar Türkiye’yi protesto etti

Önerdiğimiz linkler Erdoğan’dan Musul operasyonu açıklaması Türkiye Musul operasyonuna hazırlanıyor

Irak’ın Musul kentinde IŞİD’e yönelik planlanan operasyona, Türk ordusunun Başika’da eğittiği Musullu savaşçıların da katılacağı bildirildi. Operasyonun birkaç gün içinde başlamasının planlandığı bildirildi. (14.10.2016)

Türkiye Irak politikasında kararlı

Türk birlikleri Irak’ın kuzeyindeki varlığını sürdürecek. Cumhurbaşkanı Erdoğan Irak konusunda kararlılık mesajı verdi. Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş da “ihtiyaç bulunduğu sürece Başika’da varlığımız sürecek” dedi. (12.10.2016)

Ankara ile Bağdat arasındaki Başika krizi sokaklara taşındı. Türkiye’nin Bağdat Büyükelçiliği önünde toplanan binlerce Iraklı “Türkiye’nin Musul operasyonunda yer alma ısrarını ve ülkedeki askeri varlığını” protesto etti. Irak bayrakları taşıyan göstericiler “İşgalciler dışarı”, “Türkiye dışarı” gibi sloganlar attı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın karikatürünün yer aldığı dövizler üzerinde “Osmanlı işgali sona erdi” ifadeleri yer aldı.

Gösteri çağrısı radikal Şii lider Mukteda El Sadr tarafından yapılmıştı. El Sadr yanlısı milletvekili Şeyh Mecid El Fartusi “Irak’ın içişlerine Türk müdahalesini kınıyoruz. Irak toprağına kimse izinsiz girip işgal edemez” diye konuştu.

Türkiye ile Irak arasındaki ipler Musul operasyonu öncesinde gerilmişti. Irak Temsilciler Meclisi ülkenin kuzeyindeki Türk askerini “işgalci” sayan ve Irak’tan çıkarılmasını isteyen bir karar almış bu karar Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından kınanmıştı. Taraflar karşılıklı olarak büyükelçilerini çağırmış ancak bir sonuç çıkmamıştı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Haydar El İbadi arasındaki karşılıklı açıklamalar iki ülke arasındaki tansiyonu daha da yükseltti.

Çavuşoğlu: Bağdat’tan bir heyet Türkiye’ye gelecek

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bugün konuyla ilgili olarak Bağdat’a giden Türk heyetinin olumlu bir görüşme yaptığını söyledi. Çavuşoğlu “Şimdi müsteşarımız Ümit Bey ve Genelkurmay’dan, istihbarattan arkadaşlarımız gittiler. Dünkü görüşmeler son derece pozitif. Burada düşüncelerimizi yazılı bir şekilde de paylaştık. Onlar Başbakanlarıyla görüşüp düşüncelerini bizimle paylaşacaklardı ve biz de bu düşünceleri aldıktan sonra değerlendireceğiz. Bu hafta içinde, hafta sonuna doğru, belki perşembe günü bu sefer Irak’tan, Bağdat’tan bir heyet Türkiye’ye gelecek. İki tarafta da esasen bu işi diyalog yoluyla halletme iradesi var“ diye konuştu.

Başbakan Binali Yıldırım Adalet ve Kalkınma Partisi’nin TBMM Grubu toplantısında Musul operasyonuna yönelik “operasyonda ön saflarda olanların Türkiye’nin Başika’da eğittiği milisler” olduğunu hatırlatarak, bunlar “Ninova mücahitleridir. Peşmergelerle birlikte operasyona katılmışlardır” şeklinde konuştu. Anadolu Ajansının haberine göre Yıldırım bir gazetecinin, “Grup konuşmanızdaki ifadelerinizden şu an uçaklarımız operasyonun içindeymiş gibi anlaşıldı” demesi üzerine, “İcap edince olacak zaten. Prensip olarak koalisyonun içinde olmasında mutabakat var” ifadesini kullandı.

©Deutsche Welle Türkçe

DW, AP, DPA / EC, GA