Ana Sayfa Blog Sayfa 689

HDP, AYM’ye sözlü savunma vermeme kararı aldı

HDP kaptma davasına ilişkin Anaysa Mahkemesi’ne sözlü savunma vermeme kararı aldı. Partiden yapılan açıklamada savunmanın ertlenmemiş olması serbest ve adil seçimlere müdahale olarak değerlendirildi

AYM’de süren kapatma davasına ilişkin sözlü savunma için erteleme talep eden HDP’nin talebinin kabul edilmemesi üzerine 11 Nisan’da yapılması plananlanan sözlü savunmaya HDP’nin katılmayacağı duyuruldu

Parti tarafından yapılan açıklamada “11 Nisan’da partimizin sözlü savunma vermesi için tarih belirlenmiştir. Serbest ve adil seçimlere müdahale anlamına gelen AYM’nin bu tutumuna karşı partimiz 11 Nisan’da sözlü savunma vermeyecektir.” ifadeleri kullanıdlı.

AYM’ye HDP tarafından sunulan dilekçede ise şu ifadelere yer verildi:

1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sözlü mütalaası mahkemenizce 10 Ocak 2023 tarihinde dinlenmiş, ardından 26 Ocak 2023 tarihinde müvekkil partinin sözlü savunmasının yapılması için 14 Mart 2023 tarihi belirlenmiştir. Ülkenin içinden geçtiği siyasal süreç, yaşanan deprem felaketi ve seçim dönemine resmen girilmiş olması gibi esaslı sebeplerden ötürü sözlü savunma tarihinin seçim sonrasına bırakılması talebini içeren üç ayrı dilekçe farklı tarihlerde Yüksek Mahkeme’ye ibraz edilmiştir. 16 Ocak 2023 ve 15 Mart 2023 tarihli talepler hakkında Yüksek Mahkeme tarafından gerekçesiz şekilde ret kararı verilmiş, 6 Mart 2023 tarihli talep hakkında ise kabul kararı verilip sözlü savunma tarihi 11 Nisan 2023 olarak belirlenmiştir.

2-Yukarıda tarihleri belirtilen ve müvekkil parti tarafından Yüksek Mahkeme’ye sunulan üç dilekçe ile sözlü savunmanın neden seçim sonrasına bırakılması gerektiği tüm yönleri ile detaylı olarak izah edildiğinden burada ayrıca bir açıklama yapılmayacaktır. Müvekkil partinin seçim dönemine resmen girilmiş olması, aday adaylık başvuru süreçleri, parti lansmanı, milletvekili aday tanıtımı, seçim programı, miting, toplantı ve siyasi çalışmaların yarattığı yoğunluk sebebi ile belirlenen tarihte sözlü savunmasını yapması imkan dahilinde değildir. Türkiye demokrasi ve hukuk tarihini önemli ölçüde etkileyecek olan bu davada yapılacak olan sözlü savunmanın bu yoğun çalışma süreci içerisinde yapılması mümkün olmayacaktır. Bu itibarla 11 Nisan 2023 tarihinde sözlü savunma yapamayacağımız konusunda Yüksek Mahkeme’yi bilgilendirme zarureti hasıl olmuştur.

HABER MERKEZİ

#HDP #AYMye #sözlü #savunma #vermeme #kararı #aldı

 ‘Bugün Bir Cinayet İşledim’ Moda Sahnesi’nde

Emrah Aktürk’ün yazdığı ve Beyza Nur Metin’in yönetip rol aldığı ‘Bugün Bir Cinayet İşledim’ adlı oyun 9 Nisan Pazar günü Kadıköy’de Moda Sahnesi’nde izleyici ile buluşacak

Evinde Tiyaro’nun yapımı olan oyun tek perde 45 dakika. Oyuncu Beyza Nur Metin’in performansıyla gösterilecek oyun birçok şehirde daha önce izleyici ile buluşmuştu. Moda Sahnesi’nin bu ayki programında yer bulan oyun 9 Nisan Pazar günü tiyatroseverlerle buluşacak.

Oyun metninde ise şu ifadeler yer alıyor:

“Bugün bir cinayet işledim, kusurluydu.” Cinayetin kusuru ya da kusursuzu olur mu? Dikkatle bakan bir göz için kusursuz insan olur mu? Çok soru sormanın tehlikeli olduğu bir dünyada, tekinsiz bir sahnede, küçük bir çocuk, yolda kusurlar bularak büyüyor ve kendine ne kaldıysa onunla nasıl yaşadığını anlatıyor.”

İSTANBUL

 

 

 

#Bugün #Bir #Cinayet #İşledim #Moda #Sahnesinde

Bayındır’dan Adalet Nöbeti’ne ziyaret: Direnişinizle zulüm iktidarını yıktınız

Eylemleri 745’inci günde olan Şenyaşar ailesini ziyaret eden DBP Eş Genel Başkanı Bayındır, Emine Şenyaşar’a tutukluların selamlarını ileterek, ‘Başınız dik, ancak onların başı hep önlerinde. Direnişiniz sonucunda 14 Mayıs’ta bu iktidarın yıkıldığını göreceğiz’ dedi

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018’de AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti, 745’inci güne girdi.

Ailenin eylemini bugün geçtiğimiz hafta cezaevinden tahliye olan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ziyaret etti. Bayındır’a, Halkların Demokratik Partisi Riha Milletvekili Ömer Öcalan ve Ayşe Sürücü de eşlik etti.

‘Tutukluların size selamları var’

Adalet Nöbeti’nde Emine Şenyaşar ile sohbet eden Bayındır, cezaevindeki siyasi tutukluların Emine Şenyaşar’a selamlarını iletti. Bayındır, tutukluların Emine Şenyaşar’ın direnişini selamladığını belirterek, “Bugün bütün dünya direnişinize destek veriyor. Siz yalnız değilsiniz. İnanıyoruz ki adalet bir gün yerine gelecek. Adalet gelene kadar direnişinize destek olacağız. Ciğeri yanmış bütün anneler adaletin yerine geldiği günü görecek. Siz duruşunuzla bu iktidarı yıktınız. Başınız dik, ancak onların başı hep önlerinde. Adalet direnişinizle zulüm üzerine kurulan bu iktidarı yıktınız. Direnişiniz sonucunda 14 Mayıs’ta bu iktidarın yıkıldığını siz de biz de göreceğiz” dedi.

İktidar adaleti yerine getirmedi

Bayındır’a ve siyasi tutuklulara teşekkürlerini sunan Emine Şenyaşar ise, “Her yerde bize destek verdiler, herkese teşekkür ediyoruz. Dışardan birçok kişi bize destek ziyareti yapıyor. Ancak buna rağmen iktidar adaleti yerine getirmedi” sözleriyle tepkisini dile getirdi.

RIHA

#Bayındırdan #Adalet #Nöbetine #ziyaret #Direnişinizle #zulüm #iktidarını #yıktınız

Kürdistan Bölgesi hükümeti 9 Nisan’ı resmi tatil ilan etti

Kürdistan Bölgesi hükümeti, Baas rejiminin yıkıldığı gün vesilesiyle 9 Nisan’ı resmi tatil ilan etti

Kürdistan Bölgesi hükümeti, Saddam Hüseyin iktidarı ile Baas rejiminin yıkılmasının 20’nci yıl dönümünde 9 Nisan’ı resmi tatil ilan etti.

Kürdistan Bölgesi hükümeti yaptığı açıklamada resmi tatilin tüm kurum ve kuruluşları kapsadığını bildirdi.

DIŞ HABERLER

#Kürdistan #Bölgesi #hükümeti #Nisanı #resmi #tatil #ilan #etti

Engelli çocuğa istismar davasında beraat kararı

Zihin engelli çocuğa cinsel istismarda bulunan erkek hakkında delil yetersizliği iddiasıyla beraat kararı verildi

İzmir’in Karşıyaka ilçesinde yüzde 78 engelli çocuğa yönelik cinsel taciz, alıkoyma ve yaralama suçlarıyla yargılanan Fatih Atay hakkında açılan davanın karar duruşması Karşıyaka Adliyesi 3’üncü Ağırceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmaya çocuğun aile avukatları, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı katılırken fail avukatı mazeret bildirerek durulmaya katılmadı. Tutuksuz yargılanan fail de duruşmaya katılmadı.

Fatih Akay hakkında daha önce suçu Veysel Bozkurt ile birlikte işledikleri iddiasıyla açılan çocuğun cinsel istismarı davası Veysel Bozkurt’un hayatını kaybetmesi nedeniyle düşmüştü. Fail Atay hakkında yeniden açılan davanın bugün görülen 4’üncü duruşmasında üçüncü taraf olarak Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nin 44 sayfalık gözlem raporu sunuldu.

Görüşme var kayıt yok

Çocuk ifadesinde failin kendisini defalarca aradığını belirtmiş ancak failin hangi numaradan aradığı tespit edilememiş, faile ait telefonun incelemesinde ise suç unsuru herhangi bir delile rastlanmamıştı. Çocuğun telefonunun faille yapılan yazışmaların ve görüntü kayıtlarının detaylı incelenmesi sonrasında çocuğun velisinin belirttiği görüşmelerin gerçekleştiği ortaya çıkarken, görüşmelerin Whatssap uygulaması üzerinden yapılması nedeniyle içeriğe dair görüntü veya yazışmalara ulaşılamadı. Çocuğun avukatı bu görüşmelerin çocuğun da anlattığıyla uyumlu olduğunu belirterek failin tutuklanmasını ve ceza almasını talep etti.

Tanık dinlendi

Duruşmada çocuğun alıkonduğunu belirttiği binada oturan tanık da dinlendi. Tanık bulunduğu binada fuhuş için kullanılabilecek nitelikte bir dairenin bulunmadığını beyan etti. Savcı ise mütalaasında failin delil yetersizliği nedeniyle beraatını talep etti.

Verilen aranın ardından mahkeme heyeti fail erkeğin beraatına karar verdi. Kararın istinaf yolu açık bırakıldı.

Çocuğun velisinin nitelikli cinsel istismar, alıkoyma, fuhşa sürükleme iddialarıyla üç farklı mahkemede farklı failler hakkında açılan davaları kapandı.

HABER MERKEZİ

#Engelli #çocuğa #istismar #davasında #beraat #kararı

Sancar: Demokratik Cumhuriyeti hep birlikte kuracağız

Bedlîs’te Yeşil Sol Parti’nin seçim bürosu açılışında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, ‘Bu ülkeye büyük barışı hep birlikte getirecek, demokratik Cumhuriyeti hep birlikte kuracağız’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Azadî Hareketi Sözcüsü Ayetullah Aşitî ile birlikte Bedlîs’te Yeşil Sol Parti’nin merkezi seçim bürosunun açılışına katıldı. Norşîn’de (Güroymak) karşılanan Sancar, konvoy ile Bedlîs’e geçti. Alkış ve sloganlarla karşılanan Sancar ve beraberindekiler, ardından büro açılışının yapılacağı alana geçti.

Bu ülke ranta mahkum değildir

Açılışta konuşan Sancar, “Bu tarihi, bir avuç yandaşa servet aktarmak için yok ettiler. Bu iktidar ülkeyi işte böyle soyuyor. Önce yoksullaştırıyor, sonra muhtaç hale getiriyor. Bu düzeni değiştireceğiz. Bu ülke; ranta, savaşa ve yoksulluğa mahkum değildir. Bu seçim bize büyük bir imkan veriyor ve önemli bir virajdır. Bu cevabı iktidara en güçlü şekilde vereceğiz” dedi.

Seçimi kazanacağız

HDP’ye yönelik her türlü baskının devreye konulduğunu söyleyen Sancar, “Bu yolun adı Yeşil Sol Parti’dir. Ağaç aynı, kökleri aynı, yapraklar aynı, bu irade ve gelenek birleşiyor. Hepimiz bu ağacın gölgesinde buluşacağız. Halk iradesinin en güçlü çıkacağı bir seçim yaşayacağız. Savaşa, soyguna ve yoksulluğa karşı halkımız iradesini gösterecektir. Yoksulluğu bir kader gibi giydirmeye çalışan bu bozuk kirli düzen bozulmalı. Tüm kaynaklarını baskıya, savaşa ayıran, Kürt sorununda güvenlik anlayışından başka bir şey bilmeyen bu iktidar gitmelidir. Bu ülkeye büyük barışı hep birlikte getirecek, demokratik Cumhuriyeti hep birlikte kuracağız. Bu yürüyüş bizi mutlaka bizi barışa götürecektir. Bu ülkeye barış ve özgürlüğü hep birlikte getireceğiz” diye konuştu.

Sancar, konuşmasının ardından seçim bürosunun açılışını Barış Anneleri ile birlikte yaptı. Seçim bürosu açılış çekilen halaylarla sona erdi. Sancar ve beraberindekiler, ardından Tetwan’da halkı selamladıktan sonra Wan’a doğru yola çıktı.

BEDLÎS

#Sancar #Demokratik #Cumhuriyeti #hep #birlikte #kuracağız

Kürt Dil Platformu: Bölgemizdeki adaylarda Kürtçe ortak kriter olmalı

Seçimlere yönelik taleplerini açıklayan Kürt Dil Platformu, ‘Bölgemizde seçimlere katılacak tüm adaylar için Kürt dili ortak kriter olmalıdır’ dedi 

Platforma Zimanê Kurdî (Kürt Dil Platformu), 2023 seçimlerine yönelik taleplerine dair Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti’nde basın toplantısı düzenledi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Amed İl Eş Başkanları Zeyyat Ceylan ve Gülistan Atasoy, Kürt Edebiyatçılar Derneği Eşbaşkanı Sultan Yaray ve birçok parti temsilcisi toplantıya katıldı.

Kürt Dil Platformu Sözcüsü Şerefxan Cizirî, yaklaşan Mayıs seçimlerini işaret ederek, toplumsal ve siyasi açıdan anlam ve önemine değindi. Tüm siyasi partilerin Kurdistan ve Türkiye için çözüm önerilerini sunduğunu dile getiren Cizirî, “Sunulacak bu siyaset ya kararlılıkla çözümden, barıştan, diyalogdan, özgürlükten, demokrasiden ve eşitlikten yana olacaktır ya da Türkiye Cumhuriyeti’nin Kürt halkına karşı yüz yıldır yürüttüğü siyaset devam edecektir. Ya Kürtlerin inkarı, asimile edilmesi ve yok sayılması devam edecek ya da Kürt halkının statüsü kabul edilecek” dedi.

‘Kürt dili ve kimliği kırmızı çizgidir’

Kürtlerin dilini ve kimliğini yok sayan çok yönlü ve geniş çapta asimilasyon fikir ve önermeleriyle dolu ırkçı seçim çalışmalarını kabul etmediklerinin altını çizen Cizirî, “2023 seçimlerinde bizim için asıl soru şu olacak; Ya Kürtler kendi dillerine ve kimliklerine kavuşup özgür ve eşit yurttaşlar olacak ya da karşılıklı ret, esaret, ırkçılık ve kibir devam edecek. Bu bağlamda Kürt Dili Platformu’nun tavrı çok nettir; Bizim için Kürt dili ve kimliği kırmızı çizgidir. Herkes ve siyasi taraflar şu gerçeği iyi bilsinler; biz Kürdüz, dilimiz Kürtçe ve vatanımız Kurdistan’dır.” diye belirtti.

Seçimlere yönelik talepler

Cizirî, Kürt Dili Platformu’nun 2023 seçimlerine yönelik taleplerini ise şu şekilde sıraladı: “Anaokullarından, ilkokul ve ortaokullara, hatta üniversitelere kadar eğitim dili Kürtçe olmalıdır. Kurdistan’ın köy, şehir, mahalle ve sokaklarındaki tüm isimler Kürtçe olmalıdır. Kuzey Kurdistan’ın resmi kurumlarında ve belediyelerinde çalışan personelin Kürtçe okuma yazma ve konuşma bilmelidir. Bölge camilerinde hutbeler Kürtçe okunmalıdır. Bu isteklerin gerçekleşmesi için resmi Kürt Dil Kurumu kurulmalı ve ona bütçe ayrılmalıdır. Bölgemizdeki seçimlerde milletvekili ve belediye adaylarının Kürtçe bilmesi gerekmektedir. Bölgemizde seçimlere katılacak tüm adaylar için Kürt dili ortak kriter olmalıdır. Seçim sürecinde her türlü etkinlikte Kürtçenin iyi bir şekilde görünür olması gerekmektedir. Tüm Kürt adaylarının Kürtçe konuşmasını, tartışmalar yapmasını, toplantı, konferans ve panellere katılmasını, Kürtçe sloganlar atmasını talep ediyoruz. Dilsiz hayat olmaz, hayat da Kürtçe güzel.”

HABER MERKEZİ

#Kürt #Dil #Platformu #Bölgemizdeki #adaylarda #Kürtçe #ortak #kriter #olmalı

Orman yağması yasallık kazandı

Orman Kanunu’nda yapılan değişiklik Meclis’te kabul edildikten sonra Resmi Gazete’de yayımlandı. Yapılan değişikliklerle, ormanlar ve koruma alanları maden şirketlerine peşkeş çekilirken, özel ormanların imara açılması sağlandı

Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun dün Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararla özel ormanların imara açılması ‘yasal’ anlamda sağlanırken, diğer yandan tüm ormanlarda madencilik faaliyetlerinin önünde hiçbir engel kalmadı. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Doğanay Tolunay, “Parsel büyüklüğü 3 hektardan küçük özel ormanlar orman sayılmayacak. Değişiklik ülkemizde 20-25 bin hektar olan özel orman alanlarını ilgilendirmekte. Bu ormanların bir kısmı da İstanbul’da. Özel ormanların orman dışına çıkarılması buraların yapılaşmaya açılmasına neden olacaktır” açıklamasında bulundu.

Bakanın 2 dudağı arasında

AKP iktidarı bugüne kadar 2 milyon hektara yakın ormanı maden, enerji, inşaatlar vb. faaliyet için şirketlere peşkeş çekti ve çekmeyi aralıksız sürdürüyor. AKP’den bir grup milletvekili tarafından, ‘Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ Meclis’te kabul edilip Resmi Gazete’de yayınlandı. Kanunda, “Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine (Kamu kurumlarına) ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Tarım ve Orman Bakanlığınca izin verilebilecek” deniliyor. Bu durumda tüm orman ve koruma alanları için inisiyatifin tümü bakanın iki dudağı arasına bırakılmış oluyor.

Ormanlarda ifraz uygulanabilecek

Yürürlüğe giren yasayla ormanda kesilecek ağaçları damgalama yetkisinin ilk kez özel şirketlere verilmesi sağlanırken, ormandan izin verilenin kesimin yüzde 10’un üzerinde ağaç kesilmesi halinde parası alınarak katliam büyütülebilecek. Çıkan yasada 3 hektardan küçük ormanlarda her türlü işin yapılmasının önünde hiçbir engel kalmadı. Önceki yasaya göre küçük parçalar halinde dahi olsa bu ormanlar bir bütün sayıldığı için imar izni verilmiyordu. Ancak yeni yasada ise örneğin 20 hektar bir ormanın 7 parsele bölünmesiyle 3 hektar alanın altına düşürülmesi sağlandı. Ortaya çıkarılan parseller yoluyla tüm orman varlığı sermaye yararına katledilebilmesinin önü açıldı. Diğer taraftan, 6831 nolu kanunun 10. Maddesi ile önceki kanunun 16. Maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları değiştirilerek, ormanlarda madencilik faaliyetleri olabildiğince kolaylaştırıldı.

Koruma alanları yağmalanacak

Yürürlüğe giren kanunla birlikte, devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu olduğu iddiasıyla; tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri dışında bedeli alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca izin verilmesi sağlandı. Devlet ormanları sınırları içindeki tohum meşcereleri, gen koruma alanları, muhafaza ormanları, verimli orman alanları, orman parkları, endemik ve korunması gereken nadir ekosistemlerin bulunduğu alanlarda da, maden aranması ve işletilmesi Tarım ve Orman Bakanlığı’nın insafına terk edildi. Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı hammaddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden ise bedel alınmaması sağlanarak büyük bir doğa yıkımına imza atıldı.

Bakanlık ile şirketlerin ortaklığı

Yürürlüğe konulan yasa ile her türlü yağmanın Tarım ve Orman Bakanlığı’nın iznine bağlanması bugüne kadar atılan yağma adımlarının en kapsamlı girişim olduğunu ortaya koyuyor. İstanbul’un akciğeri olan Kuzey Ormanları başta olmak üzere bugüne kadar yapılaşma yasa gereğince izin verilmeyen tüm özel ormanların imara açılması amaçlanıyor. Çıkan yasa da, “Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Tarım ve Orman Bakanlığınca izin verilebilir. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi hususlar genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilir” ibaresi, şirketlerle kol kola olan bakanlık ve maden şirketlerinin birlikte karar verecek olması yağmanın açık göstergesi.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Orman #yağması #yasallık #kazandı

Haber alınamayan 9 yaşındaki Suriyeli çocuk ölü bulundu

Kilis’te bir süredir kayıp olan 9 yaşındaki Suriyeli Gina Mercimek’in cansız bedeni bulunurken, çocuğun yaşadığı evin sahibi gözaltına alındı

Kilis’te yaşayan 9 yaşındaki Gina Mercimek’in ailesi, 4 Nisan’da çocuklarının okuldan sonra eve gelmediğini söyleyerek, kayıp ihbarında bulundu. Arama çalışması başlatan polis ekipleri, ailenin oturduğu Okçular Mahallesi’nde, H.B.’ye ait müstakil evin bahçesinde Gina Mercimek’in cansız bedenine ulaştı.

Suriyeli çocuğun beline briket bağlı olduğu belirlendi. Ekipler tarafından çıkarılan çocuğun cansız bedeni otopsi için morga kaldırıldı.

Cinayete ilişkin soruşturma başlatan ekipler, evin sahibi H.B.’yi gözaltına aldı.

HABER MERKEZİ

#Haber #alınamayan #yaşındaki #Suriyeli #çocuk #ölü #bulundu

TÜİK iki yıllık istatistiklerini paylaştı: Türkiye’ye göç 2021’de yüzde 116,9 arttı

TÜİK, 2020 ve 2021 yılı göç istatistiklerini yayınladı. Buna göre Türkiye’ye göç 2020 yılında yüzde 49,7 azalırken 2021’de yüzde 116,9 arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2020 ve 2021 yıllarında açıklanmayan uluslararası göç istatistikleri verilerini yayımladı. Türkiye’ye göç edenlerin sayısı 2021 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 116,9 artarak 739 bin 364 kişi oldu. Göç eden nüfusun yüzde 51,9’unu erkek, yüzde 48,1’ini ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 124 bin 269’unu Türkiyeli yurttaş, 615 bin 95’ini ise yabancı yurttaşlar oluşturdu.

Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2021 yılında bir önceki yıla göre yüzde 31,6 azalarak 287 bin 651 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,7’sini erkekler, yüzde 44,3’ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye’den yurt dışına giden nüfusun 103 bin 613’ünü Türkiyeli, 184 bin 38’ini ise yabancı yurttaşlar oluşturdu.

Gençler Türkiye’den gidiyor

Türkiye’ye 2021 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 12,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,1 ile 25-29 ve yüzde 10,7 ile 30-34 yaş grubu izledi. Türkiye’den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,4 ile 25-29 yaş grubu olurken, bunu yüzde 12,3 ile 30-34 ve yüzde 11,6 ile 20-24 yaş grubu izledi.

Göçlerin yarısı İstanbul’a

Türkiye’ye 2021 yılında göç edenlerin kentlere göre dağılımı incelendiğinde yüzde 47,8 ile en fazla göç alan kentin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul’u yüzde 8,2 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 2,7 ile Bursa ve yüzde 2,4 ile Mersin takip etti.

Türkiye’den göç eden nüfusun kentlere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,2 ile İstanbul’un en fazla göç veren kent olduğu görülürken, İstanbul’u yüzde 11,9 ile Ankara, yüzde 6,2 ile Antalya, yüzde 3,7 ile İzmir ve yüzde 2,7 ile Bursa izledi.

Irak ilk sırada

Türkiye’ye 2021 yılında gelen yabancı nüfus içerisinde ilk sırayı yüzde 12,1 ile Irak yurttaşları aldı. Irak’ı yüzde 10,9 ile İran, yüzde 6,5 ile Özbekistan, yüzde 6 ile Suriye ve yüzde 5,5 ile Afganistan yurttaşları izledi.

Türkiye’den göç eden yabancı nüfusu içerisinde ilk sırayı yüzde 21,8 ile yine Irak yurttaşları aldı. Irak’ı yüzde 6,7 ile Afganistan, yüzde 5,6 ile İran, yüzde 5,2 ile Suriye ve yüzde 4,9 ile Türkmenistan yurttaşları takip etti.

HABER MERKEZİ

#TÜİK #iki #yıllık #istatistiklerini #paylaştı #Türkiyeye #göç #2021de #yüzde #arttı