Ana Sayfa Blog Sayfa 901

İskenderun’da sitrik kil yüzeye çıktı

Mereş merkezli iki depremin etkilediği kentler arasında yer alan İskenderun’da onlarca bina yıkılarak büyük hasar oluştu. Sahildeki bazı binalarda yatmalar yaşanırken, sahil şeridinde zeminde ortaya çıkan kum dikkat çekti

Yurttaşların denizden geldiğini düşündüğü kumun aslında sitrik kil olduğu ve yeraltından yüzeye çıktığı öğrenildi. Zemin sıvılaşmasının yanı sıra kılcal damarlardan yüzeye fışkıran sitrik killer, pek çok yapıda çökmelere neden oldu. Sahil bandında yıllarca deniz doldurup inşaat faaliyetlerinin yürütüldüğünü belirten İskenderun Teknik Üniversitesi’nden akademisyen Sıtkı Alper Özdemir, deprem nedeniyle fay hatlarının hareketi sonucu kılcal kırıklardan yukarıya doğru sitrik kilin çıktığını ifade etti.

Şehir farklı zeminlere sahip

Özdemir, “Zemin kum diye tabir ediliyor ama sitrik kil malzemesi var. Bu da taşıma kapasitesi düşük olan zeminlerin bariz özelliğini içeriyor. Yüzeye doğru kılcal damarlardan bir sitrik kil fışkırması gerçekleşti. Taşıma gücü kapasitesi düşük bulunan ve İskenderun merkezi, Arsuz ve Karaağaç bölgesinde aynı sitrik kil fışkırdı. Kılcal damarlar da çatlakların gerçekleştiği bölgelerde bulunuyor. Bunlar aslında net özelliğini bize veriyor. Şehrin hiçbir noktasında aynı zemin şartlarında değiliz. Hem fay hatlarındaki son durumu hem de sıvılaşma riski açısından bu bölgeleri tek tek tespit ederek raporlamamız ve yapılaşmamızı buna uygun yapmamız gerekiyor” diye belirtti.

EKOLOJİ SERVİSİ

#İskenderunda #sitrik #kil #yüzeye #çıktı

ABD’den Ukrayna’ya 2 milyar dolar askeri yardım paketi

Rusya-Ukrayna savaşı ikinci yılına girerken ABD’li yetkililer, Ukrayna’ya 2 milyar dolarlık ek güvenlik yardımı yapılacağını söyledi

Rusya-Ukrayna savaşı ikinci yılına girdi. Rusya’nın iki hafta içinde büyük taaruza geçeceği iddia ediliyor. CNN’e konuşan ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, ABD Başkanı Joe Biden’ın Ukrayna ziyaretinin ardından, yardım kapsamında 2 milyar dolarlık mühimmat ve yüksek teknoloji içeren yeni yardım paketini duyurdu.

Ukraynalı ve ABD’li yetkililer son haftalarda Rusya’nın savaşın yıl dönümü sonrasında yeni bir saldırı hazırlığında olabileceği konusunda uyardı.

Nükleer anlaşmayı askıya aldı

Bu haftanın başlarında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, New START adlı bir ABD-Rusya nükleer silah kontrol anlaşmasına katılımı askıya alacağını duyurdu. Karar Rus Duma’sında kabul ediildi. Bu arada Rus kuvvetleri, başta ülkenin doğu ve güney bölgelerinde olmak üzere Ukrayna’da altyapıya yönelik hava saldırılarını sürdürdü.

Yeni yaptırım paketi yolda

Güvenlik paketine tam olarak neyin dahil edileceği belli değil, ancak konuya aşina kaynaklar Bloomberg’e paketin Ukrayna’nın savunmasına yardımcı olmak için önceki paketler gibi olacağını söyledi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean-Pierre, yönetimin Rusya’nın savaş çabalarına yardım eden bankalar ve savunma sektörleri de dahil olmak üzere kuruluşlara karşı yeni bir yardım paketi açıklamayı planladığını söyledi.

DIŞ HABERLER

#ABDden #Ukraynaya #milyar #dolar #askeri #yardım #paketi

Ağırlaştırılmış tecrit sürüyor: 273 yanıtsız başvuru

İmralı Cezaevi’nde ağır tecrit koşulları altında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan için Asrın Hukuk Bürosu avukatları ve ailelerin şimdiye kadar yaptığı 273 görüşme başvurusuna herhangi bir yanıt verilmedi

Uluslararası komplo ile Türkiye’ye getirildiği 15 Şubat 1999’dan bu yana İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde ağır tecrit koşullarında tutulan PKK Lideri Abdullah Öcalan ve aynı cezaevindeki Hamili Yıldırım, Veysi Aktaş ve Ömer Hayri Konar’dan haber alamama hali 22 ayını geride bıraktı.

273 sonuçsuz başvuru

Abdullah Öcalan’ın ve diğer tutukluların görüştürülmeme haline ilişkin Asrın Hukuk Bürosu’nun 25 Mart 2021 tarihli yapılan son telefon görüşmesinden bu yana Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’na ve İmralı Cezaevi’ne yaptığı 182’si avukat ve 91’i aile olmak üzere toplam 273 görüşme başvurusuna herhangi bir yanıt verilmedi.

Yüzlerce avukattan başvuru

Süreç içerisinde bir diğer önemli gelişme ise, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı’nın (TOHAV), AİHM’in 18 Mart 2014’de Abdullah Öcalan’ın ömür boyu cezaevinde tutulmasının “işkence” olduğuna dair kararın yerine getirilmesi için 26 Temmuz’da Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne (AK BK) başvurması oldu. Komite, sivil toplum örgütlerinin girişimiyle 7 yıl sonra konuyu gündemine alarak 30 Kasım-2 Aralık arasında yapacağı toplantı öncesi Türkiye’den STÖ’lerin bildirimine ve kararların yerine getirilmesi sürecine dair bilgi istedi. Komite, 3 Aralık 2021’de kararını açıkladı.

Komite, “Öcalan-2” kararında halihazırda indirilemez ve inceleme imkanı olmayan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış olup, tutuklu bulunan kişilerin sayısı hakkında bilgi istedi. Komite, Türkiye’yi genel tedbirlerin uygulanmasında kaydedilen ilerleme hakkında en geç 2022’nin Eylül ayı sonuna kadar bilgi sunmaya davet etti. Türkiye, yıl içinde verdiği yanıtlarda, Abdullah Öcalan’a uygulanan infaz rejiminin “istisna” olduğunu kabul etti.

Bakanlık cevapsız bıraktı

2021 yılında yerel düzeyde yapılan başvurular dışında yüksek mahkeme niteliğinde olan AYM’ye 19, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne de 5 başvuruda bulunuldu. Bu başvurularla birlikte Anayasa Mahkemesi’nde 79 bireysel başvuru, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AİHM) ise 12 başvuru derdest durumda. 2021 yılı boyunca avukatlar, Türkiye Barolar Birliği (TBB), barolara ile Meclis’e ve aynı zamanda ulusal ve uluslararası sivil toplum örgütlerine tecridi takip etme ve ziyaret gerçekleştirme yanı sıra Adalet Bakanlığı’na da randevu talebiyle başvuru yaptı. Ancak bakanlık, bu güne değin bir yanıt vermiş değil. Bunun yanı sıra Abdullah Öcalan ve diğer tutuklulardan haber alamama durumu hukuk örgütlerini harekete geçirdi. Aralarında Özgürlük için Hukukçular Derneği’nin (ÖHD) de olduğu hukuk örgütleri, Abdullah Öcalan ile görüşülmesi için imza kampanyası başlattı. 29 baroya kayıtlı 775 hukukçu, Abdullah Öcalan ile görüşülmesi için imza vererek, 10-17 Haziran 2021’de tarihinde Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulundu. Ancak bakanlık, avukatların başvurusuna cevap vermedi.

22 ülkeden 350 başvuru

Avrupa ve Ortadoğu’da bulunan avukatlar da Abdullah Öcalan ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulundu. Dünya genelinde 22 ülkeden 350 avukat, İmralı’da ağır tecrit koşullarında tutulan Abdullah Öcalan ile görüşme talebiyle 14 Eylül 2022’de Adalet Bakanlığı’na başvuruda bulundu. Sonrasında Fas, Filistin, Federe Kürdistan Bölgesi, Kuzey ve Doğu Suriye, Irak, Lübnan, Mısır, Suriye ve Ürdün’de bulunan 756 avukat da görüş için harekete geçti. Abdullah Öcalan ve diğer tutukluların ağır tecrit koşullarında tutulduğunu belirten avukatlar, “Sayın Öcalan’ı ve İmralı’da bulunan diğer tutukluların haklarını savunmak için harekete geçiyoruz” diyerek, bu durumun Kürt-Arap birliğinin tarihi adımı olarak yorumladıklarını kamuoyuna duyurdu.

Kuzey ve Doğu Suriye ile Tartus, Halep, Humus ve Lazkiye’den 691 avukat ise, 19 Eylül tarihinde Qamişlo’da bulunan Toplumsal Adalet Meclisi önünde bir araya gelerek Abdullah Öcalan üzerindeki tecride tepki gösterdi. Avukatlar, Adalet Bakanlığı’na mektup gönderdiklerini ve tecridin sonlandırılması istedi.

Ziyaret sonrası ‘disiplin cezası’

Türkiye’deki hukuk örgütlerinin yanı sıra Ortadoğu ve Avrupa olmak üzere yüzlerce avukatın görüş başvurularının ardından Avrupa Konseyi’ne (AK) bağlı Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), 20-29 Eylül tarihlerinde İmralı’yı ziyaret ettiğini açıkladı. Her ne kadar İmralı’yı ziyaret ettiğini duyursa da CPT, ziyaretin içeriğine dair herhangi bir bilgilendirme yapmadı. Asrın Hukuk Bürosu ayrıca, CPT’nin İmralı ziyaretinden hemen önce Abdullah Öcalan ve diğer tutuklular hakkında İmralı Disiplin Kurulu Başkanlığı’nın 9 Eylül’de 3 aylık “disiplin” cezası verdiği ve bunun 28 Eylül’de kesinleştiğini açıkladı.

Siyasilerden görüşme talebi

Tecrit ve görüşme engellerinin devam ettiği ve kaygıların derinleştiği dönemde siyasi partilerin başvuruları da oldu. Aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay ile HDP Urfa Milletvekili Ömer Öcalan, 20 Ekim’de Öcalan ile görüşmek için Adalet Bakanlığı’na başvurdu. Daha sonraki süreçlerde Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz ile birçok HDP milletvekili de Abdullah Öcalan’la görüşmek için başvuruda bulundu.

Tecride karşı bedenlerini ateşe verdiler

Öte yandan aylardır haber alınamayan Abdullah Öcalan’a yönelik tecride karşı 13 Ocak’ta Mêrdîn’de Bubo Taş, 16 Ocak’ta Amed’te ise Mehmet Akar bedenini ateşe verdi. Taş ve Akar, tecridin son bulması için böylesi bir eyleme başvurduklarını belirtti.

Yine tecride karşı eylem ve etkinlikler kapsamında 25 Ocak’ta dünyanın 7 farklı ülkesinden 36 hukukçu, akademisyen, siyasetçi ve gazeteci, Türkiye’ye gelerek çeşitli baro, hukuk, sivil toplum ve siyasi parti ile Abdullah Öcalan’a yönelik tecridi görüştü. 28 Ocak’a kadar Türkiye ve Kurdistan’da temaslarını sürdüren “Tecride Karşı Uluslararası Deklarasyon”, yaptığı konferansın ardından açıklama yaparak, “İmralı sistemi lağvedilmeli” diyerek, tepkisini gösterdi.

İSTANBUL

 

#Ağırlaştırılmış #tecrit #sürüyor #yanıtsız #başvuru

Tasarı BM Genel Kurulu’nda kabul edildi: Rusya kayıtsız şartsız Ukrayna’dan çekilmeli

BM Genel Kurulu Rusya’ya ‘kayıtsız, şartsız ve hemen’ Ukrayna topraklarından çekilme çağrısında bulunan karar tasarısını kabul etti

Ukrayna-Rusya savaşı bir yılı geride bırakırken Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK), Rusya’ya “kayıtsız, şartsız ve hemen” Ukrayna topraklarından çekilme çağrısında bulunan karar tasarısını oy çokluğuyla kabul etti.

BM’de iki gün süren ve birçok konuşmacının katıldığı BMGK Özel Acil Ukrayna Oturumu’nda, 193 üyeli kurulda karar, 32 “çekimser” ve 7 “hayır” oyuna karşı 141 oyla kabul edildi.

Rusya, Belarus, Mali, Suriye, Nikaragua, Eritre, Kuzey Kore “hayır” oyu kullanırken, Küba, Cezayir, Ermenistan, Bangladeş, Bolivya, Çin, Hindistan, Pakistan, İran, Kazakistan, Özbekistan, Sudan, Uganda ve Vietnam çekimser oy kullanan ülkeler arasında yer aldı.

BM Genel Kurulu’nda alınan kararın bağlayıcılığı bulunmuyor.

Adil barış çağrıs

Aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 50’den fazla ülkenin eş sunucusu olduğu kararda, BM şartı uyarınca tüm üyelerin bir başka devletin toprak bütünlüğüne ya da siyasal bağımsızlığına karşı kuvvet kullanma tehdidine ya da kuvvet kullanılmasına başvurmaktan kaçınması gerektiğine vurgu yapıldı.

Kuvvet kullanma tehdidi ya da kuvvet kullanarak elde edilen toprakların yasal olarak tanınmayacağı belirtilen kararda, kalıcı ve adil bir barışın uluslararası barış ve güvenliğe katkı sağlayacağı kaydedildi.

Kararda, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının insani boyutta yarattığı korkunç tahribat kınanırken, savaşın küresel gıda güvenliği, enerji, nükleer ve çevre güvenliğine olumsuz etkilerine dikkati çekildi.

Tüm üye ülkelere ve uluslararası örgütlere “Ukrayna’da kapsamlı, adil ve sürdürülebilir” bir barış elde edilmesi yönünde diplomatik çabalarını artırma çağrısı yapılan kararda, Ukrayna’nın uluslararası tanınan sınırları uyarınca kara sularına da uzanarak egemenlik, bağımsızlık, birlik ve toprak bütünlüğüne bağlılık teyit edildi.

Çatışmaya son verilmesi çağrısı

Kararda, “Rusya Federasyonu’nun kayıtsız, şartsız ve acil bir şekilde tüm Ukrayna topraklarından askeri güçlerini çekme ve çatışmaya son verme çağrımızı yineliyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Çatışmaya taraf olanların uluslararası insani hukuk uyarınca tüm yükümlülüklerini yerine getirmeleri talep edilen kararda, sivil toplumun güvenliği ve insani yardımın engelsiz ulaşımının sağlanması gerektiği vurgulandı.

Kararda, uluslararası hukuka göre suç kabul edilen eylemlerin bağımsız soruşturmalarla tespit edilmesi ve cezalandırılması gerektiğinin altı çizildi.

HABER MERKEZİ

 

#Tasarı #Genel #Kurulunda #kabul #edildi #Rusya #kayıtsız #şartsız #Ukraynadan #çekilmeli

Kızılay’da rezalet bitmiyor

Kızılay’da rezaletlerin sonu gelmiyor. Günde 200 konteyner üretebilecek fabrikası olmasına rağmen ‘ekonomik gerekçelere’ sığınan Kızılay, atadığı ‘kebapçı’ müdürden sonra şimdi de ‘huzur hakkı’ ile milyonları yöneticilerin cebine koyuyor

Mereş (Maraş) merkezli depremlerin yıkıma uğrattığı kentlerde 13,5 milyon insan depremden ağır şekilde etkilendi. Binlerce kişi sokaklarda yatıyor. Başta çadır olmak üzere temel ihtiyaçlara erişim sıkıntısı hala had safhada. Son olarak Kızılay’ın deprem bölgesinde gerekli ve yeterli yardımı sağlamadığını ifade edenlere “namussuz, ahlaksız, adi” diyen AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, aynı konuşmasında Kızılay’ın günde 2,5 milyon kişiye yemek sağladığını iddia etti.

‘Huzur hakkı’ndan milyonlar…

Kızılay’ın içinde yaşananlar depremin olduğu günden beri ise gündemi sarsıyor. Son olarak “huzur hakkı” adı altında Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık ve Kızılay Yatırım’ın CEO’su İlyas Haşim Çakmak’a 12 şirketten her ay 198 bin TL ‘huzur hakkı’ verildiği ortaya çıkmıştı. Son 3 yılda “yöneticilere sağlanan fayda” adı altında toplam 35 milyon 884 bin 923 TL dağıtıldığı tespit edildi.

Türlek’e Kızılay’dan torpil

Öte yandan BirGün gazetesinden İsmail Arı’nın haberine göre; daha önce AKP’nin çalışanı olan Gürkan Tülek’in Kızılay’da yüksek maaşla İnsan Kaynakları Direktörü yapıldığı ortaya çıktı. Hikayesi 2008’e uzanıyor. 2008 yılında Beyoğlu Sütlüce’deki AKP İstanbul İl Başkanlığı’na düzenlenen bombalı saldırıda ağır yaralandığı belirtilen Türlek’in 3 Aralık 2008’de Hürriyet Gazetesi’nde ve T24’te “Patlamada güvenlik görevlisi Gürkan Tülek ağır yaralandı” başlıklarıyla haberleri çıktı.

40 bin TL maaş

Kızılay’ın internet sitesindeki özgeçmişinde, patlamadan bir süre sonra Tülek’in Tarım Kredi Kooperatifleri’ne bağlı Gübretaş’ta İnsan Kaynakları Uzmanı ve Organizasyonel Gelişim Yöneticisi yapıldığı ve 2017’nin Eylül ayında da itibaren de Kızılay’da İnsan Kaynakları Direktörü olarak çalıştığı belirtiliyor. 2019’da Kızılay’dan yaklaşık 17 bin TL maaş aldığı ortaya çıkan Tülek’in, güncel maaşının da 40 bin TL’yi bulduğu iddia ediliyor.

Gürken Tülek, “Açıklama yapmayacağım. İstediğinizi yazmakta özgürsünüz. Sorularınızı Kızılay Basın Müşavirliği’ne iletin” dedi. Basın Müşavirliği, BirGün’ün “Tülek’in daha önce AKP İstanbul İl Başkanlığı çalışanı olması” yönündeki ısrarlı sorularına ise yanıt vermedi.

Fabrika üretim yapmıyor,

Yine BirGün’nden İsmail Arı’nın haberine göre; Kızılay’da rezaletler bitmiyor. Melêti’de Türkiye’nin en büyük konteyner üretim fabrikası bulunan Kızılay, 120 personelle üç vardiya çalışması halinde 24 saatte 200 konteyner üretebilecek kapasitede. Ancak depreme rağmen fabrikada üretim yapılmıyor.

Kebapçı ‘müdür’ olmuş

Çadır fabrikasının bağlı olduğu Kızılay Sistem Yapı isimli Kızılay şirketinde görevlendirilen ve prefabrik üretimi alanında tecrübesi olmadığı ifade edilen Üzeyir Pala’nın, fabrika çalışanlarına ve yöneticilerine uzun süredir mobbing uyguladığı iddia ediliyor. Pala’nın liyakatsiz atamaları da fabrika personeli tarafından kabul görmedi. Daha önce kebapçılık yapan Recep Toy isimli bir kişi personelin itirazına rağmen fabrikada idare müdürü olarak görevlendirildi.

Kınık’ın yalanları

Daha önce şirketlere konteyner üretip satan fabrikaya Kızılay Başkanı Kerem Kınık, depremin ardından, 9 Şubat tarihinde gitti. Kınık sosyal medya hesabından fabrika çektiği videoyu paylaştı. Cumhurbaşkanlığı saraylarını inşa eden ve şehir hastanelerini işleten Rönesans Holding’in siparişi nedeniyle üretilen konteynerlerin önünde konuşan Kınık, deprem nedeniyle fabrikada üretime hız verdiklerini iddia etti.

HABER MERKEZİ

#Kızılayda #rezalet #bitmiyor

Erkek şiddetine deprem kılıfı

Barınma sorunu çözülmeyen Hatay’da Alev Altun çocuklarıyla eski eşinin evine yerleşmek zorunda kaldı. Alev Altun burada şiddete maruz kaldı ve eski eşi Savaş Altun tarafından üzerine kaynar su dökülerek ölümle tehdit edildi

Hatay’ın Samandağ ilçesine bağlı Avcılar köyünde yaşayan 25 yaşındaki Alev Altun, şiddetli geçimsizlik nedeniyle 9 yıllık evliliğini 9 ay önce bitirdi. Altun, 4 ve 2 yaşında iki çocuğuyla Hatay’da depremi yaşadı. Evi ağır hasarlı hale gelince eski eşi Savaş Altun’un evine yerleşmek zorunda kaldı.

İleri Haber’de yer alan olayda; Alev Altun, 19 Şubat gecesi uyuduğu sırada Savaş Altun’dan şiddet gördü. “Dua et seni öldürmedim” diyerek tehdit de eden Savaş Altun, çocuklarını ve kadının cüzdanındaki 3 bin lirayı alarak kaçtı. Annesinin evine giden Alev Altun, hastaneye kaldırıldı. Fail Savaş Altun ise çocukları ablasına bırakarak kaçmaya çalıştı.

‘Adalet istiyorum’

Gözaltına alınan ve ifadesinde şiddet uygulamadığını, artçı sarsıntı nedeniyle eski eşinin üzerine sıcak su döküldüğünü ileri süren fail Altun tutuklandı. Çocuklar ise Alev Altun’un annesine teslim edildi. Vücudunda birinci derece yanıklar oluşan Alev Altun, “Adaletin yerini bulmasını istiyorum” dedi.

HATAY

#Erkek #şiddetine #deprem #kılıfı

Su yok, hastalıklar yayılıyor: Acilen sağlık ekipleri gelmeli

Deprem bölgelerinde su olmadığı için hijyen sağlanamıyor. Salgın hastalıkların yayıldığına dikkat çeken TJA aktivisti Emine İnan, ‘Kadın ve çocukların sağlığı tehdit altında’ dedi

Mereş merkezli ve 10 kentte yıkıma neden olan iki büyük depremin etkileri devam ediyor. İktidar ve devletin zamanında müdahale etmediği, onbinlerce kişinin yaşamını yitirdiği depremlerden en çok kadın ve çocuklar etkilendi. Tevgera Jinen Azad (TJA), sorunları çözmek ve destek olmak için ilk günden beri deprem bölgesinde kadınlar ve halkla dayanımayı sürdürüyor.

TJA aktivisti Emine İnan, deprem bölgelerinde yaptıkları çalışmalara ilişkin Jinnews’ten Rabia Önver ve Sema Çağlak’a konuştu.

İhmal edilen çok şey var

Kadınlar öncülüğünde 6 Şubat’ta bir koordinasyon kurduklarını söyleyen Emine İnan, “Hem sağlık hem de yardım açısından halk arasında bir çadır kuruldu. Bu depremin acısı ağırdır. Ama ihmal edilen çok şey var. Böyle bir felakette devletin bütün imkanlarını kullanması gerekirdi. Yurttaşlar yakınlarını enkazın altından kendi imkanlarıyla çıkardı. Çünkü orada devlet yoktu. Avrupa’dan ekipler yurttaşların yardımına geldi” dedi.

Kaderlerine terk edildiler

Savaşa harcanan bütçenin halk için kullanılması halinde ölümlerin bu kadar çok olmayacağına işaret eden İnan, “Ölü sayısındaki artışın nedeni ekiplerin olmaması ve arama kurtarma çalışmalarının yavaşlığı, yani yurttaşlar kaderine terk edildi. Depremde yıkılan Nurdağı ve İslahiye ilçelerinde halk kendi imkanlarıyla enkaz altında kalanları çıkardı. Bu kötü süreçlerde devlet halkın yanında değilse halk devleti kendi devleti gibi görmemeli” ifadelerini kullandı.

Hijyen sorunları var

Deprem bölgelerinde en fazla kadınların sorun yaşadığına dikkat çeken Emine İnan, şu bilgileri aktardı: “Yurttaşlar su içemiyor ve banyo yapamıyor. Kadınlar ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Su olmadığı için hijyen sorunları çıkıyor ve çeşitli hastalıklar yayılıyor. Çocuklar da bu sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Bu nedenle sağlık ekiplerinin kadın ve çocuklar için acilen depremden etkilenen bölgelere gelmesi gerekiyor.

HABER MERKEZİ

#yok #hastalıklar #yayılıyor #Acilen #sağlık #ekipleri #gelmeli

Adalet Nöbeti’nde 704’üncü gün: Dava konusu iktidar olunca savcılar aciz kalıyor

704’üncü güne giren Adalet Nöbeti’nde konuşan Ferit Şenyaşar, ‘Dava konusu siyasi iktidar olunca, savcılar çaresiz ve aciz kalıyor’ dedi

Riha’nın (Urfa) Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de başlattıkları Adalet Nöbeti Urfa Adliyesi önünde 704’üncü güne girdi.

Savcılar da çaresiz

Bugünkü eylemlerinde konuşan Ferit Şenyaşar, 704 gündür Adalet Nöbeti’nde olmalarına rağmen adalet taleplerinin yerine getirilmediğine dikkat çekerek, ” Nöbet tutuğumuz alanın girişinden her gün Cumhuriyet savcıları lüks araçlarıyla geçip adliyeye giriyorlar. Dava konusu siyasi iktidar olunca maalesef savcılar çaresiz, aciz kalıyor” dedi.

Herkes bir değişim bekliyor

Görüştükleri yetkili isimlerin kendilerine “sabredin, az kaldı” gibi telkinlerde bulunduklarını ifade eden Şenyaşar, “Hastane katliam görüntüleri ortaya çıkacak ve milletvekilli siyasi gücünü kullanarak nasıl devlet hastanesi içerisinde katliam yaptığı açığa çıkacak. Bütün dünyada bu görüntüleri izleyecek” şeklinde konuştu.

Yaşanan depremle birlikte siyasi iktidarın da enkaz altında kaldığını sözlerine ekleyen Şenyaşar, “Köklü bir siyasi değişikliğin olmasını herkes bekliyor” ifadelerini kullandı.

Anne Emine Şenyaşar da “Tüm suçsuz yere tutuklu olanlar bırakılsın artık, benim oğlum da bırakılsın. Oğlum bırakılmadan buradan kalkmayacağız. Bugün günlerden Cuma, Allah’a dua ediyorum; hakkımız kimseye kalmasın, bu hükümetin gizlediği gerçekler ortaya çıksın” dedi.

RIHA

#Adalet #Nöbetinde #704üncü #gün #Dava #konusu #iktidar #olunca #savcılar #aciz #kalıyor

Halkın topladığı yardımlara ‘Yetimlere İnfak Et Derneği’ etiketi

Eğitim Sen Wan Şubesi, kamu kurumlarınca toplanan yardım TIR’larına AKP’ye yakınlığıyla bilinen Yetimlere İnfak Et Derneği pankartının asılması üzerine suç duyurusunda bulundu

Mereş merkezli meydana gelen depremlerle birlikte Wan’ın İpekyolu Belediyesi, ilçe kaymakamlığı ile birlikte internet sitesi üzerinden, depremzedeler için yardım kampanyası başlattı.

Vatandaşlar tarafından getirilen ihtiyaç malzemeleri, İpekyolu Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Müdürlüğü koordinesinde Van Atatürk Lisesi Saran Spor Salonu’nda toplanarak deprem bölgesine gönderileceği duyurusu yapıldı.

Duyuru üzerine hem ilçe hem de kent genelinden gelen yardımlar, 7 TIR olarak deprem bölgesine gönderilmek üzere hazır edildi. Ancak yardım TIR’larının önüne İpekyolu Belediyesi’nin yanı sıra, AKP’ye yakınlığı ile bilinen ve bir grup tarafından 2015’te Wan merkezli kurulan “Yetimlere İnfak Et Derneği”nin logosunun bulunduğu pankart asıldı.

Sanal medyada tepki

Pankartın asılmasının ardından bir açıklama yapan dernek üyeleri, TIR’ların deprem bölgesine gideceğini belirtti.

Yurttaşlar tarafından toplanan yardım TIR’larının önüne derneğin pankartının asılmasına sanal medya hesaplarından “Halkın topladığı yardımların üzerine ancak adınızı yazarsınız”, “Van halkının büyük bir fedakarlıkla kamu kurumlarının yönlendirmesiyle topladığı yardımları, İpekyolu Belediyesi logosuyla bu tarikat ve dernekler üzerinden bölgeye gönderen herkes suç işliyor” tepkileri yükseldi.

Eğitim Sen suç duyurusunda bulundu

Konuya dair Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Wan Şubesi, Van Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Sendikanın suç duyurusu dilekçesinde, “Kamu kurumu olan İpekyolu Belediyesi ve İpekyolu Kaymakamlığı’nın, kamuoyundan gizli olarak yürüttüğü bu yasa dışı ortaklaşma ile toplumun kamu kurumlarına duyduğu güven zedelenmiştir. Halkın özverisiyle toplanan bu yardımların hal tavır ve hareketlerinden Anayasal bir ilke olan laiklik ilkesine karşı olduğu açıkça anlaşılan bir dernekle yapılan bu işbirliği, kamuoyunda ciddi kaygıların oluşmasına neden olmuştur. Öte taraftan kamuoyu yaptığı yardımların hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadığı dernek ve dernek yöneticileri tarafından depremzedelere ulaştırılıp ulaştırılmadığı, depremzedeler arasında yardım dağıtılırken din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapılmış olabileceğine dair de derin kaygı duymuştur” ifadelerine yer verildi.

Sendika, bu durumun yaşanmasında görev alan İpekyolu Belediyesi ve İpekyolu Kaymakamlığı personelleri hakkında “Görevi kötüye kullanmak” suçundan soruşturma açılmasını talep etti.

Kaynak: MA

#Halkın #topladığı #yardımlara #Yetimlere #İnfak #Derneği #etiketi

Nurdağı’nda 5 binası çöken AKP’li meclis üyesi tutuklandı

Mereş merkezli depremlerde Nurdağı’nda enkazında en az 300 kişinin öldüğü 5 binanın müteahhidi AKP’li meclis üyesi Yunus Kaya’nın Mersin’de yakalandığı belirtildi

Depremlerin en çok etkilediği kentlerden birisi olan Dîlok’un (Antep) Nurdağı ilçesinin yaklaşık yüzde 80’i enkaza dönerken, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın hasar tespit çalışmalarına göre ilçe depremin en çok yıkıma uğrattığı yerleşim yeri olarak kayıtlara geçti.

Dîlok’un genelinde incelenen 104 bin 824 binadan acil yıkılacak, ağır hasarlı, yıkık bina sayısı 10 bin 777 olarak belirlenirken, bu rakamların yaklaşık yarısı Nurdağı’nda bulunuyor.

AKP’li meclis üyesi tutuklandı

Nurdağı Belediyesi’nin AKP’li meclis üyesi ve İmar Komisyonu Başkanı Yunus Kaya’nın inşa ettiği 5 bina, Mereş merkezli depremde enkaza dönüşmüş, en az 300 kişinin yaşamını yitirdiği binaların müteahhidi sorumlu olarak kaydedilmişti.

Depremlerin ardından yıkılan yapılara yönelik soruşturma kapsamında Nurdağı’nda 5 binası çöken Nurdağı Belediyesi AKP’li meclis üyesi ve İmar Komisyonu Başkanı Yunus Kaya’nın Mersin’de yakalandığı kaydedildi.

HABER MERKEZİ

#Nurdağında #binası #çöken #AKPli #meclis #üyesi #tutuklandı