Ana Sayfa Blog Sayfa 727

Ayşe Efendi: Ortadoğu’daki sorunlar Öcalan’ın fikirleriyle çözülebilir

PKK lideri Abdullah Öcalan ile 1980’de Suriye’de tanışan Ayşe Efendi, ‘Abdullah Öcalan’ın paradigmasının Ortadoğu’daki sorunları çözeceğine inandığını’ söyledi

Uluslararası komployla 9 Ekim 1998’de Suriye’den çıkarılan ve 15 Şubat 1999’da Türkiye’ye teslim edilen PKK Lideri Abdullah Öcalan, İmralı Yüksek Güvenlikli F Tipi Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutuluyor. Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkartılması 25 yılı geride bırakırken, aradan geçen sürede Suriye’de birçok değişim yaşandı. 2011 yılında başlayan iç savaştan sonra, Kürtler ve bölge halkı büyük bir direniş göstererek, Abdullah Öcalan’ın paradigmasını esas alarak yeni bir yaşam inşa etti.

1980 yıllında Halep’te okuduğu sırada Abdullah Öcalan ile tanışan, Fırat Bölgesi Şehit Aileleri Meclisi Eşbaşkanı Ayşe Efendi, onunla tanışma sürecini ve halkın onun düşüncelerinden nasıl etkilendiğini anlattı.

22 yaşındayken Halep’te okuduğu sırada, Abdullah Öcalan’ın Halep’te bir halk toplantısına katılacağını öğrenmeleri üzerine toplantıya katıldıklarını belirten Efendi, “Başkanı gördüğüm için kendimi çok şanslı hissediyorum. Başkan, Kürt kültürü ve sanatı üzerine konuşuyordu. Kürt kültür ve sanatının ne kadar önemli olduğunu, gelişmesi ve korunması gerektiği üzerine değerlendirmeler yapıyordu. Onu görmeden önce, gördüğümde neler konuşacağımın provasını yapıyordum. Fakat Başkan’ı gördüğümde onunla konuşamadım. Başkan konuştuğunda çok etkileyiciydi, salona dikkatlice göz gezdirip, insanları birer birer tanımak istiyordu” dedi.

Abdullah Öcalan’ın paradigması ile gelişmek istiyoruz

Ayşe Efendi

Abdullah Öcalan’ın paradigmasının Kurdistan’ın dört parçasını birleştirdiğini belirten Efendi, Araplara Öcalan’ın paradigmasını anlattıklarında kendilerine ‘neden daha önce bize anlatmadınız. keşke onunla tanışsaydık’ dediklerini aktardı. Efendi, PKK Lideri Öcalan’ın demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigması ve öğretileriyle kendilerini geliştirmek ve derinlik kazanmak istediklerini söyledi.

Paradigma Kürtlerin mirası

Abdullah Öcalan’ın paradigmasının tüm dünya halkları için bir çözüm olduğuna vurgu yapan Efendi, Rojava’da bu paradigmanın hayat bulduğunu, bu proje ve paradigmanın bütün dünya halkları için bir çözüm olduğunu söyledi. Paradigmayı Kürt halkının mirası olarak gören Efendi, “Ortadoğu’daki sorunlar Önderliğin fikirleriyle çözülebilir. Onun felsefesiyle kendimizi eğitebiliriz” ifadelerini kullandı.

Komplo boşa çıkarıldı

PKK Lideri Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun Kürtlerin birliği ve direnişiyle boşa çıktığını vurgulayan Efendi, “Bütün dünya Önderliği yakalamak için bir oldu. Planlar yaptılar ve son olarak Türklere teslim ettiler. Ama buna karşı Kürt halkı da bir oldu, direniş başlattılar. Büyük bir yankı uyandırdı. Onlarca kişi bu komploya karşı kendini ateşe verdi. Kürt halkının zindanlarda ve dışarda büyük direnişi sayesinde bu komplo boşa çıktı. Fakat yine de Önderliğin fiziki özgürlüğünü henüz sağlayamadığımız için özeleştiri vermemiz gerekiyor” şeklinde konuştu.

Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması için her yerde eylem ve etkinliklerin güçlü bir şekilde yapılması gerektiğinin altını çizen Efendi, Kürt halkına Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için mücadele etme çağrısında bulundu.

Haber: Mahmut Altıntaş / MA

#Ayşe #Efendi #Ortadoğudaki #sorunlar #Öcalanın #fikirleriyle #çözülebilir

28 yıldır tutuklu, 15 yıldır hastalıklarla boğuşuyor

Müebbet hapis cezası tutuklusu olarak 28 yıldır cezaevinde bulunan ve birçok hastalığı bulunan Dilek Öz tahliye edilmezken, annesi Suzan Öz kızı için tahliye çağrısında bulundu

Hak ihlallerinin arttığı cezaevlerinde özellikle hasta tutukluların durumu gün geçtikçe ağırlaşıyor. Birçok tutuklu “cezaevinde kalamaz” raporlarına rağmen tahliye edilmeyerek adeta ölüme terk ediliyor.

Ağır işkence gördü

JINNEWS’ten Marta Sömek’in haberine göre, 28 yıl önce 25 yaşında tutuklanan Dilek Öz, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nde okurken bir arkadaşını görmek üzere gittiği Ankara’da gözaltına alındı. 20 gün ağır işkence altında tutulan Öz ardından Ankara’dan İstanbul’a götürüldü. Öz burada dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesi’nce (DGM), “Devletin birliği ve bütünlüğü bozmak” maddesi kapsamında yargılanarak karar yüzüne okunmadan 36 yıl ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı.

Birçok cezaevine sürgün edildi

Mezun olacağı yıl tutuklanan Öz, Bayrampaşa, Gebze ve Burdur Cezaevi’ne sürgün edildi. Son olarak da Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’ne sürgün edilen Öz, 1994 yılından bu yana geçirdiği tutsaklığında kalp, kronik astım ve yüksek tansiyon hastalığına yakalandı. İnsan Hakları Derneği (İHD) verilerine göre Marmara cezaevlerinde tutulan ağır hasta tutuklulardan biri olan 53 yaşındaki Öz, bütün başvurulara rağmen tahliye edilmiyor.

15 yıldır hasta

Kızının hastalıklarının ilerlediğine dikkat çeken Öz’ün annesi Suzan Öz, cezaevinde yaşamını sürdürmekte zorlandığını, bu nedenle de bir an önce tahliye edilmesi çağrısında bulunurken, “Dilek’in 28 yılı bitti, 3 yılı kaldı. 15 yıldır hasta tutsaklar arasında kalıyor. Hastalıklarının bazıları genetik bazıları sonradan gelişti. Astım, böbrek, polip (tümör) hastalığı var, kulağıyla ilgili de sorun var” dedi.

2 kez ameliyat oldu

Cezaevi koşullarının kızının sağlığını ağırlaştırdığını belirten anne Öz, birçok kez dikekçe vermelerine rağmen sonuç alamadıklarını ifade etti. Kızının 10 yıl içerisinde iki kez ameliyat olduğunu belirten anne Öz, “Ama etki olmadı. Kendisinin de bizim de talebimiz bir an önce tahliye olması” sözlerini kullandı.

İSTANBUL

 

#yıldır #tutuklu #yıldır #hastalıklarla #boğuşuyor

Cumhrubaşkanlığı aday listesi Resmi Gazete’de yayımlandı

YSK’nin cumhurbaşkanı seçimi kesin aday listesi Resmi Gazete’de yayımlandı

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) cumhurbaşkanı seçimine ilişkin kesin aday listesi kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.

YSK kararında, 14 Mayıs 2023 Pazar günü birlikte yapılacak olan Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’ne ilişkin Cumhurbaşkanı kesin aday listesi yer aldı.

Kararda, 28 Mart’ta Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı seçimi geçici aday listesine belirtilen süre içinde yapılan itirazların YSK tarafından değerlendirilerek itirazların reddine karar verildiği belirtildi.

Kurul tarafından yapılan değerlendirmede, 14 Mayıs 2023 Pazar günü birlikte yapılacak olan Cumhurbaşkanı Seçimi ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde Cumhurbaşkanı adayları alfabetik sıralamaya göre, Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce, Recep Tayyip Erdoğan ve Sinan Oğan’dan oluştu.

Kararda, adayların doğum tarihleri ve mezun oldukları üniversitelerin bilgileri de yer aldı.

Erdoğan’ın adaylığına yapılan itirazlar YSK tarafından reddedilmişti.

Bağış işlemleri

YSK’nın diğer kararına göre de 14 Mayıs Cumhurbaşkanı Seçimi’nde adaylar bağış toplamak için döviz hesabı açtırabilecek.

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre en yüksek nakdi bağış ve yardım miktarı olan 55 bin 598 TL’nin karşılığı döviz tutarını geçmemek kaydıyla, döviz cinsinden nakdi yardım yapılabilecek.

HABER MERKEZİ

#Cumhrubaşkanlığı #aday #listesi #Resmi #Gazetede #yayımlandı

İslahiye’de maden ocakları depreme rağmen çalışmaya devam ediyor

İslahiye’de depreme rağmen maden ocağı hız kesmenden çalışmasına devam ediyor. Çadırlarda yaşamak zorunda kalan mahalle sakinleri ise bu duruma tepkili

Mereş merkezli depremlerin ardından büyük bölümü zarar gören Dîlok’un (Antep) İslahiye ilçesine bağlı Haltanlı (Altınüzüm) Mahallesi’nde 2015 yılından bu yana aktif olarak faaliyet yürüten CTC Enerji ve Madencilik firmasına ait İslahiye Boksit Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi’nin, halkın tüm tepkisine rağmen maden çıkarma çalışmaları sürüyor.

MA’dan Delal Akyüz’ün haberine göre Halk depremde binalarının yıkılması nedeniyle çadırlarda yaşamam zorunda kalırken maden ocağından çıkan kamyonlar ve toz yurttaşların yaşam koşullarını daha da kötüleştiriyor.

Durdurulmalı

Yaşanan depremin ardından çadırlarda yaşamak zorunda kalan yurttaşlar, yaşanan kötü koşulların çalışmaları devam eden maden ocağıyla birlikte katmerleştiğini söyledi. Mahalle sakinlerinden Nuriye Uzun (73) ve Kamber Zeki Kaya (63), maden çıkarma işleminin son bulması çağrısında bulundu.

Uzun, maden ocağının verdiği zararları şu şekilde sıraladı: “Gece gündüz korna çalıp gelip, geçiyorlar. Araçlar geçerken sanki her gün deprem oluyor. Çadırlarda kalıyoruz. Yükselen tozlardan etkileniyoruz. Dağ bırakmadılar, ormanı bitirdiler, içtiğimiz suya kadar her şeyi kirlettiler. İnsanlar kanserden ölüyor. Nefes darlığı, astım gibi hastalıklar yaygınlaştı. Biz bu maden ocağının kapatılmasını istiyoruz” dedi.

Toz olumsuz etkiliyor

Maden ocağının kapatılması için eylem yaptıklarında da baskıya maruz kaldıklarını söyleyen Kaya ise madenden yükselen tozun mahalleye döküldüğünü belirterek, “Maden ocağından gelen tozu, toprağı yutuyoruz. Bir köylümüz kanserden öldü. 2016’da babam da kanserden öldü. Bu maden ocağı her tarafa zehir saçıyor” ifadelerini kullandı.

Hayvanlar otlanamıyor

Mahallerinin üzüm yetiştiriciliği ve hayvancılıkla geçimlerini sağladığın vurgulayan Kaya, maden ocağının çıkardığı tozlardan dolayı tarım alanları ve hayvanların etkilendiğini kaydetti.

Maden faaliyetlerinin durdurulması isteniyor

Depremden sonra insanların çadırlarda kalmak zorunda kaldığı için tozdan daha çok etkilendiğini ifade eden Kaya, araçların gece de çalışmasından dolayı sürekli gürültünün olduğunu kimsenin uyuyamadığını söyledi. Kaya, “Köylü olarak bu madene karşıyım. Orman diye bir şey kalmadı. Sel felaketi bunlar yüzünden oluyor. Köylünün canını kurtulması için maden ocağının kapatılmasını istiyorum” diye konuştu.

DÎLOK

#İslahiyede #maden #ocakları #depreme #rağmen #çalışmaya #devam #ediyor

İzmir’de birçok eve baskın: En az 5 gözaltı

İzmir’de ev baskınlarında en az 5 kişi gözaltına alındı

İzmir’de sabah saatlerinde birçok eve baskınlar yapıldı. Yapılan baskınlarda biri kadın en az 5 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

Gözaltı gerekçesinin Newroz kutlamalarında slogan attıkları iddia edilirken, gözaltına alınanların isimleri ise şöyle: Gülazer Sancak, Hüseyin Çelebi, Salih Mentaş, Cihan Mentaş ve Erdal Gezici’nin Çankaya TEM Şube Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi.

İZMİR

#İzmirde #birçok #eve #baskın #gözaltı

Dara Antik kentine parke taşı döşeyip beton bina yaptılar

Tarihi Milattan Önce 500’lü yıllara dayanan Dara Antik Kentine bakanlık onayıyla beton bir yapı inşa edildi

Mêrdîn’in Artuklu ilçesine bağlı Dara kırsal mahallesinde bulunan ve tarihi Milattan Önce (M.Ö.) 500’lü yıllara dayanan Dara Antik Kenti’ne beton bina inşa edildi.

MA’dan Ahmet Kanbal’ın haberine göre Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, söz konusu yapı için “Mardin Dara Örenyeri Ziyaretçi Karşılama Merkezi ve Çevre Düzenleme İşi” adı altında ihale gerçekleştirdi. İhale, 5 milyon 910 bin TL bedelle DE-HAY İnşaat isimli firmaya verildi. İhale sonrası yapının kaba inşaatı tamamlandı.  SİT Alanı olan tarihi bölgede “Karşılama Merkezi” adı altında yapılan beton yapı, ziyaretçilerin tepkisini çekiyor.

Parke taşı döşediler

Betorname yapının yanı sıra tarihi kaya mezarlarının bulunduğu yerde çevre düzenlemesi yapılıyor. Burada da parke taşları kullanılıyor.

Dara Antik Kenti çevresinde bulunan araziler de daha önce kayyım yönetimindeki Mêrdîn Büyükşehir Belediyesi tarafından imara açılmak istenmişti. Ancak itirazlar üzerine imar planlaması geçici olarak durdurulmuştu.

TMMOB tepkili

Tarihi alandaki uygulamalara tepki gösteren Türk Mimar ve Mühendis Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Mimarlar Odası Mêrdîn Şubesi, yazılı açıklama yayınladı. Dara Antik Kenti’nde yeni alanların açığa çıkarılması için hiçbir çalışmanın yapılmadığına dikkat çekilen açıklamada, “Tarihi kent adeta kaderine terk edilmektedir” denildi.

Açıklamada, “Karşılama merkezi adı altında yapılmaya başlanan yapı, bu varoluş mücadelesinin kalbinde derin yaralar açmaktadır. Birinci Derece Arkeolojik Sit Alanı olan antik kentte tarihle bağdaşmayan, arkeolojik sit alanları için geçerli olan fen ve sanat kurallarını altüst eden yapı, kentimizin tarihine gölge düşürmektedir. Bu durumdan antik kentimizin yerleşim alanlarında hayatını idame eden mahalleli ve antik kente gelen ziyaretçiler de ciddi anlamda rahatsızlık duymaktadır” ifadelerine yer verildi.

MÊRDÎN

#Dara #Antik #kentine #parke #taşı #döşeyip #beton #bina #yaptılar

Cizîrli kadınlar : Türkiye eylemsizliği tanımalı, kimse ölsün istemiyoruz

Cizîr’li anneler KCK’nin eylemsizlik kararını hatırlatarak Türkiye’nin saldırılarını sürdürmesine tepki gösterdi

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta yaşanan depremlerden sonra KCK yaptığı açıklamada eylemsizlik kararı alırken, seçim süreciyle birlikte KCK Eşbaşkanı Besê Hozat ise, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada eylemsizlik kararını 14 Mayıs seçimlerine kadar uzatıldığını söyledi. KCK’nin açıklamalarına karşı, Türkiye’nin Nisan 2022’de KDP’nin desteğiyle Federe Kurdistan Bölgesi’nin Zap, Avaşîn ve Metîna bölgelerine dönük saldırıları da hız kesmeden devam ediyor. KCK, son olarak yaptığı açıklamada AKP-MHP’nin seçimlerden önce bölgeye dönük kapsamlı bir saldırı hazırlığında olduğu uyarısında bulundu.

Yaşananlara tepki gösteren Şirnex’ın Cizîr (Cizre) ilçesindeki kadınlar, saldırıların durdurulması çağrısında bulundu.

 ‘Alınan karar görmezden geliniyor’

Annelerden Nafiye Küçük, KCK’nin eylemsizlik kararının oldukça önemli olduğunu belirterek, “PKK eylem yapmıyor ama Türkiye her gün saldırıyor. Her gün bombardıman yapılıyor. Depremden dolayı PKK’nin aldığı karar önemlidir. Kimse ölmesin istiyoruz ve çözüm istiyoruz. Bizim yüreğimiz yandı ama başka annelerin yüreği yanmasın istiyoruz. Uluslararası güçler de bu alınan kararı görmezden geliyor ve saldırılara göz yumuyor. Türkiye artık bu saldırılarını durdursun” dedi.

‘Türkiye barıştan yanaysa bu karara uymalıdır

Annelerden Zeynep Yılmaz, “Türkiye barıştan yanaysa bu karara uymalıdır” dedi. Yılmaz, annelerin artık ağlamalarını istemediklerini ifade ederek, “Biz kimse ölsün istemiyoruz. Türkiye’nin de artık saldırılarını durdurması gerekiyor. Türkiye ateşkes ilan etmeli. Depremde bu kadar insan öldü ama saldırılarını durdurmadılar. Türkiye bu karara cevap vermeli ve bu saldırıları da durdurmalıdır. Silahları susturun” diye belirtti.

‘Erdoğan kendi bildiğini okuyor’

Fatma Akça, bu süreçte ihtiyaç duyulan şeyin barış olduğuna işaret ederek, “Erdoğan’ın biraz vicdanı olsun.  Artık annelerin çocukları evlerine dönsün istiyoruz. Bu saldırılar daha ne kadar devam edecek, anneler daha ne kadar yolu gözleyecek? Erdoğan her zamanki gibi kendi bildiğini okuyor. Erdoğan artık dursun” diye konuştu.

Zeynep Ergen , her iki taraftan da savaşı durdurmalarını isteyerek, “Biz Kürtler barıştan başka bir şey istemiyoruz. Bu dünyaya artık barış gelsin istiyoruz. Hak yok, hukuk yok. Ama artık olsun istiyoruz. PKK eylemsizlik kararı aldıysa onlar da durdurmalıydı” dedi.

Kaynak :MA

#Cizîrli #kadınlar #Türkiye #eylemsizliği #tanımalı #kimse #ölsün #istemiyoruz

Hiranur Vakfı’ndaki çocuk istismarının avukatı AKP’li çıktı!

6 yaşındaki kızını evlendirip istismar edilmesine göz yummasıyla gündem olan Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in avukatı Bulut Müslüm Gezer’in, AKP’den meclis üyesi olduğu ortaya çıktı

İsmailağa Cemaati’ne bağlı Hiranur Vakfı’nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in 6 yaşındaki kızı H.G.K.’yi 29 yaşındaki müridi ile “evlendirerek” yıllarca istismar edilmesine göz yummasına dair açılan davanın 3’üncü duruşması bugün görülecek. Davaya dair yayın yasağı sürerken, Gümüşel’in avukatı Bulut Müslüm Gezer’in, aynı zamanda İstanbul Sultanbeyli Belediyesi’nin AKP’li Meclis üyesi olduğu ortaya çıktı.

AKP’nin Wan adayıydı

BirGün’de yer alan habere göre, sanıkların savunmasını üstlenen Gezer, aynı zamanda Sultanbeyli Belediyesi’nin AKP’li meclis üyesi. Gezer’in, 2018 yılında AKP’den Wan milletvekili aday adayı olduğu ancak aday gösterilmediği öğrenildi.

Karar çıkabilir

Öte yandan bugün görülecek davanın iddianamesinde, baba Yusuf Ziya Gümüşel ve anne Fatıma Gümüşel’e, “Zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı” suçundan 22 yıl 6 ay, H.K.G’nin evlendirildiği Kadir İstekli hakkında ise “Zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı” ve “Cinsel saldırı” suçlarından 67 yıl 10 ay 15 güne kadar hapis cezası isteniyor. 30 Ocak’ta görülen ilk duruşmada mahkeme heyeti, yayın yasağı ve gizlilik kararı getirilmesine karar verdi. 27 Şubat’ta görülen ikinci duruşmada esas hakkındaki mütalaasını açıklayan savcı sanıkların cezalandırılmasını istedi. Bugün görülecek davada kararın açıklanması bekleniyor.

İSTANBUL

#Hiranur #Vakfındaki #çocuk #istismarının #avukatı #AKPli #çıktı

Pirsûs’ta ev baskınlarında gözaltına alınan 23 kişi tutuklandı

Pirsûs’ta 27 Mart’ta gözaltına alınan ve HDP’li yöneticilerin de aralarında olduğu 23 kişi tutuklandı

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde 27 Mart’ta yapılan ev baskınlarında aralarında Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) ilçe eşbaşkanlarının da olduğu 23 kişi gözaltına alınmıştı. “Örgüt üyesi olmak” ve “örgüte finans sağlamak” iddialarıyla gözaltına alınan 23 kişi emniyetteki ifade işlemlerinin ardından dün Urfa Adliyesi’ne getirildi.

Savcı, 23 kişiyi tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk etti. Hakimlik, 23 kişi hakkında “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla tutuklama kararı verdi. Tutuklanan isimler şöyle: Pirsûs eski Belediye Eşbaşkanı Hülya Demir , HDP İlçe Eşbaşkanı Yaşar Gündüzalp, DBP İlçe Eşbaşkanı Rojda Binici , Avni Gökhan , Ayşe Aksu, Bülent Koçyiğit, Ferdi Karakelle, Ferit Bali , Feryal Çelikbaş, İbrahim Bülbül, İsmet Bali, Mahide Kurttekin, Mahmut Bali, Mehmet Akif Yıldız , Mustafa Bali, Nermin Şakır, Mustafa Bali, Osman Akgün, Sabri Kaya, Salih Kaplan, Savaş İlhan, Veysel Bali ve Zeki Bali.

RIHA

#Pirsûsta #baskınlarında #gözaltına #alınan #kişi #tutuklandı

Türkiye ve KDP’nin yozlaşmış iktidar ortaklığı!

Dünyayı kasıp kavuran küresel ekolojik kriz her geçen gün derinleşiyor. Diğer yandan toplumsal yararı bulunmayan kirli üretimler sürerken, yoz iktidarlar eliyle petrol kaçakçılığı yapılıyor. Bunun bir örneği de Türkiye ile KDP arasında yaşanıyor

Yusuf Gürsucu / İstanbul

Petrol ve petrol ürünlerinin, bilimsel gelişmelerle birlikte ekosisteme pek çok olumsuz etkileri olduğu ortaya çıkmıştır. Bu ürünlerin yeraltından çıkarılmasından işlenip farklı amaçlarla kullanılmak üzere birçok isim altında piyasaya sürülmesine kadar her safhasında doğaya ve çevreye pek çok onulmaz ve geri dönülmez zararlar verilmektedir. Kapitalizmin aşırı üretim ve tüketimi körükleyen zorunluğu sonucu toplu ulaşım, merkezi ısıtma gibi kullanım değeri üreten uygulama biçimine karşı bireysel çözümlerle birlikte her kişiye bir araba, her eve bir kombi vb. ile kapitalizmin üretim ve tüketim süreçleri aşırı artışlarla kesintisiz sürüyor. Dünya da yozlaşmış iktidarlar bir avuç sermaye çevresini besleyen politikaları sürdürürken, kapitalizmin en aşağılık uygulamalarıyla kamusal sayılan her değer hırsızlık yoluyla yine o bir avuç sermaye yapısının cebine taşınıyor. Bu yozlaşmış uygulamaların önemli bir örneği geçtiğimiz günlerde yeniden gündeme geldi.

1.4 milyar dolar ceza

Federe Kurdistan Hükümeti ile Türkiye arasında sürdürülen petrol ticareti Irak Merkezi Hükümeti paypas edilerek yapıldığı ve boru hattıyla taşınan petrolün miktarıyla oynanarak adi bir hırsızlık yapıldığı ortaya çıktı. Irak merkezi hükümeti 2014-2018 yıllarını içeren dönem için ilgili uluslararası tahkime bu hırsızlıkla ilgili dava açtı. Tahkim Bağdat’ı pay pas eden petrol taşınmasına ortak olması nedeniyle Türkiye’nin 1.4 milyar dolar tazminat ödemesine hükmetti. Ayrıca 2018’den sonrasın da devam eden dönemi kapsayan ikinci bir tahkim davası daha sürerken, bu davanın da iki yıl içinde karara bağlanacağı ve buradan da Türkiye’ye yüklü miktarda bir ceza daha geleceği belirtiliyor.

Bakanlık cezayı ödeyecekmiş!

Tahkim davasının sonlanmasının ardından yapılan açıklamalara göre Federe Kurdistan Hükümeti, Türkiye’ye petrol akışını Türkiye’nin talebiyle durdurduğu belirtildi. Süreçle ilgili iddialara yanıt vermeye gerek duymayan Türkiye Enerji Bakanlığı birden ortaya çıkıp cezanın ödeneceğini açıkladı. Türkiye Enerji Bakanlığı’nın bu cezayı neden ve hangi gerekçeyle aldığı bakanlıkça bildirilmezken, cezanın asıl muhatabının Türkiyeli Powertrans şirketi olduğu ve bu konuda hiçbir açıklama yapılmamış olması dikkat çekti.

Powertrans şirketi ve Türkiye

Powertrans adlı şirket Türkiye ile Federe Kurdistan Hükümeti arasındaki petrol ticaretinde AKP iktidarının desteğiyle tekel konumunda olan bir şirket. 2016’da yayınlanan Wikileaks belgelerinde bir dönem Enerji Bakanlığı yapmış olan ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı olan Berat Albayrak’ın Powertrans ile bağlantılı olduğu ortaya çıkmıştı. Enerji Bakanlığı’nın cezayı ödeyeceğiz açıklaması şirketle iktidarın nasıl bir ilişki içinde olduğu tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.

Irak’ın talebi 30 milyar dolar

Enerji Uzmanı Necdet Pamir yaptığı açıklamada, “Barzani ile kafa kafaya verilip hem Irak anayasasına hem BM kararlarına aykırı bir iş yapıldı” dedi. Pamir, “Ankara, Barzani’yle ilişkilerin iyi olduğu dönemde bunu yapıyor. Parayı kimler kazanıyor onu sormak lazım. Irak’ın istediği tazminat 30 milyar dolardan fazla. Yapılan yanlışlar yüzünden hepimizin vergilerinden ceza ödenecek. Bu da göstere göstere geldi” diye belirtti.

Irak dolandırdı!

Tahkim kararı sonrası petrol fiyatlarında yaşanan artış uluslararası tahkim kararının ardından Kerkük-Ceyhan ham petrol boru hattından taşınan günlük 450 bin ton petrolün akışının durdurulmasından kaynakladığı bildirildi. Akışın devam edebilmesi için Irak Merkezi Hükümeti ve Federe Kurdistan Hükümeti’nin anlaşmasının gerektiği bildirilirken, Federe Kurdistan Hükümeti’nin Irak Merkezi Hükümeti’ni dolandırdığı vurgulanmakta. Federe Kurdistan Hükümeti petrol sevkiyatını yaparken boru hattına verilen petrolün geçtiği ölçüm saatinin yüzde 50 düşük ölçüm yaptığı iddiaları yapılırken, dolandırıcılığın diğer ortağı ise Türkiye olduğu ve bu nedenle cezaya mahkûm edildiği belirtiliyor.

Petrol üretimi durdu

Londra merkezli petrol şirketi Genel Energy Plc, Federe Kurdistan Hükümeti’ne bağlı Kurdistan Pipeline Company tarafından Irak-Türkiye boru hattının kapatıldığı konusunda bilgilendirildiklerini duyurdu. Irak Federal Petrol Bakanlığı ve Federe Kurdistan Hükümeti tarafından yapılan açıklamalardan boru hattının geçici süre ile kapalı kalacağının anlaşıldığı kaydedilerek, depolama tesislerine yönlendirilmek üzere petrol üretimine devam edecekleri bilgisi paylaşırken, dün ise depoların dolması nedeniyle petrol üretimine son verdiğini duyurdu.

Genel Energy ile ortaklık

Genel Enerji A.Ş., Güney Kurdistan’da petrol çıkarmak üzere Mehmet Emin Karamehmet (yüzde 56), Mehmet Sepil (yüzde 44) tarafından 2002 yılında kuruldu. 2011 yılında İngiltere merkezli, Rotschild ailesinin mensubu olan Nathaniel Philip Rotschild’e ait Vallares plc ile 50-50 ortaklıkla birleştikten sonra Genel Energy PLC adını aldı. Genel Energy Plc’nin bugün Güney Kurdistan’da toplam 6 bölgede petrol ve gaz arama ve çıkarma ruhsatı bulunuyor ve halen Taq Taq ve Tawke sahalarında fiili olarak petrol üretimi yapıyor.

Genel Energy değer kaybetti

Bölgede faaliyet gösteren DNO ve Genel Energy şirketleri önümüzdeki birkaç gün üretime devam ettikten ve petrolün depolarda birikmesinin ardından üretimi keseceklerini belirtti. Bu durum şirketlerin hisselerinin de düşmesine neden oldu. Londra borsasında işlem gören Genel Energy’nin hisseleri yüzde 16 düştü. Bölgedeki bir başka şirket olan Gulf Keystone’un hissesi ise yüzde 22 düşüş yaşadı.

Powertrans şirketi neyin nesi?

Ağustos 2008 yılında Lucky Ventures Pte. Ltd. ile Grand Fortune Ventures Pte. Ltd. adlı sahipleri belirsiz iki şirket kurulduğu ve 2009 yılında Karayipler’deki British Virgin Island (BVI)’a taşındığı bilgileri basında yer almıştı. 26 Şubat 2010 yılında bu iki şirket Türkiye’de yüzde 50’şer ortaklıkla “Petrodrill” şirketini kurdu. Ardından 2011 yılında ise Türkiye’de yüzde 50 hissesi Ahmet Muhassıloğlu’na, yüzde 50’si de Grand Fortune Ventures’a ait Powertrans Petrol ve Enerji şirketi kuruldu. Yine aynı yıl bir dönem Çalık Holding’in Türkmenistan’daki CEO’su olan Ahmet Muhassılıoğlu Powertrans’taki yüzde 50 hissesini Lucky Ventures’a devretti ve 2008 yılında Singapur’da kurulup 2009 yılından Virgin Adaları’na taşınan Grand Fortune Ventures ile Lucky Ventures adlı iki şirket Powertrans’ın sahibi oldu.

AKP kararları ve Powertrans

Eski Enerji Bakanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın damadı olan Berat Albayrak’ın Çalık Holding’in CEO’su olduğu dönemde yaşanan bu süreçte, Powertrans’ın müdürlüğüne getirilen Çalık Holding Petrol Koordinatörü Ahmet Şadi Güngör ile yine Çalık Holding’e bağlı Arnavutluk ALB Telecom’un CEO’su olan Şevket Acar Powertrans’ın mali işlerinin başına getirilmiş olması tesadüflerle açıklanacak bir durum olamaz. Powertrans’ın kurulduğu 2011 yılında AKP hükümeti, ‘Ham Petrol ve Jet Yakıtının Türkiye Üzerinden Karayolu veya Demiryolu ile Taşınmasına İlişkin Karar’ı yürürlüğe sokuldu.

Kaçakçılığın üstü örtüldü

Irak merkezi hükümeti, 8 Mayıs 2014’de Powertrans’ın kaçak petrol sevkiyatı yaptığı iddiasıyla Türkiye’yi Paris’teki Uluslararası Ticaret Odası’na şikâyet etti. Ve ardından uluslararası tahkim de dava açıldı. Aynı dönemde İngiltere ve ABD’de çıkan basın organları Türkiye’nin DAİŞ petrolünü de piyasalaştırdığı iddialarını içeren haberler yaptı. Bir süre sonra Powertrans’ın Mersin Limanı’nda kaçak petrol sevkiyatı yaptığı ortaya çıkmıştı. Bu olayın ardından AKP iktidarı kaçakçılığa karşı önlem için petrol taşımacılığında yükün kayıt altına alınması şartını yönetmeliklerden kaldırması yolsuzluğa yönelik olası müdahalelerin önünü kapattı.

#Türkiye #KDPnin #yozlaşmış #iktidar #ortaklığı