Ana Sayfa Blog Sayfa 764

Finlandiya’nın NATO’ya katılımı komisyonda kabul edildi

 Finlandiya’nın NATO’ya üyeliğine ilişkin kanun teklifi, Meclis Dışişleri Komisyonu’nda kabul edildi

Finlandiya’nın NATO’ya üyeliğine ilişkin kanun teklifi, Meclis Dışişleri Komisyonu’nda kabul edildi.

HABER MERKEZİ

#Finlandiyanın #NATOya #katılımı #komisyonda #kabul #edildi

Deprem bölgesinde sağanak yağış uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü deprem bölgesinde yarın akşamdan saatlerinden cumartesi gecesine kadar etkili olacak kuvvetli sağanak yağışlara karşı uyarıda bulundu

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, deprem bölgesinde yarın akşamdan saatlerinden cumartesi gecesine kadar etkili olacak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü yağışlara karşı bölgede yaşayanları uyardı.

Meteoroloji’nin açıklaması şöyle:

“Yapılan son değerlendirmelere göre; yarın (Cuma) deprem bölgesinde beklenen sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, akşam saatlerinden sonra etkisini artırarak Kahramanmaraş, Adıyaman, Gaziantep, Kilis, Diyarbakır, Şanlıurfa, Elazığ ile Malatya’nın güneyinde kuvvetli (21-50 kg/m2) olacağı tahmin ediliyor. Cumartesi (25.03.2023) günü gece saatlerine kadar devam etmesi beklenen kuvvetli yağışların sebep olabileceği sel, su baskını, yıldım, yerel dolu yağışı ve kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.”

HABER MERKEZİ

#Deprem #bölgesinde #sağanak #yağış #uyarısı

HDP Gençlik Meclisi üyesi Berfin Çiçek tutuklandı

İzmir’de gözaltına alınanlar arasında bulunan HDP Gençlik Meclisi üyesi Berfin Çiçek tutuklandı

İzmir’de dün sabah saatlerinde evlere yapılan baskın sonucu gözaltına alınanlar arasında olan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Gençlik Meclisi üyesi Berfin Çiçek tutuklandı.

24 saat avukat görüş kısıtlılığı kararı verilen Çiçek, bugün emniyet ifadesinin ardından savcılığa sevk edildi. Savcılık ifadesi alınan Çiçek, “Örgüt üyeliği” ve “Açık ve gizli” tanık beyanları gerekçe gösterilerek tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Mahkeme, Çiçek’i tutukladı.

Tutuklanan Çiçek, Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi.

Ne olmuştu?

Dün yapılan ev baskındalarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) MYK üyesi İdil Uğurlu, Barış Annesi Behiye Yalçın, Selma Demir, Berfin Çiçek, Hayat İzgi, Newroz Çelik ve Barış Kırmızıtaş gözaltına alındı.

“Gizli ve açık tanık” beyanları nedeniyle gözaltına alınan Barış Kırmızıtaş, dün serbest bırakıldı.

Çankaya’da bulunan İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’nde tutulan 5 kişinin yarın adliyeye sevk edilmesi bekleniyor. Gözaltına alınan diğer 5 kişinin dosyasında kısıtlılık kararı olduğu için hangi gerekçelerle gözaltına alındıkları bilinmiyor.

HABER MERKEZİ

#HDP #Gençlik #Meclisi #üyesi #Berfin #Çiçek #tutuklandı

Bir yılda 42 bin kişi hava kirliliğinden öldü

Temiz Hava Hakkı Platformu’nun hazırladığı ‘Kara Rapor 2022’ göre, Türkiye genelinde en az 42 bin kişi hava kirliliğine bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdi. Havası en kirli beş kent ise sırasıyla Êlih, Îdir, Agirî, Şirnex ve Meletî olarak kaydedildi

Temiz Hava Hakkı Platformu’nun (THHP), Türkiye’de hava kalitesine ilişkin hazırladığı “Kara Rapor 2022” raporunu yayınladı. 2021’de İstanbul’da 4 bin 848, Ankara’da 2 bin 853, Türkiye genelinde ise en az 42 bin kişinin hava kirliliğine bağlı hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdiği belirtilen raporda, “Türkiye’de, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) standartlarına göre havası temiz şehir yok. Havası en kirli beş kent ise sırasıyla Êlih, Îdir, Agirî, Şirnex ve Meletî. Colemêrg’de DSÖ standartlarına göre, partikül madde kirliliği yok denecek kadar azken, il kükürt dioksit açısından çok kirli bir hava soluyor. Depremden etkilenen kentlerde hava kirliliği, enkaz tozu ve ısınma için açıkta ateş yakılması gibi nedenlerle ulusal limitlerin 2.5 katına, DSÖ kılavuz değerlerinin ise 7.5 katına çıktı. Rapor, kanser, kalp-damar, KOAH gibi hastalıklara yol açan hava kirliliğinin ruh sağlığı ve uyku düzenini de olumsuz etkilediğini ortaya koydu” denildi.

Êlih’de hava kirliliği 7 kat fazla

Êlih’de 2021 yılındaki hava kirliliğinin, DSÖ’nün kılavuz değerinin yedi katından fazla olduğu vurgulanan raporda, “Ulusal mevzuattaki yıllık ortalamanın ise yaklaşık üç katıydı. Şehirde yaşayanlar, tam 326 gün boyunca kirli havaya maruz kaldı. 2019 yılında yayınlanan Batman Temiz Hava Eylem Planı’na göre, hava kirliliğinin ana nedeni, il merkezinde bulunan petrol rafinerisi. Iğdır son altı yıldır, en kirli iller arasında en üst sıralarda. Konutlarda yakılan kömürün yol açtığı hava kirliliğine ek olarak bir diğer önemli kirlilik nedeni, ilin üç ülkeye sınırı olmasından kaynaklanan yoğun uluslararası karayolu trafiği ve mal taşımacılığı. Iğdır’ın yanı sıra Kahramanmaraş da son beş yılda yayınlanan Kara Raporlar’da, en kirli iller sıralamasında her yıl listede. Hakkari ise DSÖ standartlarına göre PM10 kirliliği olmayan tek il. Ancak Hakkarililer kükürt dioksit açısından çok kirli bir hava soluyor” ifadeleri yer aldı.

Ruhsal hastalaıklara neden oluyor

Türkiye genelinde tüm yaşlar için ölüme ve sakatlığa yol açan ilk 10 risk arasında hava kirliliğinin beşinci sırada olduğu aktarılan raporda, “Hava kirliliği, ruhsal hastalık riskinde artışa, mevcut ruhsal hastalıklarda kötüleşmeye, psikiyatrik nedenlerle hastane başvurularında ve yatışlarında yükselişe neden oluyor. İntihar düşüncesi ve eylemiyle de ilişkisi söz konusu. Ayrıca beyin gelişimine olumsuz etkileri olduğuna ve sinir hücrelerinin hasarına yol açtığına dair de bilimsel kanıtlar var. Bu etkiler yoluyla sebep olduğu psikososyal zorluklarla önemli bir halk sağlığı sorunu” diye kaydedildi.

Öneiler

Raporda Türkiye’de hava kirliliğinin azaltılması için ise şu öneriler yapıldı:

“* Türkiye’nin hava kalitesi mevzuatındaki standartlar, DSÖ’nün kılavuz değerlerinin çok üstünde. Halk sağlığı için kirletici limit değerleri bu kılavuz değerlere indirilmeli. PM 2.5 için de ulusal limit değer, DSÖ kılavuz değerine göre bir an önce belirlenmeli ve yürürlüğe konmalı.

* Hava kalitesi izleme ağı tüm nüfusu ve ana kirletici kaynakları kapsayacak şekilde genişletilmeli, veri alımı kalitesi artırılmalı, sürekliliği sağlanmalı.

* Çevre mevzuatı ve sektörel yasal düzenlemeler ile sektörel politika belgeleri sağlık etki değerlendirmesine tabi tutulmalı. Tüm yatırımlar proje ve izin süreçlerinde çevresel etki değerlendirmesi ile eşgüdüm içerisinde sağlık etki değerlendirmesine tabi tutulmalı.

* Başta kömür olmak üzere, fosil yakıtlara verilen teşvikler kaldırılmalı.

* Hava kirliliğinin önlenmesi ve halk sağlığının iyileştirmesi, iklim değişikliği politikalarının önemli yan faydaları olarak tanımlanmalı, bu üç alan ortak bir perspektifle eşgüdümlü olarak ele alınmalı.”

Gümüşel: 4 kat kirli hava soluyoruz

Rapora ilişkin konuşan THHP Koordinatörü Deniz Gümüşel, Türkiye’de 360 istasyonlu bir izleme ağı bulunmasına rağmen bu istasyonlarda düzenli ölçüm yapılmadığını söyledi. Sadece 34 ilin kirlilik durumunu bildiklerini söyleyen Gümüşel, “Kanserojen ve hava kirliliğine bağlı ölümlerin ana nedeni olan ince partikül madde PM 2.5, sadece 62 istasyonda yeterince ölçülebildi. Bu kısıtlı veriye göre, Türkiye’de Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) sınır değer olarak belirlediği PM 2.5 yoğunluğunun tam dört katı kirli hava soluyoruz. Depremden etkilenen kentlerde de hava kirliliği arttı. Maraş’ta dört istasyondan sadece birinden veri alınabiliyor. Elimizdeki verilere göre, ildeki partikül madde yoğunluğu ortalama 100 mikrogram/metreküp, yani ulusal yasal sınırın 2.5 katı, DSÖ kılavuz değerinin ise 7.5 katı. Bölgedeki hekimler şimdiden solunum yolu hastalıklarında artış olduğunu belirtiyor. Adıyaman ve Hatay merkezde de hava kalitesi istasyonlarından düzenli veri alınamıyor” dedi.

Ölümlere neden oluyor

Halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan ise şunları söyledi: “DSO¨, hava kirliliğinin dünya genelinde her dakika 13 insanın ölümüne yol açtığını vurguluyor. Ülkemizde hava kirliliğine bağlı ölümlere sebep olan en önemli beş sorun ise kalp-damar hastalıkları, kronik solunum hastalıkları, kanser türleri, diyabet ve kronik böbrek yetmezliği, solunum yolu enfeksiyonları ve tüberküloz yer alıyor. Hava kirliliği aynı zamanda anne ve yenidoğan ölümlerine de neden olabiliyor.”

#Bir #yılda #bin #kişi #hava #kirliliğinden #öldü

Gazeteci Mamedoğlu ifade verdi

Gazeteci Medine Mamedoğlu sanal medyada paylaşımları nedeniyle hakkında açılan soruşturma kapsamında ifade verdi

Mereş merkezli 6 Şubat’ta yaşanan deprem sonrası haber takibi için bölgeye giden Nu JINHA muhabiri Medine Mamedoğlu sanal medyada yaptığı haber paylaşımları gerekçe gösterilerek ifadeye çağrıldı. Medine Mamedoğlu, “Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” iddiasıyla açılan soruşturma kapsamında avukatıyla gittiği adliyede savcılığa ifade verdi.

Deprem bölgesinde gazetecilik yaptığını ve paylaşımın da bu faaliyet kapsamında olduğunu söyleyen Mamedoğlu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmedi.

Avukat Resul Temur ise paylaşımların gazetecilik faaliyeti kapsamında olduğunu ve soruşturmaya takipsizlik verilmesi talebinde bulundu.

HABER MERKEZİ

#Gazeteci #Mamedoğlu #ifade #verdi

Abdullah Öcalan’ın avukatlarının davası görüldü

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarının yargılandığı davanın duruşması ertelendi

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarının “örgüt üyesi olma” iddiasıyla yargılandığı davanın duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul 33’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Yargılanan 8 avukattan Rezan Sarıca, Ali Maden, Baran Doğan, Cengiz Yürekli, İnan Akmeşe ve Mahmut Taşçı duruşmada hazır bulundu. Çok sayıda avukat da duruşmaya katıldı.

Tanık avukatlardan avukat Sinan Zincir, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan ÖHD üyesi olduğunu ve cezaevi komisyonlarının olduğunu belirtti. Zincir, söz konusu komisyon bünyesinde cezaevlerini ziyaret ettiklerini belirtti..

Tanık Mahmut Taştan’a, Mahmut Taşçı ile yaptığı telefon görüşmeleri soruldu. Taştan, KHK ile kapatılan Tutuklu Aileleri ile Dayanışma Derneği (TUAD)  için hukuki destek vermesi için görüşmeyi yaptığını, Taşçı’nın bu konuda kendilerine hukuki destek sağladığını söyledi.

Siyasetçi Levent Tüzel de tanık sıfatıyla dinlendi. Yargılanan avukatlara vekaletname verdiğini ve avukatlardan hukuki destek aldığını dile getiren Tüzel, “Vekil seçildiğim dönemde avukat arkadaşlardan hukuki destek aldım. Bu anlaşılır bir durumdur. Avukat arkadaşlarımız yanlış bir şey yaptığı düşünülemez” dedi.

Duruşma ertelendi

Ardından söz alan avukat Ferat Boğatekin, dosya kapsamında iki tanığın daha dinlenme taleplerinin olduğunu kaydetti. Mahkeme, bir önceki duruşmada esasa ilişkin sunulan ceza talepli mütalaaya dair beyan almayarak, mazeret sunan söz konusu tanıkları dinleme kararı aldı.

Mahkeme,  duruşmayı 4 Temmuz’a erteledi.

İSTANBUL

#Abdullah #Öcalanın #avukatlarının #davası #görüldü

Aydeniz, Başarır ve Türkkan’ın dokunulmazlık fezlekelerinin görüşmesi ertelendi

DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz,  CHP’li Ali Mahir Başarır ve İYİ Partili Lütfü Türkkan’ın dokunulmazlık fezlekelerinin görüşmesi ertelendi

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili (CHP) Ali Mahir Başarır ve İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’ın dokunulmazlıklarının kaldırılması kararı bugün Meclis Genel Kurulu gündemine taşınacaktı.

Ancak CHP, HDP ve İYİ Parti Grup başkanvekillerinin itirazlarının sürmesi üzerine AKP Grubu, bugün için dokunulmazlıkları gündeme getirmekten vazgeçti. ,

Fezlekelerin önümüzdeki hafta yeniden gündeme gelmesi bekleniyor.

ANKARA

#Aydeniz #Başarır #Türkkanın #dokunulmazlık #fezlekelerinin #görüşmesi #ertelendi

Erxenî ve Farqîn’de kayyumların yıldönümünde açıklama: Hesap soracağız

HDP Erxenî ve Farqîn ilçe örgütleri, kayyum atanmasının yıldönümü dolayısıyla açıklama yaptı: Bunlardan hesap soracağız

Hakların Demokratik Partisi’nin (HDP) kazandığı belediyelerden Erxenî (Ergani), Licê (Lice) ve Farqîn (Silvan) belediyelerine kayyum atamasının 3’üncü yılında açıklama yapıldı.

Erxenî Botanik Park’ta bir araya gelen halk, “Kayyım halk iradesine darbedir, kayyım iradesi değil, halk iradesi” pankartı açtı. Açıklamada konuşan Zeyyat Ceylan, hiçbir zaman kayyım zihniyeti Kurdistan’da kabul edilmeyeceğini söyledi.

Talan ve hırsızlık var

Belediyelere kayyum atamalarının 3’üncü yıldönümü vesilesiyle bir araya geldiklerini belirten Ceylan, 2019 yılındaki seçimi hatırlatarak, “Her zaman dile getiriyoruz, kayyım halkın iradesine düşmandır. Kayyım halka herhangi bir hizmet sunmuyor. Kayyım olduğu yerde talan var hırsızlık var. Halkımız bunu iyi biliyor ve birlikte onlardan hesap soracağız. Amaçları halkın iradesini kırmaktır. Ama bu halkın iradesini hiçbir zaman kıramadılar, yine de başaramayacaklar” diye konuştu.

Tutuklamalar

HDP Farqîn İlçe Örgütü ise, kayyım atanan belediye binası önünde açıklama yaptı. Açıklamayı görevden alınan Farqîn Belediyesi Eşbaşkanı Abbas Azizoğlu yaptı. Abbasoğlu, bundan 3 yıl önce halkın iradesi ikinci defa kayyum darbesiyle gasp edilerek eşbaşkanların hukuksuz bir şekilde tutuklandığını hatırlattı.

Başarılı olamadılar

Yerel seçimlerde halkın büyük desteğiyle seçildiklerini dile getiren Azizoğlu, “Belediyenin borçları için bir bahane olarak görmeyip halkımız için hizmet üretebilme arayışına girdik. Belediye bütçesi için kaynak yaratma çabalarımız, başta İller Bankası olmak üzere, devlet kurum ve kuruluşları tarafından engellenmiştir. Devletin tüm kurumlarının kapıları HDP’li belediyelere kapatılmış, sırf hizmet üretmeyelim diye bizleri halk ile karşı karşıya getirmek için her yolu denemelerine rağmen başarılı olamamışlardır” diye belirtti.

‘Biz burada olacağız’

AKP ve MHP iktidarının demokrasi düşmanı olduğunu vurgulayan Azizoğlu, şunları söyledi: “Bizler demokrasi, eşitlik ve özgürlük isteyen halklar olarak bu faşist anlayışa karşı direnişimizi sürdürmeye devam ediyoruz. Belediye binalarını zorla gasp edebilirsiniz ama bu halkın iradesini asla ele geçiremezsiniz. Bu bilinçle, bizler Silvan ilçesinin tüm seçilmişleri olarak halkımızla beraber olduğumuzu bir kez daha belirtiyoruz. Sizler gideceksiniz, bizler yine burada olacağız. Halkımızla beraber Silvan ilçemize hizmet etmeye devam edeceğiz.”

AMED

#Erxenî #Farqînde #kayyumların #yıldönümünde #açıklama #Hesap #soracağız

Aydeniz, Başarır ve Türkkan’ın donulmazlık fezlekelerinin görüşmesi ertelendi

DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz,  CHP’li Ali Mahir Başarır ve İYİ Partili Lütfü Türkkan’ın dokunulmazlık fezlekelerinin görüşmesi ertelendi

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz, Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili (CHP) Ali Mahir Başarır ve İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’ın dokunulmazlıklarının kaldırılması kararı bugün Meclis Genel Kurulu gündemine taşınacaktı.

Ancak CHP, HDP ve İYİ Parti Grup başkanvekillerinin itirazlarının sürmesi üzerine AKP Grubu, bugün için dokunulmazlıkları gündeme getirmekten vazgeçti. ,

Fezlekelerin önümüzdeki hafta yeniden gündeme gelmesi bekleniyor.

ANKARA

#Aydeniz #Başarır #Türkkanın #donulmazlık #fezlekelerinin #görüşmesi #ertelendi

HDP’den depreme ilişkin tespit ve öneriler: Yerel yönetimlerin yetkileri artırılmalı

Mereş depremlerine ilişkin ‘tespit ve çözüm önerilerini’ içeren tutum belgesini açıklayan Buldan, ‘kent suçlarının siyasi sorumlularına’ dikkati çekti ve yerel yönetimlerin yetkilerinin arttırılması gerektiğine vurgu yaptı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, 6 Şubat Mereş merkezli depremlere ilişkin tespit ve çözüm önerileri içeren tutum belgesini, İstanbul Taksim Hill Otel’de açıkladı.

Depremle binlerce insanın yaşamını yitirdiğini ve hâlâ yaraların sarılmadığını belirten Buldan, “Yaşanan iki büyük depremden hemen sonra yetkili kurullarımızla deprem bölgesine gittik, deprem bölgesindeki yaraları sarmaya çalıştık ve yaşanan mağduriyetleri birebir yerinde gözlemedik. Bu ülkeyi yönetenler insanları kaderleriyle baş başa bıraktılar. İlk günden depremzedelerin yanında olmayanlar şimdi binalar dikmek üzere oraya gittiler. Bizler HDP olarak bütün bu yaşananları ve gözlemlerimizi bir tutum belgesiyle Türkiye kamuoyu ile paylaşmak için bugün buradayız” dedi.

“10 ilde resmi verilere göre 50 binin üzerinde, gerçek verilere göre ise çok daha fazla insanın yaşamına mal olan; 100 binden fazla insanın yaralandığı; 20 binin üzerinde binanın ve 100 binden fazla bağımsız bölümün yıkıldığı depremlerin acısı yüreğimizi yakmaya devam ediyor” diyen Buldan, geçmiş depremleri hatırlatarak, “Bu tarihsel gerçekliğe rağmen halen bu acı felaketlerin yaşanıyor olmasının nedenleri siyasal ve yönetsel yetmezlik, öngörüsüzlük ve bilimsellikten uzaklıktır” vurgusu yaptı.

İktidar kent suçlarının siyasi sorumlusudur

Son 10 yıldaki imar afları ile ‘kent suçları’ işlendiğini, oy ve rant uğruna yapılmayan denetimlerin kent suçlarının siyasi sorumlularına işaret ettiğini belirten Buldan, “Son yaşanan depremle; AKP-MHP iktidarının gerekli ve yeterli deprem önlemleri almadığı, kamu kurumlarının hazırlıksız olduğu, büyük bir organizasyon ve koordinasyon sorunu yaşandığı açıkça görülmüştür” dedi.

Sözlerine Kızılay ve AFAD ile devam eden Buldan şunları belirtti:

“Doğal afetlere müdahalede yetkili kurum olan AFAD, İçişleri Bakanlığına bağlanmış, kurumun bütçesi genel bütçenin yüzde 0,25’i oranında belirlenmiştir. Kurumun yönetim kadrosu nepotizme teslim edilmiş, personel ve ekipman eksikliği açıkça ortaya çıkmış, asli görevi afetlere acil müdahale olan bu kurum iktidarın hırsızlık ve yolsuzluk kapısı haline getirilmiştir. Kızılay da kurum yönetimi açısından liyakatsizlikle malul ve arpalık olarak kullanılan, halka yardım ulaştıran değil malzeme satan bir şirket durumuna getirilmiştir.”

İmar kanunları bilimsellikten uzak

İktidarın toplumsal dayanışmayı engellemesinin ‘ibretlik bir tablo oluşturduğuna’ vurgu yapan Buldan, aynı zamanda Türkiye’nin aşırı merkeziyetçi idari yapısının da kentsel planlama süreçlerini, bilimsel ve demokratik katılım süreçlerini olumsuz etkileyen bir durum olduğunu söyledi. Buldan, “İmar kanunları, yapı yönetmelikleri ve denetim mekanizmaları bilimsel ve kamusal bakış açısından uzak, vahşi piyasa koşullarına göre hazırlanmaktadır” dedi.

Yerel yönetimler güçlendirilmeli

“Deprem değil depreme karşı gerekli ve yeterli önlemleri almayan siyasi iktidar ölümlerin sorumlusudur” diyen Buldan, “Sözüm ona bürokratik hantallıktan kurtulma iddiasına sahip Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin, yani tek adam yönetiminin, nasıl enkaz altında kaldığına bu toplum tanık olmuştur. Merkezi devletin hantallığı yüzünden yitirilen canlara şahit olmuştur. Yerel yönetimlerin güçlü olduğu, anında müdahale için Ankara’dan talimatın beklenmediği bir siyasal düzen ihtiyacı bir kez daha bir zorunluluk olarak açığa çıkmıştır” dedi.

Buldan atılması gereken adımları ise şöyle sıraladı:

Atılması gereken adımlar

1 – Bina kusuruna bağlı meydana gelen yıkım ve ölümlerden inşaat, ruhsat, onay aşamasında birinci derecede sorumlu olan herkes için mevzuatta cezai yükümlülükler artırılmalı ve kesinlikle uygulanmalıdır.

2 – Afet bilinci ve kültürünün gelişmesi için ilköğretimden itibaren coğrafya ve jeoloji dersleri müfredata alınmalı; afet öncesi, afet anı ve sonrası için eğitimler verilmeli, afet esnası ve sonrasında yapılacaklara dair eğitimler ilkokul seviyesinden başlatılmalıdır.

3 – Afet dönemlerinde merkezin karar alma süreçlerini beklemeyecek, halkla beraber hareket edecek güçlü demokratik yerel yönetimlerin inşası gereklidir. Yatay örgütlenme tarzı ve merkezi kurumlarla koordineli halde hareket edecek yerel yönetimler her bir mahallede oranın ihtiyaçları doğrultusunda afet gönüllüleri örgütlenmesini hazırlamalıdır.

4 – Mevcut 4708 Sayılı Yapı Denetimi Hakkında Yasa yürürlükten kaldırılarak yeni bir düzenleme yapılmalı, 3194 Sayılı İmar Yasası ve bağlı yönetmelikler de kent suçları tanımlaması kapsamında yeni mevzuata uyumlu hale getirilmelidir.

5 – Doğayla çatışmadan planlı ve sağlıklı kentleşmeye gidilmelidir. Başta imar afları olmak üzere tüm kent suçları anayasal hüküm altına alınmalı, imar ve yapı mevzuatına uygun yapılaşma, kamu yararı ve halk katılımı dikkate alınarak gerçekleştirilmeli, bilimsel içerikli imar planları şehirlerin anayasası niteliğini taşımalıdır.

6 – Kentlerde afetlerden korunmak ve zararlarından en az etkilenmek amacıyla “Afet Risk Yönetimi” anlayışı benimsenmeli, öncelikle başta deprem olmak üzere afet riski olan bölgeler tespit edilmeli ve söz konusu riskleri azaltacak önlemler ivedilikle alınmalıdır. Özellikle İstanbul başta olmak üzere tüm kentlerimizde kapsamlı Afet Yönetim Planları hazırlanmalı ve gecikmeksizin uygulama olanakları yaratılmalıdır.

7 – Gelecek 5 yıllık planlamada depreme dayanıklı ve dirençli kentler projesi ilan edilmeli ve uygulanmalıdır.

8 – Tarım alanları, nehir dere yatakları, kıyılar, fay zonları, heyelan, çığ gibi riskli alanlar imara açılmamalı, mevcut olanlar bir planlama doğrultusunda boşaltılmalıdır.

9 – Barınma hakkı anayasal bir haktır ve demokratik sosyal devletin bir görevidir. Kent planlaması, merkezi üst plan ilkeleri altında, yerel yönetimlerin bilimsel, ekolojik dengeyi dikkate alan, katılımcı, sosyo-kültürel, çevresel ve jeolojik kriterlerine göre yapılmalıdır.

10 – Kent ve mekan planlamaları, kent hakkı kavramı çerçevesinde imar kanunları ve bina ve yapı yönetmelikleri yapı denetim sistemi uzmanı kurumlar, üniversiteler, TMMOB ve benzeri STK’lar ile bilimsel gerçekler ışığında yeniden düzenlenmelidir.

11 – Afet ve Kentsel Dönüşüm Bankası kurulmalıdır.

12 – AFAD kesinlikle özerk bir kimliğe kavuşmalı, liyakat temelinde atamalar yapılmalıdır. AFAD’ın teşkilat yapısı yerel ve bölgesel düzeyde yeniden düzenlenmeli, illerde AFAD Danışma Kurulları oluşturulmalı, ilgili STK’lar ve yerel yönetimler bu kurullarda yer almalıdır.

13 – Afet anlarında halka yardım anlayışını kaybeden ve iktidarın arpalığına dönüşmüş olan Kızılay bu çarpık anlayıştan ivedilikle arındırılmalı ve yeniden yapılandırılmalıdır.

Buldan, konuşmasının sonunda sorumluların hesap vermesi gerektiğine vurgu yaptı.

HABER MERKEZİ

#HDPden #depreme #ilişkin #tespit #öneriler #Yerel #yönetimlerin #yetkileri #artırılmalı