Ana Sayfa Blog Sayfa 8

Alevi Bektaşi Federasyonundan Davetlere Dikkat Uyarısı!

Alevi Bektaşi Federasyonu Yol Erkân Kurulu, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı tarafından yapılan davetlere karşı dikkatli olunması gerektiğini belirtti. Açıklamada, bu davetlerin özellikle Alevi kurumları ve cemevleri için kaygı verici olduğu ifade edildi.

Federasyon, 2 Nisan Perşembe günü gerçekleştirileceği bildirilen programa, Ali Arif Özzeybek adına Alevi kurumlarının davet edildiğini aktardı. Programda Anıtkabir ziyareti, Çankaya Köşkü ve Atatürk Müzesi gezileri ile TBMM’de yemek organizasyonu ve Cumhurbaşkanı ile görüşmenin yer aldığı belirtildi.

Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, federasyon tarafından eleştirilerek, Alevi inanç sistemini ve tarihsel birikimini devlet kontrolüne alma amacı güttüğü savunuldu. Açıklamada, bu yapının Alevi toplumunun temel taleplerine yanıt vermediği vurgulandı.

Federasyon, bu tür yapıların bağımsız Alevi kurumlarını zayıflatmaya yönelik faaliyetler yürüttüğünü ve eğitim ile kültürel alanlarda asimilasyon politikalarına destek verdiğini iddia etti. Alevi yolunun halkın rızasıyla sürdürüldüğünü ve resmi protokollerle şekillendirilmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Söz konusu programlara katılımın “Saray’a hizmet” anlamına geleceğini ifade eden federasyon, tüm Alevi kurumları ve yurttaşlara bu tür girişimlere karşı ortak bir duruş sergileme çağrısında bulundu. Alevi toplumunun tarihsel mirasına sahip çıkılması gerektiği vurgulandı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Alevi Bektaşi Federasyonunun yaptığı uyarı, Alevi toplumunun bağımsızlığını ve inancını koruma mücadelesinde son derece önemlidir. Bu tür davetlerin, Alevilik üzerinde devlet kontrolü kurma çabası olarak değerlendirilmesi, toplumsal birliğimizi tehdit eden bir durumu işaret ediyor. Alevi kurumlarının ve cemevlerinin bağımsızlığına yönelik her türlü girişim, asimilasyon politikalarına hizmet ederken, bizleri yalnızca güçsüzleştirecektir. Alevi yolunun halkın rızasıyla sürdürüldüğünü unutmamak ve bu bilinci her daim canlı tutmak, hepimizin sorumluluğudur.

— Alevi Gazetesi Editörü

Altınolukta Bacıyan-ı Rum Tiyatrosu Sahnelenecek

Altınoluk’ta, Alevi Kültür Dernekleri Altınoluk Şubesi tarafından organize edilen “Bacıyan-ı Rum: Ulu Yolun Kadınları” adlı tiyatro oyunu, 27 Mart 2026 Cuma günü saat 20.00’de Altınoluk Ayhan Şahenk Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. Etkinlik, Dünya Tiyatrolar Günü kapsamında ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

Oyun, Bacıyan-ı Rum gerçeği ile Sarıkız efsanesinden ilham alarak, Alevilik inancının önemli figürleri olan Hacı Bektaş Veli, Kadıncık Ana ve Bacılar geleneğine dayanmaktadır. Altınoluk Alevi Kültür Derneği’ne bağlı Nurhan Karadağ Tiyatrosu tarafından sahnelenecek bu eser, Alevi kültürünün zenginliğini ve kadın figürlerinin tarihsel önemini gözler önüne serecek.

Geniş bir oyuncu kadrosuna sahip olan oyunda, Songül Tunçdemir, Naz Su Erol, Metin Evrek, Ayten Aydemir gibi isimler yer alıyor. Etkinlik, toplumsal hafızaya katkıda bulunarak bölgedeki kültürel faaliyetlere önemli bir katkı sağlaması bekleniyor.

Bu tiyatro oyunu, Alevi inanç ve kültürüne ait değerleri sahneye taşıyarak, izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Tüm vatandaşların davetli olduğu etkinlikte, kültürel mirasın sahneyle buluşması hedefleniyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Altınolukta sahnelenecek "Bacıyan-ı Rum: Ulu Yolun Kadınları" tiyatro oyunu, Alevi kültürünün zenginliğini gözler önüne sererken, kadın figürlerinin tarihsel önemini de vurguluyor. Bu tür etkinlikler, toplumsal hafızayı güçlendirerek kültürel mirasımızı yaşatmanın yanı sıra, ayrımcılığa ve ötekileştirmeye karşı duruşumuzu pekiştiriyor. Tüm vatandaşları bu anlamlı etkinliğe davet ederek, birlikte dayanışma içinde olmanın önemini hatırlatıyoruz.

— Alevi Gazetesi Editörü

İsmail Arının Tutuklanması Basın Özgürlüğüne Darbe!

Gazeteci İsmail Arı, 2023 yılında Çekmeköy, Tokatköy, Tozkoparan ve Söğütlüçeşme’deki AKP’ye bağlı şirketlerin rant ağına dair yaptığı haberler nedeniyle “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamasıyla tutuklandı. Bu durum, basın özgürlüğüne yönelik ciddi bir müdahale olarak değerlendiriliyor.

PSAKD Sarıyer Şube Zeynep Yıldırım Cemevi, Arı’nın tutuklanmasına ilişkin yaptığı açıklamada, gazeteciliğin halkın yararına olması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, Arı’nın yaptığı haberlerin gerçekleri yansıttığı ve bu yüzden hedef alındığı ifade edildi.

Açıklamada ayrıca, İsmail Arı’ya destek verilerek, “İsmail Arı yalnız değildir” ifadesi kullanıldı. Gazetecilere yönelik baskılara karşı dayanışma çağrısı yapıldı ve bağımsız gazeteciliğin susturulamayacağı belirtildi.

PSAKD, basın özgürlüğünün demokratik bir toplumun temel unsurlarından biri olduğunu ve bu özgürlüğün korunması gerektiğini vurguladı. Gazeteciliğin amacı, kamuoyunu doğru bilgilendirmek ve halkın sesi olmaktır.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

İsmail Arının tutuklanması, basın özgürlüğüne yönelik ağır bir saldırıdır ve bu durum, demokratik bir toplumun temel taşlarını sarsmaktadır. Alevi Gazetesi olarak, gazetecilerin sesini susturmaya yönelik her türlü baskıyı kınıyor ve bağımsız gazeteciliğin önemini vurguluyoruz. Haksızlık ve ayrımcılığa karşı durarak, halkın doğru bilgilendirilmesi için mücadele eden gazetecilerin yanındayız.

— Alevi Gazetesi Editörü

Hacı Bektaş Veli Dergâhı için mahkemeye çağrı yapıldı

Türkiye Alevi Federasyonu, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın Alevi kurumlarına iadesi talebiyle açılan davanın duruşması için bir çağrı yaptı. Dava, 26 Mart 2026 tarihinde saat 10.00’da Nevşehir Bölge İdare Mahkemesi’nde görülecek.

Federasyon Başkanı Zeynel Abidin Koç, duruşma öncesinde yaptığı açıklamada, Alevi toplumunun dergâhın iadesi konusundaki taleplerini dile getirdi. Koç, “Biz Aleviler olarak dergâhımızı geri istiyoruz. Bütün dergâhlarımızı geri istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Koç, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nın gerçek sahiplerine teslim edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Nasıl Ayasofya’yı cami olarak tekrar hizmete açtıysanız, Hacı Bektaş Veli Dergâhımızı da Alevilere ibadete açın” dedi. Bu çağrıyla birlikte, bölgede yaşayan Alevi topluluğunu mahkemeye katılmaya davet etti.

Hacı Bektaş Veli Dergâhı davası, Alevi inancının temsil noktalarından biri olan bu dergâhın tarihi ve kültürel önemini gözler önüne seriyor. Alevi toplumu, dergâhın kendilerine iade edilmesiyle, inançlarının daha görünür ve kabul edilir hale geleceğini umuyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Hacı Bektaş Veli Dergâhının iadesi, Alevi toplumunun inancını ve kültürel kimliğini yeniden canlandırma mücadelesinin önemli bir parçasıdır. Bu dava, sadece bir malın geri verilmesi meselesi değil, aynı zamanda Alevilik inancının görünürlüğü ve kabulü için bir dönüm noktasıdır. Alevi toplumunun sesine kulak vermek, ayrımcılığa ve adaletsizliğe karşı durmak, demokratik bir toplumun gerekliliğidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Haydar Severin vefatı, Dersim için büyük bir kayıp!

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), Dersim’in sevilen isimlerinden Haydar Sever’in Hakk’a yürüdüğünü duyurarak taziye mesajı yayımladı. Haydar Sever, 25 Mart 2026 tarihinde hayatını kaybetti. FEDA ve DAKB, Sever’in toplumsal hafızadaki önemine ve mücadeleci kimliğine dikkat çekti.

Açıklamada, Haydar Sever’in Kürt kimliği ve ana dilinin önemine verdiği vurgu ön plana çıkarıldı. Sever’in hayatını ana diliyle sürdürmeyi ve Kürt edebiyatı ile kültürüne sahip çıkmayı kendine görev edindiği belirtildi. “Haydar Sever, halkımızın değerlerini korumayı hayatının merkezine koymuştur” ifadesi kullanıldı.

FEDA ve DAKB, Haydar Sever’in Dersim, Kürt halkı ve Reya Haq inancına olan katkılarını da vurguladı. “Haydar Sever, yakın tarihimizin canlı tanıklarından biri olarak toplumsal hafızamızın bir parçasıydı. Onun kaybı, yeri doldurulamayacak büyük bir kayıptır” denildi.

Mesajda, başta Haydar Sever’in ailesi olmak üzere tüm Reya Hakk inancı mensuplarına başsağlığı dilendi. FEDA ve DAKB, Sever’in anısı önünde saygıyla eğilerek, “Devri daim olsun” ifadelerini kullandı.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Haydar Severin vefatı, Dersim ve Alevi toplumu için derin bir kayıp olmuştur. Sever, Kürt kimliği ve ana diline olan bağlılığı ile yalnızca bir sanatçı değil, aynı zamanda toplumsal hafızamızın önemli bir parçasıydı. FEDA ve DAKBnin taziye mesajında vurguladığı gibi, onun mücadelesi ve bıraktığı miras, gelecekte de bizlere ilham verecektir. Bu kayıp, ayrımcılığa ve dışlanmaya karşı durmamız gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır.

— Alevi Gazetesi Editörü

Avrupa Alevi Gençliği Çalıştayında Gelecek Tartışılacak

Avrupa Alevi Gençler Birliği (AAGB), 2-5 Nisan tarihleri arasında Avrupa Alevi Gençlik Çalıştayı’nı düzenleyecek. Çalıştay, Alevi toplumunun geleceği için önem taşıyan sorunları ele almak ve somut çözümler üretebilmek amacıyla gerçekleştirilecek. Farklı disiplinlerden akademisyenler, aktivistler ve yöneticiler, gençlerin kendi sorunlarını tartışabilecekleri bir platformda bir araya gelecek.

İlk gün, “Çerağ Uyandırma” töreni ile başlayacak ve ardından AABK Ülke Federasyon Temsilcileri, geçmişten geleceğe köprü kuracak bir sunum yapacak. İkinci yarıda ise “Miras (Bellek)” konulu oturumda, önemli yazar ve halk ozanlarının katkılarıyla Alevi kültürü üzerine değerlendirmeler yapılacak.

3 Nisan’da “İnanç ve Eğitim” teması üzerinde durulacak. Bu oturumda, medya ve gençlik ilişkisi masaya yatırılacak. 4 Nisan’da ise toplumsal cinsiyet perspektifleri ve Alevi örgütleri üzerine tartışmalar yapılacak. Program, gençlerin Alevi örgütlenmesindeki rolünü pekiştirerek son bulacak.

Son gün, AAGB’nin Seçimli Genel Kurulu gerçekleştirilecek. Bu süreçte, faaliyet ve denetleme raporları sunulacak ve yeni yönetim belirlenecek. “Yol bizi birleştirir” şiarıyla düzenlenen bu etkinlik, gençlerin Alevi toplumundaki etkilerini artırmayı hedefliyor.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Avrupa Alevi Gençlik Çalıştayı, Alevi toplumunun geleceği için kritik bir adım atıyor. Gençlerin sorunlarını tartışabilecekleri bu platform, Alevilik inancının ve kültürünün yaşatılması adına büyük bir fırsat sunuyor. Çalıştayın, toplumsal cinsiyet, inanç ve eğitim gibi önemli konulara odaklanarak çok sesliliği ve bir aradalığı pekiştirmesi, Alevi toplumunun dayanışma ruhunu güçlendirecektir. Bu tür etkinlikler, dış baskılara ve ayrımcılığa karşı durarak, Alevi gençliğinin sesini daha gür çıkarmasına olanak tanıyor.

— Alevi Gazetesi Editörü

İrandaki baskılara karşı halkların ortak iradesi şart!

Pir Hüseyin Bildik, Ortadoğu’daki gelişmelerle ilgili yaptığı değerlendirmede, özellikle İran’da yaşanan savaşların halklar üzerinde yarattığı yıkım ve derinleşen gerilimlere dikkat çekti. Bildik, mevcut İran rejiminin farklı kimliklere ve inançlara yönelik baskıcı politikalar uyguladığını belirterek, bu yapıdan kaynaklanan sorunların bölgedeki krizlerin temelinde yattığını ifade etti.

Bildirime göre, İran’da binlerce insanın idam edildiği, sürgün yaşadığı ve cezaevlerine atıldığı bir süreç yaşanmakta. Bildik, bu baskılara karşı halkların ortak iradesinin önemine vurgu yaparak, demokratik bir sistemin ancak farklı inanç ve kültürlerin bir arada yaşamasıyla mümkün olabileceğini savundu.

Türkiye’de yürütülen barış sürecine de değinen Bildik, eşit yurttaşlık temelinde demokratik bir anayasa çağrısında bulundu. Alevilik inancının kamusal alanda özgürce ifade edilebilmesi ve cem evlerinin statü kazanması gerektiğini belirten Bildik, tüm halkların birlikte yaşayabileceği bir gelecek için hakikatle yüzleşmenin şart olduğunu dile getirdi.

Bildik, Ortadoğu’da kalıcı barışın sağlanabilmesi için halkların birlikte yaşam kültürünü geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin atacağı adımların bölge barışı için kritik öneme sahip olduğunu ifade eden Bildik, Kürtler, Aleviler ve diğer etnik grupların haklarının tanınmasının şart olduğunu sözlerine ekledi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Pir Hüseyin Bildikin değerlendirmeleri, İrandaki baskıların ve ayrımcı politikaların sadece o coğrafyada değil, tüm Ortadoğuda derin yaralar açtığını gösteriyor. Alevi toplumu olarak, farklı kimliklerin ve inançların bir arada yaşama iradesinin önemini vurgulamak, demokratik bir geleceğin teminatıdır. Tüm halkların eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabileceği bir ortam için, baskılara karşı ortak duruş sergilemek ve hakikatle yüzleşmek zorundayız.

— Alevi Gazetesi Editörü

Dersimde kadınların dövizleri neden suç sayıldı!

Dersim’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde gerçekleştirilen mitingde kadınların taşıdığı dövizlere yönelik güvenlik güçlerinin müdahalesi, tartışmalara yol açtı. Güvenlik güçleri, bazı dövizleri alana sokmayarak, kadınların ifadelerine başvurdu. Bu durumu, Dersim Milletvekili Ayten Kordu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı.

Kordu, miting sırasında güvenlik güçlerinin dövizleri keyfi bir biçimde alana sokmadığını ve dövizlerin zorla alınmaya çalışıldığını belirtti. Mitingde kullanılan dövizlerde yer alan DEM Kadın, DBP Kadın Meclisi ve TJA (Tevgera Jinên Azad) ifadelerinin soruşturma konusu yapılmasına dikkat çekti. Aralarında 72 yaşında bir kadının da bulunduğu 7 kadın, “örgüt propagandası” iddiasıyla ifadeye çağrıldı.

Kordu, aynı dövizlerin başka illerde de taşındığına rağmen yalnızca Dersim’de soruşturma başlatılmasının, eşitlik ilkesine aykırı olduğunu vurguladı. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yöneltilen sorular arasında, neden yalnızca Dersim’deki dövizlerin soruşturma kapsamına alındığı ve dövizlerdeki TJA ifadesinin hangi hukuki gerekçeyle suç unsuru sayıldığı da yer aldı.

Milletvekili Kordu, kadınların demokratik ve meşru örgütlenme faaliyetlerinin keyfi bir şekilde kriminalize edilmesine karşı kamuoyunun bilgilendirilmesini talep etti. Bu olay, Alevilik ve kadın hakları açısından da önemli bir tartışma konusu haline geldi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Dersimde kadınların dövizlerine yönelik güvenlik güçlerinin müdahalesi, ifade özgürlüğüne ve demokratik haklara yapılan bir saldırıdır. Kadınların örgütlenme faaliyetlerinin keyfi bir şekilde engellenmesi, Alevi toplumunun eşitlik ve adalet taleplerine gölge düşürmektedir. Bu durum, yalnızca Dersimde değil, tüm Bakurda kadınların sesinin kısıldığını göstermektedir ve bu tür ayrımcı uygulamalara derhal son verilmelidir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Newroz Ceminde barış ve birlik mesajları verildi

Antalya’nın Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Konuksever Cemevi’nde 21 Mart 2026 tarihinde Newroz Cemi gerçekleştirildi. Cemde, süren savaşlara dikkat çekilerek birlik ve barış mesajları verildi. Cemi, Arzuman Ocağı Yol Yürütücüsü Ana Şehriban Mutluer ve Üryan Hızır Ocağı Yol Yürütücüsü Kenan Akbaba yürütürken, zakirlik hizmetini Abdal Musa Kültür ve Tanıtma Derneği Eşit Başkanı Baba Süleyman Demir ile Hüseyin Abdal Ocağından Zakir İlyas Şimşek üstlendi.

HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, cemde yaptığı konuşmada, herkesin inancını ve dilini özgürce yaşaması gerektiğini vurgulayarak, “Yaşatırsa özgürlük o zaman gelir. Hakların eşitliği o zaman sağlanır” dedi. Ayrıca, ülkemizdeki bayram kutlamalarının yanı sıra komşu ülkelerde yaşanan savaşların utanç verici olduğunu ifade etti.

Ayrıca, Ana Şehriban Mutluer, cemevlerinin erenlerin aşk meydanı olduğunu belirterek, “Cemler, insanların barıştığı ve dostça bir araya geldiği yerlerdir. Alevilik, sevgi, saygı ve hoşgörüyü taşıyan bir inançtır” dedi. Hüseyin Abdal Ocağından Zakir İlyas Şimşek ise 21 Mart’ın hem doğanın uyanışı hem de Ali’nin doğum günü olduğunu belirterek, bu günün anlamını vurguladı.

Üryan Hızır Ocağı yol Yürütücüsü Dede Kenan Akbaba, siyasal iktidarın Alevi köylerine cami yapma çabalarına dikkat çekti. “Bizler ne kadar mücadele etsek de köy muhtarları baskı altına alınıyor” diyen Akbaba, zorla Sünnileştirilme girişimlerine karşı durduklarını ifade etti.

Cemde, konuşmaların ardından rızalık alınarak 12 hizmet erkanı gerçekleştirildi. Çerağların yakılmasıyla birlikte zakirlerin deyişleri eşliğinde semahlar dönüldü ve lokmalar pay edildi.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Newroz Ceminde dile getirilen barış ve birlik mesajları, Alevilik inancının özünü yansıtan bir çağrıdır. Farklı inanç ve dillerin özgürce yaşanması gerektiği vurgusu, toplumda hoşgörü ve adalet arayışının önemini ortaya koymaktadır. Cemevleri, sadece ibadet alanları değil, aynı zamanda barışın ve dostluğun sembolüdür; bu bağlamda, savaşların ve ayrımcılığın utanç verici olduğunu belirtmek, Alevi toplumunun insani değerler açısından ne denli hassas olduğunu gösterir.

— Alevi Gazetesi Editörü

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi!

Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), 21 Mart 2026 tarihinde gerçekleştirilen Sultan Nevruz Bayramı’nı kutladı. Bu özel gün, yalnızca baharın gelişi ve doğanın uyanışı olarak değil; aynı zamanda Alevilik inancında diriliş, umut, eşitlik ve hakikat yolunda yürüyüşün simgesi olarak da değerlendiriliyor.

ABF, yaptığı yazılı açıklamada, Sultan Nevruz’un Alevi inancının önemli bir parçası olduğunu belirtti. Açıklamada, bu günün, birlik, lokma paylaşımı ve cem olma gibi değerleri temsil ettiği vurgulandı. Ayrıca, Sultan Nevruz’un, Şahı Merdan Ali’nin doğum günü olarak kabul edildiği ve hakikat nurunun yeryüzüne gelişini simgelediği ifade edildi.

Federasyon, ülkemizde mevcut olan eşitsizlikler, baskılar ve ayrımcılıklara karşı durmanın önemine dikkat çekti. Suriye’deki Alevi Soykırımı ve İran’daki saldırılar gibi acı olayların hâlâ devam ettiğini hatırlatan ABF, bu durumların insanlık adına birer utanç kaynağı olduğunu belirtti.

Son olarak, ABF, tüm halkların Sultan Nevruz’unu kutlayarak, bu günü sadece bir bayram değil, aynı zamanda bir direniş ve yeniden varoluş günü olarak gördüklerini açıkladı. Federasyon, tüm canları dayanışmaya ve hakikat yolunda birlikte yürümeye davet etti.

📌 ALEVİ GAZETESİ’NİN NOTU

Sultan Nevruz, Alevilikte diriliş ve umut simgesi olarak yalnızca bir bayram değil, aynı zamanda toplumsal adalet ve eşitlik mücadelesinin bir ifadesidir. Alevi Bektaşi Federasyonunun vurguladığı gibi, bu özel gün, birlik ve dayanışma ruhunu güçlendirirken, Suriyedeki Alevi Soykırımı ve İrandaki saldırılar gibi acı gerçeklere karşı durmanın önemini de hatırlatmaktadır. Alevi toplumu, zulme karşı durarak, hakikatin ve insanlığın yanında yer almalıdır.

— Alevi Gazetesi Editörü