Ana Sayfa Blog Sayfa 912

AKP il yöneticisi evinin bahçesine AFAD çadırı kurdu

CHP’li Mahmut Tanal, Riha’da AKP’li bir yöneticinin zarar görmeyen evinin bahçesine AFAD çadırı kurduğunu iddia etti

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, AKP’nin Riha Karaköprü’deki ilçe örgütünden bir yöneticinin depremden etkilenmemesine rağmen evinin bahçesine AFAD çadırı kurduğunu söyledi. Olayın duyulmasının ardından çadırın söküldüğünü bildirdi.

Sanal medya hesabından AFAD çadırının fotoğrafını paylaşan Tanal “Bari depremde, afette torpil, kayırmacılık, ayrımcılık yapılmasın! Evleri yıkılan, dışarıda kalan depremzedeler günlerdir çadıra ulaşmazken, Urfa’da AKP Karaköprü İlçe Yöneticisi, depremden etkilenmeyen köydeki evinin bahçesine AFAD çadırı kurabiliyor. AKP’li Yönetici, çadırı kolayca temin ederken neden hala deprem bölgelerinde mağdur vatandaşlar çadıra ulaşmaz? Bu arada olayın duyulması üzerine jandarma ve AFAD ekipleri, AKP Karaköprü İlçe Yöneticisi’nin evinin bahçesindeki çadırı söküp götürdü.”

RİHA

#AKP #yöneticisi #evinin #bahçesine #AFAD #çadırı #kurdu

Semsûr için 350 konutlu konteyner kent çalışması başladı

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Semsûr’da depremzedeler için 350 konutlu iki konteyner kent kuruyor

Depremin en çok etkilediği kentlerden olan Semsûr’da (Adıyaman) dayanışma ile yaralar sarılmaya çalışılıyor. Bu kapsamda İzmir Büyükşehir Belediyesi de bin 400’ün üzerinde binanın yıkıldığı kentte iki konteyner kent kuruyor. Zemin ve altyapı çalışmalarının sonuna yaklaşılan konteyner kentlerde, toplam 350 geçici konut ve sosyal alanlar yer alacak.

Çalışmalar başladı

Kurulacak konteyner kent için bölgedeki sivil toplum örgütleriyle birlikte çalıştıklarını belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi EGEŞEHİR Yapı Planlama A.Ş. Genel Müdürü ve Semsûr Afet Koordinasyon Birimi Koordinatörü Ekrem Tükenmez, “Şu an alanlarda zemin sıkılaştırması ve zemin düzeltme çalışmalarını tamamlamak üzereyiz. Konteyner yerleşim planlarını düzenledik. Yine bu planları düzenlerken Adıyaman Tabip Odası’ndan, Adıyaman Mimarlar Odası’ndan konteyner kentin yerele uyumlu olması için fikirler aldık. Onlardan aldığımız fikirlerle planlarımızı hazırladık” diye belirtti.

Bin 400 kişi kapasiteli olacak

Konteyner kentin altyapı hazırlıklarına başladıklarını aktaran Tükenmez, “Temiz su, atık su giderlerinin belirlenmesi, elektrik altyapısının oluşturulması ve yerleşim alanlarının düzenlenmesini yapacağız. Konteynerlerimiz gelmeye başladı. Geldikçe ve altyapı tamamlanınca yerleşime geçeceğiz. Bu alanda 160 konteyner olacak, 130 konteyner barınma amaçlı, diğerleri sosyal aktivite amaçlı kullanılacak. Diğer alanda 250 konteyner kurulabilir bir alan olacak. 220 tanesi barınma amaçlı olarak kullanılacak. İki alanda toplam bin 400 kişinin konaklayabileceği 350 konteyner alanı kurmuş olacağız” diye konuştu.

SEMSÛR

#Semsûr #için #konutlu #konteyner #kent #çalışması #başladı

Galeriya’da mahsur kalan hayvanlar kurtarılmadan yıkım başlatıldı

Amed’de depremde yarısı yıkılan Diyar Galeria İş Merkezi’nin ayakta kalan iki bloğunda mahsur kalan 14 hayvan kurtarılmadan yıkım başlatıldı

Amed’in Yenişehir ilçesinde 4 bloklu Diyar Galeria İş Merkezi’nin ayakta kalan 2 bloğunda mahsur kalan hayvanlar kurtarılmadan yıkım başlatıldı. Hayvanların binadan kurtarılması için dün gece saatlerine kadar oturma eylemini sürdüren Hayvan Hakları Savunucusu Nilay Yılmaz, içerde teyit edilen 7 kedinin olduğunu belirtti. Toplamda 14 hayvanın içerde mahsur kaldığı belirtilirken yetkililerin kendilerini dinlemediğini söyleyen Yılmaz, “Engel olamıyoruz hiçbir şekilde. Bizi dinlemiyorlar, bugün 17’nci gün. İçerde kanlı canlı yaşayan canlılar var, kimsenin umurunda değil. Valilikle görüşebilene aşk olsun. Bizi muhatap bile almıyorlar. Dün buraya AFAD’ı getirdiler sözde kurtaracaklardı. İtfaiyenin vincini bir kere kaldırıp indirdi ‘Kurtarma operasyonunu yaptık’ denildi. Yalan, gösteriş için yaptılar. Hiçbir şekilde kurtarma operasyonu yapılmadı. İki drone uçurup kedileri izlediler, orada yaşıyorlar. Onun haricinde hiçbir şey yapılmadı. Bizden vinç istiyorlar, ayarlıyoruz. Vinç içeri geliyor, geri çıkıyor. Koskoca devletin vinci yok mu?” diye sordu.

Katilsiniz

İçeride mahsur kalan hayvanları kurtarma çabalarının sonuçsuz kalması üzerine yetkililere tepki gösteren Yılmaz, şöyle dedi: “Gece saat 02.00’ye kadar buradaydık. Sabah bir geldik, makaslıyorlar binayı. Herkes şahit, bir sürü kirişi kestiler bina hala ayakta. Sözde bir dokunmamızla yıkılacaktı. Onları ölüme terk etmediler, öldürüyorlar. Canlı canlı o hayvanları orada öldürüyorlar. Yazıklar olsun. Onca çabamıza, sesimizin duyulmasına rağmen hiçbir şekilde geri dönüş yapmadınız. O hayvanları öldürüyorsunuz, katili sizsiniz. Bu binayı yıkan kimse, yıkım emrini veren kimse, katili odur.”

14 hayvan vardı

Diyar Galeria İş Merkezi’nin ayakta kalan iki bloğunda edinilen bilgilere göre 14 hayvan mahsur kaldı. Hayvanseverler günlerdir hayvanların kurtarılmasını istiyor. Tüm çağrı ve çabalara rağmen yetkililer hayvanları kurtarmaya yanaşmıyor.

AMED

 

#Galeriyada #mahsur #kalan #hayvanlar #kurtarılmadan #yıkım #başlatıldı

TAJÊ: KDP Êzidî kadınlara karşı çirkin siyaset yürütüyor

TAJÊ bir yazılı açıklama yaparak, KDP’nin kontrol alanlarında kaçırılan genç Êzidi kadınların durumuna dikkat çekti

Êzidi Kadın Özgürlük Hareketi (TAJÊ), KDP’nin kontrol alanlarında kaçırılan genç Êzidi kadınlara ilişkin bir açıklama yayınladı. 3 Ağustos 2014’te yaşanan fermanının ardından Federe Kurdistan Bölgesi’ndeki kamplara yerleşen Êzidilerin KDP tarafından esir tutulduğu belirtilen açıklamada, KDP’nin Êzidi kadınlara karşı çirkin bir siyaset yürüttüğünü, Êzidi kadınlarını kendi kültür, inanç ve ahlaklarından uzaklaştırdığına dikkat çekildi.

Baskılardan seslerini çıkaramıyorlar

Son yıllarda KDP tarafından onlarca Êzidi kadınının kaçırıldığı ifade edilen açıklamada, “Kaçırılanların akıbetleri hala bilinmemektedir. Son olarak KDP’nin kontrolü altındaki kamplarda 2 genç Êzidi kadın kaçırıldı. Bunun gibi onlarca kaçırılma vakası var ancak aileler KDP’nin baskılarından dolayı seslerini çıkaramamaktadır” denilerek, söz konusu saldırıların önüne geçmenin yolunun Êzidi halkının yurtlarına dönmekten geçtiği vurgulandı.

HABER MERKEZİ

#TAJÊ #KDP #Êzidî #kadınlara #karşı #çirkin #siyaset #yürütüyor

HDP’li Paylan’dan 4 bakana tek soruluk önerge: Neden istifa etmiyorsunuz

HDP milletvekili Paylan depremde sorumluluğu olan ve görevini yerine getirmeyen 4 bakanın yanıtlaması istemiyle tek soruluk önerge verdi

Merkez üss Mereş olan ve 11 kentte yıkıma yol açan iki büyük depremin üzerinden iki hafta geçti. Depremin yaşandığı 6 Şubat ve sonrasındaki kritik iki-üç günde, havaalanları kullanılamadı, hastaneler yıkıldı, yeterli yardım ulaştırılamadı. Son resmi verilere göre, 42 bin 310 kişinin hayatını kaybettiği depremlerde iktidar kanadının tüm eksikliklerine rağmen bir kişi bile istifa etmedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’in yanıtlaması istemiyle bir soru önergesi verdi.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre, bakanlara tek soru yönelten Paylan, “Neden istifa etmiyorsunuz?” diye sordu.

Paylan, İçişleri Bakanı’nı AFAD’ın arama-kurtarma çalışmalarını çok geç ve yanlış yürütmesinden, Şehircilik Bakanı’nı yıkılan şehirlerden, Ulaştırma Bakanı’nı çöken iletişim sisteminden, Enerji Bakanı’nı deprem bölgesini elektriksiz bırakmasından dolayı istifaya çağırdı.

HABER MERKEZİ

#HDPli #Paylandan #bakana #tek #soruluk #önerge #Neden #istifa #etmiyorsunuz

İran’da 5.5 büyüklüğünde deprem

İran’ın Fars eyaletinde 5.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi

İran’ın güneybatısındaki Fars eyaletinde 5.5 büyüklüğünde deprem meydana geldi. İran Ulusal Sismoloji Merkezi’nin verilerine göre, merkez üssü Fars eyaletine bağlı Dorz köyü olan 5,5 büyüklüğündeki deprem, yerel saatle 04.41’te kaydedildi. Deprem yerin 11 kilometre altında gerçekleşti.

Fars Eyaleti Kızılay Müdürü Hüseyin Dervişi, yaptığı açıklamada, ilk belirlemelere göre can kaybı olmadığını, hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Dervişi, deprem merkezine yakın bölgedeki acil müdahale ekiplerinin hazır beklediğini bildirdi. Dorz köyünde dün de 5.2 büyüklüğünde depremle meydana gelmişti.

DIŞ HABERLER

#İranda #büyüklüğünde #deprem

İki köyde 195 haneden 132’si yıkıldı: Görülmeyen köy dayanışma merkezi oldu

Mereş’in Türkoğlu ilçesine bağlı 55 hanelik Kuyumcular ile 140 hanelik Küpelikız köylerinde 132 hane yerle bir oldu. 17 gündür yardımın gitmediği köylerde halk, kendi yaralarını oluşturdukları dayanışma ağıyla kendileri sarıyor

Selman Çiçek

Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ve Elbistan ilçeleri olan iki ayrı depremde kentin yüzde 40’ı yıkıldı. Arama kurtarma çalışmalarının günler önce sona erdiği kentte, enkaz kaldırma çalışmaları yapılıyor. Depremin etkilediği illerde depremzedeler iki haftadır devletten gerekli yardımın kendilerine ulaştırılmamasından şikayetçi. Depremin etkilediği köylerde ise durum çok daha vahim. Depremin üzerinden 17 gün geçmesine rağmen AFAD ekipleri halen bir çok köye gitmiş değil. AFAD’ın gidemediği yerlerde halk kendi yaralarını dayanışarak sarmaya çalışıyor. Bu köylerden ikisi de Mereş’in Türkoğlu ilçesine bağlı Kuyumcular ve Küpelikız köyleri.

195 haneden 132’si yıkıldı

İki köyde fay hattının geçtiği hattın üzerinde kurulmuş. Kürt ve Türkmen Alevilerinin yaşadığı iki köy de depremin etkisiyle adeta yok olmuş durumda. 55 hanelik Kuyumcular Köyü’nde sadece üç yapı sağlam kalırken geri kalan 52 yapı tamamen yıkıldı. Köyde enkaz altında kalan 20 kişi yaşamını yitirirken tek geçim kaynakları olan hayvanların çoğu da telef oldu. Fay hattının geçtiği köyde derin yarıklar oluşurken köy yolu da bundan dolayı çökmüş durumda. Küpelikız köyünün durumu da bundan farksız değil. 140 haneli Küpelikız Köyünün de 80 hanesi yıkılmış durumda. Yıkılan binalarda enkaz altında kalan 16 kişi de yaşamını yitirdi.

Dayanışma ağı oluşturdular

AFAD’ın veyahut herhangi bir yardımın gitmediği bu köylerde enkazdan sağ çıkmayı başaranlar kendi imkanları ile yakınlarını enkazlardan çıkarma çalıştı. Köylerde sağlam bir yapı kalmamasına rağmen köylüler kendi aralarında bir dayanışma ağı oluşturdu. Oluşturdukları bu ağ ile hem kendi yaralarını sarmaya hem de etrafında bulunan köylerin de imdadına yetişmeye çalışıyorlar.

30 köye yardım götürdüler

Kuyumcular Köyü’nde sağlam kalan üç yapıdan biri olan Halil Baba Cemevi’ni dayanışma merkezine dönüştüren köylüler, yurtdışında kalan yakınları başta olmak üzere Alevi dernekleri ve HDP’nin desteği ile köye 21 tane destek tırı getirdi. Gelen destek tırlarından gönderilen malzemeleri kategorileştiren köy halkı civar köylerde bulunan Zinkon, Öksüzlü, Tevekkeli, Kocalar, Ökkeşler başta olmak üzere 30 köye yardım götürdü.Öte yandan köy halkı yıkılan evlerinin enkazlarını kaldırarak evlerini yeniden inşa etmeye çalışıyor. Köy halkının sıradaki hedefi de depremden etkilenen çocuklar için köylere psikolog götürmek. Bunun için gönüllüler ile diyaloğa giren köy halkı, kısa sürede bu sorunu da çözmek istiyor.

Halkın öfkesi büyük

Cemevi’nde kurdukları çadırda bir araya gelen köy halkının ortak düşüncesi, devletin bu depremle çöktüğünü, halkına cevap olmadığı yönünde. Mereş’in yıllarca AKP’ye yüzde 70 oranına oy verdiğini ifade eden köylüler, iktidarın buna rağmen halka destek vermediğini bu nedenle tepkili olduklarını söyledi. Köy halkı, Alevi ve Kürt oldukları için ayrıca cezalandırıldıklarına inanıyor. Her şeye rağmen dayanışmayı büyüteceklerini söyleyen köy halkı, bu dayanışmanın ülke geneline yayıldığında ülkede bazı şeylerin değişeceğine inanıyor.

#İki #köyde #haneden #132si #yıkıldı #Görülmeyen #köy #dayanışma #merkezi #oldu

Adalet Nöbeti 702’inci günde: İnsanlık suçu işleyenler yargılanacak

Şenyaşar ailesinin Adalet Nöbeti 702’inci gününde devam ediyor. Aile sanal medya hesabından ‘Siyasal iktidar değiştiğinde, bağımsız mahkemeler Erdoğan’ın arkasına saklananları tek tek yargılayacak’ mesajı paylaştı

Riha’nın Pirsûs (Suruç) ilçesinde, 14 Haziran 2018 tarihinde AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de başlattıkları Adalet Nöbeti Urfa Adliyesi önünde 702’inci günde.

Hafızayı diri tutmak görevimiz

Şenyaşar ailesi sanal medya hesabı üzerinden, “Siyasi güç kullanarak, insanlık suçunu işleyenler toplum hafızasından silinmeyecek. Şimdilik görevimiz hafızayı diri tutmak ve unutturmamak. Siyasal iktidar değiştiğinde, bağımsız mahkemeler Erdoğan’ın arkasına saklananları tek tek yargılayacak” mesajı paylaştı.

RIHA

#Adalet #Nöbeti #702inci #günde #İnsanlık #suçu #işleyenler #yargılanacak

İranlı yönetmen Tamadun’un işkenceyi anlatan iki filmi ile Berlinale’de

İranlı yönetmen Mehran Tamadun, Berlinale’de gösterilen iki filmiyle İran cezaevlerindeki işkenceyi gözler önüne seriyor

İranlı yönetmen Mehran Tamadun, Berlinale film festivalinde iki filmi ile İran hapishanelerindeki işkenceleri gözler önüne seriyor. Usta yönetmen bu iki filminden birinde işkenceye uğrayan kişilerle yaptığı röportajlara yer verdi. İran hapishanelerinde eski siyasi tutuklulara yapılan işkenceyi anlatan film, Cumartesi günü Berlin Uluslararası Film Festivali’nde aynı yönetmenin İran hapishanelerindeki kötü muameleleri konu alan diğer filmiyle birlikte gösterime girdi. Film, 1979 devriminden sonra artan ve günümüzde de devam eden işkence uygulamalarına ışık tutuyor.

Tamadun, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Şu anda oluyor. Eminim bu gece birilerine bu şekilde işkence yapılacak,” dedi. Tamadun’un yaşadığı Paris’te metruk bir depoda çekilen film, üç eski tutukluyla yapılan röportajları içeriyor. Röportaj yapılan kişilerden biri, ayaklarının elektrik telleriyle nasıl bağlandığını, derisinin nasıl yırtıldığını ve yüzüstü yere yatırılıp elleri ve bacaklarının bağlanarak nasıl işkenceye uğradığını anlattı.

Bir diğer eski mahkûm ise gözyaşı dökerek yaptığı röportajda, işkence amirlerinden birinin ufak tefek görünümlü ancak sadist biri olduğundan bahsetti. Birkaç kez hapse atılan gazeteci Taci Rahmani ise bakımsız bir hücrede tutulurken akıl sağlığını nasıl koruduğunu anlattı. Tamadon, Uluslararası Festival’de bu yıl İran’a yönelik ilginin bir bölümünü oluşturan bu filmin, İran’daki hapishanelerde gardiyanların vahşetleriyle yüzleştirmeyi hedeflediğini belirterek, “Hedeflerden biri İran’da olup bitenleri anlatmak. İkinci amaç ise işkencecilerin aynada kendilerini görmeleri.” dedi.

Evin Hapishanesi’nden işkence görüntüleri

İran’ın en ünlü hapishanelerinden biri olan Evin Hapishanesi’nden, 2021 yılında 16 video görüntüsünün sızdırılması olayı son birkaç yıla damgasını vurdu. Uluslararası Af Örgütü o dönemde görüntüleri “mahkumlara yönelik korkunç kötü muamele” olarak tanımlamıştı. Evin Hapishanesi “Evin Üniversitesi” olarak da adlandırılıyor. Bunun nedeni, hapishanede çok sayıda muhalif gazeteci ve yazarın tutuklu bulunması. Tamadun, ikinci filmi “My Worst Enemy” (En büyük düşman)’da ise üç İranlı siyasi mülteci İran güvenlik mensuplarını canlandırarak sorgu sırasındaki işkencenin boyutunu gözler önüne seriyor. My Worst Enemy, Salı günü Berlin Film Festivali’nde gösterilen bir başka şehir belgeseli. İki filmin de izleyicileri işkenceye maruz kalanların dünyalarıyla tanıştırdığını söyleyen Tamadun, “Gerçekten benim belgesellerimde şiddeti gösteremiyoruz, gösterebilir miyiz?! Önemli olan sinemada izleyicinin buna katlanmasıdır.” dedi.

ROJNEWS

 

#İranlı #yönetmen #Tamadunun #işkenceyi #anlatan #iki #filmi #ile #Berlinalede

Akşener: Felaketin merkezi Beştepe

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener yaptığı konuşmada ‘bu afetin felaketle sonuçlanmasının sorumlusu bizzat Sayın Erdoğan’dır’ dedi

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener partisinin Meclis grup toplantısında konuştu. Depremin felaketle sonuçlanmasının sorumlusunun AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olduğunu vurgulayan Akşener, “Doğrudur, depremler doğal afetlerdir. Ama bu afetin felaketle sonuçlanmasının sorumlusu bizzat Sayın Erdoğan’dır” dedi.

Akşener’in açıklamasından öne çıkanlar şöyle:

“Depremin 7. gününde bile çadır bekleyen aileler vardı. Barınma, ısınma ve hijyen ihtiyacını karşılayamayan, tuvalet sorunuyla uğraşan vatandaşlarımız vardı.

Biz 24 yılın ardından sadece deprem gerçeğiyle değil, hiçbir dersin alınmadığı gerçeği ile yüzleştik. Beton blokların değil, ahlakın da çürüdüğü gerçeğiyle yüzleştik. Rant sevdasının, yolsuzluğun, hırsızlığın acı reçetesiyle yüzleştik. İmar affının ölüm fermanı olduğu gerçeği ile yüzleştik.

Ülkemizde deprem sonrası arama kurtarma için vinç olmadığını, 10 vinç kiraladık diye övünen Cumhurbaşkanı Yardımcısı’ndan öğreniyoruz.

Sorumlusu Erdoğan

“Depremden 1,5 gün sonra çıktığı  ilk TV yayınında ‘Şu anda tuttuğumuz defteri açacağız’ diyerek milletimizi tehdit etti. İnsanlarımızın, iktidarın yapamadığını yapıp organize olarak yardım istediği sosyal medyaya kısıtlama getirdi, sonra da çıktı ‘Bunlar kader planının içinde olan şeyler’ dedi. Yine kader dedi, tevekkül dedi.

Hiç kadere sığınma, bu beceriksizliğin arkasındaki tek sorumlu sensin. Kızılay’ın içini boşaltıp AFAD’ı arpalığa çeviren, devletin kritik kurumlarının tepelerini çapsız kadrolarla dolduran sensin sen. Bilim insanlarının anlattığı Kahramanmaraş’ta 7.5 büyüklüğünde deprem olacak sözüne kulak asmayan sensin. Deprem için toplanan paraları çarçur edip kanal projesi peşinde yılları heba eden sensin.

“Felaketin merkezi Beştepe”

“Hatırla; 2003’teki Bingöl depreminde ‘Deprem kader diyerek geçiştirilemez’ diyen bizzat sendin. Hatırla ‘Deprem felaketi, kötü yönetimin sonucudur. Tüm sorumlulardan hesap sorulmalıdır’ diyen de bizzat sendin. Ne oldu Sayın Erdoğan? O günden bugüne, ne değişti?

Geçtim sorumlulardan hesap sormayı; felaketin, daha 3’üncü gününde utanmadan çıkıp, ‘Bugün daha rahatız, yarın daha da rahat olacağız’ dedin. Bugün, depremin 16’ncı günü. Söylesene, rahat ettin mi Sayın Erdoğan?

Tarihimizin en büyük felaketlerinden birini yaşadık. İnsanlarımız koordinasyonsuzluktan, organizasyonsuzluktan, enkaz altından kurtarılmadığı için soğuktan donarak öldü. Söylesene, rahat ettin mi Sayın Erdoğan?

Doğrudur, depremler, doğal afetlerdir. Ama bu afetin, felaketle sonuçlanmasının sorumlusu bizzat Sayın Erdoğan’dır. Doğrudur, kaderde doğal afetler vardır. Ama devletin kurumlarını felç edip, felakete davetiye çıkartan bu ucube sistemdir. Doğrudur, depremin merkezi, Pazarcık ve İslâhiye’dir. Ama liyakatsiz ellerin neden olduğu bu büyük felaketin merkezi Beştepe’dir.”

ANKARA

#Akşener #Felaketin #merkezi #Beştepe