Ana Sayfa Blog Sayfa 678

Riha’da 12 bin dekar mera GES ile işgal ediliyor

İktidarın gölgesi altında her yıl devasa ölçekte büyümeye devam Kalyon Holding, Riha’nın Wêranşar kırsalında 12 bin dekar merayı işgal ederek GES kurmak istiyor. Meralarını korumak isteyen köylülere ise güvenlik güçleri saldırıyor

Yusuf Gürsucu / İstanbul

Riha’nın (Urfa) Wêranşar (Viranşehir) ilçesine bağlı Qadî (Kadıköy) Mahallesi’ndeki 12 bin dekar üzerine kurulmak istenen güneş enerjisi ‘tarlasına’ karşı köylülerin itirazı sürüyor. Projeye karşı çıkan köylülere 29 Mart tarihinde müdahale yapılmış ve 9 köylü darp edilerek gözaltına alınmış ve ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar. Köylülerin avukatı Ali Osman Ulutaş, GES 12 bin dekar mera ve tarım arazisini işgal edilmesiyle birlikte köyün yok olacağını söyleyerek hukuki süreci takip ettiklerini belirtti. Urfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel de santral için verilen ÇED olumlu raporunun iptaline ilişkin dava açacaklarını duyurdu.

Merasını savunmak isteyen Qadî köylü bir yurttaş güvenlik güçlerinin saldırısında yaralandı.

Neden bu şirket korunuyor?

İnsan Hakları Derneği (İHD) Urfa Şubesi, sanal medya hesabından yaptıkları açıklama ile köylülerin işkence ile darp edilerek gözaltına alındığını ve suça bulaşan kamu personeli hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını duyurdu. Qadî köylüler sanal medya üzerinden yaptıkları paylaşımlarda, “Zorla köyümüzün merasını zorla elimizden alıyorlar. Güvenlik güçleri neden bu şirketi korumak için pozisyon almış. Hakkımızı aradığımızda neden güvenlik güçleri karşımıza çıkmakta. Ses çıkardığımızda neden güvenlik güçleri şiddete meyilli” diye belirtiler.

Urfa Barosu ve İHD köylülerin haklı mücadalesinde yanındaa yer aldı. Yaptıkları açıklama ile sürecin takipçisi olduklarını duyurdu.

Hep birlikte tek olmaya çağrı

Köylüler yaptıkları paylaşımın devamında, “Tüm suç bizde birlik olamıyoruz. Kadıköy ve bütün mezraları etkilenen tüm köylüler gelin birlikte mücadele edelim. Hep birlikte tek olmaya çağırıyoruz. Emeğimizi alın terimizi bizim elimizden almasına izin vermeyelim. Olayın başlangıcından sonuna kadar elinden geleni yapan ve yapmaya devam eden, hukuk mücadelesinde var gücüyle mücadele veren Urfa Baro Başkanı ve avukatları ile IHD Avukatlarına sonsuz teşekkür ediyoruz” diye seslendiler.

162 bin 500 panel

Beşli çete olarak anılan şirketlerden biri olan Kalyon Holding’e bağlı Kalyon Enerji iktidarın oluşturduğu kapasite tahsisleri bağlamında Wêranşar’a bağlı Qadî kırsalını GES tarlaları ile işgal etmek istiyor. Şirket 50’şer MW gücünde Viranşehir-5 GES, Viranşehir-7 GES ve Viranşehir-8 GES kurmayı planlıyor. Şirket ayrıca Wêranşar ilçesi, Kadıköy kırsalında 3 GES için 90’ar hektarlık çayır-mera vasıflı alanların üzerine 162 bin 500 adet panel yerleştirmek istiyor.

Yenilenebilir soygun

Yenilenebilir enerji iddiası sermaye kesimlerini yenileyerek güçlendirirken, halkın ise bu süreçten herhangi bir fayda görmediği, küresel ısınmaya yönelik bir katkısının da olamayacağı hem dünyanın hem de Türkiye’nin kapitalist üretim süreçlerine ve enerji politikalarına bakınca anlaşılabilmesi mümkün. Konya Karapınar’da Enerji üretimi amaçlı olarak kurulan İhtisas Organize Sanayi Bölgesi’nde ‘Yenilenebilir Güneş Enerjisi’ (GES) ‘tarlaları’ oluşmaya başladı. İktidarın bu yatırımlara desteği havuz şirketlerle sınırlıyken, havuz şirketlere verilen destek ise sınırsız düzeyde. Kalyon AŞ’nin Ankara’da Çin’in en büyük devlet şirketlerinden biri olan CTEC ile birlikte kurduğu entegre güneş paneli fabrikasının açılış töreni Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan’ın katılımıyla 2020 yılında gerçekleşti.

Devlet desteği 2019’da açıklandı

Konya Karapınar’da bin megavat kapasiteli güneş enerjisi santrali ve 500 megavat kapasiteli entegre panel üretim fabrikası için 2019’da Resmi Gazete’de yayınlanıp yürürlüğe giren kararla birlikte büyük bir destek verilen Kalyon AŞ’nin adeta elini cebine sokmadan devletin garantörlüğünde bankalardan aldığı kredilerle yatırımlarını gerçekleştiriyor. Resmi Gazete’nin 5 Eylül 2019 tarihli sayısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla bazı şirketlere proje bazlı devlet yardımı verilmesine karar verilmiş ve bu kararda Kalyon AŞ’ye verilecek destek de yer almıştı.

Milyarlarca lira destek

Proje Bazlı Teşvik Sistemi’ne dâhil olacak 5 yatırım arasında Kalyon Enerji’nin iştiraki Kalyon Güneş Teknolojileri Üretim A.Ş. tarafından kurulacak güneş paneli üretim tesisi de bulunuyordu. Fabrika tam kapasiteye ulaştığında, toplam sabit yatırım tutarı 1 milyar 991 milyon TL ile yılda 500 MWp kapasiteli fotovoltaik güneş paneli üretim tesisi kuruldu. Projeye verilen desteklerde; gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası, KDV iadesi, yatırıma yüzde 100 vergi indirimi, 10 yıl boyunca sigorta primi işveren ve gelir vergisi stopaj desteği yer aldı.

Verilen destekler

Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği: Azami tutar sınırı olmaksızın 10 yıl, Gelir Vergisi Stopajı Desteği: 10 yıl Nitelikli Personel Desteği: 57 milyon lira Faiz veya Kâr Payı ya da Hibe Desteği: 10 yıl 300 milyon lira. Fabrikaya verilecek Enerji Desteği: İşletmeye geçiş tarihinden itibaren 10 yıl boyunca 240 milyon liraya kadar enerji tüketim harcamalarının yüzde 50’si. Yatırım Yeri Tahsisi, Kamu Alım Garantisi, Altyapı Desteği gibi ayrıntılar Resmi Gazete’ de yayınlanarak yürürlüğe girmişti.
Kalyon elini cebine atmadı
Kalyon AŞ’ye 400 milyon liraya mal olduğu açıklanan fabrikanın tüm maliyetinin teşviklerle karşılandığı hatta üstüne para bile kaldığı söylenebilir. Kalyon AŞ, elini cebine atmadan bankalardan çektiği devlet garantili ve destekli kredileri, alacağı teşvikler ve desteklerle rahatça kapatabileceği anlaşılabiliyor. Üstüne üstlük Karapınar’da 1000 MW’lık güneş enerji tarlasına bir ücret ödemeden elde ettiği ve burada üreteceği elektriği de alım garantisi verilerek kilowat başı 6,99 dolar/cent’e satacak olması çok yönlü bir kazanç olarak karşımıza çıkıyor. Benzer durum Wêranşar’ın Qadî kırsalında 12 milyon metrekarelik işgalde de yaşanıyor.

Dünyada ilk 10 içinde

AKP iktidarına yakınlığı ile bilinen Limak-Kolin-Cengiz-Mapa İnşaat’la birlikte ilk 5’te yer alan Kalyon İnşaat A.Ş birçok rakibi küçülürken, hatta birçoğu batarken her geçen gün büyümesi dikkatlerden kaçmıyor. Kalyon AŞ’nin son yıllarda aldığı işlerin toplam büyüklüğü 100 milyarları çoktan aşmış durumda. Dünya Bankası’nın tüm dünya üzerindeki verilerine göre; altyapı yatırımlarında en fazla ihale alan ilk 10 şirket arasında Kalyon Grubu da bulunuyor. İşte bu şirket devlet desteğiyle inşa ettiği panel fabrikasının ürünleri Karapınar’da ve Wêranşar’da kullanılacak olması dikkat çekici.

Enerji arz fazlasına rağmen

Bugün Türkiye’de enerji üretim kapasitesi 100 bin MW gücü aşarken bu gücün ancak yüzde 25-30’u kullanılabiliyor. AKP iktidarı sermayeyi ‘tatmin’ için kömürlü, doğalgazlı termik santraller ile bazı HES’lere 4 yılı aşkın süredir her ay 250 milyon lira civarında kapasite bedeli adı altında, şirketlerin üretmedikleri enerji için ödeme yapıyor. Diğer yandan ‘temiz enerji’ iddiasının arkasına sığınılarak sermaye kesimlerine ‘Yenilenebilir Enerji Destekleme Mekanizması’ (YEKDEM) kapsamında YEK belgeli üretim tesisleri için belirlenen döviz kuru üzerinden alım garantisi desteği ise 31 Aralık 2030’a kadar uygulanacak olması soygunun boyutunu gösteriyor.

#Rihada #bin #dekar #mera #GES #ile #işgal #ediliyor

Yeşil Sol Parti’yle kadınlar kazanacak

Yeşil Sol Parti, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini en güçlü şekilde temsil etme iddiasını taşıyan bir parti olarak kadın düşmanı ittifaka sandıkta büyük bir bozgun yaşatacaktır

Gültan Kışanak

Biz kadınlar, dünyaya geldiğimiz andan itibaren görevler ve sorumluluklarla donatılıyoruz. Neyi yapmalıyız, neleri yapmaktan kaçınmalıyız, hep dikte ediliyor. Ve bunların tamamı, ailenin, toplumun ve devletin bizden bekledikleriyle ilgili. Kadının beklentilerini soran pek yok. Sanki önündeki kocaman bir hayatı yaşayacak olan kadın değilmiş gibi. Oysa yaşam denilen şey, başı ve sonu belli olan bir zamana şekil verme sanatıdır. Biz kadınların yaşamına; erkek cinsinin ihtiyaçlarına, beklentilerine, çakarlarına göre şekillenmiş bir sistem şekil veriyor. Erkek egemen sistem, hayatlarımızı çalıyor.

Kadınlar, tarih boyunca hayatlarının çalınmasına itiraz ettiler. Ancak bu itiraz, erkek egemen sistemi değiştirecek, örgütlü bir güce dönüşme imkanı bulamadı. Son iki yüz yıldan beri kadınlar, itirazlarını örgütlemeye, sistemi değişime zorladılar. Bu doğrultuda epeyce yol da aldılar.

Kadın hareketlerinin etkisi

Türkiye’de de kadınların sosyal, siyasal ve ekonomik hakları için mücadele eden kadın hareketleri son yüz yılda önemli kazanımlar elde etti. Cumhuriyetin ilk yıllarında, eşit yurttaşlık hakları için mücadele eden kadın hareketleri, 1980 sonrası gelişen feminist hareketler ve Kürt kadın hareketi ile muhafazakar çevrede boy veren kadın haklar hareketleri, toplamında tüm kadınlarda önemli bir farkındalık ve bilinç oluşturdu. Farklı etnik, inanç ve sınıfsal kimliklere sahip kadınlar, kadına yönelik şiddetin önlenmesi, kadınların ekonomik, sosyal ve siyasal hayata etkin katılımı ve kendi hayatı hakkında söz sahibi olma konularında ortak bir duruş sergilemeye başladı.

Erkek egemen zihniyet bundan ciddi derecede rahatsız oldu. Ve kadınların kazanımlarını ellerinden almak için harekete geçtiler. İstanbul Sözleşmesi’nin iptal edilmesi, bugün kurulan “kadın karşıt koalisyonun” işaretiydi. Cumhur İttifakı, kadın erkek eşitliği yönünde kazanılmış tüm hakları geri almak için kurulmuş, erkeklerin kadınlardan üstün olduğuna inanan, inanç değerlerini ve aileyi de buna alet eden, erkekler koalisyonudur. Bu konudaki politikalarını kamuoyundan gizleme ihtiyacı da duymuyorlar. Hatta konuyu adeta bir erkeklik gösterisine çevirerek, kadınlara gözdağı vermeye çalışıyorlar. Başta kadınlar olmak üzere, tüm demokrasi güçlerinin bu zihniyete, sandıkta gereken dersi vereceğine inanıyorum. Bunu başarmak zorundayız. Zira memleket geri dönüşü olmayan bir yola girmek üzere.

Bir saç teli…

Bu ittifakın; kadınlara yaşamı zehir edecek kadar tehlikeli olduğunu Taliban’dan, IŞİD’den, İran’daki rejimden biliyoruz. Afganistan’da kadınlar tüm kamusal alandan dışlandı. İran’da bir tutam saç teli göründü diye Jîna Mahsa Emînî işkenceyle öldürüldü. Bu cinayeti protesto eden yüzlerce insan katledildi, idam sehpalarına gönderildi. Özellikle IŞİD’in kurduğu cariye pazarları, tüm kadınların yüreğinde derin bir yara açtı.

Politik programlar, salt propaganda metinleri değildir, toplumun ve bireyin yaşamını etkileyen, gelecek kurgularıdır. Cumhur İttifakı’nın bileşenleri, bizlere nasıl bir yaşam vaat ettiklerini açık seçik konuşuyorlar. “Aileyi koruma” kılıfına gizlemeye çalıştıkları şey, kadını aile içinde erkeğin insafına terk etmek ve iradesini kırmaktır. “Aile içi şiddet” sadece kaba dayak değildir. Kız çocuklarının hangi yaşta kiminle evleneceğine karar vermekten tutalım, okula gidip gitmeyeceğine, kadınların bir işte çalışıp çalışmayacağına, sokağa çıkıp çıkmayacağına, ne giyineceğine, kiminle konuşacağına, kısacası yaşamıyla ilgili tüm kararların, ailedeki erkekler tarafından alınması ve kadının erkeğe itaat etmesi demektir. Yani yaşamın, kadınların elinden alınması demektir.

Biz kadınlar, yaşamın, ancak özgür iradenin olduğu yerde yeşereceğini biliyoruz. “Jin, jiyan, azadî” sloganı bu hakikatin dile geliş şeklidir. Kadınlar, özgürlüğe, yaşama ve kadın iradesine sahip çıkarak, bu karanlık ittifakı, tarihin çöp sepetine gönderecektir. Kadınlar, tehlikenin farkında ve büyük bir mücadele içerisinde. Kadın düşmanı koalisyona karşı, muhafazakar, dindar kesimden de güçlü bir itiraz geleceğine inanıyorum. Muhalefet partilerinin tamamı bu konuda ağır bir sorumluluk altındadır.

Yeşil Sol Parti, kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesini en güçlü şekilde temsil etme iddiasını taşıyan bir parti olarak kadın düşmanı ittifaka sandıkta büyük bir bozgun yaşatacaktır. Eşit temsil esasına göre belirlenen aday listesi ve kadın seçim bildirgesi ile Yeşil Sol Parti tüm kadınların mücadelesinde ilk adres olacaktır. Yeşil Sol Parti’yle kadınlar kazanacak. Kadınların gücü ve iradesiyle erkek iktidar alaaşağı olacak.

Kandıra F Tipi Cezaevi

#Yeşil #Sol #Partiyle #kadınlar #kazanacak

TMMOB üyeleri Şenyaşar ailesinin iftar sonrasına katıldı

Adalet Nöbeti’nin 744’üncü gününde Şenyaşar ailesinin iftar sofrasına TMMOB Riha İKK eşlik etti. Ferit Şenyaşar, ‘Dayanışma yaşatır. Dayanışmayla Urfa’ya adaleti geri getireceğiz’ dedi

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti,744’üncü gününde devam ediyor. Riha’nın Pirsûs ilçesindeki evlerinden Urfa Adliyesi önüne gelerek, “Şenyaşar ailesi için Adalet” pankartı önünde nöbetlerini sürdüren aile, Ramazan ayı dolayısıyla iftarlarını da burada açıyor. Ailenin bugünkü İftarına, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Riha İl Koordinasyon Kurulu (İKK) eşlik etti.

İftardan sonra kısa bir açıklama yapan TMMOB İKK Sekreteri Fikret Çakır, “Emine annemizin ve Ferit kardeşimizin 744 gündür Adalet Nöbetinde biz de her zaman onların yanındayız. Adalet sağlanana kadar Emine anne buradaki nöbetine devam edecek. Biz de TMMOB olarak Emine annenin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

Ardından konuşan Ferit Şenyaşar ise “Dayanışma yaşatır. Dayanışmayla Urfa’ya adaleti geri getireceğiz” diye konuştu.

RIHA

#TMMOB #üyeleri #Şenyaşar #ailesinin #iftar #sonrasına #katıldı

Samandağ’da gözaltına alınanlar serbest bırakıldı

Yaşam Nöbetinde Jandarmalar tarafından şiddete maruz bırakılarak gözaltına alınan 8 kişi serbest bırakıldı

Hatay’ın Samandağ ilçesi Yeşilköy Mahallesi’nde depremde yıkılan evlerin molozlarının dökülmesine karşı Yaşam Nöbeti’nde dün darp edilerek gözaltına alınan 8 kişi serbest bırakıldı. 5 kişi emniyet ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, 3 kişi ise dün Meydan Jandarma Karakolu’nda gözaltında tutuldu.

Bugün ifadelerinin ardından savcılığa çıkarılan 3 kişi “2911 Sayılı Gösteri ve Yürüyüş Kanununa muhalefet”ten işlem gördü. Savcılık sorgusunun ardından mahkemeye sevk edilen 3 kişi serbest bırakıldı.

HATAY

#Samandağda #gözaltına #alınanlar #serbest #bırakıldı

Gözaltına alınan 18 kişi yarın adliyeye sevk edilecek

HDP Gençlik Meclisi üyeleri ve Demokratik Modernite dergisi çalışanı Sema Korkmaz’ın da aralarında bulunduğu 18 kişinin yarın adliyeye sevk edilmesi bekleniyor

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında 3 Nisan’da Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gençlik Meclisi üyeleri ve Demokratik Modernite dergisi çalışanı gazeteci Sema Korkmaz’ın da bulunduğu 18 kişinin evine polis baskın düzenlendi. Gözaltına alınan isimler, Vatan Caddesi’nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Soruşturma dosyasına gizlilik kararı getirilirken, gözaltına alınanların “Örgüt“ üye olmak” iddiasıyla suçlandıkları öğrenildi.

Bugün emniyette ifadeleri alınan isimlere basın açıklamaları, sanal medya paylaşımları ve telefon tapeleri yanı sıra HDP Gençlik Meclisi’nin düzenlediği Kemal Korkut Futbol turnuvası ve pikniğe katılmaları soruldu İsimler, savcılıkta ifade vermek için yarın Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne çıkarılacak.

İSTANBUL

#Gözaltına #alınan #kişi #yarın #adliyeye #sevk #edilecek

Bazid seçim bürosu meşaleli yürüyüşle açıldı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin Bazid seçim bürosu meşaleli yürüyüş ve havai fişeklerle açıldı

14 Mayıs Genel seçimleri öncesinde Yeşil Sol Parti hem Kurdistan’da hem Türkiye’de seçim bürolarını açmaya devam ediyor.

Yeşil Sol Parti’nin Agirî Bazid’teki (Doğubeyazıt) hem kadın seçim bürosu hem de genel seçim bürosu Çiftepınar Mahallesi’ndeki İsmail Beşikçi Caddesi’nde açıldı. Açılış öncesinde Caddenin başında bir araya gelen topluluk büroya kadar meşaleli yürüyüş gerçekleştirdi.

Davullu zurnalı kutlama yapılan açılışta ayrıca havai fişek gösterisi de yapıldı. Büro açılışında ise Yeşil Sol Parti Agirî İl Eşsözcüsü Cemil Koç ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) İl Yöneticisi Suat Yiğit konuşma yaptı.

Konuşmaların ardından Barış Anneleri seçim bürosunun kurdelesini kesti. Yoğun halk katılımın olduğu açılış halaylar çekilerek son buldu.

AGIRÎ

#Bazid #seçim #bürosu #meşaleli #yürüyüşle #açıldı

Êlih’te büro açılışına yüzlerce kişi katıldı: Onların kumpasları varsa, bizim de halkımız var

Êlih’in (Batman) Merkez ilçesinde Yeşil Sol Parti’nin büro açılışına yüzlerce kişi katıldı

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi (Yeşil Sol Parti), Êlih’te bulunan Bahçelievler Mahallesi’nde seçim bürosu açılışı gerçekleştirdi. Açılışa Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Tevgera Jinên Azad (TJA) Aktivistleri, Barış Anneleri, HDP Êlih Milletvekili Feleknas Uca, HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, HDP Amed Milletvekili İmam Taşçıer, Êlih Emek ve Demokrasi Platformu, HDP, DBP, Yeşil Sol Parti il örgütlerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

Açılışın yapıldığı alan Yeşil Sol Parti bayrak ve flamaları ile donatıldı.

Açılış programı başlamadan büro önünde toplanan halk, coşkulu bir şekilde halaya durdu.

Açılışa sanatçı Şerzat da katıldı.

Burada konuşan Buldan şu sözleri ifade etti: “Sizlere söz vermiştik, seçeneksiz bırakmayacağız demiştik. Halkımızı HDP kapatma davası ile köşeye sıkıştırmaya çalışanlara karşı asla alternatifsiz bırakmayacağız demiştik. Şimdi HDP kapatma davasını Demokles’in kılıcı gibi kafamızda tutanlara karşı Yeşil Sol’un altında birleştik ve adaylarımızı Yeşil Sol altında seçimlere koyacağız. Onların kumpasları varsa, hileleri varsa bizim de hamlelerimiz var, bizim de halkımız var.”

Buldan’ın konuşmasının ardından hak, ‘bijî serok Apo’ sloganları attı.

ÊLIH

 

#Êlihte #büro #açılışına #yüzlerce #kişi #katıldı #Onların #kumpasları #varsa #bizim #halkımız #var

Bakanlık: 34 depremzede çocuğun kimliği tespit edilmedi

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, depremlerde enkaz altından çıkarılmış 34 çocuğun kimliğinin henüz tespit edilemediğini açıkladı

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Mereş merkezli depremlerde enkaz altından çıkarılmış refakatçisi olmayan bin 915 çocuğun kayıt altına alındığını açıkladı. Bakanlık ayrıca kimliği tespit edilemeyen 34 çocuğun bulunduğunu da belirtti.

Bakanlığın Twitter hesabından yapılan açıklamada, şu ifadeler yer aldı: “Başvurucuların kimlik kontrolü ve doğrulaması sonrasında 1776 çocuk ailesine teslim edilmiştir. 53 çocuğumuzun hastanelerde devam eden tedavi süreci yakından takip edilmektedir. Tedavisi tamamlanan 79 çocuğumuz ise bakanlığımız tarafından kuruluş bakımına alınmıştır. Çocuk bakım kuruluşlarında olup kimliği henüz bilinmeyen 34 çocuğumuz bulunmaktadır. Kayıtlarımızda olan 7 çocuğumuz hastanede tedavisi devam ederken vefat etmiştir. Ayrıca Aile Bilgi Sistemi Afet Yönetim Çocuk Modülüne yapılan ihbarlar üzerinde yapılan çalışmalar neticesinde 472 çocuğumuzun vefat ettiği tespit edilmiştir.”

ANKARA

#Bakanlık #depremzede #çocuğun #kimliği #tespit #edilmedi

HDP’ye hazine yardımı davası: Erdoğan AYM’yi aradı mı?

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Meclis’te AYM ile ilgili önergesi üzerine söz alarak ‘Bu ülkede AYM’ye doğrudan yürütmenin başı telefon açtı mı açmadı mı’ diye sordu

Halkların Demokratik Partisi (HDP) “Anayasa Mahkemesi (AYM) üzerindeki yürütme baskısının önlenmesi” ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin de (CHP) “kamu bankalarının işlemlerine yönelik iddialar” konusunda Meclis Genel Kurulu’nda genel görüşme önergelerinin ele alınmasını grup önerisi olarak sundu.

Partisinin önerisi üzerine söz alan HDP Agirî Milletvekili Abdullah Koç, siyasal iktidarın baskısı olduğu için yargının görevini yapamadığını belirtti. “AYM’nin, HDP’nin hazine yardımı hesabına tedbiren bloke konulması yönündeki kararı kaldırmasının ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, bazı AYM üyelerini telefonla aradığının” haberlere konu olduğunu hatırlatan Koç, “Baskı uyguladınız mı uygulamadınız mı?” diye sordu.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da, basına yansıyan söz konusu iddiayı yalanlayan herhangi bir açıklama yapılmadığını belirterek, “AYM’yi bu hale getirenlerden siyasi olarak hesap soracağız” ifadesini kullandı.

Beştaş ise, “Önergemiz çok açık, bir genel görüşme istiyoruz. Bu ülkede AYM’ye doğrudan yürütmenin başı telefon açtı mı açmadı mı? Bunu soruyoruz” ifadelerini kullandı

CHP ve HDP’nin genel görüşme önergelerinin yanı sıra, İYİ Parti’nin “AFAD’ın liyakatli kadrolar ile kuruluş amacına ve ilkelerine uygun, güvenilir, tarafsız ve şeffaf bir kurum haline gelmesi” konusunda araştırma komisyonu kurulmasına ilişkin önergesinin ön görüşmelerinin bugün yapılması önerisi kabul edilmedi.

ANKARA

#HDPye #hazine #yardımı #davası #Erdoğan #AYMyi #aradı #mı

Sancar tahliye olan Baluken’i ziyaret etti

6 yıl 5 ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen HDP’li Baluken’i Sancar ve beraberindeki siyasetçiler ziyaret etti

Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Amed Milletvekili İdris Baluken, infazını tamamlayarak bugün cezaevinden tahliye olmuştu.

Tahliye olan Baluken’i HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın, HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay, Eş Genel Başkan Yardımcısı Tuncer Bakırhan, Serhat Eren ve Mehmet Rüştü Tiryaki, ziyaret etti.

HDP Grup Başkanvekili olduğu dönemde 4 Kasım 2016 tarihinde gözaltına alınarak tutuklanan Baluken, Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmış ve 9 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Baluken, 30 Ocak 2017’de görülen duruşmada hakkında verilen tahliye kararı sonra cezaevinden çıkmıştı. Ancak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazı üzerine Baluken, 22 gün sonra 21 Şubat 2017’de yeniden tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Hakkındaki cezanın infazını tamamlayan Baluken, 6 yıl 5 ay 1 gün sonra tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevi’nden çıktı.

HABER MERKEZİ

#Sancar #tahliye #olan #Balukeni #ziyaret #etti