Ana Sayfa Blog Sayfa 894

Mersin Kadın Platformu: Artık alışın öfkemizle yakanızdayız

Mersin Kadın Platformu depremzede kadınların durumuna dikkat çekmek için yaptığı açıklamada, kadınların ihtiyaçlarının karşılanması çağrısı yaptı

Depremlerin ardından özellikle depremzede kadınların sağlık sorunları artarken, duruma dikkat çekmek için kadın örgütleri de peş peşe açıklama yapıyor. Mersin Kadın Platformu da, depremzede kadınların yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek için basın açıklaması yaptı.

Göz göre göre katliam

Pozcu Platin önünde yapılan açıklama metnini okuyan Ceren İnan, yaşanılan depremin bir doğal afet olmadığını, göz göre göre gelen bir katliam olduğunu belirtti. AKP’den hesabı kadınların soracağını ifade eden İnan, bu depremin kader değil AKP’nin yıkımı olduğunu dile getirdi.

Hesabını vereceksiniz

Depremzedelerin hala sağlıklı alanlara, hijyene, tuvalete ve çadıra gereksiniminin olduğunu aktaran İnan, “Yıkımda dahi ikinci planda gördüğünüz kadınlara, LGBTİ+lara, çocuklara borçlu olduğunuz hayatın hesabını vereceksiniz. Alışın buradayız derdik, artık alışın öfkemizle, acımızla, direnişimizle yakanızdayız” dedi.

İnan kadınların taleplerini ise şu şekilde sıraladı:

” *Şiddeti önleyici mekanizmalar derhal hayata geçirilmeli ve kadınlar için erişilebilir olmalı.

* Hijyen ürünleri, pede ve sağlık ürünlere erişim sağlanmalı.

* Depremden etkilenen kentlerin su, elektrik sorunu çözülmeli, yeterli çadır konteynır sağlanmalı.

* Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden kaynaklı hayatta kalma faaliyetlerinin tümü kadınların omzuna yıkılmış durumda. Acilen konteyner kreşler, çamaşırhaneler kurulmalı.

* Yalnız yaşayan kadınlar ve LGBTİ+lar için güvenli barınma alanları oluşturulmalı.

* Kentimize göç eden depremden etkilenen kadın ve LGBTİ+lar için de güvenli barınma sağlanmalı, depremden etkilenen tüm yurttaşların temel ihtiyaçları karşılanmalıdır.

* Mobil kadın sağlığı araçları sağlanmalıdır.”

MERSİN

#Mersin #Kadın #Platformu #Artık #alışın #öfkemizle #yakanızdayız

HDK Kadın Meclisi’nden dayanışma standı

HDK İstanbul Kadın Meclisi, depremzedelerle dayanışmak için Beşiktaş İskelesi’nde stant açtı

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul Kadın Meclisi, 8 Mart etkinlikleri kapsamında “Acımız, öfkemiz, yasımız ortak, dayanışarak birlikte yeşereceğiz” şiarıyla, Kadıköy ilçesinde bulunan Beşiktaş İskelesi önünde depremzede kadınlar için mektup ve bitki tohumu standı açtı.

“Sen de yaz” şiarıyla açılan stanta kadınlar yoğun ilgi gösterirken, deprem bölgelerinde bulunan kadınlar için yazdıkları küçük notlarda “geçmiş olsun” dileklerini sunarken, kimisi de dayanışmanın önemine vurgu yaparak, notlara, “Asla yalnız yürümeyeceksin” yazdı.

Çiçek satıcısı kadından destek

Sokakta çiçek satarak geçimini sağlayan bir kadın, “Kalbim ve dualarım onlarla” notu yazarak, sattığı güllerin parasını depremzede kadınlara gönderdi.

HDK’nin kadın dayanışma stantları, kentin farklı noktalarında açılmaya devam edecek.

İSTANBUL

#HDK #Kadın #Meclisinden #dayanışma #standı

’82 yaşındaki ağır hasta mahpus Hüseyin Ortaç serbest bırakılsın’

Hasta Mahpuslara Özgürlük İnisiyatifi, Erzurum H Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan 82 yaşındaki ağır hasta tutuklu Hüseyin Ortaç’ın, 2 yılda 4 cezaevine gönderildiğini belirterek, acil tahliye edilmesi gerektiği çağrısında bulundu.

Ekmek ve Gül’den ‘Kız kardeşlik köprüsü’ne çağrı

Ekmek ve Gül, 5 Mart’ta Kartal Meydanı’nda depremzede kadınlarla dayanışmak için ‘Kız kardeşlik köprüsüyle hayatı yeniden kuruyoruz’ şiarıyla miting gerçekleştirecek

Ekmek ve Gül, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla, “Kız kardeşlik köprüsüyle hayatı yeniden kuruyoruz” kampanyası kapsamında 5 Mart Pazar günü Kartal Meydanı’nda miting yapacaklarını açıkladı.

Dayanışma ile ayaktayız

Saat 13.00’te yapılacak miting için yapılan katılım çağrısında, “Kız kardeşliğimiz İstanbul’dan deprem bölgesine hayatı yeniden kurmaya köprü, hayatlarımızı eşit ve şiddetsiz olarak yeniden kazanmaya söz olsun! Özlemlerimizle, taleplerimizle, biriktirdiğimiz deneyimlerimizle, sözümüzle, kız kardeşliğimizin gücüyle 5 Mart’ta buluşalım. ‘Dayanışmayla Ayaktayız; Örgütlenerek Değiştireceğiz’” denildi.

İSTANBUL

 

#Ekmek #Gülden #Kız #kardeşlik #köprüsüne #çağrı

‘Depremde çok kaybımız oldu, şimdilik sadece kafamızı sokacağımız bir çatı istiyoruz’

Maraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından on binlerce yurttaş yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı. Nilüfer Kevser de, Hatay İskenderun’da depremden sağ kurtulan ve Antalya’nın Alanya ilçesine yerleşti. Depremde iş insanlarının bir sürü yardım ettiğini ama yardımların kendilerine ulaşamadığını belirten Nilüfer Kevser, “Şuan mağdur durumdayız, üç aile üç odada kalıyoruz. Yardım bekliyoruz, şimdilik sadece kafamızı sokacağımız bir çatı istiyoruz. Şaşkın ördek gibi kaldık ne yapacağımızı bilmiyoruz” dedi.

Maraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından on binlerce yurttaş yaşamını yitirirken, yüz binlercesi de evsiz kaldı.

Deprem sonrasında büyük yıkımın yaşandığı Malatya’da halen barınma sorunu çözülmüş değil. İnsanlar barınma sorunu çözülemediği için farklı illerdeki yakınlarının yanlarına göç etmek zorunda kalıyor, imkânları olmayanlar ise kendi çabalarıyla hayatta kalmaya çalışıyor.

Hatay İskenderun’da depremden sağ kurtulan ve Antalya’nın Alanya ilçesine yerleşen Mehmet Sarıkaya, Elvan Sarıkaya ve Nilüfer Kevser deprem anı ve sonrasında yaşadıklarını PİRHA‘ya anlattı.

“DEPREMİN İLK ÜÇ GÜNÜ KİMSE YARDIMA GELMEDİ”

Depremin ilk üç gününde kimsenin yardıma gelmediğini söyleyen Mehmet Sarıkaya, “Daha sonra Türkiye’nin değişik yerlerinden yardımseverler kendi imkânlarıyla yardıma geldiler. Cenazelerimizi kendi imkânlarımızla enkaz altından çıkarıp gömdük. O an sadece cenazelerimizi kimsesizler mezarlığına gitmesin diye bulmak istedik. Buraya da kendi imkânlarımızla geldik. Hatay İskenderun’da yaşayacak bir evimiz kalmadı, her an korku ve panik içerisindeydik. Herkes dışarıda yatıyor o telaşla yeme içme hiçbir şey aklına gelmiyor insanın. Şimdi deprem oldu nereye kaçarız ne yapabiliriz şaşkın ördek gibi oradan oraya kaçıştırıyoruz. Şimdi taşındık burada da akrabalar vardı eş dost vardı bir kamyona binip buraya geldik. Buraya yerleşmemizde akrabalarımız yardımcı oldu, kendi imkânlarıyla bize 1-2 odalı ev tuttular. Burada ev bulmakta güçlük çekiyoruz, kiralar çok pahalı” dedi.

“DEPREMDE ÇOK KAYBIMIZ OLDU”

Depremden sonra gittikleri her yerde yıkık ev ve akrabalarının cesetlerinin olduğunu söyleyen Elvan Sarıkaya, “O gece kıyamet koptu kardeşim bir yerde kız kardeşimi çıkarmaya, eşim de kardeşini çıkarmaya çabalıyordu ve o evde yedi cesedi üç gün sonra çıkardılar. Depremden sonra psikolojimiz bozuldu, canımızı buraya zor atık akşam odada yürüdüğümüz zaman titreme olduğunda çocuklar korkuyor uyuyamıyor. Üç gün boyunca kimse yardıma gelmedi. Eşimin kardeşi enkaz altındaydı ve üç günün sonunda eşim kardeşini enkaz altından ölü olarak çıkardı. Evdeki herkes salondaydı yoksa cesetlerini de bulamazdık. Depremde çok kaybımız oldu aldığımız nefesten bir şey anladığımız yok, yemek yiyemiyoruz, televizyona bakamıyoruz hep deprem konuşuluyor” diye belirtti.

“NE YAPACAĞIMIZI BİLMİYORUZ, YARDIM BEKLİYORUZ”

Depremde iş adamlarının bir sürü yardım ettiğini ama yardımların kendilerine ulaşamadığını belirten Nilüfer Kevser, “Şuan mağdur durumdayız, üç aile üç odada kalıyoruz. Deprem anı anlatılamaz yaşanması lazım, keşke orada olsaydınız da bizim vaziyetimizi görseydiniz. Kendi imkanlarımızla yolun ortasında çadır gibi bir şey yaptık. Ayakta kalmak için bir şeyler yapmaya çalıştık ama depremden üç gün sonra buraya geldik. Yine deprem oluyor, evim yıkıldı depremden sonra psikolojim bozuldu şekerim düzelmiyor. İş adamaları bize yardım etsinler, biziz darlıktan kurtarsınlar. AFAD’a gittik bize sizi Denizli’de otele yerleştirelim dediler bizde deprem korkusu olduğu için istemedik. Bunları yaşamak çok kötü bir şey. Yardım bekliyoruz, şimdilik sadece kafamızı sokacağımız bir çatı istiyoruz. Şaşkın ördek gibi kaldık ne yapacağımızı bilmiyoruz” diye konuştu.

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

Depremzedeler için cemevleri çalışırken mülk sahipleri fırsat kolluyor!

PİRHA – Depremin yaşandığı illerde demografik yapının bozulmak istendiğini belirten DAD Ankara Şube Eşbaşkanı Mustafa Karabudak “Devlet tarafından insanların sorunlarının giderilmeyip göçe zorlamalar söz konusu. Gelenlere elimizden geldiğince yardımcı oluyoruz ancak herkes kendi ocağına, yurduna sahip çıkmalı” dedi.

Merkez üssü Maraş olan depremler sonrasında yüzbinlerce kişi şehirlerini terk etmek durumunda kaldı. Ankara da büyük göç alan iller arasında yer alıyor.Ankara’nın Mamak ilçesi Tuzluçayır semtini tercih eden depremzedeler, bulabilirlerse kiralık evlerde ya da yakınlarının yanlarında yaşamlarını idame etmeye çabalıyor.

Ana Fatma Cemevi Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Ankara Şube Eşbaşkanı Mustafa Karabudak ve DAD üyesi olan Abuzer Kısa, Tuzluçayır Mahallesi başta olmak üzere gelen depremzedelere nasıl destek olduklarını anlattı.

Musatafa Karabudak, hergün çok sayıda yurttaşın, destek almak için cemevinin kapısını çaldığını belirtti.

“MÜLK SAHİPLERİ, DEPREMİ FIRSATA ÇEVİRME ÇABASINDA”

Yardım kampanyasının devam ettiğini anlatan Mustafa Karabudak, öncelikle barınma konusuna çokça talep aldıklarını belirterek şunları söyledi:“Bizler birebir ya da kurumsal ilişkiler üzerinden depremzedelere ulaşıyoruz. İmkanlarımız doğrultusunda onlara kısa vadede de olsa çare olmaya çalışıyoruz. En çok barınma ve gıda konusunda talepler alıyoruz. Gelen aileler, belli yerlere yerleştirildi ama kiralık ev sorunu da var. Emlakçılar ya da mülk sahipleri, bunun farkında ve fırsata çevirme durumları söz konusu. Kiralar 2-3 kat arttı. Bizler bunu her yerde dile getiriyoruz. Bunun doğru olmadığını söylüyoruz. Çünkü gelenler darda zorda kalan insanlar. Her şeyini kaybetmiş, ekmeğe muhtaç durumdalar. Bizler Mamak’taki kurumlar olarak elimizden geldiğince yardımcı oluyoruz. Şu an öncelikli talepler arasında gıda yardımı bulunuyor. Bunun haricinde hijyen malzemeleri, okul kıyafetleri, öğrencilerin kırtasiye malzemeleri talep ediliyor. Sürekli merkez koordinasyon ile irtibat halindeyiz, herkes kendi imkanlarıyla bir şekilde merhem olmaya çalışıyor.”

“HERKES KENDİ OCAĞINA, YURDUNA SAHİP ÇIKMALI”Karabudak, devletin, deprem bölgelerini boşaltmak gibi bir amaç taşıdıını da ifade ederek şunları söyledi:

“Var olanı paylaşmak, pişen aşın paylaşılması, darda, zorda kalana kapılarını açmak; bu anlamda kendi imkanlarımızla iyi şeyler yaptığımızı düşünüyoruz. Farklı illerde tüm cemevleri kapılarını açtı, cemhanelerini yatakhaneye çevirdi, yemekhanelerini hizmete açtı. Önemli olan budur. Bizim inancımızda da lokmamızı paylaşmak vardır. Öncelikle buraya gelen ailelerin ilk önce kısa vadedeki sorunlarını çözmeye çalışıyoruz ama şunu da belirtiyoruz; belli bir süre sonra yurtlarınıza geri dönün.

Oradaki demografik yapıyı bozmak istiyorlar. Bu resmen bir sürgündür. Çünkü oradaki insanlara çadır kurmama, devlet tarafından sorunlarının giderilmemesi bir anlamda göçe zorlamaktır. Depremzedelere ‘burada bir süre kalın, evet psikolojik olarak iyi değilsiniz her şeyinizi de kaybettiniz ama kendinizi toparladıktan sonra da topraklarınıza geri dönün buralarda kalıcı olmayın’ diyoruz. Oralar boş kalmamalı, herkes kendi ocağına, yurduna sahip çıkmalı. Evet Oralar bizim toprağımız, köklerimiz oralarda ve o nedenle oralara geri dönmeliyiz.”

“LOKMALARINIZI BU İNSANLARLA PAYLAŞIN”

Mustafa Karabudak, Ankara’ya gelen depremzede ailelerin çok kalabalık şekilde aynı evlerde yaşamak zorunda kaldıklarını anlatarak, “Zor zamanlardan geçiyoruz. Kış dönemi, 2-3 aile bir arada yaşıyor. Onların şu anki en büyük eksiği gıda malzemesi. Hızır ayındayız, vicdanlı insanlara sesleniyoruz; lokmalarınızı bu insanlarla paylaşın. Biz de bu lokmaları ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak için vesile oluyoruz. Az da olsa dar zamanda yardıma muhtaç canlarımızın Hızır’ı olalım diyoruz” dedi.

“CEMEVLERİNİ SIĞINAK OLARAK KABUL ETMELERİ ONURE ETTİ”DAD üyesi olan Abuzer Kısa da evinde 3 depremzedeyi ağırladığını belirterek, “Gerek Ankara’da gerek de bölgedeki cemevlerinin hizmet vermesi elbette bizi onure etti. Halkımızın da dayanışma içerisinde olup cemevlerine başvurmaları, cemevlerini kendilerine sığınak olarak kabul etmeleri elbette bize onure etti. Biz de halktan gelen dayanışma lokmalarını aldık, gelen depremzedelerle paylaşmak için elimizden gelen gayreti gösterdik” diye konuştu.Gerek Tuzluçayır’da gerek merkezi koordinasyonlarla beraber çalışma yürüttüklerini ifade eden Kısa, “Şu ana kadar buraya gelen depremzedelerin evlere yerleştirilmesi konusunda birtakım adımlar atıldı ama buradaki depremzedelerin daha çok psikolojik desteğe ihtiyaçlarının olduğunu tespit ettik. Buraya gelen öğrenci çocuklar, kırtasiye malzemeleri konusunda destek bekliyor. Halkımızdan da bu konuda beklentimiz var. Toplumda fazla dairesi olan varsa bu konuda da bize ulaşmaları konusunda beklentimiz var. Şu anda Alevi kurumları olarak gerçekten çok güzel koordine olduk. Her türlü ihtiyaca anında karşılık verecek durumdayız” ifadelerini kullandı.

Eren GÜVEN/ANKARA

Antalya Altınova Cemevi’nde Hızır cemi yürütüldü

Antalya Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Cemevi’nde Hızır cemi yürütüldü.

Antalya Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Cemevi’nde Hızır cemi yürütüldü. Cem erkanına Baba Mansur Ocağı evlatlarından Hüseyin Moğultay ile Cemal Abdal Ocağı evlatlarından Hüseyin Doğan katıldı.

“HIZIR; PAYLAŞMANIN, DAYANIŞMANIN SEMBOLÜDÜR”

Sözlerine merkez üssü Maraş olan depremlere değinerek başlayan Hüseyin Doğan şunları söyledi:

“Acımız çok büyük sözün bittiği yerdeyiz. Ne söylesek faydası yok. Bizler bilhassa bu cemi Hakk’a yürüyen canlarımızın ruhlarına ve kalanlarına da sağlık, sıhhat, sabır vermesi ve bir arada dua eylemek için sizleri buraya topladık. Bugün burada yapacağımız Hızır cemi bizim için olmazsa olmazlarımızdandır. Onun için ibadetlerimizin en önemli yerini teşkil eder.

Hızır cemi Alevi ritüellerinden bir tanesidir. Alevi Bektaşi inancında Hızır bereketin, paylaşmanın, iyiliğin, merhametin sembolüdür. Bugünkü dar günümüzde paylaşmanın, Hızır olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlamış bulunuyoruz. Bizden önceki devirlerde yaşayan canlarımız Ocak ayının 7’sinden Şubat ayının 30’una kadar kara kış dediğimiz günlerde zor duruma düşüyor. İnsanlar birbirlerinden medet buluyorlar. İşte o zaman Hızır inancına sarılıyorlardı.”

“LOKMALAR İLE DEPREMZEDELERE YARDIMCI OLMAYA ÇALIŞACAĞIZ”

Doğan’ın ardından söz alan PSAKD Altınova Cemevi Başkanı Adnan Arslan yaptığı konuşmasında, “Biliyorsunuz büyük bir felaket yaşandı. Felaketin başından bu yana depremzedelere sizden gelen yardımları hızlı bir şekilde ulaştırdık. Gerçekten çok kötü bir durum. Bundan sonraki süreçte de sizden gelen lokmalarla, kendi imkanlarımızla deprem bölgesinden buraya gelen canlarımıza yardımcı olmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı.

“DEVLETTEN ÖNCE ALEVİ KURUMLARI VARDI”

Hüseyin Moğultay dede ise şöyle konuştu:

“Televizyon ekranlarına baktığımızda içimiz yanıyor, gözlerimiz yaşarıyor. Hakikaten zor bir zaman. Bütün Alevi kurumlarına canı yürekten teşekkür ediyorum. Çünkü bu süreçte deprem bölgesinde devletten önce Alevi kurumları vardı. İlk günden beri orada planlı olarak canlarımıza lokmalar iletildi.”

Hızır ceminde gülbenglerin okunmasın ardından semahlar dönüldü. Çerağların sırlanması ile lokmalar pay edildi.

Cebrail ARSLAN/ANTALYA

Kenanoğlu Hatay’dan izlenimlerini aktardı: Demografik yapı ile oynanmaması isteniyor

PİRHA – Milletvekili Ali Kenanoğlu, yaşanan depremin ardından Hatay halkının, talep ve kaygılarını aktardı. Bölgenin ranta kurban edilme riski taşıdığını vurgulayan Kenanoğlu, demografik yapının değiştirilmemesi gerektiğinin de altını çizdi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Maraş merkezli depremler nedeniyle büyük yıkıma uğrayan Hatay’da incelemelerde bulundu. Kenanoğlu, Asi Nehri kıyısında yaptığı aktarımda yıkımın bir hayli derin olduğunu ifade etti.

DEMOGRAFİK YAPININ KORUNMASI UYARISI!

Antakya ve Samandağ’da yoğun bir göçün söz konusu olduğunu belirten Kenanoğlu, demografik yapının bozulmaması konusunda uyarılarda bulunarak şu bilgileri paylaştı:“Maraş bölgesindeki yıkımı görmüştük. Antakya’daki yıkım da oldukça felaket. Şehrin büyük bir kesiminde yıkım var ve şehir kullanılamaz durumda. Arama-kurtarma faaliyetleri bitirilmiş durumda. Şu anda kimi yerlerde enkaz kaldırma çalışmaları yapılıyor. Şehrin önemli bir kısmı bölgeyi terk etmiş durumda. Özellikle Mersin’e göçün yoğun olduğu biliniyor ama kalanlar da bu şehirde yaşantısını sürdürmek istiyorlar. Hatay’ın bir bütün olarak bir rant alanına dönüştürülmesini istemiyorlar. Burada hem demografik hem de kültürel yapının korunmasına yönelik talepler var. Komple şehrin tekrardan kurulması gerekiyor.”

“KONTEYNIRLARIN TEMİN EDİLMESİ LAZIM”Samandağ ilçesindeki son durumu da paylaşan Ali Kenanoğlu, diğer ilçelerde olduğu gibi Samandağ’da da büyük bir yıkım olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

“Tabii burada insanların söylediği, ilk iki gün herkesin kaderine terk edilmiş olması burada da dile getiriliyor. Özellikle can kaybının yarı yarıya indirilebileceğini, iki gün boyunca insanların enkaz altından seslerinin geldiğini ancak hiçbir yardım ekiplerinin kendilerine ulaşmadığını, dolayısıyla da o insanların kurtarılabilme imkanları varken kurtarılamadıklarını söylüyorlar. Şu anda burada da enkaz çalışmaları yürütülüyor. Belli bir sayıda insan burayı da terk etmiş durumda. Ama gidenlerin geri döneceklerine dair bir umut da var. Halkın, belediyenin organizasyonu ile burada bazı ihtiyaçlar gideriliyor. Ancak halen daha çadır ihtiyacının olduğu ifade ediliyor.

Bütün deprem bölgelerinde çadırdan öte evlerin yapılana kadar kalınabilecek konteynırların temin edilmesi lazım. Antakya’da olduğu gibi Samandağ’da da insanlar buraların rant haline dönüştürülmemesi gerektiğini söylüyorlar. Bununla birlikte diğer taraftan demografik kültürel yapı ile oynanmaması ve göç eden insanların buraya dönebilecekleri koşulların oluşturulmasını istiyorlar.”

PİRHA/HATAY

Şenyaşar ailesi: Ülkede büyük bir ahlaki kriz var

Adalet Nöbet’leri 705’inci günde olan Şenyaşar ailesi sanal medya hesaplarından, ‘Ekonomi krizler gelip geçer, ama ülkede büyük bir ahlaki kriz var’ paylaşımı yaptı

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Riha Adliyesi önünde başlattıkları adalet nöbeti 705’inci gününde devam etti.

Kimin kimin arkasına saklandığı önemi değil

Hafta sonu adliyenin kapalı olmasından dolayı nöbetlerini Pirsûs’daki evlerinde sürdüren Şenyaşar ailesi, sanal medya hesaplarında yaptıkları paylaşımda, “Ekonomi krizler gelip geçer, ama ülkede büyük bir ahlaki kriz var. Kimin, kimin arkasına saklandığı önemli değil, ne suç işlediğine bakılmalı” dedi.

RIHA

 

#Şenyaşar #ailesi #Ülkede #büyük #bir #ahlaki #kriz #var

Meteorolojiden Ege için fırtına uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Kuzey Ege i, Marmara ve kıyı Ege bölgesi için şiddetli rüzgar ve fırtına uyarısında bulundu

Meteoroloji Genel Müdürlüğü yarın ve pazartesi günleri için Kuzey Ege ile Marmara’da toz taşınması nedeniyle çamur şeklinde yağışlar meydana gelebileceği uyarısında bulundu.
Meteoroloji Genel Müdürlüğü uyarısına göre, toz taşınımı nedeniyle çamur şeklinde yağışlar bekleniyor. Güney ve güneybatı yönlerinden kuvvetli rüzgar ile gelecek toz taşınımı Marmara ve Kuzey Ege bölgesinde etkili olacak. Açıklamada, yağış ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması uyarısı yapıldı.

Önlem alınması uyarısı yapıldı

Meteoroloji 2. Bölge Müdürlüğü Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi ise “Yapılan son değerlendirmelere göre; bugün öğleden sonra Marmara’nın batısında (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir’in kuzey ve batısı), yarın sabah saatlerinden sonra Kıyı Ege’de (İzmir, Aydın ve Muğla illerinin batı kesimleri) güney yönlerden kuvvetli rüzgar ve fırtına (50-80 km/saat, yer yer 90 km/saat) beklendiğinden ulaşımda aksamalar, çatı uçması, soba ve doğal gaz kaynaklı zehirlenmeler gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır” açıklamasında bulundu.

HABER MERKEZİ

#Meteorolojiden #Ege #için #fırtına #uyarısı