Ana Sayfa Blog Sayfa 6287

Duygu Koçak’tan Pir Sultan Abdal klibi

Duygu Koçak, Türk Halk Müziğinin seçkin eserlerinin yer aldığı ikinci albümü “Bahar Kokulu Türküler”de, Pir Sultan Abdal’ın eseri olan ‘Demedim mi’ adlı esere klip çekti.

Kendine özgü yorumu ve seçtiği eserlerle adından söz ettiren Duygu Koçak, ikinci albümü ‘Bahar Kokulu Türküler’albümünde iki esere klip çekti. İlk klibi olan Ali Haydar Timisi’nin söz ve müziklerini yaptığı ‘Seher Yeli’ klibini yöntmen Caner Erzincan çekmişti…

İkinci klip ise  Murat Alphan imzasıyla Pir Sultan Abdal’ın çok sevilen eserlerinden biri olan “Demedim mi” adlı esere çekildi. İlahi tadında olan klip, ney ve semazenlerle farklı esee evrensel bir ruh katıyor…

İber Prodüksiyon etiketiyle dinleyicisiyle buluşan albümün bu iki seçkin eseri Tv’lerde yerini alırken, sanatçı bir diğer klibini Zülfü Livaneli’nin  eserlerinden ‘Nefesim Nefesime’ adlı esere çekeceğini de duyurdu…

Terolar’da muhabbet Cem’i

Bugün Terolar direnişi için muhabbet Cemi yapıldı… Cem’de pek çok sanatçı deyişler okudu…

 

terolar’da  AFAD kampı için direniş sürerken destekler de her geçen gün artıyor. Bugün (19 Haziran) Sivrcehöyük Terolar’da muhabbet Cem’i gerçekleşti. AKP iktidarının sık sık elektirği kesmesi ceme geri attırmadı.

İktidarın bir Cem’e bile tahammül edemediği  geceye sanatçılar Muharrem Temiz, Hüseyin Karakuş, ulaş Özdemir, Tolga Sağ ve Erdal Erzincan katıldı.

 

 

Cihangir saldırganları serbest bırakıldı

Firuzağa saldırısında gözaltına alınan üç kişi de serbest bırakıldı…  Gözaltına alınanlardan biri dün gece emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı
Cihangir’e bağlı Firuzağa Mahallesi’nde dünyaca ünlü müzik grubu Radiohead için ‘Velvet Underground Records’ isimli mekanda düzenlenen etkinliğe “Ramazan’da alkol tüketiliyor” gerekçesiyle saldıran iki kişi adliyede ifade verdikten sonra serbest bırakıldı.

Olaya ilişkin üç kişi dün akşam saatlerinde gözaltına alınarak sorgulanmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürülmüştü. Bir kişi dün akşam ifadesinin ardından emniyetten serbest bırakılmıştı.

Gözaltına alınan diğer iki şüpheli, adliyeye sevkedilip ifade vermelerinin ardından serbest bırakıldı.

NE OLMUŞTU?

İstanbul’un Beyoğlu ilçesine bağlı Firuzağa Mahallesi’nde bulunan Velvet İndieground Records adlı mekânda dün gece düzenlenen müzik etkinliğine katılanlar, bir grubun “Ramazan’da içki içirtmeyiz” diyerek saldırısına uğramış ve “Sizi içeride yakarız” şeklinde tehdit edilmişti.

Yıldız: Yavuz Cumhurbaşkanı şahsında temsilini bulmuştur

Maraş’ta etnik arındırma ve kültürel soykırım panelinde konuşan Şükrü Yıldız, “Maraş, kimliği inancı ve sosyal politik tercihlerinde var olmaya devam edecektir…” dedi.

 

Frankfurt’ta yapılan panele, sanatçılar Ozan Emekçi, Ali köylüce katılırken gazeteci ve yazar Şükrü Yıldız da yer aldı.

Yoğun katılım olduğu gözlenen panelde konuşan Şükrü Yıldız,  “Elbistan Alevilerin vazgeçemeyeceği tarihi sosyal ve kültürel merkezidir…” dedi

Yıldız, devletin Yavuz Sultan‘dan beri bölgeyi hedefine aldığını, son kalıntıları da ortadan kaldırmayı hedeflediğini söyledi.

Kürt Alevi kimliğinin tarihi direniş merkezi bastırılmak suretiyle son temsilcileri de o topraklardan sökülmek istenmektedir” diyen   Şükrü Yıldız konuşmasına şöyle devam etti: “Böylece Türk İslamcı ideolojik yapılanmanın karşısında tarihi ortadan kaldırmayı arzulamaktadır. Bugünkü Yavuz Cumhurbaşkanı şahsında temsilini bulmuştur.
Yavuz sultan köprüsü, Ebu Suud efendiye övgüler ve köprünün 23 Ağustos’a denk getirilmesi tesadüf değil tarihtir. Bu tercih kurt ve Alevi düşmanıdır. Bu anlamda kendi gerçekliğini sahip çıkarak yol alacağız. Maraş, kimliği inancı ve sosyal politik tercihlerinde var olmaya devam edecektir. Bin yıllık geçmiş geleceğin direnişinin temsilidir, güvencesidir. Bu topraklarda binlerce yıldır tüm katliamlara rağmen buradayız…”

Cihangir’e polis saldırısı

Dün Cihangir’de Velvet İndieground Records plak dükkanına “ramazanda içki içiyorlar” diye yapılan saldırıyı kınamak için bugün sokağa çıkan insanlara polis saldırdı.

 

Dün Firuzağa’daki Velvet İndieground Records adlı plak dükkanında düzenlenen Radiohead etkinliğine gericiler sopalarla etkinliğin katılımcılarına saldırmış ve saldırı anı da Periscope üzerinden yapılan canlı yayında izlenmişti.

Sosyal medya kullanıcılarının tepkisini çeken saldırıyı protesto için ise bugün 21.00’da Cihangir’de toplanmak üzere hashtag kampanyası başlatılmıştı. Saat 21.00’da başlayacak eylem öncesi toplanan kalabalığa çevik kuvvet saldırdı.

Birçok eylemcinin gözaltına alındığı eylemde Firuzağa Camisi’nin önünde toplanan kitle “Faşizme karşı omuz omuza; katil, hırsız AKP” sloganları attıktan sonra polis yoğun biber gazı ve plastik mermiyle saldırdı.

Polisin protestoculara müdahalesi devam ediyor.

Aleviler TRT’yi protesto etti

Adana Alevi Platformu, TRT’deki iftar programında “Namaz kılmayan hayvandır” diyen Mustafa Akşar’ın sözleriyle ilgili İnönü Parkı’nda basın açıklaması yaptı

 

Aralarında Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Adana Şubesi, Alevi Kültür Derneği (AKD) Adana Şubesi’nın olduğunu Adana Alevi Platformu, TRT’deki iftar programında “Namaz kılmayan hayvandır” diyen Mustafa Akşar’ın sözlerine karşı “Nefret söylemleri cezalandırılsın” diyerek basın açıklaması yaptı. İnönü Parkı’nda gerçekleştirilen basın açıklamasında PSAKD Adana Şube Başkanı Şükrü Şahin, “TRT’de 12 Haziran Pazar günü yayınlanan ‘Ramazan Sevinci’ adlı programda profesör ünvanlı bir şahıs tarafından “Namaz kılmayanlar hayvandır” sözü ile namaz kılmayan insanlara hakaret edilmiştir. Ensar vakfında tecavüzlere ses çıkarmayanlar hala inançlar üzerinden kendileri gibi olmayan insanlara saldırmaktadır. Bu nefret söylemleri her geçen gün yaygınlaşmakta ve halk arasında ciddi ayrılıklara neden olmaktadır” dedi.

Şahin, RTÜK’ün İMC TV, Hayat TV gibi muhalif kanallara sudan gerekçelerle ceza yağdırdığını hatırlatarak TRT’deki programla ilgili sadece inceleme başlattığını söyledi. Açıklamada şunlar ifade edildi:

“En ufak muhalefetimizi Cumhurbaşkanına hakaret olarak nitelendiren savcılar sessiz kalmayı tercih etmiştir. Bizler Anadolu’ya güvercin donunda gelenler bu tarz açıklamaların ardından güvercin tedirginliği yaşamaktayız. Tüm inançlara yönelik bu nefret söylemlerinden dolayı hem sözü söyleyen şahıs hakkında hem de TRT hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunacağız. RTÜK içinde ayrıca başvurumuzu yapacağız.”

Kaynak: Sendika.Org

Uyu Berkin Elvan Uyu!

Berkin Elvan tam üç yıl önce evinin önünde polis tarafından vuruldu. Gezi direnişinin sembol isimlerinden biriydi. 269 gün direndi ölüme…

 

Berkin Elvan 3 yıl önce bugün gezi direnişi sırasında Okmeydanı’ndaki evinden ekmek almaya giderken polisin attığı gaz fişeğinin kafasına gelmesiyle ağır yaralandı. 269 gün yoğun bakımda kaldı, 45 kilodan 16 kiloya düştü, 11 Mart 2014 07.00’de yaşamını yitirdi.

 

 

Silahlı saldırıya uğrayan vekil hayatını kaybetti

İngiltere’de İşçi Partili milletvekili Jo Cox, Leeds kenti yakınlarındaki Birstall köyünde silahlı saldırıya uğradı. Hastaneye kaldırılan Cox tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.

 

Kritik AB referandumundan bir hafta önce yaşanan saldırı sonrası, ülkedeki tüm kampanya çalışmaları askıya alındı.

İngiltere yerel polis şefi Jo Cox’ın hayatını kaybettiğini açıkladı. Öte yandan polis şefi saldırıyla ilgili soruşturmanın sürdüğünü açıkladı. Öte yandan saldırıyla ilgili gözaltına alınan saldırgandan başka bir şüpheli üzerinde durulmadığı aktarıldı.

SİLAHLI SALDIRIYA UĞRAMIŞTI

Reuters, seçim bölgesinde saldırıya uğrayan AB yanlısı Cox’un hem bıçaklandığını hem de silahla vurulduğunu bildirilmişti. Bir görgü tanığı, Cox’a iki el ateş edildiğini söylemişti. Cox, saldırının ardından helikopterle Leeds kentindeki bir hastaneye kaldırılmıştı. Polis, saldırıda 40-50’li yaşlarındaki bir erkeğin de hafif şekilde yaralandığını duyurdu.
ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDI

West Yorkshire polisi saldırının ardından 52 yaşındaki bir erkeğin gözaltına alındığını duyurdu.Sosyal medyada yer alan yorumlarda olayın bölgede büyük paniğe yol açtığı belirtilirken, çok sayıda polis ekibinin bölgeye gönderildiği kaydedildi.

NELER YAŞANDI?

Milletvekili Cox’un, 23 Haziran’da yapılacak Avrupa Birliği (AB) referandumunda İngiltere’nin birlik içinde kalması için kampanya yürüttüğü ve seçim bölgesi Birstall Yorkshire’da bir toplantıya katıldığı öğrenildi. İngiliz medyasında yer verilen bir görgü tanığı ifadesine göre, saldırgan olay esnasında “Önce Britanya” diye bağırdı. “Önce Britanya”, ülkede göçmen ve sığınmacılara karşı görüş ve eylemleriyle gündeme gelen aşırı sağcı bir grubun da adı. Grup, İngiltere’nin AB’den ayrılması için kampanya yürütüyor.

Cox, İngiltere’nin daha fazla Suriyeli sığınmacı kabul etmesi için kampanya yapıyordu. İngiliz hükümetini sığınmacı krizi sırasında takındığı tutum nedeniyle eleştiren Cox, son olarak ülkenin Avrupa’daki kamplarda 3 bin sığınmacı çocuğu kabul etmesi için nisan ayında İngiliz parlamentosuna sunulan teklife destek vermişti. Bazı görgü tanıkları, saldırı sırasında 2 el ateş edildiğini iddia ederken, bazıları saldırıda bıçak da kullanıldığını savundu.
Cox’un uğradığı saldırının ardından İngiltere Başbakanı David Cameron ve İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn sosyal medya sitesi Twitter’daki hesaplarından milletvekili ile dayanışma mesajı yayımladılar.

Ana muhalefetteki İşçi Partisi’ne mensup Cox 41 yaşında ve iki çocuk annesi. Cox, 23 Haziran’da yapılacak AB referandumunda ülkenin birlikte kalmasından yana kampanya yürütüyordu. Cox, geçen günlerde İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn’i eleştirmesiyle gündeme gelmişti.

Corybn, saldırı sonrası yaptığı açıklamada, “büyük şok” yaşadığını söyledi.

REFERANDUM KAMPANYALARI ASKIYA ALINDI

İngiltere’de 23 Haziran’da gerçekleştirilecek AB referandumundan bir hafta önce düzenlenen saldırının ardından hem “Brexit” yanlıları hem de karşıtları, geçici olarak kampanya çalışmalarını askıya aldı.

Sabahat Akkiraz Manchester’ı büyüledi

Kuzeybatı İngiltere Türk Toplum Derneği, Sabahat Akkiraz ve Tayyar Erdem’i Manchester’da türkü sevenlerle buluşturdu.

 

11 Haziran Cumartesi akşamı Stockport Koleji Peter Barkworth Tiyatro salonu muhteşem bir konsere ev sahipliği yaptı. Dernek yararına düzenlenen konserde Sabahat Akkiraz eski ve yeni sevilen türkülerini seslendirirken bağlama virtüözü Tayyar Erdem de kendisine hem vokal yaptı hem de bağlamasıyla eşlik etti. Tayyar Erdem’in yıllar önce ilk albümünde seslendirdiği ‘Sarı Gelin’ türküsü dinleyicilerden büyük beğeni topladı.

Alkışların dinmediği konser sonrası duygularını ifade eden seyirciler böyle sanatsal ve kültürel etkinliklerin daha sık yapılması gerektiğini dile getirdi. Konserin organizatörlüğünü yapan Kuzeybatı İngiltere Türk Toplum Derneğine teşekkürlerini ifade eden dinleyiciler, Sabahat Akkiraz’ı Manchester’da tekrar görmek istediklerini belirttiler.

Aziz Çelik yazdı: 15-16 Haziran’ın güncelliği

Aziz Çelik BirGün gazetesindeki köşesinde 15-16 Haziran işçi direnişini yazdı… 

 

15-16 Haziran 1970 büyük işçi direnişinin üzerinden 46 yıl geçti. Ancak 15-16 Haziran sadece emek tarihi açısından değil, güncel emek siyaseti açısından da önemini koruyor. 15-16 Haziran pek çok yönüyle hâlâ güncel.

15-16 Haziran 1970’te başını Türkiye Maden-İş üyesi metal işçilerinin çektiği on binlerce işçi, DİSK’e ve sendikalarına sahip çıkmak için iki gün boyunca Kocaeli-İstanbul hattında iş bırakıp direnişe geçmişti. 15-16 Haziran, 1961 Saraçhane mitinginden sonra işçi sınıfının ikinci büyük kitlesel tepkisiydi. Saraçhane ile başlayan işçi hareketinin yükselişi on yıl içinde 15-16 Haziran ile tepe noktasına varmıştı. Ayırt edici niteliği, tıpkı Saraçhane mitingi gibi sendikal hakların eylemin merkezinde olmasıydı. 15-16 Haziran ekonomik temelli bir direniş değildi. 15-16 Haziran işçilerin sendikal haklara sahip çıkma bilincini göstermesi açısından emek tarihinde özgün bir yere sahip.

15-16 Haziran direnişi, Adalet Partisi (AP) hükümetinin CHP’li sendikacı milletvekillerinin de desteğiyle 275 sayılı Sendikalar Kanunu’nda değişiklik yaparak DİSK’i fiilen ortadan kaldırma girişimine karşı yapıldı. Direnişe neden olan yasa tasarısı “bir işçi sendikasının Türkiye çapında çalışabilmesi için kurulu bulunduğu işkolunda çalışan sigortalı işçilerin en az 1/3 ünü üye yazmış olması“ koşulunu getiriyordu. 12 Eylül darbesinden sonra dahi yüzde 10 barajı getirildiği göz önüne alınacak olursa, bu barajın vahameti daha iyi anlaşılabilir. Dahası günümüzde yüzde 1’lik işkolu barajının yarattığı engeller dikkate alındığında yüzde 33,3’lük baraj DİSK’in bitmesi demekti. AP’li bir bakanın dediği gibi “DİSK’in çanına ot tıkılacaktı.”

27 Mayıs darbesinin ardından 1961 Anayasası ve 274 ve 275 sayılı sendikal yasalarla sağlanan haklar AP ve Demirel tarafından sindirilememişti. Demirel hükümetinin CHP ile birlikte yaptığı sendikal hakları budama girişimin temel hedefi 1967’de DİSK’in kuruluşuyla birlikte kırılmaya başlayan sendikal vesayeti devam ettirmek ve sınıf eksenli bir sendikacılığın gelişimine ket vurmaktı.

DİSK tasarıya karşı girişimlerinden sonuç alamayınca, bütün işyeri temsilcileri ve yöneticilerini 14 Haziran 1970’te toplayarak eylem kararı aldı. 15-16 Haziran’ın kendiliğinden bir eylem değil, boyutları ve sonuçları öngörülememiş olsa da DİSK’in merkezi olarak örgütlediği bir eylemdi. DİSK’in 12 Haziran 1970 tarihli bildirisi ve Genel Başkan Kemal Türkler’in 14 Haziran toplantısında yaptığı konuşma, eylemin örgütlü olduğunun net kanıtlarıdır. On binlerce işçinin 15 Haziran sabahı kendi kendilerine fabrikalarından çıkarak yürüdükleri düşünülemez.

DİSK’i fiilen yok edecek yasa tasarısını hazırlayan Meclis komisyonunda AP ve CHP’li sendikacı milletvekilleri DİSK’e karşı ittifak halindeydi. DİSK’in işçiler arasında yaratmış olduğu ilgiden duyulan kaygı, Türk-İş bünyesindeki AP ve CHP’li sendikacıları TİP’li sendikacılara karşı birleştirmişti. Ancak başlangıçta büyük bir gafletle tasarıya destek veren CHP daha sonra tasarıdan desteğini çekti ve TİP gibi CHP de yasanın iptali için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.

15-16 Haziran direnişine neden olan tasarı, direnişe rağmen 1317 sayılı kanun olarak kabul edildi ve yürürlüğe girdi. Direniş tasarının yasalaşmasını engelleyemedi, ancak geniş bir kamuoyu oluşmasını sağladı. TİP iptal için AYM’ye başvurdu. İptal dilekçesini Alpaslan Işıklı Hoca hazırladı. Yasanın sendikal çoğulculuğu ortadan kaldıran hükümleri yaklaşık 1,5 yıl sonra AYM’nin 1972/3 sayılı kararı ile iptal edildi.

15-16 Haziran direnişi sırasında Yaşar Yıldırım, Mustafa Bayram ve Mehmet Gıdak adlı işçiler öldürüldü. 15-16 Haziran direnişinden sonra sıkıyönetim ilan edildi, Kemal Türkler başta olmak üzere çok sayıda sendikacı ve işçi tutuklandı. Sayıları tam olarak bilinmemekle birlikte binlerce işçi işten çıkartıldı ve işverenler tarafından kara listeler oluşturuldu. İşçi hareketi 15-16 Haziran sonrası, 12 Mart’ın da etkisiyle 1975’e kadar sürecek bir durgunluk dönemine girdi.

46 yıl önce sendikal haklarını korumak için gözünü budaktan sakınmayan işçiler, bugün neden suskun ve sendikalar neden etkisiz? Dün sendikasına sahip çıkan işçi sınıfı, bugün neden kiralık işçilik konusunda mücadele etmiyor? Neden işçi ile sendika arasındaki bağ bu denli zayıfladı? Neden sendikaların sınıfı harekete geçirme kapasitesi bu denli zayıfladı? 15-16 Haziran aynı zamanda işçi ile sendika arasındaki güvenin simgesidir. Sendikaların bugün sorması gereken soru, bu güvenin neden sarsıldığıdır.

15-16 Haziran’da üç yıllık bir konfederasyon olan DİSK, merkezi örgütsel bir kararla, güçlü bir liderlikle, sınıf disipliniyle ve örgütsel bütünlük içinde hareket ederek varlığına yönelen saldırıya karşı durmuştu. İşin sırrı burada yatıyor.