Ana Sayfa Blog Sayfa 765

Depremler bahane, yağma şahane!

Meclis’te Tarım ve Orman Kanunu’nda değişiklik içeren yasanın bazı maddeleri kabul edildi. 26 Mart tarihine kadar görüşmeler tamamlanacak. Diğer yandan orman katliamları aralıksız sürerken, deprem bölgesinde tarım alanları ve ormanlar imara açıldı

Meclis Genel Kurulu’nda, Orman Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin bazı maddeleri kabul edildi. Kabul edilen maddelere göre, tarımsal üretim sözleşmesinden doğan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı kabul edilecek. Entegre idare ve kontrol sistemi oluşturuluncaya kadar üreticilere yapılacak destekleme ödemelerinde Tarım ve Orman Bakanlığı’nca belirlenen kayıt sistemleri esas alınacak. Takvim yılında yapılacak mahalli olmayan yarışlarda koşacak atların nitelik ve şartlarını, Tarım ve Orman Bakanlığı belirleyecek. Devlet ormanları içinde maden aranması ve işletilmesi ile madencilik faaliyeti için zorunlu tesis, yol, enerji, su, haberleşme ve altyapı tesislerine, fon bedelleri dışında bedeli alınarak Tarım ve Orman Bakanlığınca izin verilecek.

Ormanlar madenlere feda edilecek

Genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin; baraj, gölet, liman ve yol gibi yapılarda dolgu amaçlı kullanacağı her türlü yapı ham maddesi üretimi için yapacağı madencilik faaliyetleri ile zorunlu tesislerinden bedel alınmayacak. Madencilik faaliyetlerinin ve faaliyetlerle ilgili her türlü yer, yol, bina ile tesislerin hükmi şahsiyeti haiz amme müesseselerine ait ormanlarda veya özel ormanlarda yapılmak istenmesi halinde Tarım ve Orman Bakanlığı’nca izin verilebilecek. Bu takdirde kullanım bedeli, kullanım süresi, yapılan bina ve tesislerin devri gibi konular genel hükümlere uygun olarak taraflarca tespit edilecek.

Tarım büyük yara aldı

AKP tarafından Meclis’e getirilen Tarım ve orman alanlarında düzenlemeler içeren kanun teklifinin bazı maddeleriyle ilgili söz alan HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, depremde ve ardından yaşanan sel felaketinde tarımın büyük yara aldığını belirtti. Kerestecioğlu, “Türkiye tarımsal üretiminin yüzde 15’i, yaklaşık 300 bin çiftçi tarafından deprem bölgesindeki kentlerde yapılıyordu, tarımsal ihracatın da yaklaşık yüzde 10’unu bu iller karşılıyordu. İklim krizi, kuraklık ve yanlış tarım politikaları çiftçileri tarımdan kopma noktasına getirmişken üzerine bir de afetler eklendi. Hal böyleyken, yapılması gereken depremzede çiftçiler başta olmak üzere tüm çiftçileri desteklemek ve gıda krizini engellemek” diye konuştu.

‘Tarımı batırdınız’

CHP Antalya Milletvekili Aydın Özer ise “İktidarın 20 yıldır Türkiye’yi ve tarımı şirket gibi yönettiğini” belirterek, “Türkiye’yi batırdığınız gibi tarım ve hayvancılığı da batırdınız. Şimdi de kulaktan dolma, teknik olarak kulağa hoş gelen ama tarıma bir türlü katkısı olmayacak bir sözleşmeli tarım ve arabuluculuk sistemini dayatmaya çalışıyorsunuz. Keşke tarım bakanları söyledikleri gibi devrim yapabilselerdi” değerlendirmesini yaptı.

Ormanlar yağmaya açıldı

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, depremler bahane edilerek, ormanların yerleşime açılmasına tepki gösterdi. 21 Mart Dünya Ormancılık Günü’nde yazılı açıklama yayımlanırken, deprem sonrası meydana gelen sellerin nedeni doğanın tahribi sonucu olduğu ifade edildi. ‘Kamu yararı’ adı altında ormanlar meralar, korunan alanlar, milli park alanları, zeytinlikler; açık alan maden işletmeciliği, HES, RES, sanayi tesisi, konut vb. yapılara heba edildiği belirtilen açıklamada, “Türkiye henüz 6 Şubat 2023 tarihli depremlerin acısını yaşarken 15 Şubat 2023 tarihli Resmi Gazete’de Orman Kanunu’nun 17’nci Maddesinin Üçüncü Fıkrasının Uygulanması Hakkında Yönetmelikte değişiklik yapıldı. Daha 15 ay önce çıkarılan bu yönetmelikte orman alanlarında ‘Lisanssız elektrik üretim tesisleri ile lisanslı güneş enerjisine dayalı elektrik üretim tesislerine orman sayılan alanlarda izin verilmez’ hükmü bulunurken yapılan değişiklikle tam tersi bir uygulama getirilerek ormanlarda lisanslı güneş enerjisi santrali kurulmasının da önü açılmıştır” denildi.

Orman Bakanlığı devre dışı

Orman Kanunu’nda yapılan değişiklik sonrası 24 Şubat’ta Resmi Gazete’de Olağanüstü Hal Kapsamında Yerleşme ve Yapılaşmaya İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin yayımlandığı belirtilen açıklamada, “Bu Kararname ile de Orman Kanunu’na 2018 yılında bir torba kanun ile eklenen Ek 16’ncı maddede belirtilen, yine taşlık, kayalık, verimsiz orman alanlarıyla mera alanlarında geçici veya kesin iskân alanları kurulabilmesinin önü açılmıştır. Üstelik kararnameye göre yerleşime açılacak orman alanlarını belirleme yetkisi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına verilerek, Tarım ve Orman Bakanlığı bütünüyle devreden çıkarılmıştır” ifadeleri yer aldı.

Toprağın altına dinamit konuyor!

Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Hüsrev Özkara, AKP’nin Meclis Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu’nda kabul edilen ve özel mülkiyete konu orman alanlarının yapılaşmaya açılmasını kolaylaştıran kanun teklifini eleştirdi. Özkara, “Hızlı bir şekilde çıkarılacak olan 25 bin hektar sahadan bahsediyoruz. Bunun sonu gelmez. Bu yeni yeni işgalleri doğuracaktır” dedi. Türkiye Ormancılar Derneği Başkanı Hüsrev Özkara, “Hâlâ orman alanlarını arka bahçe olarak görüyoruz. Sorunun farkındaymış gibi görünerek bildiğimizi okuyoruz” dedi.

Ormanlar delik deşik

Orman alanlarına izin ve irtifak hakkıyla beraber orman alanlarının “delik deşik edildiğini” belirten Özkara, “Şimdi siz bu orman alanlarına çöp dökmek hafriyat, demir, beton ‘daha sonra buraları da orman dönüştüreceğiz’ diyorsunuz. Nasıl yapacaksın bunu? İçine doldurduğun malzemenin dönüşme özelliği yok. Görüntüde bunu gerçekleştireceksin ama doğaya büyük bir zarar veriyorsunuz. Toprağın altına dinamit koyuyorsunuz” diye konuştu.

Deprem fırsatıyla ağaç kıyımı

Çanakkale merkezdeki 72.5 hektarlık doğal kızılçam ormanı, depremin ikinci gününde endüstriyel plantasyon yani hammadde sağlamak amacıyla kesilmeye başlandı. Kıyıma karşı çıkan köylüler aralarında imza toplayarak Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğü’ne gitti. Ancak köylülerin tehdit edildiği iddia edildi. Bölgeyi yakından takip eden Tarım Orman-İş Sendikası Başkanı Şükrü Durmuş depremlerin fırsat bilinerek vurgun yapıldığını söyledi. Durmuş, “Çokuluslu şirketlere ham madde temini için ağaçlar kesiliyor. Normalde ormanlarda ağaç kesimi planlayarak yapılmalı. Bu da 10 yıllık bir planlamayla oluyor. Ancak bunlar plan dışı. Burası ham madde temini için paravan olarak kullanılan bir kooperatife tahsis ediliyor. Bu kooperatif üzerinden Se-Ba Orman Ürünleri Anonim Şirketi’ne ihalesiz verildi. 72.5 hektarlık alanın 40 hektarı yok oldu” dedi.

300 bin ağaç kesilecek

Alanın plantasyon koşullarına uymadığını belirten Durmuş, “Plantasyon yönteminde, orman boşluklarına tarla yöntemiyle hızlı gelişen ağaçlar dikilir. Burası ise doğal orman. Ekosisteme aykırı bir şekilde 25-30 yaş aralığındaki ağaçlar kesiliyor. Burada toplamda 300 bin ağaç kesilecek” diye konuştu. Türkiye’nin başka ülkeler için ham madde cennetine dönüştüğünü belirten Durmuş, “Paris İklim Anlaşması’yla birlikte Avrupa kendi ormanlarındaki üretimi minimuma indirdi. Bir metreküp 1500 Avro iken, Türkiye’de 150 metreküpü bu fiyat. Türkiye’yi yönetenler ormanların geleceğini düşünmüyor. Ekonomi kötüye gidiyor, ormanı satıp düzeltelim diyorlar” diye belirtti.

EKOLOJİ SERVİSİ

#Depremler #bahane #yağma #şahane

Sancar: Değişimin adresi ve güvencesi bizleriz

HDP Danışma Kurulu toplantısı öncesinde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ‘HDP, Yeşil Sol Parti ve Emek ve Özgürlük İttifakı olarak bu sorumlulukla hareket edeceğiz’ dedi

HDP Danışma Kurulu, seçim gündemine ilişkin Taksim Hill Otel’de toplandı. Toplantıya HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın yanı sıra Kürt siyasetçiler Ahmet Türk ve Sırrı Sakık’ın yanı sıra çok sayıda siyasetçi, yazar ve sivil toplum örgütü temsilcisi katıldı.

Toplantı öncesi konuşan Sancar,  “Tarih yazma değil tarih yapma mücadelelerinin çok kızıştığı zamanın hızlandığı bir günde bir araya gelmiş bulunuyoruz. Bu toplantı bizler için çok değerli. Çünkü bundan sonraki yol haritamızı belirlemek için yapacağımız istişareler bizim açımızdan çok değerli olacaktır” dedi.

Fikir birliği

Seçimlere Yeşil Sol Parti çatısı altında girme kararını verdiklerini belirten Sancar, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Geniş kesimlerin bir fikir birliği var. Bu nedenle seçimlerde HDP olarak girmenin ciddi riskler taşıdığı sonucuna vardık ve seçimlere Yeşil Sol Parti çatısı altında girme kararını verdik. Seçimler bizim için gelecek dönemi sadece bu dönemi sona erdirmek için geleceği dönemi kurma açısından tarihi bir öneme sahiptir. Karşımızda organize bir kötülük düzeni vardır bu kötülük düzeni her türlü zorbalığı kendine hak sayıyor. Bu kötülük düzeni demokrasiyi çökertmiştir, hukuku yok etmiştir, talanı ekonomik düzen haline getirmiştir, sömürüyü hayatın her alanına yaygınlaştırmıştır. Biz bu kötülük düzenine son verme kararlığındayız. Bunu yapabilecek gücümüz olduğunun da farkındayız. Toplumun büyük çoğunluğunun da bu kötülük düzenini bitmesi yönünde güçlü bir isteğe ve iradeye sahip olduğunu düşünüyoruz. İnancımız bu konuda gerçekten çeşitli verilere dayanıyor. Sadece verilere değil günlük hayatta karşılaştığımız bütün gerçekler toplumdaki asıl güçlü talebin büyük çoğunluğun arzusunun demokratik dönüşüm ve değişim olduğunu bizlere gösteriyor.”

Değişim adresi

Bu dönüşümü gerçekleştirmek için de sorumlulukla hareket etme ve bütün demokrasi güçlerini bir araya getirmek önemli bir ihtiyaç olduğunu ifade eden Sancar, “Bütün demokarsi güçlerini aynı çizgide buluşturmanın bu süreçte ne kadar önemli olduğunu uzun uzun anlatmaya gerek yok. Seçime giderken de seçimden sonra yeni bir yaşamı ve yeni düzene giden yolu inşa ederken de öyledir. Bizler HDP Yeşil Sol Parti ve Emek ve Özgürlük İttifakı olarak bu sorumlulukla hareket edeceğiz. Demokratik dönüşümün özgür geleceğin ve büyük barışın inşasının güvencesi olacak üzerimize düşen bütün görevleri bir araya getirmeye kararlıyız. Değişimin adresi ve güvencesi bizleriz. Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonuçları hiç şüphesiz önemlidir.

Tutumuz net

Bu iktidarın mutlaka gitmesi gerektiğinin altını çizen Sancar, “Bu iktidarı gönderecek güç bu toplumun çoğunluğunda vardır. Ama yeni başlangıcı demokrasi adalet özgürlük ve barış üzerine inşa etme sorumluluğu da bizlerdedir. Bizler bu görevi hem bugüne hem de geleceğe karşı tarihi bir sorumluluk olarak görüyor ve değerlendiriyoruz. Sizlerle birlikte bugün yapacağımız tartışmalar bize bu yolda çok önemli katkılar sağlayacaktır. Kararımız açık tutumumuz nettir. Bu iktidarı göndereceğiz bu düzeni değiştireceğiz. Geleceğin de yeni başlangıç ve yaşamı da kurma konusunda güvence olma rolümüzü sonuna kadar yerine getirmek için her türlü çalışmayı sonuna kadar sürdüreceğiz. Çağrımız açıktır. Bütün demokrasi güçlerini iktidarın her türlü kötücül oyununa bütün yalanlarına toplumu kaosa sürükleme planlarına karşı birleşme zorundadır. Demokrasi güçlerinin birliği en geniş mücadele ortaklığı en güçlü irade birliği bu seçimleri de başarıyla atlatmamızı sağlayacaktır. Biz diyoruz ki birlikte başaracağız hep birlikte kazanacağız. Bundan başka çaremiz yoktur. Buna gücümüz yeter. Buna imkanlarkımız var bu konuda toplumun büyük çoğunluğunun da desteği var” şeklinde konuştu.

İSTANBUL

 

#Sancar #Değişimin #adresi #güvencesi #bizleriz

HRW’den Efrîn’de katledilen 4 Kürt için açıklama: Türkiye suç ortağı olmayı göze aldı

Türkiye destekli grupların Efrîn’de Newroz’u kutlamak isteyen 4 Kürdü katletmesine ilişkin açıklama yapan HRW, ‘Türkiye’nin suç ortaklığına’ işaret etti

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Türkiye’ye bağlı Suriye Milli Ordusu (SMO) bünyesinde yer alan Ehrar El Şerqiye paramiliter gruplarının Efrîn’de Newroz ateşi yakan 4 Kürt yurttaşı katletmesine ilişkin açıklama yaptı.

Aynı aileden 4 kişinin katledildiği, 3 kişinin de yaralandığı saldırıya ilişkin açıklamalarda bulunan HRW’nin Ortadoğu Direktörü Adam Coogle, paramiliter gruplara desteğin kesilmesi için Türkiye’ye çağrıda bulundu.

“Bu cinayetler, Türk güçlerinin ve destekledikleri Suriyeli grupların işledikleri ve beş yılı aşkın bir süredir çözülemeyen insan hakları ihlallerinin bir sonucu” diyen Coogle, şöyle devam etti: “Türkiye, bu savaşçıların kontrolleri altındaki bölgelerde yaşayanları taciz etmesine izin verdi ve ihlallerde suç ortağı olma riskini göze aldı.”

Türkiye’nin Suriye’de ‘işgalci’ konumunda olduğuna işaret eden Coogle, “Türkiye, bu cinayetleri soruşturmak ve sorumluların cezalandırılmasını sağlamakla yükümlüdür” dedi.

Kaynak: ANHA

#HRWden #Efrînde #katledilen #Kürt #için #açıklama #Türkiye #suç #ortağı #olmayı #göze #aldı

Demitaş’tan #hedef100vekil paylaşımı

Selahattin Demirtaş #hedef100vekil etiketiyle yaptığı paylaşımda Sancar’ın 100’ün üstünde vekil çıkarmayı hedefliyoruz açıklamasına destek verdi

Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, HDP’nin seçimlere Yeşil Sol Parti çatısı altında gireceğini duyurmasının ardından, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın “Biz 100’ün üstünde milletvekili çıkarmayı hedef koyduk” açıklamasına destek verdi.

Demirtaş, ‘hedef100vekil’ etiketiyle yaptığı paylaşımda “Meclis’teki yeni 100’ümüz Yeşil Sol Parti” ifadelerini kullandı.

HABER MERKEZİ

 

#Demitaştan #hedef100vekil #paylaşımı

Batman Çayı’nda çevre felaketi: Ham petrol suya karıştı

Batman Çayı üzerinde geçen BOTAŞ’ın petrol borusunda sızıntı yaşandı, ham petrol suya karıştı

BOTAŞ’ın Batman Çayı üzerinden geçen boru hattında gece saatlerinde petrol sızıntısı meydana geldi. Girêsîra beldesi ile Mirzabey köyü arasında bulunan kum mevkiinde gece saatlerinde meydana gelen sızıntıdan kaynaklı vanalar kapatıldı.

BOTAŞ’tan yapılan açıklamada sızıntının ham petrol olduğu bilgisi paylaşılırken,  temizleme çalışmalarının devam ettiği ileri sürüldü.

Batman Valiliği’nden yapılan açıklamada ise şöyle denildi: “Boru hattı içerisinde kalan petrolün karada bir havuzda toplanarak bertaraf edilmesine yönelik BOTAŞ, Batman Belediyesi, Batman İl Özel İdaresi, DSİ ve AFAD ekiplerince çalışma yapılmaktadır. Aynı zamanda Batman Çayına sızan petrolün temizlenmesine yönelik çalışma başlatılmıştır.”

ÊLIH

#Batman #Çayında #çevre #felaketi #Ham #petrol #suya #karıştı

Ankara Katliamı davasında tüm talepler yine reddedildi

10 Ekim Ankara Gar Katliamı Davası’nın 19’uncu duruşmasında avukatların tüm talepleri reddedilerek, dava ertelendi

10 Ekim Ankara Gar Katliamı ana dosyası ile firari sanıklar yönünden birleştirilen dosyanın 19’uncu duruşması bugün Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Davaya katliamda yakınlarını kaybedenlerin aileleri taraf olarak katılırken, birçok sivil toplum örgütü ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu da davayı izledi. Failler ise duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile bağlandı.

Avukat İlke Işık, 6 buçuk yıldır dosyaya talep ve delil sunduklarını söyleyerek bu taleplerin görmezden gelindiğini belirtti. Işık, “Bu dosyada hala sanıkların suç tasnifiyle uğraşıyoruz. 6 buçuk yıldır dosyaya talep ve delil sunuyoruz. Biz 10 Ekim katliamını hep böyle anlattık: 7 Haziran 2015 ve Kasım seçimlerini değiştiren gündür bu katliam. Siyasi iktidarın, kazandığı ve iktidar tesisi için korku ikliminin yaratıldığı dönem ve gündür. ‘Herkes sussun, tek adam herkesin geleceği için karar versin’ düşüncesi karşısında tüm zorluklara rağmen müvekkillerimiz duruşmalara geldi ve takip etti. 14 Mayıs’ta bir seçim var ve seçimden sonra bu davanın seyrinin ne olacağını göreceğiz” diye konuştu.

‘MİT’ten neden bilgi alınmıyor’

Davanın sadece DAİŞ’lileri yargılamak üzerine olduğunu söyleyen Işık, “Tüm sorumluların yargılanması için taleplerimizi sunmaya devam edeceğiz. Sanıklara dair birçok talep ilettik. Bunlardan olan Erman Ekinci hakkında Milli İstihbarat Teşkilatı’na taleplerimize rağmen tek bir soru sorulmadı. Emniyet Müdürlüğü’nün kullandığı en temel kaynaklar bu dosya için kullanılmıyor. Neden Erman Ekinci hakkında emniyet ve istihbarat kayıtlarından derli toplu bir şey alamıyoruz? Tüm dosyalarda bunlara başvuruluyor ama ne hikmetse bizim dosyamızda bu kullanılmıyor. Sadece Erman Ekinci değil, diğer sanıklar hakkında da bu kayıtların dosyaya gönderilmesini defalarca talep ettik ve yine derli toplu kayıtların emniyetten ve istihbarattan talep edilmesini istiyoruz. Firari sanıklar hakkında da taleplerimiz oldu ama emniyet ve istihbaratla tek bir yazışma yapılmış değil, hiç bir bilgi gelmemesi için adeta uğraşılıyor” ifadelerini kullandı.

DAİŞ’in nasıl örgütlendiğini anlatmıştı

Dosya avukatlarından Senem Doğanoğlu ise, birçok dijital materyal ile 2016’da gözaltına alınan Mehmedin Baraç’a ilişkin 2022’de yapılan inceleme raporlarının 7 yıl sonra dosyaya gelmesini sordu.

AKP Gençlik Kolları üyesi olduğunu söyleyen, DAİŞ’e üye olmak ve 10 Ekim katliamı faili 6 Mart 2016 tarihinde yakalanan Mehmedin Baraç, 7 Nisan 2016’daki ifadesinde, Çewlik’te (Bingöl) DAİŞ’in nasıl örgütlenerek Suriye ve Türkiye’de hücre evleri kurduğunu aktarmıştı.

7 yıl sonra gelen incelemeler

Duruma ilişkin Doğanoğlu, “10 Mart 2016 tarihinde el konulan kayıtları asla bu dosyaya getirtemedik Mehmedin Baraç’ın kayıtları 7 yıl sonra bu dosyaya gelmesi elbette bir muamma. Biz biliyoruz nedenini. Mehmedin Balaç’ın kimin tarafından korunduğunu da. Kendisi gerek HÜDA-PAR gerekse AKP, IŞİD propagandası yapmış biri. Kayıtlar dosyaya 7 yıl sonra geldi ama gelen kayıtlar ise ekleri olmadan okunaklı olmayan bir şekilde geldi. Mehmedin Balaç, Bingöl’de gözaltına alındığı sırada üzerinde bir takım dijital materyaller vardı. Bu materyaller uzun süre incelenmedi. Bingöl Emniyeti bu adamın istihbarat sağlayan bir konumda olduğuna dair düşünceye sahipti. Hem HDP hem sol partileri izlediği ve haliyle 10 Ekim’e gelecek olanların izlendiğine dair bir faaliyet içinde olduğu görülüyor. İnfaz görüntüleri, halkın, sivil nüfusun ve gazetecilerin IŞİD tarafından katledilmesine yönelik 20 bin görüntü üzerinde bulunmuş. Mehmedin Balaç’ın da insanlığa karşı suç işlediği görülüyor. Bu dava yargılaması insanlığa karşı suçtur. Bunu hatırlayarak taleplerimizi değerlendirin ve yargılamayı yapın” diye konuştu.

Talepler reddedildi

Avukatların taleplerinin ardından SEGBİS ile katılan Erman Ekinci, Hakan Şahin, Resul Demir, İbrahim Halil Alçay’ı dinlendi. Faillerin dinlenmesinin ardından duruşmaya 30 dakika ara verildi.

Aranın ardından avukatların firarı failler hakkında ve diğer faillere ilişkin her duruşmada sunulan MİT’e yazı yazılması talebi yine iddia makamı tarafından reddedildi. Diğer talepler ise “duruşmaya katkı sağlamayacağı” gerekçesiyle reddedildi. Duruşma, 15 Haziran 2023 saat 10.00’a ertelendi.

Kaynak: JinNews

#Ankara #Katliamı #davasında #tüm #talepler #yine #reddedildi

Samandağ’da yaşam alanına yakın moloz dökümüne halktan tepki

Samandağ’ın Yeşilköy Mahallesi’nde halk asbest tehlikesi ile karşı karşıya. Yaşam alanlarının yanına dökülen moloza karşı halk eyleme geçti. Jandarma komutanı ise moloz dökülmesini savundu

Mereş merkezli depremlerin en çok etkilediği illerden biri olan Hatay’da molozların dökülmesinde yaşanan dikkatsizlik devam ediyor.

Bölge halkı asbest tehlikesi ile karşı karşıya çadırlarda yaşamlarını sürdürürken yetkililerin dikkatsizliği yurttaşların kanser olma riskini arttırıyor.

Hatay Samandağ’a bağlı Yeşilköy Mahallesi’nde de halk asbest tehlikesi altında. Yerleşim yerlerinin yanına civar mahallelerden getirilen molozlar dökülüyor.

Halk tepkili

Yeni Demokrasi’de yer alan habere göre mahalle halkı duruma tepki göstermek üzere molozların döküldüğü yerde buluştu.

Yurttaşların yolu kapatması üzerine bölgeye gelen Jandarma komutanı Yeşilköy Mahallesi’ne dökülen molozları “Buraya dökmeyecek de nereye dökülecek? az dökülüyor zaten” diye savunurken mahalle halkı molozları döktürtmemekte kararlı.

HATAY

 

#Samandağda #yaşam #alanına #yakın #moloz #dökümüne #halktan #tepki

Bilgen ve Tan’ın ifadeleri siyasetçilerin tutukluluk gerekçesi oldu

Kobanê Davası’nda Ayhan Bilgen ve Altan Tan’ın verdiği ifadelerin, siyasetçilerin tutukluluk halinin devamına gerekçe yapıldığı ortaya çıktı

DAİŞ’in Kobanê’ye yönelik saldırılarına karşı 6-8 Ekim 2014 tarihinde gerçekleştirilen eylemler gerekçe gösterilerek Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında bulunduğu 17’si tutuklu 108 isim hakkında açılan Kobanê Davası’nda, tutuklama devam kararlarına gerekçe yapıldığı ortaya çıktı.

Savcılığın mütalaa vereceği ve 12 Nisan’a ertelenen davada, tutuksuz yargılanan SES Genel Başkanı Ayhan Bilgen ve siyasetçi Altan Tan’ın verdiği ifadelerin tutuklamaya gerekçe yapıldığı ortaya çıktı.

Diken.com.tr’de yer alan habere göre; davanın ilk duruşmasının görüldüğü 26 Nisan 2021’de, dava kapsamında 15 Haziran 2021’de tahliye edilen Ayhan Bilgen’in ifadelerine atıf yapıldı. Aynı duruşmada Bilgen ile birlikte Tan’ın da ifadeleri tutukluluğa devam gerekçesi yapıldı.

Ancak bu beyanlar, 18 Ekim 2021’den sonra devam eden duruşmalarda çıkarıldı. Söz konusu tarihin Bahtiyar Aydın’ın dava hakimliğinden alınması sonrası olması dikkat çekti.

Tutukluluğa devam kararının gerekçesinde, şu ifadeler yer aldı: “Sanıklar Altan TAN ve Ayhan BİLGEN’in gözaltı ve tutuklama işlemlerinden sonraki süreçte yaptıkları açıklamalar ile ilgili tespitler yapılmış, yapılan açıklamalar bir bütün olarak ele alındığında HDP (Hakların Demokratik Partisi)’nin, organlarının ve içerisinde siyaset yapan şahıs-şahısların PKK/KCK silahlı terör örgütünün güdümünde faaliyet gösterdikleri, PKK/KCK silahlı terör örgütü güdümünde özellikle metropol illerimiz başta olmak üzere her türlü bombalı, silahlı ve şiddet eylemlerinin PKK/KCK silahlı terör örgütünü tarafından organize edildiği, bu faaliyetlerin terör örgütünün talimatlar ve çağrıları sonrası gerçekleştirildiği anlaşılmıştır.”

HABER MERKEZİ

#Bilgen #Tanın #ifadeleri #siyasetçilerin #tutukluluk #gerekçesi #oldu

Ermenek’te 18 işçiye mezar olan madenin patronu AKP’den aday adayı oldu

AKP’den aday adaylığını duyuran Abdullah Özbey, Ermenek’te 18 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciası dolayısıyla tutuklanıp tahliye edilmiş, ardından 19 yıl hapse çarptırılmıştı

18 işçinin yaşamını yitirdiği Ermenek maden faciasından suçlu bulunarak 19 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılan Cenne linyit kömürü işletmesi müdürü ve hissedarı Abdullah Özbey, AKP’den Konya milletvekili aday adayı oldu.

Özbey, Facebook hesabından AKP Konya il başkanlığında çektiği fotoğrafını ve aday adaylığı tanıtım görsellerini paylaşarak şu notu düştü: “Haydi Bismillah… Büyük ve güçlü Türkiye yolunda 28’inci Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde Ak Partimizden Konya milletvekili aday adaylığım hayırlı olsun inşallah. Türkiye’nin yüzyılında Konyamızdan bu kutlu yolda, bu kutlu davamızda tüm ülkemize hayır getirecek işlerimizde Milletimize hizmetkâr olmak niyetiyle Allah yolumuzu açık eylesin.”

Kaynak: Diken

#Ermenekte #işçiye #mezar #olan #madenin #patronu #AKPden #aday #adayı #oldu

Fransızlar emeklilik yasasına karşı greve çıktı: Hayat felç oldu

Fransa’da işçiler emeklilik yasasına karşı bugün genel greve gitti. Grevle birlikte ülkede akaryakıt sorunu başladı. Eylemciler barikatlar kurarak caddeleri kapattı

Fransa’da emeklilik reformuna karşı çıkan işçiler, ülke genelinde yine greve çıktı. Grev yüzünden, demiryolları ve havayollarında ulaşımın büyük ölçüde aksadı.

Akaryakıt sıkıntısı

Emeklilik reformuna karşı birçok sektörde olduğu gibi rafineri işçilerinin da iş bırakması nedeniyle ülkedeki akaryakıt istasyonlarının yüzde 13,1’inde hizmet verilemiyor.

Fransa genelinde 34 bölgede akaryakıt sıkıntısı yaşanıyor. Rafineri işçilerinin grevinden kaynaklanan akaryakıt kıtlığı nedeniyle istasyon girişlerinde uzun kuyruklar oluşmaya başladı.

Ülkedeki akaryakıt istasyonlarının üçte birine sahip TotalEnergies, benzin ve dizel sıkıntısını gidermek için harekete geçtiğini açıklasa da akaryakıt sıkıntısının grevlerin uzaması nedeniyle daha da artması öngörülüyor.

Fransızlar bugün grevde ve sokaklarda

Ülkede emeklilik reformuna karşı kitlesel greve milyonlarca insan katıldı.

Grev ve protestolar nedeniyle ulaşım ve enerji dahil birçok sektörde ciddi aksamaların yaşanıyor.

Başkent Paris’te temizlik işçileri de iki hafta önce grev başlatmıştı.

Paris’te dün akşam reform karşıtı gösterilerde 234 kişi gözaltına alındı. Polis, temizlik işçilerinin grevi yüzünden biriken çöpleri ateşe verenlere müdahale etti.

Emeklilik yasası oylama yapılmadan geçti

Fransa Başbakanı Elisabeth Borne 16 Mart’ta, bir yasa tasarısının Meclisten oylama yapılmadan geçmesini sağlayan anayasa maddesini tartışmalı emeklilik reformu tasarısı için uygulamaya koyduğunu açıklamıştı.

Karar sonrası ülkede protestolar ve gösteriler düzenlenirken sendikalar, birçok sektörde grevlerin devam etmesi kararı almıştı. Hükümet, reform kapsamında emeklilik yaşını kademeli olarak 64’e çıkarmayı hedefliyor. Reform karşıtı parlamenterler yasayı Anayasa Mahkemesi’ne götürecek

DIŞ HABERLER

#Fransızlar #emeklilik #yasasına #karşı #greve #çıktı #Hayat #felç #oldu