Ana Sayfa Blog Sayfa 863

TİHV’den deprem raporu: İktidar geç kaldı

TİHV, deprem sonrası 11 kentte yaşanan hak ihlalleri raporunu yayınladı. Rapor açıklamasında iktidarın müdahalede geç kalındığı vurgulanarak ‘doğal afet’ bir felakete dönüştü denildi

Mereş (Maraş) merkezli 6 Şubat’ta yaşanan ve 11 kenti etkileyen depremlere dair meslek örgütlerinin hazırladıkları raporlar sürüyor. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) depremden sonra 6 ila 27 Şubat tarihleri arasında derledikleri hak ihlallere ilişkin raporunu açıkladı. Raporda, Yaşam Hakkı İhlalleri, Kişi Güvenliği, Cezaevleri, Düşünce ve İfade Özgürlüğü, Toplantı ve Gösteri Özgürlüğü, Toplantı ve Gösteri Özgürlüğü ve Örgütlenme ve Dayanışma Özgürlüğü ’ne ilişkin konu başlıkları yer aldı.

Doğal afet felakete dönüştü

Raporda, resmi kurumların verdiği 44 bin 374 ölü sayısı ile acil yıkılacak ya da ağır hasarlı bina sayısının ise 164 bin 321 olduğu bilgisine yer verildi. Raporda, deprem kentlerinde kentsel altyapının çöktüğü, kamu binalarının, hastanelerin, haberleşme sistemlerinin, enerji hatlarının, kara ve demir yollarının, hava limanlarının kullanılamaz hale geldiğini yine doğal yaşam alanların tahrip olduğu ve yaşanan ağır iklim koşullarının da etkisiyle “doğal afet”in adeta bir “felakete” dönüştüğü ifadelerine yer verildi.

Bilime yer verilmedi

Raporda, depremin felakete dönüşmesinin temel nedenine ilişkin ise “Asli etken depremlere hazırlıklı olmanın bilimsel gerekliliklerinin, bu konuda uzman kişi ve kuruluşlar, bilim çevreleri, meslek ve sivil toplum örgütleri tarafından yapılan tüm uyarı ve eleştirilere rağmen yetkililer tarafından yerine getirilmemesi, depremlerin öncesinde ve sonrasında yapılan ciddi hatalar, ihmaller, suistimaller, koordinasyon ve planlama eksiklikleridir” ifadelerine yer verildi.

Deprem bölgelerine geç kalındı

Devletin deprem bölgelerine müdahalede geç kalındığı vurgulanan raporda, deprem sonrası acil müdahale ve arama-kurtarma çalışmalarının da gereğince yerine getirilmediği, organizesiz, geç kalınmış, koordinasyon ve planlama eksikliklerin de yaşandığının altı çizildi.

Raporda yaşanan hak ihlallerinin özetinde ise şunlar yer aldı:

“* Deprem bölgesindeki cezaevlerinde kolluk güçlerinin müdahalesi sonucunda 3 mahpus yaşamını yitirdi, 9 mahpus yaralandı.

*Gözaltında işkence ve diğer kötü muamele sonucu 1 kişi yaşamını yitirdi.

*En az 2 kişi linç girişimine maruz kaldı.

*9 ayrı olayda toplam 17 kişi işkence ve diğer kötü muameleye maruz kaldı. 1 kişi yaşamını yitirdi. En az 10 kişi yaralandı.

*Deprem bölgesinde refakatçisi olmayan 1902 çocuktan 1820’sinin kimliği tespit edilirken, 82 çocuğun ise kimliği tespit edilemedi.

*Deprem bölgesinde haber takibi yapan en az 22 gazeteci, 11’i kolluk kuvvetleri 11’i sivil kişiler tarafından olmak üzere müdahaleye maruz kaldı, en az 1 gazeteci yaralandı, 4 gazeteci gözaltına alındı. Ayrıca 1 yabancı gazetecinin ülkeye girişine izin verilmedi.

*Sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle 2 gazeteci, ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ iddiasıyla tutuklandı.

*Depremle ilgili sosyal medya paylaşımlarına ilişkin başlatılan incelemeler sonucunda 575 kişi hakkında işlem yapıldı, 141 kişi gözaltına alındı, 27 kişi tutuklandı.

*RTÜK tarafından, ‘Büyük Felaket Özel Yayını’ programı nedeniyle Halk TV kanalına ve ‘18 Dakika’ programı nedeniyle Tele 1 kanalına 5’er kez program durdurma ve idari para cezası verildi.

*RTÜK tarafından Tele 1 kanalında yayınlanan ‘Forum’ programı, FOX TV kanalında yayınlanan ‘Orta Sayfa’ programı ve Halk TV’de yayınlanan ‘Halk Meydanı’ programlarındaki deprem ve arama kurtarma çalışmalarıyla ilgili eleştiriler nedeniyle her üç kanala ayrı ayrı idari para cezası verildi.

* Depremle ve deprem sonrasında üniversitelerde eğitimin uzaktan sürdürülmesi kararıyla ilgili 10 barışçıl toplantı ve gösteriye müdahale eden kolluk kuvvetleri, 246 kişiyi işkence ve diğer kötü muamele niteliğindeki uygulamalara maruz bırakarak gözaltına aldı.

*Depremzedeler için yardım malzemesi toplayan yurttaşlar, sivil toplum örgütleri, siyasi parti ve belediyeler en az 20 kez engellendi. 16 kişi gözaltına alındı, 6 kişi keyfi biçimde özgürlüklerinden alıkonuldu, en az 1 kişi fiziksel şiddete maruz kaldı, 1 kişiye ise para cezası uygulandı.

*En az 7 olayda kolluk kuvvetleri, kaymakamlık ve AFAD tarafından toplanan yardım malzemelerine el konuldu.

*Yardım toplama faaliyetine yönelik silahlı saldırı sonucu 1 kişi yaralandı.

*Gelecek Partisi tarafından gönderilen 100 TIR’a, HDP tarafından toplanan 1500 çadıra, 8 tır ve 2 kamyon yardım malzemesine, 30 konteynıra, 120 jeneratöre el konuldu.”

HABER MERKEZİ

#TİHVden #deprem #raporu #İktidar #geç #kaldı

EYT başvurusu e-Devlet’ten yapılabilecek

EYT’liler yasalaşan düzenlemeye e-Devlet uygulaması aracılığıyla “Gelir, Aylık, Ödenek Talep Belgesinin Verilmesi” sekmesiyle başvurabilecek

Emeklilik mücadelesi veren yurttaşlar uzun uğraşlar ve eylem sonucu emeklilik haklarını kazandılar.

İktidarın kabul etmekte zorlandığı ama toplumsal baskı sonucu geri adım attığı düzenlemeye göre Emeklilikte Yaşa Takılan (EYT) yurttaşlar 8 Eylül 1999 öncesinde sigortalı olup kadınlarda 20, erkeklerde 25 yıl sigortalılık süresini tamamlayanlar emekli olabilecek.

İlk etapta 2 milyon 250 bin kişinin emekli olmasını sağlayacak düzenlemenin başvuru yollarından birisi e-Devlet olacak.

Başvuru nasıl yapılır

Yurttaşlar başvurularını e-Devlet Kapısı’nda yer alan “Gelir, Aylık, Ödenek Talep Belgesinin Verilmesi” dijital hizmeti üzerinden gerçekleştirebilecek.

Hak sahipleri, e-Devlet Kapısı’nda yer alan arama çubuğuna EYT, gelir, aylık, ödenek veya emekli kelimelerinden birini yazarak hizmete erişebilecek. Ayrıca hizmete kolay erişilebilmesi için e-Devlet Kapısı ana sayfasında yer alan 4/A ve 4/B emeklilik başvuruları duyurusu üzerinden de dijital hizmete erişim sağlanabilecek.

“Gelir, Aylık, Ödenek Talep Belgesinin Verilmesi” başlıklı dijital hizmete erişim sağlandıktan sonra açılan ekranda “Yeni Başvuru” butonu tıklanıp, tahsis talep türü olarak “Yaşlılık Aylığı”nın seçilmesi gerekiyor.

Sonrasında dijital hizmette sigortalı türü olarak SSK kapsamında aylık talep edeceklerin “4A SSK”, Bağkur kapsamına girenlerin ise “4B Bağkur” seçeneğini işaretlemesi ve “Başvur” butonuna tıklaması gerekiyor. Devamında maaş ödemesinin yapılacağı banka ve şube bilgisi ile e-posta, cep telefonu numarası, adres bilgisini içeren iletişim bilgilerinin doldurulması önem taşıyor.

“Aylık alıyor mu?” sorusuna “Evet” veya “Hayır” yanıtı verildikten sonra son aşamaya geçilecek. Son aşamada “Başvur” butonuna basılarak başvuru tamamlanmış olacak.

HABER MERKEZİ

#EYT #başvurusu #eDevletten #yapılabilecek

Şenyaşar ailesi: Hukukun üstünlüğünün egemen olacağı günler yakın

Adalet Nöbeti’ni sürdüren Şenyaşar ailesi ‘Hukukun üstünlüğü ilkesinin egemen olacağı günler yakındır’ mesajı paylaştı

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ve saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti 711’inci gününde devam ediyor.

Ailenin sanal medya hesabından “Şanlıurfa Adliye Sarayında 711. günde Adalet Mücadelemiz devam ediyor. Hukukun üstünlüğü ilkesinin egemen olacağı günler yakındır” mesajı paylaşıldı.

RİHA

#Şenyaşar #ailesi #Hukukun #üstünlüğünün #egemen #olacağı #günler #yakın

8 Mart’ın ruhuna, birleştirici kuvvetine ihtiyacımız var

HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, ‘Tam da böylesi bir dönemde; ölümlerin, çaresizliğin kol gezdiği zamanda 8 Mart’ın ruhuna, birleştirici ve kazanma odaklı kuvvetine ihtiyaç var’ dedi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, tutulduğu Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nden Mezopotamya Ajansı’ndan (MA) Mehmet Aslan‘ın gündeme dair sorularını yanıtladı.

Kendilerine yönelik tutuklamalara, AİHM kararlarının uygulanmamasına, Kobane davasına ve HDP’ye yönelik kapatma davasını da hatırlatarak, eleştirilerde bulunan Yüksekdağ, “İnsanlarımızın kolunu kanadını kırdıklarını sanıyorlar. Bizi yargıladığını sananlar, yıllardır halkın iradesini hapiste tutanlar, istediklerini başaramadılar. Bir yanımız esaret ise bir yanımız özgürlüktür çünkü” dedi.

Kibir ve zulme battılar

“Hep söylüyoruz, yine hatırlatalım; HDP, halktır. HDP’ye saldırınca kadın iradesi üzerine kurulmuş kadın özgürlük hukukunu uyguladığı, mücadelesinin verildiği bir yapıya saldırmış oluyorsunuz” diyerek, sözlerine devam eden Yüksekdağ, “Tam da bu nedenle istediklerini başaramayacaklar. Çünkü kadın direnişleri çağında olduğumuzu idrak edemeyecek kendi kibirlerine ve zulümlerine batmıştır” ifadelerini kullandı.

Kadın mücadelesi ‘kalk borusu’dur

Yüksekdağ, “Ortadoğu, Kurdistan ve Türkiye gerçeği bakımından eril hegemonyanın çok ağır ve şiddetli biçimiyle yüz yüzeyiz. Kadına dönük şiddet ve cinayetler öyle sistematik bir hal aldı ki artık bunu jenositten, kadın soykırımından farklı tanımlamak mümkün değil. Bu aynı zamanda kadınların mücadele zorunluluğunu da öne çıkarıyor. Türkiye ve Kürdistan kadın hareketi yakın tarihimize göz ucuyla baksak bile öncü ve hayati rol oynamıştır. Jin jiyan azadî haykırışı, basit olmanın ötesinde bir dönemin ruhu, eylem bilinci ve harekete geçirici gücü olmuştur. 8 Mart’ların 25 Kasımların ve kadın haklarının gasp edilmesine karşı kampanyaları bütün bir toplum için bir ‘kalk borusuna’, işaret fişeğine dönüştürdü. Kadınların bu rolü ve öncülüğü hala günceldir ve yaşamsaldır, görülmelidir” sözlerini kullandı.

Kürt sorunu çözülmeli

Yaklaşan seçimlere dair konuşan Yüksekdağ Millet İttifakı’nın Türkiye ve Kurdistan’ın kritik sorunlarına dair somut adımlar atmadığını ve bu durumun temelinde ise ittifakı oluşturan güçlerin arasındaki çelişkilerin olduğunu vurguladı. İttifakın öncelikle Kürt sorununu ele alması gerektiğini, Kürt sorununun çözümsüzlüğünün rejim krizine yol açtığını belirten Yüksekdağ, “Bütün muhalefetin istediği mevcut iktidarın değişmesi ise bu her şeyden önce muhalefetin demokratik değişimiyle başlar. Aksi durumda iktidardan farklı olmaz” diye konuştu.

Emek ve Özgürlük İttifakının Türkiye ve Kurdistan halkları için yeni bir umut ve enerji olduğunu ifade eden Yüksekdağ, “Emek ve Özgürlük İttifakı, ilk çıkış rüzgarını çok iyi değerlendirmeli. Hepsinden önemlisi de halkların ona, ‘Üçüncü İttifak’ olduğu için yüzünü çevirdiğini, değer verdiğini, unutmamalı” dedi.

Mor çadırlar örnek çalışma

Mereş Merkezli depremleri de işaret eden Yüksekdağ, iktidar ve devletin çöktüğünü ancak buna karşın insanlık değerlerini savunan güç ve hareketlerin ise güçlü bir biçimde ayağa kalktığını ifade etti. Bu yönüyle önemli bir sınavın verildiğini söyleyen Yüksekdağ, kadınların rolüne dikkat çekti. Yüksekdağ, şöyle dedi: “Bir taraftan hala yitirdiğimiz canların yasını tuttuğumuz doğrudur; ama diğer taraftan kadına ve onun nezdinde yaşama sahip çıkmak zorundadır herkes. Bu süreçte kadın örgütlerinin, özelde kadın dayanışması eksenli çalışan gönüllü ve inisiyatiflerin geliştirilmesi, desteklenmesi çok önemlidir. Bu nedenle Silopyalı kadınların örnek organizasyonu, Mor Tır, Mor Yerleşke, kadın ve çocukların için psiko-sosyal destek, kreş gibi uygulamaların çoğaltılması önemlidir.”

Dayanağımız ‘Jin jiyan azadi’

Yüksekdağ, sözlerini şu ifadelerle bitirdi: “İnancımız o ki; ‘Kadın yaşam özgürlük (Jin jiyan azadî)’, eril kapitalist sistemin enkazının arasında filizlenen yeni toplumun da mayası olacak. Elbette ki dayanağımız, Rojava’dan İran’a ve dünyayı saran kadın isyanlarına inanmak, aynı yoldan ilerlemektir. Bu 8 Mart’ı bir yıl öncekinden daha güçlü ve kendinden emin karşılayan bir kadın hareketi var. Ve artık toplumsal kurtuluş, politik özgürlük, adalet mücadelesi, çok daha fazla kadının kurtuluşuna bağlanmış durumda. Tam da böylesi bir dönemde; ölümlerin, çaresizliğin kol gezdiği zamanda 8 Mart’ın ruhuna, birleştirici ve kazanma odaklı kuvvetine ihtiyaç var. Kaybettiklerimiz arasında ve kadınların yaşamını ve yarınını birlikte kazabiliriz.”

HABER MERKEZİ

#Martın #ruhuna #birleştirici #kuvvetine #ihtiyacımız #var

​​​​​​​Şam-Ankara görüşmeleri yeniden gündemde

6 Şubat’ta meydana gelen depremler nedeniyle gündemden düşen Şam-Ankara görüşmelerini Rusya yeniden gündeme taşıyor

Şubat ayında, Şam hükümeti ile Türkiye arasındaki yakınlaşmaya ilişkin deprem nedeniyle gündem düşmüştü,
ancak şimdi bir kez daha Rus yetkililer, Suriye-Türkiye yakınlaşmasını gündeme getirdi.

Rusya’nın Ortadoğu ve Afrika Özel Temsilcisi ve Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Bogdanov, Rusya, İran, Türkiye ve Suriye Dışişleri Bakanlarının dörtlü toplantıda görüştüğünü açıkladı.

Rusya’nın arabuluculuğunda düzenlenen Şam-Ankara görüşmeleri ile ilgili, ANHA’ya değerlendirmelerde bulunan Uluslararası İlişkiler ve Bölgesel Güvenlik Araştırmacısı Dr. Îman Zehran, “Rusya, Suriye’deki üslerini ve hedeflerini güvence altına almaya ve ardından Türkiye ve Suriye rejimlerini savaş alanından uzak jeopolitik alanlara Rus-Ukrayna savaşına yaklaştırmak için çabalar geliştiriyor. Yani Rusya-Ukrayna savaşını Suriye’ye getirmek istiyor” dedi.

Türkiye’nin bu yakınlaşmadaki amacının Şam ile ilişkileri yeniden tesis etmek ve Suriye’nin kuzeyindeki Kürtlere karşı ortak bir mekanizmaya ulaşmak olduğunu kaydeden İman Zehran, “Ortak sınırdaki saha ve askeri hareketlerin yüklerinden de kaçmak istiyor. Bu, Türkiye’deki ekonomik kriz ve seçimlerin yaklaşmasıyla aynı zamanda, özellikle Erdoğan’ın şansının azalması ve muhalefet güçlerinin artmasıyla birlikte ortaya çıktı” şeklinde konuştu.

İman Zehran, İran’ın görüşmelere dahil olması ile ilgili de şu değerlendirmeyi yaptı: “Tahran, Türkiye-Suriye yakınlaşmasına yönelik adımları teşvik ediyor. Moskova’nın yanında bir aracı rol oynamaya çalışıyor. Bunun birçok nedeni var. Birinci Suriye bölgesindeki durumu uzlaştırmak ve ikincisi, İran, Lübnan’a ulaşmanın kapısı olan Suriye üzerinden Ortadoğu’daki varlığını güçlendirmeye çalışıyor. Çünkü Hizbullah’ın Lübnan’daki temsilcisi. Üçüncüsü, Tahran’ın Suriye’deki ekonomik çıkarları yeniden yapılanma anlaşmaları ve enerji kapasitesidir.”

DIŞ HABERLER

#ŞamAnkara #görüşmeleri #yeniden #gündemde

İskenderun’da rüzgar çadırları yıktı

Hatay’ın İskenderun ilçesinde çıkan kuvvetli rüzgarda depremzedelerin barındığı çadırlar yıkıldı

Meteoroloji Bölge Müdürlüğü, gün içinde kuvvetli rüzgarın etkili olacağını, çevredekilerin çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesine karşı dikkatli olması gerektiğini açıkladı. Hatay’da gece saatlerinde başlayan rüzgar, etkisini artırarak devam ediyor.

İskenderun’da Mereş merkezli depremde evleri yıkılan ve hasar görenlerin kaldıkları çadırlardan bazıları, saatte 30 kilometreye ulaşan rüzgarda yıkıldı. Devrilen çadırlardaki eşyalar da sağa sola savruldu.

Rüzgarlar devam edecek

Meteoroloji de rüzgarın gece saatlerine etkisini artırarak devam etmesini beklediklerini, Hatay, Mersin ve Adana’nın kıyı kesimlerinde çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi, ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini bildirdi.

HATAY

#İskenderunda #rüzgar #çadırları #yıktı

Goran’dan HDP’nin yardım kampanyasına destek

Goran Hareketi HDP’nin Hewler temsilciliğine yaptığı ziyaretle, depremzedeler için başlatılan kampanyaya destek verdi

Mereş’te (Maraş) 6 Şubat’ta yaşanan ve 11 kentin etkilendiği depremin ardından Halkların Demokratik Partisi (HDP) ilk günden beri sahada olurken, bir yandan da dayanışma kampanyalarını sürdürüyor.

Kampanyaya destek

HDP’nin kampanyasına bir destek de Goran Hareketi’nden geldi. HDP’nin Hewlêr’de bulunan Kürdistan Bölgesi Temsilciliğinin 9 Şubat’ta HDP ve sivil toplum örgütlerinin desteğiyle Rojava ve Kuzey Kürdistan’daki deprem mağdurları için başlattığı yardım kampanyasına Goran Hareketi dün Hewlêr’de bulunan HDP Kürdistan Bölgesi Temsilciliğini ziyaret ederek destek verdi.

HDP Temsilciliği 16 Şubat’ta yardımların daha fazla depremzedeye ulaşması için yardım kampanyasını 1 aylık süreyle uzattıklarını bildirmişti.

HABER MERKEZİ

#Gorandan #HDPnin #yardım #kampanyasına #destek

Mor TIR’lar yola çıkıyor: Bu yıl 8 Mart’ta deprem bölgesindeyiz

Kadınlar 8 Mart’ta deprem kentlerinde olacak. Kadınlar amaçlarının sadece yardım değil bir arada olmak olduğunu vurgulayarak, ‘Bu yılki 8 Mart siyah ve morun olduğu, helalleşmediğimiz bir 8 Mart olacak’ dedi

Depremin ardından başlatılan ve her geçen gün büyüyen dayanışmaya öncülük eden kadınlar 8 Mart’ta da deprem kentlerinde olmaya hazırlanıyor. İlk günden beri sahada olan kadınlar özellikle kadınların sorunlarına çözüm için uğraşırken, bu amaçla hazırlanan Mor TIR’lar da kente kent geziyor.

Çalışmaları hakkında Mezopotamya Ajansı’dan ( MA) Delal Akyüz’e konuşan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi üyesi Ayşe Özdamar, kadınların özellikle sağlığa erişimde sorun yaşadıklarını vurguladı. Özdamar, “Toplumsal yargılardan dolayı regl dönemlerinde ya da diğer hijyen malzemelerini açıktan istemiyorlar. Temel gereksinimlerine ulaşamıyorlar” dedi.

Örgütlenme çalışmasına ihtiyaç var

Özdamar, kadın kurumlarının bu yılki 8 Mart’ı deprem bölgesindeki kadınlarla dayanışma çalışmalarına dönüştürdüğünü söyleyerek, “Deprem bölgesindeki kadın ve çocukların temel ihtiyaçlarını Mor TIR’lara yükleyip göndermeye çalışıyoruz. Kadınların aile planlaması, istenmeyen gebelikler, kadınların ulaşabilecekleri sağlık merkezleri, psikolojik destek merkezlerine ihtiyaç var. Buradan bunun örgütlemesine yönelik çalışmalar var” diye belirtti.

Amaç yardım değil bir arada olmak

Deprem’in ilk gününde Hatay’da dayanışma çadırları kurduklarını ifade eden Kadın Savunması üyesi Çiğdem Çiğdamlı da, deprem bölgelerinden özellikle kadınların hijyen malzemelerine ihtiyacı olduğunu ve bu noktada çalışmalar yaptıklarını aktardı. Çidamlı, “Kadınlar açısından sadece yardım götürmek değil kadınların bir arada olacakları, dayanışma sağlayacakları alanlar oluşturduk” diye belirtti.

Hesap sormaya devam edeceğiz

Bu yılki 8 Mart’ın kritik olduğunu söyleyen Çiğdamlı, “8 Mart’a bir kez daha kadınların örgütlü mücadelesini göstererek hesap sorulması gerektiğini anlatacağız. Kadınlar için güvenli alanlar oluşana kadar alanlarda olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Kampüs Cadıları üyesi Berfin Büyükertaş ise “Bu yılki 8 Mart siyah ve morun olduğu, helalleşmediğimiz bir 8 Mart olacak. Bu süreçten sonrada dayanışmamız devam edecek” şeklinde konuştu.

Mücadele çağrısı

Mor Dayanışma üyesi Deniz Uslu ise, 8 Mart’ı deprem bölgesindeki dayanışma ile karşıladıklarını vurgulayarak, “Biz kadınlar olarak yaşamı yeni kurma çağrısı yapıyoruz. Gelin hep birlikte yaşamı kurma mücadelesini büyütelim. Ancak bu şekilde sömürüsüz, özgür bir dünya yaratabiliriz” dedi.

İZMİR

 

#Mor #TIRlar #yola #çıkıyor #yıl #Martta #deprem #bölgesindeyiz

ABD: Türkiye dahil 4 ülke üzerinden Rusya’ya yaptırımlar deliniyor

ABD, Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’ya uygulanan yaptırımlar konusunda Türkiye, Çin, Ermenistan ve Özbekistan’ı uyararak, yaptırımları delmekte kullanılan yöntemleri açıkladı

ABD hükümeti tüm şirketleri Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya’ya uygulanan yaptırımlara uymaları ve yaptırımların delinmesi taktiklerine karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.

ABD’de Maliye, Ticaret ve Adalet Bakanlığı’nın yayınladığı ortak açıklama ve bilgi notunda yaptırımlardan kaçınmak amacıyla kullanılması olası bazı “aktarma noktaları” arasında Türkiye’nin de adı geçti.

VOA Türkçe’nin haberine göre açıklamada, yaptırımları delmek etmek ve ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Rus kurum ya da kişilerin gerçek kimliklerini gizlemek amacıyla, paravan şirket ya da üçüncü aracıların kullanılması gibi taktiklere başvurulduğu belirtildi.

Yayınlanan kapsamlı bilgi notu ve açıklamada Çin’in yanı sıra Türkiye, Ermenistan ve Özbekistan’ın, satışı yasaklanan veya kısıtlanan malzemelerin yasadışı şekilde Rusya ya da Belarus’a yeniden yönlendirilmesinde sık kullanılan “aktarma noktaları” olabildiği kaydedildi.

Bilgi notunda Rusya yaptırımlarının delinmesine çalışıldığını gösteren bazı olası işaretler şu şekilde sıralandı:

– Müşterinin bir ürünün nihai kullanımı konusunda bilgi vermemesi

– Uluslararası para transferlerinde paravan şirket kullanımı

– Satın alınan malın kurulumu, bakımı gibi hizmetlerin geri çevrilmesi

– IP adresinin müşterinin bildirdiği lokasyon verisiyle örtüşmemesi

– Nakliye talimatlarında son dakika değişiklik yapılması

– Ödemenin daha önce bildirilmeyen üçüncü bir ülke veya şirket üzerinden yapılması

– Şirket ve kurumsal e-mail adresleri yerine şahsi e-mail hesaplarının kullanılması

– İnternette hiç varlık göstermeyen kurumlar üzerinden işlem yapılması

– İşlem belgelerinde değişiklik yapılması

– İç yazışmalardan bilgi çıkarılması

– Yabancı ülkelerdeki paravan şirketlerden ABD banka hesaplarına para transferi ve kaynağını gizlemek amacıyla paranın dağıtımının hızla yapılması

DIŞ HABERLER

#ABD #Türkiye #dahil #ülke #üzerinden #Rusyaya #yaptırımlar #deliniyor

Tecride karşı başlatılan açlık grevi 31’inci günde

İmralı Cezaevi’nde bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan tecride karşı Maxmur’da başlatılan açlık grevi 31’inci günde. Eylemde konuşan Delil Kaya, ‘Dünyanın dört bir yanından Önder Apo’nun özgürlüğü için mücadele ediliyor’ dedi

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan ve 25’inci yılına giren tecride karşı Maxmur Mülteci kampında başlatılan açlık grevi devam ediyor. Açlık grevi 31 günü geride bıraktı.

Grup grup devam ettirilen açlık grevini bugün 16’ıncı grup devr aldı. Eylemi devr alan grup adına konuşan Delil Kaya, şunları söyledi: “Dünyanın dört bir yanından Önder Apo’nun özgürlüğü için mücadele ediliyor. Bizim eylemimizin amacı da Önder Öcalan’a uygulanan tecridi kırmak ve Önder Öcalan’ın fiziki özgürlüğünü sağlamaktır.”

HABER MERKEZİ

#Tecride #karşı #başlatılan #açlık #grevi #31inci #günde