Ana Sayfa Blog Sayfa 6237

Özgür Gündem yazarı basın özgürlüğünü savundu

Özgür Gündem gazetesi editörü ve yazarı Mehmet Ali Çelebi, yazdığı ‘Harita denemesi’ başlıklı yazısından dolayı mahkemeye ifade verdi. Duruşma 15 Aralık’a ertelendi

Kapatılan Özgür Gündem gazetesi yazarı ve editörü Mehmet Ali Çelebi, yazdığı “Harita denemesi” başlıklı yazısından dolayı hakkında açılan dava kapsamında İstanbul Çağlayan’da bulunan 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ifade verdi. Çelebi, savunmasında yazının konusunun Suriye olduğunu, Suriye ordusunun Qamişlo kentine yaptığı saldırıyı analiz ettiğini söyledi. Ortadoğu’yu etkileyen Suriye’de olanlara dair tespitlere yer verdiğini kaydeden Çelebi, basın ve ifade özgürlüğünün bunu gerektirdiğini vurguladı.

Basın özgürse demokrasinin gelişebileceğini ifade eden Çelebi’nin savunmasından bazı bölümler şöyle:

“Farklı bakış açılarının özgürce yer aldığı basın eleştirilere tahammülün yerleşmesini, empati kurulmasını, ayrıcalıklar yerine eşitliğin gelişimini sağlar. Aksi halde demokratik kültür ve özgürlükler tahrip olur. Eşitlikçi gelecek ile bugün arasında ciddi uçurumlar oluşur, demokrasi gelişim kaydetmez ve kök salmaz. Cezalandırıcı bakış açısı ve cezalandırıcı hükümleri değiştirmeyen ülkelerin demokratik kültür karnesi giderek kötüleşir, bu da toplumsal vicdanda kan kaybına neden olur. Dünyanın neresinde olursa yazılı, görsel veya işitsel basın siyaset ve bürokrasi odaklı yayın yaparsa, eleştirel olmazsa güvenirliğini, saygınlığını, itibarını yitirir”

Mahkeme heyetinin, karar verilirse hükmün geri bırakılmasını isteyip istemediğini sorması üzerine de Çelebi, hükmün geri bırakılmasını istemediğini kaydetti. Duruşma 15 Aralık’a ertelendi.

İSTANBUL / DİHA

CHP’ye ‘FETÖ destekçisi’ diyen Binali Yıldırım FETÖ’ye bakın nasıl övgüler düzmüş

“ANA MUHALEFET PARTİSİ DİKKATLİ OLMALI”

– Tuzaklara karşı son derece dikkatli olmamız gerekiyor. Mağdur edebiyatının tehlikeyi gölgelemesine asla izin vermeyelim.

– Ana muhalefet partisi özellikle dikkatli olmalı. Bir süredir ülkemizin, 15 Temmuz’da atlattığı badireyi es geçmeye başladılar. Ülkenin içinde bulunduğu tehlikeyi es geçiyor ana muhalefet partisi. Kafa karıştırmaya devam ediyorlar. 15 Temmuz’un asıl mağduru şehitlerimizin aileleri, gazilerimizdir.

“CHP’NİN FETÖ FATURASI ÇOK ŞİŞKİNDİR”

– 17 Aralık sonrası seçimler vardı. Ben İzmir’de kampanyadaydım. O kampanyada, abiler ablalar CHP’yle kolkola kampanya yaptılar. Buna bizzat şahidim. FETÖ konusunda ana muhalefet partisinin faturası çok şişkindir.

– Mağdur edebiyatı yapacağına ‘Yenikapı Ruhu’na sahip çıkmalı. Bu tutum, bu söylem bilerek ya da bilmeyerek FETÖ’ye destektir.

– Zaman mağdur edebiyatı yapma zamanı değil, ülkenin geleceğini inşa etme, hesap sorma zamanıdır.

Halkalı’da Kerbela yası

Hz. Muhammed’in torunu Hz. Hüseyin ve Ehli Beyt’ten 71 kişinin Kerbela’da katledilmesinin bin 377’nci yıldönümü nedeniyle İstanbul Küçükçekmece’deki Caferiler, Salı günü yapılacak “Evrensel Aşura Matem Merasimi” öncesi Halkalı’da yası simgeleyen siyah bez pankartlar astı. Caferiler, Hz. Hüseyin ve kundakta öldürülen oğlu Aliasgar’ı anmak için Zeynebiye Camii’ne uzanan yolda ve Yahya Kemal Beyatlı Gösteri Merkezi’nin çevresine siyah bezler astı. Elektrik direkleri ve ağaçların gövdelerini de siyah bezlerle saran Caferilerin yasına büyük katılımın olması bekleniyor.

İSTANBUL / DİHA

Asimilasyon devam ediyor

Kürtlere yönelik hükümet tarafından izlenen soykırım ve asimilasyon politikaları devam ediyor. Kürtçe anadilde eğitim veren Ferzad Kemanger İlköğretim Okulu öğrencileri, okulun kapatılmasını protesto ederek, eğitim haklarını geri istedi

Uzun yıllardır Kürt yurttaşlar tarafından mücadelesi yürütülen anadilde eğitiminin yolunu kapatmak isteyen hükümet Kürtçe eğitim veren ilk Kürtçe okul Ferzad Kemanger İlköğretim Okulu’nu valilik kararı ile kapattı. Duruma tepki gösteren veli ve öğrenciler okullarının açılmasını istedi. Öğrenci ve veliler, okul bahçesinde basın açıklaması yaptı. Açıklamaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed milletvekilleri İmam Taşçıer ve Sibel Yiğitalp, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) yöneticileri ve öğretmenler de destek verdi. Açıklamada konuşan HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer, 3 yıldır anadilde eğitim veren okulda 238 çocuğun eğitim gördüğü bilgisini paylaşarak, “Bu okul açıldığında valinin de milli eğitimin de haberi vardı” sözleriyle tepki gösterdi. Milyonlarca Kürt çocuğunun anadilde eğitim hakkının gasp edildiğini söyleyen Taşçıer, “Eskiden Kürtçe konuşanlara ceza verilirdi, tutuklanırdı, katledilirdi. Bugün de farklı bir durum yaşadığımız söylenemez. Hak ve hukuk mücadelemizi sürdüreceğiz. Anadilimizde eğitim almak bizim hakkımızdır” dedi.

‘Annemi babamı asimile ettiler sıra bizde’

Ferzad Kemanger İlköğretim Okulu öğrencilerinden Girav Akbulut, okulunun kapatılmasına, “Ben bir Kürt kızıyım. Annem ve babam kendi dillerinde eğitim göremediler ve asimile oldular. Ben Kürtçe bir okulda kendi anadilinde eğitim almaya başladım. Ben ve arkadaşlarım kendimizi çok şanslı görüyorduk ama maalesef bu hakkımı elimden aldılar. Anadilimde eğitim almak benim de herkes gibi hakkım” sözleriyle tepki gösterdi.
Açıklamanın ardından oturma eylemi yapıldı.

DİHA

Eutelsat bir televizyonun daha yayınını durdurdu

Eutelsat, Med Nuçe TV’nin ardından Kürtçe’nin Soranî, Goranî ve Kurmancî lehçelerinde ve Farsça yayın yapan Newroz TV’nin de yayını durdurdu

Daha önce Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) isteği ve baskısı doğrultusunda Med Nuçe TV’nin yayını durduran uydu platformu Eutelsat, bugün de Kürtçe’nin Soranî, Goranî ve Kurmancî lehçelerinde ve Farsça yayın yapan Newroz TV’nin yayına Avrupa saati ile 11.00’da son verdi.

Newroz TV yayınını artık yeni ferakanstan sürdürecek:

Uydu: Nilesat
Frenkans: 11354
S.R: 27500
Pol: Vertical
Fec: 5/6

Tunceli’de EMEP ve DBP yöneticileri ile DHA muhabiri Ferit Demir’in evine polis baskını

Tunceli’de EMEP Başkanı Mustafa Taşkele, Tunceli Belediyesi Eş Başkan Yardımcıları İbrahim Kasum ve Hüseyin Tunç, eski belediye başkanı Edibe Şahin, Tunceli DBP Eski İl Eş Başkanı Leyla Akyıldız, DBP İl Yöneticisi Necla Kılıç, DBP’nin eski yöneticisi Şahin Kuçin ve Doğan Haber Ajansı (DHA) muhabiri Ferit Demir’in evine baskın düzenlendi.

Evrensel gazetesinden Kemal Özer’in haberine göre, ev baskınlarının ardından gözaltına alınan kimse olmadı. Ev baskınlarının sebebi olarak “çeşitli tarihlerde yapılan eylem ve etkinlikler” gösterilirken, evlerine baskın yapılan kişilerin daha sonra ifadeye çağırılacağı öğrenildi.

cumhuriyet

Ortadoğu Ekonomisi Savaş Yorgunu

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yeni yayınladığı rapora göre Ortadoğu ve Kuzey Afrika’daki çatışmaların ekonomik etkileri, tahmin edilenden çok daha fazla. IMF, raporunda, bu bölgelerde enflasyonun yükseldiği, para birimi değerlerinin düştüğü ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle komşu ülkelere akın eden mülteci sayısının hızla arttığı uyarısını yapıyor.

Savaş nedeniyle Suriye’nin gayri safi milli hasılasının yarı yarıya azaldığına dikkat çeken rapor, Yemen ekonomisinin ise dörtte bir oranında küçüldüğünü bildiriyor. Rapora göre 2014 yılında Libya ekonomisi, petrol fiyatlarının düşmesi üzerine yüzde 24 oranında kayıp yaşadı. Gazze ve Batı Şeria’daki çatışmalarsa son 20 yıldır ekonomik büyümeyi engelliyor.

Öte yandan raporda aynı zaman dilimi içinde Gazze ve Batı Şeria dışındaki yakın bölgedeki ekonominin yüzde 250 oranında büyüdüğü yazılı.

Avrupa’ya akın eden 1 milyon 700 bin ve Türkiye’ye giriş yapan 3 milyon mülteci, ekonomik sorunlarını da beraber getirdi. Mülteciler, ev sahibi ülkelerin bütçelerine büyük yük bindiriyor, kamuoyunun ise sabrını zorluyor. Çatışmalar bir yandan da turist ve yatırımcıların bölgeden korkup kaçmalarına neden oluyor. Yatırımcı ve turist kaybı nedeniyle bölge ekonomisinin hızla daraldığı gözleniyor.

Uluslararası Para Fonu’nun raporu, akılcı ekonomik politikaların savaşın etkilerini kontrol altında tutabileceği, ancak bu politikaları uygulamanın zor olduğu yorumunda bulunuyor. Rapora göre hükümetler borca batmadan ekonomik ve sosyal kurumları güvence altına almalı ve insan hayatını korumalı.

Ancak bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi, çatışma bölgelerindeki siyasetçilerin partizan tavırları ve uzun vadede ekonomik büyümeyi teşvik edecek reformları yapmada istekli olmamaları nedeniyle kolay olmuyor.

IMF, uluslararası kurumların gelecekteki olası savaşları önlemek için nakit ve rehberlik yardımında bulunabileceği, kapsayıcı ekonomik büyüme sağlamaya yönelik çalışmalar yapabileceğini kaydediyor. Uluslararası Para Fonu’na göre çatışmalar diner dinmez istihdamın lokomotifi haline gelebilecek özel sektörü güçlendirmek için adımlar atmak şart.

Zarok TV açılsın, çizgi film başlasın!

Şubadap Çocuk, Zarok TV için hazırladığı şarkı ile ‘Şirinler’i, Sünger Bob’u, tüm çizgi filmleri ve şarkılarıyla Zarok TV açılsın, çizgi film başlasın!’ dedi

Olağanüstü Hal (OHAL) kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan 23 televizyon ve radyo kanalı arasında bulunan, Kürt çocuklarının çizgi filmleri anadillerinde izlemelerini sağlayan Zarok TV’ye bir destek de çocuk şarkıları yapan Şubadap Çocuk’tan geldi. Şubadap Çocuk; Zarok TV için hazırladığı şarkı ile “Şirinler’i, Sünger Bob’u, tüm çizgi filmleri ve şarkılarıyla Zarok TV açılsın, çizgi film başlasın!” dedi

Şubadap Çocuk’un hazırladığı “Çizgi Film Başlasın” şarkısının sözleri şöyle:

Sabah kaptım kumandayı
Açtım hemen Şirin Babayı
Derken öğle oldu yine
Sünger Bob’un keyfi yerinde
Akşam annem diziyi açtı
Sıra bana gelince keyfim kaçtı
Hemen başladım bağırmaya
Sesim evden dışarı taştı
Zarok TV Açılsın
Çizgi Film Başlasın
Zarok Tv zu vebe
Xêzefîlm dest pê bike

İSTANBUL / DİHA

Korumasız höyük talana uğruyor

Van’da Urartular döneminden kalma tarihi höyükte Turizm ve Kültür Bakanlığı bünyesinde çalışma yürüten arkeologlar, hiçbir önlem almadan bölgeyi terk edince define avcıları höyükte kazı yaparak büyük tahribat yarattı

Wan’ın merkez Tuşba ilçesine bağlı Selimbey Mahallesi’nde bulunan Wan Kalesi’nin hemen yanı başındaki Urartu döneminden kalma höyük, yapılan arkeolojik kazı çalışması sonrası kaderine terk edildi. Kültür ve Turizm Müdürlüğü bünyesinde höyükte başlatılan kazı çalışmaları sonucu şu ana kadar yüzlerce tarihi eser çıkartıldı. Yıllarca yapılan kazı çalışmalarının ardından höyük  şu anda çöplüğü andırmakta. 6 yıl önce başlanılan kazı çalışmaları ise yılın belli dönemlerinde devam ettirilmekte.

Hiçbir uyarıcı levhanın olmadığı gibi höyükün çevresi de koruma altına alınmadığı görüldü. Çöpten geçilmeyen höyükün içinde kazılmış çukurlar ise madde bağımlıların mekanı haline geldi. Kaderine terk edilen höyük üzerine tedbir olarak örtülen ince bez ise madde bağımlıları ve sokak hayvanları tarafından yırtılmış durumda.

Defineciler faaliyette

Kazı çalışmalarına uzun süredir ara veren Kültür Turizm Müdürlüğü bünyesinde çalışan arkeologların ardından ise define avcıları höyüke göz dikti. Binlerce yıl ötesine ait, binlerce tarihi eserin bulunduğu höyükü korumasız gören define avcıları, gece vakitlerinde aralıklarla höyükte kazı yaptıkları belirtildi. Çevrede bulunan yurttaşlar ise höyükte define avcıları tarafından tarihi eserlerin çıkartıldığı iddia edildi.

Konuya ilişkin telefonla görüşülen Van İl Kültür Turizm Müze Müdürü Erol Uslu, höyükün korumasız bırakıldığını kabul ederek, “Bu ayın 21’nde bizim açık bir ihalemiz var. Kale ve kale çevresinin koruma altına almak amaçlı. Bu görüntüler bir daha oluşmayacak” cevabını verdi.

 

 

 

İzmir’de 5 bin yıllık üzüm çekirdeği bulundu

İzmir’de yerleşik yaşamın 8 bin 500 yıl öncesine dayandığını gösteren kazıların sürdüğü Bornova’daki Yeşilova Höyüğü’nün ardından yine aynı bölgede yer alan Yassıtepe Höyüğü’nde Ege kültürü için yeni ve önemli bulgular ortaya çıktı. Kazı Başkanı Yrd.Doç.Dr. Zafer Derin, her iki kazı alanından çıkan buluntaları, Bornova Belediyesi Yeşilova Höyüğü Ziyaretçi Merkezi’nde Başkan Olgun Atila, Ege Üniversitesi Eski Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz, KAYED (Yeşilova- Karacaoğlan Mahalleleri Derneği), Kazı Ekibi’nde yer alan öğrenciler ile sanatçıların katıldığı organizasyonda tanıttı. Genelikle küp ve çömlek tipi kapların dibinde kuruyarak karbonlaşmış durumda buldukları üzüm çekirdekleri ve tanelerinin sadece Bornova değil, İzmir’in en eski üzüm kalıntıları olabileceğini belirten Derin, “Bölgede yaptığımız kazılarla Batı Anadolu Kültür Tarihi’ne yeni bulgular kazandırmaya devam edeceğiz” dedi.