Ana Sayfa Blog Sayfa 895

Brezilya’da sel ve heyelanda ölü sayısı 57’ye çıktı

Brezilya’da 18 Şubat’tan beri etkili olan şiddetli yağışlardan ölü sayısı her geçen gün artıyor

 

Brezilya’nın güneydoğusundaki Sao Paulo eyaletinde yaşanan şiddetli yağış, sel ve toprak kaymalarında hayatını kaybedenlerin sayısı 57’ye çıktı.

Reuters’ın aktardığına göre, 18 Şubat’tan bu yana etkili olan yağışlar sebebiyle en fazla can kaybı Sao Sebastiao kentinde yaşandı. Son bir haftada kentte 56 kişi hayatını kaybetti.

4 binden fazla kişi evlerini terk etti

Sao Paulo eyalet hükümetinin açıklamasına göre, kayıp olan onlarca kişi için arama-kurtarma çalışmaları sürerken, 4 binden fazla kişi de evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Turistlere çağrı

Eyalet hükümeti, turistlere de çağrı yaparak “hastaneler, yollar, su ve gıda kaynakları üzerinde aşırı yüklemeye sebep olmamak için” bölgedeki şehirlere seyahat etmemelerini istedi. Hükümet, açıklamasında ayrıca gıda ürünleri, su, akaryakıt ve diğer temel ihtiyaç ürünlerinin fahiş fiyatlara satılmaması için bölgede kontrol önlemlerinin alındığını kaydetti.

DIŞ HABERLER

#Brezilyada #sel #heyelanda #ölü #sayısı #57ye #çıktı

Hayvanlar için getirilen vincin faturasını hayvanseverlere kestiler

Diyar Galeria’da günlerce kurtarılmayı bekleyen hayvanlar için getirilen vincin faturası hayvanseverlere kesildi

Mereş ( Maraş) merkezleri peş peşe yaşanan depremlerin ardından Amed’in Yenişehir ilçesi Elazığ Caddesi üzerinde depremden etkilenen ve yıkım kararı verilen Diyar Galeria Sitesi’nde mahsur kalan hayvanlar için Amed Barosu Hayvan Hakları Merkezi, Diyarbakır Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği, Pati Koruyucuları Derneği’nin (Paw Guards) mücadelesi sonucu yıkım geçici olarak durdurulmuştu.

Hayvanları kurtarmak için yoğun uğraş ve tepkilerin ardından son olarak Xarpêt’den (Elazğı)  getirilen vinç ile 13 kedi kurtarılmıştı.

Sanal medyada ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) hayvanlar için seferber olduğu yönünde servis edilen haberlerin aksine, getirilen vincin faturasının hayvanseverlere kesildiği ortaya çıktı.

Xarpêt’ten getirilen vincin faturasının Pati Koruyucuları Derneği’ne kesildiğini paylaşan dernek,  sanal medya hesaplarından vinç için 70 bin TL ödediklerini belirtti.

AMED

#Hayvanlar #için #getirilen #vincin #faturasını #hayvanseverlere #kestiler

Özerk Yönetim’den çalıştay: Sorunların çözümü Demokratik Ulus’ta

Şengal Özerk Yönetimi tarafından ‘Irak’taki sorunların çözümü Demokratik Ulus’tur’ adıyla çalıştay gerçekleştirildi

Şengal Özerk Yönetimi tarafından “Dem dema azadiyê ye” hamlesi ve İmralı Cezaevi’nden ağır tecrit altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan için geliştirilen eylemler çerçevesinde “Irak’taki sorunların çözümü Demokratik Ulus’tur’  adıyla çalıştay yapıldı.

Çalıştayın açılışında konuşan Şengal Özerk Yönetimi Eşbaşkanı Xezal Reşo, yaşanan sorunların çözümünün Demokratik Ulus perspektifiyle tartışılması fırsatının doğduğunu belirtti.

Haklarımız için hep direndik

Irak güçlerince çalıştaya katılmaları engellenmek istenen Bağdat heyetinde yer alan Bulbul Cerah de,  “Bizler bu topraklarda çok katliam, acı yaşadık. Bu topraklarda yaşayan halklar çok büyük acılarla karşılaştı, bu acılar derin yaralar açtı. Anneler, bu acılar dilden dile günümüze dek taşımışlardır” diye konuştu.

PADÊ adına konuşan Şêx Azad da, “Halk olarak haklarımız için her zaman direndik. Artık kendi birlik ve beraberliğimizi inşa etmenin zamanı geldi. Bizler, tüm halklar için eşitlik istiyoruz” dedi.

Bölgeyi sürekli saldırı altında bıraktılar

Arap aşiretleri adına konuşan Ebu Sedir ise, Demokratik Ulus’u desteklediklerini ifade ederek şu belirlemelerde bulundu: “Hegemonik güçler, bölgeyi sürekli saldırı altında bırakmıştır. Halkın kendi kendisini yönetmemeleri için özel bir siyaset yürütüldü. Bu nedenle Kürtler, Araplar, Êzidiler için kendi kendini yönetmek, demokratik ulus ve kendini savunabilmek oldukça önemli bir hale geldi.”

HABER MERKEZİ

#Özerk #Yönetimden #çalıştay #Sorunların #çözümü #Demokratik #Ulusta

352 bina için ‘acil yıkım’ kararı

Depremin en ağır etkilediği yerlerden olan Osmaniye’de hasar tespit çalışmaları kapsamında 352 bina hakkında ‘acil yıkım’ kararı verildi

Mereş (Maraş) merkezli yaşanan ve on binlerce insanın hayatını kaybettiği depremlerde en büyük yıkımın yaşandığı kentlerden biri de Osmaniye oldu. 14 Şubat’a arama kurtarma çalışmaları sona eren kentte, 877 kişinin hayatını kaybettiği, 2 bin 220 kişinin de yaralandığı belirtildi.

306 binanın yıkıldığı deprem ardından yapılan hasar tespit çalışmalarında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre 352 bina hakkında da “acil yıkım” kararı verildi. Yıkım kararı verilen binalardan birinde de HDP İl Örgütü’nün yer alıyordu.

Delil tespiti için başvuru

Yasal incelemelerin tamamlandığı belirtilerek, kentte ağır hasarlı binaların yıkımına başlandı. Osmaniye Barosu ise, nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne delil tespiti için, yıkımına karar verilen binaların yıkımının, yıkımı gerçekleşen ancak enkazı kaldırılmamış vaziyette bulunan binaların da delil tespitine kadar enkazının kaldırılmasının durdurulması için müracaat etti.

Yıkım durduruldu

Başvuruyu değerlendiren mahkeme de delillerin toplanması için yıkımı durdurdu. Delilleri toplanan binalar ise iş makinaları ile kontrollü bir şekilde yıkılmaya devam ediliyor. Hasarlı binalarda kalan yurttaşlar ise eşyalarını tahliye ederek, ya çadıra ya da şehir dışına göç ediyor.

OSMANİYE

#bina #için #acil #yıkım #kararı

İntihar ettiği iddia edilen Bugrur için İHD’ye başvuru

Bazîd’de gözaltına alındıktan sonra intihar ettiği iddia edilen Ahmet Bugrur’un ailesi, İHD’ye başvuruda bulundu

Agirî’nin (Ağrı)  Bazîd (Doğubayazıt) ilçesinde, dün sabah saatlerinde gözaltına alınan ve sonrasında intihar ettiği iddia edilen 37 yaşındaki Ahmet Bugrur’un ailesi İnsan Hakları Derneği (İHD) Agirî Şubesi’ne başvuruda bulundu.

İHD’ye başvuru

Bugrur’un Doğubayazıt İlçe Emniyet Müdürlüğü nezaretinde hırkası ile intihar ettiği iddia edilmişti. Bugrur’un kardeş Resul Bugrur tarafından yapılan başvuruda, “Kardeşim Ahmet Bugrur’un şüpheli ölümü üzerine durumun araştırılıp, mağduriyetin giderilmesi, toplumsal sorunun ortaya çıkması için gereğinin yapılmasını rica ediyorum” denildi.

Ne olmuştu?

Agirî’nin  Bazîd (Doğubayazıt) ilçesinde, 24 Şubat’ta, 3 çocuk babası Ahmet Bugrur (37), Doğubayazıt İlçe Emniyet Müdürlüğü nezaretinde hırkası ile intihar ettiği iddia edildi. Edinilen bilgilere göre, dün sabah ilçe merkezinde bulunan bir caminin önünde Bugrur, bir imamla tartıştı. Tartışma sonucu, Bugrur ve ismi öğrenilemeyen imam polislerce, Doğubayazıt İlçe Emniyet Müdürlüğüne götürüldü. Emniyette çıkan tartışmada Bugrur’un imama tokat attığı ve bu nedenle nezarete atıldığı iddia edildi.

AGIRÎ

#İntihar #ettiği #iddia #edilen #Bugrur #için #İHDye #başvuru

‘Kanser hastası Erdem serbest bırakılsın’

İHD, her hafta düzenledikleri ‘F Oturumu’nun 570’inci haftasında kanser hastası tutuklu Cemil Erdem’in serbest bırakılması çağrısında bulundu

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, her hafta düzenledikleri “F Oturumu” eyleminin 570’incisini şube binası önünde gerçekleştirdi.

Bu hafta Tekirdağ 1 No’lu F Tipi Cezaevi’nde tutulan 73 yaşındaki 27 yıllık hasta tutuklu Cemil Erdem’in durumuna dikkat çekildi. Açıklamaya çok sayıda insan hakları aktivistinin yanı sıra, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu da destek verdi.

Açıklamayı, İHD İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu adına Meryem Bars okudu.

Erdem’in tek başına yaşamını sürdüremediğini ifade eden Bars, gırtlak kanseri, diyabet, reflü, nefes darlığı ve yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi çeşitli kronik hastalıkları ve bu hastalıklara bağlı yaşadığı rahatsızlıkları olduğunu vurguladı. Bars ayrıca, Erdem’in gırtlak kanseri nedeniyle ameliyat olduğu için konuşamadığını bundan kaynaklı da kendisini ifade edemediği için de psikolojik sorunlar yaşadığını aktardı.
Mektup gönderdi

Erdem’le birlikte aynı koğuşta bulunan arkadaşı tarafından derneğe mektup gönderildiğini söyleyen Bars, mektubu şu şekilde aktardı: “2022’de Şehir Hastanesine götürülerek sağlık kuruluna çıkarıldı. Sağlık kurulu var olan ağır hastalıklarına karşın doğru düzgün bir tetkik yapmadan ‘hapishanede kalabilir’ ve ‘yaşamını tek başına idame edebilir’ raporu verdi. Raporu hazırlayanların ve infazın ertelenmesine engel olanların ne kadar ‘objektif’ tanı koyduklarını anlatmaya çalışacağım. Çünkü biz yirmi dört saat yan yanayız ve arkadaşımızın durumunu görüyoruz. Cemil’in yanında biri olmadığı takdirde sabahları uyanması mümkün değildir. Kullandığı ilaçları kendi yazamıyor, biz yazıyoruz. Maddi-manevi herhangi bir desteği söz konusu değildir. Unutkanlık durumu ve istemsiz kas hareketleri giderek daha fazla belirgin hale gelmiştir. Havalandırmada dolaşırken kendi kendine konuşmaları sıklaşmıştır. Bizim isteğimiz Cemil Erdem’in hem sağlık durumu açısından hem de yaşlılığı dolayısıyla yaşadığı sorunlara karşı harekete geçmeniz ve dışarıdan gerekli işlemleri yapmanızdır.”

Duyarlılık çağrısı

Erdem’in halen cezaevinde tutulmasının sağlık ve yaşam hakkına ağır tehdit oluşturduğunun altını çizen Bars, hasta tutuklu Erdem ve bütün hasta tutukluların serbest bırakılarak, sağlık ve yaşam haklarının korunması için yetkilileri göreve kamuoyunu duyarlılığa çağırdı.

#Kanser #hastası #Erdem #serbest #bırakılsın

Deprem nedeniyle sevk edilen hasta tutuklunun tahliyesi engelleniyor

İHD, deprem nedeniyle Mereş’ten Manavgat Cezaevi’nde sevk edilen hasta tutuklu Mustafa Oğuz’un tahliyesinin engellendiğini belirterek serbest bırakılmasını istedi

İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi, hasta tutukluların durumuna dikkat çekmek için 2 hafta bir düzenlediği basın açıklamasının 270’ncisini Konak eski Sümerbank önünde gerçekleştirdi.

Barış Anneleri, sivil toplum örgütleri ve siyasi parti temsilcilerinin katıldığı eylemde açıklama metnini okuyan İHD İzmir Şube yöneticisi Ahmet Çiçek, Manavgat S Tipi Cezaevi’nde bulunan Mustafa Oğuz’un durumuna dikkat çekti.

Mereş/Türkoğlu 2 Nolu T Tipi Cezaevi’nde bulunan Mustafa Oğuz’un deprem sonrasında Manavgat S Tipi Cezaevi’ne götürüldüğünü belirten Çiçek, “Oğuz 2016 yılında tutuklandı. 30 yıldır bel romatizması olarak bilinen hastalığa sahip. Aynı zamanda cezaevindeyken Tüberküloz geçirmiştir. Hastalığı ileri seviyede olduğu için kendi şahsi işlerini bile göremeyecek ve bu nedenle yanındakilere muhtaç durumdadır. Yıllardır tedaviden hiçbir verim alınamamıştır. Pandemi dönemlerinde tedaviye gidemediği için ilaçlarını düzenli kullanamamış, bu nedenle de kemik eğriliği 3 cm daha ilerlemiş olup karşısındaki insanla yüz yüze konuşamayacak duruma gelmiştir. Deprem nedeniyle de tedavisi aksamaktadır. Kullandığı ilaçlardan kaynaklı olarak bağışıklık sistemi çok ve zayıftır” diye belirtti.

Oğuz’un Manavgat S Tipi Cezaevi’ne 22 saatlik bir yolculuktan sonra götürüldüğünü belirten Çiçek, “Uzun süre oturması, hem hastalığını hem de hemoroidini azdırmış, kanama oluşmuştur. Bu kanama halen devam etmektedir. Oğuz’un ailesi depremde göçük altında kalmış ama sağ salim çıkarılabilmiştir” ifadelerine yer verdi.

Tahliyesi engelleniyor

Ailenin geçen hafta yaptıkları görüşte, Mustafa Oğuz’un çok halsiz göründüğünü ve Manavgat’ta 3 kişilik bir odada 5 kişi kaldıklarını aktaran Çiçek, “Mustafa Oğuz’un 20 Ocak 2023’te tahliye edilmesi gerekirken, tahliye edilmemiştir. Bu duruma itiraz edilmiştir. Deprem nedeniyle götürüldüğü hapishaneden de evraklar halen gelmediği söylenmiştir. Oğuz’un fazladan hapishanede tutulması hem var olan hastalıklarını, hem de psikolojisini olumsuz yönde etkileyeceği için Mustafa Oğuz, derhal serbest bırakılmalıdır” diye konuştu.

İZMİR

#Deprem #nedeniyle #sevk #edilen #hasta #tutuklunun #tahliyesi #engelleniyor

Gazeteci Cengiz Altun’un failleri soruldu

Kayıp yakınları bu haftaki eylemlerinde katledilen gazeteci Cengiz Altun’un faillerinin yargılanmasını isterken gözaltında kaybedilen Cüneyt Aydınlar’ın da akıbetini sordu

İnsan Hakları Derneği (İHD) Êlih Şubesi ile kayıp yakınları, her hafta yaptıkları eylemlerinin 569’uncusunu Gülistan Caddesi üzerinde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde yaptı. Kayıpların fotoğrafları ile “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” pankartının açıldığı eylemde konuşan İHD Êlih Şubesi Kayıplar Komisyonu üyesi Akif Akın, 24 Şubat 1992’de habere giderken Hizbullah tarafından katledilen Yeni Ülke gazetesi muhabiri Cengiz Altun’un hikayesini okudu.

Hizbullah cinayet işledi

Cinayetten yaklaşık bir yıl sonra Amed-Mêrdîn karayolu Ovabağ Kavşağı’nda kimlik kontrolü yapan polislerin İsmail Emsen adlı bir kişiyi, üzerinde 9 milimetre çapında ruhsatsız bir tabancayla yakaladığını hatırlatan Akın, “Yapılan balistik incelemede Cengiz Altun’u öldüren kurşunlardan bazılarının bu silahtan çıktığı belirlendi. İfadesi alınan İsmail Emsen ‘Hizbullah taraftarı olduğunu ve tabancayı kendisini korumak için kardeşi Metin Emsen’den aldığını’ söyledi.

Susurluk raporu

Cinayet suçu yerine ‘ruhsatsız silah bulundurmaktan’ tutuklanan İsmail Emsen, Diyarbakır Cezaevi’ne konuldu. Polis, ne silahı aldığını söylediği kardeşi Metin Emsen’i buldu, ne de olay hakkında detaylı bir soruşturma yaptı. İsmail Emsen, kısa bir süre sonra serbest bırakıldı. Altun’un katledilmesinden dört yıl sonra Susurluk’ta meydana gelen kazayla birlikte belirginleşen kontrgerilla gerçeği konusunda dönemin Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanı Kutlu Savaş tarafından hazırlanan ‘Susurluk Raporu’nda, bölgede öldürülen diğer gazetecilerle birlikte Altun cinayeti de yer aldı” diye belirtti.

Amed

İHD Diyarbakır Şubesi ve Kayıp Yakınları, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” eyleminin 733’üncüsünü deprem dolayısıyla online yaptı.

Bu hafta, İstanbul’da üniversite öğrencisiyken 20 Şubat 1994 tarihinde gözaltında kaybedilen Cüneyt Aydınlar’ın akıbeti soruldu. Cüneyt Aydınlar’ın 90’ların başında Diyarbakır’daki ailesinin yanından üniversite eğitimi için İstanbul’a geldiğinin hatırlatıldığı açıklamada, “İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 3. sınıf öğrencisiydi. 20 Şubat 1994 tarihinde bir arkadaşı ile buluşmak için Bakırköy/İncirli’de bulunan Ömür durağına gitti. Burada terörle mücadele polisleri tarafından bir operasyon kapsamında gözaltına alındı. Bu operasyonda gözaltına alınan 14 kişi gibi Cüneyt de Gayrettepe’deki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. 7 gün kayıt dışı gözaltında tutulduktan sonra 27 Şubat 1994 tarihinde gözaltı kaydı yapıldı” denildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: 28 Şubat 1994 günü akşam saatlerinde, terörle mücadele şubesinde görevli polisler, Cüneyt’i Beyoğlu Çukurcuma Kadirler Yokuşu’na getirdi. Mahalle sakinleri 30 kadar polis eşliğinde elleri kelepçeli olarak getirilen Cüneyt’in kanlar içinde olduğunu, bir bacağının kırık olduğunu ve ayakta duramadığını gördüler. Mahalle sakinlerinin ‘yürüyemez halde’ olduğunu söyledikleri Cüneyt’in yer gösterme esnasında ‘dur’ ihtarına uymayarak kaçtığına ve arkasından koşmalarına rağmen yakalanamayıp firar ettiğine dair bir tutanak düzenlendi.”

14 kişi tutuklandı

Aydınlar ile birlikte gözaltında tutulan 14 kişinin tutuklanıp cezaevine gönderildiği bilgisinin paylaşıldığı açıklamada, “Bu kişiler 17 Mart 1994 tarihinde avukatları aracılığıyla kamuoyuna yaptıkları açıklamada Cüneyt Aydınlar’ın 20 Şubat 1994 tarihinde gözaltına alındığını ve onu 2 Mart 1994 tarihine kadar gözaltında gördüklerini söylediler. Ağır işkence gören Cüneyt’in 2 Mart 1994 tarihinde, kendisine ‘Ölmeye hazır mısın? Ölmeye gidiyorsun!’ diyen altı polis tarafından sürüklenerek bulunduğu hücreden götürüldüğünü ve kendisini bir daha görmediklerini açıkladılar. Cumhuriyet Savcısı, olayı soruşturmak yerine polisin firar senaryosunu esas alarak Cüneyt hakkında yakalama kararı çıkardı. Hâkim, polislerin ifadelerini esas alarak haklarında beraat kararı verdi. Zamanaşımını gerekçe gösterip şüpheliler hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına kararı verildi” denildi.

HABER MERKEZİ

#Gazeteci #Cengiz #Altunun #failleri #soruldu

CHP’li Tanal: Depremzede çiftçilerin paraları DEDAŞ’a aktarıldı

CHP’li vekil Tanal, Riha’da depremzede çiftçilerin Ziraat Bankası’na yatan tarımsal destekleme paralarının, özel elektrik şirketi DEDAŞ’ın hesabına aktarıldığını açıkladı

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, Riha’dadepremden etkilenen çiftçilerin hesabına yatan tarımsal destekleme paralarının, DEDAŞ hesabına aktarıldığını açıkladı. Tanal, konuya ilişkin sanal medya hesabından işlem dekontu görselini de paylaştı.

Tanal’ın paylaşımında şu ifadeleri kullandı:“Yazıklar olsun! Yazıklar olsun! Yazıklar olsun! Hani depremin yaralarını hep birlikte sarıyorduk? Hani gün birlik ve beraberlik günüydü? Hani Şanlıurfa ‘afet bölgesi’ ilan edilmişti? Şanlıurfa’da depremzede çiftçilerin Ziraat Bankası’na yatan tarımsal destekleme paraları, yine özel elektrik şirketi DEDAŞ’ın hesabına aktarıldı. Bahane hep aynı!”

Depremzede çiftçiler bu paraları bekliyordu

Riha’daki depremzede çiftçilerin yeni yatan mazot ve gübre desteği parası, ‘tarımsal sulamada kullanılan elektrik enerji borçları’ gerekçesiyle DEDAŞ’a aktarıldığını ifade eden Tanal, “Bari deprem döneminde bu fırsatçılığa izin vermeseydin ey iktidar sahipleri! Dün kameraların karşısına geçen Tarım Bakanı’nız, ‘2022 yılından itibaren ayni olarak ödediğimiz mazot, gübre desteğini, depremden etkilenen 11 ilimize nakit ödeme kararı aldık. Depremzede çiftçimizin hesaplarına bugün itibarıyla yatıracağız’ şeklinde açıklama yaptı. Urfalı çiftçiye değil, iktidar olarak sırtını sıvazladığınız DEDAŞ’a ‘müjde’yi vermişsin ey Tarım Bakanı! Urfa’da o paralar çiftçiye ulaşmadan, DEDAŞ tarafından el konuldu. Deprem mağduru Şanlıurfalı çiftçiler, dört gözle bu tarımsal desteklemeyi bekliyordu. Ancak yine hayal kırıklığına uğradılar.” ifadelerini kullandı

‘Depremzede çiftçiye bir darbe de siz indirmiş oldunuz’

Tanal devamında şunları söyledi: “Depremzede çiftçiye bir darbe de siz indirmiş oldunuz. Kaldı ki çiftçiyi desteklemek, çiftçiye sahip çıkmak anayasal göreviniz. Bu anayasal görevinizi yerine getirmiyorsunuz. Üstelik yasal olarak milli gelirin yüzde 1’i oranında tarım desteği vermeniz gerekiyor. Ancak kanunun çıktığı 2006’dan bu yana bu oranı hiç tutturmadınız. Millet İttifakı iktidarında çiftçimizi özel elektrik şirketlerine ezdirmeyeceğiz!”

 

HABER MERKEZİ

#CHPli #Tanal #Depremzede #çiftçilerin #paraları #DEDAŞa #aktarıldı

15 gündür ölmediğini ispatlamaya çalıştı

İsim benzerliği nedeniyle kayıtlara ‘ölü’ olarak geçen Nejat Özçelik, 15 gündür yaşadığını ispatlamaya çalıştığını ve sonunda sorunun düzeltildiğini söyledi

İstanbul’da yaşayan 34 yaşındaki Nejat Özçelik, depremde Diyarbakır’da hayatını kaybeden akrabası Necat Özçelik ile olan isim benzerliği nedeniyle, kayıtlara ‘ölü’ olarak geçmişti.

DHA’nın haberine göre Özçelik, Diyarbakır’da 9 Şubat’ta meydana gelen depremde hayatını kaybeden akrabası Necat Özçelik ile olan isim benzerliği nedeniyle kayıtlara ‘ölü’ olarak geçtiğini öğrendi.

Durumun düzeltilmesini için karakola giden Özçelik’in kimliği teyit edildi. Ardından Özçelik, nüfus müdürlüğüne giderek hatanın düzeltilmesini istedi. Aradan geçen kısa süre sonra Özçelik’i arayan yetkililer, yanlışlığın düzeltildiğini söyledi.

‘15 gündür yaşadığımı kanıtlamaya çalışıyordum’

Özçelik, durumun karşısında şaşkın kaldığını söyleyerek,  “Yaklaşık 15 gündür yaşadığımı kanıtlamaya çalışıyordum. Dün gece nüfus müdürlüğünde görevli olduğunu belirten bir kişi aradı. Hatanın düzeltildiğini, sistemde normale döndüğünü söyledi. Gece saatlerinde e-devlet sistemime, banka hesaplarıma girebildim. Hastaneyi aradım randevu alabilmek için, pazartesi gününe randevu aldım. Daha öncesinden ölü olarak göründüğüm için randevu alamıyordum. Yaşadığım kanıtlandı” dedi.

İSTANBUL

#gündür #ölmediğini #ispatlamaya #çalıştı