Ana Sayfa Blog Sayfa 919

‘KCK davası’nda gazeteci ve yazarlar için 255 yıla kadar hapis istendi

KCK davası kapsamında yargılanan aralarında gazeteci ve yazarların da bulunduğu 17 kişi hakkında 255 yıla kadar hapis cezası istendi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 28 Temmuz 2017’de yapılan ev baskınlarında Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) üye ve yöneticilerinin yanı sıra Demokratik Modernite dergisi editörü Haydar Ergül, gazeteci Ahmet Birsin ve Jineoloji dergisi çalışanı Şeyma Kantarcı’nın da aralarında bulunduğu 21 kişi gözaltına alındı.

Ergül, Birsin ve Kantarcı’nın da tutuklandığı soruşturmaya dair hazırlanan iddianamede, söz konusu isimler, “PKK’ye üye olmak” iddiası ile suçlandı.

İddianamenin detayları

‘KCK Akdemi Davası’ olarak adlandırılan davanın iddianamesinde, DBP’nin Siyaset Akademisi’nde ele alınan devletsiz toplumlar dönemi, avcılık, toplayıcılık ve yerleşik hayat, Neolitik Dönem, Totem, Şamanizm ve Zerdüştlük gibi kavram ve görüşler, “örgütsel ideoloji” olarak lanse edildi.

Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Din Alimleri Yardımlaşma Derneği (DİAYDER) ve KJA’dan söz edilmesi, Kürt illerindeki sokağa çıkma yasakları döneminde evlerini terk etmek zorunda bırakılan ailelerle dayanışmak amacıyla düzenlenen “kardeş aile” kampanyası da iddianamede yer aldı.

Bilirkişi raporu görülmedi

Daha sonra Çağlayan’da bulunan İstanbul 22’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın 21 Haziran 2022’de görülen duruşmasında, bilirkişi raporuna işaret eden avukatlar, Ergül’e ait olduğu belirtilen ses kaydının Ergül’e ait olmadığının anlaşıldığını paylaştı.

27 Ekim 2022’de görülen 16’ncı duruşmada ise esas hakkında mütalaa hazırlanmak üzere dosya Cumhuriyet Savcılığı’na gönderildi. Savcılık, 13 Şubat’ta mütalaa hazırlayarak, mahkemeye sundu. Savcı, mütalaada, bilirkişi raporuna rağmen Ergül ve pek çok isme ait olmayan ses kayıtlarının kendilerine ait olduğunu öne sürmesi dikkat çekti.

255 yıla kadar hapis

Mütalaada, Eşref Yaşar, Mehmet Şah Güneş, Sedat Çaycı, Mevlüt Aykoç, Mehmet Şirin Aykol, Ahmet Sağınç, Ercan Doğru, Aygül Turhan, Mustafa Elma, Şeyma Kantarcı, İskender Karakoyun, Münevver İlingi, Hacı Aslan, Abdullah Geldi, Ahmet Birsin, Haydar Ergül ve Aysel Diler hakkında “PKK’ye üye olmak” suçlamasıyla toplamda 127 buçuk yıldan 255 yıla kadar hapis cezası talep etti.

Duruşma 23 Şubat’ta görülmeye devam edecek.

İSTANBUL

#KCK #davasında #gazeteci #yazarlar #için #yıla #kadar #hapis #istendi

Putin: Batı Ukrayna’yı büyük savaşa hazırladı

Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna savaşının yıldönümü öncesinde Federal Meclis’te yaptığı konuşmada ‘batıyı suçladı’ ve ABD ile Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya askeri yardımlarını değerlendirdi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya-Ukrayna savaşının 24 Şubat’taki birinci yıldönümü öncesinde Rusya Federal Meclisi’ne hitaben bir konuşma yaptı.

“Rusya açısından zorlu ve dönüm noktası olan bir zamanda, dünyada önemli değişikliklerin yaşandığı bir dönemde konuşmamı yapıyorum” diyen Putin, ABD ve Avrupa ülkelerinin Ukrayna’ya askeri desteğine de değindi.

‘Rusya’nın Donbass’ın sorunlarının barışçıl biçimde çözümlenmesi için mümkün olan her şeyi yaptığını’ iddia eden Putin, “Bununla beraber Kiev, Donbass’ın sorunlarını çözmedi, sürüncemede bırakıp oyaladı, siyasi cinayetler işledi ve inananlara kötü muamele etti” dedi.

‘Savaşı başlatan taraf Batı’

“Dünya üzerinde hiçbir ülkenin ABD kadar yurt dışında askeri üssü yok, yüzlercesini kurdular” diyen Putin, ‘Rusya’nın Batı ile yapıcı bir diyalog içerisinde olmaya her zaman açık olduğunu ve yıllar boyunca ortak bir güvenlik sistemi oluşturulması üstünde çalışılmasını teklif ettiğini’ söyledi.

Putin, “Batı ise bu sırada köle hâline gelmiş Ukrayna’yı ‘büyük savaşa’ hazırladı ve bugün de bunu yaptığını kabul ediyor” ifadelerini kullandı.

‘Rusya-Ukrayna savaşını başlatan tarafın Batı’ olduğunu da sözlerine ekleyen Putin, “Savaşı başlatan taraf Batı’ydı, bizse bu savaşı durdurmak için güç kullanıyoruz. Evimizi ve insanlarımızın canlarını koruyoruz, Batı’nın istediğiyse sınırsız hakimiyete sahip olmak” dedi.

Konuşmasında ABD ve Avrupa ülkelerinin savaşın başından bu yana Ukrayna’ya sağladığı askeri yardıma da değinen Putin, “Batı şimdiye dek Ukrayna’ya askeri yardım olarak 150 milyar dolar harcadı, Ukrayna’ya para akışının azaldığını da gözlemlemiyoruz. Cini şişeden çıkaranın Batı olduğunu dünyada kimse unutmuş değil” ifadelerini kullandı.

Putin, “Kiev’e Batı tarafından verilen silahların menzili ne kadar uzun olursa, tehdidi Rusya topraklarından o kadar uzaklaştırmamız gerekir” dedi.

DIŞ HABERLER

#Putin #Batı #Ukraynayı #büyük #savaşa #hazırladı

Kadınlarla Kadın Dayanışması kampanyası: Mor TIR Nurdağı’na ulaştı

Depremzede kadınların ve çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için Şirnex’te TJA’lı kadınlar öncülüğünde hazırlanan Mor TIR, Nurdağı’na vardı

Kadınların ve çocukların ihtiyaçlarını karşılamak için Şirnex’te Tevgera Jînen Azad (Özgür Kadın Hareketi-TJA) öncülüğünde “Kadınlarla Kadın Dayanışması” adlı kampanya çerçevesinde hazırlanan mor TIR, Dîlok’un (Antep) Nurdağı ilçesine vardı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnex İl Eşbaşkanları Abdullah Güngen ve Sabuha Akdağ, ilçe eşbaşkanları, HDP Elîh Merkez ilçe Eşbaşkanı Gurbet Doğan, Şirnex Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) il ve ilçe yöneticileri, Yeşiller Sol Parti Elih Eşsözcüsü Seyit Bilal Evren’in olduğu heyet Nurdağı’nda açıklama yaptı.

ŞIRNEX

#Kadınlarla #Kadın #Dayanışması #kampanyası #Mor #TIR #Nurdağına #ulaştı

Almanya Cumhurbaşkanı’ndan Arapça, Kürtçe ve Türkçe deprem mesajı

Almanya Cumhurbaşkanı Steinmeier, Arapça, Kürtçe ve Türkçe olarak, depremzedeler için mesaj yayımladı: Türkler, Suriyeliler, çok sayıda Kürt… 45 binden fazla insan hayatını yitirdi…

Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier, Türkiye ve Suriye’de on binlerce can kaybına neden olan depremlerde yaşamını yitirenler için Berlin’de düzenlenen bir anma etkinliğine katıldı.

Almanya Türk Toplumu (TGD) ve Alman-Suriyeli Yardım Örgütleri Birliği tarafından organize edilen etkinlikte konuşan Steinmeier, “Deprem bölgesindeki insanlar şu anda bizim yardımımıza ihtiyaç duyuyor ve gelecekte de duymaya devam edecekler” ifadelerini kullandı.

Steinmeier, tarihi Brandenburg Kapısı’nda yaptığı konuşmada, “Yıkımın boyutunu görenler, felaket bölgesindeki depremzedelerin en acil ihtiyaçlarının düzenli bir biçimde giderilmesinin ne kadar zaman alacağını tahmin edebilir. Deprem bölgesinden gelen görüntülerin yerini başka haberler almaya başladığında da insanlığımız talep edilmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.

“Yaşanan dehşeti kelimelerle ifade etmek neredeyse mümkün değil” diyen Steinmeier, deprem bölgesinden gelen haberler ile görüntülerin şok edici olduğunu dile getirdi.

Steinmeier, “Türkler, Suriyeliler, çok sayıda Kürt… 45 binden fazla insan hayatını yitirdi. Evlerinin enkazından kurtarılan on binlerce kişi hem bedensel hem de ruhsal olarak ağır yaralı. Çok sayıda sağ kurtulan depremzede şok içinde, derin bir çaresizlik yaşıyor ve önünü göremiyor” dedi.

Almanya Cumhurbaşkanı, “Hepinize bugün şunu söylemek istiyorum: Ülkemizde çok sayıda insan sizin yasınızı ve dertlerinizi paylaşıyor. Sizin acınız bizim acımız” ifadelerini kullandı.

Konuşmanın metni, Almanya Cumhurbaşkanlığı’nın resmi sitesinden İngilizce’nin yanı sıra Türkçe, Kürtçe ve Arapça olarak paylaşıldı.

Steinmeier’in Instagram hesabından da, İngilizce, Türkçe, Kürtçe ve Arapça olarak “Ortak ülkemiz olan Almanya sizin yanınızda” paylaşımı yapıldı.

HABER MERKEZİ

#Almanya #Cumhurbaşkanından #Arapça #Kürtçe #Türkçe #deprem #mesajı

Açlık grevi 21’inci günde: Tecride sessiz kalmayacağız

Maxmûr Kampı’nda PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için başlatılan açlık grevi 21’inci güne girdi

İmralı Cezaevi’nde PKK Lideri Abdullah Öcalan’a uygulanan ve 25’inci yılına giren ağır tercride karşı Maxmûr Kampı’nda başlatılan açlık grevi devam ediyor. Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü ve kendisine uygulanan tecridin kırılması için başlatılan açlık grevi eylemi yeni grupla 21’inci güne girdi.

Tecride sessiz kalmayacağız

Yeni grubun eylemi devralmasından önce konuşan Hasret Pusat, “Bu açlık grevi eylemi Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü için başlatılmıştır. Bizler, eylemimizin sonuca ulaşacağına inanıyoruz. Türk devleti ve ortaklarınca sürdürülen tecride, katliamlara ve soykırım saldırılarına karşı sessiz kalmayacağız” mesajı verdi.

HABER MERKEZİ

#Açlık #grevi #21inci #günde #Tecride #sessiz #kalmayacağız

Dünya Anadil Günü: Dillerin yüzde 40’ı yok olma tehlikesi altında

Dünya Anadil Günü’nde onlarca dil yok olma tehlikesi altında iken, BM verilerine göre dünya üzerinde dillerin yüzde 40’ı yok olmak tehlikesi altında

Birleşmiş Milletler (BM) ile Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) tarafından 2000 yılında 21 Şubat “Dünya Anadil Günü” ilan edilirken, bugün onlarca yok olma tehlikesi altında.

BM verilerine göre dünyada 5 binden fazla “yerli” kültür, 370 milyondan fazla “yerli” insan yaşarken 7 binden fazla dil konuşuluyor. Bu anlamda en çok dilin konuşulduğu ülke ise Papua Yeni Gine.

En az dil çeşitliliği Kuzey Kore’de

8 milyon nüfusu olan ülkede 800’den fazla dil konuşuluyor. En az dilin konuşulduğu ülke ise Kuzey Kore. Yine BM verilerine göre her iki haftada bir dil yok olurken, dünya üzerinde konuşulan dillerin yüzde 40’ı yok olma tehlikesi altında bulunuyor. Türkiye’de ise günlük yaşamda 36 farklı dil kullanılırken, UNESCO’ya göre bu dillerin 18’i yok olmak üzere, 3’ü ise kaybolmuş durumda.

9 maddede tehlike sıralaması

UNESCO tarafından bir dilin tehlike altında olma derecesi şu 9 ölçüt ile belirleniyor:

* Dilin kuşaktan kuşağa aktarılması
* Dili konuşan kişi sayısı
* Dili konuşanların toplam nüfusa oranı
* Dilin kullanım alanlarında değişiklikler
* Yeni alanlara ve ortamlara dilin tepkisi
* Dilin öğrenilmesi, o dilde okuma yazma öğrenilmesi için gerekli materyallerin varlığı
* Devletlerin ve kurumların tutum ve politikaları, buna dilin resmi durumu ve kullanımı da dahil
* Toplumun bireylerinin kendi dillerine yönelik tutumu
* Dille ilgili var olan belgelerin miktarı ve niteliği.

Dilbilimcilerin çalışmalarıyla ortaya çıkan atlasa göre bu dillerin dağılımı şöyle:

Son derece tehlikede olan diller: Hertevince. Ethnologue.com’a göre Sêrt kökenli, Kuzeydoğu Arami dillerinden olmasına karşın diğerlerinden oldukça farklı bu dili 1999’da bin kişi konuşuyordu. Aile büyükleri ya da yaşlı nesillerin konuştuğu diller olarak ifade edilen ağır tehlike altındaki diller kategorisinde bulunanları, ebeveynler anlasa da çocuklarıyla ya da kendi aralarında konuşurken kullanmıyor.

Ciddi anlamda tehlikede olanlar: Gagavuzca, Türkiyeli Yahudilerin konuştuğu Ladino ve Süryanice. Bu kategorideki dillerde, dili konuşan en genç bireyler, büyük ebeveynler ve daha yaşlı nesiller iken onların da dile tam hakim olmadığı görülüyor.

Kesinlikle tehlikede olan diller: Abazaca, Hemşince, Lazca, Pontus Yunancası, Çingene dilleri (Atlasta yalnızca Romani bulunuyor), Süryaniceye benzeyen Suret (Atlasa göre Türkiye’de konuşan kalmadı; konuşanların çoğu göçle başka ülkelere gitti) ve Ermenice. Çocuklar bu dilleri artık evde anadil olarak öğrenmiyor.

Güvensiz durumda olanlar: Abhazca, Adige, Kabar-Çerkes dilleri ve Zazaki (Zazaca). Çocukların çoğu bu dilleri konuşuyor, ancak genellikle sadece evlerinde aileleriyle kullanabiliyorlar.

Türkiye’de de 3 dil yok oldu

Atlasa göre, Türkiye’deki 3 dil de kayboldu. Bunlar Kapadokya Yunancası, dünyada son derece tehlike altında olan diller arasındayken, Türkiye’de artık yok. Amed’in Lice ilçesindeki Kamışlı köyünde konuşulan Mlahsô da kayboldu. Suriye’ye göçen köylülerden İbrahim Hanna’nın 1995’te ölümüyle bu dil de öldü. Ubıhça da Tevfik Esenç’in 1992’de ölmesiyle kayboldu.

UNESCO tarafından birçok ülkede tehlike altındaki diller için koruma programları yürütülürken, Türkiye’de yürütülen bir dil koruma programı yok.

Haber: Yeşim Oruç / JINNEWS

#Dünya #Anadil #Günü #Dillerin #yüzde #40ı #yok #olma #tehlikesi #altında

HDP milletvekillerinden İslahiye Cezaevi’ne ziyaret

HDP milletvekilleri ailelerin talebi üzerine İslahiye T Tipi Kapalı ve Açık Cezaevi’ni ziyaret ederek, tutuklulara dair bilgi aldı

Onbir kenti etkileyen 6 Şubat depremlerinin üzerinden 16 gün geçmesine rağmen özellikle cezaevlerine ilişkin henüz net bir bilgi edinilebilmiş değil. Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Muazzez Orhan ve Murat Çepni ise, ailelerin talepleri üzerine İslahiye T Tipi Kapalı Cezaevi’ni ziyaret etti.

Tutuklulara baskı

Aileler milletvekillerine Adalet Bakanlığı’nın dışardan atadığı iki müdürün tutuklulara baskı uyguladığını ifade ederken, görüşülen cezaevi yönetimi ise, tutuklulara yönelik baskının olmadığını ileri sürdü. Cezaevi yönetimi, vekillere depremin ilk günü ısınma ve yemek konusunda sorun yaşadıklarını, fakat ikinci gün sorunları çözdüklerini iddia etti.

Cezaevinin depremden zarar gören telefon hatlarının hâlâ bozuk olduğunu ve personellerinin kendi telefonlarıyla bazı tutukluları aileleriyle görüştürdüğü bilgisini veren cezaevi yönetimi, cezaevinde 24 siyasi tutuklunun bulunduğunu belirtti.

DÎLOK

#HDP #milletvekillerinden #İslahiye #Cezaevine #ziyaret

‘Tandırlıkta nöbetleşe kalıyoruz, bize hâlâ bir yardım gelmedi’

Deprem sonrası 5 gün ahırda kaldıklarını ve şimdide tandırda yaşadıklarını söyleyen Elbistanlı yurttaşlar, Kürt ve Alevi oldukları için ayrımcılığa maruz kaldıklarını düşünüyor

Mereş’teki ikinci depremin merkez üssü olan Elbistan’ın kırsal mahalleleri yaralarını sarmış değil.

İlçeye bağlı Hasanali Mahallesi’nde depremin üzerinden günler geçmesine rağmen hayvanları halen yıkık bir ahırda kalan yurttaşlar, barınamadıkları için göç etti.

100 kişinin yaşadığı mahallede şu an sadece 3 kişi kalırken, böyle devam etmesi durumunda kendilerinin de göç edeceğini ifade etti.

Ayrıca yurttaşlar yardımların bölgeye gelmemesinin nedenini Kürt ve Alevi olmalarına bağlıyor.

MA’dan Adnan Bilen’in haberine göre depremzedele Aksu ailesinin anlatımları şöyle;

Depremin olduğu gece üç çocuğuyla birlikte köyde adeta rehin kalan ve ilçe merkezi ile hiçbir iletişim kuramayan Aksu ailesi, devletin kendilerine hiçbir şekilde el uzatmadığını belirtti.

Yaşadığı geceyi anlatan Leyla Aksu, “Eksi 20 derecede 4 gün boyunca dışarıda mahsur kaldık. Biz evimize giremedik, bu kar ve kışta dışarıda beklemek zorunda kaldık. Hiçbir şekilde devlet yetkilileri bizi sormadı. Kimse bize yardımcı olmadı. Halen mağduruz. Böyle olmaması gerekiyordu. İnsanın, halkına bu kadar duyarsız olmaması gerekiyor” dedi.

‘En azından çadır verebilirlerdi’

Deprem gecesi mahalle yolunun kapalı olduğunu, telefonların çekmediğini ifade eden Aksu, “Ben ve 4 çocuğum donmak üzereydik. Biz köyde, bir ahırın içerisinde yüz kişi hayvanlarla beraber kaldık. Beşinci gün bir ekip geldi ve yollarımızı açtı. Yaşlılarımız perişan oldu. Yine hayvanlarımız enkaz altında kalarak öldüler. Mağduriyetimiz devam ediyor, en azından hayvanlarımızı barındıracağımız bir yer verebilirlerdi. Ya da bize bir çadır verebilirlerdi” diye konuştu.

Kürtler ve Alevilere ayrımcılık var

Kürtler ve Alevilerin ayrımcılığa maruz kaldığını belirten Aksu, “Bu halka el uzatması gerekiyordu. Ayrımcılık yapıldığını düşünüyorum. Bana bir el uzatılmamış, bir yardım edilmemişse elbette ben böyle düşünürüm” diyerek tepki gösterdi.

Tandırlıkta yaşıyoruz

Evlerinin enkaza döndüğünü ifade eden Hüseyin Aksu ise, “Deprem oldu dışarıya kaçtık. Günlerce ahırda kaldık. Yardım bize günler sonra geldi. Bize hala çadır vermediler. Şu an bir tandırlıkta kalıyoruz. Üç kişiyiz ve sabaha kadar nöbetleşe uyumak zorunda kalıyoruz. Bu şekilde yaşamaya çalışıyoruz” diye konuştu.

MEREŞ

#Tandırlıkta #nöbetleşe #kalıyoruz #bize #hâlâ #bir #yardım #gelmedi

İran’da 5.2 büyüklüğünde deprem

İran’da bu sabah 5.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi

İran’ın güneybatısındaki Fars eyaletinde saat 09.35’te deprem oldu. İran Ulusal Sismoloji Merkezi’nin verilerine göre 5.2 büyüklüğünde deprem Dorze köyünde meydana geldi.

Deprem yerin 10 kilometre altında meydana geldiği belirtilirken, sonuçlarıyla ilgili herhangi bir açıklama yapılmadı.

DIŞ HABERLER

#İranda #büyüklüğünde #deprem

Kütahya’da şap hastalığı

Merkeze bağlı Darıca köyünde hayvanlarda şap hastalığına rastlanması üzerine il genelindeki canlı hayvan pazarları karantinaya alınarak kapatıldı

Kütahya’da merkez ilçeye bağlı Darıca köyünde büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda şap hastalığına rastlandı. Bunun üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, il genelinde karantina uygulanmasına karar verildi. Çevre illerde de şap hastalığının artması nedeniyle hayvan satışı ve sevklerinin önlenmesi amacıyla il genelindeki hayvan pazarları geçici olarak kapatıldı.

Hastalığa karşı aşı ve dezenfekte çalışmaları başlarken, şapla mücadele ve korunma yöntemleriyle ilgili yetiştiriciler de bilgilendirildi.

KÜTAHYA

#Kütahyada #şap #hastalığı