Ana Sayfa Blog Sayfa 720

Enkazlardan hala cenazeler çıkıyor

Depremin 50’nci gününde Defne ilçesine bağlı Uğur Mumcu Caddesi üzerindeki evden cenaze çıkarıldı

Mereş merkezli 6 Şubat tarihinde meydana gelen depremde en çok yıkımın yaşandığı Hatay’da enkaz kaldırma çalışmaları sürüyor. Depremin 50’nci gününde Defne İlçesine bağlı Uğur Mumcu Caddesi üzerinde bulunan yıkılan 5 katlı Gün Apartmanı’nda bir cenaze akşamüzeri çıkarıldı. Çıkarılan cenazenin binanın 3’üncü katında yaşayan Behçet Temizkan’a ait olduğu öğrenildi.

Bina enkazında halen cenazelerin olduğu belirtilirken, Temizkan’ın cenazesi savcılık işlemlerinin ardından defnedilmek üzere AFAD ekiplerince götürüldü.

HABER MERKEZİ

#Enkazlardan #hala #cenazeler #çıkıyor

Tesisatçı Akın’ı öldüren askerlerin tutuklanması talebi yine reddedildi

Nisêbîn’de tesisatçı Yusuf Akın’ı öldüren askerlerin yeniden başlayan yargılamasında askerlerin tutuklanması talebi yeniden reddedildi

Mêrdîn’in Nisêbîn ilçesi Deyrcem köyünde 20 Aralık 2011’deki askeri operasyonda tesisatçı Yusuf Akın’ın öldürülmesi ve Mehmet Eren’in yaralanmasına dair askerler hakkında verilen beraat kararının Anayasa Mahkemesi’nin “yaşam hakkının ihlal edildiği” gerekçesiyle bozulmasının ardından yeniden başlayan yargılamanın üçüncü duruşması görüldü. Mardin 1’inci Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya jandarma özel harekat Kadir Engin O, Şenol T, Bahattin Y, Yusuf Ertuğrul K. ve Doğan G. yine katılmadı. Duruşma salonunda Akın ve Eren ailesinin müdafisi olarak İHD adına avukat Erdal Kuzu hazır bulundu.

Duruşmada söz alan avukat Erdal KuzuSanıklar hakkında AYM’nin verdiği kararın kasten öldürme suçuna işaret ettiğini kaydederek “Suçun alt ve üst sınırı değerlendirildiğinde sanıklar hakkında tutuklama tedbirine başvurulmalıdır” dedi.

Mahkeme askerlerin tutuklanması talebini reddederek, yeniden keşif yapılması için Jandarmaya yazı yazılmasına, 2 Haziran gününe de keşif yapılması kararı verdi. Mahkeme bir sonraki duruşmayı 13 Haziran tarihine erteledi.

HABER MERKEZİ

#Tesisatçı #Akını #öldüren #askerlerin #tutuklanması #talebi #yine #reddedildi

7’inci yargı paketi Meclis’te kabul edildi

Yargıda yeni düzenlemeleri içeren İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Meclis Genel Kurulunda kabul edildi

Yargıda yeni düzenlemeler içeren 7’inci yargı paketi olarak sunulan “İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı.

Kanunla birlikte, çocuğu hasta annelere infaz ertelemesi getiriliyor. Kirada arabuluculuk zorunlu oluyor. Uyuşturucuyla mücadelede ağır cezalar öngörülüyor. Haciz işlemleri hakim kararıyla olacak. Göçmen kaçakçılığı suçu artırılıyor. Düzenlemeye göre, uyuşturucu maddelerin imal ve ticareti suçunun cezasının alt sınırı 10 yıldan 15 yıl hapse çıkacak. Göçmen kaçakçılığı suçun cezasının alt sınırı 3 yıldan 5 yıla çıkarılacak.

Konutlarda yapılacak hacizler bakımından; icra müdürünün verdiği haciz kararının ancak ‘hâkim onayından geçtikten sonra’ yerine getirilebilmesi sağlanmaktadır. Aile bireylerine ait kişisel eşyalar ile ailenin ortak kullanımına hizmet eden tüm ev eşyaları, haczi caiz olmayan mallar arasına alınmaktadır. İcra takibine konu alacağa yetecek miktarı aşacak şekilde haciz yapılması açıkça yasaklanmaktadır.

Avukatlara uygun kredi

Avukatların büro kurma giderlerinin karşılanması için uygun kredi ve finansmana erişmesini sağlayacak düzenleme yapılacak. Avukatlık mesleğinin ilk beş yılında baro aidatı alınmaması sağlanarak mesleğe yeni başlayan avukatlar mali olarak desteklenmektedir.

Kira uyuşmazlıklarında arabuluculuk

Düzenlemeye göre, kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, ortaklığın giderilmesine ilişkin uyuşmazlıklar, kat mülkiyetinden kaynaklanan uyuşmazlıklar ve komşu hakkıyla ilgili uyuşmazlıklar, dava şartı olarak arabuluculuk kapsamına alınacak. Ticari davalar ve iş sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar bakımından, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olduğu açıkça düzenlenecek. Uyuşmazlığın asıl tarafının arabuluculuk süreci ile arabuluculuk faaliyeti sonunda düzenlenen son tutanak hakkında bilgilendirilmesi konusunda arabulucuya yükümlülük getirilecek.

Ceza infaz kurumlarında görev yapan ceza infaz kurumu müdürü, infaz ve koruma baş memuru ve infaz ve koruma memuru unvanlı personelden vazife malulü sayılanların yakınlarına kamuda istihdam hakkı tanınacak.

HABER MERKEZİ

#7inci #yargı #paketi #Mecliste #kabul #edildi

Fikir Masası Şenyaşar ailesiyle iftar açtı

Adalet Nöbeti’nin 736’ncı gününde adliye önünde iftarlarını açan Şenyaşar ailesine Fikir Masası Platformu eşlik etti

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti,735’inci gününde devam ediyor. Riha’nın Pirsûs ilçesindeki evlerinden Urfa Adliyesi önüne gelerek, “Şenyaşar ailesi için Adalet” pankartı önünde nöbetlerini sürdüren aile, Ramazan ayı dolayısıyla iftarlarını da burada açıyor. Ailenin bugünkü iftarına Fikir Masası Platformu eşlik etti.

Fikir Masası’na ziyaretleri için teşekkür eden Ferit Şenyaşar, “Bizi yaşatan dayanışmadır. Toplumun temel ihtiyacı adalettir, bizimde beklentimiz adalettir. Adalet sağlanmayana kadar adliye önünden ayrılmayacağız” dedi.

RIHA

#Fikir #Masası #Şenyaşar #ailesiyle #iftar #açtı

30 yıllık tutuklu Tanrıverdi cezaevinden çıktı

Diyarbakır Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ramazan Tanrıverdi 30 yıl 6 ay ardından cezaevinden çıktı

Diyarbakır 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ramazan Tanrıverdi, 30 yıl 6 ay ardından cezaevinden çıktı. Tanrıverdi 1992’de Amed’in Bismil ilçesinde gözaltına alındıktan sora çıkarıldığı Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) yapılan yargılamada “Devletin birlik ve bütünlüğünü bozmak” iddiasıyla müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Cezasının dörtte üç olan 30 yılını 28 Ekim 2022 tarihinde tamamladı. Ancak cezaevinde aldığı bir disiplin cezası nedeniyle 6 ay hapis cezası verildiği için tahliye edilmedi. 6 ay cezasını da tamamlayan Tanrıverdi coşkulu bir şekilde karşılandı.

Tanrıverdi’yi karşılamak için ailesi erken saatlerden itibaren Bismil ilçesinden cezaevi önüne geldi. Tanrıverdi ailesine STK ve siyasi parti yöneticileri eşlik etti.

Tanrıverdi, cezaevinden çıkarken zılgıt ve alkışlarla karşılandı. Kendisini karşılaya gelenlerle selamlaştıktan sonra barışın sembolü olan beyaz güvercinleri uçurttu. Ardından da kısa bir konuşma yapan Tanrıverdi: “Bu halkı burada gördükten sonra artık benim için 30 yıllık bir hiçtir. Çok sevdiklerimizi de cezaevinde bıraktık. Umudum var en yakın zamanda onlarla özgür yarınlarda buluşacağız” ifadelerini kullandı.

Tanrıverdi kendisi için Bismil’den gelenlerle birlikte alkış ve zılgıtlarla Bismil’e doğru çıktı.

HABER MERKEZİ

#yıllık #tutuklu #Tanrıverdi #cezaevinden #çıktı

Hatay için kuvvetli fırtına uyarısı

AFAD, yurttaşlara depremden etkilenen Hatay için kuvvetli fırtına uyarısında bulundu

Mereş merkezli depremlerde en çok yıkımın olduğu Hatay için Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Hatay’daki yurttaşlara mesaj atarak yarın için kuvvetli fırtına uyarısında bulundu.

AFAD’ın attığı mesaj şu şekilde: “Meteorolojiye göre yarın Hatay’da kuvvetli fırtına bekleniyor. Ağaç devrilmesi, bacagazı zehirlenmeleri, çatı ve çadır uçmasına karşı tedbirli olun.”

HABER MERKEZİ

#Hatay #için #kuvvetli #fırtına #uyarısı

ABD sınırındaki Göç Enstitüsü’ndeki yangında 39 mülteci öldü

Meksika’nın ABD sınırında bulunan Ulusal Göç Enstitüsü binasında çıkan yangında 39 mülteci hayatını kaybetti

Meksika’nın ABD sınırında bulunan Juarez kentindeki Ulusal Göç Enstitüsüne (INM) ait binada yangın çıktı. Hükümete bağlı enstitü adına yapılan açıklamada, 27 Mart’ta geç saatlerde çıkan yangın nedeniyle Orta ve Güney Amerikalı en az 39 mülteci yaşamını yitirdi.

29 yaralı

Açıklamada, ABD’nin Teksas eyaletinin El Paso kentinin karşısında bulunan tesiste, Orta ve Güney Amerika’dan 68 yetişkin erkeğin kaldığını ve bunlardan 29’unun da yangında yaralandığı ve bölgedeki dört hastaneye kaldırıldığı bilgisi verildi.

Reuters’a konuşan bir görgü tanığı ceset torbalarına dizilmiş cansız bedenler gördüğünü ve çıkış nedeni araştırılan yangının söndürüldüğünü doğruladı. Reuters’ın tanığına göre tesisteki göçmenlerin çoğu Venezuelalı’ydı.

Son haftalarda, yetkililer “CBP One” olarak bilinen yeni bir ABD hükümeti uygulamasını kullanarak sığınma taleplerini işleme koymaya çalışırken Meksika sınır şehirlerinde mültecilerin biriktiği görülüyordu. Mart başlarında çoğunluğu Venezuelalı yüzlerce mülteci, sığınma randevuları konusunda yaşadıkları hayal kırıklığının ardından sınırda ABD’li yetkililerle arbede yaşamıştı.

Ocak ayında ise Joe Biden yönetimi, sınır akışlarını kontrol altına almak gerekçesiyle ABD-Meksika sınırını belgesiz geçerken yakalanan Kübalı, Nikaragualı ve Haitili mültecileri hızla sınır dışı etmek için Trump dönemindeki kısıtlamaları genişleteceğini açıklamıştı.

DIŞ HABERLER

#ABD #sınırındaki #Göç #Enstitüsündeki #yangında #mülteci #öldü

Sahte doktor Özkiraz tahliye edildi

Devlet hastanesinde kendisini doktor olarak tanıtarak görev yapan Ayşe Özkiraz tahliye edildi

Tekirdağ’daki Çerkezköy Devlet Hastanesi’nde kendisini “pratisyen hekim” olarak tanıtan, sahte diploma ile görev yaptığı anlaşılınca tutuklanan Ayşe Özkiraz hakkında 13 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı. 5 aydır tutuklu bulunan Özkiraz’ın yargılandığı davanın 5’nci duruşması bugün Çerkezköy 5’inci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada Özkiraz için tahliye kararı çıktı.

Bugün görülen duruşmaya Ayşe Özkiraz, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Özkiraz, “Maddi bir kazanç sağlamadım. Ameliyata girdiğimi kabul ediyorum. Dikiş işlemini bir kez yaptım. Gerçekten çok pişmanım dersimi aldım. Yaptığım hatanın bir bedeli olduğunu biliyorum. Sağlığım ve eğitimim için tahliyemi talep ediyorum” diye konuştu.

Duruşma savcısı mütalaasında tutukluluk halinin devamını istedi. Kararını açıklayan mahkeme ise Özkiraz’ın tahliyesine karar verdi.

HABER MERKEZİ

#Sahte #doktor #Özkiraz #tahliye #edildi

Cindirês katliamı açıklaması: Bağımsız komite bölgeye gitmeli

Kuzey ve Doğu Suriye’deki hukuk ve insan hakları örgütleri Cindirês katliamına ilişkin açıklama yaparak, bölgedeki duruma müdahale etmesi, suçluların yargılanması ve yerli halka destek vermesi için uluslararası bağımsız bir komitenin kurulması istedi

Cizre Bölgesi İnsan Hakları Örgütü, Kuzey ve Doğu Suriye Avukatlar Birliği ve Zenûbiya Kadın Topluluğu Reqa Bürosu, Cindirês katliamına tepki göstermek için açıklamalar yaptı. Açıklamalarda Türkiye’nin işgal altındaki bölgelerden çıkarılması çağrısında bulunuldu.

Qamişlo

Cizre Bölgesi İnsan Hakları Örgütü ve Kuzey ve Doğu Suriye Avukatlar Birliği, Cindirês katliamına ilişkin ortak açıklama yaptı.Cizre Bölgesi Avukatlar Birliği Eşbaşkanı Ciwan Mihemed’in okuduğu açıklama, Qamişlo’nun Siyahi Mahallesi’nde bulunan BM Mülteciler Yüksek Komiserliği önünde yapıldı. Eyleme örgüt üyeleri ve TEM-DEM temsilcileri de katıldı.

Türkiye ve bağlı olduğu grupların suçlarına dikkat çekilen açıklamada, Cindirês’deki katliamın ardından halkın sokaklara çıkarak ırkçı saldırıların durması ve çetelerin bölgeden çıkarılması çağrısı yaptığının altı çizildi. Açıklamada, BM’ye Efrînli halkı koruma, Türkiye’nin işgalini sonlandırması için baskı yapması ve hesap sorma çağrısı yapıldı.

Son olarak, Suriye’nin kuzeyindeki durumu izlemesi, müdahale etmesi, suçları durdurması, suçluların yargılanması ve yerli halka destek vermesi için uluslararası bağımsız bir komitenin kurulması istendi.

Reqa

Zenûbiya Kadın Topluluğu Reqa Bürosu ise merkez binası önünde açıklama yaptı.Açıklama Zenûbiya Kadın Topluluğu Reqa Bürosu Kadın Komitesi üyesi Buseyne Ebdo tarafından okunurken, eyleme çok sayıda kadın katıldı.

Cindirês’de 4 Kürdün katledilmesine tepki gösteren kadınlar, işgalin sonlandırması ve suçların durdurulması çağrısı yaptı. Kadınlar çoğulcu demokrasi ve merkezi olmayan bir Suriye için mücadele etme mesajı verdi.

Ne olmuştu?

20 Mart’ta Efrîn’in depremden etkilenen Cindirês ilçesinde Türkiye’ye bağlı Ehrar El Şerqiye üyeleri Newroz kutlamak isteyen aynı aileden 4 yurttaşı katletti. 4 sivilin katledilmesinin ardından Cindirês ve Efrîn halkı bu saldırıya karşı ayaklanarak sert tepkiler gösterirken, halkın saldırıya karşı öfkesi sokaklara taştı.

HABER MERKEZİ

#Cindirês #katliamı #açıklaması #Bağımsız #komite #bölgeye #gitmeli

HDK, 2. Genel Meclis Toplantısı’nın sonuç bildirgesini açıkladı

HDK, 12. Dönem 2. Genel Meclis Toplantısı’nın sonuç bildirgesinde, deprem bölgesinde yaşanan ihlallere dikkat çekilerek, ‘Halkımızın yanında yaralarımızı ortak sarmaya devam ederken, aynı zaman da sorumluların takipçisi olacağız’ denildi

Halkların Demokratik Kongresi (HDK), 25-26 Mart tarihlerinde gerçekleştirdiği 12. Dönem 2’nci Genel Meclis Toplantısı’nın sonuç bildirgesini yayımladı.

Bildirgede, Mereş merkezli 6 Şubat’ta meydana gelen depremlerden sonra yaşanılanlara dikkat çekilerek, “Depremin yarattığı yıkım karşısında günlerce halkın yardımına gelmemesi ‘devlet nerede’ sorusunun yaygın biçimde sorulmasına yol açtı. Birer yolsuzluk organizasyonu haline getirilmiş AFAD ve Kızılay’ın deprem sonrası arama kurtarma ve yardım faaliyetlerini organize edemediği, aksine dayanışmayla gelen yardımları gasp ettiği, halkın ihtiyaç duyduğu anda TSK imkan ve kabiliyetlerinin seferber edilmediği görüldü. Bölgenin geçmişte muhafazakar iktidarlara destek veren geniş toplum kesimlerinde, devlete ve orduya duyduğu temelsiz güvende ciddi bir kırılma yaşandı” denildi.

Yaşanan felakketten ders çıkarılmadı

Depremin hemen ardından ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) ile dayanışmanın engellenmeye çalışıldığı kaydedilen bildirgede, “Sözde yağmayı önleme adına sokaklarda ve jandarma karakollarında, bazıları ölümle sonuçlanan işkence vakaları yaygınlaştı. İktidarın depremi, inşaat sektörü başta olmak üzere sermayeye kaynak aktarmak ve yaşanan büyük felaketten hiçbir ders çıkarmadan giriştiği yapılaşma atağıyla oy devşirmek fırsatı olarak gördüğü kesinleşti. Sağlıklı, güvenli, depremzedelerin önceliklerine uygun geçici barınma koşulları kamu kaynaklarıyla derhal sağlanmalı, fakat kalıcı yerleşimlerin yeniden inşası, emek ve meslek örgütlerinin ve tüm yaşayanların katılacağı mahalle ve kent meclisleri tarafından planlanmalıdır” ifadelerine yer verildi.

Sel felaketi

Açıklamanın devamında ise depremin ardından bölgede meydana gelen sel felaketine de işaret edilerek şöyle devam edildi:

“Deprem ve arkasında yaşanan sel afeti, toplumun en yoksullarını vurdu. Bölgedeki büyük göçmen ve mülteci nüfus, özellikle kadın mülteciler, ötekileştirme politikalarının sonucu felaketin en büyük mağdurları oldular. Mevcut ağır ekonomik krizin, deprem ve sel felaketlerinin yarattığı büyük yıkım ve maliyetlerle, etkisi giderek daha fazla hissedilecek bir çöküş dinamiğine dönüşeceğini öngörebiliriz. Depremden çıkarılacak en önemli ders, merkezi iktidarın vesayetinin kırılması, yerel yönetimlerin özerkliğinin güçlendirilmesi, halkın mahalle ve sokak meclisleriyle siyasetin doğrudan öznesi olması ve dayanışmanın önünün açılmasıdır. Bu doğrultuda atılması gereken ilk adım ise, halkın iradesini gasp eden kayyum uygulamalarına derhal son verilmesi; seçilmiş yönetimlerin işbaşı yapması ve halkın yaralarının, gene kendi iradesi ve dayanışması ile sarılmasıdır.

Sorumluların takipçisi olacağız

İlk günden beri gönüllülerimiz, partimiz, bileşenlerimiz ile birlikte kongremiz alanda arama kurtarma, ilk sağlık müdahalesi basta olmak üzere tüm dayanışma çalışmalarında seferber oldu. Bundan sonra da halkımızın yanında yaralarımızı ortak sarmaya devam ederken, aynı zaman da sorumluların takipçisi olacağız. Bölgemizde ve Ukrayna’da sürmekte olan ‘sınırlı bir alanda dünya savaşı’ pratiği, Karadeniz başta olmak üzere çevresine doğru genişleme işaretleri veriyor. Benzeri bir çatışma potansiyeli ise, İsrail ve ABD’nin Ortadoğu’yu kendi mevcudiyetlerinin ve çıkarlarının güvenlik ihtiyaçlarına göre yeniden şekillendirme stratejisinin, Suriye’den sonraki adımı olarak İran ile yaşanan ve karşılıklı tırmandırılan çatışmalardır. Bu çerçevede Ortadoğu’da dünyanın büyük güçlerinin ittifaklarını genişletme ve tahkim etme amaçlı diplomatik çabalarında bir yoğunluk gözlenmektedir.

Seçimler

Türkiye bir seçim sürecini yaşıyor. AKP-MHP iktidarı seçime en gerici ve paramiliter güçlerle, halk düşmanlığı temelinde ve kadınların kazanılmış bütün haklarını gasp etme ortak zemininde ittifak kurarak hazırlanıyor. Dünya siyasetinin erkek egemenliği etrafında muhafazakarlaştığı, sağ yükselişin erkek egemenliği etrafında hayat bulduğu bir gerçek. Hak ve özgürlüklerin şiddet yolu ile gaspının en ağır koşullarını kadınlar ve LGBTİQ+’lar üzerinde kendini var etmekte olduğunu tespit etmek mümkün. Sağ popülist siyasetin milliyetçilik, militarizm ve dini muhafazakarlık çerçevesinde gelişmesini Türkiye’de de yaşıyoruz. Kadınlar ve LGBTİQ+’lar olarak tüm toplumsal alanlarda yaşanan erkek egemenliğinin kendi kurumlarımızda da yaşandığı tespitiyle bulunduğumuz her alanda, içerde ve dışarıda mücadelede etme kararlığında olduğumuzun altını çiziyoruz. Seçim gündemiyle güçlendirilmeye çalışılan IŞİDvari gerici ittifaka karşı hem seçimlerde hem de seçim sonrasında mücadeleyi sürdürme iradesi açığa çıkmıştır. Bununla birlikte seçimler sonrasında oluşabilecek her türlü atmosferde başta kadın özgürlük mücadelesi yürüten kadınlar olmak üzere tüm toplumsal dinamikler aktif mücadele etmek zorundadır.

Millet ittifakı, ‘tek adam rejimi’nin yarattığı yıkımın devletin bekası için de bir tehdit oluşturur hale geldiğini değerlendiren devlet aklı tarafından, uzun süredir bir restorasyon seçeneği olarak iktidara hazırlanıyor. Emek ve Özgürlük İttifakı ‘üçüncü kutbun’ temsilcisidir. Erdoğan’ın ve temsil ettiği zihniyetin iktidardan uzaklaştırılması kritik bir önem arz ettiğinden cumhurbaşkanlığı seçimlerinde HDP’nin aldığı tutum çok kıymetlidir. Seçim sonrasında, nasıl bir iktidar yapısı çıkarsa çıksın, demokratik hak ve özgürlükler alanının genişlemesi ve Kürt sorunu başta olmak üzere ülkenin bütün köklü sorunlarının çözümü yönünde gerekli adımların atılmasının sorumlusu ve takipçisi olmak üzere, geniş toplumsal örgütlülüklerin gücünü arkasına almış bir parlamento grubunun oluşması amacımızdır. Parlamento grubumuzun güçlü olması için, temsili siyaset alanında elde edilen başarının gerisinde, toplumsal mücadele alanlarında fiili bir mücadele gücünün örgütlenmesi şarttır. HDK bu alanda üzerine düşeni yapmaya taliptir.”

HABER MERKEZİ

#HDK #Genel #Meclis #Toplantısının #sonuç #bildirgesini #açıkladı