Ana Sayfa Blog Sayfa 6229

Beşiktaş Belediye Başkanı Hazinedar disipline sevk edildi

CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleşti. Toplantının gündemini ise CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, düzenlediği basın toplantısında paylaştı.

Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Böke, bir soru üzerine, “CHP, Türkiye için hukuk derken bunu boşlukta kalmış bir kavram olarak söylemiyor. Kendi içinde de hukuku işleten bir parti. Türkiye’ye de gerçek hukuku getirecek olan partidir. CHP, bu konularda kendi hukuki çerçevesi içerisinde bugün MYK’de değerlendirmelerini yaptı. Beşiktaş Belediye Başkanımızın disipline sevk edilmesi konusunda bir karara vardı. Bundan sonra artık disiplin kurulunun bu süreci yönetmesini takip edeceğiz. Detaylarına bugün girmek doğru olmaz. Bizim tartıştığımız mesele bunun bir disiplin sürecine dönüşüp dönüşmemesi meselesiydi” ifadelerini kullandı.

Hazinedar’ın YDK’ye “geçici ihraç talebiyle” sevk edildiği öğrenildi. CHP Tüzüğü’ne göre, parti içinde ayrılık gözeten ve ayrımcılık yapan, parti düzenini bozma ve çalışmaları aksatma tutumu sergileyen üyeler için geçici ihraç (çıkarma) cezası verilebiliyor. Geçici ihraç, üyenin partiden 1 yıldan 2 yıla kadar ilişkisinin kesilmesini öngörüyor. Parti tüzüğüne göre, geçici çıkarma cezası alanlar, bu süre içinde parti üyelerine tanınan haklardan yararlanamıyor ve cezanın tamamlanmasından itibaren 6 ay süre ile parti organlarına seçilemiyor.

CHP’nin 3 ayda bir toplanan Parti Meclisi’nde de bazı üyeler, Hazinedar’ın parti programı ve kuralları dışında hareket ettiğini iddia ederek, disipline sevki için imza toplamışlardı.

YURT DIŞINA ÇIKIŞ YASAĞI KONMUŞTU

Hazinedar hakkında, darbe girişimi ardından başlatılan Gülen Cemaati soruşturması çerçevesinde yurt dışına çıkış yasağı getirilmişti. Hakkındaki yasakla ilgili konuşan Murat Hazinedar, “Bu temizlik operasyonunu kirletmeye kalkanlar olabilir. Bu kirletmenin aracısı ya da hedeflerinden biri ben olabilirim. Bir Murat değil bin Murat feda olsun devletime” demişti. (DHA)

Dr. Gergerlioğlu Facebook paylaşımı nedeniyle açığa alındı

Caner AKTAN
Kocaeli

Facebook hesabından yaptığı bir paylaşım nedeniyle hakkında Kocaeli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekterliği tarafından soruşturma açılan Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, aynı gün, ifadesi alınmadan Kocaeli Valiliği tarafından açığa alındı. 
Dr. Gergerlioğlu Facebook hesabından “Bu fotoğrafa bakıp niye bu savaşın bitirip tüketmekten başka anlamı olmadığını anlarsınız. Analar aynı, bayraklar farklı..! Ölünce farkımız kalmıyor birbirimizden.! Çocuklarımızın tabutu yan yana duracağına, dirisi yan yana dursun, eşitçe, kardeşçe ve omuz omuza” mesajını vermişti.

LİNÇ KAMPANYASI BAŞLATILDI

Aynı zamanda T24 yazarı olan Gergerlioğlu hakkında linç kampanyası başlatıldı. Başta BBP olmak üzere hakkında birçok kurum temsilcisi tarafından suç duyurusunda bulunuldu. Gergerlioğlu, sosyal medya üzerinden verdiği mesajın arkasında olduğunu savunarak kendisine hakaret edenler hakkında suç duyurusunda bulundu.

‘KARAR HUKUKSUZDUR’

Açığa alınmasıyla ilgili açıklama yapan Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Hakkı, adaleti, barış talebini dillendirdiğim için bu karar alınmıştır. Bu kararla boyun eğeceğimi sanan varsa yanılır. Bu hukuksuz karara karşı mücadele edeceğim ve sonuç ne olursa olsun ilkelerimden vazgeçmeyeceğim.Kamu idaresi adına bu karara atılmış imza, nezdimde sadece ve sadece haksızlık, hukuksuzluktur” dedi.

Nobel Edebiyat Ödülü Bob Dylan’a verildi

2016 Nobel Edebiyat Ödülü, sürpriz bir şekilde ABD’li Ozan Bob Dylan’a verildi.

Folk Müzik efsanesi Dylan, ödüle “Amerikan şarkı geleneğinde yarattığı şiirsel anlatımlar” sebebiyle layık görüldü.

Ödüle ilişkin resmi açıklamayı yapan İsveç Nobel Akademisi Daimi Sekreteri Sara Danius, sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

BBC’nin haberine göre Sara Danius, “Bob Dylan ödülü gerçekten hak etti mi?” şeklinde gelen bir soruya, “Elbette hak ediyor. Ödülü aldı zaten” yanıtını verdi.

Danius, “Bob Dylan, İngilizce yazın geleneğinin büyük bir ozanı…54 yıldır sürekli kendini yenileyerek, bugüne kadar çok sayıda orijinal eser ortaya koydu. Örneğin eğer 1966 tarihli “Blonde on Blonde” albümünü dinlemeye başlarsanız, çok parlak bir kafiye özgünlüğü görürsünüz” dedi.

Sara Danius’un, “Dylan geleneksel anlamda bir edebiyat eseri, roman veya şiir üretmedi. Bu anlamda ona bu ödülün verilmesi, Nobel’in ufkunu genişlettiği anlamına mı geliyor” şeklindeki soruya cevabı ise şöyle oldu:

“Öyle görünebilir. Ama aslında değil. Eğer edebiyat tarihinde geçmişe geri dönersek, 2500 yıl önce Homeros ve Safo’nun da dinlenmek, ve enstrümanlarla sahnelenmek üzere ebedi eserler ortaya koyduğunu görürüz. Bugün hala Homeros ve Safo’yu okuyoruz ve dinliyoruz. Bob Dylan’da olduğu gibi.”

69 ALBÜMÜ VAR

Gerçek ismi “Robert Allen Zimmerman” olan 75 yaşındaki Bob Dylan’ın, “Mr. Tambourine Man”, “All Along the Watchtower”, “Like a Rolling Stone” gibi unutulmaz birçok şarkısı bulunuyor. Bob Dylan, 1962 yılından bu yana toplam 69 albüm yayınlamıştı.. (KÜLTÜR SERVİSİ)

Baluken’den Şirnex açıklaması: Yardımları Erdoğan engelliyor

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Şirnex halkı için başlatılan ev ve barınak çalışmalarının bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla engellendiğini belirterek, BM’ye Şirnex için insani yardım çağrısında bulundu

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Meclis Genel Kurulu’nda konuştu. Şirnex’te (Şırnak) devam eden “sokağa çıkma yasağı”na değinen Baluken, 213 gündür yurttaşların Şirnex’e giremediğini, kentin talan edildiği ve yıkıldığını belirterek, “Şırnak’ta insanlığın ve tarihin henüz isimlendirmediği bir zulüm ve ölüm rejimi var” dedi. Şirnex’i yakan ve yıkan zihniyetin yardımları da engellediğini ifade eden Baluken, “Bugüne kadar giden bütün gıda malzemelerine, bütün ihtiyaç malzemelerine buradan verilen talimatla valilik tarafından el konuldu. Hiçbir sivil toplum örgütünün Şırnak’a yardımları ulaştırmasına müsaade etmiyorlar” diye konuştu.

‘Bizzat Erdoğan engelliyor’

Kışın gelmesiyle birlikte çadırlarda yaşayan Şirnexlilerin başlattığı barınak ve ev kurma çalışmalarının bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla engellendiğini ifade eden Baluken, şöyle devam etti: “Yani Şırnaklıların kışı orada, çadırlar altında, soğukta geçirmesi için özel bir çaba, özel bir çalışma yürütüyor. Bir kere sizin çıkıp burada bize cevap vermeniz lazım. Şırnak’la ilgili projeniz nedir, çalışmanız nedir? Şu anda dışarıda bulunan 400 aile kışı hangi koşullarda karşılayacak? Eğer bize izin vermiyorsanız siz bu ailelerle ilgili nasıl bir proje önünüze koydunuz? Nasıl bir çalışma önünüze koydunuz? Bunu çıkıp burada mutlaka izah etmeniz gerekiyor. Biz biliyoruz niye yapmadığınızı, çünkü Şırnak’a konteynır kurduğunuzda, Şırnak’a prefabrik kurduğunuzda kendi toprağında kendi yurttaşını mülteci pozisyonuna getiren o resimden korkuyorsunuz. Bakın, buradan defalarca çağrı yaptık, bir daha yapıyoruz; siz o resimden korkup eğer Şırnakla ilgili herhangi bir şey yapmıyorsanız, bırakacaksınız, orada sivil toplum örgütü yapacak, halkın kendisi yapacak ve Şırnaklılar bu kışı bir çatı altında geçirecek”

BM’ye çağrı

AKP hükümetinin Şirnex’i insansızlaştırmak istediğinin altını çizen Baluken, Birleşmiş Milletler’e (BM) çağrı yaparak, “Halep’e yapılan insani yardımların aynısını Birleşmiş Milletler bir an önce Şırnak için devreye koymalıdır. Bakalım Birleşmiş Milletler eliyle insani yardım gelince siz yine çıkıp o insani yardımları tıpkı Esad rejimi gibi engelleyecek misiniz, engellemeyecek misiniz?” diye sordu.

‘Keşke 141 Hurşit’i de kurtarabilseydik’

Şirnex’te 13 gün gözaltına alındıktan sonra sağ kurtulmayı başaran Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Şirnex İl Yöneticisi Hurşit Külter’e değinen Baluken, “Hurşit’in kemiklerini değil, canlı sözlerini duymaktan büyük bir onur duyduk. Keşke Cizre’de katledilen 141 Hurşit’i de bu şekilde kurtarabilmiş olsaydık” diye konuştu.

ANKARA / DİHA

Moskova’nın Ortadoğu’daki güç savaşı

Rusya, Suriye’deki askeri mevcudiyetini arttırıyor. Halep’i bombalayan Rus jetleri Lazkiye’den havalanıyor. Rus donanması Tartus limanında demirliyor. S-300 ve S-400 tipi Rus uçaksavar füzeleri roketsavar olarak da kullanılabiliyor. ‘Amiral Kusznetsow’ da yakında Doğu Akdeniz’deki Rus askeri gücüne ek destek sağlayacak.

Rusya böylelikle bütün Suriye hava sahasını kontrolü altına almış bulunuyor. ABD’nin Suriye’deki savaşa müdahale etme planları da şimdilik kağıt üzerinde kalmaya mahkum. El Cezire televizyonunun siyasi analiz uzmanı Marwan Bishara, “Yüz binlerce can alan iç savaşta Amerikalılar ve Ruslar son Suriyeli ölene kadar birbirleriyle çekişemezler. Bu manzara ABD’nin Rusya tarafından aşağılandığı bir finali andırıyor” diyor.

Halep’in anlamı

Dışişleri bakanları Kerry ve Lawrow hafta sonunda Lozan’da ateşkes görüşmelerini yeniden başlatacak Ancak Rus ve Suriye jetleri Halep semalarında dolaşmaya devam ediyor. Sadece çarşamba günü 50 kişi daha bombalara kurban gitti.

Ancak Rusya’nın amacı sadece muhalifleri ezmek ve Halep’i geri almak değil. Yoğun saldırılar aynı zamanda ABD’ye verilmiş mesaj anlamına da geliyor. Rusya, “Suriye’ye yerleştik. Buraya kalmak için geldik” demek istiyor.

Siyasi boşluk

Eski ABD Başkanı George Bush’un Irak serüveni fiyaskoyla sonuçlandıktan sonra halefi Barack Obama Ortadoğu politikasında çekimser davranmayı tercih etti. Obama bu topraklarda bir daha Amerikan askerlerinin ölmesini istemiyordu. Öncelikle İran’a karşı yatıştırıcı oldu ve Tahran yönetimini Batı ile nükleer anlaşmaya varmaya ikna edebildi. İran nükleer silah yapmaktan vazgeçti, karşılığında da yaptırımlar kaldırıldı.

Obama aynı zamanda bölgedeki en sıkı müttefiki Suudi Arabistan’a da mesafe koydu. ABD’nin pasif Ortadoğu politikasının açtığı boşluğu şimdi Rusya doldurmaya çalışıyor. Suriye’nin Rus Ortadoğu stratejisinin yapıtaşlarından sadece biri olduğu anlaşılıyor. Rusya uzun vadede Ortadoğu’ya temelli yerleşmeyi amaçlıyor.

Ortadoğu‘da diplomatik hamle

Rus dış politikasının kararlılıkla bu amaca hizmet ettiği söylenebilir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin uçak düşürme olayından bir yıl sonra Ankara ile aralarındaki buzları çözmek için gittiği İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile doğalgaz nakil boru hattı anlaşması imzaladı.

Rusya yakında eski müttefiklerinden Mısır ile güvenlik işbirliği görüşmelerine başlayacak. Rusya, İsrail ile ilişkilerine de önem veriyor. Hatta İsrail ile Filistinlilerin barış görüşmeleri için Moskova’da buluşturulması da gündemde. Suriye’de silah kardeşliği yaptığı Tahran ile arası zaten iyi.

Moskova’nın Suudi Arabistan ile görüşmesi anlaşılan İran’ı rahatsız etmiyor. Suudi Arabistan liderliğindeki Yemen uluslararası ittifakının Batı tarafından eleştirilmesinden Riyad rahatsız oluyor. Bir buçuk yıldır süren Yemen iç savaşında en az 10 bin kişinin öldürülmesi üzerine İngiltere, Suudi Arabistan’a yaptığı silah satışlarını gözden geçireceğini duyurmuştu. Bu durumda Suudi Arabistan yeni ortaklara ve silah alabileceği ülkelere ihtiyaç duyacaktır.

Petrolün cazibesi

Rusya uzmanı Boris Reitschuster, “Kremlin liderinin nefesini Batılı rakiplerinin ensesinde hissettirdiğini, Obama ve müttefiklerinin ise sadece pasif tepki gösterebildiklerini” söylüyor.

Rusya’nın kaba ve sert eylemlerine paralel yürüttüğü diplomatik atak da meyve vereceğe benziyor. Şimdiye kadar Rusya’nın küresel güç olduğunu dünyaya ispatlamak istediği sanılıyordu. Putin’in ekonomik durumu kötü olan Ruslara yurtseverlik dopingi yapmaya çalıştığı tahmin ediliyordu. Şimdi ise Putin’in sadece dış faktörlerin yardımıyla iç politika yapmakla yetinmek istemediği anlaşılıyor.

Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesinin bir yorumunda, “Rusya’nın yeniden Yakın ve Ortadoğu’da sözünü dinleten bir güç olmaya çalıştığı” belirtiliyor. ABD’nin bölgedeki angajmanını azaltması nedeniyle Moskova’nın gayesine ulaşma ihtimalinin hiç de az olmadığı aşikar.

Rusya’nın neden bölgeye bu kadar ilgi duyduğu da malum. Avrupa, Afrika ve Asya kıtalarının kesişme noktasındaki Ortadoğu sınırsız stratejik öneminin yanı sıra dünyanın en büyük yeraltı zenginliklerini de barındırıyor. Rusya bu zenginliğe Suriye üzerinden biraz daha yaklaşmış oluyor.

© Deutsche Welle Türkçe

Kersten Knipp

 

Darbe komisyonu eski genelkurmay başkanlarını dinleyecek

15 Temmuz darbe girişimini araştırmak amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, ekim ayında dinleyeceği isimleri belirledi. Listede eski Genelkurmay Başkanları Hilmi Özkök, Yaşar Büyükanıt, Işık Koşaner, İlker Başbuğ ve Necdet Özel de yer aldı.

Listede Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın girişimi haber aldığını söylediği eniştesi Ziya İlgen’le, girişimi 14 Temmuz’da Türkiye’ye bildirdiğini söyleyen Rusya Devlet Başkanı Putin’in danışmanı Alexandr Gudin de var.

Ayrıca listede eski Genelkurmay Başkanları Yaşar Büyükanıt, Hilmi Özkök, Işık Koşaner, İlker Başbuğ, Necdet Özel ve Genelkurmay 2. Başkanı Ümit Dündar, eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Gültan Kışanak ve eski Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Emin Arslan da yer alıyor. (HABER MERKEZİ)

Irak’tan Türkiye’ye nota

Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Faruk Kaymakcı’nın Irak Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığı ve protesto notası verildiği bildirildi.

Irak Dişişleri Bakanlığı Sözcüsü Ahmed Cemal, AFP’ye yaptığı açıklamada, Başika’daki Türk askeri varlığı nedeniyle Büyükelçi Kaymakcı’ya “sert üslupla yazılmış resmi protesto notası” verildiğini söyledi.

Iraklı sözcü, protesto notasına gerekçe olarak, “Başika yakınlarındaki Türk güçlerinin devam eden varlığını” ve Türk liderlerden yapılan açıklamaları gösterdi.

TÜRKİYE DE NOTA VERMİŞTİ

Geçen hafta da Türkiye, Irak’ın Ankara Büyükelçisi Hişam Ali Ekber İbrahim el Alevi’yi Dışişleri Bakanlığı’na çağırarak, sözlü ve yazılı olarak Ankara’nın protestosunu iletmişti. Bunun üzerine Irak Dışişleri Bakanlığı da Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi’ni bakanlığa çağırma kararı almıştı. Ancak Bağdat Büyükelçisi Faruk Kaymakcı Ankara’da olduğu için, Irak’ın diplomatik tepkisi gecikmişti. (HABER MERKEZİ)

Eğitim Sen’li öğretmen ‘FETÖ’den açığa alındı

Balıkesir’in Edremit ilçesine bağlı Şehit Hamdibey İlköğretim Okulunda görevli Sınıf Öğretmeni Ali Tükengün, ‘FETÖ’ soruşturması kapsamında açığa alındı. 22 senedir Eğitim Sen üyesi olduğunu belirten Tükengün, ‘FETÖ’ ile hiçbir ilişkisinin olamayacağını belirtti.

Gazetemize konuşan Ali Tükengün, ders işlediği sırada sınıfa gelen müdür yardımcısının, Milli Eğitim’den çağrıldığını ve FETÖ/PYD soruşturmaları kapsamında açığa alındığını tebliğ ettiğini söyledi. 22 yıllık Eğitim Sen üyesi olduğunu dile getiren Tükengün, ‘FETÖ’ operasyonları kapsamında açığa alınmasının şok etkisi yarattığı belirtti. Tükengün, “Biz Eğitim Sen olarak Cemaatin eğitimi ve devletin diğer kurumlarını işgal ettiğini buna karşı önlem alınmasını her yerde söyledik” dedi.

Avukat aracılığıyla itiraz dilekçesini Milli Eğitim Bakanlığına yolladıklarını ifade eden Tükengen, sürecin  takipçisi olacaklarını belirtti. (İstanbul/EVRENSEL)

FOTOĞRAF: ARŞİV

Kıbrıslı liderler yeniden bir arada

KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Kıbrıs sorununa yıl sonuna kadar çözüm bulunması hedefiyle sürdürdükleri müzakerelerde bugün yeniden bir araya geldi. Ara bölgedeki toplantı saat 11.00’de başladı.

Müzakere öncesinde, ABD’nin Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Victoria Nuland’la ayrı ayrı görüşen liderler bugün, New York’ta BM Genel Sekreteri Ban Ki-Moon’la üçlü görüşmenin ardından Ekim ayı için kararlaştırdıkları 10 görüşmeden 4’üncüsünü yapıyor.

Akıncı ile Anastasiadis, ’Yönetim ve Güç Paylaşımı, Ekonomi, AB ile İlişkiler ve Mülkiyet’ başlıkları altında henüz üzerinde anlaşmaya varılamayan konuları ele almak üzere bu ay boyunca toplam 10 kez görüşecek. ’Toprak’ konusunun yurt dışında kamp formatında, hemen ardından da ’Güvenlik ve Garantiler’ başlığının garantör ülkelerin de yer alacağı beşli zirvede ele alınması bekleniyor. Liderler, bundan sonraki görüşme programına göre, yarın ve pazar günü de bir araya gelecek. Diğer görüşmeler ise 17, 24, 26 ve 31 Ekim’de yapılacak.

AB Sınır Güvenlik Birimi Kurdu

Mülteci kriziyle mücadele eden Avrupa, teçhizat ve insan gücünü devreye sokuyor.

Bulgaristan’ın Türkiye sınırındaki Kaptan Andreevo gümrük kapısında, Avrupa Birliği Göç İşlerinden Sorumlu Komisyon Başkanı, yeni sınır gücünün faaliyete geçmesini büyük bir başarı olarak tanımladı.

Önceki adıyla Frontex olarak bilinen sınır güvenlik dairesinin kadrosu iki katın üzerine çıkarıldı. Ayrıca acil durumlarda hızla devreye girmek üzere, 1500 kişiden oluşan yedek bir sınır güvenlik ekibi kuruldu.

Avrupalı liderler, sınır güvenliğini arttırarak, Schengen bölgesi üzerindeki baskıyı hafifletmeyi umuyor. 26 ülkeden oluşan Schengen bölgesinde, Avrupa Birliği vatandaşları, pasaport kontrolünden geçmeden seyahat ediyor. Ancak son aylarda bazı Schengen ülkeleri, mülteci akınını durdurmak için yeniden sınır kontrollerine başladı.

İnsan hakları örgütleriyse, Avrupa’yı sorumluluktan kaçmakla suçluyor.

Uluslararası Af Örgütü’nden Gauri Van Gulik, “Dünyanın en zengin ülkeleri, dünyadaki mültecilerin yüzde 10’dan azına ev sahipliği yapıyor. Bunun değişmesi gerek, ancak bu sınır güvenliğini arttırarak olmaz. Siyasi irade ve uzun süreli çözümler gerekli” diyor.

2016’de, Avrupa’ya 300 binden fazla mülteci gitti. Türkiye üzerinden AB’ye geçenlerin sayısı ise, Ankara ve Avrupa Birliği’nin Mart ayında imzaladığı anlaşmadan sonra azaldı.

Van Gulik, “Milyonlarca mülteciye ev sahipliği yapma işini Türkiye’ye bırakıyorlar. Aynı şekilde, mülteciler İtalya ve Yunanistan’da mahsur kalmış durumda ve korkunç şartlarda yaşıyorlar.” diye konuşuyor.

Sınır güvenlik dairesinin, insan ve mülteci haklarına saygı göstereceğini garanti eden Avrupa Birliği yetkilileri, yeni bir krizin önlenmesi için sınır güvenliğinin arttırılmasının zorunluluk haline geldiğini savunuyor.

amerikanın sesi