Ana Sayfa Blog Sayfa 823

Sana kayıp diyorlar!

Hasan Aksoy

Şehit gazeteci arkadaşlarımızdan Nazım Babaoğlu, gazeteciliğe 1992 yılında Özgür Gündem gazetesi Urfa bürosunda başladığında 17 yaşındaydı. Özgür basın çalışanları içinde en genç muhabirlerden biriydi. Hâlâ da en genç gazetecidir Nazım…

Gazete bürosunda çalışmaya başladığı zaman Urfa Ticaret Lisesi’nden yeni mezun olmuş, üniversite sınavlarına hazırlanan 17 yaşında tığ gibi bir gençti. İnce uzun boylu ve sessizliği ile dikkat çeken genç bir gazeteci adayıydı. Ticaret Lisesi mezunu olması nedeniyle on parmak daktilo bilmesi ise onun için bir avantajdı.

Kısa sürede haber yazmanın mesleki kurallarını kavrayan Nazım, yaptığı haberlerin gazetede yayınlandığını görünce daha büyük bir hevesle gazeteciliğe sarılmaya başladı. Babaoğlu, o genç yaşına karşın, Urfa’da gazetecilik yapmanın, özgürlük mücadelesinin bir parçası olmak anlamına geldiğini de çok iyi biliyordu. Bu bilinçle, bir yandan gazetede kendisine verilen görevleri yaparken, bir yandan da okuyor, araştırıyor ve kendini geliştirmeye çalışıyordu.

Nazım’daki bu isteği ve hevesi fark eden gazetenin Urfa bürosu sorumluları, onun kendisini daha da geliştirmesi için 1993 yılında İstanbul’a, gazetenin merkezine gönderdiler. O kısacık ömründe ilk kez İstanbul gibi büyük bir metropol kente giden Nazım Babaoğlu, elbette ilk başlarda ürkekti, çekingendi. Ne de olsa ilk kez evinden, ailesinden ayrılıyordu. Fakat Nazım, İstanbul’da kaldığı süre boyunca gazete merkezinde, gazeteciliğin mutfağını da öğrenmek için büyük bir hevesle çalıştı.

Gazete mutfağında işlerin nasıl yürüdüğünü öğrenmenin yani sıra haber yazma teknikleri konusunda da kendini geliştirdi. Hatta, Nazım, yıllar sonra özgür basın literatüründe iş cinayetleri olarak anılacak haberlere de daha o yıllarda imza attı. İstanbul’daki Tuzla tersanelerinde yaşanan iş cinayetleri ile ilgili ilk haber yapan gazetecilerden biri de Nazım oldu.

Birkaç ay İstanbul’da gazetenin merkezinde çalıştıktan sonra tekrar Urfa’ya dönen Nazım, artık gazetecilik konusunda büyük iddialara sahip bir gazeteci olmuştu. Nazım, daha o yıllarda Ortadoğu konusunda uzman bir gazeteci olmayı önüne hedef olarak koymuştu.

1993 yılının 18 Şubat’ında gazetenin Urfa büro temsilcisi Kemal Kılıç’ın JİTEM tarafından katledilmesinden sonra Nazım, yaptıkları gazeteciliğin ciddiyetini ve büyük önemini daha derinden kavramıştı. Daha büyük bir heves ve ciddiyetle özgür basın mücadelesine bağlanan Nazım Babaoğlu, sadece haber yapmakla kalmayıp, gazetenin okurlarına ulaşması için de büyük bir çaba içine girdi.

Kemal Kılıç’ın katledilmesinin ardından canla başla çalışmaya başlayan Nazım, sadece haberler yapmakla kalmayıp, Urfa’daki gazete bayilerinin JİTEM tarafından Özgür Gündem gazetesini satmamaları için tehdit edilmeleri üzerine, sokaklarda gazete satmaktan tutun da, gazetenin her işiyle ilgilenmeye başladı.

Fakat ne yazık ki, Nazım da Murat Yoğunlu aracılığıyla JİTEM’in kendisine kurduğu tuzağa düşecekti. 12 Mart 1994 günü sabah saatlerinde Anadolu Ajansı’nın Siverek muhabirliğini yapan Murat Yoğunlu, telefonla Özgür Gündem’in Urfa bürosunu aradı. Siverek’te çok önemli bir haber olduğu söyleyerek mutlaka Siverek’e bir muhabirin gelmesini ısrarla istedi. Nazım, Murat Yoğunlu’nun ısrarlı telefonları üzerine Siverek’e gitti.

Siverek, o yıllarda DYP Urfa Milletvekili Sedat Bucak ve ailesinin koruculuğu kabul etmesi nedeniyle adeta JİTEM’in bölgedeki merkez karargâhı haline gelmişti. Korucular ve JİTEM elemanları bölgede terör estirmeye, yurtsever olarak tanınan insanları kaçırıp katletmeye, taciz, tecavüz gibi insanlık dışı suçlar işlemeye başlamıştı.

Siverek’te Bucak aşiretine bağlı 4 korucunun ilçede görev yapan bir kadın öğretmenin evini basarak, öğretmene ve kız kardeşine tecavüz ettikleri haberinin gazetede manşetten yayınlanması ise Özgür Gündem muhabirlerine yönelik ölüm tehditlerinin artmasına neden olmuştu. Özgür Gündem gazetesi Urfa bürosu temsilcisinin ve büroda çalışanların ölüm tehditleri üzerine dönemin Urfa Valisi T. Ziyaeddin Akbulut’a yaptıkları başvurulara ise yanıt bile verilmiyordu.

Görgü tanıklarının anlatımlarına göre Nazım, sabah saatlerinde kendisini tuzağa çeken Yoğunlu ile buluşacakları Siverek’teki İrfan Gazetesi’ne gittiğinde, burada Bucak Aşireti’ne mensup iki korucu tarafından zorla Sedat Bucak’ın evine götürüldü. Ve bir daha da Nazım’dan haber alınamadı.

Urfa bürosu ve gazetenin merkez yöneticilerinin Nazım’ın bulunması için yaptıkları başvurulardan sonuç alınamazken; Nazım’ın Sedat Bucak’ın evine getirildiğine ise yine Bucak korucuları tarafından kaçırılan iş insanı Hüseyin Taşkaya’nın kardeşi Aziz tanıklık etti.

Ağabeyinin akıbetini öğrenmek için Sedat Bucak’ın evinin önünde bekleyen Taşkaya, iki korucunun Nazım’ı eve getirdiğini gördü. Aziz Taşkaya, savcılık ifadesinde Nazım’ı Sedat Bucak’ın evinde gördüğünü söyledi; ancak bundan da hiçbir sonuç alınamadı.

Yıllar sonra faili meçhul cinayetleri aydınlatmak amacıyla göstermelik olarak özel yetkili mahkemeler kurulunca Babaoğlu ailesi de, Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığı’na başvurarak, Nazım’ın akıbetinin araştırılmasını talep etti.

Diyarbakır Cumhuriyet Savcısı Ahmet Karaca, 24 Nisan 2010’da 2010/1028 numaralı dosya ile yapılan başvuruyu, Urfa Savcılığı’ndaki dosya ile birleştirdi. Aziz Taşkaya’nın ifadesini de alıp Nazım’ın dosyasına ekledi. Nazım’ın dosyası hala Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığı’nda faili meçhullere bakan savcılıkta bekletiliyor.

Nazım Babaoğlu, 19 yaşında genç bir gazeteci olarak Siverek’te gözaltına alınıp kaybedildiğinde, Ergenekon davasından tutuklanan ve yargılanan Albay Ahmet Şentürk, Siverek Jandarma Komutanı; AKP’den 4 dönem Tekirdağ milletvekilliği yapan T. Ziyaeddin Akbulut ise Urfa Valisiydi.

Nazım Babaoğlu’nun gözaltına alınıp kaybedilmesinden sorumlu olan dönemin bu mülki amirleri hakkında yapılan tüm başvurulara rağmen hiçbir soruşturma açılmadı. Babaoğlu’nu gözaltına alan Bucak aşireti korucuları ve aşiretin reisi Sedat Bucak hakkında da hiçbir dava açılmadı.

Nazım! Sana kayıp diyorlar. Senin nerede öldürüldüğünü de biliyoruz, katillerini de…

#Sana #kayıp #diyorlar

Karamollaoğlu: ‘İttifak içi ittifak’ yapılabilir

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Meclis seçimleri için ‘İttifakın içinde bulunan partilerden özellikle yeni kurulanlar arasında bir seçim ittifakı yapılmasını önemsiyorum’ dedi

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Meclis seçimleri için çeşitli ittifak formülleri üzerinde çalışılıldığını, bunlardan birinin de “ittifak içi ittifak” olabileceğini belirtti.

Karamollaoğlu TV5’te yayınlanan “Gündem Türkiye” programında gazeteci Mustafa Yılmaz’ın sorularını cevaplandı. Karamollaoğlu, Millet İttifakı’nın son toplantısında ortak cumhurbaşkanı adayının belirlenmesinin ardından gelişen yeni süreçler hakkında bilgi verdi.

“İttifakın içinde bulunan partilerden özellikle yeni kurulan Gelecek ve DEVA Partisi’yle Saadet Partisi arasında bir seçim ittifakının yapılmasını önemsiyorum” diyen Karamollaoğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üç parti ayrı ayrı seçime girdiğimiz zaman alacağımız oy mertebeleri anketlerde şöyle veya böyle görünüyor. En fazla 3/4 milletvekili çıkartılabiliyor. Ancak biz bir araya geldiğimiz zaman mecliste 30-40 milletvekili ile temsil edilme imkânımız var.

AK Parti bir sene öncesinden beridir yüzde 15’ten fazla seçmeni kaybetti. Onlar gidecek yer aradılar, kısmen belli bir yerlere niyetlendiler ama hâlâ bu seçmenin yüzde 5 ile 7’si adres arıyor.

Az önce ifade ettim bir ittifak içerisinde bir araya gelirsek 30-40 milletvekili çıkarabiliriz ama doğuracağı sinerjiyle birlikte 130-140’lara çıkarabiliriz.”

HABER MERKEZİ

#Karamollaoğlu #İttifak #içi #ittifak #yapılabilir

Zürih’te Kadınlar Günü yürüyüşü

Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle İsviçre’nin Zürih kentinde düzenlenen yürüyüşe birço kesimden binlerce kadın katıldı

Aralarında İsviçreli, Kurdistanlı, Türkiyeli, İranlı ve farklı halklardan kadın kurumunun yer aldığı eylem komitesinin çağrısıyla İsviçre’nin Zürih kentinde bulunan Münsterhof Meydanı’nda bir araya gelen binlerce kadın, düzenledikleri yürüyüşle 8 Mart’ı kutladı.

Yürüyüşün izinsiz olduğunu gerekçe gösteren Zürih kanton polisi, kadınların meydanda bir araya gelmeye başlamasıyla hemen hemen tüm cadde ve sokakları ablukaya aldı.

14 Haziran’da Kadın Grevi

Meydanda bir araya gelen kadınlar, açıklama yaptı. Kapitalist sistemin yarattığı krizin faturasının kadınlara ödetilmek istendiğine dikkat çekilen açıklamada İsviçre devletinin kadın erkek eşitliği arasındaki uçurumu derinleştirmek adına kadınların emeklilik yaşını 64’ten 65’e yükseltiğine ve gelir adaletsizliğine vurgu yapıldı. Açıklamada, 14 Haziran’da İsviçre geneli düzenleyecekleri Ulusal Kadın Grevi çağrısını yenileyen kadınlar, İsviçre hükümetine uyarıda bulundu.

Kürt ve İranlı kadınlar alanlarda

İsviçre Kürt Kadınlar Birliği (YJK-S) çatısı altında alanlara çıkan Kürt kadınları da “Jin, jiyan, azadî ile kadın devrimine yürüyoruz” hamlesi kapsamında taleplerini dile getirdi. Kürt kadınları adına Özen Aytaç tarafından burada TJK-E’nin açıklaması okundu.

İran’da yükselen “Jin, jiyan, azadî” eylemin ana sloganı olurken İranlı ve Rojhelatlı kadınlar da 30 Kasım’dan bu yana özellikle kız öğrencilerin eğitim gördüğü okullara yönelik başlayan kimyasal gaz saldırısında birçok öğrencinin zehirlenmesini protesto eden açıklamalar yaptı.

Yapılan açıklamaların ardından slogan ve marşlarla yürüyüşe geçen kadınlar, polisin engelleme çabalarına rağmen yürüyüşlerini Helvetiplatz’a ulaşarak tamamladı.

Yarın Basel’de eylem var

Öte yandan 8 Mart’ta Basel kentinde yürüyüş yapmak isteyen kadınlara Basel polisi plastik mermi ve göz yaşartıcı gazlarla saldırmış ve onlarca kadını gözaltına almıştı. Kadınlar, yarın Basel kentinde polisin bu tutumuna karşı bir gösteri düzenleyecek.

#Zürihte #Kadınlar #Günü #yürüyüşü

İzmir’de ilk Newroz ateşi yakıldı

HDP Çimentepe Mahalle Temsilciliği önünde bir araya gelen onlarca yurttaş ilk Newroz ateşini yaktı

İzmir’de Halkların Demokratik Partisi Çimentepe Mahalle Temsilciliği önünde bir araya gelen araya gelen çok sayıda yurttaş ilk Newroz ateşini yaktı. Sık sık “Newroz pîroz be”, “Bijî serok Apo”, “Jin, jiyan, azadî” ve “Bijî berxwedana zindanan” sloganları atan yurttaşlar yakılan ateşin üzerinden atladı.

Etkinliğe Barış Anneleri, HDP İzmir il ve ilçe yöneticileri de katıldı.

HABER MERKEZİ

#İzmirde #ilk #Newroz #ateşi #yakıldı

4 kadın aktivist hakkındaki beraat kararı bozuldu

Dört kadın hakları aktivisti hakkında verilen beraat kararı, İstinaf Mahkemesi kararından bozuldu

“Örgüt üyeliği” ve “Örgüt propagandası” iddiasıyla yargılanan ve İzmir 2’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde haklarında beraat kararı verilen kadın hakları aktivisti ve HDP eski İzmir il yöneticisi Banu Selda Şenol’un da aralarında olduğu Dilek Aykan, Aylin Aker, Dilan Yetişmiş kararı bozuldu. Savcının itirazı üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18’inci Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen dosyada, heyet beraat kararının bozulmasına karar verdi.

Banu Selda Şenol, 17 Haziran 2021’de HDP İzmir İl binasında Onur Gencer tarafından katledilen Deniz Poyraz ile aynı dava dosyasında yargılananlardan biriydi.

‘Kararı tanımıyoruz’

Kararın bozulmasına tepki gösteren kadın hakları aktivisti Zehra Erdem, verilen hiçbir cezanın kadınlar tarafından hükmünün olmadığını söyledi. Verilen kararları tanımadığını vurgulayan Erdem, “Biz kadınlar demokrasiyi oluşturana kadar, kadın özgürlüğünü sağlayana kadar mücadele edeceğimizi belirtmek istiyoruz. Kadın aktivistlere yöneltilen yargı tehdidi gün geçtikçe artıyor. Tekrar söylüyoruz, biz kadınlar için bu cezaların hiçbir hükmü yoktur” diye konuştu.

HABER MERKEZİ

#kadın #aktivist #hakkındaki #beraat #kararı #bozuldu

Gerok MA Bazarcix’ta çocukları ziyaret etti

Gerok MA ekibi, 3 gün boyunca Bazarcix’a bağlı köylere giderek depremzede çocuklarla Kürtçe şarkılar eşliğinde çeşitli oyunlar oynadı

Garok MA, MA Müzik, Mezopotamya Kültür Merkezi (MKM), Dicle Kültür Sanat Derneği, Aryen Kültür Merkezi, Şenovan, Amed Şehir Tiyatrosu, Kadın, Kültür, Sanat ve Edebiyat Derneği (KASED) ile Ortadoğu Sinema Akademisi Derneği’nden (OSAD) sanatçıların oluşturduğu Gerok MA ekibi, depremin merkez üssü Mereş’in Bazarcix ilçesine gelerek, çocukları eğlendirdi.

Köy köy gezdiler

3 gün boyunca Bazarcix’a bağlı köylere giderek, çocuklarla bir araya gelen Gerok MA ekibi, ilk gün Musolar, 2’nci gün Cennet Pınarı, Akdemir, Tetirlik, Şahintepe ve bugün de Minehüyük köylerine giderek, çocuklarla şarkılar eşliğinde oyunlar oynadı. Gittikleri köylerde darbuka ve defler eşliğinde Kürtçe şarkılar ile dolaşan ekip, çocukları bir araya getirerek, müzik ve resim atölyeleri düzenledi. Depremzede ailelerin de büyük ilgi gösterdiği etkinlikte çocuklar çeşitli oyunlar oynadı.

Minehüyük Köyü’nde çocuklarla vedalaşan ekip, Nurdağı, İslahiye, Samandağ ve İskendurun’da da depremden etkilenen çocuklarla bir araya gelmek için yola çıktı.

HABER MERKEZİ

#Gerok #Bazarcixta #çocukları #ziyaret #etti

AFAD: Can kaybı 47 bin 975’e yükseldi

AFAD, Mereş merkezli depremlerde can kaybının 47 bin 975’e yükseldiğini açıkladı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Başkanı Yunus Sezer, 6 Şubat tarihli Mereş depremlerinde can kaybının 47 bin 975’e yükseldiğini açıkladı.Sezer, bölgede çadırkent ve konyteynerlerde kalan vatandaş sayısının 1 milyon 800 bin civarında olduğunu belirtti

Sezer, hayatını kaybedenlerin 6 bin 278’inin yabancı uyruklu olduğunu açıkladı.

HABER MERKEZİ

#AFAD #kaybı #bin #975e #yükseldi

Berkin Elvan, ölümünün 9’uncu yılında mezarı başında anıldı

Gezi Parkı eylemlerinde polisin attığı gaz fişeğiyle katledilen Berkin Elvan, ölümünün 9’uncu yıl dönümünde mezarı başında anıldı

Gezi Parkı protestoları sırasında Okmeydanı’nda ekmek almaya giderken polisin attığı gaz fişeğiyle kafasından vurulan ve tedavi gördüğü hastanede 269 gün sonra 11 Mart 2014 tarihinde 15 yaşındayken hayatını kaybeden Berkin Elvan, öldürülmesinin 9’uncu yılında Şişli Feriköy Mezarlığı’nda bulunan mezarı başında anıldı.

Anmaya Berkin Elvan’ın ailesinin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Hüda Kaya, Türkiye İşçi Partisi (TİP) milletvekili Ahmet Şık, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu, Gezi Aileleri, Suruç Aileleri, Taksim Dayanışması, Cumartesi Anneleri ve çok sayıda kurum temsilcisi ve kişi katıldı. Anmada sık sık, “Berkin Elvan ölümsüzdür”, “Berkin Elvan 15’inde bir fidan”, “Hak, hukuk, adalet” sloganları atıldı.

‘Sorumlular yargılanmadı’

Saygı duruşu ile başlayan anmada Berkin Elvan’ın ailesi tarafından yapılan yazılı açıklama okundu. Anne Gülsüm Elvan ve baba Sami Elvan tarafından yapılan açıklamada, “Adalet talebiyle bir aradayız. Oğlumuz 16 Haziran 2013’te Gezi Parkı eylemleri sırasında evimizin üst sokağında ‘katil’ Fatih Dalgalı’nın attığı gaz fişeğiyle yaralandı. 269 gün komada kalan Berkin’imizin bedeni 16 kiloya düştü. 9 ay boyunca yaşam mücadelesi veren oğlumuz daha fazla dayanamadı ve onu 2014’te kaybettik. 2013’ten beri yürüttüğümüz adalet mücadelemiz adliyenin tozlu raflarında kaldı. ‘Emri ben verdim’ diyen Erdoğan yargı karşısına çıkmadı. Dönemin İstanbul Valisi Avni Mutlu yargılanmadı” ifadelerine yer verildi.

Ayrıca açıklamada söz alan Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan, Adalet Bakanlığı’nın yargının bağımsızlığı konusundaki açıklamalarını hatırlatarak, “Türkiye’de yargı bağımsız deniliyor ama yargı gerçekten de bağımsız mı” diye sordu. Ayrıca iktidarın, cezaevlerinin sayısının arttırılmasıyla övündüğünü belirten Elvan, “Bu kadar cezaevi yaptık diye övünüyorlar ama herhalde kendileri için yaptılar o cezaevlerini. Umarım da öyle olacaktır en yakın zamanda” dedi. Elvan ayrıca başta Selahattin Demirtaş olmak üzere, Gezi Davası’ndan dolayı cezaevlerinde tutulan tüm tutukluların serbest bırakılması çağrısında bulundu.

Anma, “Hak, hukuk, adalet” sloganları ile son buldu.

HABER MERKEZİ

#Berkin #Elvan #ölümünün #9uncu #yılında #mezarı #başında #anıldı

Gönüllü avukatlardan depremzedelere hukuki bilgilendirme

Afet Gönüllüleri ekibinde çalışan gönüllü avukatlar, Elbistan’da depremzedeler ile buluşarak, depremzedelere hukuki hakları konusunda hukuki bilgilendirme yaptı

Elbistan merkezli deprem, ilçede büyük yıkım yarattı. Yıkımın ardından iktidar tarafından yapılan açıklamalar ise depremzedeleri borçlandırmaya yönelik düzenlemelerin açığa çıkacağını gösterirken, hem canlarını hem mallarını kaybeden depremzedeler ise birçok soruya cevap arıyor.

Elbistan’da da faaliyet yürüten Afet Gönüllüleri, söz konusu durumu depremzedeler ile görüşmek üzere, “Halk Meclisi” adıyla bir toplantı düzenledi. Toplantıda, gönüllü avukatlar depremzedelere hak sahipliğine ve mülkiyete ilişkin hukuki bilgilendirme yaparken, depremzedelerden gelen soruları yanıtladı. 1999 Gölcük depreminde yer alan gönüllüler ise örgütlenme sürecine ilişkin bilgi verdi. Toplantı, depremzedelerin yoğun katılımı ile sürdü.

HABER MERKEZİ

#Gönüllü #avukatlardan #depremzedelere #hukuki #bilgilendirme

Hengaw: Jîna Emînî protestolarında en az 134 Kürt katledildi

İnsan Hakları Örgütü Hengaw, Jîna Emînî’nin katledilmesiyle başlayan ve devam eden eylemlerde en az 134 Kürdün rejim güçleri tarafından katledildiğini açıkladı

Rojhilat’ta 26 Ekim’de Jîna Emînî’nin ‘Ahlak Polisleri’ tarafından katledilmesiyle başlayan “Jîn Jîyan Azadi” eylemleri devam ediyor. Eylemlere karşı rejimin kontrolsüz güç kullanımı sürse de halk alanları terk etmiyor. İnsan Hakları Örgütü Hengaw, eylemlerde Kürt halkına yönelik hak ihlalleri raporunu açıkladı. Rapora göre farklı kentlerde en az 134 Kürt Rejim güçleri tarafından öldürüldü.

21 kişi İHA saldırısında öldü

Rapora göre hayatını kaybeden Kürtlerden 21’i insansız hava araçları ve füze saldırılarında hayatını kaybetti. Yine raporda söz konusu 21 kişinin sıradan yurttaşlar olduğu, rejimin, “Kürdistan’da gösteriler, protestolar düzenleyen Kürt partilerine karşılık verme” bahanesiyle katlettiği belirtildi. Raporda ölüm nedenleri arasında, hükümet güçlerinin doğrudan ateşlenmesi, işkence, cop, bıçaklanma, arabayla ezilme, göz yaşartıcı gazla boğulma sayıldı. Raporda ayrıca 43 kişinin Sanandaj, 49 kişinin Urmiye, 21 kişinin Kermanşah, 2 kişinin İlam, 2 kişinin Horosan, 8 kişinin Tahran, 6 kişinin Elborz, 1 kişinin Hemedan, 1 kişinin Kazvin’de 1 kişinin ise öldüğü yer hakkında bilgi bulanamadığı kayıtlara geçti.

6 kadın 13 çocuk öldürüldü

Eylemlerde, Qasr Shirin’den Minoo Majidi, Qorwa’dan Nagin Abdul Maliki, Mahabad’dan Kobri Sheikh Saqqa, Sanandaj’dan Sarina Saedi, Sardasht’tan Farishte Ahmadi ve Marivan’dan Nasrin Qadri olmak üzere en az 6 kadın ve kız çocuğu öldürüldüğü de rapordaki bilgiler arasında. Raporda ayrıca 13 çocuğunda rejim güçleri tarafından öldürüldüğü belirtildi.

9 kişi işkencede katledildi

Raporda en az 9 Kürdün işkenceyle katledildiği kayıtlara geçti. Rapora göre en az 9 Kürt vatandaşı İran İslam Cumhuriyeti devlet kurumları tarafından kaçırıldıktan sonra Rejim güçlerinin işkencesi altında öldürüldü. Saqqez’den Ismail Dezwar, Ilam’dan Mohammad Abdullahi, Sanandaj’dan Ramin Fathi, Ashnoyeh’den Saman Qadirpour, Sanandaj’dan Omid Hosseini, Bukan’dan Hayman Aman, Dehgolan’dan Shadman Ahmadi, Sardasht’tan Shahriar Adili ve Bukan’dan Mohammad Haji Rasulpour tutuklandıktan sonra, devlet kurumlarının işkenceleri altında katledildi.

En az 7 bin 500 Kürt kaçırıldı ya da tutuklandı

Raporda 5 aylık süre zarfında en az 7 bin 500 Kürt vatandaşının güvenlik güçleri tarafından ya tutuklandığı ya da kaçırıldığı belirtildi. Raporun devamında kaçırılan veya tutuklananlardan sadece 2 bin 167 kişinin kimliğinin tespit edildiği, kaçırılanlardan 220’sinin kadın, 191’inin ise çocuk ve genç olduğu ifade edildi. Raporda ayrıca tutuklanan kişilerin sistematik olarak fiziksel ve psikolojik şiddet gördüğü de kayıt altına alındı.

111 kişiye 343 yıl 3 ay hapis cezası

Raporda tutuklanan 111 Kürt yurttaşa toplam 343 yıl 3 ay hapis cezası verildi. Mohammad Mehdi Karmi’nin ise idam cezasına çarptırıldığı belirtildi. Raporda ceza alan kişilerden 20’sine ise toplam bin 76 kırbaç cezası verdiği de kaydedildi. Raporda tutuklu bulunan 9 kişinin de idam cezası riskiyle karşı karşıya olduğu ifade edildi.

HABER MERKEZİ

#Hengaw #Jîna #Emînî #protestolarında #Kürt #katledildi