Ana Sayfa Blog Sayfa 762

ABD Suriye’de İran yanlısı güçleri hedef aldı: 8 ölü

ABD, Suriye’de İran yanlısı güçlere hava saldırısı düzenlediklerini bildirdi. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre saldırıda 8 kişi öldü

Pentagon tarafından yapılan açıklamaya göre, 23 Mart Perşembe günü Hesekê yakınında bakım yapılan bir üsse yönelik dron saldırısı düzenlendi, bir Amerikalı müteahhit hayatını kaybetti, 5 asker ile bir müteahhit de yaralandı.

Amerikan istihbarat servisleri dronun İran menşeli olduğunu belirtti.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin yaptığı açıklamada, ABD Merkez Komutanlığı güçlerine Suriye’nin doğusunda “İran Devrim Muhafızları’na bağlı grupların kullandığı tesislere karşı” hava saldırısı düzenleme yetkisi verdiğini bildirdi.

Austin, hava saldırısının Hesekê’deki dron saldırısına yanıt olarak düzenlendiğini sözlerine ekledi.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, Amerikan saldırısında Dêrazor kenti içerisindeki bir silah deposu hedef alındı. Gözlemevi, bu saldırıda “İran yanlısı 6 savaşçının” öldüğünü belirtirken, iki “savaşçının” da Mayadin çölü ve Bukemal yakınında öldürüldüğü bilgisini verdi.

Kaynak: ANF

 

#ABD #Suriyede #İran #yanlısı #güçleri #hedef #aldı #ölü

İnfaz yakmaya absürt gerekçe: Olumsuz davranışı yok ama ısrarcı

‘İyi halli olmadığı’ gerekçesiyle tahliyesi 6 ay ertelenen Mizgin Çoku için yapılan itiraza gelen cevapta ‘olumsuz’ bir hareketinin olmadığı ancak ‘ısrarcı’ olduğu iddia edilerek, verilen karar savunuldu

Son iki yılda onlarca tutuklunun AKP’nin bir politikaya dönüştürdüğü infaz yakma sonucu tahliyesi engellendi. Onlardan biri de Mizgin Çoku.

Çoku’ya Mêrdîn’in Qoser (Kızıltepe) ilçesinde katıldığı siyasi parti faaliyetleri gerekçe gösterilerek, 2015’te hakkında başlatılan soruşturma kapsamında “örgüt üyesi olma” iddiasıyla hapis cezası verildi. Çoku, 5 yıl 2 ay 15 gün kalan hapis cezasının onanmasının ardından 27 Temmuz 2019’da tutuklandı.

Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nden 1 Ocak 2023’te tahliye olması beklenen Çoku’nun “iyi halli olmadığı” iddiasıyla tahliyesi 6 ay ertelendi.

‘Olumsuz bir tutum yok ama…’

Çoku’nun avukatı kararı Diyarbakır İnfaz Hakimliği’ne taşıyarak itirazda bulundu. Ancak hakimlik, yapılan itirazı ret ederken, itiraz gerekçesinde ise pes dedirtti.

Mezopotamya Ajansı’ndan ( MA) Ahmet Kanbal‘ın haberine göre, itiraz gerekçesinde “…genel ve kısmi aramalarda olumsuz herhangi bir tutumunun görülmediği, sayım esnasında kurum personelinin çalışmalarını kolaylaştırmaya yönelik olumsuz tavırlarının bulunduğu, kurum görevlilerine ve hükümlülere yönelik tehdit, tahrik, yalan beyan gibi zorlayıcı tutum ve davranışlarının bulunmadığı ancak kurum içi sirkülasyonlarında ısrarcı tutumunun bulunduğu, infaz sürecinde birçok disipline konu eylemlerinin bulunduğu, hükümlünün bulunduğu koğuş içerisinde tutuklu ve hükümlüler ile birlikte cezaevi şartlarını gerekçe göstererek kapılara, mutfak tezgahına vurma eylemini gerçekleştirerek kurum demirbaşına zarar verdiği” iddiaları sıralandı.

Kararın devamında Çoku’nun 27 Kasım 2020’de yazdığı bir dilekçe ile PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın tutulduğu İmralı Ada Hapishanesi’ne naklini istemesi de gerekçe gösterilirken, “Açlık grevi ve slogan atma gibi örgütsel eylemlerinin bulunduğu, örgüt ile bağlarının devam ettirdiği yönünde kanaat oluşturduğu” denildi.

Mülakatta Çoku’ya, “pişman mısın?” sorusunun sorulduğu ancak pişman olmadığının belirtildiği gerekçede, ” iyi halli olduğu yönünde kanaatin oluşmadığı anlaşıldı” denildi.

MÊRDÎN

#İnfaz #yakmaya #absürt #gerekçe #Olumsuz #davranışı #yok #ama #ısrarcı

Hatay Valiliği depremzedeleri Erdoğan’ın katılacağı törene çağırdı

Hatay Valiliği, depremzedeleri AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılacağı temel atma törenine davet etti

Hatay’da arama kurtarma çalışmaları geç yapıldığı için tepki toplayan ve 46 gün geçmesine rağmen halka çözüm olamayan valilik, halktan “Helallik” isteyen AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bugün yapacağı temel atma töreni ziyareti öncesi depremzedelere mesaj attı. Valilik, depremzedeleri kentte yapımına başlanacak olan İskenderun, Kırıkhan, Hassa, Arsuz, Altınözü Afet Konutları ile Antakya, Defne ve İskenderun hastanelerinin temel atma törene davet etti.

HATAY

#Hatay #Valiliği #depremzedeleri #Erdoğanın #katılacağı #törene #çağırdı

Batman çayına petrol karışmasına tepki: Hesap vermeliler

Sorumsuzluk nedeniyle Batman çayına ham petrol karıştı. Ekolojist Rıdvan Ayhan ‘Boruyu buraya getirenler kanun önünde hesap vermeli’ dedi

Yetkililerin sorumsuzluğundan kaynaklı Batman Çayı’na ham petrol karıştığını belirten Ekolojist Rıdvan Ayhan, “Suyun geçtiği yere borunun bırakılması doğaya, insan yaşamına karşı yapılmış bir kötülük. Yetkililer attıkları yanlış adımlardan vazgeçmeli” dedi

Girêsîra Beldesi ile Mirzabey köyü arasında bulunan Kum mevkiinde meydana gelen sızıntıyı sabah saatlerinde fark eden köylüler durumu yetkililere bildirdi. Olay yerine BOTAŞ ekipleri, Batman Valiliği ve Êlih Belediyesi yetkilileri geldi. Yetkililerin buraya ulaşmasının ardından vana kapatılırken, belediye yetkilileri buraya yakın köylerde musluktan su içilmemesi uyarısında bulundu. Suyun yönünün değiştirilerek çay içinden geçen borunun tadilatının yapılacağı belirtildi ancak şimdiye kadar onarım işlemine başlanmadığı öğrenildi.

Bu bir katliam

Kentin yaşam alanı olan ve su ihtiyacını karşılayan Batman Çayı’nın içinden petrol boru hattının geçirmenin izahı olmadığın belirten ekolojist Rıdvan Ayhan, petrol kokusunun çaydan 2 kilometre uzaklıkta hissedildiğini söyledi.

Petrolün canlı yaşamanı tehlikeye attığını belirten Ayhan, kentin yeni bir doğa katliamı ile karşı karşıya kaldığını söyledi.

Hesap vermeli

Boru hattının taşınması gerektiğine vurgu yapan Ayhan, “Kentin su ihtiyacını karşılayan bu çayın riske atılmaması gerekiyor. Bu boru her an patlaya bilir. Kim bilir kaç yıllık boru. Suyun geçtiği yere borunun bırakılması doğaya, insan yaşamına karşı yapılmış bir kötülük. Yetkililer attıkları yanlış adımlardan vazgeçmeli. Boruyu buraya getirenler kanun önünde hesap vermeli” diye konuştu.

ÊLİH

#Batman #çayına #petrol #karışmasına #tepki #Hesap #vermeliler

Tutukludan mektup: Depremde sadece kız kardeşim kaldı, bana ihtiyacı var

Depremde ailesini kaybeden tutuklu İlyas Doğan, hayatta kalan kız kardeşine dışardan destek olmak için cezasının ertelenmesini istedi

Mereş merkezli depremlerde yakınlarını kaybeden tutuklular, sağ kalan aile bireyleri ile dahi iletişim kuramazken, kimi tutuklular ise ailesinin neredeyse tamamını depremde kaybetti.

Depremlerde ailesinden 9 kişiyi kaybeden 27 yıllık tutuklu İlyas Doğan yazdığı mektup ile cezasının ertelenmesini istedi. Bandırma 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Doğan, hayatta olan tek yakınının Semsûr’daki (Adıyaman) kız kardeşi olduğunu ifade etti.

‘Sağ kalan Kız kardeşimin bana ihtiyacı var’

Depremlerden 3 ay önce de babasını kaybettiğini hatırlatan Doğan, “6 Şubat tarihinde yaşanan depremde kardeşim İrfan ve eşi Nuriye’yi, onların çocukları Şiyar, Solin, Delila, Fatma ve Masal isimli yeğenlerimi, yine kız kardeşim Hüsniye ve oğlu Ali’yi kaybettim. Sadece kız kardeşim kaldı, bana ihtiyacı var” dedi.

Doğan, deprem sonrası tek kalan kardeşinin kendisini yalnız, çaresiz ve sahipsiz hissettiğini belirtti. “Onun yanında olmam gerekiyor” diyen Doğan, mektubunda şu sözlere yer verdi: “Mahpusluk bu zor zamanlarda onun yanında olmamı, birbirimizin yaralarını sarmamızı engelliyor. Dolayısıyla yardım istemek, sesimi duyurmaktan başka bir çare ve çözüm bulamadım.”

Ceza ertelemesi için meclise çağrı

Bugüne kadar birçok zorlukla baş ettiğini fakat deprem felaketinin ailesinde yarattığı yıkımın çok ağır olduğunu dile getiren Doğan, mektubunda şunları dile getirdi: “Ben veya durumu benim gibi olan mahpusların cezalarının 6 ay veya bir yıl ertelenmesi için mecliste bir çalışma yapılmasını için çağrıda bulunuyorum. Bu bir af veya ceza indirimi talebi değil. Gerekli güvenceler ve garantiler verilecek şekilde belirttiğim süreleri kapsayan bir düzenleme yapılabilmeli. Zor zamanlardan geçiyoruz bu süreci mahpushaneden takip etmek ve hiçbir şey yapamamak insanı daha da kahrediyor. Umarım yaşanan bu acılardan daha iyi bir siyaset, daha iyi bir toplum ve daha büyük bir dayanışma ile çıkılır.”

ANKARA

#Tutukludan #mektup #Depremde #sadece #kız #kardeşim #kaldı #bana #ihtiyacı #var

‘İmralı kapıları açılırsa sorunlar çözülür’

Son olarak kendisinden 25 Mart 2021’de haber alınan Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride dair değerlendirmelerde bulunan kardeşi Mehmet Öcalan, Kürt halkına ve muhalefete İmralı kapılarının açılması için baskı yapılması çağrısında bulundu

İmralı Cezaevi’nde ağır tecrit altında bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan ile Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş’tan aylardır hiç haber alınamıyor. Hukukçuların, tüm başvuruları yanıtsız bırakılırken, tecridin sonlandırılmasına yönelik eylem ve etkinlikler devam ediyor.

Abdullah Öcalan’dan son olarak 25 Mart 2021 tarihinde kardeşi Mehmet Öcalan ile 3-4 dakika süren ve kesilen telefon görüşmesi ile haber alınabildi. O günden beri hiç haber alınamadığı gibi, ailesinin başvuruları da yanıtsız bırakıldı.

Son görüşmenin üzerinden iki yıl geçti

Son görüşmenin üzerinden yarın iki yıl geçmiş oluyor ve  Mezopotamya Ajansı’dan (MA) Mahmut Altıntaş’a konuşan Mehmet Öcalan, tecrit uygulamalarının son bulması için kamuoyuna çağrıda bulundu.

Son telefon görüşmesinde Abdullah Öcalan’ın tecrit uygulamalarına tepki gösterdiğini aktaran Mehmet Öcalan, “2 yıl önceki telefon görüşmesinde başkan bana ‘Seni gönderdiler mi yoksa kendin mi geldin?’ diye sordu. Bende cezaevi müdürünün aradığını ve görüşme yapabileceğimizi söylediğini, ben de kabul ettiğimi söyledim. Bunun üzerine başkan, ‘Benim hukuksal haklarım var, her şeyden önce avukatlarımla görüşmeliyim. Devlet yanlış yapıyor, sende buna alet olarak yanlış yapıyorsun, bunu düşünerek kabul etmemeliydiniz’ dedi. Daha sonrasında ise telefon kapandı zaten” diyerek Türkiye’nin kendi hukukunu dahi çiğnediğini ifade etti.

İmralı kapıları açılsın diye baskı yapılmalı

Abdullah Öcalan’ın Ortadoğu’da büyük bir ağırlığı olduğunu ifade eden kardeş Öcalan, Türkiye’nin hukuka bağlı bir ülke olduğu iddiasının 25’inci yıla giren tecritle çürütüldüğünü söyledi.

Uluslararası kurumların da Türkiye’nin uyguladığı tecride ortak olduğunu ifade eden Mehmet Öcalan, “İmralı kapılarının açılması, sadece bir şahıs için değil, yıllardır Ortadoğu’da akan kanın durması için gerekiyor. Onların televizyonlarını da izliyorum, aydınları aydın değil, muhalifleri, muhalif değil. Hiçbiri gerçeği konuşmuyor. Hiçbiri İmralı cezaevinde uygulanan ağır tecrit uygulamasından bahsetmiyor. Bu da onların utancı. HDP ve Kürt kurumları dışında tecritten bahseden yok. Çağrımız, aydınlara ve Kürt halkına o dur ki, toplumsal tepkilerini büyütsünler ve İmralı kapılarının açılması için devlete baskı yapsınlar” ifadelerini kullandı.

Kendi öz gücümüze güvenelim

Muhalif partilerin tecrit uygulamaları karşısındaki sessizliklerini eleştiren Mehmet Öcalan, “Muhalefet şunu desin; biz eğer iktidar olursak, Kürt meselesini demokratik bir şekilde çözeceğiz. Bunları söylemesini istiyoruz. Ancak bunları söyleyebileceklerine pek inancım yok. Ortadoğu’da Kürt meselesi çözülmeden hiçbir sorun çözülmez. HDP’de kimseden beklenti içinde olmasın, hiçbirimiz kimseden bir şey beklemeyelim. Kendi özgücümüze güvenelim, birliğimizi sağlayalım” şeklinde konuştu.

Mücadeleyi büyütmemiz lazım

İmralı kapılarının açılması durumunda Kurdistan, Türkiye ve Ortadoğu’daki birçok sorunun çözüleceğine vurgu yapan Mehmet Öcalan, “Özelikle de Kürtlere çağrım, mücadelelerini her yerde büyütsünler, bundan başka bir çaremiz yok. Eğer biz bilgelikle mücadelemizi yürütür ve birliğimizi sağlarsak, ilerde büyük bir etkisi olur. Eğer İmralı kapıları açılırsa bütün sorunlar çözülecektir” diye konuştu.

RIHA

 

#İmralı #kapıları #açılırsa #sorunlar #çözülür

Foreign Policy: Federe Kurdistan ‘kartondan bir ev’

Amerika’da yayın yapan Foreign Policy dergisi, Federe Kurdistan Bölgesi’ne ilişkin özel bir dosya yayınlayarak ‘kartondan ev’ benzetmesini kullandı ve ‘evin yıkıldığını’ söyledi

Amerika Dışişleri Bakanlığı, yıllık insan hakları karnesini yayınladı. Yayınlanan karnede, insan hakları konusunda Kürdistan Bölgesi’ne yönelik sert eleştirilerde bulundu. Federe Kurdistan Bölgesi yetkilileri ise sert eleştirileri reddetti. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın raporunun ardından Amerika’da yayın yapan Foreign Policy isimli dergi, Kürdistan Bölgesi’ni mercek altına aldı.

Dergi, Federe Kurdistan Bölgesi’ni ‘kartondan bir eve benzetiyor’ ve ‘yıkıldığına’ dikkat çekiyor.

Dergide, ABD’nin Kurdistan Bölgesi’nden ‘umutsuz olduğu’ ifade edilerek, “Bir zamanlar huzurlu olan bu coğrafyada şimdilerde karanlık olaylar gelişiyor” deniliyor.

Dergide, Süleymaniye’nin Çemçemal ilçesinden örnekler verilerek, “Çemçemal, doğalgazın merkezi olmasına rağmen halk aylık birkaç yüz dolarla geçimini sağlamaya çalışıyor” ifadelerine yer veriliyor.

Dergide söz konusu Federe Kurdistan Bölgesi raporuna da yer verilerek, bölgede şeffaflığın olmadığı, bölgenin parti yetkilileri tarafından bölüşüldüğüne dikkat çekilerek, halkın düşünce ve ifade özgürlüğünün yokluğundan dolayı tutuklandığını ve yurtdışına göç ettiğini vurguluyor.

Dergide, raporun sonundaki şu ifadelere de yer veriliyor: “Yönetim, bölgede iktidar olan YNK ve KDP partilerinin elinde. KDP, Duhok ve Hewlêr kentlerini; YNK ise Süleymaniye kentini kontrol ediyor. Her bölgenin siyasetini orada bulunan parti yetkilileri belirliyor. Siyasi ilişkiler, iş olanağı elde etmenin ve sorunların çözümünün kaynağı olarak görülüyor. Güvenlik güçleri ise partilere bağlı.”

Kaynak: RojNews

#Foreign #Policy #Federe #Kurdistan #kartondan #bir

Fransa’da halk sokakta: Belediye binası ateşe verildi

Fransa’da halk emeklilik yasasına karşı sokağa indi yüzbinlerce kişinin katıldığı eylemlerde Bordeaux belediye binası ateşe verildi

Fransa’da, emeklilik yaşını kademeli olarak 64’e yükseltmeyi öngören yasaya karşı çıkan 1 milyonu aşkın Fransız sokağa indi. Göstericiler, hükümetten, mecliste oylama yapılmadan nihai olarak kabul edilen yasadan vazgeçilmesini talep etti.

Polisle çatışmalar

Dijon, Rennes ve Rouen’de polis ve göstericiler arasında gerginlik yaşandı. Paris’te düzenlenen protestoda polis ve göstericiler arasında çatışma çıktı. Halk çöp ve çöp bidonlarını ateşe verdi.

Sendikalar kararlı

Ülkenin önde gelen işçi ve öğrenci sendikaları, yaptıkları ortak açıklamada, yasaya karşı hafta sonu ve 28 Mart Salı günü gösteriler düzenleme ve greve gitme çağrısında bulundu.

Gözaltına alınanlar var

Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, yerel basına yaptığı açıklamada, gösterilerde en az 172 kişinin gözaltına alındığını, 149 polis ve jandarmanın yaralandığını belirtti. Darmanin, ülke genelinde 140 yangın söndürüldüğünü ve Paris’te 50 yangının sürdüğünü kaydetti.

Belediye binası ateşe verildi

Yasa karşıtı halk Bordeaux kentinde belediye binasının kapısını ateşe verdi. Yangın kısa sürede söndürüldü.

DIŞ HABERLER

#Fransada #halk #sokakta #Belediye #binası #ateşe #verildi

Hayme, cezaevinde yaşanan işkence yöntemlerini anlattı

6 yıldır tutuklu bulunan Mehmet Hayme (41) Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nden gönderdiği mektupla yaşadıkları hak ihlallerini anlattı

Mûş’un Gimgin (Varto) ilçesinde 6 Nisan 2016’da gözaltına alınan Mehmet Hayme (41), günlerce gördüğü işkencenin ardından Varto Sulh Ceza Hâkimliği’nce “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma” suçlamasıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi.

6 yıldır tutuklu olan Hayme, 20 Aralık 2022’de Bolu Cezaevi’nden Antalya Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’ne istediği dışında sevk edildi. 3 Şubat’ta gönderdiği mektupla cezaevindeki tecrit koşullarını anlatan Hayme, yaşanan ihlalleri sıraladı.

Havalandırmaya sadece bir buçuk saat çıkarıldıklarını söyleyen “18 kişiye bir havalandırma yapmışlar, her sabah bir grup çıkarılıyor. Sular kirli, üzerinden bir yağ tabası var ve kötü kokuyor” dedi.

‘İşkencenin bir başka yöntemi’

Tekli odalarda kaldıklarını belirten Hayme, “3 koridor aynı havalandırmaya bakıyor. Her koridorda 6 arkadaş tekli odalarda kalıyor. Ben ve yan odalarda kalan 2 arkadaşım ağırlaştırılmış koşulları yaşıyoruz. Âdeta işkencenin bir başka yöntemidir. Düşünün, pencere yapmışlar ama dışarıyı göremiyorsun. Pencerenin önünde teller var. Dışarıya bakmak istesen ancak 3 dakika bakabiliyorsun. Baktığında gözlerinin önünde sis tabakası oluşuyor” ifadelerinde bulundu.

‘Saat başı kontrol’

Saat 23.00’ten sonra koğuşların her saat başı kontrol edildiğini belirten Hayme, koğuşlar arası iletişimin olmadığını aktardı. “Turistik şehir” denilerek kantindeki ürünlerin fahiş fiyatla satıldığına dikkat çeken Hayme, görüşe gelen ailelerin “ince arama” dayatmasına maruz kaldığını da ekledi.

ANTALYA

 

#Hayme #cezaevinde #yaşanan #işkence #yöntemlerini #anlattı

DSM Eşbaşkanı Îlham Ehmed: Soykırım saldırılarına son verin

İngiltere’de düzenlenen Newroz resepsiyonuna mesaj gönderen Demokratik Suriye Meclisi Eşbaşkanı Îlham Ehmed, Baas rejiminin Kürtlere uyguladığı soykırım saldırılarına son vermesi çağrısı yaptı

Milyonların katıldığı Newroz’larda güçlü mesajar verilirken, İngiltere’de düzenlenen Newroz resepsiyonuna mesaj gönderen Demokratik Suriye Meclisi (DSM) Eşbaşkanı Îlham Ehmed, Bass rejiminin Kürtlere yönelik soykırım ve imha politikalarına son vermesi çağrısı yaptı.

Kürtlere karşı yeni bir yaklaşım belirlenmeli

Mesajında Newroz’un Kürtler ve Ortadoğu halkları için diriliş ve direnişi ifade ettiğini belirten Îlham Ehmed, “Ulus devletler kurulduktan ve Kurdistan parçalandıktan sonra, işgalciler Kürtlere sistematik olarak Newroz’u yasaklamaya çalışmışlardır. Ateş yakmak bile uzunca bir süre yasaktı. Bugün Kürt halkının kültürüne, diline ve yaşayışına dair getirilen yasaklar hem Türkiye’de hem İran’da hem de Suriye’de ivedilikle kaldırılmalıdır. 2023 yılının yeni gününde yani Newroz’da yeni bir siyaset, yeni bir vizyon ve yeni bir yaklaşımla Kürt halkının haklı davası için yeni bir bakış belirlenmeli” dedi.

Renklilik halkların doğal hakkı

Lozan Antlaşması’nın 100’üncü yılına işaret eden Îlham Ehmed tekrar gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, tek renkliliğin dayatıldığı bir rejimde insanlığın ihma edildiğini vurguladı. Çok kültürlülüğün ve renkliliğin halkların doğal hakkı olduğunu belirten Îlham Ehmed, “Bu düzlemde biz Suriye Kürtleri, yani Rojava Kürtleri olarak yıllarca Baas rejiminin soykırım ve imha siyasetini, hakaretlerini, acılarını gördük. Artık bunlara bir son verilmesi gerektiğini söylüyoruz” diye kaydetti.

2023 yılı barışın zemini olsun

Mesajında son olarak uluslararası güçlere Kürtlere yönelik soykırım siyasetini bitirmek için çağrı yapan Îlham Ehmed, bugün Rojava’da halkların yan yana gelmeyi başardığını ifade ederek, “Umudumuz budur, çabamız buna dairdir. Ve yine umuyoruz ki acı çeken tüm Rojava ve Suriye halkına bu yeni yıl siyasal çözümün kapısının aralandığı yıl olur, barışın zemini oluşturulur ve kadın özgürlüğünün daha da geliştiği bir yıl olur” dedi.

HABER MERKEZİ

 

#DSM #Eşbaşkanı #Îlham #Ehmed #Soykırım #saldırılarına #son #verin